7 Kasım 1935 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 7

7 Kasım 1935 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

a HABER — Akşam postası Anadolu altın yatağıdır! Karun'un hazineleri Salihli civarındaki altın madenlerinden çıkarılmıştı, $imdi bu madenlerin yeri araştırılıyor Lidyanın payitahtı Sardis'de Artemis tapnağının harabele- hala sehirde bundan 2500 yıl önce dünyanın en zengin adamı nlık yapmıştı. Sardis şimdiki Salihli'nin yam başındadır... Dünyanın altın babası Krezüs'ün hayatı #, 2 “Karun «adar zengin,, “ei â 2 diğer milletler de “Krezüs ka" b Zengin;, diyorlar. Bu söz öy- iç d Yuboşuna söylenmiş kuru bir > *ğildir. Bundan 2500 yıl ön- olay dolunun en verimli toprağ: Kk; Uidyada krallık yapmış olan gerçekten altın babasıydı | R Tarihçilerin babası Herodot! olğ Onun som atından yaptırmış Ve aa €$yayı birer birer yazmış Ymış bulunmaktadır. Bu eş-| n, sında kralın Delfi mabedi-| Ye tmağan etmiş olduğu üç met | dm, oyunda som altından bir ka eykeliyle 250 kilo ağırlığın.) in ENE söm attından kocaman| azonun bu'unduğunu okuyo-| keyi Kralın bindiği arabanın te *kleri bile som altındanmış! iç eli Krezüs bütün bu altınları “den buluyordu? ğ Ütehassıslar bu altınların Boz- Yakmlarında Salihli ocakla” an çıkarıldığını söylüyorlar “sün payitahtı olan eski Sar-| Yehri de Satihliden altmış kir! Kr kadar usaktn idi, Şimdil Yanı ! tarihsel sehrin harabeleri nda Sart köyü vardır. topolie zamanlarda Nevyork Met-| za müzesinin Anadoluya! ni a olduğu heyet Sardis ha erinde birçok şeyler meyda- erd armıştar. Burasının eski gün ten bir bilden sonra dünyanm en oldu, sefahat, zevk ve sefa şehri anlaşılmıştır. Bi ir takın altm sikkeler de bu darbe r ki bunların dünyada ilk ilmi, Malak para oldukları ir. Altın paralar, üst- Sany silindikten sonra hi ay darbaneden çıkmış gi- dm Bl ve tertemiz olmuşlar» Bu paralar ve devlet hazinesi-! nin, İran Kralı Serhas milâttan evvel 546 de Sacdis şehrini muha| sara ettiği vakit toprak altına gö | müldüğü sanılıyor. Krezüs zengüslik ve ihtişamı - nm en üst katlarında iken Yuna » nistanın en akıllı adamı Solon kendisini ziyaret etmişti. Kral o - na sayısız hazinelerini göster Tik- ten sonra dünyaam en bahtiyar a»| damı kendisinin olduğunu söyle- mişti, Solon ise bu sözlere, şu karşılığı vermişti: — Ölümünden evvel hiç bir a- dam bahtiyar sayılamaz!... Az sonra Delfi mabedinde ba kılan bir fal, Serhasa karşı yürü- düğü takdirde büyük imparatorlu- ğu altüst edebileçeğini Krezüse söylemişti. 546 yılında zamanm İ en güçlü hakanı olan İran Kralı Serhasa karşı savaş açıldı. Krezüs ayni yılda Sardis civarında yenil di ve Serhasın eline esir düştü. Herodotun yszdıklarma göre, esir kral, diri diri yakılmağa mah küm edildi ve küçük bir tepeye kurulan odun yığınınm üstüne çı- karıldı. Krezüs bu yığının üstün“ de Yunanlının sözlerini hatırlıya- rak boyuna: — Solon, Selon, Solon!... Diye bağırmaya başladı. Serhas yanmak üzere bulunan kralın bu sözlerme merak etti; i- dam hükmünü geciktirerek kre züsü aşağıya indirtti ve izahat ver- stedi. Lidya kralıda en acı bir ölümden kurtulabilmek ü- midiyle hikâyeyi çok canlı ve renkli bir biçimde anlattı: Serhas bu hikâyeye o kadar alâ» ka gösterdi ki; Krezüsü ölümden affetti ve onu kendisine arkadaş! yaparak birçok hizmet ve fayda) Krezüs yünlerinde yapılan som altın heykellerden biri.. O çağ sanatkârlarının altını is - raf derecesine kullandıkları we bol bol altın bulabildikleri anlaşı - Diyor. (Bu eser Neöyorkun Metro » politen müzesindedir.) Sardis harabelerinde bulunan bu altın sikke Krezüs günlerinde darbe - dilmişti, Şimdi Nevyorkun o Metro - politen müzesindedir. larını gördü. Krezüsün sarayındaki masalar, iskemleler ve diğer mobilyalar hep som altındandı. Bu altın eş- yanın kendisiyle birlikte gömül müş olduğu sanılmaktadır. Eğer bunlar eski günlerin mezar hırsız- larr tarafından yalınmadı ise hâlâ toprak altındadırlar ve hüküme- timizin oralarda yapmakta oldu» ğu araştırmalar sayesinde günün birinde meydana çıkmaları muh. temeldir. Lidyalılar hayatın güzel şey- lerini seven insanlardı; şık elbise» ler, güzel taşlar, (pahalı halılar, kokulu kremler ve musiki, bu a- damları sevindiren şeylerdi. Yü. nün nasıl boyanacağını ilk keşfe» denler bunlardı. Lidyalılar ayni zamanda kuma: oynamasını da severlerdi. Şim4i tavlâ oynadığı- mız zarları bunlar yapmışlardı. Sardis harabelerinde birçok da) zar bulunmuştur. İ Kazıcılar Sardis harabelerinde| birçok eşya ile birlikte tunç ayna-| lar, cam şişeler, mermer heykek| başları, kabartma nakışlar ve ga yet nefis işlemeli sütunlar da bul-l muşlardır. Endüstri ve vuaretin bu kadar zenginlik getirdiği bir yerde bi »| ahlâk Oradaj zim anladığımız biçimde kaideleri tanınmıyordu. Serhas tarafından yenildikten sonra diri diri yakılmak üzere odun yığınına çıkarılan Kral Krezüs dünyanin en zengin adamı olduklan baş. ka galiba yaman bir bazirgândı. Çünkü odun yığınının üstüne çıkmış « ken bile ne yaptıysa yaptı; İran hakanı Serhası kandırarak kendini ö- lümden kurtardı. hayatm yegâne gayeleri lüks ve zevkti. Lidyalılar her şeyi ve bil. hassa bol bol harem ağaları satı- yordu. Sardisin gözettiği amaç, bü » tün medeni dünyadan müşteri çek mekti ve bunda da çok muvaffak oldular. Parisin bugün bütün yü - reğiyle istediği şeyi ( Sardisliler hemi de fazlasiyle başarmışlardı. Onlar eski günlerin zevk ve sefa merkezleri olan Babil, Sur, Korent ve Ninuvanın her şeyini kendi şe- hirlerinde topladılar. Ayaklarma kadar gelmiş olan alıcılara o ka- dar zevk ve neşe verdiler ki bu tacirler bütün paralarını (oOorada harcıyabilmek için sevinç duyar - dı. Orada dünyanın sair yerle - rinden çok daha iyi şarap bulunur. yemeklerinin tat ve nefaseti hiç| bir yerde bulunamazdı. Hele ka» dınları en uslu melekleri bile baş-| tan çıkaracak kadar güzel ve iş-| veliydi. Burada herkes parlak renkli| kumaşlardan, topuklara kadar i | nen üzun Ve bot entariler giyerdi Prenslerin elbiseleri de altın sır- Walarla işlenmi; lâcivert renkli kaftandandı. Kızlar saçlarını altın sırmadan! bir çatkı ile bağlardı. Kulaklar ko caman küpelerle süslü, kollar dir seklere kadar bifezikli, gerdanlar| da kıymetli taşlardan gerdanlık- lar; ayak bilekleri bile altın hal kalarla bezenirdi. Herkes lavan- ta sürünürdü. Yüzler kozmatik ve a'lıklarla güzelleştirilirdi. Sardisin kapalı çarşısındaki kü çücük dükkânlarda Şarkın bütün| mahsulleri satılırdı. Çarşıda her) hal için birbirinden ayrı kısımlar! vardı. Bilhassa cericilik ve sırma işlemeli deriler kısmının dünyada bir eşi daha yoktu. Krezüsü odun yığın üstünde gös teren bu resim kabartma olarak bir vazo üstüne yapılmıştı. Vazo Sar - dis harabelerinde bulunmuştur, Çarşınm en görülecek kısmı ko- ku, krem, püdra ve düzgünlerin satıldıği yerdi. Burada yapılan kremlerin esası hep safrandı. Er pahalı lavantalıra “Aşk yağr,, adı verilmekteydi. Ask yağlarının ko- küsuna biç bir erkek dayanamaz: mış! Bunu koklıyan adam bütün üzüntülerini unutur ve muvakkat bir zaman için kendini saadet için de sanarmıs! Erkekleri aldatmak zor bir is değildi, fakat onlara bütün para- larını harcatmak, o zamanın ta- sasız ve Şen günlerinde büyük bir marifet sayılırdı. Bütün bu ticareti mümkün kr * lan altın madenleri Kral Krezüsün kontrolü altındaydı. hâlâ yerli yerinde durmaktadır ve bu- Altın günkü Türkiye, yurdu Krezüs gün. lerinde olduğu kadar zengin yaps mak için o madsrleri araştırmak tadır. Ahmet Ekrem

Bu sayıdan diğer sayfalar: