9 Şubat 1947 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

9 Şubat 1947 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CUMHURİYET 5 Su'bat 1§47 FIKIRLER ImlllliiHıllHlllliilHililllillllllHIIUIIllKHllliltiilu Duygularımızın Halka verilecek bir şifresi mensııcat Yazan: Prc!. Musiafa Şekib Tunç Kendimizle başka şeyler arasmda doğrudan doğruya duyulanmızdan gelen, naîil örüidükleri bilinmemek dolayısUe saklı kalan münasebetlere intıbalar diyonız. *** Konusu ve gayesi kendisi olan ve herşeyin kendi etrafında dönmesini istiyen sevgiye izzeti nefis diyoruz. *** Kendimizi başkalarile doğru mukayese etmemekten doğan haksız duyguya gurur diyoruz. * hâkimlikte toplanan söz güzelliklerine şiir diyoruz. **# Cemiyetlerıîeki birük ve bağhlığı koruma ve yükseltmenin istediği fedakârlık duygusuna vatanseverlık ve bunun en yüksek derecesine ulaşmaya kahrasnanlık diyoruz. **# Görmüş ve geçirmişlik haline kibarlık diyoruz. *** Elde bulunanlarla kalıp gerisini başkalarına bırakmaf a kanaat diyoruz. haberleri Jıbhın tarakkisinde harbın rolü Yazan: M TIBBİ BAHİSLER ~| NALINA MIHINA Bir delinin macerası! uma günkii Cumhuriyet'te Sabri Buzan adındaki Kürd ^sergerdesinin macerasmı okıımuşsunuzdur; hani şu, TiirkiyeSurıys hududunda müstakil bir Kürd devleri \ e ordusu kurarak bu muhayyel devletin cumhur başkanı ve mevhum ordusun.uı başkomutam obııak sevdasına kapılan delinin bir cinayet işledikten sonra Şamda!;i tunarhanede sona eren macerasını. Böyle zavallılar, bizim Bakırköydeki Akıl îiEEtanemizde de doludur. Onlar arasmda da ba^komııtan, padişah, kra!, împaratcr, ctımhnr başkanı olan veya cv'.iyalık, pcygamberlik. mehdilik, hattâ tanrılık iddissında bulıınan bedbaht hastalar vardır ki bunlar kendi âlcmlerincle, belki de mesud yaşayıp giderler. İtalyan diktatörü diği zaman Başkan Mussolini «harb meTrurr.an taranndan deniyetin terakkisisöylenmiş tir: Ato ne hizmet eder» diye a silâhı iki milyar do> bir tekerleme yap • ları kumar masasr mıştı. Vecizeler yapfc^*^^^* na atar gibi ortay Tıbda da boyle oldu. Penicillin 1929 koyan bir fedakârlığın m.ahsulüdür. Halka tevzi edilecek bzsma, kaputbe mak, ekseriya iktidar sahiblerinin hele da bulunmuştu. Fakat ondan faydalandiktatdrlerin çok sevdikleri bir şeydir. Ikinci söz, atom parçalanması nazarizi ve diğer pamukluların, mutemed maınak, Ingilterenin tepesine havadan ateş yesinin ilk kurucusu olan Aknan bügin nifaturaçı veya bakkallara verilmesine Fakat çok defa vecize yapıyorum diye yağdığı 1940 yılında kabil oldu. Florey Hahn tarafından söylenmiştir: Biz atom Senelerce evvel . b i n m . yüzbaşı MabaşlanılmLştır. Dünden itibaren Fatih ve gülünc ve feci saçmalar yaptıkları da bunu Ingilterede yapmanın kabil olma sırrııu bilmediğimiz için değil, kokoz ruf Bey isminde, halim selim bir akıl görülür. Bunun bir misali de MussoliEminönü semtindeki mutemedler bunlan ni'nin yukarıki sözîeridir. Harblerin, he dığını görünce küf ekilmiş kültür tüb olduğumuz için atom bombası yapama hastamız vardı. «Bizim» diyorum. Çünkü almağa başlamışlardır. Ev başma s < le şimdiki harblerin medeniyetin terak lerini kapınca solcuğu Birleşik Ameri dık. o da, bazı hcıphaüeri gibi, gazete idarcyirmi metre bez verilecektir. Şimdilik kisine değil, imhasına yaradığuıı, Av kada aldı. Kem de tayyare ile Atlantiği hcneîerinî sık sık ztypret edcr. her çeliÇok rica ederim, insanlikta kanser bunun ilk on metresi tevzi edilecektir. Kederlenme ile sevmenin karışmasınaşarak... Isviçrede D.D.T. ilâcı bulunverem gibi fo'âketler için boyle mil Rİnds yazdığı sah'fcler dolusıı hir ıslahat İsteklerin azmatılaşmasına açgözlülük Her ev halkı vasatî beş nüfus' hesab rupanın bugünkü haline bakarak anla muştu. Amerikan ordusu dan doğan duyguya merhamet diyoruz. Pasifiğin mak pek kolaydır: Büyük endüstri yarları kumar nıasasına atar gibi feda I;")\ihafinı okurdu. İlk ziyaretirde, profediyoruz. edilmiş vç tevziatın ona göre yapılması *** eserlerini bile yeniden yaratmak için Uzakdoğıınun en pis ve vahşi ülkelekarar altına alınmıştır. Mutemsd dük uzun yıllara ihtiyac vardır. Kaldı ki bir rinde yalnız Japonlarla değil, çeşidli bö kârlıklar yâpmaya cneyil uyansa acaba sbr Fahreddin Kerim Gökay üstadımız Duyularla. örüldüğü halde bunların bu felâketleri bombalıyacak birer atcm ve dosrumuz gibi mütelıassıs bir doktor Hakkuıdan gelincraiyen tehlikeli kuv kânlar, muhtarların verecekleri ev lis«lâkasım aşan, hayallerle tamamlanan daha yerin* konulraasma imkân ohnı ceklerle ve hastahklarla savaşmak için süâhı bulunamaz mı? Hangi devlet dö olmadığimız ictn, onun aklından şüphe vetler karşısındaki duyguya korku ditesi üzerine tevziatı yapacaklardır. Issempatik temayüllere sevda diyoruz. yan kültür eserleri vardır ki harb bun bundan faydalanmayı top, tüfek yapmak yoruz. tanbul kontenjanı olarak 880,000 metre iarı yok ermiştir. Harb, veba ve kolera kadar faydalı buldu. Şimdi Streptomy vüşmek için sarfettiği milyarları seve efmiyerek ciddiyetle okuduğu uzun lâ*** basma ve poplin ile 360,000 metre kaput gibi salgmların yapabileceklerini gölge cine'den bahsediliyor. Sıtmanm yeni ilâ seve ve bir kalemde böyle iyi maksad yihasını dinlemeğe haşlamış ve orduyu # * * Gizli bir nefret uyandıran kederleni5İah, erkânıharbiyeyi ıslah, maliyeyi ısKaybedilen veya özlenen şeylerin bur bezi ayrılmış, fakat bundan 100,000 met de bırakmıştır. Çünkü bu hastalık sal cı Paludrine, «BasedoW> hastahğmın ye larla ortaya atacak kadar fedakârdır, Bu tnelere kin diyoruz. Iah, mebusan meclisini ıslah gibi mevharb insanlığa 175 milyar nakde mal re kaputbezi kefen'ik olarak aytılmış gmları (şimdi medenî yerler için varid ni ilâcı olan Thiouracyl, ilh... hep harb numuzda tütmesine hasret diyoruz. zular etrafında. tekerleme halindc devam tır. Memurin Kooperatifi de ayrıea me değilse de) iptidaî yerlerde birkaç bin yıllarınm mahsulüdür. Birinci Cihan ohnuş. Netice? Işte ortada... Izaha lüBaşkasının elde ettiği bir nimete kıgiden nıanasız sö'lerinden karşımızBoşaltılamayıp da içimizde düğümlen murlara tevziata devam etmektedir. Me veya yüz bin kurban verebilir. Faka Harbi sırasında yurdumuzu ziyaret eden zum yok. Hem de bu rakam sadece yasla duyulan mahrumiyetierin acısına miş olan heyecanların tortusuna hicran dakinin bir akıl hastası nlduğunu anlasarfedilen nakiddir. Harab olan medemurlar, halka yapılacak tevziattan da is hiç olmazsa büyük sanat ve kültür abi Viyana tıb üstadlarından meşhur Eiselskıskanclık diyoruz. niyetin değerini ölçmek kabil mi? Bir mıstık. O, nöbet nöbet her gazetenin yadiyoruz. tifade edeceklerdir. • deleri, insanların en kıymetli varlık ber: «Tahrib, imarı mağlub ediyor. Biz horoz dövüşü içha bu kadar fedakârhk n işleri odalannı ziyaret eder ve bir ?a*** *** lan ofan ahlakları sağlam olarak kalır harbin vücudümüzde yaptığı zararları yapan insanlığm hali gülünc değil mi ka me\zuu olurdu. Maruf Bey, günün Kıskanclık acısına, zâf yüzünden gösîçimiri dökmekten korkmadığımız kim Emeklilerin zamîarı veriliyor Bugün Avrupanm maddesi kül yığmı tamirden âciz kalıyoruz> diyordu. Işte birinde AUahın rahmetine kavuştn. terilemeyip saklı tutulan intikam isteği selere dost diyornz. Emeklllerle. yetlm ve dullann zam fark haline geürken manevî varlığı olan ah harb yıllarında insan kafasmı zorlıya dir? Yaradılışımızchnberi içimizde saklı duran bu ihtirasları iyi yola se\ketsek tun katılmasından doğan duyguya hased lau ayın ou fceşl cunıarteslye tesadüf ettlğln #*# Cıuııhuriyct'te hu mecnun Kürd serlâkı da bir çürüntü haline gelmiştir rak yeni yeni keşiflere yol açan ssik 1 diyoruz, îstediğlmiz seyîeri yapmayıp da iste den arcak ayın on yedlnol pazartesl gü Eskiden yalan söykmek, aldatmak gibi hep bu aczin yarattığı korkudur. Fakat acaba insanlığa bir dünya cenneti hedi gerdesinin macerasmı okuyunca Manıf nündeu İtibaren Malmüdürlüklîrlnce tevzi ye etmek kabil değil midir? Elbette... * * * mediklerimizi yapmak istiyenlere düş edilecektir Kredl Fonslye Bankasından kır. şeylerin pek ayıb olduğu memleketîer bu kazanclarımıza mukabil bir üzüntü Beyi hatırladım. Yalnız, Maruf Beylo Yalnız kendi hasis emellerini kabul etI Nefret yahud intikam arzusile ateşlen man diyoruz. dırmak suretlle^' maaş alanlann da tatblk de karaborsacılık normal bir hal almış duymamak elden gelmiyor: Mükemmel tirmek istiycnler daima, peşlerinde sü Sabri Buzan arasında b i r t a r k vardır ki *JS •{* "î* mühUrlerlle yoklamalan yapılmaktadır. tniş duyguya hiddet diyoruz. veya herkes buna alışmıştır. Zaruretler, keşifler için mutlaka harb mi lâzım? rükledikleri kütleye böyle bir cennet nizimki gazete idarehanelerinde dolaşırUmulmadık kötülüklerin başa gelmedı. Kürd sergerdesi ise Beyrut, Şam vo * l * •** **• insanlan çok egoist ve yalnız nefsini Işte verem, işte kanser, işte cüzam gibi vâdetmişlerdir: Adanaya gidecek talebeler Benim dediğim olsun Halebde önceleri Fransız Yüksek KomiJliddetle küçümsemevi taşıyan duygu sine felâket diyoruz. Iktnad Pakültesl son sınıf OgrencUerln düşünür, maddiyete tapar birer kukla bir sürü insan derdi var ki bunlara karşı bak dünya nasıl cennete dönecek!.. *** erliği saraylarında dolaşmış, son günlerya güoenme diyoruz. . den on klflllk blr grup, someEtr tatlllnden haline getirmiştir. Bu yıkmtıların nesil savaşta kaplumbağa süratile bile ilerHoşlandığımiz tesadüf veya isabetlere Istlfade ederek 10 şubât pazartesl günıl ler boyunca sürecek manevî sarsmtıları liyemiyoruz. Niçin? Bıınu biraz da in îşte tıbbın harb yıllarında zaruret do de de Suriye ve Lübnan devlet ricalin*** Adanaya gidecek ve orada zlral tetkikJerde olacaktır. Belki de yeniden canlanacak san ruhunda bulunan vuruşmaya me ayısile ulaştığı teraldciler bö;fe birkaç dsn iyi kalıul görmüştür. 133G danbeTİ, Nefretle gururun birleşrnesinden do şans diyoruz. r bulunacaklardır, ğan duyguya istihfaf diyoruz. e fakat, yıkılan manevî kıymetlerin te yilde aramak lâzımdır. Hedeflere çabuk şeye münhasır ve kısırdır. Dövüşmek, Türkiye Suriye hududunda bir Kürd Yabancı basın muharrirlerinin varmak için yarış lâzımdır. Bir hedefe, Bütün bu duygular bir tek zaviyeden *** lâfisi çok güç olacaitır. e bunu tnakul göstermek, dünya siya devieti ve ordusu kurarak Suriye ve gezintiye çıkar gibi değil, koşuya çık set cambazlarmm en güsel becerdikleri übnanı mevhum bir taamıza karşı mübalosu Kendi kendimizi gütmek gücüne hür görüldüğü için gene bir tek zaviyeden Esasen değisen bir dünyadan bahse mış gibi gitmek lâzımdır. O halde dünTUrklyedekl yabancı baıın mensublan dafaa erfeceğini söyliyen bu adanıın deli riyet diyoruz, açıklanıyor. şeylerdir. En samimî şeyler, vaidler, te21 subat cuma gecesl Tokatlıyan salon. diliyor. Daha harbden önce, hattâ Bi yada iyi şeyîere doğru akan bir ihtiras lduğunu 10 yıldan fazla bir müddet bir *** M. Şekib TUNÇ arında İlk balolarını VerecekleTdlr. Açık rinci Dünya Harbinden önce ortaya sü uyandırmalıdır. En çabuk ve kolay mil şekküller hep kendi dalaverelerini yü ürlü anlıyamamış olanların da akıllaütmek için bir göz boyamadan ibaannıası lstenmly«n blr sürprizls dlğer e ğ . rülen bir görüş vardı: Insanlar çok Ruhu saracak kadar üstün gelen ve yonlarca insanları öldürme çarelerini rından deracmek içîn zekâ ve dirayetleSömestr tatili basladı lectl:erden elde edllecek hasılatt olduğu glScraya geçen arzuya irade diyoruz. tnaddileşiyor, manevî kıymetler yıkılı bulmak İçin milyarlar harcanıyor. Hiç rettir. Insanlar bu kadar kör kalır veya inden süphe ernıeğe hakkımız vardır. tstanbui Ünlverslteslnde söme«tT tatlllbl Yardımseverler cemlyetlne devredllecekgördüğü halde hakik^ti görmemezlikten *** ne dün öfleden sonra başlanmıştır Tatll tlr Yabancı basın balosunun mükemmel •or diye... Bir yazı okumuştıun. Meşhur unutmam, atom silâhı için söylenmiş iki Bu münasebetle bizden Hatayı ve AdaUmumf menfaati şahsî menfaate ter 23 subat ouma sabahına kadar dc'vam e olrnası İçin hazırlık yapılmaktadır, Oavet. fizik filimi Einstein çöhreti bütün dün söz vardır: Biri bu silâhm ilk keşfeddl gelirse tıbbın efsanevî terakkilere ulaşayı istemek sevdasma gönül vermiş oması beklenmemeîidir. cih «tmeğe fazilet diyoruz. ller geceyarısından sonra zengln blr btlyayı tutan ve ilim âleminde sarsıntılar decektlr, an Suriyeli dostlanımza şunu hatırlatfede lzax edlleceklerdlr, Davetlyeler glmdl yapan nazariyesini koyduktan sonra bir *** Halkevinde kültiir filmleri mak isteriz. Sovyet Rusya gibi bir dev den protokola göre askerl ve slvll erkjna, Fazilete mftrd olan veya ona aykırı oEmlnönü Ila'.ievl DllEdeblyat çubeslne evlciin üs ve toprak istekleri karşıstnbasın znensublanna dagıtılmıs, dlp. seyahat yapıyormuş. Gideceği j'ere valan şeylere rezöet diyoruz. bağlı iültür kolu ve propaganda servlsl ta Türk B ü G Ü N I a, çeliklesmiş bir azim ve irade ile dirınca istasyonda müthiş bir kalabalık Jomatlk mehaîlldo tevzllne başlanmıştır. rafından düzenlenen kültür (ünlerlnden Anktrada bulunan meşhur plyanlst Percz görmüş. Bir alkış tufanı, çiçek buket**# M r :1 l Nefîs ve miikemmel kilerek «HajTr!» cevabınl veren bir milBizden ayrılamaz bir halde bulunan 30'uncusu bu sabah Halkevinde fevkalâtle de o gece özel sekllds hazırlanacak Tokat leri... Yaşa sesleri ortahğı kaplamış. Zalet karşısmda bulunduklannı unutmabir programla kutlanacaktır, Propaganda saheser Bir meziyet ve kusurların, iktidar ve acizlıyanın Amerlkan barında çalacaktır valh Einstein bütün bu gösterilerin kenmalıtîırlar. Bu ham hulyalara kapılmakta servlsl başkanı Şsrket Evllyagüln konuşSinemasında lcrin halitasına insanlık hali diyoruz. disi için yapıldığını sanarak etraftaklmasını taklbea muîıtellf kültür flllmlerl drvam ederlerse onîara vereceğimiz ceBayburdlu Zihni hakkında *** lere iltifat etmek istemiş. Fakat bir de gösttrllecektlr. vab şudur: konferans Şerefi menfaate tercih etmek duyguHapisten çıkar ç'kmaz... Halk BUglsl derneğlnln Emlnönü Halke görmüş ki kendisinin yüzüne bakan yok. luna asalet diyoruz. A.VOİ! Biz, Sovyet Rusyanın isteB!r müddet cvvel muüarrlr Sııad Dervlşln vlnde tcrtlb ettiği konferanslann birlnclsl Bütün bu şapaşlar aynı trende seyahat dikkrini vermiyoruz; İskenderunu, Ha*** çantasmı çalıp kaçan ve bllahare vakalanan dün dernek azasından Ziyaeddln Fahrl ta edip o istasyonda inen çarpık bacaklı ( Happy Land ) layı ve Adanayı size, daha dün bizden îzzeti nefsi feda eden, cömerdlik, iyilik Necml Metesungut, haplsten çıkar çıkmaz rafmdan verllmlştlr. Konferansçı hali salrl meşhur Zencl dansözü Josefin Baker aynlan hir vilâyetp mi vereceğiz? Sabri ve bağışlama inceliklerini taşıyan duy Alemdar slnemasma gltmls ve oradau Ke Bayburdlu Zihnlnin hayat ve şllrlerlnl pn. içinmiş. Görülüyor ki ilmin kudret şaBaş rollerde: mal adında bir sejlrclye a l i 2."O llra kıy latm!ş blr taraftan dlvan§ dlger taraftan Bnzanın malihulyasına benziyen îddiaguya âlicenablık diyoruz. heseri olan, rflt, blr dansözün yanında metlndekt paltoyu çalarken yakalannıısür. halk ş'alr: vasıflarını bellrterek demlştlr kl; Iardan vazgeçerek uslu akılh bir yol *** bir hiç kalıyor. Denıpsey karsısındakiBu devTe şalrlerlnin lkl taraflı ol€ Bir izah tulmatıın. bizlmle dost geçinmenirf tavSsfaletler karşısındaki duygusuzluğa nin suratmı dağıtan bir tek yumrugu ması, yanl hem aruz, hem de hece ile şllr Mtlll ESltlm Bakanı Beşad. Şemseddlnln srye ederiz. Aksi takdirde bu diieklerinikatı yüreklilik diyoruz. K O C A M U S T A F A P A Ş A dünku nüshami7'da çıian beyanatmda b'.r yazması tablt karşUanmalıdır. Nlteklm bu için bir milyon dolar almıştı. Bütün bir de bu nevkVîn şatrlere raslarnnaktadır, ömürünü lâboratuarlarm pis kokuları zi, Bakırköy Akıl hastanesine havale ettertib hatası olmuştur. Bakanı vatandaşmekten başka yapacak bir şey yoktur! Kab yürekliliğe ondan hoşlanma duy lann dm! bir aklde taşımakla mükellef bu Hattâ I=tanbula gelmlş Karslı blr halk veya ilim müesseselerlnin loşlukgusunun katılmasma gaddarlık diyoruz. unmadıklRnnı söyledlgl halde bu cümlo şalrt slmcl toplantınıızda bulunuyor Ken ları içinde çürüten hangl bahtiyar fariı dlslııden rlca ettlm, Blze aruz ve hece İle «bulUDdukları» şekllnde çıkmıştır, Keyfl*** yazılmıj jllrlertnden blrer parca oir.tjya. vardır ki en kıymetli keşfi için bir anMevcud şeylere bir şekil veya düzen ystl tavzlü ederlz da bu paraya nail olabilsin, caktır., Mis Ninette de VaîoLs geliyor vermeğe yaratma diyoruz. Bund%n sonra Huzurt lsmladekl halk İki Türkçe Film Birden îşte normal yıllar Içinde ilmin geli?Ackarada kurulacak olan bale mektebl şalrl sazl lls kendl şllrlerlnl terennüm et*** «klrlerlnden lstlfade edllmek ü mlş konferans, blr gencln Bayburdlu Z n . mesir.deki yavaşlığı bu misalleri görHayal ve vecd ile birlikte tasvir ikti hakkmda zer» davet edllen tanıntnış Inglllz bale darı, ahenge karşı son derecede duyar mütehassısı Ml» Ninette do Valois bu ayıa nlden aeçerek okuduğu blr şürle nll ayet dükten sonra kolay anlıyabiliriz. Fakat bulmujtur. j harb? Şehir D r a m T i y a t r o s u b u telif lık ve dilek selikasile nazım sanatına ortalarma doğru Türklyeya gelecektlr. Iklr.cı konferans pek yakında Prof TevHarb Mussolini'nin dediği gibi medeeserin temsillerine b a ş h y o r flk Hemzl tarafından «Folklot ve tib» mevEskl devirlerin heyecanh niyeti terakki ettirmez. Fakat insan yazuu üzerine verüecektlr. Şehir Dram Tiyatrosu önümüzdeki salı Baştan başa heyecan doila vak'alarını yaşatan yegâne radılışı öyledlr ki melekeleri ve kabiliEaltacı çiftltği civarında Halk günü akşamından itibaren mevslmln TÜRKÇE bir eser. TÜRK filmi yetleri zaruretler tarafından ne kadar üçüncü telif eserinin temsiline başlıyaKredl Fonslye Bankası Beledlye İle yap tazyik edilirse o kadar kolay işleT ve caktır. Piyes «Küçük Şehir» müellifi tığı anlaşma muciblnce Baltacl çlftllğl d . gelişir. Harb sırasında bir mıknatıslı Cevad Fehminin son eseridir. <Kora vannda blr halk mahallesl lnşasına başla cnayin çıktı. Eğer çaresi bulunmasaydı mak Uzere hazırlıklar yapmaktadır. Şehrln Ingiltereyi. diz çöktürmesi, kim bilir, Bebek» Dram ve Komedi Tiyatroları lçlnde blr çok yangın yerl dururken ve belki de kabildi. Bu müthiş tehlike insanatkârlarmdan mürekkeb geniş bir lmar bakımından sehlr hududunun genlş «an zekâsım zorladı. Derhal mukabil kadro ile oynanacaktır. Eseri kıymetli lememesl lktlza ederken sehlrden blr hayll çareyi buldu. Numaralarla sıralanan (V) sanatkâr Hüseyin Kemal Gürcnen sahY V O N N E de C A R L O uzak blr mahalde ev lnşasına karar vertl Dünyanın en çok «evilen sarışuı yıldızı BETTî GRABLE Tedigfin neye ioymaktadır. meslndekl hlkmete klmse aku erdlreme. silâhları gene zaruretlerin insan zekâ6 yaşındaki yıldız BEVERLY SİMMOKS ve BOD CAMEBON sıru zorlamasından başka bir çey değiliçin hususî surerte Holivuda giden Hikmct Feriduna bir fotograf mektedlr, tarafından harikulâde bir tarzda yaratılan albümü hediye etti. Hiçbir yerde nefredilmemiş olan bu fotograflarda Medrese odasında ölü bulundu Izmit parti reîsi niçin istifa etmis? di. Nipon'u ikl günde diz çöktüren Sülcymanlyede Mimarslnan mahalleslnda îsnnlt Beledlye relsl Kemal özden aldıgı atom bombası ise bunun en güzel mi»evimli Betty'ji her pozda seyredeceksinlz, medreso odas.nda yatıp kalkan 27 yaşmda mız blr mektubda, Partl ldare heyetl bas. salidir. «Atomların parçalanması» naMusa Aslan> odasında ö'mü? olarak bulucksnlığından İstifa' etmeslnln, Partl müfet zariyesi yeni değildi. Fakat harbde onu t Lady Objects } muştıur, Adil heklm Dr, Izz»' Işcan ölUm tlşı !le arasmda bir lhtUâf oldujundan de bir silâh olarak kullanmak, savaşanlar R E N K L t film takdir nazarlarile seyredilmekte ve candan sebeblnln Morgca otopsl yapılarak tesbltlno ğll, Beled'.ye relslltl l!e Partl baskanlığının arasında y.aman bir yarışa yol açtı. Onu alkışlanmaktadır. Aşkı inkâr ve erkekleri teshir eden dilber ve lüznım görmüştür. Adllyece yürütülen tatıaynt eamanda mııvaffaklyetle yapılama ilk bulanın zafer düdüğünü öttürmesi klkat alınacak rapora göre blr seylr taklb makta olmasından Uert geldlğl blldlrllmek. maceraperest bir kadının ihtirash romarii. tabiî idi ve öyle oldu. edecektlr tedl» Aile başma onar metre pamuklu verilecek f D 17 \T " " ~ ~ ~"' YARÂLI GÖNÜLLER İSTANBUL SİNEMASI TARZANIN KIZI Don AMECHE Frances DEE | KÖROGLU «Koca Bebek» AiLE ALBüMi/NDEN FOTOCRAFLAR Bn Hafta ATEŞ SUNER Sinemasında CiBi KADIN BugünYEDİGÜN'de Bu Ahsenin yapmıyacağı iş yoktur Yoktur; çünkü şeytanm akhna gelmiyen şeyleri düşünür ve düşündüğünü mutlaka tatbik eder. Bu tatbikatır. hepsi kaleme gelir şeyler olmadığından şımdi size yazıp dökemem. Lâkin kim ne derse desin çocuk bir i o l çengidir. Ben onunla tetnas ettiğim zaman sarhoş olurum. Neyse, şimdi herkesi yerrciyelim de lâfımıza başlıyalım. Cırrrn! Kapı açıldı. Kendisi... Haüf sesle: Hah! Çanta nerede? Tamam. Bana bak; bir kelime türkçe yok... Fazla sorma! Ben sana fransızca anlatırım. Ve yüksek sesle, fransızca: Bonjur doktor, bonjur! diye karşı Ben paltomu çıkarırken o içeri doğru yürüdü. Ben de boş çantayı elime al•drm; arkasmdan salona doğruldum. İçeri girdiğim zaman koltuklardan bigelimş. Sapasağlam kıza gebedir diyecek | mış. Yan insaniyet, yan hassasiyet Ararinde zayıf, pisbıyık ve kıranta bir adam doktor nerede? Ahsen beni düşünmüş, ba bir oyun edip cezalandırmayı düşüngözüme ilişti. Ahsen konuştu: ve çağırmış. Hâdise bu. tnüş. Şimdi kızı biraz gıdıklamak lâzım Hacı bey, size Doktor Feliks'i t a i ki azıcık sayhalansın. Kapıyı kilidledim; Hacmın çipil gözlerinde endişe okudim ederim. Kendisi Paris Tıbbiye Mekkarşılıldı oturduk. Birdenbire gıdıklanuyor. Ahsen benimle görüştükten sontebinden mezundur. Burada Fransız yınca: ra: Çarşamba günü akşamı; yemek yiyo Hastanesi nisaiye mütehassısı. Ay! dedL Hacı Beyfc doktor yüz lira istedi; rum... Telefon. (Yani bazan bu konuHacı Bey denilen adam Arab şivesile: O anda kapmın tokmağı zoriandı. Kapı çan makineden de öyle bıkıyorum ki!) Teşekkür ederim rnösyö... Siz türk ama ben elliye razı edeceğim. açılmadı. Bir kere daha ayru se3... On Yalnız muayene? Alo... çe bilir? dan sonra biraz sükut. İkimiz de güle Evet, yalnız muayene... Sonra da Ben Ahsen. Daha ben cevab vermeden Ahsen ceğiz, lâkin falso olacak. Dışarıda Araameliyat lâzımsa onun lçin de ayrı paîtıldı: Ooo! Merhaba. Ayol... bın: Iyiyim, iyi. Efendimizi göremiyo Hayır, hacı bey! Bir tek kelime til zarlık... Yâ rahîm, yâ kerîm... diye tesbih ruz... Lâkin Ahsen Beyefendi; bu şok pamez. Ben terciimanlık ederim. l çektiği Işitiliyor. Kabahat bende mi? hah bir hekim... Lutfen efendim. Nihayet kapıyı açtık. Kız hemen Sende... Dinİ3 beni: Sen yann saat Ne yapalım hacı bey? Bizim heAhsen bana frarsızca anlattı. Mesele fırladı gitti, gülmemek için. Ben de Ahon birde bize gelir misin? şu imiş: Bu hacı bey apartıman sahibi kimleri istemediniz. Ben de sizin fikrisene fransızca: Vallahi bilmem ki... Yann ne? Per nin kâhyası imiş. Kira almak, kunturat nizdeyim. Mesele şayi olursa mal sahibi İş tamam, dedim. pembe. Ben... imzalatmakfalan gibi vesilelerle eve gi hanımefendi sonra size belki de yol veAhsen bundan alacağı manayı aldı ve Bırak uzun hesabı. Sana yarım saat dip geldiği sırada evdeki hizmetçi Rum rir. hacıya: için ihtiyacım var. kızma sataşmış. Bu sataşmanm derecesi Hakkı âliniz var. Lâkin şok bâra, Hacı bey! Kız maalesef bir buçuk Geleyim sma fazla kalamam. malum değU. Yalnız kız hacıdan şek şok bâra... iki aylık gebe imiş. Kahna! Yalnız gelirken eline bir vacı olmuş: Siz bilirsiniz! Isterseniz beş llra ve Ya! Vah vah vah... Lâkin nasü oldu küçCk çanta al. < Ma be efendi. Bu hadzi bana op rip savalım. ben bu işi anlamadım. Bu nasıl kızdır? Ne çantası?, Evrak çantası filân mus.» Ben fcütün bu sözleri hiç gözümü kırpBiz masumuz. mı? Ahsen de böyle şeyleri başkalan ya madan, tahta parçası gibi dinliyorıım. Hayır, hayır... Ssnin bir küçük Oört parsa pek içerler. Kıza muayyen bir Nihayet hacı razı oldu. Ahsen beni içeri Hacı bey, o lâfları bırak. Ben sizi köşc çantan vardır. dereceye kadar müsamaha tavsiyesinde odaya aldı. Hafif sesle: iki defa birh'kte gördüm. Artık şimdi... Haa! Anladım. Ne olacak, bir şey bulunduktan sonrajjir tuzak kurmuşlar. Allah belâsını versin. Şimdi ne ya Arabı sızdıracağım, korkma! dedikmi koyacağız? Hacmın geleceğini bildiği bir gün evden ten sonra fransızca yüksek sesle: dahale ettim: palım? Nene lâzım! Çantanı al, gel. Ama çıkmış; hizmetçiyi yalnız bırakmış. Hacı Bir dakika müsaade doktor. Şimdi Vallahi iki rahmetten biri: Ya kızı Rica ederim, hastayı benimle yalnız gecikme. Saat on bırde. Hadi gecen ha eve geldikten sonra anahtarla kapıyı açıp hasta gelecek, diye konuştu. * nikâhla alırsınız; yahud doktor burada bırak ın! yırlı olsun. içeri girmiş. İki kumruları başbaşa bulÇıktı ve haykırdı: Ahsen çarpık çarpık baktıktan sonra iken bunun ameliyatmı yaptırırız. Esen kaL muş.'Tabii hacınm hali harab; Ahsenin Kleo, kız Kleo!.. Allah belâ versin... Lânet olsun. Bihacının koluna girip; Sen kal!.. oeağma düşmüş. Ahsen de biraz nasiGevrek bir ses: zim Halebde bir zevcemiz var, burada Hacı bey, doktorlar namuslu adam bir zevcemiz var. Şimdi bir uşunji (üKapadı. Gene bir şeytanlığı olmalı ki hatten sonra işi gevşefrniş. Lâkin mut Horistee. lardır. Gel çıkahm, dedi. çağırıyor dedim... Yemeğe devam ettim. laka vuslatı başka bahara bırakmak is Gel buraya... Çabuk. çüncü) nasıl almak mümkün olur? Lâaa. Geldi geçti. temiyen hacı, kıza tekrar sarkıntılık etBen kızla kaldım. Bildiğim zayıf rum Olamaz efendim, olamaz. Ameliyat lâBiraz sonra kız içeri girdi. Şirin âe Ertesi gün, yazımı yazdım; giyindim; meye başlaymca, bu sefer Ahsen işi bir şey. Ben farkında değilim; Kleo da ca ile konuştum. Kız Arabdan şikâyetçi. zım, amma kaş bara? Baat on bire çevrek kala evden çıktım. ehemmiyetli surette ele almış ve kızın Ahsenle suç ortağı imiş. Oda kapısını Her defasmda iz'ac etmiş. Lüzumlu lü Vallahi sorayım. Ahsen bize yakın oturur. Havada kötü. gebe olduğunu hacıya haber vermiş. Hacı kapamadan evvel hacı da içeri girmek • zumçuî eve gelmiş. îrinli çıktığı pünler Bana fransızca yüz lira isiiyecîlini Neyse yürüdük. Ikinci kat... Cırrn! inliâr etmjş. Nihayet bir muayene lâzım istemez mi? Ben hemen fransızca mü1 kapıda beklemij. Nihayet işi ABsen cak «öyledi, ben de jnünasib dedim, ve Ara "HACI, MrV ZÜRRİYETİ Yazan: Burhan Feiekl ba: El tasmın başina ge>ç Hacı bey, muayene ve ameliyat için tik. Bu esnada Hacı iki yüz elli lira istedi, ben yüz elli lidışarıda muttasıl araya r a n ettim • Hemen burada yapabirabca dualar ediyorlirim, diyor. Paran var mı? du. Nihayet kızın yü Şimdi üstümüzde yok. Amma şok züne gözüne kolonbâra! yalar serpttkten son Sen bilirsin! Ne diyeceksen de! Hera kapıyı açtı ve rif beklemez. Malum ya! Bu frenklsrin Hacıya: zamanları hesablıdır. Geçmiş olsun Allah belâlarmı versin, kâfirler... Haa bey, tamam.,. Bendenize müsaade buyurun, yarım saj ^ rürriyetin! diye e ate kadar getirebiUrim. sarılı pilicin katı tarafını gös Beklemez, kabil değil!.. Başka şey t€Tdî. yapalım: Ben apartımarfln şubat aylığını Hacı bunu görmesile gözlerini kapavermedimdi, kunturata imza edin! Yüz on lira edcr, kırk liranız daha yok mu? ması bir oldu. Ondan sonra ben ellerimi kurulaya Bakalım... deyip yağlı cüzdanı açtı, rak dışarı çıküm. saydı: Hacı kapıdan Kleo'ya baktı: Var beyefendi! Lâkin biz zürriye Bonjur, tnadmazel... Koman suva? timizi görmek isteriz. demez mi? Haa! Arab şüpheleniyor. Tabiî hacı bey, tabiî! Öyle şey mi Ay, ben bembeyaz kesildim. Acaba olur? Ne demek! Hele ben şu parayı ge herif bütün söylediklerimizi anladı mı? Vay Allah belâsını versin. Gördün mü? tireyim, elbette görürsünüz. Ahsen'çıktı gitü. Biraz sonra yüz on Hemen fransızca kendiMne sordum: Fransızca konuşuyorsunuz... lirayı getirdi. Arabdan da kırk lira aldı. Başını salladı ve türkçe: Hesab tamam. Yalnız bu kadar, şelebî... Başka bil Tekrar Kieo'yu çağırdık. Bu sefer Ahsen de ameliyat odasma gîrecek. Kolon mem, dedi. Ahsene teşekkür etti. Giderken: yalar, eltasları, pamuklar, sabunlar, hav. Bu bizim aürriyet acaba bize verlular hazırlandı, ve hepimiz içeri girmeden e\vel Ahsen tekrar kayboldu, bi mezsiniz? Yook! Annesi vermiyor. Hem eliraz sonra eünde tomar olmuş bir havlu ile geldi. Kapıyı kilidledik ve oturduk. nizde yaka'.arlarsa sonra hapishaneterde Bir müddet durduktan sonra Ahsen çürürsün hacı bey. Oyle tehlikeli şty Kleo'yu çimdikledi, kız bağırdı; beni yapma! Nene lâzım! Işte bu kazayı da dürttü, ben seslendim: Leğene biraz su atlattın! diye onu savdı. Yüz elli liranın elUsini bana verdikdökün. Bir çimdik daha, bir feryad daha... Biraz su daha... Bir müddet daha.., ten sonra: Kısa günün kân az olur. Kârataya Derken kedi sesi gibi bir ses; Ahsen yahem ders oldu, hem de şu kıza bir mu> pıyor. Ben fransızca: Ayol, iki aylık çocuk bağırmaz, şamba parası çıktı. Kaça? dedim, o da: Elli îiraya veriyorlar. Geri kalanım Hacı o kadarım akıl etmez, dedi. Aradan yirmi dakika geçti geçmedi, da bu akşam gazinoya gel de yiyelim Ahsen havluya sarıh bir şey gösterdi. Ha!.. Oğleye kalmaz mısm? Şu pilici yeNe göreyim, üzeri biraz kanlanmış bir riz, demez mi? Hacmın zürriyetini mi? piüç. Onu tekrar havluya sardı. Kleoyu oradaki divana uzattı; üstünü bir çar Gülüştük. Elliyi aldım, çıktım. Hayatşafla örttü. Kendi ellerini ve benim el ta insan neler yapmıyor ki... lerimi yıkamak üzere kollarımızı sıvaltı. B. FELEK

Bu sayıdan diğer sayfalar: