16 Aralık 1937 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

16 Aralık 1937 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CÜMHURİYET 16 Bîrincikâmm 1937 { Şehir ve Memleket Haberleri ) Siyasî icmal Yazan: MAUREEN FLEMlNG 3 Çevirenler: MlTHAT CEMAL S. ZÎYA Kateköy rıRtımi tamir edıldi Ârtîrmâ haftasi Bugün Üniversitede bir toplantı yapılacak Bugün Ulusal Ekonomi ve Arttırma Haftasınm beşinci günüdür. Haftanm beşinci günü, bu sene ilk defa olarak Iktısad Fakültesi günü olarak aynlmıştır. Bugün, saat 18,15 te Üniversite konferans salonunda büyük bir toplantı yapılacak ve ulusal ekonomi ve arttırma mevzuu üzerinde birçok hatibler söz söyiyecektir. İlk sözü" profesör ömer Sarac söyledikten sonra, profesör Fazıl Pelin, profeör Kessler söz alacaklar ve bundan sonra talebeden bazılan söz söyliyecekler dir. Tasarruf Haftasınm dünkü günü de hareketli olarak geçmiştir. Dün mektebere geçen seneki tahrir müsabakasmda kazananların hediyeleri gönderilmiş ve bütün mekteblerde talebeye yemişler tevzi edilmiştir. Dün birçok mekteblerin talebeleri milî bankalan gezmişlerdir. Meriıurlar içifi Bombaİandı Mavinehîr havzası imdi, bütün dünya politikasi, biri Çinin merkezi Nankin'in Japonların eline düçmesi, diğeri de Italyanın Milletler Cemiyetinden çıkması olan iki mühim hâdisenin tesiri altında bulunuyor. Nankin sukut etmekle nüfusu 250 milyon olan orta Çini teşkil eden Mavi nehir havzası Japonlarm hükmü altına girmiş oluyor. Ingilterenin Uzak şarkta en büyük nüfuz mmtakası ve A merika ile Fransanm en büyük piyasası olan bu havzanm elden girmekte olması üç büyük devleti son derecede mustarib etmistir. Bu üç devlet, Çinin haricî ticaretinin yansından ziyadesine mahreç olan Şanghay'da imtiyazh mıntakalara sahib ol • duklan gibi, Mavi nehri Çinin kara su lan saymayıp burada kendi ticaıet ge milerini, iskelelerini, tebaalarını ve bunlara aid müesseseleri kendi harb gemileri ile muhafaza ediyorlardı. İngiltere bu nehırde 13 parça gemiden mürekkeb bir filotillâ bulundurmaktadır. Bu filotillâyî teşkil eden ve her biri 625 ton hacminde olan harb gemileri, bidayette Tunada kullanmak üzere, İngiltere tezgâhlarında yapılmış; sonra da Umumî Harbde Şattülârab, Fırat ve Diclede kullanılmış, en sonra Çin sularına götürülmüş birer haşarat adı taşıyan gambotlarıdır. Amerika dahi Mavi nehirde muhtelif hacimde yedi harb gemisini daimî olarak bulundurmakta idi. Bunlardan biri şimdi Japonlar tarafından üç Amerikan petrol gemisile beraber batırılan Panay gambotudur. Fransa dahi büyüğü 639 tonluk olmak üzere Mavi nehirde daimî olarak dört harb gemisi bulundurmaktadır. Ja pon ordusu Nankin'i karadan kuşattık tan sonra nehirden kaçmak istiyen Çin kuvvetlerini imha için Japon harb gemileri, kara bataryalan ve bomba tayyareleri Nankin civanndaki bütün gemileri b&tırmak üzere emir aldıklarından Ameri kalıların bu dört gemisini de batırmışlardır. Içindekilerden çoğu boğulmuş ve Ingiliz harb gemileri dahi hasara uğra " mış, insanca zayiat vermiştir. Sisi'nîn kara gözlerinde, ormanlar diyarınm Fakat bu tamirden sonra ilâhesine mahsus bir güzellik vardı da bazı mahzurlar meydana çıktı Dük Max ta bunlardan şu yolda öc alr mevruu da bu terennümdü. yordu: Kızı Sisi müstesna olarak, bütün 53£|ru çocuklannı, şatodaki dairesine girebilmeleri için kendisinden önce izin almağa mecbur tutuyordu, halbuki sevgili piçleri onun dairesine istedikleri zaman girmekte ve orada istedikleri kadar kalmakta serbesttiler. Bu Bavyera Kral ailesi ekseriyeti garib adamlardan mürekkeb bir aileydi. Bunlar ya bütün bütün liyakatli adamlardılar, yahud büsbütün zırdeli... Bunlann da en meşhuru bir çocuktu ki o, Sesi sekiz yaşındayken doğmustu. Bu çocuk on sekiz yaşında Bavyera Kralı olacaktı ve tarihte de şu yolda anılacakh: «Bavyeranın şu deli kralı!» Sisi isteseydi daha şimdiden Starnberg gölünün kıyısında durur, bu genc kralın «güller adası» diye günün birinde ad takacağı adayı görebilirdi. Prenses Elisabeth ana tarafından taşıdıgı asalet unvanlanna rağmen Sisi olarak kalıyordu, yani babasının çocuğu olarak. Ve baba kız, ikisi de ruhan serseri idiler. Babası çok umuyordu ki kızı Sisi Bavyera ormanlannın garib ve lâtif bir perisi gibi medenî kaygulardan azade bir hürriyet içinde bütün ömrünce gelişigüzel yaşıyacaktı. Anası ise bir taraftan Possenhofen şatosunun, diğer taraftan Münihteki iddiah ve gösterişli konağınm idaresine kendini vermiş ve çocuklan için alâyişli îzdivaclar temini gibi kemirid bir ihtirasa 'dalmıştı; «küçük vahşi» yi, yani Sisi'yi idüşüncelerinin dışmda bırakmıştı. Ne anası, ne babası Sisi'ye kaderin ne îıazırladığını düşünmüyorlardı. Biri çıkıp da eğer deseydi ki: Onlann çapkm Sisi* leri günün birinde «Avusturya împaratoriçesi ve Macaristan Kraliçesi, haşmetlu Elisabeth» olacak ve orta Avrupa tarihinde bu Elisabeth faslı en zengin bir asrın en sehha: fasıllanndan biri diye tanılacaktı... Hiç şüphe yok Elisabeth'in meşru ve gayrimeşru kardeşleri ve kız kardeşleri kahkahalarla uzun uzun gülerlerdi.' Halbuki gaibden haber veren biri bu erkek tavırlı, bu güneşten yanmış kızda genc ve şen bir imparatoriçeyi keşfedebilirdi: Muaşeret usullerine meydan okuyarak, hemen kalkıp seyahatlere çıkarak, alenen aşk maceralarına girişerek bütün Avrupayı hayretlere düşüren imparatori" çeyi. Ve krallann «ilâhî hukuk» nazariyesîne dayanarak saltanat sürdükleri bir devirde bu kız bir hürriyet sever olacaktı; ve öyle bir devirde ki krallann imtiyazları bir din tanılıyordu, bu kızın kalbi âcizler ve mazlumlar için çarpacaktı. Ve bu kız vaktinden evvel gelmiş bir insaniyet hamisi olacak, güzelligine herkesi meftun eden ve güzelliğe kendisi de meftun olan bir kadın olacak. Ikinci bir Madeleine olacak, kaidelere ve kayıdlara isyan etmiş bir şefkat meleği olacaktı: Vakayii kalb gözile herhangi bir kâhineden daha ziyade hisseder, daha ziyade doğru görür ye çok sevilmiş bir peygamber. Ve bu kâhine Viyanada kızıl ihtilâl bayrağının dalgalanacağmı evvelinden görecekti ve gene evvelinden haber verecekti ki yakm bir atide Habsbourg'lann kudretleri, saltanatlan ortadan kalkacakhr. Halbuki böyle fevkalâdelikler Sisi'nin ailesi için delilikti ve olmaz şeylerdi. Kısa görüşlü bir adam bu kızı afacan ve tek durmaz bir çocuk sanabilirdi, mürebbiyesinh «seni gidi yaramaz çocuk!» dediği bu kızı... Bir kız ki yaramazlıklannı affettirmeğe çalışacak yerde «küçük bir şaki» tanınmasmdan hoşnuddu. Bir de ölen midillisi Punch için duyduğu acıyı bazan unutacak olsa bile sonra hemen hatırlıyordu. «Küçük bir serseri» olmasma gelince, annesine göğsünü gere gere söylüyordu ki yaptıklarını her zaman yapmağa hazırdır. Hasılı dediğinden dönmez ve aşın derecode asrî bir çocuk! 1837 den ziyade 1937 olan bir çocuk! Hâkimane bir yürüyüşü vardı; yasak şeyleri yapmağı pervasızca tasarlardı; kardeşlerinin gayrimeşru olanlarile arkadaşlık etmekten zafer gururu duyuyordu. Bütün hayatı bi futuriste musiki olacaktı, kaide tanımaz bir musiki... Vahşi güzelliklerin, sessizce dem çekilen melâllerin, mütenafir sadalar tesadümünün ve tahakkuk etmemiş vuslatler ıstırabının karmakarışık bi' halitası olan bir musiki... Fakat ayni zamanda da vusletten sonraki rehavet içinde erimek için uzayıp giden bir nağmeden daha tatlı bir musiki. Sonra, içtimaî müesseselerle birdüziye cenk halinde olan ve zincirlerini kırmış ebedî bir gencliğin pervasız ve kudretli bir terennümü... İşte Sisi'nin hayatınm Ve Sisi'n* gördüğü «gök kuşağı» ndaki mev'ud saade* buydu. îj» *[! 5(5 Bütün memurlar ayın 31 inde birer cetvel dolduracaklar 31 kânunuevvel, resmî dairelerde ça şan bilumum memur ve müstahdemin ^in umumî bir sayım günü olacaktır. Istatistik umum müdürlüğü alâkadar ara tevzi edilmek üzere kâfi miktarda sayım beyannameleri göndermiştir. Me mur ve müstahdemin adedine göre gön derilen bu beyannamelere memurların maaşları, zabitlikten müstafa veya mü :kaid olup olmadığı, devlet memuriye b'ne kaç yaşında girdiği, hizmet müdde tinin kaç sene olduğu, yeni vazifesine hangi tarihde başladığı, uhdesindeki vazifeden başka vazifesi olup olmadığı, mahkum olup olmadığı, tahsil vaziyeti, ecnebi lisanına vukufu olup olmadığı, ya, cinsiyeti (kadın vaya erkek), evli veya bekârlığı kaç çocuğu olduğu, evi, oturduğu evin kime aid olduğu yazılacaktır. Bu cetveller doldurulduktan sonra aym 31 inci günü şube müdür veya rüeasına verilecek ve ilk vasıta ile Istatistik umum müdürlüğüne gönderilecektir. 1853 ağustosuydu. Sisi on altısında uzun boylu bir kızdı, gayet güzel endamO kara gözlerde Wittelsbach ailesinin güzelliöi vardı, ormanlar diyarının ilâhesine mahsus güzellik. Başının şahane edası, kalınca fakat tatlı sesi, lisanlan öğrenmekteki kabiliyeti mürebbiyeleri için daimî bir gururdu. Riyaziyede ve «kitabi ilimler» deki kifayetsizliği, binicilikteki üstünlüğü, tabiate, şiire, musikiye duyduğu iptilâ, bunlar da babasının gururiydi. O, babasının meftun ve yanından ayrılmaz bir arkadaşıydı. Beraberce yaya gezerler, yüzerler ve dağları birlikte aşarlardı. Hatta babası «cithare» hocasile birlikte ve ormancıarı, odunculan alarak birkaç gün için, dağlara, «kamp» kurmağa gittiği zamanlar, çok kere, Sisi de beraberdi. Sisi'nin babası o tarihlerde 44 ya' daydı. Spor yapmış bir delikanh gibiydı: Ince endamK Siyah saçlan buruşuksuz, güneşten yanmış, azim ifade eder bir alnın üstüne dökülüyordu; ayni renkteki gözlerinde de canlılık, genclik parlıyarak. Baba kız, bir gün, Possenhofen şatosunun parkındaydılar. Dük «cithare» ını hafiften çalıyor, Sisi de pembe ayaklı bir güvercinin yumuşak göğsünü tembel tenr bel okşuyordu. Baba kız, iki uygun arkadaş, ikisi de susuyorlardı: Yazın rehavet saçan ikindisinde, ikisi de kendi düşüncelerine, kendi hulyalanna dalarak. Güvercin çırpmıp uçarken Sisi ufak bir çığlık kopardı, güvercini kanadından öptü. Ve: Kuşlan, dedi, uçuş halindelerken opmeği severim. Dük sazını bıraktı. Bu halini biliyorum senîn yavrum, Jedi, ve sanınm ki daima da bu böyle olacak. O halde dinle bakalım şimdi bu şiiri. Ve dük, sazınm üstünde, kızına îrtîcalen bir şiir okudu: «Kim ki bu hazzı tamamen elde etmeğe kalkışır, itilâ anyan bir hayatı yerlere »erer. Fakat kim ki uçan bir hazzı şöyle bir tarafından öper, ebediyette yaşar.» Bu şiir, Sisi'nin muhayyilesini teshir etti. Bunu hiç unutmadı, ve bu şiir onun birdüziye tekrarladığı birşey oldu. Birdenbire sordu: Sen de annem gibi mi düşünüyorsun baba? O diyor ki eğer kendisi gibi, eğer Helene ablam gibi sıkı korseler giymezsemmiş, sosyetede kimselere kendimi beğendiremezmişim. Hatta diyor ki şimdiden korse giymelimişim... Halbuki kor se giymek hiç sevmediğim şey. Babası cevab verdi: Saçma... Bütün bu fikirler herzeden başka birşey değiller... Birçok genc kızlara, bir takım sosyete düşkünlerine, belki, gider bu... Fakat dar korselerin içine sıkışıp kalamazsın, ne maddeten ne manen kayıd altını giremezsin sen. Biliyor musun baba, bir falcı karı bana dedi ki bir efsaneler prensi beni sevecekmiş; ve bu prens de bütün dünyanın en mümtaz, en ehemmiyetli, en beğenilmiş bir prensi olatakmış. (Arkcrn var) Liman idaresi, çökmekte olan Galata nhtımmın inşaatını ikmal ettirmiştir. Dün rıhtımın Karaköy cihetinde kayık yanaşması için Belediyeye terkedilen kısımla asıl rıhtım kısmı aynlmıştır. Galata rıhtımı 90 santknden başlıya rak yükseltilmiştir. Rıhtımın önü büyük taşlar dökülerek takviye edildiğinden bundan sonra rıhtunın kayması ihtimalleri ortadan kaldırılmıştır. Liman idaresi bundan sonra bütün inşaat faaliyetini Sirkeci rıhtımı üzerinde teksif edecektir. Galata rıhtımının yükseltilmesinden sonra ortaya bir mesele çıkmıştır. Yük selen rıhtım Karaköy meydamnın umumî seviyesinden 20 santim kadar yüksek kalmıştır. Bu sebeble ayni seviyede olan rıhtımboyu caddesinde derhal sular birik mistir. Esasen Karaköy meydanı mütemadi bir çökme halindedir. Nitekim daha bundan beş, altı sene evvel yeni ya Dilmış olan Ziraat Bankasının yaya kaldınmı da çatlamış ve bina ile yaya kal dırımı arası beş santim kadar açılmıştır. Simdi bu crhetin izalesi üzerinde durulmaktadır. Burtada ekonomi hatatı Bursa (Hususî) Şehrimizde Ulusal Artırma ve Ekonomi haftası münasebe tile pazartesi günü Cumhuriyet meyda nında büyük bir tören yapılmıştır. Bu Örene bütün ilkmekteblerin talebeleri, elerinde ulusal ekonomi ve artınma aid ecizeler yazılı levhalar olduğu halde ştirak etmişlerdir. Aynca fabrikalar ve müesseseler tarafından yapılan ijleri göseren temsilî tablolar ve yerli sanayi er babmın işlerini teşhir eden küçük mik yasta arabalar ve otomobiller de törende bulunmuştur. Ziraat Bankasi muhasebeisi Doğan bir nutuk söylemiş; nutku bir geçid resmi takib etmistir. Törende kalabalık bir halk kütlesile ükumet erkânı da bulunmuşlardır. ADUYEDE Dört ay hapis yatacak Eyübde, Mustafa isminde birini 61 dürmek kasdile, üzerine balta ile yürümekten suçlu, Halid hakkmda dün Ağırceza mahkemesi, kararını vermiştir. Mahkeme, suçu tehdid mahiyetinde gördüğünden Halidin dört ay hapsine ve bir sene müddetle emniyet nezareti altında bulundurulmasına karar verdi. MÜTEFERRİK lş Bankasi Umumî müdürü şehrimizde lş Bankasi Umumî müdürü Muam mer Eriş dün sabah Ankaradan şehrimize gelmiştir. Muammer Eriş şehrimizde birkaç gün kaldıktan sonra Ankaraya dünecektir. Umum müdür, dün öğleden evvel ve sonra bankanın îstanbul şubesinde meşgul olmuştur. Üç koltukçunun kavgası Prens Seyfeddinin cenazesi Müteveffa Prens Seyfeddinin cenazesi dün sabah saat 9 da Romanya Seyri sefain kumpanyasının Romanya vapurile gönderilmiştir. Merhumun zevcesi Prenses Ulviye ile zevcesinin kardeşi Semih Mümtaza Mısır konsoloshanesi vize vermediğin den cenaze ile beraber gidememişlerdir. Cenazeye doktor Behçet Vehbi ile konsoloshane memurlarmdan Abdüsselâm Refet refakat etmektedir. KÜLTÜR lŞLERt Maarif idaresinin nazarı dikkatine İsim ve adresinin mahfuz kalmasım stiyen bir kariimizden aldığımız mek ;ubda deniliyor ki: ıtstanbul on birinci ilkmektebin ikinci sınıf talebesinden biri difteriye tutulduğu ve mekteb müdiriyeti Belediyeyi hadiseden haberdar ettiği halde bu sınıf ne dezenfekte edilmiş, ne de diğer bir tedbire başvurulmuştur. Yoksa difteri nin bulaşıcı bir hastalık olduğu bilinmiyor mu? Yarın bu mektebde bu afet 5eki çocuklara da sirayet ederse bunun mes'ulü ve günahı kimindir?> Deniz Bank merkezi Ankarada olacak Deniz Bank merkezinln îstanbuîda İlk tedrisat muallimleri için açılacaolması mukarrerdi. Hatta Deniz Bank ğını yazdığımız kurslar dünden itibaren merkezi için Merkez Rıhtım hanında iki başlamıştır. Dersler ilk tedrisat müfetkat ayrılmıştı. Son dakikada Deniz Bantişleri tarafından verilmektedir. km merkezinin Ankarada bulunmasına Kurslar, Kadık8y 12 nci mektebde karar verilmiştir. üleyman Edib, Galatasaray lisesinde Karabük fabrikasi înşaatî Muvaffak Uyanık, îstanbul Erkek liseKarabük fabrikasi •inşaatının süratle sinde Çemal öncel tarafmdan aritme bitirilmesine karar verilmiştir. Esasen tik mevzuları üzerinde cereyan etmistir. Kurslar oğleden sonra saat 14,30 da inşaatın ikinci kısmı başladığından şehrimizden daimî amele postalan sevkine başlıyarak bir buçuk iki saat kadar dekarar verilmiştir. İlk amele postası 28 vam etmekte ve ilk tedrisat muallim kişi olarak dün sevkedilmiştir. Kara leri tarafmdan büyük bir alâka ile takib bükteki inşaat amelesinin miktarı 10 edilmektedir. bine kadar cıkanlacaktır. Kurslara yann da gene ayni mekteb lerde devam edilecektir. tsim iltibasî Elektrik şirketi ayar fen memuru Halid, matbaamıza gönderdiği bir mektubda, asliye ceza mahkemesinde, Marsilya şehbenderile aralarmda zuhur eden dava dolayısile ismi geçen zatla bir alâkası olmadığını, keyfiyetin bir isim iltibasmdan dbaret olduğunu söylemiştir. tlk tedrisat muallimleri kursu Beyazıdda, Çadırcılarda, Fehmi, Ali Osman ve Muhiddin isminde üç seyyar koltukçu arasmda bir kavga çıkmıştır. îddiaya göre Ali Osman, Fehminin ar kasma geçip kollanndan tutmuş, Mu hiddin de yardım ederek, Fehmiyi ağır surette dövmüşlerdir. Muhiddin ve Ali Osman, dün ikînci sulh ceza mahkemesine sevkedilmişlerMavi nehirdeki ecnebi harb gemilerinîn dir. Hâkim Salâhaddin Demirelli, her batınlması ve sakatlanması hâdiseleri, ikisinin de tevkiflerine karar vermiştir. dünyanın en zengin piyasasından Ame Adliyeye henüz müracaat rikanın, Ingilterenin ve Fransanın kovulması manasını ifade ettiğinden hâdise bu yok Otobüs meselesi hakkmda, blr gazete üç memleketi heyecana getirmiştir. Cumbaşmuharriri aleyhine, bin lira aldığı hurreisi Roosevelt Amerikan diplomasi • ddiasile ihbarda bulunan diş tabibi sı an anesine muhalif olarak Japonya Avnl Bayer dün, akşam geç vakte ka Imparatoruna * doğrudan doğruya telgraf dar, Adliyeye her hangi bir müracaat çekmiş ve Amerikan sefareti erkânının te bulunmamıştır. bulunduğu Panay harb gemisinin baü Diğer taraftan aleyhine ihbaratta bunlmasından derin heyecan duyduğunu unulan gazete başmuharriri de, henüz bildirmiştir. Avni Bayer aleyhine bir dava açmış değildir. îkit rafın da dava açmak Ozere son hazırlıklannı ikmalle meşgul olduklan tahmin ediliyor. Müddeiumumî muavinlerinden Nu reddin ihbar etrafmda tetkikat yap maktadır. Bu tetkikat. ilk hazırlık tahkikatı mahiyetinde olduğu için gizli tutulmaktadır. Amerika Haricîye Nezareti dahi bu gibi hâdiselerin tekerrür eylememesi için teminat istemistir. Japonya Nankin'deki Ingiliz sefirinin Şanghay'a gelirken Ja « pon tayyareleri tarafından yaralanmasi hâdisesinde olduğu gibi teessüf ve itizar beyan etmek suretile hâdiseyi kapanmıj sayacaktır. Lâkin teminat vermesi bek * lenemez. tNHÎSARLARDA Tiryaki sigarası Fırtınanın tahribatı Evvelki gece saat bir buçukta birdenbire çıkan fırtmada Çengelköyünde 66 numaralı Münire aid evin çatısı çatla mış ve kısmen yıkılmıştır. Beylerbeyinde Şevkiefendi sokağında da bir selvi ağacı yıkılarak telefon ve elektrik tellerinin üstüne düşmüştür. Teller bu yüzden hasara uğramıştır. Ayni mahalde bir de elektrik direği devrilmiştir. Rüştü Çapçı Ankaraya gitti Yakalanan hırsızlar Teşvikiyede Karakol sokağında otu ran avukat Zühtünün evinden birçok ev eşyası çalan Tophane kahvelerinde vatıp kalkan sabıkalı Nizameddin oğlu Hamdi ile Refet oğlu Galib dün Tahtakale civannda çaîdıkları eşyayı satar larken yakalanmıslardır. Yeniden açılacak ilkmektebler Şile, Sanyer ve Çatalca köylerinde yeniden bazı ilkmektebler açılacaktır. Bu mekteblerin ne şekilde ve nere lerde açılacağı ve kaça mal olacağı hu susunda mmtaka maarif memurları ve ilk tedrisat müfettişleri tetkiklerini bitirerek neticeye aid raporlan Maarif müdürlüğüne vermişlerdir. Maarif müdürlüğü tarafmdan Bele diyeye müracaat edilerek yeni yapıla cak mektebler için tahsisat istenmiştir. Ankara Nümune hastanesi Başhekimliğine tayin olunan Cerrahrjasa hastanesi Başhekimi doktor Rüştü Çapçı yeni vazifesine başlamak üzere dün Ankaraya gitmiştir. Doktor Rüştü Çapçı, Havdarpasa istasyonunda bir kısım BeEVKAFTA lediye erkânile doktorlar, eczacılar, CerPerişan bir balde kalan rahpaşa hastanesi hemşire ve mensublarile kendisini seven ahbablarından vakfiye mürekkeb büyük bir kalabalık tarafınFatihte Nakşıdil medresesinin vakfıdan samimî bir şekilde teşyi olunmuş yesi bu binamn mekteb olarak kullanıltur. masını emrettiği halde bina bugün perişan bir haldedir. Vilâyet, Evkafa müfdare âmirleri otomobil racaatle perişan bir halde bulunan bu kullanamıyacak binamn tamir edilerek cocuk kütübhaBazı idare âmirlerinin ellerinde ehline sarayı ittihazını ve yahut gene bu vetname olduğu halde ve bazılannın da için kullanılmak üzere vafkiyesile birehliyetnameleri bulunmadığı halde hulikte Vilâyete devrini istemistir. susî otomobil idare eylemekte oldukları DENtZ İSLERÎ görülmüştür. Fakat idare âmirlerinin kayıdsız olarak direksiyon idare etme Liman idaresinin yaptırdığı leri alâkadar makamlarca mahzurlu göpark rüldüğünden ehliyetnameli de olsa meLiman idaresinin Gaîatada yaptırdığı nedilmeleri hakkmda icab edenlere eyeni Park ikmal edilmiş ve yeni fidanmir verilmiştir. lar dikilmiştir. Yakında Deniz Ticaret müdürlüğünün cephesi bu parka açılaDoğan çocuğuna nüfus teakeresi çı kartırken, bankada bir tasarruf hesabı açtır. Çocuğuna büyük iyllik etmiş olursnn. Ulusal înhisarlar idaresi, tecrübe olarak yaptırdığı ve bir anket için bazı yerlere tevzi ettiği Tiryaki sigaralarınm ambaVtLÂYETTE lâj şeklini değiştirmeğe karar vermiştir. Tiryaki sigaralarının üzerinde eski Zehirli gaz kursları bir tiryaki çubuğu ile tiryaki kahve finDün, Vilâyette Vali muavini Hüdai canı ve çubuğun dumanile yazılmış tirnin yanında îstanbul Vilâyeti dahilin yaki kelimesi bulunacaktır. deki kaymakamlar toplanarak Zehirli înhisar maddelerinde yapîgazlerden koruma korslarının faaliyetilacak tenzilât ni tetkik etmiş ve bazı kararlar al înhisarlar Umum müdürü Mitrîat Yemıştır. nel dün Ankaraya gitmiştir. Mithat YeDünden itibaren lcurslarm üçüncüsü nelin bu seyahati inhisar mamulâtımn başlamıştır. îki kursa devam ve ikmal kalite ve fiatlarmda yapılacak olan deedenlerin miktarı alâkadarlardan sorul ğişiklikle alâkadar görülmektedir. Hümuştur. Lâzım gelen cevablar alındık kumet programmda inhisar mamulâtıtan sonra kursları ikmal edenlere ve mn ucuzlatılması ve kalitelerinin ısla sikalar tevzi edilecektir. hı başlıca bir nokta olarak ortaya ko Çünkü Japonya Şanghay'daki imti • yazlı mıntakalara idarî ve askerî cihetteri müdahale ederek buradaki Amerikan, Ingiliz ve Fransız imtiyazlannm devlet içinde devlet teşkil eden hususiyetine nihayet verdiği gibi, kara sulan demek olan Mavi nehirde Amerika, îngiltere ve Fransanm kendi topraklan gibi askerî siyasî ve iktısadî noktadan diledikleri gibi ha * reket etmelerine müsaade etmemeği k u r muştur. Yurddaş ! caktır. ÜNtVERStTEDE Arttvrma Kurumu Ekonomi ve Üniversitede sömestr tatili îstanbul Üniversitesi birinci sömestr tatili aym yirmisinde başlamak suretile yirmi gün devam edecektir. Japonya, Mançuri'deki ecnebi kapî < • tülâsyonlarına ve imtiyazlarına ve açıt kapî denilen serbest iktısadî sisteme nihayet verdiği gibi, Çinde kendi himaye ve müzaheretile kurmak üzere bulunduğu yeni Çin devletinin ecnebi devletlerin her türlü imtiyaz ve nüfuzlarmdan masun bulunmasmı, kendi politikasma esas tut nulmuştu. înhisarlar Umum müdürü muştur. bundan evvel Ankaraya gidişinde bu Çinde ve bütün Uzakşarkta Amerika hususta talimat almış ve tetkikler ya ve Avrupa nüfuzuna nihayet verecek opılmıştı. Bu tetkiklerle gerek likor, gerekse tütün fiatlarmda bazı tenzilât ya lan bu teşebbüse üç devlet karşı koyacakpılması imkânları bulunduğu ve tütün lar mıdır? Amerikan hükumeti önayak oicin yeni harman şekilleri üzerinde tec lursa îngiltere ile Fransa kendisine müzarübeİer yapıldığı haber verilmektedir. heret edeceklerdir. Amerikan hükumeti nin böyle ilk teşebbüste bulunması îçin Papa Eftim, Patrikane ile dahilî efkârı umumiyesinin kendisine tamamie muzahir bulunması icab eder. barışmıyor Bir iki gün evvel İstanbulda çıkan Amerika kıt'ası haricindeki işlere, harble fransızca bir gazete, Papa Eftimin Pat neticelenecek herhangi müdahaleden u • rikane ile banşacağmı yazmıştı. Dün bu zak kalmağı ahiren haricî politikasma mesele hakkmda Papa Eftim bir arka esas tutan Amerikan efkân umumiyesinde bir değişiklik olacak mıdır? Bütün medaşımıza demiştir ki: « Böyle bir şeyden haberim yok. Bu sele buradadır. asılsız bir şayiadan ibarettir. Benim hiç Muharrem Feyzİ TOGAY bir suretle Patrikane ile alâkam yok tur.» Diğer bazı Rum kiliselerile de görü Nüshası 5 kuruşrur. şen arkadaşımız, umumiyet itibarile şu 70 Haric cevabı almıştır: için icin < Bu hususta hiçbir malumatımız 2700 Kr. 1400 Kr. yoktur. Bu şayiamn sureti kat'iyede hiç Senelik 1450 > 750 • Altı ayiık bir esasa istinad etmediğine de eminiz. 800 • 400 > Üçaylık Esasen dün Patrikane de bu şayiayı Yofctnr 150 m Bir aylık tekzib etmiştir.> Cum hu riyet übone şeraiti {'

Bu sayıdan diğer sayfalar: