3 Kasım 1936 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 10

3 Kasım 1936 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 10
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

RADYU İSTANBUL: 13,4 caz, plâkla, 1930 Konferans, Bayan Suat Derviş tarafından, 20 Vedin Rıza ve arkadaşları tarafından Türk (musikisi ve balik şarkıları, 2030 Türk musiki beyeti, 2 operet veamsti beyeti, 21.30 orkestra, 2240 a $ans havadimleri, 73 m. VİYANA 1839 şarkılar, 18,40 piyano konseri, 1905 koflüşma, #rabsrzsa ders, konuşma, © 2005 saat, bavs Faporu, haberler, ulas yayın, komuşma, 21,05 büyük konser, 22.10 haftanın makalesi, eğlenceli yaym, 28, A5 odn musiki, sarat bahisleri, 19,0 konser, kar. şik yay, 20,20 ev musikisi, O 20,50 günün akisleri, 21,05 haberler, 21,15 karışık yayın, ve şan 23,05 hava raporu, haberler, spor 23,33 halk musikisi, BUDAPEŞTE: 18,50 Maöar oda yeusikisi, 10 35 avcılığa dalr Konuşma, 20,05 Macar halk “şarkıları, 71,05 konferans, 2150 haberler, gramofon, hava raporu, 23,10 orkestra konseri, 2405 yabanc: dülerde konferans. 24,20 caz musi . Kis, BÜKREŞ: 18,20 gramofon, 19,05 hava raporu, saat, 1020 gramofon, Konferans, 20,25 Tirol mu. sikisi, 21 şen Konseri, konforana, 21,A6 sen. fonik konser, 2235 saat, hava rapdru, ha , berler, spor, 23,25 gramofon, 24,50 fransız. en ve almanra haberler, 24 haberler, PARİS (PT): 18,05 piyano, kıraat, 18,35 çocuk şarkıları 10,06 senfonik konser, 20,35 havndiz, 2143) setfonik konser, 20,35 havadis, 2143 senfo. nik konnetin devamı, 22,06 konuşma, 2285) opera yayını, 24.35 haberler, bava raporu. PRAG! 18,15 gençliğin zamanı, 18,35 şarkılar, haberler, 19,18 almanca yayım, Haberler, ba, va raporu, Konferans, 20,30 opera (o yayımı, Buse, 22,50 yeni romanlardan pârçalar, 23, 05 saat, havadis, spor 23,20 havadis, gramo, fon, ingiülzce haberler, Büyük wanyetizör ve illüzyonist v» Zati Sungur Fevkaltda bir prog - fazla temsillerine de! vam ediyor, Her ak.! yam sast 21 de su.| vara bugün ve her SINEMALAK BEYOĞLU * Amr zamanlar (Şarlo) : Kallente 4 (fasa köpyesi) Ebhlisalip o tuharebeleri (Türkçe kopyest) Asri zamanlar (Şarlo) Pompienin sow günleri 'Tarts Bulba Patpataşon rkız hırsız , ları ve Korkusuz süvari VAN Büldirmemiştir Şık Mişel Btrogot Königsmark Sükh başına ve Şahine vala, Tunç türedi Bildirmemiştir ASRI ASTORYA vücutlar ve Yor CUMURİYET : ISTANBUL £ Bildirmemiştir. * Bildirmemiştir. : Mölklikenların Osonu ve Pranga Bildirmemiştir Gizli vesika vo Kızıl alev. * Bildirmemiştir. KADIKÖY : Eildirmemiştir 3 Bildirmemiştir. USKUDAR * Bildirmemiştir BEŞİKTAŞ SUATPARK: Fakir bir delikanimm bi. küyeni BALAT MİLLİ : Bildirmemiştir. TIYATROLAR iç Şehir'Tiyaltosu TEPEBAŞI 1 drum kısmında AYAK 'TAKTII ARASINDA Buzün taki günüdür, GÜZEL m MM Aç karnına bir kahve kaşığı alındıkta Kabızlığı defeder Yemeklerden birer saat sora Mimıran HAZIMSIZLIĞI, wide ekşilik ve yanıma larını giderir. Ağımdaki Otatammlık ve ko kuyu izale eder, HOROS markah amba Mjma dikkst, Deposu: OMazon ve Botten ocza deposu, Yenipostane arkam Aşir EB Sok. No. #7. Yeni neşriyat Ispanya'da neler oluyor ? Hasan Âli tarafından yazılan bu eser, bugünkü İspanyanın umumi va- ziyetini, sosyal inkişaf şartlarını, Iar- şılıklı çarpışan kuvvetleri etraflı bir surette anlatmaktadır. Tavsiye ode- riz Hukuk Gazetesi Cevat Hakkı Özbey tarafından üç Senedenberi türkçe ve fransızca ola- rak neşreğilmekte olan “Hukuk güze- tesi,, nin ikinci cilt on altıncı nüsha- sı intişar etmiştir. Sağlam Aylık “Sağlam,, isimli tıb mecmu. asının İkinci sayısı İntişar (etmiştir. Fiyatı beş kuruştur. Kadıköy 2 inci sulh hukuk hâkimli. ğinden: Cevizlikte Şevkibey sokağında 2/1 ilme oturan Yağar (o Nizamettine a evde oturan <niğtesi | kömürcü Kork “naz Mehrnedin vasi tayin olunduğu ilân olunur. mü UMUR RENE) Deniz: Levazım ON Ağ) Milli Müdafaa Vekâleti Deniz Merkez Satınalma , Komisj dan: Muhammen bedeli Lira Teminatı Miktarı Cinsi Lira Ton 19.500 1463 50 Benzollu benzin 21.000 1575 400 Dizel mayii mahf 1 — Yukarıda muhammen bedeli ile teminat ve miktarları Beürollu benzin ve Dizel mayii kapalı zarfla ayrı ayrı münak konulmuştur. 2 — Benzinin münakasas: 6/11/W36 cuma günü saat 14 i ma il mabrukun münakasası da ayn; gün ve saat 15 de Ank Mili Müdafan Vekâleti binasında yıvılacaktır. 3 — Şartnamesini görmek istiyenierin her gün Ankarada Merkez Satnralma komisyonuna ve İstanbulda Deniz Levazım alma komisyonuna müracaatları, 4 — Münakasaya girecklerin de teklif mektuplarını 2490 kanan bükümleri dahilinde münakasa saatinden birer saat evi misyona vermiş olmaları. (1454) Nafıa Vekâletinden! 16/Birincikânun /938 Çarşamba günü saat 15 de Ankarada Naf kâleti Malzeme Eksiltme Komisyonu odasında 60000 lira muhamm delli 35 basit ve 1 İngiliz makasınm kapalı zarf usulile eksiltmesi yaf tır, Eksiltme şartnamesi ve tefemüatı üç lira mukabilinde Ankaradi kâlet Malzeme Müdürlüğünden alma bilir. Muvakkat teminat 4250 liradır. İsteklilerin teklif mektuplarmı Nafın Vekâletinden alımmış müteal vesikası ile birlikte 16 / Birincikânun / 936 Çarşamba günü saat 14 4 Malzeme Müdürlüğüne vermeleri lâzımdır. (1565) ( 3 YAVUZ JEZEN TERZİ iyi giyinenlerin terzisidir | Yeni kışlık modeller ve kumaşlar | daimi yenilik istarbul : Yeni Postahane karşısında Letafet hanında Nel GÜZEL PRENSES 7 liğinde yanan nel e m dar ai aşığı, kont Adolar" dan başka bir şey değildi. Bir akşam, penceresi önünde ona acıyan tanımadı” ği bir adamla Kont Adolara haber gön- dermiş, bugün idam edileceğini bildir. mişti. Eğer bu yabaner, vaadettiği gibi, kontu görerek bunu söylemiş ise genç asilzadenin herhalde bir şeyler yapmak istiyeceğini ümit ediyor, hiç değilse te- şebbüslerinin neticesini söylemek Üzere kendisini son defa görmeğe geleceğini sanıyordu, Biraz sonra güneşin ilk ışıkları şehrin gömüldüğü yarı karanlığı yırtarak ct- ralı yaldızladı. Güneşin doğuşu ken disinin ölümü demekti: Hapishane av. lusunda idam sehpası hazırlanmış, aç- kktan kıvranan bir ejder gibi kurbanı bekliyordu. O, artık güneşin doğuşunu sor defa görüyordu. Bü sırada bir ayak sesi işitildi. Anna, pencerenin önünden çekilerek hücresi- nin bir köşesine büzüldü, Şiddetle tit riyen vöcudünu soğuk duvara yapıştır- miştı, Kabil olsa duvarı yarıp içine gire çekti. Faltaşı gibi açılmış olan gözlerini kapıya dikmişti. Ayak sesleri yaklaştı ve kapı açıla” rak ii içeri hapishane müdürü girdi: — Anna Paskal, vakit geldi. Hazır o- Junuz... Genç kız, hiçbir şey söyleyemedi. Yalnız gözlerinden yaşlar boşandı. Bu sırada cellâtla muavini de içeri girdiler. Anna, onları görünce kin o olduklarını İsyafetlerinden anladı ve acı bir çığlık kopardı, Cellât genç kıza yaklaştı: — Mukavemet beyhudedir, yavrum, dedi. Ben adamı çabuk yola getiririm. Hem bana eziyet etmezsen sana hiç Istı tap gektirmiyeceğim. Bir dakikalık bir iş... Haydi bakalım, son tuvaletini yapa İım.Anna, büzüldüğü yerden haykırdı: — Sahi, ben ölecek miyim? , Cellât, cevap verdi: — Evet, artık ölümden kurtulmanm imkânı yoktur. İnsan en nihayet ölecek değil mi? Ha bugün olmuş ha yarmi Bence hepsi birdir. Rica ederim, bana zahmet verme ki, ben de sana vermiye- yim. Haydi artık gidelim. Cellât, Annanm büzüldüğü köşeden çıkmak istemediğini görünce hapishane müdürüne bir teklifte bulundu! — Eğer biz iki dakika beni yalnız be- rakırsanız kendisini teskin edebilirim. Bu işte tecrübelerim vardır. o Şimdiye kadar böyle neticelerini sükünetle dar- ağacma çıkardım. Fakat müdür bu teklifi reddetti. Hük mün tatbiki baştan nihayete kadar ken- disile polis müdürünün nezareti altında yapılmak Tâzımgeldiğini söyledi. Cellât, çaresiz işe başlamak mecbu < riyetinde kaldı. Müavininin bir sepet içinden beyaz bir gömlek çr- kararak Anaaya giydirmek istedi, Yanı na yaklaştı. Anna, gömleğin yakasını görünce korkusundan ellerile (o yürünü örttü. Bu beyaz ve sert gömlek kendi- sinin son elbisesi olacaktı, o Gömleğin yakasına gelen yeri mahkümların bo - yunlarmı dik tutmak için hususi bir şe- kilde yapılmıştı. Cellât, onu kolundan tutarak ortaya çekti, Oraya getirilen küçük bir iskem- lenin üzerine oturttu. Sonra başından sşağı geçirerek gömleği giydirdi. Eline bir makas alarak kızım saçlarımdan #ut- tu. Saçlarının keslieceğini anlayan An- na silkinerek başını ileriye (o çektikten sonra ağlayarak yalvardı; — öleceğimi, biliyorum. Bari saçları- mı bana bağışlayınız onlarla © beraber mezâra girmek istiyorum, Cetlât: getirdiği . — Kabi değil, dedi, bunlar bana zak met verir. Fakat, Anna ısrar ediyordu; — Bırakın, ne olur bırakın da onları mezarıma kadar götüreyim. o Şimdiye kadar sizden bir şey istemedim. İlk ve son isteğim budur. Size vaadediyorum: Gayet sakin duracak ve size o zahmet vermiyeceğim. Ölecek bir insanın &8on arzusunu reddetmeyiniz. Polis müdürü, işe müdahale etti. Ha- pishane müdürüne: — Saçları hirakılsa ne olur? Ne der- siniyi? dedi, Sonra cellâda sordu: — Sen ne dersin? Saçlar (o sana çok zahmet verir mi? Çellit İstefan buna çoktan razı idi Çünkü kont Zingara kızm (saçlarının kesilmiş olduğunu görünce kızar, bel ki de vaadettiği yüzüğü vermezdi. Çün- kü Zingara kızın saçınm bir telinin bile eksilmemesini şart koymuştu. Bunun (- çin sevincini belli etmemeğe çalışarak polis müdürüne cevap verdi: — Bence saçlar, vazilemi o yapmağa mani değildir. Siz isterseniz kesmeyiz. — O halde kalsın. Bu sırada Anna, hapishane müdürür den şu rica da bulundu: — Beni nereye gömeceksiniz bilmi- yorum. Fakat istiyorum ki babamın ya- nma gömüleyim, Bunu benden esirge - meyiniz. Hapishane müdürile polis omüdürü biribirlerine bakıştılar. Bu © sözlerder müteessir oldukları anlaşılıyordu, Hat- tâ cellât bile mütöessir olmuştu. Polis müdürü cevap verdi: — Size hakikati söyliyeyim, öteden- beri bizim bir usulümüz vardır. tdam o. Yunan bir mahkümun cesedi celiğda tes-! lim edilir. O da cesedi elbiselerini zla-! rak bir tabuta koyar ve götürüp orma- | nın muayyen olan köşesine gömer, Anna, bunu iyi karşıladı: — Benim istediğim de budur. Demek gene doğduğum, büyüdüğüm bir orman içinde yatacağım. Kuşlar, ağaçlar, çiçek ler benimle beraber olacak.. Otada 3n- nemin kolları arasındaymışım gibi yâ bancılık çekmeden Ooyatacığım. Evet öleceğim, fakat bigünah olarak. Vicda nım temiz ve Jekesizdir. Bir zaman g& lecek, belki bu o anlaşılacaktır... Fakat ben o vakit ormanda ebedi uykuma dal mış bulunacağım... Bu sözleri derin bir sükât takip etti. Sonra cellât, elini genç kızm omuzuna koyarak; — Haydi Anna Paskal, dedi. Artık gidelim. Vakti geçiyor. Müteakiben, genç kızla cellât önde, hapishane ve polis müdürleri arkada ol duğu halde hücreden © dışarı çıktılar. Koridorda altı süngülü asker mahkü” mu bekliyordu. Cellâtla mahkümu he men ortalarına aldılar. Aşağı indiler ve hapishanenin avlusunda kurulmuş olaf idam sehpasınm dibinde durdular. Av * luda büyük bir kalabalık © vardı. Polis ve aşker halkın önünde ve darağacının etralında bir daire çevirmişlerdi. Bütün gözler Annanın üzerine dikilmiş. O “ nün bir şeyler söyliyeceğini zannediyof” lar ve bunun için nefes bile almamaği çalışarak, baştanbaşa göz ve kulak k€© (| silmiş bir halde bekliyorlardı. Anna, ölünde darağacını görünce deb ” şetli irkildi. Üç direkli bir sehpanın of” tasındaki halka ile sarkan (omekli görmüştü. Bütün dermanı keajidi. A * yakta güçlükle duruyordu. Cellât o * 7 nun kolundan tutarak kulağına frsddi” dı: — Cesaret, korkacak ne var. Bira yalnız biran, sonra herşey biter,

Bu sayıdan diğer sayfalar: