24 Haziran 1939 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 9

24 Haziran 1939 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Temyiz dördüncü ceza dairesi, dün muhakemeleri bitirdi, iddia ve müdafaaları dinledi Otobüs yolsuzluğu, Sürpagob Satie ve asrî mezarlık işleri Yusuf Isa, 24 Haziran 1939 CUMHUKtYET binası meselesi yette kalmış ve rıhtımla ittisali olamıyan bu binanın maksadı temin edemiyeceği meydanda iken bu cihet gözönünde tutulmamıştır. Fakat banka, zayıf bir ihtimal dahi olsa arsa ve nhtımı Belediyeden almak ümidinde bulunmuş ve bu ümidini tecelli ettirebilmek için de araya girmiş olan müşkülün halli için bir formül aramış ve banka aleyhinde olmak üzere izah edeceğim şekilde şu formülü bulmuştur. Şöyle ki, Denizbank, arsa için bina bedeli olan 250,000 liradan 15 bin lira tenzil edecek ve banka Belediyeden arsayı 15,00 liradan fazlaya satın aldığı takdirde fazlası için şirkete rücu hakkını muhafaza edecektir. Bulunan formül budur. Fakat, banka inşaat servisi şefi mühendis tarafından tanzim edilmiş olan keşif raporunda ise Belediyeden mübayaa edilmesi iktıza eden mezkur arsa ve nhtım 40,797 lira değerinde gösterilmiştir. Alım ve sanm muamelesinin ikmalinden ve İktısad Vekâletince bu işin incelenmesi hakkında alâkadarlara tebligat yapıldıktan ve işin tahkıkine el konulduktan sonra ninalar servisinde bulunan Satie dosyası aldırılarak evvelce bankanın bina ve yapı servisi şefi mühendis tarafından tanzim ediîmiş olan 4/8/938 tarihli 223,000 Ürahk keşif raporu müsveddelerile beraber yırtılarak yerine ayni mühendis tarafından yazılan 269,455 liralık bir keşif raporu konmuş ve bu rapor eski tarihle, yani 4/8/938 tarihile tanzim ve ayni mühendis tarafından imza ve alâkalı memurlar tarafından da kezalik imza ve havale muameleleri yapılarak dosyasına konulmuştur. Şimdi elimize gelmiş olan bu hazırlık tahkikatı mündericatına göre, memuriyetimiz, Denizbank Umum müdürü Yusuf Ziya Oniş, Umum müdür muavinlerinde Tahir Kevkeb ile Hamdi Emin Çap, hukuk müşaviri avukat İsmail İsa Caniş, kâtibi umumî Sadun Galib Sav Ziya Oniş, Tahir Kevkeb, îsmail Sadun Galib, Neşet Kasım ve Meteos dün tevkif edildileı Kararlar 8 Temmuzda tefhim edilecek Ankara 23 (Telefonla) Temyiz Dördüncü Ceza dairesi bu sabah saat 10 dan akşam 19 a kadar 9 saat zarfında akdettigi celselerle otobüs yolsuzluğu, Sürpagob mezarhğı ve Asrî mezarlık davalarınm muhakcmesini ikmal etti. İddia ve müdafaaları dinledi. Ve yalnız kararlarmm tefhimi için muhakemeyi başka güne bıraktı. Mahkeme heyeti, Mecdi Beydeşin riyasetinde teşekkül etmiştı. İddia makamında Başmüddeiumumi muavinlerinden Arif Cankaya bulunmaktaydı. İlk olarak otobüs yolsuzluğu davasına bakıldı. Suçlu mevkiinde Muhıddin Üstündağ ve muavini Ekrem Sevencan bulunuyordu. Üstündağın avukatı Ke nan Ömer, Sevencanm avukatı Ismaıl Hakkı yerlerindeydı. Kenan Ömer söz alarak müvekkilini müdafaaya başladı. Sözleri sırasında: « Dünyanın en ulu bir Türkünün 15 senedenberi üzerımizde beslediği emniyet ve itimada her suretle liyakatle müftehiriz.» Diyerek müdafaalanna devam etti. İddia makamının 2000 sahifelik tahkikat evrakile 700 sahifelik fezlekeye istinad eden iddianamesini «garib bir usulü muhakeme ihdas etmek» le tavsif etti. Müvek kiline izafe edilen meseleleri birer birer sayarak cevab verdi ve otobüs meselesinin îstanbul için ne demek olduğunu izah ederek Belediyenin talimatname yap makla serbestii ticaretı ihlâl ettiğinin ileri sürülemiyeceğini, zira bu hakkı münha sıran Belediyeye verenin kanun olduğunu, ancak Belediye bu itntiyazı almakla beraber teşkilâtı derhal vücude getirecek parası olmadığı cihetle gene kanunun bir hükmü dairesinde bu işi başkalanna muayyen şartlar dahılinde gördürduğunü kaydetti, devamla: mahkemeye değıl, hatta Şurayı Devlet kapısına kadar götürüp bırakabileceğini anlattı. Arab Mes'uda kendinden kıdemli müracaatçiler varken tercihan ruhsat verdiği iddiasına karşı da Arab Mes'uda yalnız bir işletme ruhsatiyesi verilmiş, Hakkı ve Saidden aldığı arabalar için ruhsatiye verilmemiş olduğunu, bunun kayden sabit bulunduğunu izah etti. Sabur Saminin otobüscülüğe başlamasını şüpheli gören bazı mütalealar dolayısile de: « Otobüs denilen nesne, elden ele tedavül eden bir maddei ticariyedır. Buna herhangi bir vatandaşı sahib kıl maktan menedecek bir maddei kanuniye yoktur. Diğer otobüslerin içinde bu işe son senelerde girişenler çoktur. Hatta otobüs sahibleri arasında iş hayatına hiç girmemiş, kadınlar da vardır.» dedı. Hangi vazifeyi suiistimal etmiş olduğunu hâlâ anhyamadığını söyliyen Muhiddin Üstündağ, sözlerinin sonunda beraetine hükmedilmesini istedi. Vakit öğleyi geçtiğinden muhakeme 14,5 a bırakıldı. Öğleden sonraki celsede Ekrem Sevencanın müdafaası dinlendi. Ekrem Sevencan da bütün muameleleri ayrı ayn anlattıktan ve şahidlerin hüviyetlerile ifadelerini mütalea ettikten sonra 20 küsur yıllık memuriyet hayatında hiçbir şaibe ile lekelenmemiş olduğundan bahisle mahkemenin âdil kararını beklemekte olduğunu söyledi. Ekrem Sevencanın vekili îstanbul avukatlarından îsmail Hakkı da <6L alarak memuriyetin verdiği idarî icablarla ve hiçbir kasd cürmü olmadan yapılan bu işlerden dolayı müvekkilinin mahkemeye sevkini dahi kanunsuz gördü. Ekrem Sevencanın kasd cürmü tahakkuk etmemiş olduğuna nazaran beraetine hüktnolun masını tabiî addetti. Ancak bir ihtimalle dahi mahkeme heyeti, mahkumiyet le hinde bulunursa geçmişteki hali nazan dikkate alınarak ceza kanununun 89 uncu maddesinin tatbikını rica etti. Otobüs yolsuzluğu muhakemesi bitmişti. Gerek Muhiddin Üstündağ gerek Ekrem Se vencan hakkındaki kararın tefhimi temmuzun 8 inde yapılacaktır. Celseye bir müddet fasıla verıldi. Celse açıhnca Muhiddin Üstündağ, müdafaasma başlad:. Hâdisenin tarıhçesini yaptı. Mütevelli heyeti arasında bulunan Arşak Sürenyanın Dahiliye Vekilıne müracaatle: «Sizi hakem yapalım» sekMadde 205 Bir kimse Türkiye lindeki teklifi üzerine Vekilin bizzat bu devleti hesabına olarak almağa vearzuhali kendisine havale ettiğini, Vekâya satmağa, yahud yapmağa vn.em.ur letten müteakıben aldığı telgrafa cevaben olduğu her nevi eşyanın alım ve sanoktai nazarım bir tahriratla makama tımından ve pahasında ve miktannbildirdiğini, mesele üzerinde muhabereler da ve yapmasında fesad kanştırarak yapıldığını, Belediye Hukuk Müşavirinin her ne suretle olursa olsun, irtikâb Ankaraya gelerek ve Dahiliye ve Ma eylerse beş seneden aşağı olmamak liye ve Evkaf Hukuk Müşavirlerinden üzere muvakkat ağır hapis cezasile cezalandırılır ve üç seneden on seve müteşekkil heyete izahat verdiğini kay ye kadar rütbe ve memuriyeîten dettikten sonra müdafaasma şöyle devam mahrumiyet cezası dahi hükmolunur. etti: Madde 240 Kanunda yazılı hnl« Aslında tarih bulunmıyan, fakat lerden başka her ne suretle olursa 7 teşrinisani 936 tarihınde Belediye ev olsun vazifesini suiistimal eden me rakmın 934 numarasına kaydedilmiş olan mur, derecesine göre üç aydan üç bir emir aldım. Davanın sulhan halli, seneye kadar hapsolunur. Cezayı tahBelde ve Belediye menfaatine uygun fif edecek sebeblerin vücudü halinde olacağı şeklindeki mütaleaların Vekâletbir aydan az olmamak üzere hapis ve otuz liradan yüz liraya kadar a çe de tensib edildiği, sulhun icrasınm muvafık olduğu sarahaten yazıhyordu. Bu ğır cezai nakdî ile cezalandırılır ve her halde müebbeden veya rauvdk karar, muavinitn Ekrem Sevencan tarakaten memuriyetten mahrum edilir. fından usulen Hukuk İşleri müdürlüğüne havale edilmiş, davacılarla yapılan müMadde 339 Bir memur memuriyetini icrada tamamen veya kıs zakereler, bunlar tarafından idare edilmen sahte bir varaka tanzim eder miştir.» veya. hakikî bir varakayı tağyir ve Muhiddin Üstündağ, vakıalan dosyatahrif eyler ve bundan dolayı umjda bulunan resmî evraka müsteniden tesrnî veya hususî bir mazarrat teveUüâ 1 pit ettikten sonra mazi ve istikbali ve daedebilirse üç seneden on seneye ka • dar ağır hapis cezasına mahkum o \ ha doğrusu bütün varlığının mevzuu bahlur. Eğer işbu varaka sahteliği ispat | solduğu bu işte lüzumu muhakeme karaedilmedikçe muteber olan evrak karının bütün noktalarına cevab vereceğini bilinden ise ağır hapis cezası beş sekaydetti. Sulhnamenin Belediyenin menneden on iki seneye kadar verilir. faatine olduğunda ısrarla: Evrakın musaddak suretleri kanu « Yapılan fedakârlık, kanunun nen zayi olan asılları makamına kaim olmak lâzım geldiği takdirde mez esasen verme<üğini almamaktan ibaret tir.» dedi. Ve sulh akdi için yapılaa tekur suretler hakkında asılları gibi maslar ve muhabereler sırasında muha muamele olunur. J kemeye bir taraftan devam edlldiğini, sulh teşebbüsünün iptidaen Belediyenin dan hiçbiri ötekini tutmadı. Şu dakikada kafasından çıkmadığını, bir mes'ulıyet mesahalara dair kat'î bir rakam söylemek teveccüh etse dahi, herhalde şahsına aid mes'uliyetini üzerknc alacak vaziyette olamıyacağını müdafaalanmn son kısımdeğilim. Esasen bu sebebledir ki, mukalarında tebarüz ettirerek beraetini taleb veleye hususî bir madde kondu. Ermenı etti. Bu dava da bitmişti. Mahkeme bu cemaatine terkolunan muayyen metre husustaki kararını da 8 temmuzda bildimurabbaı sahadan gayri yerlerde indelrecektir. mesaha fazla zuhur edecek kısımların Asrî mezarlık meselesi: dahi Belediyeye aid olduğu tespıt edildi. Garirxh'r ki, Belediye lehine koydurulan Asrî mezarhk davasının Temyizin bu hüküm, şimdi benim için bir cürüm bozma kararı üzerine yapılan muhake gibi ileri sürülüyor.» mesi de bugün bitti. Zincirlikuyuda AsMuhiddin Üstündağ, Devlet Şurasınca rî mezarlık ittihaz edilmiş olan arsanın muayyen üç noktadan lüzumu muhake satın alındığı 21/3/934 tarihinde olduğu me karan verildiğine göre, iddia maka gibi bugün de Belediye hududu dışında mı tarafından sorulan bu sualleri muha olduğunu bildiren tezkere okundu. Muhiddin Üstündağ: keme ile alâkalı görmedi. Bundan sorya Müddeiumumî esas « Zincirlikuyudaki mezarlık arsa hakkındaki mütaleasım uzun uzadıya taf smın satın alınmasına daır maruzatımı sil etti. Davaya mevzu teşkil eden mad tevsik edecek yeni bir vesika takdim ededeleri okudu. Belediye lehine hüküm a ceğim. Daimî encümenin pazarlıkla al lındığı halde vazgeçilerek Ermeni cema dığı 21 mart 934 tarihinde ben Ankaraatile sulh âkdetmek, bu sulhu Dahiliye da idim. İstanbuldan 16 martta ayrılmış, Vekâletine tasdik ettirerek icra ve tatbik 22 martta avdet etmişim. Şu hâdisenin mevkiine koymak, ve Ermeni cemaatine seyrinde alâkam olmadığına bu da bir ferağ edilen sahadan bir kısmının araya sübut delili teşkil eder.» diyerek mahkegiren Sabur Saminin eline geçmesını te meye buna dair olan resmî tezkereyi vermin etmek suretile Muhiddin Üstündağı di. vazifesini suiistimal etmiş telâkki etti ve Muhiddin Üstündağ, bundan sonra 240 ıncı madde ile cezalandırılmasını isşu sözleri söyledi: tedi. « Sayın Müddeiumumî, geçen celAvukat Kenan Omer, müdafaasma, sede: «Böyle valiliği herkes yapar» devak'anın cereyan şeklini ızah ederek baş mişler. Kulak mazeretimden dolayı ışitladı. Dedı ki: memiştim. Sonradan muttali oldum. Bu « Mezarlıkların Belediyeye devri vesile ile arzedeyim kı, ben huzuru âlinizüzerine Ermeni mezarhğı da Be*led:yeye de bütün hizmet yıllarımın hesabmı dedevrediliyor. Haber alan Patrikhane, ğil, 13 sene içinde yaptığ:m milyonlarca vermiş olduğu temınat akçesi mukabi muamele arasında yalnız üçünün cevabılinde tescili geri bırakıyor. Ayni zaman nı veriyorum. 13 senelık çalışmalarımı bu da men'i müdahale davası açılıyor. Mu adlî hâdiseden bil'ıstifade huzurunuzda hakeme celseleri akdediliyor. Ermeni izaha kalkışarak kendıme bir nevi propaPatriğinin dava açmakta salâhiyetsizlişi ganda yapmış olmaktan teeddüb ederim. görülerek davası reddolunuyor. İşte gerek Sadece, beni 13 sene bu mevkide tutmaSurada, gerek fezlekede Belediyece ka ları bu hususta bir fikir verebilir. İstanzanılmış olarak gösterilen dava ıkamesı bul vilâyeti makam sandalyası, dışandan salâhiyetine müteallik bir noktadan red göründüğü gibi değildir. Vazife gördü dolunan şu davadır. Ve salâhıyettarı ta ğümüz şartlar içinde bu sandalya, bir varafından dava açıldığı takdirde kazan'Jıp liyi her an ipe çıkaracak bir hususiyet takazanılamıyacağı bilınmezdi. O zaman şır. Ben başımda o ipin tehdidile 13 y;l kazanılmış bir dava mevcud değildir. yaşadım. İşler arasında bu kadar mühimNitekim, bunu müteakıb üç Horen kilise leri olduğu gibi, havaleden ibaret ehemsi mütevellileri Belediyeyi dava etmişler miyetsizleri de vardır. Vilâyetin benim dir. Belediye de Patrikhane alayhinde mes'uliyetim altında cereyan eden rru bir tazmınat davası açmış bulunuyordu. amelâtından yalnız 938 senesinde 245 Fakat tazminat kararında isabet olma bini İdarei Hususiye ve Belediyeye, 550 dığmdan nakzedilmesi tabiiydi. Çünkii küsur birji de Vilâyete aid muamelelerd;. davayı açtığ; sırada Belediye de bu ar Polis, iandarma, emniyet işleri, meclısi salara sahıb olmadığından ayni salâhi umumî, encümeni daimî bütçe işlerine müteallik malumat, ecnebi devlet ricah1 yetsizlik, Belediye için de variddi..» r Suçluların tecziyeleri istenilen maddeler « Herjeyden evvel birşeyi hem meşru hem gayrimeşru, hem var, hem yok farzetmek mantıkla kabili telif değildir. Talımatnamenın kanunî olmadığını ileri süren makamı iddia, bir müddet sonra neden bu talimatname hükmü, şu ise tatbik edilmedi? diye soruyor. Bundan başka bu talimatnamenin 52 nci maddesine istinaden ruhsatnamelerin istirdadına muvafakat eden taahhüdnamelerin alınması Sürpagob davası: ' da suç olarak görülüyor. Talimatname, bir mazbata mahiyetinde neşrolunmuş Temyiz Dördüncü Ceza dairesi, saat değildir; tatbik içindir. Suç gösterilen 16 da Sürpagob mezarhğı davasına defiil, bu talimatnamenin bir maddesine tev vam etti. Celse başlayınca mahkemenin fikan yapılmıştır.» taleb ettiği bazı malumata cevab olarak Muhiddin Üstündağ kendini müdafaa göaderilen tezkereler okundu. Bu tezkeetti. Otobüsün vaktile serbest bir hak ve relerle Sürpagob mezarlığının îstanbul kazanc mevzuu olduğunu, kanunun bunu Belediyesine intikali işinde Dahiliye Vemenle inhisar ve imtiyaz şeklinde beledi kâletile Belediye arasmdaki muhabereye yelere terk ve tahsis ettiğini, bütün mu müteallik dosya isteniyordu. Cevablar, amelâtta bu kanunî noktayı gözönünde dosyanın bulunamadığını ve bunun Ekbulundurmak mevkiinde ve mecburiye rem Sevencan tarafından alınıp iade ediltinde olduğunu, bu işin hakikî mahiyetile mediğini gösterir mahiyetteydi. Bu sırada tetkik edilmediğini ve indî düşünceler ve Ekrem Sevencan dinleyiciler arasında kanunun ruhuna aykırı bir takım fikır o bulunuyordu. Reis, kendisini davet edeyunlarile başka istikametlere sevk ve baş rek şu suali sordu: ka hüviyetlere irca edilerek değişuril« Tahriratın aslını siz almışsınız.» meğe çalışıldığını söyîedi. Ve meselenin « Hayır.» muğalâta, tenakuz ve tezvirden tecrid « İmzanızla almışsmız?» edilerek mütaleasile hakikatin meydana « Cevabdaki ifade, kâmilen 3; an çıkacağım ilâve etti. Sözlerine devamla: lışıır. Gerek reis gerek reis muavinine im« İşletme şartlarını imkânın müsaid za için arzedilen kâğıdlar, zimmetle tesolduğu en iyi derecede emniyet ve nizam Ikn edilmez. Hukuk İşleri müdürü, bu altına almak kaygusundan başka birşey lunmadığı bildirilen tahriratı bana mütadüşünmetnişimdir. Hâlâ devletçe buna lea ile birlikte ve elden getirmiştir. Ben mahsus ve bütün memlekete şamil bir derkenan yazdım. Hukuk İşleri müdü usul ve nizam konulmamış, bu iş mahallî rü kendisi alıp gıtti. Dosyaların benim belediyeler tarafından da mevziî olarak yanımda kalmasına ımkân yoktur. Hatta bir nizama bağlanmamıştır. Bir yanöan karar çıktıktan sonra Hukuk İşleri cnii bu işleri zapt ve rapta alırken bünyesin dürüne bunun Vekâlet makamınca tas deki sakatlıkları bertaraf etmek, bir ta dik edilmesi lâzım gelmez mi? diye sorraftan da umumî selâmet ve cmniyeti dum. Tasdika arzedüecek mevaddan degözönünde bulundurmak, Vali ve Beledi ğildir, dedi. Ben de ihtısasına hürmet etye Reisi sıfatile vazifemdi. Bu husustaki tim. Vali Üstündağ da onun ihtısasına uzun ve sabırlı gayretlerim bir takdir ve i güvenerek muameleyi Vekâlete gönder silesi olabilecek mahıyette iken iddıana meğe lüzum görmemış olacak...» mede benim aleyhime birer cürüm ola Mesele, Muhiddin Üstündağdan so rak gösterilmiştir.» ruldu. Eski Vali dedi ki: « Dosyanın kaybolduğunu ve ortaMuhiddin Üstündağ, meselenin bütün safahatını, yapılan muameleleri anlattı. da olmadığını şimdi haber alıyorum. Bu, İstanbulda kendi teşebbüsile yaDilan, hâ taoıamen yeni bir meseledir. Sadece mulâ tatbik edilen bu talimatnameden baska avinim Ekrem, Umuru Hukukiye müdühiçbir yerde hiçir merci tarafından hâlâ rile görüştüğünü ve işin tasdik içın Vebir talimatname yapılmamış olduğunu kâlete gönderilmesi lâzım olmadığını bîna evvelce söylemışti. kaydederken: Müddeiumumî Arif Cankaya, Muhid« Ortada kevfî tabirile tavsif edilecek hiçbir muamele yoktur. Bilâkis hak din Üstündağdan üç noktayı sordu. Mukrnida reva görülmüş karar keyfî kelime hiddin Üstündağ, cevab olarak dedi ki: « Mesaha keyfivetleri, üç dört denle tavsife daha müsteiddir.» dedi ve idiia makamının hiçbir sübut deliline isti fa yapılmıştır. Üçüncü hukuk, Birinci nad etmeden sadece fezlekeve dayarıdiiı hukuk, Tapu ve Belediye fen heyetleri nı ileri sürerek fezlekenin bir memjru tarafından yapılan muhtelıf mesahalar cı, yapı ve binalar servisi şefi mühendis Neş'et Kasımgil. meclisi idare reisi Ziya Taner, aza Şahin Giray, Sedad Ödül, Reasürans avukatı Atıf Ödül, Jerans şirketi müdürü Meteos Temel, Reasü, rans ikinci müdürü Malik Kevkeb haklannda devlet alım satım işlerine fesad karıştırmak suretile menfaat temini, resmî evrakta sahtekârlık ikaı, ve vazifei memuriyeti suiistimal suçlarından dava açmıştır. Tahkikat evrakı Dördüncü Sorgu hâkimliğine verilmiş ve bugün sabahleyin saat sekiz buçukta başhyan ve Sorgu hâkimi Sami tarafından yapılan sorgu, saat on iki buçukta sona ermiş, sorguîarı yapılmış olan suçlulardan Yusuf Ziya Oniş, Tahir Kevkeb, İsmail İsa Caniş, Sadun Galib Savcı, mühendis Neş'et Kasımgil, müdür Meteos Temel, Sorgu hâkimliği kararile tevkif edilmişlerdir. Diğer sorguları yapılan Ziya Taner, Şahin Giray, Sedad Ödül, Malik Kevkeb haklarındaki tahkikatın da hâkimlikçe gayrimevkuf olarak devamına karar verilmiştir. Dava açtığımız suçlulardan mahalli âharda bulundukları anlaşılan Hamdı Emin Çapla avukat Atıf Ödül haklarında da Sorgu hâkimhğince ihzar müzekkereleri kesilmiştir. Tahkikata devam olunmaktadır. Mahiyeti mesele bundan ıbarettir. Dava açt:ğımız suçBankanın bu binayı depo ittihaz etlar, Türk ceza kanununun 205. 240, mek kasdile iştiraya talib olmasına göre 339 uncu maddelerine uymaktadır.» denizle ittisalini temin için de ön tarafMüddeiumuminin bu husustaki beyata bulunan He Belediyeye aid olan denizden dolma arsa ve rıhtımın da alınma natı burada bitiyor. Öğrendiğimize göre sına zaruret hasıl olduğu cihetle, şirket, Hamdi Emin Çap Ankarada, Atıf Öbu zaruret icabı olarak nhtımı da ıhtiva dül de Lüleburgazda bulunmaktadır. Keeden arsayı Belediyeden satın alıp bina silen ihzar müzekkereleri oralara göndeile birlikte Denizbanka satmak imıcân rilmiştir. Tevkif edilenler, dün öğleden lannı aramışsa da, Belediye bu talebe sonra tevkifhaneye götürülerek yedeştiyanaşmamıştır. Yani arsayı satmamtştır. rilmişler, dün geceyi orada geçirmişlerŞu suretle Denizbankın Belediyeden bi dir. Dördüncü Sprgu hâkimi Saminin islâhare arsayı satın alabileceği de ihtimal ticvablara bu sabah da devam etmesi halinde bulunsa bile pek zayıf bir vazi muhtemeldir. nin korunması, karşılanması, ağırlanması işleri, mülhakatın teftışi, Parti ve spor işleri, vilâyet ışlerinin hükumet merke zinde takibi, aielumum teşrifat işleri ve saire... bu rakamlara dahil değildir.» Müddeiumumî Arif Cankaya, şu ce vabı verdi: « Geçen günkü sözlerim, kendile rince yanlış telâkki edilmiş... Gerek kendisini gerek makamını küçük düşürecek birşey asla hatınmıza gelmez. Diğer dosyada da bilmünasebe kendilerinin hukuk ve idare ilimlerile mücehhez olduklannı tasdik etmiştik. Kendilerini de esasen bu duruşma münasebetile tanıdım. Benim söylediğim otuz küsur bin liralık bir mubayaa meselesinde «îşimiz havaleden ibarettir» yolundaki müdafaanın doğru olmadığına işaretti. Mezarlık meselesine gelince, bunun Belediye hududu haricinde olmasını göstermekle guya demek istiyorlar ki, me nafii umı>Tuye kararına lüzum yoktur. Kanunun 19 uncu maddesinin 6 ncı fıkrası, Belediyeye hükmî şahıs sıfatile ta sarrufa ehliyet hak ve salâhiyetini ver miştir. Fakat bunları mücerred olarak vermiş değildir. Belediye, bunu bir ni zamnameye uydurmakla mükelleftir.» Müddeiumumî, bu noktai nazardan müdafaaları varid görmedi. Avukat Kenan Ömer, Belediyenin ancak kendı hududu dahilinde istimlâk muamelesini tatbika salâhiyettar olduğunu söyledi ve İstanbul Belediyesinin Çemişkezekte istimlâke kalkmak hakkı yoktur, dedi. Saat 19 u geçiyordu. Reis Mecdi Beydeş, muhakemenin hitam bulduğunu, müzakere için duruşmanın 8 temmuz cumartesiye bırakıldığmı tefhim etti. Denizbankın Fındıklıdaki Satie binası hakkında bir müddet evvel Maliye ve İktısad müfettişliklerince yapılmasına başlanan tahkikat îstanbul Adliyesine intikal etmiş ve dün öğleden ewe! sorguları müteakıb tevkifler yapılmıştır. İstanbul Müddeiumumisi Hikmet Onat; bu mesele hakkında dün akşam şu izahatı vermiştir: « Denizbank tarafmdn Tesisatı Elektrikiye Türk Anonim şirketinden satın alınan Satie binasının alım satım işinde bir yolsuzluk olup olmadığı hakkmda İktısad Vekâleti emrile Maliye ve İktısad müfettişleri tarafından müştereken yapılan tahkikat sonunda haztrlanan fezlekeli tahkikat evrakı, usulen memuriyetimize verilmiştir. Bu evraka nazaran, Satie binasına İktısad Vekâletince mütehassıslardan mürekkeb olmak üzere teşkil edilmiş olan bir heyet tarafından 113 bin 134 lira kıymet konduğu, istimlâk kıymeti de 106 bin lira bulunduğu ve bankanın inşaat servisi şefi mühendis tarafından. 223 bin lira kıymet takdir edildiği halde Denizbank tarafından bu kıymetler nazara alınmadan, istimlâk kanunu hükmü tatbik edilmeden pazarlık suretile 250,000 liraya mübayaa edilerek binnetice Hazine 100,000 liradan fazla bir zarara uğratılmıştır. Alım satım işinde muamele, Jerans şirketi müdürile Reasürans şirketi avukat. taraflanndan taktb ve tavassutta bulunularak ikmal edilmiş, bunların yaptıklan bu işten dolayı da komisyon namile 12,500 lira para almış olduklan ve komisyonun usu'°n yüzde ikiyi geçmemesi iktıza ederken alınmış paraya nazaran komisyonun yüzde beşi bulduğu ve alım satım işi de, Elektrik ve Tünel şirketlerine elektrik vesaiti temin etmek maksadile teşkil edilmiş olan Satie şirketinin, Elektrik ve Tünel şirketlerinin hükumetçe satın alınması üzerine esasen idamei mevcudiyet edemiyecek bir hale geldiği ve tatili faaliyete karar verdiği ve ayrıca Nafıa Vekâletinin istimlâke teşebbüs ettiği bir zamana tesadüf etmiştir. Nafıa Vekâleti, İktısad Vekâletine 1 /11 '938 tarihinde yazdığı tezkere ile Elektrik Umum müdürlüğü tarafından istimlâkine teşebbüs edilen Satie binasınm Denizbankça satın alınmak istenildiğini bildirerek bankanın mümkünse bu alıştan vaz geçmesini istemiş, İktısad Vekâleti bunun üzerine bankaya yazmış olduğu 8/11 /938 tarihli tezkere ile bu binayı ne maksadla satın almak istediğini ve mübayaasına ne gibi bir lüzum ve zaruret hasıl olduğunu ve böyle bir muamele mesbuk Ue ne safhada bulunduğunu sormuş ve Nafıa Vekâletinin yazısınm bir suretmi de bağlıyarak bankaya göndermiştir. Denizbank, iktısad Vekâletinin tezkeresini alır almaz ferağ muamelesini çabuklaştırmış ve 14/11/938 tarihinde binayı leferrüg ederek 16/1 1/938 tarihinde İktısad Vekâletine «Kısa bir müddettenberi filî tasarrufumuzda bulunan binanın bu kere muamelei ferağiyesi de ikmal edilmiştir» tarzında cevab vermiştir. Halbuki bankanın binayı filen işgal edebileceği tarih, 31/12/938 olarak tespit edilmektedir. Bankanın bu tarihten evvel verdiği cevabla «filen tasarrufumuzdadır» demesi hakikate muhalif beyan mahiyetinde görülmüştür. İ

Bu sayıdan diğer sayfalar: