28 Temmuz 1937 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3

28 Temmuz 1937 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

28 Temmuz 1937 CUMHURIYET SOJNT HâdiseSer arasmda Bir imlâ kongresi lâzım SON HATIRALAR: Ihtilâlcileıin ileri harekâtı devam ediyor Paris gazeteleri İtalyanın ademi müdahale siyasetinde tuttuğu yolu müştereken ve şiddetle tenkid ediyorlar [Baştaraîı 1 inct sahtiedei eni harfleri dokuz senedenberi kullanıyoruz. Artık bu Halid Ziya Uşaklıgil harflere «yeni» demek için Başvekil, bozuk spor sebeb kalmıyacak kadar uzun bir zateşkilâtını kat'î surette man geçtiği halde, en basit imlâ kaidelerini tesbit etmiş değiliz. İki, üç, ıslaha karar verdi dört türlü yazıldığı halde yanhşhğmı Niçin karar verdiler? Galiba Trak ğu kadın ihtimamlanndan uzak geeeler... [Bastarajı 1 inci sahtfede\ hiç kimsenin ispat edemiyeceği bin yanın şimal tarafından zuhur edebilecek Pek büyük hayretle gördük ki hünkâr lerce kelime var. İşte birkaç tanesi: bir fazla iştiha hâdisesine karşı Türk or bu haberi alınca kendisine bayram günle vaziyette tutmak sevdasından vazgeçmi SARAY ve ÖTESi Gençlîğe büyük bir müjde Edirne seyahati lan Fransız fotoğraf muhabirlerinden Madam Taro ile bir Avrupa gazetesinin hususî muhabiri M. Ted Allan'a son süratile gitmekte olan bir tank çarpmıştır. Tank, hükumetçilere aiddi. Madam Taro, ezilmiş ve hastanede ölmüştür. M. Allan'ın ayağı kırılmıştır. İngiliz sıhhiye heyetinin doktorlann dan Randolph Sammenberger dün Brunete cephesinde telef olmuştur. thtilâlcilerin Madrid öniinde zayiatı Madrid 27 (A.A.) Erkânıharbiye, asilerin payıtahtın garbinde uğramış oldukları zayiatm yirmi beş bine baliğ olmakta bulunduğunu tahmin etmekte dir. Fransız gazetelerinde şiddetli neşriyat Paris 27 (A.A.) Paris gazeteleri, îtalyanın Londradaki hattı hareketi hakkında sert ve şedid hükümler vermekte berdevamdır. Petit Parisien, diyor ki: «Usule müteallik kanşıklıklar içinde kaybolmak üzere olan hakikî esas meselelerine rücu edilmiş olduğunu görüyor ve kaydediyoruz. Ademi müdahale si yasetinin kat'î surette iflâs etmemesi matlubsa bu babda karar vermek için de daha epey vakit mevcuddur.» «Echo de Paris» gazetesinden: «İspanyadaki iki tarafın muharib si fatlarını tanımak nasıl mümkün olur ki böyle bir tanıma diğer milletlerin bita raflıklarını ilân etmelerini istilzam eder, halbuki 80,000 îtalyan ve Alman mu haribi îspanyada tutunurken bu nasıl mümkün olur?» Epoque gazetesi diyor ki: «Grandi, dün Makyavel'in de fevkine çıkmış ve îngiltere Hariciye Nezaretinin sualnamesini göndermesine mâni olmuştur. Grandi, mezkur sualnamenin esasmı teşkil eden muvakkat İngiliz sureti tes viye projesinin müdafii kesilmiştir. De mek, dünyada olmıyacak şey yoktur. Grandi, geçen hafta «îtalyanın hattı hareketini hayrete şayan bir ittifakla ingiliz plânını torpillemeği istihdaf eder» göstermiş olan Fransız matbuatına karşı laarruza geçmiştir. Fransız gazetelerinin bu ittifakı, bizim için şerefli hirşeydir, zira bu hal, Fransanın kendisine sağır muamelesi yapıldığı zaman birleşmesini pekâlâ bilmekte olduğunu göstermekte dir.» Ami du Peuple, diyor ki: «Fransız Amerikan mesai birliği, halelden masundur. Her iki hükumet, bir inkıta vukuu lâzımsa bu inkıtaın ip hamdan hâli bir mesele üzerinde vukua gelmesi muktazi olduğu mütalea?ında bulunmaktadır.» Popoulair, diyor ki: «Halihazırda usul meselesi bertaraf edilmiş olduğundan müşkülâta esas meselede tesadüf edilecek ve îtalva taarruzuna devam edecektir.» Humanite, diyor ki: «Eden'le siyasetlerini onun siyasetine uydurmak bedbahthğına duçar olmuş olanlar, ingiliz Hariciye Nazın lehine bir zafer kaydetmişlerdir: Brunete'de Hit lercilerîn kazanmış oldukları bir zafer ve bu zafere refakat eden kıtaller.. Fran sanın sözünü duyurması ve aldatılmış olmaktan artık usanarak şu ilk ihtiyat ve basiret tedbirini alması icab eder: İspanya ile ticaret serbestisinin yeniden tesisi.» Madrid kapılarında kanlı muharebeler Navalcarnero 27 (A.A.) Ha vas ajansı muhabirinden: Hükumet kuvvetleri, dün bidayeten zapt ve bilâhare terkedilmiş olan mevzileri yeniden almağa karar vermişlerdir. Bu kuvvetlerin mesaisi akim kalmış ve Franco kuvvetleri, günün sonunda, Villaneuva de La Canada civanna varrnışlardır. Milislerin taarruzlarına birçok tanklar da iştirak ettirilmiştir. Milislerin 50 ka dar tank kaybetmiş olduklan tahmin e dılmektedir. Askerî kıymetlerile şöhret kazanmış olan birçok alay ve taburlar Frankistler tarafından külliyen imha ve perişan ecj;i. mişlerdir. Sanat San'at Olmuşdur Olmuştur Garbde Garbda Garpte Garpta Her şey Herşey Sahelerde Sahalarda tsrar Israr Vakti Vakh tstanbul Istanbul Hâmit Hâmid Aynı Ayni Aynı yazı içinde birkaç türlü imlâ kullanıldığını da çok görüyoruz. Yeni harflerin kabulünden sonra türkçenin grameri esash bir değişikliğe uğramamıştır. Bir lisanın bünyesile harflerinin alâkası ancak şekle aid olduğu için bazı küçük tadiller yapılması icab ediyordu. Bu kadar basit bir çerçeve içinde bile imlâ anarşisinin önüne geçilemedi. Dokuz senedir geceli gündüzlü çalışıldığı halde lisanın bünyesine uygun bir imlâ üniforması bulunamadı mı? Hayır! Bugün gramer ve yazı davasile meşgul tek bir tesekkül bilmiyoruz ki türkçeyi bu başıbozuk imlâdan kurtarmağa çalıştığını bize müjdeliyecek bir işaret vermiş olsun. Lâkırdıyı burada keserek işin pratik tarafına gelelim: Kültür Bakankğı içinde bilhassa yazı yazanlann bulunduğu bir gramer ve imlâ kongresi toplar da, ihtilâf noktalan üstünde verilen kararlan bütün gazetelerle ilân ve mekteblere tamim ederse, başlıca vazifelerinden biri olmakla beraber, bu hizmetile gene bütün yazanlann ve okuyanlann şükranını kazanır. dusunun türlü geçmiş buhranlara rağmen ihmal edilebilecek bir kuvvet olmadığını, Türk saltanatının da ihtiyar padişahının yıpranmış hayatına rağmen henüz pek zinde bir azimle topraklarının bir karışmı bile terketmiyecek kadar metanet ve mukavemet sahibi olduğunu göstermek için buna lüzum gördüler. Her akıllarına gelen için hemen karar vermek ve verilecek kararların icrasma hizmet edecek vasıtaları tetkik için zaman geçirmeğe rıza gösteremiyen bir acele ile harekete geçmek itiyadında olan bu üç adam arasında (Mahmud Şevket, Talât, Mahmud Muhtar) bu iş ihzar ve tertib edildikten sonra saraya haber verildi: İlkönce Seyidlerde, Türk satvetinin başlıca zeminlerinden birini teşkil eden bu sahada, bir büyük manevra yapılacak ve onun hitamına doğru hünkâr maiyetile oraya uğrıyacak, bir mutantan geçid resminde hazır bulunacak, oradan Edirneye hareket edecek ve bu tarihî şehirde üç gece geçirdikten sonra, bütün dünya siyasetine, bilhassa Balkan ihtirasatına karşı bu gösteri Türk kuvvetinin bir nişanesi kabilinden yapılınca, istikbal için bir kâfi emniyet senedi alınmış olmak itminanile Istanbula avdet edilecekti. Bu karar esas itibarile hiç fena değildi: Değildi amma icra vasıtaları hakkile tertib ve ihzar edilmiş miydi? Bunu pek büyük bir şüphe ile karşılamak lâzım geldiğine orada, Seyidlerde, hemen hüküm vermekte gecikilmedi. Ordu henüz kendisinin dünyaca maruf ve türlü emsalile müseHem olan mehabetine, satvet ve kudretine lâyık bir intizam altına almamamıştı; geçirilen vak'alar, bilhassa asıl orduyu altüst eden buhranlar neticesinde henüz toparlanmasına vakit bulunamamış olan fırkalarla böyle bir gösteri muvafık şartlar dairesinde yapılamamak, ve, matlub olan tesirler' husule getirilememek intizar olunacak bir neticeydi. Mahmud Şevket o zamana kadar tesebbüslerinin, en başta Hareket ordusu icraatının verdiği bir itimadla, nefsine, talihine güvenme imanile bu teşebbüs hatırına gelince hemen icrasma atılmak için tehalük etmeliydi, nitekim öyle oldu. Mahmud Muhtar esas itibarile pek zeki, pek münferis, fakat bu hasisalarjnı büyük bir nisbette imha edecek kadar fevrî, cesur ve mağrur, henüz pek genc, bir askerdi ve onun güzel, siyah gözlerinde öyle insana sirayet edip mukavemetleri sarsan bir füsun vardı ki ona herkesten evvel, bütün keskin zekâsına rağmen bir hayal adamı olmaktan hiçbir zaman kurtulamıyan Talâtın üzerinde teshir kuvvetini kullanmış olacaktı. Artık bu fikir etrafında üçü toplanınca manevraya ve onun zeyli olan seyahati şahaneye bir emrivaki nazarile bakmak lâzım geldi. Manevra nasıl cereyan etti > Bizler onu bilemeyiz. Sadece bir askerlik işi olan bu meselede fikir taşıyabilecek bir salâhiyet bizde bulunamazdı, yalnız etrafta hasıl olan fikre vâkıf olduktan sonra bız de bir rey edınmış olabilirdik. Etrafı bırakalım, hazır bulunan ecnebi sefaletlerin ataşelerini de bırakalım, asıl bu işi tertib edenlerin kendilerini dinledikten sonra gördük, ve görünce de yüreğimizde derin bir eza ile anladık ki bu büyük tecrübe ne onu tertib edenlerin ne de icra sahasına koyanlann itminanını mucib olacak şerait dairesinde cereyan etmemiştir. Man<;vraları takıb eden geçid resmi de nihayet bu bir sahne alâyişi kabilinden addedilebileceğinden başkalarının fikrine müracaat etmeksizin kendi üzerimizde hasıl olan tesirlere istinad ederek hüküm verilebilirdi gözleri taltif edebilecek bir manzara olmaktan pek uzak kaldı. Hele mevkebi hümayu nun dönüşü... Öyle müthiş bir kanşıklıkla vukua geldi ki bir alaydan ziyade bir inhizam kaçışına benzedi. Netice olarak bu Seyidler askerî nümayısıni kapamak için denebilir ki husule getirilebilmiş olan tesir büyük bir mikyasta menfı olmuştur. #* * Bu seyahatin saraya taalluk eden cihetlerine gelince: Herşeyden evvel düşündük ki bütün hayatinin en ziyade faal olmak lâzım gelen yıllarını Dolmabahçe ile Zincirlikuyu arasmda, ağır ağır yürüyen arabası nm içinde, nadir seyranlarda geçiren, yaşlanmış, yumuşamış, türlü uzvî maraz larla malul bir hünkârdan bu yorucu seyahat istenebilir miydi? Cülustan sonra onun en büyük seyranlan, Şile, İzmit, Hereke ve en uzunu da Bursa olmuştu. Vakıâ bunları pek büyük bir mukavemet sermayesile karşılamıştı, lâkin evvelâ Seyidler, sonra onun için uzun demek olan bir Edirne seyahati, orada her türlü huzur şeraitinden mahrum geçecek günler ve zâflarını muhat görmekle meluf oldu ri için pek eğlenceli saatler vadedilen bir çocuk kadar sevindi. Gayet beşuş, giyinip yola çıkmak zamanı gelmişçesine, ayağa kalkarak, hemen hazırlıklara başlanmasını emretti. Emreder etmez de bu hazırlıklann nasıl yapılabileceğini merak etti. Kendisine: «Efendimiz merak etmeyiniz, Hazinei Hassanız ve Istabhâmireniz pek muktedir ellerdedir, onlarla istişare eder, herşeyi yoluna koruz.» Sonra korkarak, ne cevab alınacağmda endişe ile, ilâve ettik: «Yalnız istirham ederiz, ,maiyeti şahanenizde pek az zevat bulunsun. Edirnede vesait pek kıttır...» Bir saniye düşündükten sonra: «Yalnız Yusuf İzzcddin Efendile Vahidettin Efendiyi götürmemek olamaz..» dedi. Yeniden bu iki desti bir arada bulunacaktı. Bereket versin yanyana gelmelerine imkân yoktu, olsa olsa aralannda bizlerle çarpışacaklardı. Yalnız onlarla iktifa edilince, huzur dan memnun olarak çıktık. Hazinei Hassa ile Istablıâmireye güvenmekte de hakh idik. Bir tarafta Hacı Feyzi Efendile Hacı Akif, Istablıâmirede Şeref olunca bu zevatın hakikaten mucize kabilinden olan idare ve intizam kabiliyetleri her müşkülü yenmeğe kâfi idi. Derhal bir taraftan ar Edirne vilâyetile diğer taraftan 5 k Demiryollan müdiriyetile temasa geldik. Vilâyetle halli bize taalluk eden iş hünkârla maiyetinin, sonra iki büyük efendinin ayn ayn, meskenleriydi. Merasime aid olan cihet vilâyetle hükumet arasında karar altına alınır, bizler de onun ahkâmı altmda hareket ederdik. Bu iş bizi işgal edecek mahiyette değildi. §ark De miryollannın başında o zaman umum müdür Müller ve baş mühendis Krist vardı, bu iki faal ve müdebbir zatla derhal bütün teferruat kararlaştı, bu da saraya fazla bir külfet tahmil etmedi. Asıl saraya aid olan işlere gelince: Bunun ne karışık ve dolaşık bir mesele olduğuna işin içinde olmıyanlar vâkıf olamaz. Hatta teklifi serdeden hükumet erkânı da bunu tahmin edemiyecekleri için bu mühim teşebbüsün üç beş gün içinde bitirilmiş olmasını istediler. Bunu, merak erbabını tatmin için, icmal edeyim: Hünkârı, şehzadeleri, maiyette bulunacak resmî gayriresmî zatlan taşıyacak alay arabalarını Seyidlere göndermeliydi, gene orada bu zevat için muhtelif otağlar, çadırlar kurdurulmalıydı; bütün hazır bulunacak olanlan izaz ve it'am edecek surette yiyecek, içecek tertib edilmeliydi. Seyidlerde merasim bitince bü tün bu ihzar edilen şeyler İstanbula dönmek üzere orada bırakılacak, fakat daha geniş mikyasta Edirnede ayni tedbirler alınmış olacak. Öyle ki hünkâr, şehzadeler, maiyeti teşkil eden resmî ve hususî adamlar hemen mevkiinde rükublanna mahsus alay arabalannı, yaverler atlannı, gidecekleri yerlerde günde üç öğün yemeklerini, bütün levazım ve teferruatile, yatacakları yerlerde bütün mefruşat tan başka terliklerine, peşkirlerine, yataklarının yanında limonata surahisile kolonya şişesine kadar bütün ufaktefekle, herşeyi hazır bulacaklardı. Her yaz sayfiyeye çıkan aileler kendi tecrübelerine göre hesab etsinler, bu ne müşkül, ne mühim bir iştir, ve bunun içinden arızasız, sektesiz sıyrılmak, şunun bunun hakh haksız itirazına maruz olmadan çıkabilmek ne mudil bir meseledir. İşte Hazinei Hassa ve onun merbutlan olan mutfak ve mefruşat idareleri, bu ilk düşünüşte zihni durduran kanşık işin içinden sanki bir sahne tertibatı kabilinden, hiç sendelemeden çıktılar. Hele Şeref, stablıâmirenin henüz tamırleri bitmemiş arabalarile henüz tazelenememiş hayvanlarile, henüz yoluna konmamış adam tertibatile, yalnız kendi faaliyetinden ve dirayetinden etrafına da sirayet eden bir intizamla gerek Seyidlerde, gerek Edirnede, İstanbulda imişçesine, mükemmel ve muntazam alaylar tertib edebildi. Seyahatin en calibi dikkat şeylerinden biri iki veliahdin (mademki Vahidettin velahdi sani olmakta musırdı. Biz de veliahdi iki itibar edelim.) bir katarda bulunmaları oldu. Vakıâ kompartımanları ayn idi, fakat ayni saatlerin yelkovanına takılmış olan hayatları ayni hareketleri yapmağa mahkumdu. Hiçbir vesile ile ikisinin hareketlerinde ayni ahenk görülmek müyesser olmadı. Yusuf İzzeddin hiçbir zaman vaktinde hazırlanmış olmazdı, Vahidettin ise yalnız ondan değil herkesten evvel hazırlanmış bulunurdu. Ezcümle Seyidlere muvasalat edüince, uzun zaman Yusuf İzzeddinî beklemek mecburiyeti hasıl oldu, Vahidettin ise büyük üniformasile, bütün nisanlarile Seyidlere muvasalattan evvel (Edirnede yen anasınn, bir taraftan Spor Kurumunu çalışmaktan menedecek maddî, manevî tedbirlere, diğer taraftan genc sporcuları yekdiğeri aleyhine düşman zihniyette tahrik etmeğe koyulduklan anlaşılmıştır. Bazı gazetelerimizin bu kabil menfi spor anasırına ifsad vasıtası olmaları, şüphesiz ki bu gazetelerin sahiblerini de müteessir edecektir. Bu zihniyetin tezahüratı İstanbulda şu şekilde görülmüştür: Türk Spor Kurumu nizamnamesi İs tanbulda tatbik olunmadığından, hâdi seleri hükümlere raptedecek ve zama nında müdahale edecek heyetler teşkil olunamamıştır. Genc sporculara iyi ahlâk nümuneleri vermiyen idareciler bulunması teessüf olunacak birşeydir. Efkârı umumiyenin bilmesini arzu ederim ki, artık sporun kaldırım kavgası halinde devam etmesine ve muntazam sporun kendi tesir sahalan haricinde kurul maması için çırpınanların zararlı tesirlerine nihayet verilecektir. Hazineden ya pılan fedakârhklar, C. H. Partisinin sporculara gösterdiği kolaylık ve yardımIar, sporun asıl maksadını temin etmek içindir. Spor terbiyesi, partimiz ve hükumetimizce esash bir terbiyedir ki, bunun doğru istikametten şaşırtılmasına asla müsaade etmiyeceğiz. îlk aldığımız tedbirler şunlardır: 1 4 temmuz hâdisesinin doğrudan doğruya alâkadarları tecziye olunmuş tur. 2 Spor ahlâkı mazbut olmıyan ve spor edebiyatını nifakta ve gencleri zehirlemekte zanneden unsurlan spor sü tunlarına kabul etmemeleri için, bu beyanatım gazete sahiblerine tavsiye olarak yazılmıştır. 3 îçtimaî ve meslekî mevkilerinl spor bakımından nifak yolunda kullan mış olan zatlann, böyle nüfuz kullanamıyacak vaziyette bulundurulmaları mercilerine takib ettirilecektir. 4 Maarif Vekâleri, Galatasaray talebesinin yanlış spor zihniyetinde bu lunmalanna mekteb talim ve idare heyerinden sebeb olanlan tahkik edecek ve tedbir alacaktır. 5 Türk Spor Kurumu, nizamna mesinin emrettiği teşkilâtı süratle tahakkuk ettirecek ve nizamnamenin emrettiği vazifeleri ciddî ve sert bir surette müra kabe edecektir. Anarşinin izalesi ve spor terbiyesinin iadesi için bilhassa îstanbulda sürat ve kat'iyetle hareket etmek lâ zımdır. 6 Bu tavsiyelere ve alman tedbir lere rağmen sayılan bu fenahkların de vamı görülürse, kulübler lâğvedilerek yeni şerait altında kurulacaktır. de öyle oldu) hazırlanmış, pencerede herkese ikinci veliahdi göstermek fırsatının hululüne sabırsızhkla intizar halinde idi. Hünkâra gelince: O hep beşuş, hep memnundu. Şu yaşta bu yorucu, bunaltıcı seyahatin bütün zahmetlerini hazmeden bir kuvveti vardı: Herkese göstermek lâzımdı ki o henüz saltanat makamını işgalden ve onun vazifelerini ıcradan âciz kalacak bir halde değildir. Bu ihtiyar padişahın ecdaddan mevrus öyle bir azım ve inad sermayesi vardı ki kendisine her meşakkate tahammül iktidarını veriyordu. Sakanatın ihtişam vazifelerine de, bittabi mutedil bir mikyas dahilinde, tebaiyet etmeğe pek mütekayyiddi. Meselâ Ramazan iftarlanna bir daveti mahsusa ile gelen Ayan ve Meb'usan reislerile heyeti vükelâ azasına (nakden ihsan meşrutiyete mugayir olacağından) murassa saatler veren bu padişah seyahat vesilesile icab edenlere hediye vermek zevkini unutamazdı. Valiye, vilâyet erkânına, vilâyet dahiIî meb'uslanna (ki Edirnede toplanmış • lardı), bütün hizmette bulunanlara, hatta demiryollan âmirlerine ve memurlarına münasib şekillerde ve kıymetlerde hedi yeler tedariki için Hazinei Hassaya emir verdi, ve böylece yapıldı. Öyle ki bu Edirne seyahatinden hep memnun dönüldü: Hünkâr yorgunluğa tahammül edebildiği, Yusuf Izeddin bir kazaya uğratılmadığı, Vahidettin herkese kendisini göstermek fırsatmı bulduğu, maiyet işin içinden bir arızaya uğrama • dan çıkhğı için... Biz ikimiz de, Baş Mabeynci ve Başkâtib de, seyahatin umumî şeraitinden, ve o vesile ile bu güzel Türk şehrini ve onda yükselmiş Türk mimarisinin şahe«erlerini görmek vesilesini bulmaklan memnun idik; yalnız şehrin viran köşelerini, bozuk sokaklannı, umumî fakrını, hele fakir Musevî ve Türk mahallelerin: kendi kendimize dolaştıktan sonra öyle gamla, yeisle dolduk ki onun acısı bize bütün memnuniyet esbabını unutturmus oldu. PEYAM1 SAFA Hükumetçilerin bir taburu ihtilâlcilere iltihak etti Amerikada kanlı İzmir talebeleri grevler bitmiyor kamptan döndüler Yeni hâdiselerde ölenîer Bu münasebetle şehirde ve yaralananlar oldu parlak merasim yapıldı Clevland «Ohio» 27 (A.A.) Gönüllü amele ile grevcilerin gözcüleri a rasındaki arbedeler, dün «Republic Steel» fabrikasının önünde bütün gün devam etmiştir. Bir kişinin ölmüş ve 40 kadar insanın ağır surette yaralanmış olduğu haber verilmektedir. Bu çelikhaneler grevile birlikte vukua gelmiş olan kargaşalıklar, şimdiye kadar 16 kişinin hayatına mal olmuştur. Dün Pansilvanya'da Connesville'deki Republic Steel fabrikaları önünde bu kabil bir takım arbedeler vukua gelnvç olduğu ve beş kişinin yaralandığı bildi rilmektedir. Izmir Telefon şirketinin alınması Ankara 27 (Telefonia) İzmir t»« lefon şirketinin satın alınması yolundak: müzakereler bitmiştir. Bir vergi meselesine aid olan son nokta da halledilmiş gibidir. Şirket murahhaslan son görüşmeleri yapmak üzere bu sabah İzmirdeD buraya gelmislerdir. Büyük manevralar Ankara 27 (Telefonia) 16 ağustosta Trakyada yapılacak olan büyük ordu manevralarının hazırlıklan bıtmiş gibidir. 3 gün süreceği anlaşılan manevralardan sonra büyük bir geçid resmı yapılacaktır. îngiliz müstemlekât Nazırı Cenevreye hareket etti Londra 27 (Hususî) Müstemle kât Nazırı M. Ormsby Gore, Milletler Cemiyetinin mandalar komisyonunda İngiltereyi temsil etmek üzere bugün Ce nevreye hareket etmiştir. Avila 27 (A.A.) Havas ajansı muhabirinden: Milislerin bir taburu, zabitleri ve si lâhlarile, asilerin tarafına geçmişlerdir. Bunlar, hükumet kuvvetleri için son taarruzun son bir ümid olduğunu ve hali Ankara 27 (Telefonia) Mazbuhazırda kuvvei maneviyelerinin kınlmış tan idare olunan tasnif dahili bilumum bulunduğunu beyan etmislerdir. Grandi Chamberlain'i ziyaret etti cami ve mescid hizmetlerinde bulunan lar için bütçeye merbut kadro mucibince Londra 27 (Hususî) İtalyan elçisi 14 derece tayin edilmiş ve buna dair taKont Grandi bugün Başvekil Cahmberlımatname hazırlanmıştır. lain'i ziyaıet ederek bir buçuk saat süren Bu derecelerden birinci 30, ikinci 25, bir mülâkatta bulunmuştur. üçüncü 20, dördüncü 15, beşinci 12, altıncı 10, yedinci 7, sekizinci 4,5, dokuzuncu 3, onuncu 2,5, on birinci 2, on ikinci 1,5, on üçüncü 1 lira, on dördüncü 50 kuruştur. Mafevk dereceye terfi için 2 sene ayni derecede bulunmak şarttır. İlâhiyat Fakültesi ve İmam ve Hatib mektebi mezunlan ve hafızlarla on beş seneden fazla cami ile mescid hizmetlerinde bulunmus olanlar için bu müddet bir seneİzmir 27 (Telefonia) Bugün asdir. Her dereceye 25/12'935 tarihli kerî kamp müddetini dolduran ve sayısı kararname mucibince aynca tahsisat vebini aşan mekteb talebeleri İzmire dönrilecektir. dü. Bu münasebetle büyük bir geçid resmi yapıldı ve Atatürk heykeline çelenk kondu. Ankara 27 (Telefonia) Bugün Halk tarafından şiddetle alkışlanan Ankarada sıcaklık dünden 2 3 derece geçid resmini müteakıb Atatürk heyke fazlasile 38 i geçmiş ve boğucu bir l.a' linin dibinde General Rasim intibalarını almıştır. Meteoroloji umum müdürlürü bugün Türkiyedeki sıcakhğı şöyle lesbi' anlatırken: « Ben onlarla muharebenin en buh ediyor: Yeşilköy 31, İzmit 32, Sinob 26, ranlı bir zamanında çarpışmayı deruhde Trabzon 28. Samsun 33, Van 27, Eseder ve neticeyi muvaffakiyetle başan rım »dedi. Ve alay kumandanını tebrik kişehir 34, Sıvas 33, Erzurum 30, Kayseri 35, Malatya 37, İzmir 35, Antalya etti. 30, Adana 31, Ulukışla 32, Islahiys Alay kumandanı da Valiye hitaben 33, Çorlu 32, Bodrum 37, Zonguldsk birkaç söz söyliyerek gencleri kendisine 25, Erzincan 34, Siird 36, Elâziz 35, teslim etti. Diyarbekir 40. Buna karşılık Vali Fazlı Güleç de ceAffolunan mahkumlar vab vererek dedi ki: Ankara 27 (Telefonia) Katil su« Onları sizden emaneten alıyorum. çile Ağrı hapisanesinde mahpus Zübeyİstediğiniz zaman tevdie hazırım. izmir rin hastalığına binaen cezası affedıldı namına size bilhassa teşekkür ederim.» Kaçak rakı bulundurmaktan 25 gü:ı Bir kanunun tatbikına dair hapse ve 25 lira para cezasına mahkum Ankara 27 (Telefonia) 3018 olup hapis cezasını çeken fakat aczi donumaralı kanun mucibince ihracatçılar layısile para cezası tahsil olunamıyın ticarî kâğıdlarına ruhsatname numara Gülsümün hastalığı dolayısile para ce sını koymak mecburiyetindedirler. Bazı zası affedildi. müracaatler üzerine bu husus alâkad? r Tuluzda bir kaza lara hatırlatılmıştır. Tuluz 27 (A.A.) Bir lokomorif. bir otobüse çarpmıştır. 15 ağır yaralı Paris 27 (Hususî) Paris borsasının vardır. bugünkü kapanış fiatları şunlardır: Mes'ud bir nişanlanma Londra 132,96, Nevyork 26,71, Berlin Cumhur Riyaseti sabık Kalemi Mah1076, Brüksel 449,37 1/2, Amsterdam 1474,75, Roma 140,45, Lizbon 120,90, Ce sus müdürü merhum Bay Hayatinin kızı nevre 611,75, bakır 63 1/2 64 1/2, kalay Emel Bakanla eczacı Arif Beşerin nişan 262,17,6, altın 139.06 1/2, gümüş 20, kur merasimi Park otelde yapılmıştır. Yeni şun 24,12, çinko 22,8,9. nişanlılara saadelter dileriz. Cami, mesçid hizmetinde bulunanların kadrosu Tayinlere dair talimatname hazırlandı Memlekette sıcaklar PARİS BORSAS! Halid Ziya UŞAKLIGtL

Bu sayıdan diğer sayfalar: