21 Nisan 1937 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

21 Nisan 1937 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CUMHURİYET 21 Nîsan 1937 Tarihf tefrika • 95 Yazan : M. Turhan Tan (Tercütne ve iktibas ediiemez) Denîzler Şahinşahı Barbaros Türklüğe Cezayir gibi bir ülkeyi armağan etmekle Yavuz Sultan Selimi son derece memnun etmişti îşte Hurrem Sultan mevzuuna ve cnun çevirdiği entrikalara pek büyük alâkası olmak hasebile hikâye etmek istediğimiz Iran harbi de o manasız çar pışmalann en mühimlerinden biridir. Bu harb, dedeğimiz gibi zavahire göre iki İranlı ve bir Osmanlı valismin ihaneti r yüzünden tekev\ ün etmiş olmakla beraber hakikatte Ibrahim Paşanın kendi murdar hulyalanna inkışaf vermek ve Iran Şahı Tahmasb'ın da vaktile Yavuza mağlub olan babası Şah Ismailin öcünü almak istemesinden doğmuştur. Ibrahim, eskilerin zeval bulmak iizere bulunan ikbale temsil olarak söyliyegeldikleri gibi kanadlanmış kannca duru mundaydı. Kanad, kendine karıncah ğını unutturuyor ve bir kartal gururu veriyordu. Iran seferini şerefli ve müsbet bir neticeye erdirdikten sonra tahta geçmek azmindeydi. Ordu ile iyi anlaşmayı, yapılacak hamlenin boşa gitmemesine medar olacak her tedbire başvurmayı tasarlamıştı. Bu sebeble Padişahı İstan bulda bırakarak kendisi ordunun başına geçti, İrana doğru yola çıku. Hünkâr, ancak dokuz ay sonra payıtahtı bırakacak ve vezirile buluşmak üzere sefere çıkacaktı. Hünkâr, gene gebe kalan Hurremin yanıbaşında bulunmak için İbrahimden ayrılmıştı. Fakat bu sebebi açığa vurmak yakışık almıyacağından deniz işlerile yakından meşgul olacağını gene İbralıimin telkinile yaymış bulunuyordu, bu, hakikate de uygun bir bahane idi. Çünkü Şarl Ken'in teşvikile Akdenizde K >akım hareketler vukua gelmişti. Osı nlı nüfuzunu tehlikeye düşerecek hâdıseler yüz göstermişti. Hünkâr, karada olduğu gibi denizde de mutlak bir hakimiyet temin etmek zaruretini duyduğundan o devrin denizler şahinşahı olan Barbarosu, korsanlıktan çıkanp kendi deniz kuvvetlerinin başına geçirmeği tasarL maktaydı. îbrahimin sefere çıkışı Barbarosun îstanbula davet olunduğu günlere tesadüf eder. Padişah, kendi kalemile yazdığı bir mektubu Sinan Çavuş vasıtasile denizler şahinşahma yollamıştı. Asıl adı Hızır olan Barbaros okuma bilen her Türk çocuğunca malum olduğu üzere şerefli bir cidal devresi sonunda Cezayir kalesini ele geçirmiş ve oranın beyi olmuştu. Tunusa da hâkim gibiydi. Onun eğer dilemiş olsa Fası da, Garb Trablusunu da zaptederek şimalî Afrikada bir büyük devlet kurmasına engel yoktu. Fakat, şahsından ziyade Türklüğü düşündüğünden ve o sırada yeryüzünde Türk gücünü en parlak hamlelerle Osmanlılar temsil ettiğinden Barbaros ta, kendi bıleğinin kuvvetile, zaptetmiş olduğu Cezayirde sultanlığını ilân etmedi, bir avuc Türk dilâverlerile birlikte elde ettiği memleketi Osmanlı bayrağı altına koymak arzusunda bulundu, Hacı Hüseyin adh bir deniz aslanını o sırada Mısırda bulunan Yavuz Sultan Selime göndererek emelini bildirdi. Türklüğe Cezayir gibi bir ülkeyi armağan eden, Tunusun himayesi hakkını veren yiğit ve necib Barbarosun bu asil hareketi Yavuzu son derece mem nun ettiğinden ona, yarı müstakil bir bey olduğuna delâlet etmek üzere kılıç, bayrak ve davul gönderdi. Barbaros, artık Osmanlı bayrağı altmda harbediyor ve Türk celâdetini her gün yeni bir zaferle denizlere tanıttırıyordu. Sultan Süleyman işte bu büyük denizciyi İstanbula çağırmıştı. Barbaros, bir tahtın etrafında çevrelenip post kavga sına giriştikleri halde biri o tahta sahib, kırk üçü mezara müntakil ve yalnız bir tanesi kurtulmak fırsatına nail olan kırk beş Tunus prensinden kendi yanına kaçabilmiş olanmı büyük ve kıymetli hediyelerle birlikte İstanbula yolladıktan sonra Akdenizde şöyle bir dolaştı, yirmi beş gemiden mürekkeb bir İspanyol filosunu tarumar etmek, birkaç gemi yakalamak suretile parlak bir zafer kazandı ve o taze zaferin şerefini kılavuz yaparak istanbula geldi. Ibrahim Paşa, denizler şahinşahı Türkün payıtahta gelip te Hünkârın elini öptüğü, Osmanlı bahriyesini düzeltmek ve yükseltmek işini omzuna almaya söz verdiği ^sırada kışlak ittihaz ettiği Haleb şehrinde bulunuyordu. Barbarosla Padişahın başbaşa verip konuşmalarını doğru bulmadı, Hünkâra bir mektub yollıyarak şöhretli denizcinin kendisine saygılarını sunmak üzere Halebe gönderilmesini istedi. temsilindeki hâdise Eczacıların senelik programı yapıldı Vak'anın cereyan şekli Cuma günü Taksimde bü kongresinde tavazzuh etti Ilâçların ucuzluğuna dair mühim görüşmeler yapıldı yük merasim yapılacak ( Şehir ve Memleket Haberleri ) Siyasî Yeşil Hilâlin Çocuk haftasının Fransada sol Ecza fiatları Çocuk haftasmın programını hazırla mak üzere Beyoğlu kaymakamı Danişin riyasetinde dün Beyoğlu kaymakamlı ğında alâkadarlann iştirakile bir toplantı yapılmış ve şu program tesbit edilmiştir: 23 nisan günü saat 11 de talebe Cum huriyet abidesi etrafında toplanacak, şehir bandosu îstiklâl marşını çalacak ve talebe de hep bir ağızdan İstiklâl marşını söyliyecek ve Deniz mektebi talebesi tarafmdan meydandaki direğe sancak çe kilecektir. Bundan sonra Çocuk Esirge me Kurumu ve şehrimiz Halkevleri namma Beyoğlu Halkevi reisi Ekrem Tür bir nutuk söyliyecek, talebe arasından aynlan birkaç çocuk ta bu bayramın ehemmiyeti hakkmda kısaca birer nutuk vereceklerdir. Abideye Çocuk Esirgemt Kurumu, Halkevleri ve diğer müessese ler tarafmdan çelenkler konacaktır. Talebenin intihab edeceği bir çocuk heyeti büyüklerimize tazim telgraflan çekecek ve merasime nihayet verilecektiı. Saat 15 te tepebaşı kışlık tiyatrosunda r Beyoğlu Halkevinin temsil şubesi ta a fından çocuklara muhtelif piyesler gös terilecektir. 24 nisan cumartesi günü saat 10,30 da Akay idaresinin bir vapuru ile Beyoğlu mıntakası ılkmektebleri talebesi Boğazda gezıntıye götürülecek, bu gezıye şA:'n bandosu da iştirak edecektir. Ayni gün de saat 14 te Taksim bahçesınde Beyoğ lu Çocuk Esirgeme Kurumu tarafmdan çocuklara bir gardenparti verilecektir. 26 ve 27 nisan günleri Beyoğlunda Melek, îpek, Sümer, Yıldız, Şık, Al kazar sinemalarında Beşiktas ve Beyoğ lu kazalarına tâbi mekteblerdeki çocuk lara saat 10 dan 12 ye kadar sıneına gösterilecektir. * * * Çocuk Esirgeme Kurumu 23 nisan çocuk bayramına tesadüf eden cuma günü tertib ettiği müsamere, balo, kır eğlencelerine bir de spor müsabakası katmış v? bu maksadla Galatasaray ve Güneş kuIüblerınden Taksim stadyomunu temin etmiştir. Çocuk haftasının üçüncü gününe tesadüf eden pazar günü Pera, Kurtuluş, Yenişişli ve Arnavudköy takımlarının iştirakile bir turnuva tertib edılecek, ikışer ikişer karşılaşan takımların galibleri aralarında fınal maçını oynıyacaklardır. Bi1 turnuvada birinci çıkacak takıma aynca bir kıymetli kupa hediye edilecektir. partiler Yeşilhilâl menfaatıne verılen (Seki/lnci) piyesinin temsilinde vuku bulmuş olan müessif hâdiseyi dünkü sayımızda yazmıştık. Profesör doktor Behçet Sabit temsil gününden beş gün önce bir loca satm almış olduğu halde tiyatroya geldiğinde kendi locasının başkaian tarafmdan işgal olunduğunu görmüş ve locayı oraya fuzulî olarak girenlerden tahliye ettirmeğe imkân bulunamadığından ailesi erkânı ve misafirlerile beraber gerisin geriye dönmeğe mecbur olmuştur. Dünkü sayımızda bu meselede en fcna cihetin profesör Behçet Sabit tarafmdan satin alınmış olan locayı bizzat YeşilhiiâIe mensub bazı kimselerin işgal etmiş bulunmalarında olduğuna biraz kuvvetlıce işaret olunmuştu. Yazımızdaki ikinci reis sözünden doktor Ibrahim Zati alınarak bu fuzulî işgali yapanın kendisi olmadığını ve kendisi o gün tıyatroda bulunmuşsa da 19 numaralı kendi locasında oturmuş olduğunu müteessir bir lisanla bize Sultan Süleymanın Cezayırden getırsöyledi. terek deniz kuvvetlerinin başına geçirtBiz yazımızda doktor îbrahim Zatıtiği büyük Amiral Barbaros Hayreddin den bahsetmemiştik ve kendisinin cemiTeklif gerçekten küstahça olup Hün yette ikinci reis olduğunu da bilmiyorduk. kârı da, Barbarosu da gücendirecek bir Nezih bir zat ve değerli bir doktor olduşeydi. Fakat harbe çıkmış bir ordunun ğunu yakinen bildiğimiz Ibrahim Zat:başında bulunan, bütün°devlet kuvvetle nin sözlerine inanırız. Kendisinin bu hârini elinde bulunduran ve Padişahı tem disede şahsî bir fena hareketi yok olduğu sil eden îbrahimin şu cür'etine Hünkârın şüphesiz surette anlaşılmış bulunuyor. göz yumması lâzımgeliyordu. Barbaros Yazımızdaki reis sözleri doktor prcfeise teşrifat işlerine değer verir bir adam sör Behçet Sabite hâdise mahallinde Yedeğildi. Hünkârın, ellerini uğuşturarak: şilhilâlin bu temsiline bakmak vazifesini «îbrahim seni görmek istiyor, ne dersin üzerine almış olan bir zatın ve fazla olaHayreddin?» diye üzüle üzüle keyfiyeti rak polis memurunun verdiği izahlardan haber vermesi üzerine teessür göstermedi: ileri gelmiştir. Vazifeye davet olunan po Ferman, dedi, senindir. Ben ka lis memuru: dirgalarımı yelkenle kamçılayıp denizler Ben ne yapayım, bunlar cemiyetin aştığım gibi ata da rüzgâr hızını vermeğı reis vekilleri, tiyatro da kendlierinin, nasıl bilirim. Devletlu veziri intizarda koymak doğru değil, hemen yann yola çıkayun, karışayım? Demiş. Filhakika profesör Behçet Saonunla buluşayım. bitin locasını işgal edenler arasında Ba Berhudar ol Hayreddin. Tutumuyan Safiye Hüseyin de bulunuyoıdu. nu beğendim, çelebi kişjsin. Anlaşılan Bayan Safiye Hüseyin YeşılFakat ilâveye de lüzum gördü: hilâlin reis vekillerinden veya idare aza îbrahimin seni görmek istemesi smdan biridir. Nitekim Bayan Safive ününü duya duya merak etmesindendır. Hüseyin locadan çıkarak orada ailesıle Gidersen, gözü, gönlü açılır, memnun ve misafirlerile duran loca sahibi doktor olur. Lâkin seni ben zorlıyacak değilim. Behçet Sabite koridora konulacak sanIster git, ister gitme. dalyelere oturmasını teklif etmiş ve dok Giderim ulu Hünkâr. Biraz da ka torun: rada dolaşayım, ülkenizi göreyim. (1) Koridora konacak sandalyelere Barbaros, sekiz arkadaşile hemen atbaşkaian otursunlar da biz locamıza gilandı, îbrahimin karargâhına gitti. Bu relim. gidişte, denizin ata binip dağları, ovaları Teklifine karşı ise locadakilerin bır aşmasına benziyen bir azamet vardı ve türlü çıkmak istemediklerini söyliyerek dalgaların akışını hatırlatan bir hızla yakendisi de locaya girmiş ve oturmuştur. pılmıştı. Ibrahim, nüfuzunu bir kat daha Bu şartlar içinde Behçet Sabite göre tebarüz ettiren bu büyük ziyarete lâyık olduğu ehemmiyeti vermekten geri kal ya locaya aid hakkını ihkak için orada madı, orduda hazır bulunan bütün dev ısrar edip kalmak, yahud innallaha maaslet ricahni yanmda divan durdurduğu sabirin diyerek çekilip gitmek düşüyor halde Barbarosu kabul edip el öptürdü du. Birinci şık daha ziyade Yeşilhilâl ave kendisine «Paşa» unvanmı verdi. Lâ leyhine çıkacak bir skandal olurdu. Behkin Padişah, yirmi günde Halebe gidip çet Sabit uykusunu kaçıran bir sinir buhgelmiş olan büyük denizciye îbrahimin ranile boğuşmağı tercih ederek bu skantahmil ettiği zahmeti unutmadı, hafıza dah bertaraf eylemiştir. İşte olan biten i§ bundan ibarettir. sında sakladı. Şimdi vaziyet iyiden iyiye tavazzuh (Arkası var) etmiş bulunuyor. Meselede Yeşilhilâün (1) Barbarosun Istanbulda Padişahla gö manevî şahsiyetini mes'ul tutmağa bıie ruşmesinı ve Halebe gıtmesını, muverrıh bir denızci şoyle hikâye ediyor: «Barbaros, mahal yoktur. Ancak artık kim olduğu en yakın ve en değerlı arkadaşlarmdan on anlaşılan bir vatandaşın kendi hakkı elsekız kaptanla birlikte huzura çıktı. Hepsı mıyan bir yere fuzulen girdiği ve bu hakorsanlıktan gelme dilâverlerdı, saray âdetlerinl bilmiyorlardı, en büyük saygının reketile orada diğer bir vatandaşın rakel öpmekten ibaret olduğunu sanıyorlardı. kma tecavüzle iktifa etmiyerek hakikî hak Bu sebeble ne iğildiler, ne yere kapandılar. sahibi ailesi ve misafirlerile geldiklen Onde Barbaros olmak uzere sıra ile ilerlediler, birer bırer Sultan Süleymanın elini sonra da bu tecavüzde sebat ve ısrar eyöptüler. Hünkâr, onlarm durumları kadar lemiş bulunduğu meydandadır. dirayetlerinı de mukemmel buldu. Hangı Meselenin yalnız hak noktasından mümüşkül işten soz açsa onlarda pervasızlık nakaşaya tahammülü olmaması şöyle goruyor ve mahzuz oluyordu. O sırada meşhur Andrea Dorya, Akdenizde korkunç bir dursun, muaşeret âdab ve erkânı bakımınadam olmuştu. Hünkâr, bu herife karşı ne dan da iler tutar yeri yoktur. yapılacağını sorunca Barbaros: «Onun iâBu işte sayın Yeşilhilâl kurumunun gekırdısı nu olur? Nıcedir kâfiri arıyorum, rek mütecavizi takbih eylemek, gerek nabenden kaçıp duruyor. Sen emret yalnız, ben onu gemilerile beraber havaya uçuru hak yere tecavüze uğrıyana tarziye verrum» demiş ve bunun üzerine Sultan Su mek hususlarındaki vazifelerini yapacağı leyman kendini tutamıyarak heyecan içinsüphesizdir. de şu îltifatta bulunmuştu: Hızır Bey. Sen bu yurdun en hayırlı oğlusun. Allah senden razı olsun, sana Tozkoparan asfalt döşeniyor Belediyece'Perapalasın arka tarafın Hayreddin ismini veriyorum. Bundan geri bu adla anılacaksın. daki yolun tamirine başlanmıştır. PaB Bu esnada Veziriâzam Ibrahim Paşa Ha keler sökülmekte, duvarlar yıkılmak lebdeydi, Hayreddin Beyin yanına gelme tadır. Yol tamamile asfalt olacaktır. sird «iltimas» ettiğinden Sultan Süleyman Şişli istikametinden gelen bütün vesait kendisini gidip gitmemekte muhayyer bı raktı. O, gitmeği tercih etti, Halebde hil'at bu yoldan Köprüye inecektir. giydi; avdetinden biraz sonra îbrahimin Bir resim federasyonu verdiği Beylerbeyilik rütbesi Vezirliğe çıkarıldı, Kaptanı Derya yapıldı.» kuruluyor Esfari Bahriyye S: 359 Türkiyede mevcud resim teşekkülle rinin birleşerek bir <Resim federasyo nu» vücude getireceklerini haber aldık. Balkan Antantı posta Güzel San'atlar Birliği, Müstakil Res anlaşması sam ve Heykeltıraşlar Birliği ve «D» Atina 20 (Hususî) Bugünkü Resmî grupu olarak ayrılmış olan bu teşek gazete, Belgradda Türkiye Yugoslav küllerin her birinden ayrı ayrı gönde ya Romanya ve Yunanistan telgraf, rilmiş olan üçer murahhas dün Alayposta ve telefon idareleri tarafmdan bu köşkünde toplanmış ve federasyonun emeseleler hakkmda sıkı bir teşrıki me sasları üzerinde konuşmuşlardır. Neti sai yapılmasmda verilmiş olan kararlan ce yakmda hükumete bildirilecek ve tasdik eden bif emirnameyi neşretmiş bütün birliklerin menfaatlerini koruyan tir. bir de nizamname hazırlanacaktır. ransada 1934 senesi 6 şubatinda Pariste çıkan kanh hâdiselerdenberi partiler arasındaki mücadele adeta bir muhasama şeklini almıştır. Bu yüzden Fransanın dahilinde emniyet bir türlü takarrür edememekte ve bundan da Fransanın haricî politikası ve nüfuzu çok müteessir olmaktadır. Fransanın yannki vaziyetinin ne olacağı belli değildir. Bunun için Fransanın dış politikasına ve yardımına müttefikleri bile inanamıyor. Bunlardan her biri Fransa ile ittifakını zahirde muhafaza etmek ile beraber hakikatte kendisinin emniyet ve selâmetini başkalan ve hatta Fransanın düsmanlarile anlaşmakta aramaktadır. Fransadaki mücadele başlıca faşist liğe yakm otorite taraftan müfrit sağlarla komünist ve sosyalist gibi marksist sol partiler arasında cereyan etmektedir. İki taraf ta yekdiğerlerinin yalnız mağlub edilmesine değil büsbütün imhasına ça Lşmaktadır. Lâkin bunlann bu kadar ileri gitmelerine bir derece mutedil partiler mani olmaktadırlar. Çünkü iki taraf ta paflâmentoda nüfuz ve ekseriyet sahibi olabilmek için bu partilee muhtaçtır. Meselâ son intihabda marksistler an cak radikal sosyalist mutedil partisi ile (Halk cephesi) namı altında birleşerek ekseriyet kazanmışlardı. Sosyalistlerin lideri Blum'ün kurduğu kabine dahi marksistler kadar radikal sosyalistlere de dayanmaktadır. Kabinenin Harbiye Na zırı Daladier, Hariciye Nazın Delbos gibi birçok mühim azaları da bunlardandır. Radikal sosyalistlerin kızıl ve müfrit solcu ve marksist olmamalan sosyalistler ve komünistler gibi işçi ve sermayesiz sınıflan değil bilâkis az çok sermaye, emlâk, ticaret ve fabrika sahibi orta bor juvazi sınıfını temsil etmelerinden ileri gelmektedir. Başvekil Blum sosyalist eri ve bahusus amele ile komünistleri memnun etmek için haftada 40 saatten fazla çalışılmaması gibi birçok içtimaî kanunları meydana getirdikten sonra bu faaliyete birdenbire bir fasıla vermiş olması radikal sosyalistlerin tazyiki eseri dır. Birkaç gün evvel amele sendikalan birliği reisi Jouhaux söyledıği nutukta ameleyi içtimaî kanunların tatbikında itidal gözetmeğe ve inzibata ve mezkur kanunlara verilen fasılanm makul oldu ğunu kabule davet etmekle radikal sosyalistlere tesir yapmak ve bunlan ürkütmemek istemiştir. Çünkü radikal sosyastlerin mühim parti toplantılan zamam • yakınlaştığını görüyordu. Hakikaten bu toplantılar geçen pazartesi Carcassone şehrinde yapıldı. Toplanılann reisi radikal sosyalistlerin her işi serbestçe tetkik etmek salâhiyetini haiz olmak şartile sol partilerin heyetine girmiş olduklarını ve bu heyetin mevcud mesai programını daha müfrit işlerin pro« gramı takib eylemesini kabul etmiş ol < madıklarını ehemmiyetle kaydetmiştir. Dunkü toplantıdan hir intiba Dün öğleden sonra Eminönü Halkevi salonlarında Eczacılar cemiyetinin yılhk kongresi akdedilmiştir. Eczacı Ahmed Cevadın başkanlığında yapılan toplan tıda evvelâ heyeti idare raporu okunmuş ve muhtelif azanın tenkidlerinden sonra, rapor aynen kabul edilmiştir. Bundan sonra ilâc fiatlarının ucuzlatılması, ec zanelerin tatilü ve muhtelif ilâclarla Vekâletin tanımış olduğu ilâcların her ec zanede ayni fiatla satılması ve eczacı kalfalannın muntazam bir sicille çahştırılıp yetistirilmeleri hakkmda muhtelif teşebbüslerde bulunulması için teklıfler yapılmıştır. Bundan başka ana caddelerde bulu nan eczanelerden gayrisafi irad üzerin den alınan kazanc vergisinin çok yük sek olduğu görüşülmüş ve bu hususta alâkadar makamlarda teşebbüslerde bu lunmak üzere bir heyetin Ankaraya gönderilmesi kararlaştınlmıştır. Dün yapılan intihabda yeni heyeti idareye eczane sahiblerinden: Hüseyin Hüsnü, Mehmed Cevad, Ali Kemal. îsmet, Aşaf ve laboratuar sahiblerinden: Hulki İsmail, Niyazi, asker eczacılar dan: General Eyüb Sabri, memur eczacılardan: Münir Osman, ve serbest ec zacılardan da: Hasan Mehmed seçil mişlerdir. Yeni heyeti idare ilk içtimaını haftaya salıya yapacakbr. Öğrendiğimize göre Sıhhat Vekâleti haricdeki sefaretlerimiz vasıtasile topla dığı ecza fiatlan listelerinde memleketi mizin iktısadî ve malî hususiyetlerini gözönünde bulundurarak yaptığı inceîemelerden sonra yakında bir ecza fiatı listesi neşredecektir. Toplantınm nihayetinde gerek mesîek ve gerek memleket ölülerine hürmeten celse beş dakika tatil edilmiş ve büyüklerımize tazim talgraflan çekilmesi için ortaya atılan fikir müttefikan kabul e dilmistir. INHİSARLARDA Inhisarlann nefis tuzları DEMİRYOLLARDA Avrupa hattında yapılan tenzilât Nafıa Vekâleti, Devlet Demiryollarma geçen Avrupa hattı banliyösünde tenzilât yaptıktan sonra Sirkeciden Edirneye kadar olan ana hatta ve Alpullu Kırklareli arasındaki şube hattın'da da tenzilât yapmağı muvafık görmüş ve bu husustaki tarifeyi göndermiştir. Bu yeni tenzilâtlı tarife ile muhtelit katarlarla seyahat edecek yolculara umumî tarife üzerinden yüzde 50 ve gidış, geliş büet alanlara da yüzde 60 tenzilât yapılacaktır. Ekspres ve Alpullu Kırklareli otoraylan için gidiş, dönüş bileti alacaklar fotoğraflı birer bilet almağa mecbur tutulacaktır. Gidiş, dönüş biletleri 15 gün için muteber olacaktır. Bu tarife 23 nisandan itibaren mer'i olacaktır. Millî Müdafaa VekiHnin dünkü teftişleri İnhisarlar idaresi tarafmdan îzmir Çamaltı tuzlasmda kurulan asrî tuz imalâthanesinde çok nefis bir şekılde hazırlanan sofra tuzlarından nümune paketleri içinde matbaamıza da gönderilmiştir. Çok ince. kuru olarak hazırlanan tuzlar, insanı imrendirecek kadar nefis ve bembeyazdır. İnsan eli değmeden Kabul edilen karar suretinde gerek fa< doğrudan doğruya parşömen kâğıdlara şistlere ve gerek marksistlere karşı demok* sarılan ve çok zarif kutulara konulan bu sofra tuzlarına, piyasada satılan hu rasi, hürriyetlerin müdafaası, muntazart^ susî imalâthanelerin tuzlarından çok u bir bütçe ve orta sınıflann müdafaasi cuz fiat konmuştur. istenilmiştir. Fakat nümunesini gördüğümüz ve çok Diğer bir karar suretinde şahsî tasar* beğendiğimiz bu tuzları henüz piyasada rufa, mesai ve toplantı serbestisine riaye* ve bakkal dükkânlarında bulmak kabil ti temin edecek tedbirlerin hukumet ta * değildir. rafından alınması taleb edilmiştir. Halk tnhisar idaresinden, bu nefis mamucephesi programının ancak âkidlerin ya* lâtın şehrin her tarafına ve en ufak bak ni radikal sosyalistlerin de tam muvafa' kal dükkânlarına kadar gönderilmesmin katile mutedil ve tevsi edilebileceği de teminini, gerek halkın sıhhati, gerekse ayrıca kaydedilmiştir. înhisar mamulâtmın sürümü namma teSarraut dahi radikal sosyalistler Halk menni ederiz. cephesine merbut olmakla beraber mark* sizme kaymıyacaklarmı kat'î olarak ha • ber verdıkten sonra demiştir ki: « Biz komünist değiliz. Kanuna va parlâmento usulüne sadık kalarak terakki istiyen demokratlanz. Yeni kanunlar bızi marksizme süriikliyemiyecektir.» Bu gibi sözler ve karar suretleri radikal sosyalistlerin Fransayı komünistliğe sürüklemiyeceklerini ve lüzumu halinde Halk cephesinden ayrılacaklanm ihtar ediyor. Yani artık Fransanın müfrit sol yola gitmesine radikal sosyalistler razı olmak istemiyorlar. Lâkin bu tasavvur ve niyetlerin tatbik edilip edilemiyeceğini ancak zaman gösterecektir. Çünkü müfrit sol cereyan hâlâ çok kuvvetli ve sürükleyicidir. Maharrem Feyzi TOGAY Mıllî Mudafaa Vekilı tarafmdan dün teftiş edilen Kocatepe torpitosu Mıllî Müdafaa Vekili Kâzım Özalp, dün öğleden sonra Kasımpaşadaki Deniz kumandanlığına gitmiş, oradan da Halicde bulunan Kocatepe torpitosunu ziyaret ve teftiş etmiştir. Mayısm ilk haftasında Londraya gidecek olan Kocatepe torpitomuzun hazırlıkları bitmek üzeredir. Millî Müdafaa Vekili, torpitoda merasimle karşı lanmıştır. General Kâzım Özalp, yanında Deniz kumandanı ve diğer askerî ümera olduğu halde torpitonun her tarafını gezmiş, efradı teftiş etmiş, yapılan hazırlıklar hakkmda gemi kumandamndan izahat almıştır. Millî Müdafaa Vekili bugün de teftişlerine devam edecek, ve Başvekille birlikte Ankaraya dönecektir. Cumhuriyet NUshasa 5 kuruştur. Hariç için 2700 Kr. 1450 m 800 a Yoktui Abone çeraiti Senelik Altı aylık Oç aylık Bix aylık Türkiye için 1400 Kr. 750 > 400 » 150 •

Bu sayıdan diğer sayfalar: