24 Kasım 1931 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4

24 Kasım 1931 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

UZUN HtKÂYE : îki Ziyaret Yazan : M. Ş. Burası Şakir Mustafa Beyîn BAŞ TARAFI: yalısı değîl mi efendim? [Mütekait asker hekimi Şakir Mus Onun evi! tafa Bey, Çengelköy'ündeki küçük A, siz doktor bey değîl misiniz? yalısmda Smür geçiriyor. Bayram • Ya, benim.... lardan bir bayram.. Istanbul'dan mi Ben hanımefendiyi görmek istisafir geliyor. Odasının kapısı vuru yorum! luyor ve odaya bir piyade zabiti gibi Doktor biraz düşünür gibî: giydirilmis küçük bir çocuk giriyor. Eh, görüs! 910 yaslarında fena beslenmiş, kav Beni Nadir Hanım gönderdi. ruk, cılız bir çocuk.. Şüphesiz gelen Mahsus hürmetler etti. Sizi ziyaret misafirlerin çocuğu olacak... etmek îstiyordu da... Doktor çocukla konuşmağa başh Hangi Nadir Hanrm? Ha haa... yor. Fakat çocuğun oyle bir duruşu Ey? ve ezberden cevap verişi var ki, in Eğer müsaade ederseniz zîyaret sana bir kukla ile konuşur gibi geliedecekler... Ben Nadir Hanımm evyor. Çocuğun uzun bir ismi var: (Yulâtlığıyrm. Eskiden de »ize geldimdi. suf Cengiz Bey Ak Yıldırım) oğlu Siz tanıyamazsınız ki, o zaman kü(özdemir Salâhattin Ak Yıldırım)!.. çüktüm! Doktor nihayet çocuğu tanıyor: Doktor gözlüğünü düzeltti, kızın Eczacı Yusuf'un oğlu.. Bu Yusuf, hagüler yüzüne dikkatli bakarak: nımtn sütninesinin oğludur. Anası Ya, tanıyamadım, vah vah, deÇerkes azatlartndan biri idi. Babası di. da Arapkir'li açtkgöz bir tefeci... YuKız doktorun bakışından gıcıklasuf'a, doktor odam etmiş, askerî ccnıyormuş gibî güldü ve: zacısı yaptnıstı. Kendi halinde sessiz Hanımefendi evde yoklar mı? bir adamdt. Eğer ba dehşetli harpler filân olmasaydı, ktrk yıl öylece ka • | diye sordu. Doktor hep o dalgın bakışı ile ceItrdu Hele bakın, Yusuf ta (Ak Yıl vap verdî: dtrım) olmuş. Evde olmasına evdedir ya... ts Annesi ile beraber bayram tebri • tersen git gör! kine gelmişti. Doktor, annesini de haKız doktorun yanından geçti ve ttrladt. Karaca, kuruca, ufak tefek gitti. Doktor gene gülleri ayıklamabir kadıncağtzdı. Çocuk Nümune mektebine gidiyordu. Fakat cevabmt ğa başlıyarak düşündü: «Gönül kocamaz derler doğrudur! Ne güzel kız! ezberlemediği için mektepte ne dersi okuduklarım soyliyemiyordu. Ders Yalnız insanın kendine inanması a zalıyor... Bu itimatsızlık kalbin iyi çaokuyordu iştel.. Iısmamasmdan olacak! Eh yalan dünAyrıca babası da evde bazı şeyler okutmuştu! (Hakkın eşiğinde), (De j ya...» Yemekte bu güzel kızın getirdiği mir senin, iman benim), (Mehmet haber konusuldu. çiğin kaygusu) gibi.. Çocuk koltukDoktor dediki: tan atladı, doktora dönüp vaziyet al Nadir Hanım bizim evi biltniyor dı ve ayaklartnı çarparak, kollarım uzatarak, sesini titreterek soylemeğe mu? Bilir ama olsun... Alacak olunbaşladı. Nihayet odantn koşesine hü ca insan elbette bir can gözile gör cum eder ve sanki vurularak yere, mek ister. bir kolunun üstüne düşer gibi vaziBiraz sustuktan sonra gene dok • yet aldı: torun hanımı: Vurulduml Ulu Tanrım! Beni Nadir Hanım, dedi, haber veraldın, ne saadet, ulu vatanı kurta meden Relecekmiş ama, Sevîm Ha rm!. Dedi. Oyun bitmişti. Çocuk yornım: «Olmaz!» demiş. gun, eski oturduğu koltuğa tırmana Sevim Hanım da kim oluyor? rak solumağa başladı. Şimdi babast* Canım Nadir Hanımın kızı de * nın artık bunları okutacak vakti kalğil mî? Kaç defa gördünüz. mamıştt. işi çoktu. Almanya'ya git Nadir Hanımın bir şımarık kımişti. Çocuğa ve kemsiresine • bir de zı olduğunu biliyorum, adının da Sehernsiresi var mürebbiye getirecekti! Derken kapı ttçttdı: Doktorun ha vim olduğunu ilk defa işitiyorum. Asıl adı Behice idi, şimdi Sevim nımı, arkadan Nadir Hanım, Yu diye çağırıyorlar! suf'un kartsı • kızı ve beslemesi gir Bu Yusuf'ta da ad değiştirmek düer. Yerden temennalar, iltifatlar, merakı var. hatır sormalar.. A, bir Yusuf'ta mı? Şimdi herNadir Hanım, başında tülbent başSrtü, yüzü biraz fazla pudralı, saçlaI kes admı değiştiriyor: Selim Efendirt biraz kabartılmış, kara kuru, esmer lerin Niyazi've şimdi Kara Efe diyorlarmış. Yusuf ta buradan kaçtığı vabir hanım... Kızı 1314 yaslarında kit admı deği.ştirmiş, ona da Sungur anasına benzer, şımarık bir kız.. A nastnın yanında, kendisini saklıyor gi Alp Bey diyorlar. Yusuf Bey denilse kimse tanımiyormuş. Gazeteler bile bi, oturmuş. Nadir Hanımın lckırdtsı bol.. Doktorun hattr sorması kâfi %el Sungur Alp Beyi yazıyorlar. Siz hiç görmediniz mi? di ve bir makara gibi başınt verdi. Hiç görmedim. Kocası Yusuf'tan, çocuklarından uzun Dikkat etmemişsinizdir. azun bahsetti. Dikkat te etsem Sungur Alp BeEvoelâ onları zemmetmekle soze başladı. Sonra sıra methe geldi. Ço yin Yusuf olduğunu nereden bilirim? Kendisini eskiden tanıyanlar ne dicuk bu sene mektepte verilen müsayorlarmış? tnerede herkese parmak ısırtmıstt. Bilmem! Eskiden tanıyanlar olKıza gelince: O da çok güzel at çah j sa bile... Onu eskiden öyle bir tanıyan yor ve okuyordu. Fakat inatçı kız... Yabanctntn yanında bu marifetlerini var mıydı ? Relki tanıyorlar da adını bilmiyorlardı. gostermek ne mümkün! Yusuf ta evi gezmeğe gelecek Nadir Hanım sozü dolaştıra dolaşmiymiş? tıra nihayet kocasına getirdi. Onun Yusuf burada yok ki, o Ana astl derdi o idi. Yusuf Efendi, harpdolu'da. Ankara'da bir ev yaptır • ten sonra zenginleşen Yusuf artık Etyemez'de oturan Yusuf Efendi dc mışlar, Nadir Hanım «bir de tstan bul'da olsun?» diyormuş. ğildi. Herkes için, bilhassa Nadir Çok isabet! Hamm için değişmisti. O bunun se Doktorla hanımı, cuma gününe bebini bir türlü anhyamıyordu. Dokkadar, her gün, biraz Nadir Hanımı tor sustu, hantmt sustu, misafirlerde ve ev satılma işini konuştular. nihayet akşam altı postasına dar ye Yarın devam edecek tiştüer.li M.Ş 2 Bu ziyaret büyük muharebenin ikrnci yahut ücüncü yıllarında ol muştu. Aaradan sekîz dokuz sens geçti, tstanbul'a tngiliz'ler, Fransız'lar asker getirdiler, Millî mücadelemiz başladı, bu arada Yusuf Efen BL'GÜN AKŞAM ! dinin başmdan da hayli hatıralar, Saat 21,30 d:> korkular geçti: Hapsettiler, kaçtı, bir zaman kaçak gezdi, sonunda bir yo • lunu bulup Anadolu'ya geçti, bir zaKonedi 4 perJ man sonra, karısını, kızını da aldır • Yazan: L. Fuld. dı, yalnız oğlu Salâhattin, kendini doktora Salâhattin Akyıldırrm oğlu Tercüme eden: diye takdim eden çocuk, fstanbul'da Seniha Bedri mektepte kaldi. O zamandanberi YuTalebe g c e s i »uf Efendi ailesî Ankara'lı olmuşlarYabrda: AK1N. Yazan Faruk Naîiz dı. Arasıra tstanbuPa da geliyorlarCumartesi, pazar tenzilâtlı halk gecesi. mış. Kâzım P$. Hz. Millete hitap ediyor! (Birinci sahtfeden mabait) şısmda bulunan bütün devletler ayni tedbirleri almak mecburiyetinde kalıyorlar. Demek ki hükumetimiz kendisine düşen vazifeyi yapmıstır. Şimdi, sıra vatandaşların. Bu iktisat se ferberliğinde her vatandaş üstüne düşen vazifeyi bilmelidir. Cemivetimi» zin iki senedenberi her vasıtadan is • tifade ederek halk arasmda yaymak istediği şîarlar, bugün hepimize bir vatan borcu oldu. «Her Türk, Türkiye malı kul • lanmalı» şiarı, artık her Türk'ün â« mentüsü olmalıdır. Memleketimizde yetişen ve yapılan yerli mallanmızı kullanmak, artık bir zaruret halini aldı. Türk parasınm kıymetini koru • mak her Türk vatandaşının kesesinî alâkadar eden bir iştir. O halde bu gayeye varmak için yerli malı kullanmakta, her Türk vatandaşının yalniz millî değil, ayni zamanda sahsî menfaati icabıdır. Nerde kaldı ki siyasî ve ikt'sadî istiklâlimiz de bunu emretmektedir. Milletinin istiklâlini her şevn üstünde tutmasını bilen Türk vatandaşının, bu iktisadî seferberlikte üstüne düşen vazifeyi yaoacaŞına da şüoh^Tniz yoktur. Bu yeni devirde müstehlik vatandaşlara düsen va zifelerin yanında sanavici ve tacir vatandaslarımızın da bir taktm borçlan vardır. Sanavici vatandaşlar; Türkiye malı devletin hîmayesine ve ha'km rağbetine hak kazanmalıdır. Bunu temin etmek sizin borcunuzdur. Türkive malı sağlam ve ucuz ol malıdrr. Türk sanayicisinin de bu iktisat seferberliğinde üstüne düsen vazifeleri şunlarla imanla, bilgi ile başaracağmdan eminim. Tacir vatandaşlar; ihtikâr hiyanettir. Fazla kazanç hırsile fiatları vükseltmek en çirkin bir bozgunculuk olur. Devletin ve milletin elele vürümesi icap ettiği bir devirde tacir vatandaşlarımızın ellerini ellerimizin içinde görmek isteriz. thracat tacirlerimize de mühhn vazifeler düşüyor. Dünya piyasalarında Türk mahsulünün kıymetini, rekabet kabiüyetini yükseltmek te Türk parasını koru mak için şarttır. Vatandaşlar; gerek devlet, gerekse aile bütçesinde tasarruf ta devrin em ön siarlarından biridir. Her Türk ailesi hesaplı yaşamağı az bile olsa fakat muntazam bir tarzda para biriktirmeği ve bu birikitirilen oaraları millî bankalarımiTa yatırıp bir ta sarruf hesabı actırmağı ve bu suretle faizinden istifade etmesn kendisine ve milletine kar.*ı bir vazife bümelîdir. Millî kurtuluş cidalinde millete ilk hedefiniz Akdeniz di^e hitap eden Büyük ses, huşrün de ilk hedefiniz müstakil millet iktisadiyatı diye yeni bir gaye gösteriyor. Bu se^in arkasından gitmek borcumuzdur. Bu sesin arkasmdan gideceğiz.» B. M. Meclisi ve Millî tktisat ve Tasarruf Cemiyeti Reisi Kâzım Gülhanenln mutat tıbbî müsamereler! bu ayın 29 uncu pazar günü başlıyacak ve her ayın ikinci ve sonucu pazar günlerl saat 17 den 18 30 a kadar devam edecektir. Müsamerelerimizin tabip arkadaşlanmızm vücudlle şeref ve kuuvvet kazanacafmdan meslektaşlanmızın tesriflerl rlca olunur. MÜDtRtYET (Fransız Tiyatrosunda) bugün aksara saat 21 de: «İSTANBUL GÜLÜ» ANKARA MEKTUPLAR11 İthalât kararnamesi ve Ticaret muahedelerimiz Kararname hariçle iktisadi münasebetlerimizde yeni esaslar vazedîyor Ankara: 20 teşrinisani ttha • lâtın ihracat nisbetinde tahdidini istihdaf eden Heyeti Vekile kara • rının tatbikına baslanalı dört bes gün oluyor. Denebilir ki bütün memle • ket tedbirin isabetine kanidir. Hakikaten vaziyetteki veharaet başka tiirlü bertaraf edilemezdi. Tediye müvazenemizin memleket iktisadiyatı için gittikçe tehditkâr olmağa bashyan müzmin açığı yavaş yavaş millî paranın istinat ettiği muvazeneyi de bozmak istidadını gös teriyordu. Mülî paranın ecnebi pa rasma nisbetini sabit tutmak demek olan dövîz muvazenesi iktisadî müvazene bozuk oldukca ilânihaye devam edemiyecek, yakin bir zamanda iki sene evveîki borsa panikinp benzer bir panikle karşılaşacaktık. Vaziveti ve buhranın inkisafını günü gününe takio eden hükumet, böyle bir tehlike ile yeniden karşılasmamsk icin tam vaktinde tedbir aldı. Ru tedbir alınacak tedbirierîn sonuncıisu olmıyacaktır. Bununla beraber vaziyetin vehametini kendi başına bertaraf e d e c k kadar müessrr oldu?una şüphe yoktur. Hükumet, bu suretle yalnız buhranın t»sîratı ile değil, ayni zamanda millî ikti.*adımi7in menfi karak terile de şiddetii bir mücadeleve geçmis ve gümrük. teşviki s»nayi kanunlarile esasen himaye edilen millî sanaviin büyük m;kyasta ve d«ha radikal bîr surette himayesi tedbirini almış bulunuyor. Kararname bir millî iktisat ted biri olmakla beraber netayici val > nız millî iktisat saha«ına münhasır kaimıvacak ve pek tabiî olarak beynelmilel netavîci de olacaktır. Onun içindir kî hükumet Resmî Ceride ile neşrü ilânı günü onu birer nota ile devletlere de resmen tebliğ etti. Kararname ile konan tahdidat malumdur. Hükumet bir kısım es • yanın ithalâtını büsbütün menettiöi gibi diger bir cok emtianın ithalini de muavyen miktarlarla tahdit etmİ5tir. Devletin bu tahdit salâhiveti bittabi münakasa götürmez bir haktır. Devlet bu hakkını kendi tebaasına karşı inh'sar tesisi şeklinde, baska memleketlere karsı da gümrük tahdidatf şeklinde kullanır. Hükumetimiz haricî ticarete memnuiyet veya tahdit vaz'ı hakkını Lozan muahedesinden sonra aktettiği bütün ticaret mukavelelerinde bil hassa mahfuz tutmuştur. Hemen bütür mukavelelerde avni mealde ol mak üzere miinderiç bîr madde devlete her hangi bir maddenin ithal veya ihracı iizerinde memnuiyet veya takvit vaz'ı hakkını bahsetmek»edir. Su kadar ki bu ta^d't ha^kı • âm menin emniyeti, sıhhati, havvanat veya nebatat hastalıklan münase • betile vazedilen metnnuiyetler ha ricinde baska memleketlerden gelen mümasil maddelere de avni ramanda ve ayni tarzda team'l edil • mek şartile mukayyet bulunmaktadır. Hükumet iste bu hükme i*tina den mevcut ticaret muahedelerinin feshine mecbur olmpVsızın karar nameyi ilân etmi«t?r. Bu suretle münakit ticaret mukavelelerî kemafîssabık mer'i olmakta devam edecekler ve her memleket muvaredatı o memleketle aramızdaki mukavele mucibince en ziyade mazharı mü saade m'llet muamelesi veya tarife üzerine tenzilâtı natık liste daire • sinde ve fakat kararname ile ithaline müsaade edilen nisbette, bah • solunan müsaadattan müstefit ola bilecektir. Karamamenin mühim noktalarından biri de devletlerle müstakbei ticarî münasebatımıza taalluk eden dördüncü maddedir. Bu maddeve nazaran ticaret blânromuzun acik oldu?u mem'eket'erle yenM*»n ticnret mukavelesi akti mevzuu bahsolan ahvalde bu mukavlolere açığımızı kaoatmak üzere bir komoan«asyon (takas) listesi raptolunacaktir. Bu madde hükumetin ticaret mukaveleleri hakkındaki siyasetine yeni ve kuwe*'i bir prensip daha ilâve etmektedir. Bu prenfibin ehemmî yetinî anlamak îçin kendilerüe ticarî mîîbadelede bulunduğumuz memleketlerden kısmı azamının bize ihracatımızdan fazla ithalât vap tıklartnı nazari dikkate almak kâ fidir. Ticaret blâncomuzun acıksız kapandıği mem'eket'er yalmz ttalya, Amerika Mı"fteb"desi, Yunapistan, Suriye ve Mısır'dan ibarettîr. Bize fazla ithalâtta bulunan memleketlerden OIUD ta aramızda henüz ticaret mukaveVsî buiunmıyan memleketler ise ki karamamenin dSr • düncü m^ddesi şimdi ancak bıın'arla yanılarak mukivplelerde ta^^ik edilebiiir halen Yugoslâvya, Portekiz ve Litvanya'ds»n ibarettîr. Maahaza umumivetle bir sene. iki sene gibi kısa müddetler icin akted'lmiş olan tîcaret mukavelelerir>den hir kısmmın »«»''»cek sene müddetleri biteceeri tabiidir. O zaman yeniden aktedilecek mukavelelere tarafeynin yekdi*erinden yapacnklan itha'âtın tevazününü teminen birer liste ilâve olunacaktır. Simdiye kadar bazı devlet'er tarafından tatbik edilen bu usul, ka rarname olmaksızin kabul ve tatbik edilmis olsaydı müeyyid» itibarile zavıf kalırdı. Çünkü simdive kadar vaki tecrübelere göre âkit devlet'«»re ihracat meddHerimizden yalnız tütünün • o da karşı tarafta inbUa»*a tâbi ise mubavaası taahhüt ettiri lebilnıekte, mütebaki ih»acat m^d delerimiz irin ancak aî^kadarlara tavsiye taahhüdü aiınabi'mekte idi. Tîcaret serbest olduçundan ticaret erbabı bu tavsiveleri ekserîva na7ari itibara almıyorlar ve binnetice ti caret blâncumuz acık verivordu. Badema kontenîan Iisteleri kompansasvon !i«»«I«»rÎTiîıi ı»n !»aplf»m temi natını tfşkil edecek. b'ze fazla satmak istîven behemehal avni ni*bette Tiîrk emtiası almak mecburiyetinde kalseaktır. Tediye müvazenemizin daimî açığı ancak ziraî istihsaiin tezyidüe ve mülî saTiayiTn inkisafile kananabiIecejine röre hükumetin a'dığı isabet'i tedbirin ve bu meyanda ticaret mukaveîelerini emtia mübadelesinîn tevazününe istinat ettirm«»k pre«sibinin rt'llî iktisadi hir müddet koruması lâzım gelecekt'r. Bugünkü program BERLİN KÖNİGSV. 1635 m. 18: Gramofon. 19^0: Allaturka muslki. 20.30: Konferans. 21: Alaturka mu siki. 22: Orkestra musikisi. 17,35: Hafif musiki. 20 ye kadar muhtellf musahabeler. 20.35: Lâyipzig'den: Orkestra musikisi. 21.20: Umumi siyasete dair konferans. 22.15: Konserin mabadl. 22.50: Breslau'dan: Musahabe. 23,20: Siyasî gazete haberleri. Müteakıben hafif musiki. 17,45: Gramofon. 13.15: Musahabe. 18.40. Senfonik konser. 19,50: Kalman'm asanndan <şikago Düşeşi» isimli operet. 23.35: Hafif musiki ve caz. 18,35: Gramofon. 19,15: Ders. 19,45: Slgan musikisi refakatile muganriye tara fmdan Macar şarküarı. 20.35: Operadan naklen bir temsü. Müteakıben Buxa Slgan takımı. 18 05: Opera ve operetlerden parçalar. 19,10: Musahabe ve saire. 20.35 «SARAYDAN KAÇIRILMA» isimli Mozarfm eserlerinden opera tamsili. 23,10: Kanada Bar.d caz takımmm dans musiIslsL PRAG (Praha) 488 m. 20,05: Prag operasından naklen bir opera temsili. 23,05: Son haberler. 23,25: Esplinarie otelinden naklen musiki. 21,05: Raydo orkestrası. 21,20: Hans Hubert saionundan naklen salon musikisL 18,36: Taganni ve musiki konseri. 20 25: Haberler, gramofon. 21,15: Haberler, Hindistan'a dair konferans, 22,05: Trio ( üç aletı konseri. BÜKREŞ 394 m. 13: Gramofon. 18: Mütenevvl musiki. 19,15: Orkestra. 20,45: Gramofon. 21: Sen Sen, Enisko ve Nottara'nın asarından konser. 21,35: Konferans. 21,50: Taganni. 22,20: Radyo orkestrası tarafın dan: Şopen, Brahms, Bach, Elinesko ve Şubert'in eserlerinden konser. İSTANBUL (Postane) 1200 m. VARŞOVA 1411 m. BUDAPEŞTE 550 m. VİYANA 516 m. ZÜRtH 459 m. ROMA 441 m. Maliye muhasebecilerinden merhum Mehmet Beyin kerijne • leri ve Maliye Düyunu Umumiye miidürü merhum Şemsi Beyefendinin refikaları Ayşe Talia Hanımefendi bir müddettenberi müotelâ olduğu rahatsızlıktan kurtulamıyarak vefat etmiştir. Mevlâ gariki rahmet eyleye. Beyoğlu 3 iincü Sulh Hukuk Hâkîmlîğinden: Abdülâziz B. Melâhat, Fatma, Na • dire ve Mahişe Hanımlarla Ali Hik nact B. ve sairenin ^ayıan tahtı tasarruflarında bulunan Fındıklı'da Molla Çelebi mahallesinde atik Ayaspaşa cedit Mollabayın »okağında atik 19 ve cedit 27 ilâ 3 0 No.lu bir tarafı Sarayar kası sokağı bir tarafı Namıkpaşa veresesi elyevm Muammer B. hane ve bah • çesi ve bir tarafı Mollabayırı sokağı ve bir tarafı Bahçıvan çıkman ve fedayi çıkmazı iken elyevm küşat edilen yeni tarikle mahdut olup sabıkan 4093 metre murabbaı 78 santimetre murabbaı iken Belediyece usulen yoia giden kısmından mütebaki ve safi 3703 metre murabbaı 58 santimetre murabbaı arsa izalei juyu zımnında satıhğa çıkarılmıştır. Ve metrCiuna 10 lira üzerinden hissedar talip olmuşsa da kıymeti muhammenesini tecavüz etmemesi hasebile ikinci arttırma ile satılmasına karar verilmiştir. tşbu arsanm Sarayarkası so kağı tarafındaki 160 metre murabbaı 72 santimetre murabbaı mahalli yukarıda zikredilen yola gitmis kısım meyanında dahil ise de henüz yola gitme muamelesi hakkındaki merasim Belediyece icra edilmemiştir. Yani 160 küsur metre murabbaımn 3703 metre murabbaı 58 santimetre murabbaından hariçtir. tsbu arsanın aleni ikinci arttırması neticesinde hisedarlardan Abdülâziz Beye 24,100 lira mukabilinde 3/11/931 tarihinde ihalesi icra kıhnmış ise de 5 gün zarfında bedeli müzayedenin tesviye edilememesine mebni icra ve iflâs kanununun 124 üncü maddesi muci • bince ihale kararı bozularak tekrar artbrmıya çıkanlmıştır. vTFÂl Gülhane tıbbî müsamereleri BULGAR OPERET HEYETİ ALİ SÜREYYA İSTANBUL BELEDİYESİ Darülbedayi Temsilleri YANAR DAG ÖDEMİŞ C.H.F. tdare hsyeti riyasetinden: ödemiş'in en mümtaz yerinde inşa olunmus cephe ksmmda büyük antre, ikinci katta gazino, ücüncü katat taraça ve dahilen 4 5 0 sabit kolhık ile mefrus 750 kişi istiabına kâfi büyük bir salon, tiyatro için 8 loca ve büyük bir sahne ve 9 parçadan ibaret salon ferme ter|R| tibab ve ankastra elektrik tesisab ve malzemesi ve ittisalînde yazlık smema ve gazino olmağa elverişli dört tarafı dıvar ve parmaklık 0e muhat büyük bir bahçeyi ve son sistem (zeisikon emperatör erneman) markalı müceddet apera makinesi ve teferruatı (komple) ve su tesisatını havi müceddeden inşa edilmiş betonarme sinema ve tiyatro |f(| binası satılıktır. tzahat almak istiyenler Ödemiş'te tellâl Şükrü Efendiye veya „ Tekrar geiiyor ** L H A IMI 1 ^ A SBımeıroasfl I Bir aralık doktor Çengelköy'deki yalısını satacak, karısınm Çamlı • ea'daki evinde oturacak oldu. Ne surelte ise bu haber, o günlerde ts tanbul'da bulunan Nadir Hanımın kulağına gitmis. O da ötedenberi bir yalı almak istiyormuş. Doktorun yaIı»mı almak fikrine düsmüş ve bu münasebetle hem görüşmek, hem de yalıyı bir alıcı gözü ile görmek istemiş. Bir sabah «*rken, doktor bahcesinde güllerini ayıklamakla mesgul i • ken kapı çalındı. Doktor kendi açt?. Bafina gayet ince bir tül bağlamış, ffBze! yüzlS, güzel gözlü bir kız kapının Önünde duruyordu. Düyunu Umumiyei Osmaniye Hâmîllere ilân İ ffi 3 1 Arsanm kıymeti muhammenesi 62960 lira 86 kuruştur, ?u hesapla beher metre murabbaına 17 lira kıymet takdir edilmiştir. 2 Şartname herkesin görebileceği vaziyette sahs memuru nezdindeki muazzam îilmini takdim ediyor. jMii 931/172 No. lu dosyadır. 3 Tapuca müseccel ve gayrimü MASLOWA rolii büyük artist tatlı ve muhrik sesli seccel hak sahipleri tarihi ilân dan iti baren müzayedesi gününe kadar rnahtaraftndan temsil ediliyor. S hne arka.'aşı getıç ve güzel san'atkâr ?JQ kemeye müracaatle haklannı tesbit ettirmeleri lâzımdır. Aksi takdirde gayJ O H \ BOLES'in sesi de lârf ve sevimlidir. rimüseccel hak sahipîeri bedeli müzayedenin paylaşmasından hariç tutulacakbr. 4 Müzayedeye istirak edebilmek Büyük mugMnniye ve en fa'U sevılen si^ema kraliçelerinden g: için yiizde 7,1/2 pey akçesi vermek lâzımdır. TOLSTOİ'nın V0L6A meşhur BASÜBADELİMEVT es.»ıinden mukttbes Çarlar Rusyası hayatına dair SAHiLLERiNDE V E L E Z L U P E JEANETTE MAC DONALD'I en son ve muazzan, filminde alkışlamak üzere | S Sabık Osmanlı lmparatorluğunun taksime uğrıyan Düyunu Umu 3 miyesi Meclisi, 14 teşrinisani 1931 tarihli son tebliğinde mevzuu bahis olan kararın mevkii tatbika vaz'ı münasebetile metni tebliğde tediyesi mukarrer olan mebaliğin 25 teşrinisani 1931 tarihinden itibaren tediye edileceğini alâkadarana derhatır ettirir. Tediyeye memur müessesat giselerinde meclis, müfredatlı tediye ilâninı 25 teşrinisani 1931 tarihinden itibaren hâmillerin emrine amade bulunduracağından hâmilleri işbu tediye ilânındıan malumat al [P? mağa davet eder. R E GI NA L D AŞKA D E N N Y ile beraber tems1 etigi SUSAM1Ş İ Ej İMELEK SiNEMASINDÂ gidecek ve sair harikalar meyanında "VVAGNER'in "TRİSTAN ve YSEULTin ölümü w sahne«ini tamatnen taganni etti£ini işiteceksiniz. 5 Gayrimenkulü mezkur 20 gün zarfında yani 6/12/931 pazar günü saat 15 te Beyoğlu Sulh Mahkemesi Baskitabet odasrnda arttırması icra olunacak ve en fazla bedel veren zatın Üzerinde bırakılacaktır. 6 Üstünde bırakı^an zat bedeli müzayedeyi 5 gün zarfında verm"ğe mecburdur, aksi takdirde ımıamele fesih ve farkı fiat ile zarar ziyan an dan tazmin ettiri'ecektir. Talip olanlann mü racaatleri üan olunur.

Bu sayıdan diğer sayfalar: