25 Eylül 1938 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5

25 Eylül 1938 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

25 EYLÜL — 1938 Olağan şeyler : Bana yapılan Yazan: Osman Cema! kaygılı Artist Vasfi Rıza ile Hazıma (yapılan! muzipliği tahil gazetelerde okumuşsunuz Gur, Vaktile, şimdi Ankarada bulunan mmuzi* | bin âyni İşi bana yapmış, kafam” da bin türlü kavak yellerinin o çarpıştığı &a delikanlılık çağımda beni yarı şaşkın: lik, yarı sevinç içinde bir sabah erkenden pwtâneye kadar yormuştu. Bir de baka" »m elimdeki havalenameyi alan memur| önüme bir tek metelik uzatması mı Buyurunuz! Bu, gene bir şey değil, bundan epey za" man sonra, gene eyni muzibin teşviki ile di. O zaman o muharrirliğe| başlalığımın v2 Gördüncü, ya beşinci y1-| hiydı. Bir gün A caddesindeki me mua idarehanel, nde otururken kapıcı kıtıklı biri gelip karşıma dikildi: nı bir emanetini; (varmış bi" dal zim ha — Sizin han neresi, emanetim kimde? azizim! Buyurun veşil kördele ile (O bağlanmış her kutusuy'du ve pek ha öre acaba içinde ne vardı? gönderen hayvanat hocası ile vakia yakından ahbablığımız terdıi fAkat ben o günlerde mektebe (başlanmısyor.! güvey girmiyordum.Böyle penbe bir mü! cevher kutusu ile o zat bana ne münase| betle bir hediye vollıyordu. Kutu elimde merdivenle; en aklıma © zatın pek sadide ve pek enles bir kelebek koleksiyonu olduğu ve bu çok kıymetli kel ebeklerden | hana ileride birkaç tane hediye edeceğini | Söylediği aklıma gelince içimden: — Adam sen de, dedim, ölü (kelebeği ben ns yapayım, üşenmeden tutmuş, on- ları bu kutuya koyup bana göndermiş! Kutuyu cebime atıp biraz yürüdüm ve neden $ vapur iskelesinde bir de & gu gibi kaldırıp denize at: | yi dekiler biliyor musunuz! i, kocabir vengeç kadar âna bir ak rep, İki de onun küçük yavrusu, ve üçü) de canlı. Bir kere de akşamları çıkan o Yeniğün gazetesinde çalıştığım zaman, Boğaziçine dair yapmış olduğum bir röportajda adı geçen Rizeli bir zata takılmış, bizi o gün oradan bir acı kahveyle atlattı, halbuki biz kendisinden bol hi börek bel! liyorduk diye şaka etmiştim. Aradan on. | on beş gün geçtikt omra Paket posta resinden bize, geliniz emanetinizi alınız! Giye bir ihbarname geldi. Haydi ben Pa- ket postanesine... — Nereden geliyor bu emanet! — Büyükdereden! Hah, tamam, o zarhan bizim orada, ak | rabamizdan ve beni çok seven zengirce, ihtiyar bir hatun dâ vardı. İçimden, kim bilir, hatuncağız bana ne kıymetli bir şey hediye gönderdi! diye (sevinerek on, on! beş kuruş da kaydiye kuydiye (parasını! bayıldıktan sorra elimize tutusturulan pa kete yopışıp caddeyi tuttuk, İ Neden sonra, artık, paketi aç, açabilir-| parçalarına, hem de sımsıkı sarılmış olan bu paketi açtıkça kâğıtlar bir başkalaşı" Yor, burnuma bir tuhaf kokular gelme! Üs başlıyordu. Sonuncu vıcık vicik yağlı kağıdı da tiksinerek açmecs; < Tuwu, Allah müstahakkımı versin! Deyip elimdekini çöp tenekesine fırlet- tım. Bu da neymiş biliyor musunuz? Üs“! tüne, altına, arasına hiç ayıklarımadan. i hem, kadar çarşı bör muz sıcağında, © kadar kâğıdın içinde) kapalı dura dura öyle de berbat bir ko ku haşıl etmişti ki Lâkin, bunlar bana yapılan muziplikler tile başkalarına yapmış olduğum bu çe şit muzipliklere ne buyrulur? Hele bunlardan bir tanesi vardırki gerçekten bir şaheserdir. e Bundan yirmi altı, yirmi yedi yıl kadar önce evli, bark tr olduğu halde Beyoğlunda Veta isimli bir tatlı su frengi ka 1dını çıldırasıya seven . ya benim vak muziplikler! | İ 1! Mübarek, tem-| | la aniatirini. Osman Cemal KAYGILI Emi Cavanırciyan Abdülhamid zamanında meni Hınçak ihtilâl komitesi. nin ihtilğİ teşebbüsü nasıl o” taya çıktı? Abdülhamidin ibti eri cas Cevahirçiy teşebbüsünü bütün delillerile ya çıkardığı halde neden mak- küm oldu?. Yirmiye yakın kişinin idâm ve mü ek kürek, sürgün cezalariyle ce zalandırılmamna sebep olan yakm ni HABER'de okuyacaksınız. Er. | | dirilmesi ve fiat listelerinin görünür kı- İMESELE| Eğlence Bir okuyucum bana göndermiş: Sayın Bay; Siltunlarmızda her gün memleketin, şehrin muhtelif dertleriyle meşgul olu, yormmuz. Fakat bu şehrin en mühim dert lerinden biri olan eğlence yerleriyle slâ- kadar yaztlar hemen hiç yok diyecek kadar az.. Halbuki, bizde eğlence yerleri, başlıba- yına meşgul olunacak bir mevzu teşlii eder, istanbuldaki birçök Eğlence yerleri, açıktan açığa ihtikâr yapmaktan hiç çe- kinmezler. | Devlet, hayatı ururlatmak için çok ça lişıyor. Bu arada, eğlönötnin de insanla. rm en tabii ihityacı olduğu nazarı İtibara slımarak, ba gibi yerlerde de fiatları ma- şöyle bir mektup kul bir hadde indirilmesi yolunda tedbir. ; 4 ler almak istenmezmi. Fakat hakikati | söylemek lâzmgelirse, eğlence yerlerini | işletenler kendi bildiklerini okumaktan | bir an vazzeçmemişlerdir. Ufak bir tetkikat yapm, nekadar haklı olduğumu görcecksiniz, Saygılar. Muhterem okuyucunun söylediği gibi, cidden üzerinde eğer bir mevzudar. tu ve makul şekillere İn- bizdeki eğlence yerleri duru! Fiotları m sımlara asilması için belediye birçok ted. bitler almaktadır ama, eğlence yörlerin- | de maalesef ihtikârın önüne geçileme - miştir. Diğer taraftan izin en sakat tarafı şu- | dur: yerlerinde fiyat- ları ucuzlatmak lâzımdır İçkili yerlerde bugün tatbik edilen şekil hem halkın, hem de bu ye.leri işlelenlerin zararınadır Ag — ) Meselâ birinci sınıf bir yerde, bakkal- Lılan bir içki 125 kuruş misli fiatla satılmaktadır. , vergi gibi masrafları karşı. da 25 kuruta Bibi beş a teyi tasdik Fakat ayni masadan, ayni içkiden bir ta- etmesini tabii (görebiliriz. Yazlık eğlence i mal sahibinin böyle hareket | » belediyenin de böyle bir lis- | | ne daha isterlerse, işte bu sefer yine beş | misli bir fiat alınması gayrimakul bir iş Çünkü müessese masrsf- meblâğr ilk sişeden almış, ikinci sişeden alman yük- Sek zam ise, tamümen haksiz ve mana, sızdır. yor mu? larma karşılık zammettiği Mü yerlerinden biri a bu hali, hayatı ucuzlatmak için yapılan programda ehemmiyetle nazarı dikkate alınmalı ve bu vaziyelin önüne geçmek için sıkı tedbirlere baş vurulmalıdır. Bu arada, yukarda bahsettiğimiz mü- osseseleri muhtelif sınıflara ayırmak ve her sınıf için tayin edilecek fiatlar! halka bildirmek doğru olur saniriz. Bugün bizde en ucur eğlence sinema ve tiyatrodur. Devletin bu müesseseler Üzerindeki vergileri fevkalâde azaltmış olması, bu sene ayni yerlire geçen senelerden da- ha ucuz gidilebilmesi imkânlarını da ba. tarihin bu heyecanlı ihtilâl bareketi- | e sapah, öğle ve asşam | Her yemekten sonra mutazaman dişlerinizi tırçalayınız. | o Filhakika na Ver mislini kat”; alınmalıdır. sadan, | sa geçirmek | Sem ve müzikli Kalbi vücudunun dı- Şında olan çocuk UNDAN bir müddet evvel Rignda bir hastanede gerib bir mahlükun doğduğunu gazeteler yaz- mışlardı. Bu mahlükun yeryüzünde bir eşine daha ras- gelmek mümkün değildir. Çünkü bu yavruda kalp tâm kendi yerinde, fakat vücudunun dışında bulunuyordu. Açıkta çarpan bu kalbi muhafaza otmek ve gotuğu yaşatabilmek için kalbi çelik içersine koymağa mecbur olmuşlardır. Doktorlar bu çocuğun bu vaziyette yaşamı» yacağını tahmin etmişlerdir. Fakat bu tahmin doğ- ru çıkmamış, yeni doğan çocuk yaşamış, ve o kadar ta- bli yaşamıştır ki doktorlar bu defa da yavrunun tarla» miyle normal bir ömür süreceğini Iddia etmeğe başla. mışlardır. Fakat bu iddin da birincisi gibi yanlış çıkmış, kalbi açıkta çarpan çocuk, geçen gün ölmüştür. Ölümü, kal. binin açıkta olmasından değil, yakalandığı bir bronşit yüzündendir. Belki de on beşten fazla gazete Yedi türlü rüva vardır OSTON üniversitesi psikoloji profesörli Aldus Şardvik rüyalara sit tetkiklerinin eticesini bir kitab halinde neşretmistir. Profesöre göre rüyalar altı gruptı saif olumabi, lir. 1 — Stk sık tekerrür eğen rüyaler. 2. Kâbuslar. 3 Arsu rüyaları, 4 — Mücadele ve harb tüyaları. 5 — Seyahat rüyaları. 6 .— Fantezi rüyalar. Profesör ge bu sir şeşit rüyam sebeblerin! S2) Zararsız bir harb: Kıravat muharebesi ONDRADA mali müesseselerin bulunduğu Siti tİvarı galeyan İçindedir. Neden mi diyorsunuz? Garib ve küçük bir sebepten. Altın mübayaası, para kıymetinin tesbiti veya mall buhran bu küçük mesele karşısında adeti unutulmuş gibidir. Bügün bankacıları en cok meşgul eden mesele kra- vat meselesidir. Görünüşe göre buralarda bütün an'aneler Ihlâl e. dilmiştir. Şimdiye kadar Sitideki bütün mlesseselerde, çalışanlar koyu renkli olbise giyerler ve siyah kravat takarlardı. İşte bugün bu semtin âsileri açık renkli kravat takmak İstiyorlar. Bu isyanı kışkırtan, kravat fsbrikaları birliğidir, Bu birlik san günlerde açık rönk- Ni kravatlar için çok propaganda yapmıştır. Bankacılar arasında bu yüzden biribirine düşman İki grup teessüs etmiştir. An'aneye sadık kalanlar ve açık kravat istiyen ihtilâlciler. Bütün Siti can ve yürekten kravat harbiyle meş- güldür. Tiren ve tayyare harbi İRÇOK Avrupa memleketlerinde ray ve yol müca- delesi dövam ederken tren ve tayyare arasında da şiddetli bir harb başlamıştır. Tasrruza geçon tayyare fabrike'arıdır. Ve mücade- iş Nevyorkla Senfransisko arasındaki! mesafeyi yirmi sa- 4ite kateden muntazam tayyare seferlerinin açilmasiyle başlamıştır. Bu kumpanya bu iki şehir arasında günde 44 tayyare hareket ettiriyor ve 400 yolcu naklediyor. lee gimendifer hasilatı boyuna eksilirken Mata ntöişe Slmanlifan kismen. biz de ikinei şişe bakkal fia- İsin demiyoruz, Fazat birineiden sonra “getirilen içkilerden asi fiatın iki yeri geçmiyen ufak bir zam | — Meselâ, muhtelif şeyler içerek İlk a- ğızda üç dört lira masraf etmiş bir ma- onra bir fincan kahve iste- | nirse, bu kahveyi de hesaba 50,60 kuru» kâr değil de nedir? İ Mezelerin vasiyeti de keza öyledir. İçkiler Üzerine büyük zamlar yapan bir müessese, artık beş kurusluk bir pey» nir için, 35-40 kurup alırsa, bu hareket sibetteki hog görülemez, i ve müski eğlence yerlerinin sırlamıştır. Fiatlarım ucuzlatılmış olması sâyeşin - de, sinema Ve tiymttölerın, Medâhbire artacak müşteri adedi #eyesiiie”"Bu se- ne geçen yıllardan çok daha farla pars kazanacakları şüphesizdir. Diğer eğlence yerlerini işletenler iğin, bu vaziyeti gö- Terek cironun ne faydalı, ne mükemmel bir şey olduğunu anlamaları ve kazanç. larmı gök müşteri celbelmek yoluriğa a- ramağa kalkışmalarını temenni etiemiz VMizomdır. Buglin bütün dünya iktisadiyatı ciro üzerine kurulmuşken bizdeki eğlence yerlerini işletenlerin bambaşka bir yol tutmuş olmaları cidden gariptir. İİM.APAK Geç kalma rekoru BKTUPLARINI geç aldıklar: için canları sikilan lar, İsveçi düşünerek müteselli olabilirler, Va. kın İsveç ço: medeni! bir memleket olarak tanınmıstır. Fakat bu hal, deniz kenarında bir şehir olan Gotenburga gelen bir posta çantası içindeki mektupların sahiplerinin eline tam Üç senede gitmesine mâni değilidr. Tabi! mesele istemiyerek yapılan bir hatadan İleri gelmiştir. Bu posta çantası Gotenbürg postanesinin raf, ları üzerinde iki tahta arasmda sıkışıp kaldığı için unu. tulmuş, zavallı çanta aynı yerde tam üç sene beklemiş. tir. Nihâyet göçen gün raflar tamir edilirken çanta bu, lunmuş ve mektuplar sahiplerine tevzi edilmiştir. Bu mektuplar 1935 senesi eylül ayı içerisinde yazılan mek, tuplardır, Posta idaresi dağıtırken sahiplerinden, istemi. yerek yapılan buhatayı affetmelerini istemiştir. Fakat mektup sahiplerinden bazıları, bu tebir kendilerini bir çok zarara soktuğu cihetle mahkemeye müracaat ederek zarar ve ziyan İstemek fikrindedirler. ları tayyarelerle rekabet edebilmek için birçok tertibat almışlardır. Meselâ başlıca hatlarda trenlerin süratini saatte 200 kilometreye çıkarmışlar, iki lokomotifli, iki furgonlu trenler tertib etmişlerdir. Bu furgonlardan bi. risi köpeklere mahsus yataklı vagonlar haline konmuş- tur. Trene bir bar vagonu, iki salon, bir lokanta vago- nu, Üç yataklı vagon ilâve etmişlerdir. Bünlardan başka etrafı tamamen camdan bir vagon da vardır, Bu vâgon- da oturanlar her iki tarafı kolayca seyredebilmektedir-

Bu sayıdan diğer sayfalar: