23 Haziran 1935 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4

23 Haziran 1935 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CTTMHÜTtfYET 23 Haziran 1935 Jürklerle Süngü Süngüye No. 224 A. DAVER Çanakkalede rDikkatler Esnaf Bankası ve kurumlan ^ ötedenberi Esnaf Banka ve kurvanları bir türlü düzgiin yürüye • memiştîr. Bunun sebebterini gene esnafın düşünce ve hareketlerinde buluyorum. Esnaf Banka ve ka rumları herkesten önce esnaftn dır. Böyle olması lâztm geldiği halde bu düzenlerin baştndakiler, ne esnaftan, ne de esnafın ihtiyacla rınt bilen, tecrübeli yurddaşlar dandır. Gelisigüzel bir seçişle ?u veya bu olsun denilmiş ve o arkadaslar da bu işi yürütüp yürütemiye ceklerini bile düşünmeden işe başlamışlar ve işte ifin sonunu böylece bir çıkmaza sokuvermislerdir. Eğer esnaftan düşüncesi, tecriibesi, az çok bilgisi yerinde olanlar dan bu kurumların içine alınmif olsa, değil altnmıs, bence isteme se bile sürüktenmiş olsa kazanc ve hayatı çok iyi kavramıs olan bu yurddaşlar, kendi kurumlannı, kendi bankalarını göz göre göre, çıkmaza sokmazlar Ve sokmak ta istemezler. Buğday satışlarında parmak mı oynuyor? Izmirde milletten beş on günde yüz binlerce lira çeken zoraki fiat yükselişi bir vurgun hareketi telâkki edilmektedir İmtihan şekli fayda vermedi Muallimler arasında anket yapılıyor Kültür Bakanhğı lise ve orta mek ' tebler imtihan talimatnamesini değiş tirmek fikrindedır xe bu maksadla lise muallimlerine gönderdiği bir tamimle tedris ve imtihan usulleri hakkında mütalealarını sormuştur. Hemen hemen bütün muallimler bugünkü imtihan şeklinin aleyhindedirler. Bilhassa son defa imtihan şeklinin değiştirilmesi talebenin birdenbire yazılı ve sözlü imtihana tâbi tutulmaları mekteblerde garib vaziyetlere sebebiyet vermiştir. Efrad, hiç kimse tarafından emredilmediği hâlde ölen mülâzim Hofman için bir çelenk yapmıştı Sorl Runun hatıralanndan Harita yapmakla meşgul bazı zabitler larımızda uğuldamakla beraber, bir daşubelere doğru dört nala koştular. Tam kika sonra buna daha ziyade alâka gösgeldikleri zaman üçüncü bir obüs, uzun teriyorduk. zaman hastane olarak kullanılan binanın Güneş battıktan sonra saat 5,30 da duvanna, yani bizzat karargâhm kapısı arkadaşımızı ebedî uyku yerine götürna diiştü. Küçük holü derhal o kadar sı dük. Cesed kaldınlırken, yalnız hastane yah ve kalın bir duman kapladı ki birkaç avlusunda bulunmağa müsaade olunmuşdakika hiçbir şey görünmedi. tu. Zayiata uğramak imkânını azahmak Hemen yakınımızda, kar»nlıkta inil için yalnız birinci şubede memur oUnlar, tiler işitiliyordu. Karargâh nöbet yerindc mezarlığa kadar gideceklerdi.' Fakat A bulunan, Cezayirli bir zuhaf neferi, o nadolu bataryaları sessiz durdukUrından büs parçasile ölüm derecesinde yaralan bizzat General Brülar arabanın aıkasınmıştı. Birkaç kahraman arkadaşı ferya da yürüyerek verilen emri tutmamış oldu. dına koşarak onu hemen birkaç metro Açık mezarın üstünde erkânıharbiye reortaya naklettiler ve üzerinden teçhizatını isi birkaç veda cümlesi söyledi. General, . çıkararak kendisini bir teskereye koydu harb meydanında vazifesi başında ölen lar. Birkaç dakika sonra, bazılarının zabite vatanpervrane hürmetlerini ithaf sadakatleri hayatlanna ml oldu. Çünkii etti. yaralıyı kaldırarak birkaç adım uzaklaşDönerken düsünüyordum: Son defa tıktan sonra arkalanndan gelen obüs bir Kavfman ile dolaşırken kale hisannm evvelkinın kazmış olduğu çukurda pat önünde kazılmış olan mezarlann tam öladı. Zabitlerin ve erkânı harbiyedeki nünde bulunuyorduk ve tahlıyeden sonmemurlann büyük bir kısm bu küçük ra Türklerin bu mezarlara hürmet edip zamandan istifade ederek yemek salonu etmiyeceklerini birbirimize soruyorduk. olarak kullandığımız büyük mahfazalı lşte ayni suali bugün kendisi için sorukuleye ve kısmen de d. e. s. kulesine git yordum. meğe mkit bulmuşlardı. Ben de Tero ve Malum olduğu üzere, Türkler, bu DomiIeHe beraber bunlardan birincisine mezarlara hürmet etmemişlerdir. Seddilhenüz girmişken yeni bir patlama bizi bahir mezarhğı kendileri tarafından tahsağırlaştırdı. Kulenin kapısından dışarı rib edildi. Tabiatile onlan ölülere karşı j f a bakmakta olan erkânıharbiye yazıcı hürmet itiyadlarile nisbet kabul etmiyen lanndan biri: böyle bir harekete Almanlar sevketmiş Mülâzim yaralandı! diye bağırdı. olacaktır. Hangi mülâzim? (Şarl Runun bu iddiası yalandır. Mülâzim Kavfman!!. Çünkü Türkler, Fransız ve İngiliz meHepimizi bir sükut kapladı. En iyi zarlarına dokunmamışlardır. Bu mezarve en şen arkadaşımız olan Kavfmanı lar, üzerlerindeki abidelerle beraber orada duruyor. Eğer mezarlara hürmet tepimiz seviyorduk. r Kavfman da diğerleri gibi, nöbetçiyi etmese3 dik şimdi onların yerinde yelöldüren obüsün patlamasından sonra bü ler eserdi. A. D.) rosundan çıkmıştı. Fakat her iki kuleden Cepaneliğe düşen mermi birisine doğru koşacak yerde topal aya14 birincikânun Her günkü bomgile Fransız cephesinden aldığı bir yabardıman, dün az kaldı feci neticeler ra dolayısile topaldı obüsün patladığı yere doğru sağa sapmıştı. Sonraki obüs verecekti. Anadolu sahilinden gelen bir gelerek tam ayni yerde patlamış, tapası obüs danesi en mühim cepane dopusunuc Kavfmanın boynuna tesadüf ederek şah hava dehklerinin birinden girerek orada damarını kesmişti. Mülâzim hemen can patladı. Felâket, başhyan yangını sönvererek oraya yığıldı. Menzil merkezi \düren bazı efradın cesaret ve soğukkanhizmetleri şubesi merkezine taşındı. Ge lılığı sayesinde bertaraf edildi. Bugünkü neral Brülar şarkta ölen zabiti selimla emriyevmî, onlan lâyık oldukları veçhile medih ve sena etmektedir. mak üzere geldi. «13 birincikânun 1915 te Anadolu Tetro, Otavi ve ben civarda taşındığı bataryalanndan birinden gelen bir obüs hastanede ölen arkadaşımıza veda etmege gittik. Bir teskere içinde baştan aya danesi Seddilbahir V sahilindeki cepane gma kadar bir çadır bezi ile örtülmüş deposunun hava deliğinden girerek patolduğu halde yatıyordu. Tetro, yüzünü ladı ve 14 lük bir kovan ateş aldıgmdan görmek için bir sanıye kadar örtüyü aç derhal bir yangın başladı. (Arkan var) tı. Çehresi baruttan yanmış fakat şekli hiç değişmemişti. Yüzünde hiçbir korku eseri yoktu. Boynunun her iki tarafında parmak (Baf taraft 1 •inci sahifede) girecek kadar büyük yaralar.. Tetro ceMısır gazetelerinin Tahrandan haber sedin üzerine iğilerek hiçbir şey söylemeksizin baruttan simsiyah olmuş başı kucak aldıklarına göre mürteci ve yobazlar elaltmdan bir hiyanet şebekesi ve ha ladı. 11 birincikânun Emir çavuşlan ve reketi de hazırlamışlar, hükümdarla muhafız efrad bu sabah zeytin ve çam hükumeti devirmek için teşebbüse gi dalları kopararak Kavfman için bir çe rişmişlerdir. Maksadlan, Iranı bugünkü lenk yapmışlardı. Onlara kimse emret seviyesine yükselten Şehinşaha da kıymemişti. Bu fikir, onlara kendiliğinden makmış. Fakat zabıta her şeyi vaktinde gelmişti. Kendılerine sığınak vazifesi g> haber alarak hainleri meydana çıkar ren üstü takviye edilmiş yerlerinde otu mıştır. Yakalanan suçlular arasında rarak bu çiçek işile meşgul olmalan ve «Teceddüdü tran» ve «Şafakı Sürh» ölüm ağaçlannın dallan etrafına üç renk gazetelerinin sahibleri de bulunmak li kordelâlan sarmalan gülünç ve ayni taydı. Hainler ölüm cezasına mahkum zamanda müessir bir manzara gösteriyor edilmiş ve hepsi de 6 haziranda Tahranda asılmıştır. du. Orman endüstrimiz ve kutuluk kereste ihtiyaclarımız (Başmakaleden devam} (Bastarafı 1 inci tahifede) | Istanbul Belediyesi tamamen ymılıg bir kiîeceği dedikoduları çıkarıldıktan son hareketle ekmek narhını fırlatmakta : ra, birinci nevi un fiatleri çuvalda 200 çok acele etmiştir. kuruş kadar artırılmıştır., ; İstanbul piyasasmdaki garabet şu Bundan bir buçuk ay evveî tın fiat radadır: leri İzmirde 580 590 kuruştu. Şimdi ise Buğday 40 para yükselir, sebeb so 800 kuruştur. Bu yüzden ekmek fiati rulur: Anadoludan mal gelmiyor da onde epeyce yükseldi. Anlaşılan ve söyle dan, derler. nen, bu dedikodularm kasden çıkarıl Halbuik fiati günü gününe yükselt dığı merkezindedir. Bu suretle yalnız meğe kat'iyyen meydan vermiyecek tzmirde değil, memleketin her yerinde kadar stok vardır. Ertesi günü vagon vabeş on gün zarfında yüz binlerce liralık gon mahsul gelir, lâkin alan olmaz. bir vurgun olmuştur. garibdir Bursada fiat dururnu mu Beritaraftan Ziraat müdürü Atıf, hafaza eder, düşmez. Birkaç gün sonra Türkiyede bu yıl ne bolluk, ne kıtlık ol mahsul gelmesi kesilir ve gene garibduğunu, bilâkis bazı yerlerde ürünün dir Borsada fiatler 40 para düşer. Bu iyi durumda bulunduğunu söj'lemiştir. durum tabiî hiçbir ticaret kanununa Yani, fiatleri 7c30 derecesinde yükselt uygun değildir ve insam haklı olarak mek için hiçbir sebeb yoktur. Halbuki «bunda karışık bir iş var> dedirtir. fiatler yükselmiştir ve memleketin ek Hükumetin, Ziraat Bankasının, ekim mek gibi. en ileri bir ihtiyac maddesi işlerini bilenlerin ve borsacıhırın musır Yalnız şunu da söylemek isterim ki esnafımtzın uzaktan bakmakla üzerinde oynanmıştır. Sorulan şudur: iddiaları şu cümlede ittifak ediyor: Madem ki kıtlık yoktu. Ürün nomal « Kıtlık yoktur ve olsa bile mahsul ve arastra faydası olmıyan dedi bir durumda idi. Ne diye fiatler yük ve stoklar bize fazlasile yetişir!> kodularla vazifelerini yapmıs olPeki ve öyledir de buğday ve un fimadıklart da ortadadır. Bunun i seltildi ve yüz binlerce lira, halkın keçin, Esnaf Banka ve kurumlarına sesinden şunun ve bunun cebine aktı?. atleri durup dururken niçin yükseliyor? kardesçe elinden tutarak esnafın Bu ne ile telâfi edilecektir ve neden fi Bu mahsulün yükselişi aîçahşı mem lekette umumî mahsul ve stok vaziyetitecrübeli ve düşüncede olgunlarmı atler hâlâ inmiyor?. İzmirde Ziraat Bankası depolarında ne değil de birkaç büyük merkezdeki sokmak ve onlan kendi işlerine ve düzenlerine alıştırmak ve yetistir bir buçuk yıllık ihtiyaca kâfi gelecek satıcılarm keyfine mi tâbidir? îzmirliler vaziyet ve hâdiseyi iyi tavmek hepimiz için bir borcdur. E • derecede buğday vardır. Emir verilrise ğer bu hakikati unutursak ikinci derhal satışa çıkarılabilecektir. Yeni ü sif etmişler. Biz îstanbul için böyle bir bir deneme, bize onu daha acı ola rünün piyasaya getirilmesi de on gün hüküm vermekte acele etmiyeceğiz. lük bir iştir. Beritarafta, dedikodu yü Lâkin buğday işlerinde parmak oyna rak belirtmekte gecikmez. zünden Borsada hararetli ve yuksek fi dığını kabul etmek icab ediyor. Buğ V. ö. atli satışlar devamdadır, dayın yükselişi Borsada izah edilemi J yormuş. Bizse vaziyetin kabili izah olCUMHURİYET Buğday mesele sine dair Istanbul ve Izmir vaziyetini duğu fikrindeyiz ve korkuyonız ki gijTikanda kaydettik. Bunlardan çıkan diş kendi yaptığımıza kendimizin şaşmana şudur: Buğday ve ekmek fiatleri mak mihverinde bulunduğunu isbata uolmasm! yok yere yükseltilmiş ve hatta maalesef Bu teneki imtihanlar Bu sene mekteblerde her imtihanda en az üç kişilık bir imtihan heyeti bulunması lâzım geldiğinden imtihanlan da ayni zamana tesadüf etmesi dolayı sıle üç kişilik mümeyyiz heyeti teşikli güç olmuş ve İstanbul Kültür Direk törlüğü resmî liselere ve ortamekteb • lere ecnebi ve ekalliyet mekteblerin • deki türkçe hocalarından mümey^'iz gönderdiği gibi Türk liselerindeki muallimlerden birçoğu da ecnebi ve e kalliyet mektebleri türkçe dersleri im tihanlarında bulunmuşlardır. tstanbul Kültür Direkötörlüğünün bu hareketi çok faydalı olmuştur. Şimdiye kadar bazı ecnebi ve ekalliyet mekteblerinde türkçenin iyi okutulmadığmdan şikâyet edilirdi. Bu imtihanlar esnasında aradan pek uzun bir zaman geçmemesine rağmen bu mek teblerde türkçenin lâyık olduğu mev kii almakta olduğuna kanaat getiril miştir. Hatta bu mekteblerin bazılannda Türk mekteblerine muadil derecede türkçeleri ilerilemiş çocuklar vardır. Evlenme Bayan Vesime ile Şark Demiryollan fen memurlanndan Bay Esad evlenmişler, bu mes'ud hâdise dün Tokatlıyan otelinde iki tarafm akraba ve dostları nın bulundukları bir toplantıda kutlulanmıştır. Yeni yuvaya uzun ömür ve saadetler dileriz. değere maletmektedir. Mondiyal pazarda fiati en duşük mallardan biri de kerestelerdir. Bizim genc orman sanayiimizin kendi memleketimizde kutu fiatlerini dünya fiatile omuz öpüşen bir düzeye (seviyeye) getirebilmiş olması esasen keresteciliğimiz sayımına alkışla yazılacak bir muvaffakiyettir. Hal böyle iken üç bej kişi muvakkat kabul usulile jabancı kereste getirmekten faydalanacaklarmış diye ulusal orman endüstrimizi baltalamak elbet doğru olamazdı. Ve nitekim hüku metimizin bu boş gürültüye papuç bırakmıyacağında şüphe yoktur. Ancak Izmir yazısında ortaTığın böyle kanştırılmış olmasından dolayı kutucu ve tecimen herkeste bir kararsızlık bulunduğu bildiriliyor ki gerçekten tehlikeli olan bu durumu biran önce aydınlatmak ve kesinlendirmek gerektir. Ne olacak diye şimdi kutucu kereste almıyarak ve çalışmıyarak bekler, tecimen de şımdıden o stoklarını yapmamış bulunursa yann durum çok daralarak bu yüzden pek büyük zorluklarla karşılaşılır, ve o zaman en korkulan şey olur: Dar zamanda kutu fiatleri alabildiğine artarak bunun ziyanı da en sonunda zavallı bağcının omuzlarına yüklenmiş olur. Onun için nükumetin kesin kararile durumdaki kararsızlığı ortadan kaldırması günün en büvük zaruretidir. Erdekte yapılan kiraz bayramı Nöbetçi eczaneîer Bu gece nobetçi olan eczaneîer şunlar dır: Mehmed (Büyükada), Tanaş (Heybsli), Salih Necati (Bahçekapı), Übeyd (Cağaloğlu), Sıdkı (Lâleli). Hikmet Cemil (K"üçüitpaa<jr), Asaf (Şehzadebaşı), Nuri (Aksaray), Rıdvan (Samatys), Ilamdi (Şehremini), Arif (Karagüm rük), Hilâl (Bakırköy), Emilyadi (Fener), Halk (Hasköy), Merkez (Kasım paşa), Nail (Beşiktaş), Hılâl (Fındık h), Şişli (Şişli), Galatasaray (Galatasaray), Vinikopulo (Yüksekkaldırım), Faik Iskender (Moda), Mahmud (Ka dıköy Altıyol), Selimiye (Üsküdar). . İranda irtica Erdek (Hutusl) Her yıl kiraziarîn olgunlaştıgı zamanda bu rada kiraz bayramı yapılır. Kiraz bayramı bu »ene de yapılmıştır. Fakat bu seneki bayram fırtınah bir havaya rasş«ldiğinden çok eğlenceli olamamıştır. Buna rağmen halk, kiraz bayrammı sevinç içinde kutlulamıştır. Gönderdiğim resim bu bayram dan bir intıbadır. Eşya Piyankosu Bugün ondörtte Taksitn stadında Tfirk • Macar güreşinde yapılacak keşide, Macarlann son dakikada bazı mühim sebeblrrlerden hareketlerioi tehir etmeleri üzerine, gene ayni ttadda ve tam saatinde r T. i. C. i. Bugün Bu gece Şehzadttbaşı H İ I â I Sinemasmda \ ' " J Birinci filim : M»fhur Amerikan komiği EDIE İki büyük filiıtı bîrdvn gösterileccktir. YUNUS NADİ Mülâzimin defni Bu esnada zuhaf askerlerinden bir doğramacı, dairemizin önünde tabutun tahtalannı düzeltiyor ve çakıyordu. Şüphesiz bu manzara bize pek acıklı geldi. Fakat, ilk testere ve çekiç sesleri kulakCumhuriyat m Hükumet Şehinşah için muhafaza tedbirlerini kuvvetlendirmiş, sarayın etrafına aha sıkı bir muhafaza kordo nu konulmuştur. Maahaza teceddüd perver hükümdarın vaziyeti çok sağ lamdır. GÜMRÜKLERDE General Seyfi geldi Gümrükler Muhafaza Genel Koınutanı General Seyfi îzmirden şehrimıze gelmiştir. General Seyfi birkaç gün burada kalacak ve bazı araştırmalar yapacaktır. vi bir rob giymişti. Başında devekuşu tüylerile yeşil bir şapka vardı. Sizi gö riince çantasmı yere düşürdü. Siz de çantayı alıp vermek üzere yanına koştu nuz, haydı haydi inlcâra kaikışmayınız! Bugünlerde Kat ile yapılacak hiçbir işim yok. Mister Mike, ne tuhafsınız! Insanı güldürecek şeyleri nasıl icad edip te söylersiniz!.. Mike kaşlarını çatarak cevab verdi: Son gulen iyi güler, Mjllet... Fakat en sonra gülmek için beklemesini bilmelidir. Ya Stohonorlar ne âlemde? Onları bugünlerde hiç görmedim. Ben de öyle Mister Mike... Ben onlan görmek te istemem. Ecnebılerle pek az düşer kalkaflm. Benim için ne söylerlerse söylesinler, ben herşeyden evvel vatanperverim! Yabancıları hiç sevmem. Onlarla arkadaş olmam. Vatanperverlık insana şeref veren bir meziyettir. Bıirada olup biten şeyleri bana haber vererek. vatanperver olduğunuzu filen de göstermenizi nekadar isterdim. Burada geçen herşey sizin malumunuzdur. Eğer isteseydiniz bunlan bi Beşiktaş Fenerbahçe 935 senesî şild şampiyonluk maçından evvel çekilecektir. Tunç Vücudfer Şarkılı, zengin varyeteli ve tamamen renklı büvıik tilm. CANTOR'un oynadığı ( Keşide biletlerine ikramiye isabet etmiyenler, bir hafta sonra gazeteler ile ilân edilecek bir seri ecnebi maçlarına parasız gireceklerdir.) ze anlatır ve zabıtaya mazinizi biraz unuttururdunuz. Millet derhal ciddî bir ta\ır takmdı ve cevab vermekt« acele etti: Eğer en ufak birşey bilmiş olsaydım bunu derhal söylemekte tereddüd etmezdim Mister Mike! Ben bu muhitten tamanıejı haric yaşıyorum. Hiç kimse benimle ne müşavere eder, ne de işlerine dair tek kelime soyler. Bundan müteessırım zannetmeyin... Bilâkis çok mem nunum. Dedim ya ben sükunetten ve maziyi unutmaktan başka birşey istcmiyorum, J>en.... Mike sert bir ta\ırla bağırdı: Bu boş lâkırdılan bırakımz, Mil let! •** Mike, Krim Stritte yaptıgı bu gezinti esnasında görünmiyen bir düzine insan tarafır/Jan gözetlenmişti. Katın amcası miralay Vestanjer bunIarın başında geliyordu. Iri yapılı, kıranta bir adam olan eski ingiliz miralayı evinin üçüncü katında bir perdenin arkasmda idi. Ellerini arkasına bağlamıj, poliı müfetti{inin en ufak bir ( YAŞAYAN OLULER ) Fransızca sözlü dehşet ve heyecan hltni Matineler II den itibaren başlar ZOM Bi İkinci film : kım basmakalıb şeyler mmldandı. Sonra kendisinin en büyük emelinin maziyi u nutmak, ömrünün son günlerini sulh ve sükun içinde geçinnek olduğunu sjjyle di. Mike: Çok güzel! dedi. Sevimli komsu Iannız ne âlemdeler, Mister Millet? BeD burada bir oda kiralamak niyetindeyim. sizin bildiğiniz boş bir yer yok mu? Ben evimde yalnızbaşıma oturu yorum, Mister Preterston! Eğer bu ar zunuzda samimî iseniz size odalanm dan ikisini kira ile verebilirim. Sizi evimde kiracı görmek benim için büyjik Liı §ereftir. Polis müfettişi bu teklife kulal asmıyarak sordu: •j Kat ne yapıyor? • f Kat mı? Ha, siz Mis Vestanfer den bahsetmek istiyorsunuz galiba! Onu epey zamandanberi görmüyorum. Zannedersem son defâ geçen perşembe günü Tercüme eden: Yazan: ömer Fehmi Başkut Edgar Vallas görmüştüm. Evet bunu ben de biliyorum. OğMuter Mıllet içini çekti.. Insanların Ieden sonra iki bucukta deeil mi? So h olaa meyilleri hakkında bir ta kakta rasgeldiniz. O beyaz benekJi mt • m bölemi ı 12 hareketini bile gözden kaçırmıyordu. Za kata indi ve geniş, son derecede iyi dö n rif ve sevimli lisan muallimi Gregori o şenmiş bir salona girdi. Bu salonda bir nun yanında duruyor, içtiği sigarayı ateşi piyano vardı. Ve bir genc kız, Kat, buharicden görünmesin diye avcunun içinde nu çalmakla meşguldü. Amcasının içeri saklıyordu. girdiğini görünce parmaklarını klâvyeden ayırdı. Başını kaldırarak baktı. Nihayet her zamanki tatlı sesile: Miralay, dedi, acaba ben bu delikanlıya nehire yakın tenha sokaklardan birinde bir gece yarısı hiç rasgelmiyecek Krime Stritte yeni hazırlanan plân miyim? Miralay homurdandı: Genc kız sordu: Bu, bilhassa bugünlerde hepimizin Mike ne yaptı? en biü>ik temennisidir! Bu gencden hiç Miralay bir koltuğa oturdu. Cebîn3en hazzetmiyorum. Diğer zabıta memurları bir püro çıkararak ucunu disjerile kesti. na benzemiyor. Bir zabıta memuru daıma S o n r a : ' ' • J " ; > ' ' ' ' •'• •••••>'••• nefret edilecek bir adamdır ama bu hep Millet ile konuştu, dedl Ah onun sinden daha fena, hepsinden daha men kafasındaki şeyleri bir bilsem... Yok fur! Miralay beyaz biyıtlanm cfışlerile mu: Kat güldü: çiğniyordu. Mikenin Milletten aynldıgını Bir zabıta memurunun yapnîak" îsgörüncl!; pencerenin önünden çekildi. Arkadaşına hitaben: * • tediği şey asla bilinemez. Zannedersem " Onu gözetlemege devam ediniz! o Krim Stritte ne olup bittiğini anlamak dedi. Yahud daha iyisi peşisıra bir adam istiyor. Gene mi Krim Strit. Bu tabiri kulgönderiniz! lanmayınızL Miralay bu sozleri soyliyerek baştan (Arkam par), agağı halı döjeli bir merdjîcnden birina

Bu sayıdan diğer sayfalar: