28 Mayıs 1939 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 8

28 Mayıs 1939 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

HABER — eşam Postası MAL HATUM ARENGİZ, ROMANI: 15 Yazan: Muzaffer Muhittin a ne harbedecek ve ne de topraklarını muhafaza edebilecek kudrette idi Maryanm Gazana gönderilmesi| Her şey hazırdır dedi. Maryanin #i tamamlanmıştı. Bir cuma günü) Tebrize muvasalatmı . takip etsin yüz binlerce Bizanslı sokaklara dö-| ve yirmi dört saat sonra hakan Os külmüş, evlerin damlara, ağaçla -İmana mülâki olarak haber versin, rm üstlerine Üşüşmüş, Mogol İlha- işe başlasınlar, Dedi. nma gönderilecek prensesi seyre) Elçi bu sözlerden hiçbir mana çi- gikmişir, karamazdı, ama, bunlar ayrı ayrı -—ğ7 Mongard cevap verdi; — Evet, ben de öyle düşürüyo rum, Kız kardeşiniz için korkulacak apısını o sürmelemiyor müydü bir şey yok. Hâdise bir intihar sant' Zabıta bu gayritabiliği merak e lacak. Ben her şeyi hazırladım. Birİ sektir sanırım, k adı aç güne kadar ölüm meydana çı — Hayır. Çünkü dış kapı da - kar, Di lie) i meli değil, dün gece çıkarken Kayın biraderinizin Fransada ak. İnim sü tabi imki ebe agi yoktu. Parsonun anahtarlarına. . Nakleden: F, K. intikar de böylece meydana çık” — Anladım, Fakat Parson gecti A et, hatırisyorum, diye söy - N ayaklarında şoson vardı. Be) İraya ne zaman gelmi | — Adelayid akşam saat altıya ka dar benimle berâber Karosel otelin. deydi. Gece saat on birde dönmek halk arasından kaçamıyan diğer j-' üze7€ çıkmıştı. Elinin hareketi ney» ki arkadaşı da yakaladı, onları da dir Dünü Söylemeğiniz. ebediyyen #usturmak ve bu esrarı! — Ne hareketi olacak, katil ha * buracıkta gömmek lâzımdr. İreketi! Şaşkınlıktan olduğu yerde) o... m YE - m Öyle yaptı, İkisinin de kafalarını Kala kalmış olan Parsonun elinden) “ iie Şer gonul ağa ve el sürmem biribirine çarptı ve sanki Hindis - tabancayı kaparak ateş etti. z RR Z d tancevizleri gibi çatlıyarak beyinler ra kocasının üzerine eğilerek;| vi" hayat sürün ve orada burada gö — Evet. Yazık, bu yüzden kil | ğ | ünün. Parsonun dairesine çıkmak | Bizanslılar, Andronikos Paleolo . gosun bu hareketinden son derece memnundular. Bu tarihte Bizans tamamile tefes süh etmiş bulunuyor. Zevkten, eğlenceden, kumardan içkiden, kadından başks hiçbir şey- Je meşgul olmıyan Bizans, ne har. bedecek ve ne de topraklarını mu. hafaza edebilecek kudrette idi. Bu geralt altında onların rahat- larma dokunmamak için alınan ted 'birlerde elbette tam bir isabet var, dr. Kaldı ki imparator Andronikos razıydı, Marya razıydı, Gazan Fa - ziydr, Onlara da bir eğlence çikmiş tı. Bu muazzam halk kütlesi, araba | Miray için çok mühimdi. Birdenbire bu Türk dev delikan. Im gönlünde bir rahatlanma ol - du. Onun gözleri önünde esreyan eden bu acı veren hâdisenin inti- kamı, sevgilisi Afroditi tarafından belegan mabelâğ alınmış olacaktı, — Pek âlâ, dedi, başka bir şey söylemedi mi? — Bursa hfkimi etrafında Köse | nıyordu. Fakat ne olursa olsun üç! Mihalin müteyakkız bulunmasını | Bizanslıyı katletmesi ne mühim bir)| cesaretti, hele şu sırada, hele Mo-| rica etti, — Teşekkür ederim, dışarı aktı, lerini tuttular, bağladılar ve birsz ötede istirahat eden imparator Ari- dronikesun huzuruna çıkardılar, Anlattılar: — Haşmetli imparator, bu Mo. gol oğlu, üç Bizanslıyı parçaladı! Andrinikos, misafir pehlivanı ta- gollarla büyük anlaşma yapıldığı şu — Vaziyet hakkında de malüma! | tarihte, bekliyor, — Peki, Derhal Mogol elçisi ayrıldı. ve| Miray da artık bu manasiz ve çir. içinde tıpkı giranbaha bir — hediye kin tezahliratı seyre lüzum kalma- Haykırdı: — Neden öldürdün Mogol oğlu? — İmparatorumuz ne kadar ah. mak ki Bizans içinde senla gibi bir Moğola yer verdi, dediler, *“Tarıdın mı?,, dedi “benim; ben... Miraym etrafını çevirdiler ve &l.' Parsonun gözleri büyüdü, karşısın- dakini tanımıştı. Mongard sustu, — Sonra ne yaptınız? — Ben mi? yolunu kesmek üzerr koridora koştum. Yoktu, Yemek o dasına, sona yatak odasına geçtim! ve nihayet orada sapsarı, heyecan. dan mendilini ıster — Dir vaziyette tuldum ve bağırdım: Gidin, ortadan kaybolun! Helis büyük bir alâka ile muha- tabını dinliyordu. Mongardın anlat tıkları e kız kardeşinin anlattıkla” nı arasında roüşterek noktalar ol- makla beraber iki anlatış ârasında ister misiniz? din — Girmek mümkün mü? — Beşinci ve altıncı kattaki mut ak kapıların kilitleri biribirleri- nin eşidir. Arkadan sürmelenmemiş »e benim anahtarımla mutfak kapı. | andan girebiliriz. Haydi gidelim, iw Mutlak kapısından Osten Parson' un dairesine girdiler. Hizmet merdi veninin sahanlığında Mongard ye paket tereyağını, arkadaşına gös- tererek: — Bakın, dedi, sütçü her sabah dü. olamadı. Temenni edelim ki bu © ta zabıtanın dikkatini çekmesin — Parsonun intihar etmezden Ö ce kapıların sürmelerini açmış 9 masma da ihtimal verebilirler. — Büyük salonda. © Keriderd -oldaki birinci camlı kapı. Salonda, pencerelerin indirimi perdeleri arasından pek az ışık * maktayıd. Yazıhânenin di masa lâmbası elân yanıyordu. H€ re konulmuş olan bir şişe sütle birİ si masanm üstünde bir kitapla 5 kâğıt ve gümüşten bir kalem yınbiraderinin ölüsile sürmesini kilitlemek mi — İnşallah!... Ceset nerede? Gözlerini aşağıya indirince Kİ karşılaştk çok büyük farklar vardı. Muhakkak gibi bir imparatora takdime gölürü- | dığını görerek geri döndü. i ai > | ikisinde birisi yalan: söylüyordu. len prenses Maryayı haykirarık ve! Maahaza garib bir hâdise oluver, çılgmea terihürat yaparak teşyi' mişti. Miray bütün ihtiyatma rağ - ettiler, İmen bu kaderin önüne geçememiş- saat vediye doğru gelir. Parson ev.| Parson yazı mamasının dibini) de ise zil çalınınca kapıyı oaçaraki i yere serilmişti,Gözleri açıktı. Sağ * yağını alır. Yoksa sütçü | halıya doğru uzanmıştı. Elinin * » rini kapı önüne .i nında eski sistemi toplu bit tabii Andronikos tekrar haykırdı: — Serbest bırakmız. Fakat -artık| memleketine dön! | — Peki haşmetlim, yarın, İ mek isiğmemesi ihtimalini kabul? e j i olsaydı şimdi şu arabaya fırlar ve görek imparatoru, gerekse bu kah- pe prensesi boğazlar, bu manzara, hım kendisini daha fazla azab ve İs trraba sevketmesine kendi elile mâ- ni olurdu, Pranaes Maryayı almak Üzere Tebrizden İlhanıizam Gazan Mah - mut han tarafından gönderilen he. yet de arabeanm arkasından elpen- çe yavaş yavaş yürüyorlar, Arkadan gelen bir tanesi sanki “halk arasından birini arıyormuş gi. bi mütemadiyen etrafını bakıyor - wd. Halk bunun farkında değiller- “di, ama, Miray görmüştü ve hemen kendisinin #ranmas! ihtimalini dü. şlinerok ileri geçmişti, Zaten mübeykel bir duruşu olan Mirayı binlerce insan içinde bile teşhis etmemeğe imkân mı vardı? Göz göze geldiler ve anlagtılar, Miray da şimdi arabayı, ve fakat, halk içinde takip ediyor. Muhakkak ki Afroditiden bir ta- İimat veya bir haber vardı. Nete . kim aldanmamıştı, Araba ve mera- sim heyeti durunca bu Mogol elçi si geriledi ve halk arasına karışa. rak Miraya yaklaştı. — Afroditi selim etti Miray. 'HABER'in Edebi Romanı seyrediyordu. Eğer hakanın izni! Biri haykırdı: — Bire Türk oğlu, hakanm ül . kelerimize saldırıp durur, sen bu - rada içimizde bir yılan gibi besle, nirsin, Senin Mogol olmadığın: öğ- rendik, Var defol yurduna, yoksa kanını dökeceğiz, Miray şaşırıvermişti, Kimdi bu adam, onun Türk olduğunu nereden öğrenmişti, burada onu nasıl gör - müştü? PFihakika Bizanslı haklıydı. Bu kadar düşman olan Türk mileltin. den birinin Bizansta bulunması çek manidardı. Ama, bu herif ve bu Üç arkadaş bunu nereden öğrenmişti? Miray sustu ve yürüdü. Biri önledi. beraber! — Evet, Miray hiçbir (şey yapamadan dönmüş olmuyordu, Üç Bizanelıyı parçalıyarak hiç olmazsa intikamı. Bi teskin etmişti. Andronikos, Mirayı göndermek istemezdi. Fakat halkın onun hak, kmda ahmak diyebilecek kadar çe saret göstermesinde tehlike soz - miti, Ya ağır ceza vermek halk teskin edilebilsin, ve yani tat- min olunabilsin veyahut kovmak i. cab ederdi ki misafire karşı hür - metkâr kaldı yine, demesinler, Miray da memnundu, Birkaç gündenberidir yapayalnız ve hiç . — Cevab ver bire domuz! He-İbir iş göremeden bulunduğu Bi- men yola çıkacak mısm, yoksa se, İzansta sıkılmıştı, Kaldi ki aklından ni burada gebertelim mi? Miray'n domuz diyebilmek ne cü- retti, Ve sonra bir Türke bir Bi - zapalı hakaret edebilmek için kaç farm ekmek yemiş olmalıydı. Miray birdenbire döndü ve heri. fin çenesine öyle şiddetli bir yum- ruk vurdu ki Bizanslınm yüzünde bir çatırtı oldu ve iki üç kanlı diş dışarı firladı, ağımdan ve burnun. dan kan fışkırdı. Miray kendini kaybetmişti. Kesif Diye tekrarlanan söze cevap ver- mek İçin bir müddet düşündü, Son- ya: — Anlayamadım, dedi. Bana mı sordun? Ben mi parâ isteyecek mi- ra insana ne verebilir... Para... Ben sim... Para da ne demekmiş. Pe) vaktiyle altınla oynardım... Galatar | Afroditi de çıkmıyordu. Her Mar- yanm talimatını vermek için dön . mek de icab ediyordu. O halde bu tesadüf pek de fena olmamıştı. Miray da gidiyor ama, uca dö - necek, prenses Marya ile seyahat etmiyecekti. Gazan da hazırlıklarına başla . mez telerrüatla doluydu. Adelayid kocasını öldürmek için ne “diye 9- nun pardösüsünü — giymeğe “lüzum görmuş olabilirdi.? Bunuhla beraber Kin anlatiklarınğ tari, telerrüattaki bü akıl kabul etmez mâhiyet VE pi Te'de hakikat nararile Bakmak İa. nmgeliyotdu. Mörgard İftira etmek istese “Adelayid birden içeri girdi Ylzimde ka İV ateş etti, der, pardesü hikâyesini uydurmağa hiç lüzum *görmezdi. Bu telerrüat bilhassa Odüşünülüp uy durulmuşa ben?ömiyordu. Fakat hayır, kız kardeşinin ka. öl olmasına ihtimal (o veremezdi. Mongard yalan söylüyordu; Parto nu o öldürmüştü. Adelayide “kaçır: ve kimseye bir şey söylemeyin,, de- mesi de şüpheli değil miydi? . Hellis, hakiaki ergeç meydana Çi. | kacak, diye düşündü. Şimdiki hal- de yapılacak acele (oiş Adelayidin buradan giderek tehlikeden kaçma" | erydr. Böylece ayni zamanda Mon-| “gardın arzusu"da yerine getirilmir | mugtı. Maryam geleceği gün için | olacaktı. her yerde şsiyafetler ve şenlikler — Ceset meydana çıktıktan son.» yapılacaktı. Ordunun en güzide as-'ra Adelayidle beraber (o Londradar keri saf tutacaktı Zelihanın başı dönüyor, ları uğulduyordu. Bir insan rabilmek fimidile buraya zamanlarda kendisini çok daha kuv- l kendisini dik tutan ayakta enerjisi ve kuvveti yıkılıyordu. Adam bulamıyacağımı görüyor yi nd geldiği İvetli hissediyordu. Ümidile birlikte tutan (Devamı var) ! gelmemiz iyi olacak galiba... Ben de bir başka yerde adam ara; yn Ve kahvenin kapısına doğru yü- İ rüdü.. Ona kahve dalgalı bir deniz şişte. Kan, nihayet kan buluyor geç kalıyoruz. -— Geliyorum. Geliyorum. Yerinden kaltkr. Boynu öne ru iğildi . Bir ayağında siyah bir İâetik” üzerinde giden bir gemi gibi yalpa” iyor zannını o veriyordu. Masalar bir sağa, bir sola dalıp çıkıyorlar. Gözlerinin önünde renkli yıldızlar nun en meşhur esrar kahvesini ben du. Ve beyninde bir karıncalanma, | uçuşuyordu. Dizleri bükülüyordu. işletirdim... Günde seksen doksan bir uyuşukluk vardı. Buraya emre.i Denize dişen bir adam nasıl can doldurduğum zaman: “İşler amada' der bir tavırla girmiş olan kadır | korkusile bir tahta parçasına sare kesat gidiyor., derdim. Sarı liralar nerede ise yere diz çöküp ağiayacı! | lırsa, kapının önüne gelen. Zeliha | avucumdan akardı, Paranm bizden tr. Yerlerde sörünerek, bu serserile- »ni telâşla kapının tokmağına sa. gelip, rereye gittiğini bilmezdim. İrin ayaklarını öperek yalvaracaktı İrtldr. m vardı. Atlarıma ot de Memduh ölüyordu. Ve tam bu tokmağı çeyireceği 2a“ ji. yem değil tepsi tepsi yoğurt ye-; Memduh... Memduh. ölüyordu. iman kasaz kirpiksiz çocuk! dirirdim... Ne oldu... Puuuf!, Puuf..! Manevi bir panik Zelihanın bü | Bayan dur gitme dedi Para... Dünyanm parasını bana ver tün varlığını kaplıyordu. seler istemem, Parayı biz ne yapa.! Kan iâzımdı. Çocuğunu ölümür/va verirsin! cağız!,, |soğuk ve zalim elinden kurtarmak; Arkasına dörmeden sordu: Biz parayı ne yapacağız? Tak |vik-- için kana ihtiyaç vardı.. — Sen ve istersin! sana söylüyorum. Doktor ağabey dedikleri adam Acaba bütün bu zavallılığını öy) — Yirmi beşliral. Bir siranoda Berjerakın burnu - gülerek: ilese serserilerin içinde haline acr| Yirmi beşlira!.. Bir hayat kurtar nun şöhretini unutturacak kadarİ -— Hanım sen yanlış yere geldin Vıp da arkasından hastahaneye karmak için ne kadar az bir para idi. kocaman bufunlü bir adam iki ko- dedi. Burada para kazanmak için dar gelecek biri çıkmaz mıydı? oo | Fakat elinde bir parası olmıyan unun üstüne dayadığı Kirli saçir' yerinden kıimıldanacak bir kişi yok.! Fakat başladığı oyuna (o sonuna| Zeliha için ne kadar çok bir para. nr kaldirdi. tur Bunlar paraya kıymet verseler kadar devam etmek mecburiyetin.| Fakat o başını kaşsız ve kirpiksiz > Para kazanmak istemiyor mu. elbette onu bulmak için bir şeyler deydi. Ve dudaklarını bükerek: (o | çocuğa doğru çevirdi ve bilâ tered- Sur sana saruyoruiz? N — Mademki — istemiyorsunur.|düt! — söyle ni le : » Bir kenarda Miray büyük bir hü. /ti. — Hayır, bugün! diyordir. Arcak /Mopgardın Janlat- | der Bir daha gelişinde de SÜtUİ duruyordu. zün ve keder içinde bu manzarsyı| Yolda üç kişi Mirayı çevirdiler, | — O halde muhterem prensesle| tiklari da pek saçrot, akı! kabul et- içeri alınmamış görürse haber verir İ (Devamı var)! (9 Na | önüme, Kalbi huzlı, hızlı atmağa başla.'yet du. | Nihayet Memduhu, yavrusunu kurtaracak kanı bulabilmişti. Onun bembeyaz çarşaflar içindeki bembeyaz sargılarla sarılmış bem, pal bevaz yüzünü düşünüyordu. Buz gibi ayaklarını, buz gibi parmakla. ! a tnt düşünüyordu. Bu beyazlığa bu ölüm beyaslığına, bu kefen beyaz ” liğına Tenk gelecekti. Ölüm kovular et cak soğukluk bitecek, sıcaklık, kan' zı yirmi beş papeli kıvırmağa sıcaklığı onun yerine geçecekti. yor. ka'ım, ben kan verirsem kaç pa.) Kahvenin nihayetinden çirkin biriziyafet var.. ses yükseldi: İki adım attı. Zeliha yan8 * — Ulan.. Maşallah (sana. fiyat mişti, Büyük bir heyecan kırıyorsun bet, bu adamım sözüne ne Kökeni — Enai plâkiliğine lüzum yek. İder itimat edilebileceğini sade Gı anı bekliyordu. Serseri topallar gibi ii ta yalpa vura, vura ilerledi. Zelihanın önüne gelip de dışarı çıkacağı vakit bi İş yapıyoruz. Hem maksat mangiz koparmâk değil... Beşeriye| te, insaniyete yardım!... Serseri de- yip de geçme.. Bizim aramızda da ne vicdanlılar vardır bayan? Söyle eg yirmi beş papeli uçlanacak. HOLANTSE BANKUN yere m amana ER — Peki dedi. Peki, haydi gel düş (Zeliha vazgeçmesin diye: — Haydi gel dedi. Evet rının karşısında alayla iğik — Baylar, bayârilar, körpiksi si di deyince pazarlık bitti, Gi ğında beyaz bir ayakkabi yağa kalkınca bütün ari büyük bir reverans yaptı: i yük » Gelirsem hepinize bü: ve ire: (Devamı ver)

Bu sayıdan diğer sayfalar: