13 Nisan 1936 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

13 Nisan 1936 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CUMHURÎYET 13 Nisan 1936 Viyana Dönüşü I M. Turhan Tan ( Şehîr ve Memleket Haberleri ) Siyasî icmal Lodos fırtması Dün limanı alt iist etti Dün, şiddetli bir lodos fırtınası limanı ve Marmarayı altüst etmiştir. Fırtma daha geceden fasılalı bir yağmurla başlamış bulunuyordu. Gündüz öğleye doğru süratini büsbütün artırarak hatırı sayılır bir fırtına halini aldı. Buna rağmen civarda, batmış olan bir iki kayık müstesna limanda ehemmiyetli hiçbir kaza olmamıştır. Lodos fırtınasmda yalnız Anadolu kıyılarında bazı kayık ve motörler karaya vurmuştur. Tophanede bağlı bulunan Denizyollarının küçük vapurları da rıhtıma bindirmemek için açılmışlardır. Lodos fırtınasile sular yükselmiş ve Halicde bazı yerleri gene su basmıştır. îstiyoruz! Sebebsiz olarak işten çıkarılan 7 amele Fatihte Taşhanda oturan Bekir, Osmanla Yedikulede Gazhane sokağında 13 numarada oturan Rüştü dün matbaamıza şu şikâyette bulundular: « Bizim, Bilâl, Mecid, Said, Sevket isminde dört arkadaşımız daha vardır. Hepimiz yedi kişiyiz. Yedikule Havagazi fabrikasında çahşıyorduk. Hiçbir kabahatimiz yokken, sebebsiz yere bizi işimizden çıkardılar. Hepimiz güçlü, kuvvetli insanlanz. İşimize dört elle sarılmış vaziyetteyiz. Bir kabahat te yapmadık. Bizi işten çıkarmalarmm sebebini sorduk. «Metro handan öyle emir geldi» dediler, başka da birşey söyIemediler. Fakat yerlerimize hemen baskalarını aldılar. Hepimiz colıık çocuk sahibi fakir kimseleriz. Bu fabrikadan aldığımız yevmiyelerle her biri beş altı nüfuslu ailelerimizi güç geçindiriyorduk. Simdi sefalete maruz bulunuyoruz. Bizi isten çıkarmalarmm sebebi nedir? Bunu öğrenmek istiyoruz.» Bu adamların söyledikleri doğru ise bu yedi amelenin sebebsiz yere işten çıkarılarak böyle sefalete ma ruz bırakılmalan doğru değildir. Alâkadarlann bu işi ehemmiyetle tetkik ederek bir yanlışlığa ve bu gibi yanhşlıklardan doğabilecek acı neticelere meydan verilmemesini istiyoruz. 24 saatte Dört sirkat ve yankesecilik vak'ası oldu Şehrimizde son 24 saat içinde dört sirkat ve yankesicilik vak'ası olmuştur: 1 Yüzbaşı İhsanın emirberi Ali tramvayla Sirkeciden Taksime gider ken cebinden 15 lirası çalınmıştır. 2 Fatih Çinilihamam arkasmda oturan Sıvaslı Bekir Unkapanına giderken cebindeki cüzdanını Unkapamnda Kesercilerde oturan 23 yaşlarında Osman tarafından çarpıldığım anlamış ve polise müracaat etmiştir. Osman yakalanmıştır. 3 Tophanede Cihanyandınm kah vesinde yatıp kalkan Üsküblü Ahmed Akbıyıkta tavuk çalarken yakalanmış tır. 4 Meşhur Şipşak Halid, Saraymeydanı caddesinde seyyar şekerci Neşetin bir lirasını dolandırıp kaçmıştır. İspanya Cumhur Reisi S spanyadaki sonu ne olacağı belli ol[j mıyan kanşıklık hiç beklenilmiyen yeni bir buhranla büsbütün fenalaştı. Bütün kanşıkhklar içinde devletin ve memleketin idaresinde sabit ve müstakar yegâne istinadgâh olan ve ayni zamanda nâzımlık vazifesini yapan Cumhurreisi Alkala Zamora hatır ve hayale gelmiyen bir darbe ile iskat edildi. Cumhurreisini düşürenler sol partiler ittifakıdır. Halbuki bugün îspanyada sollan iktidar mevkiine getiren Cumhurreisinin kendisi olmuştur. Sollar kendisine teşekküre bile barcludurlar. Bu şükranı ise kendisini düşürmekle ödediler. Sağ ve merkez partileri ise Cumhurreisine, son intihabı yaptırarak ekseriyetin ve hakimiyetin sollara geçmesine sebeb olduğundan dolayı kızgın olduklan için, kendisini kurtarmağa zerre kadar çalışmadılar. Cumhurreisinin lehine parlamentoda topu topu beş meb'us rey verdi. Yeni İspanya kanunu esasisi mucibince Cumyurreisi parlamentoyu iki defa fes hedebilir ve bundan kendisine hiçbir mes'uliyet terettüb etmez. Fakat üçüncü defa feshederse yeni parlamento toplandığı zaman kendisini sorguya çekebilir. Eğer yeni parlamento son feshinin lüzumlu ve zarurî olmadığına hükmederse Cumhurreisi azledilmiş sayılır. Geçen parlamentoyu M. Zamora ef kân umumiyede sola doğru bir kuvvetli cereyan peyda olduğunu ve bu cereyana rağmen parlamento ile hükumetin sağlarla mutedillerin ellerinde kalması caiz ola mıyacağmı düşünerek feshetmişti. Ekseriyeti sollann kazanacağmı bildiğinden feshin üçüncü olmasından dolayı kendisinin sorguya çekileceğini hatınna getirmemişti. Bilâkis sollann minnettar kalarak gelecek Cumhurreisi intihabında kendisine yardım edeceklerini ümid etmişti. Sorguya çekilecek olsa bile cumhuriyetin ilânından sonra teşekkül eden Kortesin müessesan meclisi olmasından dolayı asıl parlamento sayılamıyacağını ve binaenaleyh son fesihle üçüncü defa değıl, ikinci defa parlamentoyu feshetmiş addedileceğini tahmin etmişti. Fakat yeni parlamento toplanır toplanmaz ilk işi son feshin lüzumlu ve zarurî birşey olup olmadığını araştırmak olmuştur. Sağlar ve mutediller kendisini tutmadığmdao beş muhalif rey haric olarak ittifakla feshin lüzumsuz olduRuna yeni Kortes yani parlamento karar vermiştir. Bu vaziyet karşısmda M. Zamora istifasını vermiş tir. Yirmi günde intihabı zarurî olan yeni Cumhurreisi işe başlaymcıya kadar Kortes reisi ve sosyalistlerin lideri M. Barrios cumhurreisliği vazifesini de yapacaktır. Sollann bu hareketi, yeni intihabdan sonra yaptıklan hapisaneleri açmak, kilise ve manashrlan yakmak, sağlan tethiş etmek, eski muhtariyetleri iade etmek, yerleri paylaşmak gibi nizam ve kanuna uymaz müfritane işlerin yeni bir neticesidir. Mevcud tesisatı yıkmak ve yenilerinin yapılmasını sonraya bırakmakla hulâsa edilebilen bu hareket lspanyayı sonu belli olmıyan bir tarafa sürükleyip götürüyor. Bu hareketin sürükleyici bir kuvvet ve yol olmasına M. Zamora sebeb olmuştu. Cereyan kendisini de sürükledi. Şimdi dahilde ve haricde soğukkanlılıkla düşü nenlerin yegâne ümidi Başvekil M. Azanaya tevcih edilmiştir. Önüne geçilmez olan ve her şeyi yıkıp deviren cereyanı tehlikesiz bir istikamete sevkedebilecek ve İspanyayı kurtarabilecek adam odur. Vaktile bugünkü Ingiltere gibi cihangir bir devlet kuran, Afrika ve Amerika karalannda ve denizlerinde Avrupanm manasız harblerinde en güzide unsurlannı erittikten sonra üç asır uyuşmuş kalmış olan İspanyol milleti, bugün uyanmış ve harekete gelmiştir. Fakat, tutacağı salim istikameti bulamadığmdan şimdilik yalnız herşeyi yıkıp devirmekte dir. İspanyol milletinin intibahı iyi idare edilecek olursa Avrupa ve bütün dünya kuvvetli, canh ve yapıcı yeni bir unsur kazanmıs olacaktır. «Cumhuriyet» in tarihî tefrikası: 1 Köprülü Mehmed Paşa, bu seksenlik koca vezir; binlerce gence kılavuzluk ediyor, aslanlara yol gösteren bir kurd gibi en önde yürüyordu! Bir güllenin tarihi Serçeşme Deli Murad, yanık yanık yalvardı: Di gel, naz etme, anlat. Nice at tjydın o gülleyi? Kara Mehmed, yataklı bıyıklannı u zun uzun sıvazladı, dalgın dalgın mırıldandı: On beş yılhk hikâyeyi söyletip ni'deceksin? O bir işti oldu, bugün unutul d Beriki ayak diredi, and verdi, yemin verdi ve sonunda arkadaşını yumuşattı, yola getirdi. Belki bu kadar ısrara lü zum yoktu. Kara Mehmed, o habranm küllenmiyen ateşile zaten tutuşmuş gibiydi. Dudaklan susarken gözleri konuşu yordu. Fakat ruhunu ansızın şahlandıran bu tahatturun zevkini gene içinde tutmak istediğinden dilsiz bir belâgate bürünüp kalmayı tercih ediyordu, candan sevdiği Serçeşmenin zorlaması üzerine bu dilsizliği bıraktı, gözlerinde tutuşan ateşi du daklanna da geçirdi, anlatmağa başla dı: Tam on beş yıl oldu Murad, on Keş yıl. Ben Akdeniz Boğazında top çuydum, Kumburnunda bulunuyordum. Ne gecemiz geceydi, ne gündüzümüz gündüz. Metristen bir yere ayrılamıyor duk, top kundağını yastık yapıp uyku kestiriyorduk. Limniyi, Bozcaadayı alan Venedik donanması Kepez önünde do laşıyordu. Bizi bir gafil avlasa Boğazı aşacaktı, îstanbula ulaşacaku. îşte biz bu kara günü görmiyelim diye uykusuz kalıyorduk, gözümüzü denizden ayırmıyorduk. Venedik donanması Kâfirbucağile Büyükkepez arasında duruyordu. îki yakadan da onlara top ulaştırmak gücdü. Onun için savaşı gemiler yapacakh. Koca vezir, bizim donanmaya başbuğ seçilen Çerkez Osman Paşaya hücum emri verir vermez gemiler yürüdü. Kalyon kalyona, çektirme çektirmeye, mavna mavnaya çatmak gerekti. Biz, metrislerimizden fırlamıştık, düşmana doğru süzülen gemilerimizin köpüklerine gözlerimizi sararak bu yürüyüşü seyrediyorduk. Ne gökü görüyorduk ne yeri. Yüreklerr miz durmuş gibiydi. Hepimiz titriyor duk. Çünkü Istanbulun sonu bu savaşa bağhydı. Venedikliyi, yenip kaçıramazsak îstanbul elden gitmiş olacaktı. Koca vezirin getirdiği donanma, bizim tersanenin son kırıntılarıydı. Bozguna uğrarsak yeniden kalyon düzmek belki de mümkün olamıyacaktı. Çünkü hazine tamtakırdı, işler bozuktu, vezirler hayırsızdı. Düşman da fırsat kaçıracak soydan değildi. Savaşı kazanır kazanmaz İstanbula ağıverecekti. Biz bunu bildiğimiz için tepeden tırnağa kadar göz kesilmiştik, gemilerimizin yüz aklığı göstermelerini bekliyor duk. Derken ilk çatışma oldu. Ömer kaptanın mavnası bir Venedik mavnasına saldırdı. Arkadan Süleyman kaptanla Halil kaptanın mavnalan yetişti, Venedik gemisi üç yandan sarıldı, sıkı bir ateşten sonra düşman bayrağı alaşağı edildi, yaradan, bereden iler tutar yeri kalmıyan mavna, yedeğe alındı. MÜTEFERRİK Gayrimübadil işleri Izmir, Toros ve Mersinde bulunan ayrimübadillere aid emval ve emlâki mahallen tetkik etmek ve bunlann tasfiyeleri için mahallî idarelerle görüşmek üzere buralara gitmiş olan Gayrimüba dıller komisyonu reisi Faik Nüzhetin bir iki güne kadar şehrimize dönmesi bek lenmektedir. Gayrimübadillerin bu şehirlerle Zonguldakta bulunan mallarının tasfiyesi için tedbir ahnmıştır. Alâkadarlar bugünlerde gayrimübadillere bir nakid tevziatı yapılmasına ihtimal vermemektedirler. Şimdiye kadar verilmiş olan 16 milyon liralık bononun yansı itfa edilmiştir. Henüz kulanılmamış olan bonolann miktan azal dıkça bono kıymetlerinin yükseleceği ümid edilmektedir. POLÎSTE KENDİLERİNİ BİLEMİYECEK KADAR İÇMİŞLER Şehrin muhtelif yerlerinde kendilerini bilemiyecek halde olan iki sarhoş yakalanmıştır. Bunlardan biri Ramisli 36 yaşında bahçıvan Esad oğlu Hilmidir. Hilmi, Galatada Necatibey caddesinde öteye beriye sataşarak rezalet çıkarmek isterken ya kalanmıştır. Sabıkah Kel Tevfik te Keresteciler caddesinde elinde bıçakla sarhoş bir halde etrafı haraca kesmek isterken yakalanmıştır. AĞIR YÜK TAŞIRKEN ÖLDÜ Ağır yük taşımak evvelki gün yeniden bir hamalın ölümüne sebebiyet ver miştir. Gazliçeşme hamallarından Bakırköy Yenimahallede oturan 40 yaşlannda Aziz arkadaşlarile beraber palamut çu vallannı taşırken, orada bulunan ha mallar kesedan Hüseyne «ben ölüyo rum» diye bağırmış ve düşüp ölmüştür. Aziz muayene edilmiş, ölümün dimağına kan hücum etmesile öldüğü anlaşılmıştır. HIRSIZ BEKÇİ ARANIYOR Süngercilik şirketi kasasından 1100 lira çalarak kaçan bekçi Abdurrahman dün de bulunamamıştır. Maamafih zabıta hırsizın izi üzeruadedir. Paskalya münasebetile gelenler Dün paskalyanın birinci günü idi. Evvelki gece sabaha kadar kiliselerde dua eden hıristiyanlar dün bayramlannı yaptılar. Paskalya münasebetile şehrin hayatında mahsus bir canhlık göze çarpıyordu. Bilhassa Beyoğlu tarafmdaki caddeler çok kalabalıkb. Paskalya münasebetile limanımızdaki ecnebi vapurlar donanmıştı. Paskalyayı şehrimizde geçirmek üzere dün de Atina, Bükreş ve Sofyadan bir • çok seyyahlar geldiler. Bunlar salı gönü memleketlerine döneceklerdir. Paskalyadan dolayı bugün ve yarın birçok hıristiyan mağazalan ve müesseseleri kapalı olacaktır. Artık bizdeki sevinci sorma. Bu ilk kazancı uğur sayıyorduk, savaş sonunun hayırlı çıkacağını umuyorduk. Meğer alKoca bir ramazan böyle geçti, bay danıyormuşuz, meğer bizim gemilerde ram gelip çattı. Istanbulda herkes şen gizli düzenler kuruluymuş. lik yaparken biz gene metriste şekersiz Gene sustu, gamh gamlı düşündü ve kuru peksimed çiğneyip düşman gözlü ağhyan bir sesle anlattı: yorduk. O sırada bir gün karşı yakada Venedikli, kale içeriden alınıyor, bir kaynaşma oldu, alay alay asker gödiye saman altından altın yürütüp bizim ründü, arkasından donanmamız belirdi. Eh, artık bizim de bayramımız geldi de gemicilerin çoğunu fesada vermişmiş. Bumekti. Bütiin yoldaşlar kucaklaşıyorduk, nu biraz sonra anladık. Çünkü Ömer kaptanla arkadaşlan düşman mavnasını öpüşüp ağlaşıyorduk. yedeğe alırken otuz pare çektirmemiz, Hakkımız da vardı, kaç aydır Boğabaşta Kaptan Paşa baştardesi olduğu zm şu köşesinde unutulmuştuk. Ne ha halde umulmaz bir manevra yapmağa limizi soran çıkıyordu, ne yardımımıza başladı, Kâfirbucağına doğru dümen gelen. Halbuki düşman gün başına im kırdı. Düşman berideydi, dövüşen mavdad alıyordu, bol yem bulan domuzlar nalar ortada yapayalnızdı, bizim donangibi boyuna semirip şişiyordu. Ot yüzü ma kaçıyordu!.. görmiyen biz kurbanlık koyunlar ise herBu nasıl iş, demeğe kalmadı, beş altı gün biraz daha eriyip dermansızlaşıyor Venedik gemisi bizim şanlı mavnalarımıduk. Büyüye tutulmuş, kötürümleşmiş gibi bir türlü Beşiktaş önünden aynlamı za saldırdı, ilk hamlede tutsak gemi el yan donanmamızın ansızın görünmesi, den çıktı, ardmdan Halil kaptanın mavRumeli yakasına asker gelişi birden içi nası ateş alarak çırpına çırpına battı, Sümize ferahlık verdi, hepimizi sevincden leyman kaptanınki zincire vurulup sürüklendi. Yalnız Omer kaptan, turna sürüsü ağlattı. » ortasında kalan yaralı bir şahin gibi penSen de bilirsin ya. Orduyu Boğaza çeleşe pençeleşe sıyrıldı, bizim topların geriren, donanmayı da kötürümlükten gölgesine sığındı. Fakat içindeki üçyüz kurtaran Köprülü Mehmed Paşa idi. Serdengeçtiden otuzu ancak sağdı, üsttaSeksenlik koca vezir, binlerce gence kı rafı ölüp gitmişti. lavuzluk ediyordu, aslanlara yol gösteŞimdi gene ağlıyorduk, hem de çocukren yaşlı bir kurd gibi en önde yürüyorlar gibi döğünerek ağlıyorduk. Gözümüdu. Bu dinc koca, Rumeli yakasın da çok durmadı. Soğanlıdereye toplar zün önünde mavnaların yok olup gitmesi, yerleştirdikten sonra bizim yakaya geç bütün donanmanın tek gülle atmadan bir ti, Küçükkepezde otak kurdu ve bay bucağa büzülüp kapanması gücümüze giram ayınm beşinci günü savaş emrini diyordu. Elimizden gelse toplara binip denize atılacaktık, ateş kusa kusa düş verdi. mana saldıracaktık. Ne yapalım ki top Kara Mehmed, durdu, hafızasındak sahneleri sıralamak ister gibi uzun bir denizde yürümüyordu, güllelerimiz de lâhza düşündü ve sonra heyecan içinde düşmana ulaşamıyordu. söze başladı: [Arkası uor] Sağbk ve Ziraat Vekilleri geldiler Sağlık ve Ziraat Vekilleri dün sabah Ankaradan şehrimize gelmişler ve Haydarpaşada karşılanmışlardır. Her iki Vekil şehrimizde bir iki gün kaldıktan sonra tekrar Ankaraya döneceklerdir. ADLÎYEDE «Tecellii Adalet» vapuru Deniz Ticaret müdürlüğü îstanbul Deniz Ticaret müdürlüğünün umum müdürlük haline konulması için bir lâyiha hazırlandığını yazmıştık. Bazı zarurî ve malî sebebler yüzünden bu teşkilâtm şimdilik geri bırakılacağı söylen mektedir. Yeni teşkilâtın gelecek seneki bütçede nazarı dikkate alınması muhtemeldir. Münir Nureddin konseri San'atkâr Münir Nureddinin yarın gece Beyoğlunda Fransız tiyatrosunda bir konser vereceği haber ahnmıştır. En büyük Türk musiki üstadlarmın seçme e serlerinden ve bilhassa halk şarkılannm en beğenilmişlerinden mürekkeb zengin bir programa istinad eden bu konserin daha evvelce verilenler gibi ve belki onlardan daha fazla rağbet göreceğine şüphe yoktur. Bunlar ansıl bekçi? Bursa (Hususî) Eski Belediye re islerinden Cemal Yağcı Çekirge yolun daki köşkünün üst katında çocuklarile yatmakta iken saat 24 te evine bir hırsız girmiştir. Bu hırsız, gündüzden bahçed dayalı duran bir merdiven görmüş, gece bu merdiv^nle köşkün üçüncü kat penceresini açmış ve oradan eve girmiştir. Fakat oda kapılannı kurcalarken e\ sahibi Cemal Yağcı, tıkırtıya uyanıyor, derhal elektrik düğmesini çevirip ortahğı aydınlatıyor. Bu sırada hırsız kaçıyor Cemal Yağcı hırsızı tanıyor. Yanıbaşında yeni bir ev yaptıran tütün tüccan Ra simin yapısında çalışan işçilerden biri.., Cemal ertesi gün bekçilere hâdiseyi anlatıyor ve karakola haber vermelerini bildiriyor. Bekçiler vak'adan iki gün geç • tiği halde bunu karakola bildirmiyorlar Polis başka yerden bunu öğrenince derhal tahkikata başlıyor. Hırsız işçi yaka lanryor, ayakkabları evdeki ayak izlerine tatbik edilince ayakkablann izlere tama men tetabuk ettiği görülüyor ve suçun fa ili olduğu anlaşıhyor. Mahalle bekçileri de hâdiseyi haber vermediklerinden sor guva çekiliyorlar. Şıle açıklarında karaya oturan «Te celiJi Adalet» vapurunun sahibi mahkemeye müracaat ederek vapurunun kur "Nazilli fabrikası inşaatı anlmasındaki ihmalden dolayı Türk devam ediyor jemi Kurtarma şirketinden 50,000 lira zarar ve ziyan istemişti. Mahkeme bu Nazilli (Hususî) Müstakbel sanayi alebin reddine karar vermiştir. hayahmızda büyük rol oynıyacak ve o nisbette zeriyatımıza, pamukçuluğumuza İzmirin Yamanlar suyu ve toprak işçüiğimize tesir yapacak olan Izmir (Hususî) Yalnız Karşıyaka Nazilli kombinası inşaatı hararetle devam nın istifade ettiği Yamanlar suyundan, îz etmektedir. mire de getirilerek 50 litrelik damacanaBir taraftan da pamuk tohumlarınm ısların azamî 30 kuruşa satılması hakkmda lahı, pamuk tarlalan, arazinin sulanma Belediye meclisinde bir müzakere geç mevzulan üzerinde ehemmiyetle durul miştir. Ayni zamanda su tesisatı olmıyan maktadır. Nazilli ve havalisi, bu bakun evlere yapılacak su satışının kontrolü de dan parlak bir atiye namzed bulunuyor. istenmiştir. Belediye reisi, bu dileklerin Şehirde şimdiden hayat değişmiş gibidir. tatbik kabiliyetlerinin zorluk ve azlığm İmarata da o nisbette ehemmiyet veril dan bahisle bir tecrübe yapılmasını ileri mektedir. 5Ürmüştür. Kabul edilmiştir. Kombinada, evli ve bekâr işçiler için Ödemiş köylerinde bir yangm yapılmakta olan ev inşaatı bitmiş gibidir. Keza, müdürlük evi de bitmiştir. Ödemiş (Hususî) Beydağı nahiyesinin Dağ köyünde yangm çıkmış, köylü İzmir Vilâyetinde umumî teftiş îzmir (Hususî) Valimiz Fazlı nün gayretile söndürülmüştür. İki evle bir Güleç, bazı işleri tetkik için Ödemişe gitmerkeb yanmıştır. ti, geldi. întıbalarından memnuniyetini Kemalpaşa kazasmda bir bildirdi: cinayet « Halk işlerinin iyi idare edildiğini Kemalpaşa (Hususî) Ören kö sevincle gördüm. Yeni mahsul yılı bize yünde İbradılı Mehmed oğlu Ali, eski ümid verici şekildedir. Köylümüz, halinhusumetten doğan bir kavga neticesinde den memnundur» dedi. Vali, yakında yılhk ve umumî teftişine Aksekili Hüseyin tarafmdan öldürülmüşbaşhyacaktır. tür. Katil, bıçağile yakalanmıştır. Balkan Çocukları Koruma kongresi Sovyet konsoloshanesinde bir filim daha gösterildi MUHARREM FEYZt TOGAT Merzuka öldü Karaköyde mahallebici Haci Recebin dükkânında Uzunköprülü Hüseyin pehlivan tarafından tabanca ile vurulan Merzukanm vaziyetinin vahim olduğunu yazmıştık. Merzuka evvelki gece Sen Jorj hastanesinde ölmüştür. Atinada toplanan Birinci Balkan Çocukları Koruma kongresinin kapamşı münasebetile yapılan merasimde bulunanlar Atina 9 (Hususî) Atinada toplanan Birinci Balkan Çocuklan Koruma kongresi, dün, son içtimamı yaparak kapanmıştır. Kongrenin kapamşı müna sebetile yapılan merasimde Kral ve Veliahd altı Balkan memleketinin murahhaslan, Yunan hükumet ve devlet ricali ile sefirler hazır bulunmuşlardır. Mera sime Türk elçisi Ruşen Eşref refikalarile beraber iştirak ebnişlereKr. Yunan Krah İkinci Jorj, bir veda nutku irad ederek hazır bulunanları ve komşu altı Balkan memleketi murahhaslarını selâmlamış, kongrede verilen kararlar için hayırlı muvaffakiyet dilemiştir. Onümüzdeki hafta içinde Atinada büyük pthatoloji kongresi toplanacaktır. Kongreye iştirak etmek üzere Atinaya gelecek Türk doktor ve profesörlerinin Romanya vapurüe gelmeleri bekleniyor. Cumhuriyet Konsoloshanenin salonunda filmi seyredenlerden bir grup Nushası 5 Kuniftnr jTurkiye Senelik 1400 Kr Alb aylık 750 0 ç aykk 400 Bir ayltk 150 Izmir panayırma Yunanlılar iştirak edecek Izmir (Hususî) Yunan konsolosu Belediye reisini ziyaret ederek, dost vı komşu hükumetin bu yıl da panayınmız. resmen iştirak edeceğini bildirdi. Panayı yerinde ve Kültür parkta faaliyet devam etmektedir. Panayır kısmında bir de kazino yaptırılacaktır. îstanbul Sovyet Konsoloshanesinde dün Halkevleri, Tıb cemiyeti, Konser vatuar ve matbuat erkânının iştirakile bir toplantı yapılmıştır. Davetlilere evvelâ güzel bir spor filmi gösterilmiştir. Bu filim, Karadeniz sahillerinde yüzme müsabakaları. yapan sporcuları, Türkistandan atla Mosko veya gelen süvarileri, Londrada festü vale iştirak eden Rus, Özbek, Gürcü. dansözlerini ve Sovyet Rusyada filimcilik sahasında yapılan terakkileri gösteriyordu. Filim görüldükten sonra davetliler, Moskova radyosunun Türkiye için yaptığı neşriyatı dinlemişlerdir. Bir sene evvel Istanbulda zevkle dinlemiş olduğumuz Sovyet san'atkârları, dün ak şamki konserlerinde de çok muvaffak olmuşlardır. şeraiti i &> 1700 Kr. 1450 800 yoktur

Bu sayıdan diğer sayfalar: