22 Haziran 1937 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 4

22 Haziran 1937 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Her bakkı atlası Hadiyo'ye aittir. TÜT TTT Yazan: Naciye İzzel Kanser kurbanı: — idü Genç baba yerinden sıçrıyarak: — Ne dedin bakayım? ha?.. Lem'inin gözleri büyük bir deh- şetle açılmış tekrar yere düşen ço- cuğa bakıyordu. Koyu renkli halı ü- zerindeki k beyaz yüzündeki hatlar gevşiyor, gözleri kapanıyor, küçük çehre ilâhi bir mana alryordu. Bu haliyle ötekine... mevcut olmr l)('una o kadar, o kadar - benziyordu Si Çocuk tekrar ediyordu: — Annem ıylc böyle düştü. Lem'i onun üzerine bir mektup attı. Mektup tüfek gibi ateş aldı.. Pom! Pom! Lem'inin yüzü — sapsarı kesildi. Gözleri karardı. Bütün asabr uyuşur gibi bir şeyler oldu. Öyle bir dehşet- le bakıyordu ki kekelenerek söyle- nen bu çocuk sözleri hafif bir mırıl- ti gibi ancak kulağına gelebiliyordu luna rağmen — yumruklarını - sıktı. Böyle korkunç ithamlar savuran bu çocuk dudaklarını bükmek arzusiyle birkaç adım attı. Fakat bu delice arzu ancak bir iki saniye sürdü. Kendisine hâkim olmağa uğraşarak : — Kalk Dikmen! dedi. Çabuk a- yağa kalk. Bir daha böyle - şeyler söylediğini işitmiyeceğim anlıyor musun? — Katiyen işitlmiyeceğim! Herm senin annen ölmedi ki! Bunu tabil sen de bilirsin. — Evet o yere düştü.. — Sus.. Dikmen sana sus diyo- rum! — Emine abla dedi ki Lem'i. — Artık tekrar bunları ıoyleme Dikmen.. Lem'i bir kadımr asla - öl- dürmemiştir! Sana yalan söylemiş- ler. Seni aldatmışlar... — A, Emine abla hiç yalan söylemez ki! Genç adam artık bu defa kendi- sine hâkim olamadı. Bütün sükü- netini kaybetmişti, Çocuğu şiddetle kaldırdı. Koltuklarından tutarak biz dut ağacı silkeler gibi sarstı. Nefes nefese sordu: — Sus! Sus! Sana sus diyorum. Yoksa seni tepelerim!.. Emine yalan söyledi.. Sana bunun yalan olduğu- nu söylüyorum! Annen ölmedi! An. nen yaşıyor!.. Anlryor musun.. Söy- lediklerimi işitiyor musun? Anlıyamadığı bu şiddetten şaşı- ryan küçük cevap vermiyordu. — Hadi cevap ver bana!... Emi- nenin yalan söylediğini bana söyle bakayım! Dikmen şimdi korkmağa başla- mıştı. Bu erkek hiddeti onu ürkü- tüyordu. “akat buna rağmen kü. çük bir Ahadolu çocuğu inadiyle Fik rinde sabitti. Kekeledi: —— Bana bunu Emine apla söy- ledi... Annem düştü.. Bir mektup o- nu oldun:lu Bu yalan değil: Bunu Emine abla 'söyledi! Lem'inin — gözleri buyumuııu. Bir deli gibi bakıyordu. Kuvvetli el leri arasında sıktığı, sarstığı çocuğun omuzlarını incittiğini hiç düşünmü- yordu bile... Ötekınc gelince gittikçe daha fazla korkusu artıyor ve bu. tazyik- ten kurtulmak çaresini — araştırıyor- du. Küçük çehresi hüzünle, infialle buruşuyordu. Bir ağlama başlangı- <mı gösteren dudakları ibüzülüyor- du. Bu hüzün ve infial tavrı Neclâ- ninkiydi. Kocası onu müstehzi ve kaba bir kelime ile yaraladığı vakit- lerdeki çehresinin aldığı ifadeydi... Bu hüzün, korku vo sstrrap ifa- delerini çocukta tekrar görmek Lem'i için çok çok acı oldu. Ah her şeyin tekrar hu müthiş avdeti! Erkek istiraptan kuvvetli bir inilti çıkardı. Ayni zamanda parça. lamağa, kırmağa hazır ellerinin za- ) ğien işkenceli, en müthiş bir dzlnkı | idi. Ayağa kalktı. Kendisine - f bilmek için bütün kudret ve enerjisi. I ni toplamağa uğraştı. Sarhaş bir a- dam gibi sarsak bir halde kapıya doğ | Tu yürüyordu. Sonra artık bir tek kelime söylemeğe muktedir olamak sızın çocuğa gitmesi için işaret etti. Çocuk uzaklaşınca, Lam'i büyük bir sinir buhranı içerisinde geniş a: dımlarla odayı arşmlamağa başladı. — Hayır! Hayır! Bu bir delilik- tir!... Neclâ!,.. Neclâ ywnnı' Necdâ ölmedi... Ah... hayır bunun im! anı yoktur! Ben onu öldürmedi lacığımı! Benim... küçi gımı! Emine yalan söyledi!... Ah ya. rabbim... Bu çok müthiş bir gey.« Deli olacağıml.... Her tarafa yayılan oyuncaklı ge- niş çalışma odası sanki çocuk gülüş- lerini henüz muhafaza ediyordu. Tahta at yeşil donuk gözleriyle bu kırılması kolay şeylere basarak yü: rüyen dev adımlı adamın hareketle- rini muahazekârane takip ediyor gibi görünüyordu... Ve yalnız go cuk neşesi, çocuk tebessüimü için yapılan güzel beyaz ayıya gelince in- sanların bütün hiddet ve ıstırabına çok yabancı ve lâkaytmış gibi bakı. şı vardı. - | Lem'i birkaç gün gene çocuğun mevcudiyetine tahammiül edemedi. bacaklarını titreterek uluyan, — inli- yen köpekle beraber Neclânm ölü- münü taklit eden bu küçük varlığın hayali canlanmış, dirilmiş ve vicdan azabı gibi her yerde onu takip edi- yordu. Hem ne ağır bir vicdan azabı, ne öldürücü bir ıstıraptı bu! Acaba bu çocukla kendisi — arasmda ne vardı ki? Onun sade bir mevcudiyetiyle, ufak bir hareketiyle yahut en ma: sum bir çocuk söziyle niçin bu ka- dar şiddetle hurdahaş oluyordu! Ni- çin onun en safiyane bir sözü bir çi- vi gibi yüreğinin ortasma saplanı: yordu?... Ah işte bütün bunlar hep bu benzeyişten ileri geliyordu.. Çocuk bilmiyerek zalimcesine Neclânın ha- tırasını uyandırıyordu... Bu hatıra, bu şiddetli vicdan aza. bi,kendi saadetini. kendi elleriyle yıkuzmın bu canlı delili.. Hiç bir şe- yin kapatamadığı bir yara gıbı dur.- madan kalbini kanatıyordu.. İşte de. rin gözlü, güzel tebessümlü küçük bunlart tecessüm ettiriyordu. O san ki Neclânim mahsus kendi arkasın dan bırakıp gittiği canlı bir - vicdan azabı idi. Hodbin ve insafsız kocayı tazip ettirmek için bırakmıştı, Şimdi her şeyi, bütün fena haki katleri olduğu gibi gören Lem'i ken: di prensiplerinin ne derecelerde yan. lış olduğunu şimdiye kadar daha bu kadar mükemmel bir surette anlama mış, teslim etmemişti. Evvelâ kendi etinin, kendi canının bir parçası olan evlâdını kendinden uzakta, yaban- cı ellere bırakmıyacaktı. Onlara : — Çacuğumun hassas olduğunu istemiyorum. Onu tam bir erkek olarak yetiştiriniz! demişti. Haksız ve zalim bir kocanım his: settiği bir kin ve intikamla baba bu salâhiyeti, bu gayri mahdut emri ve- rirken bunun kötü neticelerini zerre kadar hesaba katmamıştı. Bir adam ne kadar kibar, yüksek bir sosyete adamt da olsa terbiyesin - den ve vakarından hiç bir şey kay- di. Ve seyilebilirdi. Kendı küçüklü üğünü hatırlam ©O da ayni süt nine elinde yaşından son- ya ona mektep görmüş oldukça iyi, fakat düşkün bir aileden bir dadı bulmuşlardı. (Devaru var) Dikmen, bu masum melek bütün | betmiyerek pek âlâ hassas olabilir- | HABER — Akşam Ispanya harbinin şehrimizde tesiri ! » Bir Ispanyol | Teessürle yaralandı Emniyet müdürlüğünün verdiği ma. lümata göre, Amerikan kollejinde va. lebe İspany'a tebaasından Rakli arka- Gaşlarıaın memleketlerine gitmeler'n. dön müteessir olmuş, yattığı odanın camlarına ellerini vurarak yaralan. mış, hastaneye kaldırılmıştır. ıki İş kazası Şamandırada bağlı Amerikan bandıralt Maksimilyan vapurundan demir boşaltan liman amelesinden Rifata vinç çarpmış, Rifat başından yaralanmış tır. Bundan başka Yenikulede şi- mendifer fabrfkasında amele İsmail kolunu vince kaptırmış, göğsünden ağır surette yaralanmış, hastahaneye kaldırılmıştır. Taraçadan bakarken Arnavutköyde oturan 70 yaşın- da Tarsi isminde bir kadın taraçadan sokağa bakarken düşmüş, başmdan ağır surette yaralanarak hastahanc- ye kaldırılmıştır. Toptan tedav! ! Lângada Kızıltaş sokağında atu- ran Âzize mühtelk oldııgu barsak hastalığının tedavisi için doktar Fe- ridundan aldığı hapları toptan yut. muş, zehirlenmiş, Haseki hastaha- nesine kaldırılmıştır. Devrilen kamyon Şoför Artin dün Beşiktaştan al. dığı toprakları Top ağacında döker- ken kamyon devrilmiş, Artin altım- da kalarak muhtelif yerlerinden ya- ralanmıştır. Bir yankes!ci Nişantaşında oturan Emine dün Çiçekpazarından geçerken sabıkalı: lardan Piç Mehmet elindeki çantası- h açıp içinde bulunan 10 lirayı çal- mış, kararken wk-ıhnmışhr Çöpçüyü tecziye Temizlik amelesinden Ömer dun Kasımpaşada Dabağhane meyda. ntnda bir sokağı süpürürken Rakibe ve Yusuf her gün uğramadığı iddia- siyle çöpçüyü fena halde dövmüşler ve yaralamışlardır. 3 renkli kedi davası | — Sirkeci Ahmetle - Macar lokantacı | Çıki arasında üç renkli kedi yüzün. den çıkan davaya dün -ikinci ticaret mahken.esinde devam edilmiş, hayva, hat enatitüsünden gelen tezkere o. kunmuştur. Bunda üç renkli erkek kedi bulunamıyacağı, eğer böyle bir kedi varsa bunun hünsa olacağı cev b vriliyor, bunun fennen o kadar & mati olamıyacağını ve fazla fiatla sa, tılabilmesi için de meraklı bir iste" nin bulunması lâzımgeldiği vazılıyor. dü. Tiıbbi adi mücasesesi de Ahmedin İÇERİDE; * Nafla vekili A Çetinkaya Sapancada da tetleik yaptıktan sonra dün akşam 6,20 do Ankaraya avdet etmiştir. l # Atatürkün çiftliklerini millete terk ve hediye etmelari, Usküdar köylüleri üzerinde de mühim tasirler yapmaş ve Üşküdâar köye Tüleri hor köyde tesiz edilmiş olan Cumhüuri yet meydanlarında toplanarak Atattirklin bu teberrün ait boyanallarını ve İsmet İntinlihe verdikleri cevapları minmet ve gükranla kar şilamışlardır. $ L rde olgunluk İmtihanlarını — dün baştanmıştır. * Böolodiye İstanbulum her tarafında on tane çocuk Bahçesi yapacaktır. , * Polonya vapürile düa şehrimilze M0 sey yah gelmiştir. * Terkös suyunun vapur kasanlarında tah ribat yaptığı anlaşıtmıştır. Bunun için terkos suyu tasfiyeden geçirildikten sonra Yaprırla ra verkecektir. * Şimdi yalnız nehati olan Kabataş lisosi ne eskisi gibi bir leyii krerm Hâve edileceletir. * Merkez bankası merkez 'müdürlüğüne İszmet Axkayunlu tayla edilmiştir. * Yeni Türk — Framwrz anlaşmazı 1 tem- muzda meriyet mevkilne girecaktir. * Güçğmen nakliyatı için ııuı_:nı ve gh Bizde profesyonel mücrim pek azdır Suçlar daha ziyade hiddet saikasile vukua gelmektedir Şehrimizde bulunan Adliye — vekili Şükrü Saracoğlu İstanbul adliyesinde tetkikler yapmaktadır. Şükrü Saracoğlu muhtelif meseleler hakkında şunları söylemiştir : — Bu sene Adliye bütçesine çozuk ıslahhaneleri için bir miktar tahsisat konmuştur. Fakat biz tslahhane işini e- | gaslı bir sutette halletmek istiyoruz. Bu hastahaneye kaldırılmış- | M nun için de iki türlü düşüncemiz vardır. Bunlardan birisi, İstanbulda belediyenin idaresinde bulunan Çöcuk kürtarma yur du ile birleşmek, diğeri de slaha mük- taç olanları Sümer Bank fabrikalarında toplıyarak çalıştırmaktır. Bu — hususta Sümer Bank'la hali muhaberedeyiz. Bun Yarı fabrikalarda çalıştırmak imkânını bulursık suçlu çocuk ve — kadınları iş hayatına alıştırmış olacağız, 'Türkiyede profesyonel müerimler çok | azdır: hattâ yok gibidir. Butada suçlar, hiddet, asabiyet saikasile vukua gelmek tedir. Bu noktadan, memleketimiz Avru pa memleketlerinden başka şeraite tabi- dir. Biz Emralı, Zongüldak ve İspartaya gönderdiğimiz — mahkümlardan — çok memuünuz. Mahkümları zorlamağa ve bunların işe alışmasım — temine uğraşı- yoruz. İslah kabul — etmiyecek pek az mahküm vardır. İmralr adasında zeriyat ilerledikçe ci var hapishanelerden — oraya mahküm gönderiyoruz. Adliye Sarayı Adliye sarayının umumi bapishanenin bulunduğu yerde inşası takarrür etmiş- tir. Eski yere göre yapılan plân da mü- sabakayı kazanan mühendis tarafınıdan yeni yere göre tadil — edilmektedir. Bu çalışma bittikten sonra derhal münaka- saya konulacak ve sarayın inşasına baş lanacaktır. Hapishanenin boşaltılması için İstan bul müddelumumisi lâzımgelen tedbir- leri alınış ve almaktadır. İstanbul hapls- hanesinde mevcut bulunan ağır cezalı- lar, taşra hapishanelerine, hafif cezalı- lar ise Tevkifhanede muvakkaten ha- zırlanmış yerlere nakledileceklerdir. Ad liye sarayı yapıldıktan sonra yanında bir tevkifhane inşa edileçek, mevcut tev kxifhane de hapishane olacaktır. İera işleri tera işlerinde islahat yapmak — kara- rındayız. Bu münasebetle Fransada bir mütehassısla müzakerede bulunuyoruz. ipomanyak olduğunu ve cezal ehliye, tı olmadığını bildirmişti. Davacıda bu halin devam edip etme diğinin sorulması ve bazi şahitlesin Ginlenmesi için muhakeme Pağka hir güne bırakılmıştır. hat memurları Köstenceye Bilmişlerdir. * Yeni bolediye reja mURVİNİ Fatih kayma kamır Rauf bu sabah yeni Vazifesine başla Miştır. * Bodrumda buw'unduğu Enada iki numa Yalı anbarında yangız çıkan İNbaü vapuru dün Umamımıza gelmiş ve DU Sabah — tamir #EÇEN SENE BÜGÜN NE OLDÜ? Montrö konferansında hariciye — vekilimiz doktor Tevfik Rüştü Arat projemizi anlattı. —müşlerdir . Ş Yaz tatili sonunda mütchassıs gelecti” tir. Boşanmayı kolaylaştırmalı ? Aile, içtimal bir miüessesedir. yıkılırken şahıslardan başkasının rf.'h:. Tüzüm yoktür, denilemez. — Cemiyet” de herhalde söyliyecek bir sözü vardi” Şimdilik kanunumuzu olgun ve yerli buluyorum. Eğer boşanma çok Kolayt tırılacık olursa aile müesseseni içti müessese olmaktan çıkar... 10 bin İstanbullu Tifoya karşı Aşılandı İstanbulun müuhtelif yerlerinde tf0 vakaları elân görülmektedir. — İstani Sıhhat işleri direktörü Ali — Rıza da b? mesele etrafınlla şunları söylemiştir! * Tifo vakalarının önüne geçmti için birçek tedbirler aldık, Muhtelif k#” zalarda görülen tifo hastalığındın kö” runmak için aşı istasyonları tesis edilr miştir. Bu istasyonlarda şimdiye kadif on bin kişi aşı olmuştur. Tifoya en $ tesadüf edilen Fatih ve Eminönü kazti? rıydlı. Fakat bugün bu — kazalarda Bf hâdiseleri eski şiddetini kaybetmiştif” Büyük Millet Meeli- di sinin yeni binası Ankarada Türkiye Millet Me için yaptırılacak binanın inşaat pliff ve projelerini hazırlamak üzere bi | müsabaka açılmıştır. Müsabakaya getirilecek projeler tür yük bir hakem heyeti tarafından göz * den geçirilerek üç tanesi seçilecektir Bunlardan birini seçmek salâhiyeti hi kümete verilmiştir. ————” Iranla yeni mukave- Jeler meriyete girdi Hükümetimizle İran devleti arasın da aktedilen ikamet, hava seyrüseferli iadei mücrimin ve cezat mevaddan adll müzaheret, hudut mımntakasının emni « yeti ve mezkür' mıntakada çıkan hâdi - se ve iht'lâfların tesviyesine, hucutt tesis edilecek Türk — İran gümrükle" rinin faaliyetini tanzime, ticatet v€ şeyrüsefaine mütcallik anlaşma ve mus kaveleler dünden ilibaren mer'iyete gif için Halice gizmiştir. İki numaralı anbar €f yamı tamatmnile yanmıştır. 4 Bir müddettenberi çekrimizde buluna! Prag elçimiz Yakup Kadri Romanya vapurt | Ye Köstenceye gitmiştir. * Böki ziraat vekili Müuhlla firkmen bu $8 bah Ankaradan şehrimize gelmiştir. DIŞARIDA: # Hamidiye mektep gemisi — dün sabab Giridde Suda limanına gelmiş ve çok N dontlük tezakürlerile kargılanmıştır. * İrlanda başvekili söylediği bir nutuktö şimall ve cenubi İrlandanın birleştirilec #öylemiştir. 4 Kral İoatamıudun hastalığı haberi tek” zip edilmektedir. — « # Çek tayyareleri, Çekoslovakya toprakli rt üstünde Uçmakta olan bir Alman balanutli yere İmmağa mecbur etmişlerdir. — Balemtiff içinde İki kişi tevkif edilmiş ve — Lahkikat$ baştanımıştır. *& Hindiştanda Managa keşif heyetine mtf sup yedi Alman hir heyelan neticasinde t0f raklar altında kalarak ölmüştür. Yaltrr H* Yet relai doktor Karl Vlen ile Tagiliz Irtibtt sıhayı teğmen Smart kurtulnmuşlardır. * Mançukoda Kirin eyaletinde kâin bir * tın tandeninde baydutlar 13 gurdiyan NĞÜY ni Adliye Vekilinin beyanatı A ZMK — S E . OA MNEBE ” OK LARMT Y

Bu sayıdan diğer sayfalar: