26 Ağustos 1939 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 13

26 Ağustos 1939 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 13
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

MAL, Eki IRARENGİZ İ m İRMIYAMZATMO 4 ERİN TARIHI ROMANI. 87 Yazan Muzaffer Muhittin ÂAfroditi yattığı yerden birdenbire siçramıştı ve Heliram bu * tahayeiii #tmigti AŞİ kadınım? r memnu- Afroditinin la “Si fazla söz söylemeye İi.| Miyarak ç ot evet. Afroditinin! SİZ gelin hele! Uzakta de - behrin dışındaki handa Mo, © Konusan pala Buyıkir *l hatunun gönderdiği bacı Gl tarafndan nerede olduğu 8 pek memnun olmuştu. İn herifin dediği şekilde 5 beklemediği muhakkak- Mi herifin yanlışlığını hiç ie *A arkanma dönüp Adamları. MÜZ İşareti attıktan sonra Rİ Afroğitinin beklediği a #damı takip etmeye baş - Daş dayan pencere önünde u- an i yolu gözetlemek vey nd yorulup sedirin &- ih, Sinarak eyku z - me ak uykuya dalmış bu KARİTE kapısının iL yumrukla an hâsl olan seda ilç Madiş > te, İ Yattığı yerden birdenbi. Mit. Seslendi ha, . ilerden binin semi işi a. yn adamlar: getirdik! sevinçle yerinden farla « Kk Üriner, LOM k ler! - AP: açılıp içeriye ızban- toyu ila Hacı ağa girince Mâyretle geri geri çekildi: Aş Vİ Urduk?. ii Haci oğanm gayet iiya, et veren boyuna böyle gayet tatlı bir tarada söylediği söz ismen müsterih olmuş, & tahrmadığı adamı hayret- ordu, yi tab, dire bu adamı; Miraym gön ibtimelini düşündü *a Miray mi gönderi ” Mal hatunun kendisine tü, May, ektabu okumuş olduğu öğ m v8 hâdiseyi, yeni Afro- ia inden Mirayın bertiz memiş olduğunu arıya, ya oldu, Fakat herhalde Myliyocek değildi. Hacı 8- Mal hatunun arzusunu Ni b atına olursa olsun yap - Nk sir adamdı. Onun #- Ya kullanmakta hiç bir edi, "e, dedi, beni Miray gi P İZ ahvali simdi anlataca. le bir Endişe etmeyiniz. Me . bir sey yoktur! p a UN ker “NN | p u İl ipe | | | |. | Ş *t ondar, evvel gi © söyler söylemez Ha "yıkları üzerinde kar- iç #ibi bakan iri gözlerini 4 Sai ve tirarak oradaki sedire hâkim bir tavırla otur - a in de oturmam beki, , “urmamıştı, Mireyın eyip yerine bir adam ii Pek iyi bir alâmet ad. birdenhire o kalbini ile endişeye düş *yecanlı bir sesle! * dedi. Rica ederim, çabuk |söyleyiniz: Miray maden kendi gel- medi?.. Hacı ağı haydutluktan yetişme| olduğu için gayöt k şeyden porvası olmıyan bir a8 dı. Gayet soğukkanlılıkla ve müm- hiçbir | İMAĞIZnı gösteren bir tavır. |kün oldu ğu kadar tabii görünmeye | bilir: | çalışarak: İ — Oturan, yavrum! | Deği, Oturun! I | Fakat Afroditi | duğu için yine oturma merak içinde ol. Siz buyrun!.. Ben böyle iyi. | İ sim! Çok | derim. dinliyorum, rica &- | Diye mırıldandı. | Hacı ağa ayni tatlı gülüşüyle: İ — Miray sizim İşmikten kendisi- İne gönderdiğiniz m aldır, İ dedi. Kendini esasen sizi İznik tek farunun kurtarmak için | hakan Osmana müracaat etmişti... mek Airoditi sözlerini £ r tavırla söyliyen bu | kaytlığına bayretle ve dikkatle adamı dinliyordu Heci ağa bir gaf yapmamak için ne | söyliyeceğini evvelâ zihninde tertib etmeye çalışıyor, ondan sonra ça parça söylüyordu. Hacı ağa W az düşündükten sonra vet lâkavt adamın lâ. büyük bir) Fakat | |ti, dedi. Hünkâr Osman da kendisinin bu| dileğini kabul etmiş, hazırlık yap- mağa onu mâmur &tmişti,, Onun i- gin beni çağırdı ve aizi alp (Çatal | iğzı) na götürmemi emratti.! Kendisi ,askeriyle oraya gele. | az, mizi. karşıliyazak?.. Atroditi Şaşırmış Miraym ge olursa Olsun, velev hünkâr tarafından bir vezifeye me, | mur edilmiş elsa bile, hemen biz-| sat kalkıp gelmemesine şiddetle | müteessir olmuştu. Buna imkân var mıydı?” Yoksa yine Gregorit veya diğer biri bir entrika mi G İ riyordu ?.. Valnâ bir an için Afrodi- | nin zihmise şüphe girmişti, bir PLAN$ 0$ , ti ticket) besendere Dickung) forestier) (the en A: der Pfi TEL (tel wirenettir; İ görmedi, — Evet, hakana mirnenat etmiş. | “i the young platation Chen specinliy thlek: A: das Turigbole ( TOHUMLUK orman bahçesi) . F; la pöpinlöre (e jardin * the sesdiling enelosure ling mursery (Forstgarten, Saatkamp, , F: la elöture en fU defer 8 grillage en fi de fer) | 1: the wire fence , A: der Drahtasun (das Drahtgitter) AĞAÇLARI REK mi MALE GETİRİLEN ARAZİ (e #w köklerle beraber) F: la döfriehe (e Fakat bu ihtimali pek mümkün Zira kendisinin mektubun Miraydan başi a6 geçmesine imkâr olabilir miy Miray mektubu almadıkça da onun böyle bir yerde olduğunu kim bile, yazı Kendisini Wikayt ve yorgun bir tebessiimle - gülerek, bir yan gözle tetkik etmekte olan Hı- rı ağaya sordu: araftan — Mi iwe buna verilmek üze- İre bir mektub filân vermedi mi?.. Hacı a kulandı; baz bir tilki riyakârlığıyla; — Ah, evet, izm benim! Gençlik bu!,. Hakkın var, bunu dliglbemedi!.. dedi, Fekat, Afroditi endişeli bir ağanm iri suratma üzle Hac du: — Fakst düşünmüş bile olsaydı yine bir şey yazamazdı!., — Neden efendim? — Çünkü hiç vakti O yoktu! Mektubunuzu alır almaz adetâ s4 allı çocuk sersemledi, Ve Saniye zönderdi! hayvanları derecede bir e kadar sliratle ye dümtük, Hacı ağanın bu samim! ve sözleri o Afro; şüpheleri izal gelmişti. B- sasen Miray lduktan ve Aehilos 300 askeriyle bakana tos. lim etmek gibi bir hizmet de gi #dükten #ağra elbette itibarı yerinde tevirları zihnindeki yetle hareket etme mıyacağını düşünü: — Yalnız, dedi, da birkaç muhafız vardır!. O vakit Hacı ağa yerinden ruldu, benim yanımda (Devamı var) darbre e clearing with the « stumps dieht: Di © troe stump, the . A3 der Kahlsehlag (die Fl Rodung) mit den Baum- (fidanlık, stlimpfer ader re, the setd- F: anagarten Kamp, Saatechule) kesp (the bakıyordu. Sor. | | | | essartö) avec les souches stub) Baumstumpf DİKENLİ TEL ÇİTİ s dikenli tel Ja elötüre en barbelds a le fil de fer barb 1: the-fencs for game (to İro muharrirlerine (kiye bilirim isi, muharrir olan, bir| ! eser ç İn mütehassısı meşhur ld k İvürmak karışık bir işti Kalp hastal Yazan: Yemekten, osnra bir kaç erkek ihitlere kabul edilmekle beraber tigaya salonuna to; yuyorlardı. Bir tiyatro direktörü olan Vamık, elinde şarap kadehi dedi ki Masrelları pek, pek çoktu. Ba, © mevzuu beş da.| yan Neclâ Sarmanm eltoaslarının edilebilirse gayet!sahte olduğunu söylüyorlardı. iyidir ; ve muvaffakıyetlidir, Ek. Kızların adedi ikiydi.. seriya yemek zamanı gelen tiyav | Fakat.. Doktoru aşk yakalamış. “rafadan o yurİtı. Muayene ettiği kızın izdivacına murtamı yeyinceye kadar bana | alip oldu. Üç ay sonra evlendiler. mevzuunuzu (anlatabilecek mi | Dektorun karısı, doktorun mu- niz?., diye sorarım. Eğer anlata. ihiti tarafından pek dr. Meşhur bir otelin bir katını aamişlardı. olduğu hale, — Bir tiya' kikada hikâye Dok. sevildi. İmazlarsa eserin hiç kıymeti yokltor, refikasını, hem kazısı, hem demektir, | hastası gibi seviyor, sıhhatine pek Vamık, şarap kadehini çenesine | iyade itina ediyordu. Gittikçe iyi. dikti, leşen “Mes'ude, artık her davette, Mükerrem, yaslandığı İ görülüyor, bazan maroken koltukta doğruldu: da dansediyordu. — Azizim, dedi, ben tiyatrocu! — Kalb hastalığı olmasına ra; lim, Maamafih öyle bir hi -İmne, geniş, |her cemiyette Genç kadın yu. İiçin, kosası, doktor sefatiyle arası, zâ.'ra darsetmesine müsaade ediyor. du. Bekir Atl: isminde çok genç ve İgok yakışıklı bir yüzbaşı, Bayan Mes'udenin dans defterinin başın. — Ev abilir. Fakar. Bir muzta yiyecek kadar geçecek man ar... — Öyle ise bir Kadar zaman geçsin. — Pekâlâ. Dinleyin öyleyse Vak'a teci olduğu için eşhasın da bulunuyordu. ni söylemiyeceğim. Alı! Vamık söze karıştı: ım arasında kalb hastalıkla! — Eşhası anladık. Şimdi, tiyat. bir doktor | rocuların dediği gibi vak'aları bi- da vardı. Haydi bu doktora Cev.İribirine bağlayalım Doktor ancak - Bir gün dektorun veleline bir paket mektup geçer. — Şüphesiz doktora karısının sadakatşizliğini gösteren mektup- lar, — Öyle olacak.. — Bunun üzerine doktor da in. tikam sevdaşsma düşer. — Vamık, galiba hikâyeyi bi. İliyorsun omlet “ yiyncek et ismini verelim — Pek; yaşında terisi çoktu.. Uzun boylu, sa. rışın, yakışıklı bir adam. Fake mavi ve soğuk gözleri, insanı şündürecek mahiyetteydi. Gene ahbaplarım arasında ki. bar bir âile de vardı. Bu. ailenin genç kızı rahatsız olduğu için, gü. ırdılar r& bulunuyordu dü. nün birinde dektoru ç Cevdet, kızcağızda, tehhikeli bir bildiğim bir şey yok kalb hastalığı başlangıcı teşhis et ti. o Fakat on dokuz yaşında zel bir etmek, | — Hayır; size yardım (ediyorum. Hülâsa, doktor intikam alacaktır. — Fakat ilelebed meçhul kala- cak bir cinayet tertibile Zaten i yalnır bir doktor ya. gi kısın göğsünü muayene kalbi üstüne, senki “içeri diye tor*r gib girebilir miyim Sarmanlar ailesi temiz mu.İpa o PLANŞ 62 ke) P F: la fowrche  fumler : the marure fork (*be dungfork) stump (the KALBUR le erible A pled the riddie (the sereen) A: der Durehwurf (das | Erdsişb, Stehsieb) | KÜREK F: is pelle | #: the garden shovel (the || shovsl) » A: die Erdschaufel Esme (Sehaufel) from breaking through; a Enfes) game - (the a der g) 9. man altı) 9. Kr: a va al) terraln proof fence) a the barteğ wire 8. A: das Wildgatter Stacheldraht ÇALILIK (fundalık, or- ie bulsson (le fourrö, le söus - bols) : the bushes (burshwood, 25. BAHÇIVAN YAMAĞI (muavini) Y: Yaide . jardinier m, İ: the under - gürdener A: der Gürtnerbursehe 35. 35. 35. 36. EL ARABASI 36. F: la brouette 36. İ: the wkeolbarrow or barrow (the garden bar. row) . A: die Sehubkmrre (Sehieb- karre, der Karren) SİPARİŞ SEPETİ F: la corbelile A expddier . İs the transport basket (the delivery basket) 9. A: das Gebüssh (Ges trüpp, Unterholz) planmış, köonu- bi raz şübeliydi; otelde yaşıyorlar. |iyi iyileştiği | Vak'aları biribirine bağlamak için | di. Bakınız nasıl hareket et. 181. ığı Süheylâ Şefik Bayan Meş'ude tamamiyle Doktor bunu iu. Binaenaleyh, Jkarısını gen yavaş yavaş hastalar İdirmağa bâşladı: Bir taraftan hid- jdetini, kinini izhar etmemekle be, raber diğer cihetten meraklı, endi, İşeli bir tavır takındı ve karısını ibu suretle şüpheye düşürdü. Doktor, yakaladığı mektuplar, dan, karısiyle Âşıkmin muhabbet derecelerini anlamıştı. Hattâ teh- likeli zamanlarda bile biribirlerini görmeğe çalıştıklarını bilirdi. | Binaenaleyh, kurnaz adam bu vaziyetten istifade etti ve o daki- kadan itibaren esrarengiz bir kuv, vet Mes'udenin âşıkiyle buluşma- sına mâni oldu. Ya kadın randevu- una muntazaman gidemiyor, yâ mektuplar teahhürle geliyor, hü. lâsa aşkları ber zaman bir mânia- ya tesadüf ediyordu. Bu ıstıraplar, sıkıntılar içinde bittabi Bayan Mes'udenin «rhhati İbozuldu ve hastalık gene yavaş ya. |vaş geldi. Kadın tan sonra, tamamen hasta olduk» doktor, kıskançlığını, büyük bir muvaflakıyetle gizliye- rek ağlıyor: “Ah sevgilim, ne ©. İluyorsun ? Anlamıyorum. Sanki ke derinden eriyen mahvoları bir has- tasım,, Acaba ben seni mes'ud ede- miyor muyum ?.,, diyordu. Altı ay sonra Mes'udenin gınlıkları sıklaşmı; gtı. Bir bay, akşam Yüzbaşı Bekir Atlı senin diye bağırdı. Zavallı katın sarardı, soldu; we raran dudaklarından şu kelime döküldü: “Beni öldür!,, Fakat, doktor; — Hayır, dedi. Bir kadmla uğ taşmağa tenezzül etmem.. Şimdi âşıkınla boğuştum ve onu ellerim, le boğdum. Bayan Mes'ude, bu #5iler üre (Lütfen sayfayı çeviriniz) w At der Versandkorb TARİFE (flat listesi, va, yiç fat) F: le tarif (la prix cöü- rant) İ: the board with the price - list 38. 38. 38. İ 88. A: die Proistafel 30. ÇİÇEKÇİ DÜKKÂNI (astış mağazası, dükkân, a tente b tezgih (satış masası, tezgâh) , EF: la boutiğue d'borticul- teur a le store b la table de vente . İ: the shop (the booth) a the sün - blind (the nde, ihe #wning) ecunter (tho sale - counter) A: der Verkaufastand a dnx Sebutzdach (die Markise) b der Ledontisch (Ver- kaufstiseh) 40. TABELA (levha) 40, F: Tenseişme /. 40, İ: the facia or faseia, the faclaboard (the sigrboard of the firm) İÜ an, A: das Firmersebild 401

Bu sayıdan diğer sayfalar: