29 Ağustos 1931 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3

29 Ağustos 1931 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

29 Ağustos 1931 "Cumhurtyet SON TELGRAFLAB Efgan Şahı Yeni Millet MecIisinİ açarken neler söyledi? Efganistan Millet Meclisi Şah Gazi Mehmet Nadir Hanın bir nutkile açılmıştır. Mehmet Nadir Han bu nutkunda dahilî ihtilâf ve münazaa ların bertaraf edilerek Millet Meclisinin teşekkülünden mütevellit memnuniyetini beyan ve son senelerin vekayiini izah ettikten sonra demiştir ki: « Benim takip ettiğim siyasetin gizli tarafı yoktur. Her şey size malum olsun. Kâbil'e vürudumda siz millet, ısrarınız üzerine beni Şah olarak intihap ettinîz ve Hariciye nezareti bunu bütün dünyaya ilân etti. Türkiye Cumhurîyeti büyük elçisi Kâbii'de bulunuyorlardı. Rus Sovyet tttihadı büyük elçisi dahi dîğer se • firlerden evvel hükumet merkezi mizi teşrif ettiler. Ben sabık hüku metin beynelmilel usul ve kaidelere tevfikan dost devletlerle aktetmiş olduğu muahedatı tasdik ile buniarın haricinde ne alenî, ne de hafi bir muahede imza etmedim. Şu kadar var ki bazı devletler bize muavenette bulunmuşlardır. Bunlardan, İngil tere hükumeti hiç bir şarta tâbi olmaksızın 175 bin İngiliz lirasile 10 bin tüfek, beş milyon mermi vermiştir. Herkes siyasetimizin ana hatlarını bilmelidir. Ben Efganistan'ın haricî siyasetinde ketumiyet taraftarı değilim. İngütere'nin verdiği silâhlar dan maada, verilen karar üzerine Fransa'dan da 18 bin tüfek ile 18 milyon mermi satın aldık. 'Bilhassa Almanya Cumhuriyetinin bize karşı aldığı dostane vaziyeti yadetmek isterim.» Şah, bundan sonra Efganistan'ın her devletle dostane münasebatta bulunduğunu ve aktedilmiş ve edilecek muahedeleri zikrettikten sonra şu sözlerle nutkuna hitam vermiştir: « Büyük bir milletin mukadderatı size tevdi olunuyor ve sizden sadır olacak hatalar yalnız sizin şahsuııza münhasır kalmıyıp, bundan mütevellit zararın bütün bir millet ve memlekete şamif olacağını gozönünde tutmalısınız. Sabık hükumetin basiretsizliğinden ve hayırla şerri tefrik edememesi yüzünden milletin maruz kaldığı büyük zararları gördünüz. Bu, milleti her gün türiü türlü müşkülât ile karşılaştırmak hiyanetten başka ne ile tavsif olunabilir. Bu büyük Millet Meclisinî kemali meserretle açtım, buraya fikrî mu • avenette bulunmak üzere bh de Âyan Meclisi açacağım. Size mesainizde muvaffakiyetler temenni ederim.» RUSYA MEKTUBU: Şüheda âbidesini ziyaret Aziz şühedanın makberesi dün ziyaret edildi, heyet bu sabah geliyor Kale 28 (A.A.) Şehitlikleri i / mar cemiyetmin yedinci defa olarak tertip ettiği şehitlikleri ziyaret se • yahatine tstanbul'dan bir çok meb'uslar, askerî ve mülkî erkân ve memurin, binden fazla halk iştirak etmiştir. Biga'dan 80 kişilik bir heyet, Gelibolu'dan bütün Edirne meb'usları ve elli kişi seyahate iltihak etmiştir. Vapur simdi Kalden kalktı şehitliklere doğru yoluna devam ediyor. Çanakkale 8 (A. A.) Çanak • kale şehitleri ziyaretçilerme tahsis edilen Gülcemal vapuru harp sahasına gelince selâm düdüğü çaldı. Muzika matem havası çalmağa başladı. Cevdet Kerim Bey Çanakkale harbinîn safhalarını bir konferansIa anlattı. Türk kadınlığı ve Türk gençliğî hakkında iki hitabe söy lendi. Vapur Kemikli liman önüne gelince durdu. Müteakiben bir manga jandarma tarafından havaya silâh atıldıktan sonra istiklâl marşı çalmarak halkın gözyaşları arasında merasime nihayet verilmiştir. Gazi'ye ve hükumet erkânına va purun telsizile tazimat telgrafları çekilmiştir. mııııınıımııi Leningrat'ta ilk gün •••« » ^ . * • . Sanayi mahallesi Sanayi U. Müdürü teş kilini muvafık görüyor Rus'Iar sporcularımızı harıkulâde bir ihtişam içinde misafir ettiler Leningrat 23 (Darülfünun takı • mına refakat eden muharririmiz • den) Avrupa oteli Leningrad'm en lüks ve muazzam bir otelidir. Söyle bir nisbet üzerine tarif icap ederse Tokathyan'ın lâakal dört beş misli denebilir. Antresinde müteaddit bürolar, seyyahin daireleri, yerli mamulât ve masnuatı satan daireler, muhteşem tavanlar, somaki mermer muhteşem merdivenler, kadın erkek kovafür salonları birdenbire göze çarpan kısımlardır. Yemek salonları en üst katı tamamen işgal etmek • tedir. Yazlık ve kışlık yemek ve çay salonları, morfin salonları, dans salonları, uzun ve büyük traslar ote • lin taraçasını dairen madar kaplamaktadır. Oradan Leningrad'ı kuşbakışı temaşa etmek kabildir. Kahvaltıları ve yemekleri her defa ayrı bir salonda yiyoruz. Yiyecekler çok mükemmel. En ufak bir sabah kahvaltısında çay, kahve, süt, tereyağı, peynir, yumurta, havyarlar, şekerli ve şekersiz ekmekler, maden suları.. Bol bol.. Yemeklere başta havyar olmak üzere ordövr ile başlanıyor, taze hayvar, diş diş. Kafilenin şen evlâtlarından Hüsnü bazan bu havyar tanelerinin küçük olmasından şikâyet ediyor. Balıklar, etler, tere • yağlan, karpuza varıncıya kadar muhtelif meyva kompostolari, dondurmalar.. Yazlık, kışlık salonlar rengârenk çiçeklerle müzeyyen.. Vazolarda ka1ranfiller ve ismini bilmedignn çok şık yapraklar... Rebii ağır yemeklerden yiyemi • yor, alelekser ona yumurtalı et suyu ile omlet yaptırtıyoruz.. Mehmet Reşat'Ia Ziya maden suyundan bir şey anlamıyorlar.. Kayışdağı suyunu burada nasıl bulalım? Kuyu suyuna bile razı oluyorlar. Yemek ve kahvaltılarımız çok şen sohbetlerle geçiyor.. Yeni mihman • darımız Matmazei Nelli Ştayner bu samhnî meclise hayret ve takdirini izhar ediyor. Bizi daha evvel tanımış olan Matmazel Nelli başkalarına hakkımızda izahat ve malumat veriyor. Hüsnü'nün odasında Sadi, Saim, Leblebi var. Biri Hüsnü'nün misa firlerini karşılamağa memur kâhya: Saim. Bir diğeri soğukluk ikramına memur lâlifer: Sadi. Üçüncüsü de Arap üzengi: Leblebi. Hüsnü'nün muhteşem bir dairei mahsusası var. Yatak salonu ayrı, kabul salonu ayrı. tstirahat salonu ayrı, hele banyo dairesi otelin en mükemmel dairele rinden biri. Bütün teferrüat ve le vazımı tekmil konforile mevcut. Diğer arkadaşların odaları da Hüsnü'nün dairesinden pek aşağı kalmazsa da onun kadar değil. Zeki ile bizim odamız en basit ve en mütevazi, Perapalas'm hnsusî bir dairesi kadar. Bana bir otomobil tahsis ettiler. 931 modeli kapalı bir fiat. Dört kişilik lüks bir araba. Gece yemekten sonra mihmandarlarımızla beraber Zeki ile radyoya gittik. Anadolu Ajansı Müdürü Umumisi Muvaffak B. Moskova'da olduğu gibi buradan da maçın neticesini radyo ile An kara ve tstanbul'a bildirebilmemiz için tertibat almıştı. Bizi de telgrafla haberdar etti. karak kimseden muavenet iste medim. Viyana çok kalabahk bir şehir, fakat «küçük şehir» zihniyeti müstebit bir hükümdar gibi burada icrayi saltanat ediyor... Siz, bir müttefik ve bir sırdaş olabilirsiniz; buranın bayağı dedikodularından müteessir olmazsınız. Ketumiyetinizden eminim. Şu halde benden yardımmızı esirgemiyiniz... Vadediyorum... Âncak şimdiden bir dost sıfatile sizden bazı şeyler öğrenmek isterim. Hem şirenizin hattı hareketinde, takip edeceğim yol üzerinde beni şa şırtan, bazı noktalar var; bu hu susta beni tenvir etmenizi rica edeceğim. Çok doğru... Müsaade ederseniz Anna'ya kahvemizi ge tirmesini söyliyeyim ve zavallı Lilâ'cığımın mazisi hakkında size müfit olabilecek bütün bildiklerimi anlatayım. Portekiz isyanı Altın kitap İhtilâlcilerin teşebbiisü M. Briyan'a verilen kitapakim kaldı ta 3,000,000 imza var! Madrit 27 (A.A.) Lizton'da çıkan ihtilâl hareketi hakkında alı • nan mütemmim haberlere göre hükumet kıtaatı saat 17 buçukta ihtilâlcilerin etrafını sarmıştır. Cephanesiz kalan asiler teslim olmuşlar dır. fsyana katılmış olan tayyarecilerden üçü kaçmış, diğerleri yaka • lanmıştır. Bu hareketin taşraya da •irayet edip etmediği henüz anlaşı|amamıştır. Bordeau* 27 (A.A.) Ameleden ve sabık muhariplerden mürekkep bir grup, 3 milyon Fransız'ın M. Briand'ın siyasetine bağlı ve sadık olduğunu gösterir bir altın kitap vücude getirmeğe teşebbus eylemiştir. Bu kitap şu cümle ile kendisine ve rilmiştir: «Sulh Nazırı M. Briand'a» Sofya telefonu Ankara 28 (Telefonla) Ankara • Sofya telefon tecrübelerîne de{ram edilmekte ve muvaffakiyetli ne{ticeler alınmaktadır. Şehrimizdeki ISulgar Ceneral Konsolosu M. Linçef, Sofya posta mühendisi M. Popof'la görüşmüştür. Sesi mükemmel işitil«nekle beraber vüzuh itibarile ts lanbul telefonundan kuvvetli değilÜL 1400 kilometrelik bir mesafe tufcan bu telefon hattına bazı aletler tonarak vüzuh derecesi takviye e'dildlkten sonra çok tabiî bir surette tnükâleme imkânı elde edilecektir. Çankaya takımı Izmhr'de mağlup oldu Izmir 28 (A. A.) Altay ve Türkspor takımları ile iki maç yapmak üzere şehrimize gelmiş olan Ankara Çankaya takımı ilk maçını bugün AltayMa yaptı. Sahaya evvelâ misafirler sonra da Altay takımı çıktı. Hakem Mister Fav'lerin işa retile saat 17,15 oyun başladı. Oyunun sekizinc! dakikasında çok seri oynıyan Çankaya'Iılar ilk gollerîni vaptılar, 20 înci dakikada Çankaya'Iılar aleyhme verilen bir penaltıyı Altav'lılar gole tahvîl e derek beraberliği temin ettiler. Bundan sonra cWnlanan AltayMıIar 30 uncu dakikada ikincî gollerinî de yaptılar. 33 üncü dakikada Al > Ankara 28 (Telefonla) Gele • tay'lılar aleyhine verilen bir penalfeek sene açılacak olan Ankara Yük tıya Altay kalecisi topu konnere sek Ziraat mektebi için gene namzet atmak suretile kurtardı. Birinci haftalebe alınacaktır. Bunlar 50 lira tayım bu suretle 1 2 olarak Altay'maaşla Gazi çiftliğinde S sene staj lıların lehine neticelendi. göreceklerdir. ^ tkinci haftaymın 14 üncü dakî • Defterdarlık eylul maaşînîn ikasında çekilmiş olan bir şutu kurtaran Çankaya kalecisi topu îçeri tasma salı günü başhyacaktır. Ankara 28 (Telefonla) Maarif atmak suretile Altay'lılar lehine * ** Vekâleti muallim kadrolarını tetkik üçüncü goiü de kazandırmış oldu. Eytam ve eramil ve mütekaidietmekle meşguldür. Tetkikat bu haf İki dakika sonra Altay'lılara bir ta içinde ikmal edilecektir. gol olmuşsa da ofsayt olduğundan nin yoklamaları bittiğinden üç hakem nazari hibara almadı. 20 maylıkların itasına pazariesi gü • ci dakikada Çankaya'Iılar ikinci gol nünden sonra başlanacaktır. lerini de kaydettiler. Oyunun hitamına 10 dakika kala Altay'lılar Budapeşte 28 (A.A.) Macar dördüncü sayılarını da yaparak oajansı bildiriyor: Fransa île Maca • yunu 4 2 kazandılar. ristan arasında cereyan eden ticaret muahedesi müzakeresi hitam bul Afyonkarahisar 28 (A.A.) Kurmuştur. Muahedenin esaslanna na Ankara 27 (Telefonla) Devlet tuluş bayramı dün her senekinden zaran Fransa, Macar buğdayınm Bankası nizamnamesinin son Vekil daha parlak bir surette tes'it edil Fransız borsasında revacını temin miştir. Bir asker müfrezesi ordunun ler Heyeti içtimaında tasdik edildiği îçin Macar buğdayına karşı müsait şehre girişini temsil etmiştir. Aske yazılmış ise de tahkikata göre nî bir muamele tatbik edecektir. Mu • zamname henüz tasdik edilmemiştir rin harekâtını halk şiddetli alkış • kabeleten Macaristan da bazı Franlar ve göz yaşları ile karşılamıştır. Nizamname bundan sonra Heyeti sız sıaî mamulâtı üzerine mevzu Afyonkarahisar tarihî kalesine e • Vekilenin üç içtimaında müzakere gümrük tarifesinde tenzilât icrasmı lektrikle «Kurtuluş» kelimesiyazıl • edilecektir. kabul etmektedir. Mukavele Maca • mış ve kaleye şanlı bayrağımız çe ristan namına orta elçi Denickel ve kilmiştir. Halk sabahlara kadar deFransa namına da Fransa'nın Bu vam eden tezahüratla bu hakikî Bombay 27 (A.A.) Gandi İn dapeşte ve Viyana sefhi tarafından bayramı bir sevinç ve meserret içingiltere'ye gitmek üzere cumartesi paraf e edilmiştir. de yaşatmıştır. günü vapura binecektir. Ziraat mektebi stajyerleri Eylul maaşı Muallim kadroları FransızMacar ticaret muahedesi Devlet Bankası nizamnamesi Afyonkarahisar kurtuluş bayramı 6andhi Londra'ya gidiyor Bir kaç gündenberi şehrimiz de bulunmakta olan Sanayi Umum Müdürü Şerif Bey teşviki sanayi kanununun tatbikında sanayi erbabının ne gibi müşkülâta tesadüf ettiği ve muaddel muamele rergisinin yeni müesseselere de recei tesiri hakkında tetkikat icra etmektedir. Şerif Bey bu huHarkof 28 (Darülfünun takı • 1 susta şu izahati vermiştir: mına refakat eden muhabirimiz I « Muamele vergisinin tadi den) İlk defa olarak hafif fun ' dalık araziden geçerek gece saat ' linde pek kıymetli bir uzuv olan sanayi erbabının menafii azamî on ikide Harkoaf'a geldik. Yolda f müthiş yağmur yağıyordu. Burada' surette düşünülmjiştür. Hükumet | Nevyork gibi yüksek binalar var. ' bu müesseselerin inkişafını daima Ş Hususî lüks otomobillerle Dinamo ,, göz önünde bulundurmaktadır. fy stadına gittik. Hususî daireler çok j Erbabı sanayiin teşviki sanayi MJI güzeldir. Cumartesi günü Harkof t hususunda ne gibi müşkülleri ol* birinci muhteliti ile maç yapa < duğu, bilhassa tetkikatımın esa • » , # cağız. smı teşkil etmektedir. lstanbul'da bir sanayi mınta Tas Ajansının mümessili gelmişti, kası teşkili hususunda Istan • görüstük. Maçtan sonra gece bura bul meb'su Vasıf Bey tarafından saatile saat onda görüşmemiz takarortaya atılan fikir esas itibarile rür etti ve bu suretle ilân olundu. muvafıktır. Bilhassa fstanbul giGidip gelirken gördüğümüze nabi ekseri müessesatın kira ile buzaran şehrin gece hayatı Moskova Iundukları bir yerde muhtelif makadar değil. Sokaklarda o kadar kahalleler tesisi jâzımdır. İstanbul labalık yok. büyük bir şehir olduğundan muhBu sabık paytahtın münhezim haşmetine delâlet eden azim ve ce • telif mahalleler teşekkülü kabil dir. Esasen bu hususta Sanayi sim mebaniyi tarihî asar gibi seyreMüdiriyetince düsünülmüş ve diyoruz. * ** tesbit edilmi» bazı mülâhazalar da Bu sabah uyandığımız vakit yağvardır. Fakat bunlar tatbiki ko mur yağıyordu. Canımız sıkıldı. Bulay şeyler olmadığından zamanı gün buraya gelecek olan maslâhatnı beklemektedir.» güzar Agâh Beyefendiyi istikbal için istasyona giderken şoför arkadaş grat halkının bu maçı sabırsızlıkla öğleden sonra havanın açılacağını beklemekte olduklarmı ve teknik söyliyordu. Filhakika bir saat sonra itibarile temiz ve güzel bir oyun seyretmeğe müştak bulunduklarını yağmur kesildi ve bulutlar yükselemükerreren söyledi. Teşekkür ettim. rek parçalandı. Şimdî hava tstan Ticaret muahedesi için Türkiye'ye bul'da sünbülü dediğimiz şekildedir. gelmiş olan bu zatla tstanbul ve LeTam öğle vakti Leningrat Şuralar ningrad'm menazıri tabiiyesînin güreisi Ayvanof Yoldaşı ziyaret ettim. zelliklerinden bahsettik. Bu kadar Bu zat ayni zamanda Moskova'daki az bir ziyareti kâfi görmediklerini merkezî lcra komitesi azasındandır beyan ve daha uzun zaman kalmak ve Reisicumhur Kalenin'in Lenin üzere gelmemizi temenni ve rica gart'ta mümessili veya muavini gietti. Lenin'in ihtilâl zamanında bu bidir. Çok samimî ve kibar bir zatrada yattığı ve çalıştığı odayı görmek tır. Şuranın içtimagâhı olan Simolin arzu edip etmiyeceğimi sordu. Tabiî sarayı muazzam bir binadır. Çarlar'a kemali memnuniyetle kabul ettim. ait mebanidendir. Kerenski zamaBeni kapıya kadar teşyi etti ve me nında ahali ve amelenin hücumuna murini mahsusası olan matmazel • maruz kalmıştır. Fenlândiya'dan gel lere emir verdi. Orasını gezdim, o diği zaman Lenin burada ikamet etgünkü halile muhafaza edilmiş ve o günlere ait resimler ve ihtilâl yafmiş ve ilk inkılâpta altı ay buradan taları, bazı gazetr nüshaları bir müicrayî hükumet edilmiştir. zegibi tertip ve tanzim edilmis. Otomobilimi hususî bir kapıya geOtele döndüğüm zaman Mosko • çirdiler, orada memurini mahsusa deva'dan teigraf ve telefonla bizi alâletile Ayvanof'un nezdine isal eradıklarını haber aldım. Hem Mosdildim. Odasında şura azasından bazı kova muhtelit takımı, hem de Dinazevat ile spor teşkilâtı rüesa ve ermo kulübü bizim tekrar Moskova'ya kânı hazır bulunuyorlardı. Kara Han uğrıyarak bir maç daha yapmamızı tarafından refakatimize memur e • istiyorlar. Bir taraftan vaktimizin dilmiş olan Palakof Yoldaş tercü • azlığı, diğer taraftan arkadaşların manhk ediyordu. Çok güzel ve luyorgunluğıı bizi düşündürüyordu. gatli bir mektep türkçesi konuşan bu îhtiyatımız az. Zeki ile uzun uzadıya müzakere ediyoruz. zat Tevfik Rüştü Beyle Kara Han Gösterilen bu çok samimi ve talebi arasında da vasıtai mükâleme ol reddetmek güç oluyor. 2 eylulde Odemuştur. sa'dan Löyd vapuru varmış, onunla Ayvanof Yoldaşın şahsında Le gitmemizi, bu suretle iki gün daha ningrat şuralarını selâmladım ve bufazla kalmamızı rica ediyorlar. Bugünkü maç için istirahat etmek mecçünkü maçtan sonra kat'î bir karar vermek üzere talik ettik. Saat beş buriyetinden dolayı gelemiyen arkadaşlanm namına da Leningrat'ta gör bucuk cocuklar hazırlandı. Salonda toplandık. Otobüsle statyoma ha düğümüz hüsnü kabulden ve dost reket ettik. luktan dolayı teşekkür ettim. Maçın tafsilâtmı bu akşam radyo Yarım saat kadar devam eden müile söyliyeceğim için tekrar bir meklâkatın resmî ziyaret kısmı bittikten tupla izahat vermeküğim fazla olur. sonra spor sahasında hususî surette Muhterem kariler, benim bu mekuzun uzun hasbıhallerde bulundu. tubumdan cok evvel maçtan haber Bizim arkadaşların Moskova'da bı dar ve tafsilâtına muttali olacaklarraktıkları hüsnü tesiri muntazaman dır. haber almış olan kendisinin ve LeninT.S. Bugün HarkoPta bir maç yapılacak EDEBt TEFRtKA: 8 kadife alev MAURtCE DEKOBRA'dan yasız dudaklar... Ihtilâlin iç timaî sarsıntılarına rağmen bozulmıyan eski Avusturya memur ailesinin asalet, zarafet ve cid diyetini muhafaza ediyordu. Matmazel, dedim. Sizi alâGordüğünüz ilânı hemen Viyana kadar eden bu adam hakkında gazetelerinden birisine gönder faydalı olabilecek hiç bir ma • dim. İki hafta bekledim. Her üç lumat veremiyeceğim için cidden günde bir, ilânı tekrar gazeteye müteessifim. Mevzuu bahsettiğikoyduruyordum. Allaha çok şüniz Macar genci Prens Abafi'dir. kur bu istimdadımı evvelki gün Ve size hakikati olduğu gibi söyişittiniz. Sayenizde betbaht kardeşimi buhnak, ona tekrar kavus lemiş. Nitekim bu adamı ben Paris'te, Berlin'de, Kan'da ve Lonmak saadetine mazhar olabiledra'da gördüm. Daima yalnız geceğim.» Matmazel dö Radeski'yi büyük zer ve eğlence yerlerinde bir gölğe gibi dolaşır. Bildiğim bundan bir dikkat ve alâka ile dinlemiştim. Çaresiz kalmış olan bu kadı ibaret. Kimdir, ne millettendir, nın istimdadı bana çok dokunuyor ne iş yapar? Bunlar, bence tama^ u Derin bir teessürle acıyordum. mile meçhuldür. •"~'n"iben kırk yaşlarında vardı. Matmazel dö Radeski'nin elemHe hürmeti celbedecek bir li hali beni müteessir etti. Hemen h1 et göze çarpıyordu. Çok ilâve ettim: cidcl giyinmiş, boynunda zarif bir Maahaza, matmazel, sizi tadizi inci, küçük ve zarif eller t bp mmak şerefinden mahrum ol > makla beraber kederinize tamamen iştirak ettiğimi ve Matmazel dö Radeski'yi bulmak için âciz kudret ve takatim dahilinde bütün gayretimi sarfedeceğime sizi temin ederim. Müteveffa binbaşinîn kızının yorgun gözlerinde bir ümit ışığı parıldadı. Teşekkür ederim... Bütün kalbimle teşekkür ederim, diye bağırdı. Istağfurullah matmazel... Medenî her hangi bir insanın yapacağından başka bir şey yap mıyorum. Ve beni şimdiden en sadık bir dost telâkki etmenizi rica ederim. Sözleriniz benim için bir ümit membaı oluyor... Düşününüz ki on beş gündenberi en çok sevdiklerimden bile hemşiremin kaybolduğunu saklamak mecburi • yetinde kaldım. Fena tefsir ve telâkkilere uğrıyacağmdan kor Lilâ'yı bulmuş kadar sevinç içinde yerinden kalktı ve kapımn kenarındaki elektrik düğmesine fasıla ile parmağım iki defa bastı. Ben de, matmazel, müsaade ederseniz, kim olduğumu size anlatayım. tsmim Filip Jakmond, Fransa Hariciye Nezaretinin salnamesini tetkik etmek fırsatını, pek tabii olarak, bulamadığınızdan bu isim size büyük bir şey ifade etmez değil mi efendim?.. Evet, hariciye mesleğine mensubum ve bu nisbetim dolayısile Avrupa paytahtlarından bir çoğunu bilirim. Yukarı Savua'da doğmuşum. Bekârım. Eski tablo ve zücaciye koleksiyoncusuyum. Oldukça mühlik bir hastalıktan sonra aldığım bir senelik mezuniyetten istifade ediyor ve tesadüfle zevkime tâbi olarak dolaşıp <iuruyorum. Tesadüf beni bu sefer güzel Tuna'nm mavi sularının okşadığı sahillere sevketti. Meğer bura da da bir vazife beni bekliyor muş. Bu vazife siyasî ve mesle ğime ait olmamakla beraber cazibeden de öri değil. Ve endişelerinizi bertaraf etmeğe muvaffak olursam kendimi çok mes'ut te lâkki edeceğim matmazel... Matmazel dö Radeski hararetle teşekkür etti. Kırmızı yanaklı hizmetçi kız elinde gümüş bir tep*i ile içeri girdi. Ev sahibesi gayet zarif Saks porseleninden mamul f incamma kahveyi boşaltırken beni hiç bir suretle alâkadar etmi yen bu maceraya bu kadar sür'at ve sühuletle atıldığım için kendi kendimi tahtıe ediyordum. Esrarengiz bir centilmenle bir likte yaşamağı arzu eden bir genç kızın peşinden koşmaktan baş ka işlerim vardı. Bunda benim ne mes'uliyetim vardı ki alâkadar olayım?

Bu sayıdan diğer sayfalar: