19 Haziran 1933 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 1

19 Haziran 1933 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 1
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

.Hayat Ânsiklopedisi üncü cüzü çıktî 34 umhuri ÎSTANBUL CAĞALOCLU TeUcraf n mektap adre: Tipi Dindi! ROMAN Müellifi: Mahmut Yesari Onuncu sene: No. 3274 «a»***?* «*«bni posta kutun: tstanbui, NO 24« Parartesi 19 Haziran 933 Telefon: Ba«muharrir: 22366, Tahrir müdttrO: 23236. İdare müdürü: 22365, Matbaa: 20472 Bugün çıktı Londra Konferansında Para meselesi Para mütarekesinin mahiyeti GAZI MUSTAFA KEMAL L ondra konferansının, eğer miimkünse, halledebileceği meselelerin birincisi para meselesi olduğu görülüyor. Herşeyden evvel en büyiik ehemmiyetle ona elatdmıstır. Herkesin değilse bile büyiik bir ekse • riyetin prensipte bu mesele üzerinde müttefik olduğu anlaşıhyor. Mesele muhtelif paralar kıymetlerinin tesbiti meselesidir. Anadan doğma büyük Fransa her şeyden evvel altın kumandan ve baş esasına dönülmesini istiyor Bir Alman askerî muharririnm, Büyük Reis hak Bütün dünya milletleri Londra kon • feransına iştirak etmis olduklarına göre para kıymetlerinde istikrar temini için, eğer miimkünse, beynelmüel bir çare bulabilecek en büyiik ve belki yegâne bir toplantı karşısında buıunduğumuz meydandadır, ve iştn en kestirme halli şekli de, eğer miimkünse, bulunacak istikrar çaresini bütün milletlere teşmil etmekten ibarettir. Paralan müstakar olmıyan milletler cihan iktısadiyatında birer anarsi unsuru olmakta devam e derler de onun için. Milletlerin miinasebetleri bir hadde erişti ki bir tarafın kargaşalığından diğer tarafın müteessir olmamasına imkân bulunamıyor. Bir tarafm kargasalığı bir müddet içfn zâ • birde diğer tarafın menfaatlerine hizmet cdiyor gibi göründüğü zamanda dahi bu boyledir. Menfaatleri muhtel olan taraf nihayet harap olacak ve mah • volacaktır. tşte Herkese ait hakikî ziyan da o zaman görülür. Umutnî Harbin en büyük fenalığı o zamana kadar toplanmı* servetleri mabvederek para mefhumunu ortadan kaldırmasında olmuştur. Altm ve gü müş ortadan kalkarak nasd basılıp neden dolayı tedavül ettiğine herkesin kolayca akıl erdiremiyeceği kâğit para onlann yerini tuttuktan sonra garip bir zihniyetle cemiyetin nizamı bozuldu. Bu yüzden biçok yerlerde servetlerm mütebakisi eridi ve dağıldı. Yeni el lerde onun kıymet ve manası artık baslca bir cereyan almısh. Para kolay alınıp verflir, kolay kazanıhp kaybedilir bir madde oldu. Böylelikle eski kıymet ve ehemmiyetini kaybeden para mebzul ve kolay kredi ile hayalî bir surette alabildiğine çoğalmıs oldu. Denebüir ki insanlığm shndiki felâketi hayalî paranın ve onun kredisinin bollugundan doğmuştur. Hiç olmazsa sebeplerin bir müfaimmi budur. Altın parayı anlamak bile pek ko • lay değilken bu mübadele vasıtasını kâğıda teşmil ederek çoğaltan hareket para kıymetini zihinlerden hemen he • men bütün bütüne silmiştir. Burada hayal ile hakikatin çarpışmamasına imkân yoktu. Bu çarpısmadan sefaletler doğdu ve işte giderek anarşiler doğmak istidadım gösterdi. Kolay ve bol kaza nılıp kaybedilmesinde de pek fazla beis görülmiyen para nihayet sabun kö • püğü gibi parlak ve kof bir madde olduğunu milyonlarca insanm sefaletile göıtermiş bulunuyor. Eğer insanlarm işlerini tanzim etmek için ya altının ken'ditine veya onun esasında bir istikrara rücu olunamazsa Âdem oğullan istinat noktalarmı kaybetmiş cisimler gibi avare ve perişan sürüklenip gideeeklerdir. Dikkate lâyıktır ki oara kararsızhğının müskülâtı msanlan ilk asırlann aynî mübadele esasına döndürmüs gibidir. Bir köy halkı içinde ve nihayet yakuı köyler arasında aynî mübadelenin mümkün olduğu eski iptidailik devirlerile bütün küreiarz memleketlerinin yek • diğerlerile münacebete girdikleri as rımızm büyük ve karısık işlerini görmek nasıl mümkün olsun? Halbuki isler bir hadde doğru sürüklendi ki eğer bugün milletler yekdiğerlerfle hemen hemen aynî mübadele mânasma gelebilecek sağlam münasebetler tesis edebilseler kendilerini bahtiyar sayacaklar!.. Hey hat ki bunun ne imkânı vardır, ne de ortadaki büyük derde çare olabümek kabüiyeti. Beynelmilel alışverişini tanzina edecek olan parada tabit bir esasa avdet olunmadıkça insanlarm huzur ve sükun içinde hayat temin edici çalış malanna yol acılamıyacaktır. Bunun pek asikâr bir hakikat olduğu uz&ktan uzaga epeyce sezflmeğe basladı zannediyoruz. I Hayalî para, arkasından bütün cemîyeti bütün subelerile bir hayal cemiyeti haline sokuyor, Para hayalî, para etmiyen istihsal hayalî, hatta çok para eden ticaret hayalî, hatta devlet bütçeleri hayalî... Bu hayalât içinde cemiyet nereye gidiyor acaba? Bize kalırsa o günün birinde damm kenanndan yuvarlanacak olan bir somnambül (uykuda gezen) halindedir. Söylemeğe hacet yoktur ki buradaki hayalî tabiri albn esasına nisbetle bulunmus yeni yeni formüllerin ifadesidir. Bu formüUerde ttıantık yok değildir ama onlann haki katle temaslaruu muhafaza edebilmek Fakat Ingiliz Maliye Nazm «Akin stoklannı paylasmahyîz» deyinceM. hında Isviçre Zabitan mecmuasında yazdığı maDaladiye çehreyi değistirdL İstikrar teklifini de Amerika iyi karşılamadı kaleyi bilhassa hasutların okumasını tavsiye ederiz Millî mücadelede, mahdut hainler Amerika gümmiistesna, her Türk millî vazifesini yapmıştır. On senedenberi silâhını elinden rük resimleribırakmıyan nefer, bir düzine cephede damla damla eriyen her rütbeden mu nin yüzde on vazzaf zabit ve kumandan, bir gün evvel mektepten çıkmıs olan genç ih r»?»Hetinde intiyat zabiti, dağda yükselen efe, cep hane taşıyan kadın, Istanbulda her tehdirilmesini ve dide rağmen bir taraftan milletin maneviyatını yükselten, diğer taraftan si • ithalâta karşı ]âh kaçıran gazeteci, hayatını tehli konulmuş memnuiyetle rin kaldırılmasmı teklif etti keye koyarak cephanelikleri boşaltan tacir, ve hamal, düşmanlara ve deniz • lere göğüs geren takacı, vatant vazifesini gizlice yapan polis, her çeşit idarl işlerde çalısan memur, mektebini, tahsilini yarım bırakıp millî kuvvetleTe iltihak eden talebe, herkes, herkes millî mücadeleye hizmet etmiştir. Böyle büyük ve şanh bir zafer, ancak bütün bir milletin azim ve iradesi, emegi, fedakfirlığile kazanılabilir. Fakat, bütün bir milleti ayaklandıran, ona can ve iman veren, dökülen terleri ve kanlan, sarfedilen emekleri ve paraları boşa çıkartmyan, bunlann hepsinden emsal*iz bir zafer yaratan • kelimenin her i ki mVnaeile . bir bas vardır ki o da muhakkak, Cazi Mustafa Kemaldir. Istihlâs ve tstdkl&l cidalinde millet vücut, Mustafa Kemal ise onu idare e den baş olmuçtur. Trablusgarp Harbinde. Balkan Harbinde ve bilhassa Büyük Harpte, mil Mabadi 6 ıncı »ahifede Yukarıda »olda Amerika mmahhcun Mlster Hul natkunu okny&r, tdŞa'â ve ortada Mister Makdonalt Alman ve Belçika murahhatlarile görüfürken, »olda Mister Çemberlayn murahhaslarla hususi bir makâleme esnasında, sağdaki krokiler tngiliz nmrrahhaslartndan Lort Halisham ve Alman murahhaslartnd an Doktor Şaht Londra konferansının dünkü içtimaı çok merak ve heyecanla bekleniyordu. Çünkü bundan evvelki içtimada *6ylenen nutoklar hep sadece merasimden tbaretti. Bahusıu Amerika Hariciye Nazm ilk gönfl tngiliz Basvekilinden sonra söz söyleme» lâzım geldiği halde ortadan Mabadi S inci »ahtfede Büyük Gazi 26 ağutto» mbakt 1922 de Kocatepede taarrma idare ederken İnkılâp maarifinin temelleri kuruluyor! Umumî maarif teşkilâtı, inkılâp terbiyesi ve köycülük proşramları hazırlanmaktadır Ankara 18 (A.A.) Maarif Vekili doktor Resit Galip Bey Anadolu Ajansının bir muharririne fu beyanatta bulunmuştur: « Burada maarif işlerinin bütün sahalannda umumî ulahat esatlan ve bu esaslara göre yeni kanun lâ • yıhaları ve talimatnameler ve programlar hazırlanmakta olan komisyon bugünden itibaren tekrar çahşmalarına baslıyor. B. M. Meclisindeki iştigaller sebebile bir buçuk aydan • beri bu toplanışlara fasıla vermistik. Bütün yaz devam edecek olan mesa • inin neticesi en iyi ve en sağlam terbtye esasları üzerine kurulmuş bir Türk umumi maarif teşkilâtı ortaya kovmak olacaktır. tlk tahsile, orta tahsile, mesleki tahsile, yiiksek tahsile, halk terbi • yesine, umumî kütüpanelerimizin. isIâh ve inkişafma, müzelerimizin zenginlesmesine v e tekâraülüne, güzel v Yunanistanda ne oluyor? Iktısadî ve ziraî Suikastle komünistler de alâkadarmış lntihap mücadelesi başladı Averofta isyan çıktı Amerikan heyeti bütün memleketi dolaşacak Hükumetin îkbsadî vaziyetimtzi u mumî ve şümullü bir tarzda tetkik ettirerek ahnacak rapora göre müstakar bir iktısat programı tanzim etmsk kararile Amerikah mütehassıslar getirtmekte oldugunu, bu tetkik heyetinin müdür muavini olan müethass» Mr. Sam mervil bir müddet evvel gelerek An karada iptidaî tetkikat hazırhklarile meşgul olmağa basladığinı haber ver • mistik. Ziraat mütehassısı olarak geti • rilen Amerika hükumeti ziraat müsa virlermden Mister Gardner evvelki gün gelip Ankaraya gitmistir. Bu ihtisas heyetrae riyaset edecek olan maruf Amerikan iktısatçdarmdan Mister Hines temMabadi 6 tncı »ahifede Tetkikat eni çalısmalan izah eden Maarit Vekili Refit Galip Bey san'atlann yükselmesine, yeni Türk harflerile vücut bulacak millî tetebbî Lâtfen aahifeyi çeeirinim M Venizelos, taraftart»nnın alkışlan ve zabıta memurlannm muhafa zası altmda hastaneden çıkarkcn, Venlıelosun kurşunla delik deşik olmuş otomobili, hastanede yatan Madam Venizelos AÜna 18 (HU»MÎ) Tahkikat îşinin seyri muhalefeti tatmin etmiyor. Suikast gecesindenberi on iki gün geçtiği halde istintak hâkimliği faillerm en büyüklerini meydana çıkaramamış ve tevkif edilenlerm sorguya çekilmesi müIIIIIMIIIinillllllllllllllllllllllllinilllllllllMlllllllHIIMIIIIIIIIIIIItlHIIIIIMIUIII Universiteye Gelecek profesörler temad! teahhnrlara uğramakla Kulun muştur. Muhalifler hükumetin 6 mart vak'asi müsebbipleri hakkmda göster • diği tehalükle Venizelos aleyhmdeki suikast mürettipleri hakkında gosterdiği Mabadi 6 ıncı »ahifede ııııiMiııiMiıııımıııııııııııııııııııııııııınııııiMiııtıııııııiıııınınıııııt Yeni Tefrikamız Hani Ioş bahçelerin pek tenha bir kösesinde gölgelere sığınmış nazlı ve mağrur çiçekler olur. Hani sarmasıkların, hanımellerinin tüllediği su kenarlarmd'a bir hayal kad'ar ince ve ince bir genç kız gibi hulyalı fidanlar yetişir. Losluğa, gölgeye; adeta güneş ve hava âleminin evvelâ yaldızlayıp oyalayıp sonra renksîz ve bayağı bir eşya parçası halinde kenara fırlatıveren hayat cümbüşüne karışmaktan korkar gibi sinmişlerdir. Fakat zanneder misiniz ki onlan ya sirin bir kelebek, ya şakrak bir bülbül bir gün keffetmesin ve ruhunun yalnızlık dünyasından çekip yaratıhşındaki şiiri kendi kal • bindeki seslerle ahenkleştirmesin? *** tnsan ruhunun tahlilmde; askla nefretin nerede başlayıp nerede bittiği halledilemiyen bir kördü ğümdür ve baz&n bunlann birbirini doğuruşu tabiatin en esrarlı bir Binaların tadilâtını Pr. Egli yapacak Darülfünun için AvrupacTan müderrisler celbi takarrür ettiğini Anadolu Ajansı nın telgrafma atfen dünkü nüshamızda yaz • mıştık. Haber aldı ğımıza nazaran bu müderrisler den iki tanesi Trp Fakültesi 1çin g«tirtilecekProfesör Egh tir. Bilhassa Tıp Fakültesi emraz; cerrahiye profesörlüğüne bir ecnebi profesör getirîlecektir. Almanyadaki Yahudi aleyhtalığı meselesinden dolayı Alman tabiiyeMabadi 6 ıncı tahifede pek müsküldür, adeta muhaldir. İsin hayal kısmı işte burada baslıyor. Para mefhumu zaten çok seyyal bir man* iken kâğıt para ne oluyor büiyor musunuz? Duman ve sis. Bu satırlann muharriri havaî nakliye vasıtalarile bulutlann içinden geçti. Karsıdan pamuk yığmlarma benziyen bulut küme leri, içlerine girîldiği zaman azçok »effaf sis birikintileridir. lste altm esasma dayanmıyan kâğıt paralarm manzara ve mahiyeti budur. Ama imanlar bu hayalî senret yoluna istiyerek girmiş değillerdir. Türlü mec buriyetlere türlü formüllerin manhklan katılarak ortaya bu yeni havamn zihniyeti girmiş ve giderek insanlığı bogünkü çıkmazlara sürüklemistir. Tasavvur e din ki en zengin Avrupa devletleri A • merikaya olan borçlarını açıktan açığa vermiyeceklerini söylüyorlar. Ywmi sene evvel böyle bir hareketin düsüncesi bile en büyük cinayet sayılırdı! Kaydedelim ki istiyerek girilmemis olan bu karmakarısık vaziyetten ha diyince çıkıvermek te kolay değildir. Fakat istenilirse çıkılnr. Bu çok dehçetli cerrahî bir ameliyedir. Fakat arkasmda ölüm tehlikesi taşımıyan, bilâkis hayat vait ve temin eden bir cerrahî ameliye. Londrada işte bu paranın üıtüne el basılmışa benziyor. Allah vere de cesur olsalar, ve bu ameliyat yapılabüse. O zaman o kadar bedbinlikle karşüanan böyle bh içtimam hakikaten esash su rette müsbet bir neticesi tahakkuk «t • mif olurdu. YUNUS NADİ hâaısesidir. Uyuz bir köpek gibi iğrendiği birisini bin bir vak'adan sonra ölesiye sevdiğini anlıyanların ruhunda esen ıstırap, temayül, nefret ve sevgi fırtınasını hiç dinlediniz mi? *** Size bunlan «Gölge ÇsQe«i> i«*h edecektir. Yakında neşre başlıyoruz

Bu sayıdan diğer sayfalar: