26 Kasım 1941 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 3

26 Kasım 1941 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

AKŞAM POSTASI Sahibi, ve. Nrjriyat Müdürü hakkı tarık us İDARE EVİ: istendi Astarı esli Pal batmaz e 114 tar sre bir MAĞ Yem izleri ieielone» o 75972 Suya Sabuna Dokunmadan Dergiler fik okullarda batı beş giinde hir çıkan Ve göre ayrılmış olan de ni bir nevi çocuk mecmuularından okuttuklarım öğrenince sevindim. | Ne iyi, dedim, çocuklar koca bir | sömestr ellerin mn, aki teviyatları, — resimleri yeniliklerini kaybeden, İnri bükülüp kıvrım, yerleriyle kirlenin kararmış kitap- lardan okuyacaklarma, böyle birer öz ve iç senliği domtarı renkli kahlara bürünmü bilmeceli, bulmacsi rek, ilgilendirerek lerden bilgi top renk ronk bahar ci Iu göbeklerinden bal devşiren ar- Mar gibi sayfaların arasında İçten | gelme bir istekle dolaşacaklar: on- Tardın alacaklar örü küçücük ds Zarcıklarında. biriktirceekler... Böyle düşünürken bir ara gözü- mü geriye çevirmiş, benin çöcuk- hağumda olunan Amme, Tebireke elizlerinin sevimsiz çetreriliğini. divit, Min hokka, kamış kalem, döğtülmüş siyah mürekkep gibi © xunann okuma yayma eşyasının nedense adama küf kokusunu, me- Sin mesti hatırlatan manzarasını aklıma xetiretek irkilmiştim, ncelarle kızımın *“Üçün- e sınıf dergisi, si elime aldım. İçimde neseli bir oyalanma ümidi | vardı, Birdenbire dursladım, Kap, umduğum gibi renkliydi. Lâkin her renk yerinden kaymış, çocuk» | © tan ziyade yedi cücelerin kösesini | hatırlatan iki senip şeklin üstüne ayrı ayrı oturmuştu, Acaip dedim, çünkti bu reskler o Biçare resimle- re birer çift, gözlş kas daha ekle li mişlerdi! Dudakları (dolduracak | kırmızı yanağa doğru kav oru- dn kunl bir yaranm Ar ini nlmuıstı. İçimi derin bir hayal kutu sardı; sayfaları çovirmeze başladım: İçerdeki resimlerden bi- rinde bir sanat görünüyor, Çora”- larm gözlerini iyiya alıştırması 1- mmgelen, onun için de bilhasma dikkatle, bu işin hakiksten ehli olan bir et durafndan yapılması | icap ederken “tersine, pek meemi bir kalomden çıkmış, kötü bir re- sim, Çocukinr, yarı bellerinden 3 Bağıları yokmuş gibi, oturdukları sirayla önlerindeki rablenin 2rs- smda. © bizdenbire bitivermişler. Karşılarmda duran yazı tahtası Bn üç bacağı esrarengiz bir sekil- de havada miheyetlenmiş ve yazı tahtası bilinemiyen bir kuvvetle muallikta duruyor! Bay öğretme- min yüzü sk, Büyüyen bir nırrakla inceleme- mi derinleştiriim: yazıları oku dum, Birçoğunda yeryer aksaklık Wer, külü tekerrürler var, İçlerinde iyi parçalar da yok de- Ml; Hikin çoğu “şişirme”, yavan Seyler, Sekiz, dokuz yosm'lakilerin Künden güne gelişen dimazlarını Kenişliyen düsüncelerini saracak | kuvvette değiller, Satırlar arasm- Ön ünite gibi yabaner, eizey gibi uydurma Kelimeler yor almış, de çizri düzeni, pres Pektif, yanlarının bir ksmmda mektep çoruğuna örnek olacak &- kar bir üslüp, yalnıx temiz ve “doğru değil ayni amanda süslü, dersleri flars | l yin ve gp mleketimizz Bamtsiöir v6 feda Kâr hüdimi İaymmetii — urkadaymam! Yahya Say'ın ölümünden eiteyemt Aesyt Birlik İdare Heyetinin de oldğunu bildirir ve bu | Pa; önmebetie kaderdtda Ailesne bu kas | bi duy: si Gün arkadaşiara beyan ederim. Matbnat Teknisyenleri Birliği Medal Şeret Mivet on | İ a sdetâ kerkunç, | | NEME | du. Aralarında bir buçuk sene yaş farkı olan iki erkek çocuğu- nu ayni mektebe veren akıllı ve meraklı bir baba bana su yolda bir sual sormuştur: “İki çocu um da farksız olarak evde ay hi AN ayni sefkate ve terbiyeye tabidir, X erine beraber giderler Ke ster Acaba bünyesinde, ru- ında bir bozukluk mu Her İki çocuğu bir hekim sı fak e Diyayene usuliyie gözden dim oylarında, vücut te - ekiillerinde büyük bir oktur, Ağırlıkları, dahili İarı ve gudde faaliyetleri t dir, Z eevünemaları da nor saf halindedir. O lardan birinde fark uzuv Peğvünemalarında da bir bozukluk yoktur, Bütün bu men fi neticelerden sonru daha ziya” de ruhi ve içtimmi sebebler ara. ; e m kendi ruhu - ocebunı tesir eden muwhitin haleti rühiyesini tetkik etmek lâzımdı, Çocuk ruhi bir'ummandır; o- nun inkişaf etmekte olan bütün zekâi mekanizmalarını ve his komplekslerini basit bir mmaye cı 2 İLİ YET ne İle meydana çıkarmak ve bil. hassa bir nevroz yani sinir buh- ranı şeklinde tecelli eden bir A rızasının ruhi sebeplerini k riyle bulmak çok güç bir iştir; psikanalizm usulü #e bayağı bir mesele, bir müddete mütevakkıf olan bir nevi tedavidir, De.R. Adasal! Fakat mevzaubahs olan çocuk taki sinirlilik &mili bedeni mua yenelerin menfi neticesinden sör Ta hariçte aramayı düşündüm ve netekim babasmın deliletiyle ho casının haleti rahiyesi hakkın da malümat edinmeğe çalıştım, Garip bir tesadüf olarak bet de tanrmakta olduğum genç retmen möral şokdan sonra ru - han muztaribdir, fakat geçim gailesi dolayisiyle bu -ıztırabinı yenmeğe çalışmakta ve bir tür- Wi muvaffak olamadığı için hari cö karşı zaman zaman hirçinirk tenmülleri göstermektedir, Had. di zatında çok muktedir, mü - nevver, derslerinde titiz ve iyi kalblt bir hocadır; ancak sinir buhranları esnasında iradesine sahip olamadığından htrem ve hadid görünmekte ve talebesi - nin hataları karşısında derhal feveran etimekteğir. Çocuk kühulet yaşma kadar ve bu yaşlar nisbetinde mukellit ve telkin bir mahltiktur, Gör düğünü tekrarlamak, bir çok mu İLAHI BİR AŞK... HARİKULÂDE BİR MACERA... KUVVETLİ VE MUAZZAM sahnelerle dol mmhtaşem bir Fm MAZURKA Baş Rölde: I 'OLANEGRi BET TME AMI GÜYde MAUPASSÂNT 48 iCenni) atiatmak için baska bir baha adı: vag — Zan m em Çümasırcı bu ğ Ii, gelince arzuhuzu men yaparım dedi, Re (Madam Vilyam) sapsarı ol. muştu, alt dudağını tsıriyordu tti İ XCenni) Kapıyı çekti, 5, — Canlanan Mozile, ah kahvaltıdan sonra zene node toplanıldı. (Sir yam) bizmetçilere b Turdok) Kiyafeiyiz örünmüşt görü! di hep koltuklara gömüldü akşamkilere bir de (Ton katılmıstı, geldiğ leri izah etti, ME isem) sözünü Di lâ sessiz duruyordu, düşünce. Sivi Etrafındakiler ona bakı. ir, merakla konuşmasını bekliyorlarâı, Nihayet (Sim Coys) a döndü; 2. Kardeşim (Co Benet)i © bakiye (© Erice) hakkında nat (Oalmaya Yi Da değil mi? Bu malâ, mat i mi? a Büyükçe bir zarf w tt: ie Evet (Co Benel) i dün ak. şüm tayyareyle yollamıştım, bi. #nz evvel geldi, bana bu zarfı verdi, (Sir Vüyam) zarfı aldı, daha açılmamıştı, yırttı. içinden bir sürü küğit çıktı, Yere kalın bir mukavva düştü, Bu “Skotland Yard” ta sebiksllar için tutu lan fişlerden biriydi, Üzerinde iki küçük resim vardı: (Con Brioe) nin resimleri, Biri yüzden biri profilden alır- mış bu resimlere ve diğer kâ- ğıtları (Sir . Vilyam) — dikkatle tetkik ediyordu, (Sam) ve di. ğerlerinin merakı görünce hiz İz sesle okumaya başladı” İsmi: (Brice) Göbek adı: (Son Edvar) Doğdu yer: Edimburz (İskoç- ya) Doğduğu tarih: 4 Kânun |. 1875. Baba âdı: (Harri Con) Ana adı: (Helen Sims) Meslek: Bahriye zabiti, Oturduğu yer: Sutve, Nelson Sokak 14, Hususi işaretleri: İki Biri sol kolun iç tarafında bir Sapa resmi, Diğeri göğsünde haç geklinde üst üste iki el resmi. Bu ellerin birinde bir hançer di, Rerinde bir meşale bulunmakta, üzerinde bir haç ve altında 1870 tarihiyle almanca: “Gott mit üns” yazılmıştır. bitiyordu, (Sir kâğıtları aldı, Fiz büradı Vilyam) © diğer gere okudu: HABER -—— Akşam postam Hayattan parçalar hiti itiyatları kapmak ve aynen yapmak meylindedir, Mektep ha yatında ve muallimlerin devam- İ takrirleri ve tavırları müvace- hesinde bu itiyatlara daha ko - laylık ve süratle meyyal olan çocuklar vardır, Bir çok talebe uzun bir müddet hocalarımın ts. biatlerini kazanır, seslerinin mu kallitliği ile ayni tarzda konu - gur, ayni jestlerde bulunur, Ta- biatiyle her çocuk ayni hocanın itiyat figüranı olmaz, Kimi riya ziye, kimi ta: imi de Spor hocasının telkini ve sari tesiri altmdadır, Tiyatro sahnesinde yük bir trajedinin jestlerini ve ses tonunu aksettiren telmiz artistler gibi!,. nir hoca da ayni telkin ve it mekanizmasiyle mevzuu - bahsettiğibiz talebe için bir ör- nek teşkil etmiş ve sinir buhru. nının mevcelerini ruhi bir anten vasıtasiyle çocuğun dimağma geçirmiştir. Tabiatiyle bu hâdi- 86 gayri ihtiyari ve gayri şuuri âir, Sinirli hocanm bu menfi ve gayri iradi telkini tabistiyie ta- lebe için nâheş bir geydir. Bir sesin, bir yürüyüşün, bir saç ta ranmasınn veya (giyinmenin taklidi bir mazarrat vermez, Esa sen modanın psikolojisi de bu. dur, Halbuki sinirlilik tonunun ve aksesin velevki meuaddel bir gökilde sirayet! toy gocuk ruhu için mmüizerdır, Netekim sikilir bir baba derhal bunun farkına varmış ve endişesini hekime da. hi izhar etmiştir. Hayatımı mu. allimlik ile kazanan, sinirli hoca ders vermekten ( menedilemez, günkü hocelik bizatihi bir çok mesleklere nazaran bilhasen has sas ve zayıf ruhları bir 87 kam- çılar ve yorar, Uzun yaz tatili - nin faydalı tesiri bunun en iyi! devalarından biridir, Ancak bir | Nevroz deneoek kadar sinir buh | fanı gösteren bir hoca bir müd. det tedaviye ve istirahate muh- taçtır ve netekim kendisini gör- mek sureyle &aydınlattığıma münevver öğretmen de mütehas ss hekimden ilâçlar almak ve ruhi tedaviye tâbi tutulmak sw retile çok istifade etmiştir. Devrimizin modem psikolojisi mektep sıralarında hem hocayı | ve hem de talebesini ruhan ince liyecek ve hattâ psikanaliz me - todlariyle onlara daha esaslı ve müsbet bir cephe verecek kadar ileridedir, İlerki yaşların ruhi ızlırablarından ve gayri tabillik lerinden kurtulmak için buna İizum vardır, Ancak bunu bir | öğe İ Deviet Umanları hastanesinin geniş koğuşlarından birl Devlet Limanları hastanesinde !I saat Hastane kurulalı beş ay oldn. Pu müddet zarlında burada 3101 kişi muayene edildi. 179 hasta yatırıldı. Vefiyat :1 Devlet limanları hastaneninin İ küşat resminde bulunmuştum. Bundan beş ay evvel, Ttem « muz sali günüydü, Hava sıcaktı, Davetliler. havanm #ieaklığı - na rağmen, Galata rmndğ güneşin alnında fevç f, i manlar Umum Müdürlüğünün dış hatlar sölonuna akıyordu, Onlar arasında, eski Münakalât Vekili Osvdet Kerim İncedayi da vardı, Cevdet — Kerim; “'Türie kâra sularıyla işleme hattınin tamamile Türke geçtiği bugü bayramında, Ankarayı tem aramıza karışmıstı O zaman gezdiğimiz bu hasta- ne namszedi, bir sağlıkevi olarak inşaatı heniz tamamlanmamış koridorları, salonları boş, mef - ruşülsız bir halde gözleri çılmıştı, O zaman davetlilere mübhem #mitler veren buranin bu boş. henüz badana kokan bi- nanın beş ây Zarfında asri bir hastaneye döneceğini kim akla getirebilirdi? metoda ve müesseseye bağlamak i, — MAHKÜMİYET HAKKINDA İZAHAT A — 1 temmuz 1900 tarihinde kendinden üstün rütbedeki bir zabite hakaret ettiğinden dolayı mahküm edilerek askerlikten ve donanmadan çıkarılmıştı, (Kebek bahriye divanmarbi) Kanada B — 16 mayıs 1902 tarihinde mili müdafaaya ait bazı evra- kın çalınması meselesine karış” tığından imi üç sene hapis cezasına talmaştır.. - C — 20 haziran 1908 tarihin- de bir ecnebi teçkilâtın casuslz- riyle münasebeti meydana çıka. D — i6 eylül 1916 da idama mahküm edilmiştir: Vatana hi- yanet, düşmana çalışmak dilli emniyet teşkilâtıma tuzak kur- ma, cinayet teşebbüsü suçların. dan dolsyı, 2, —NOTLA” (Con Wâvar Brice) Edinburg. ta gayet iyi bir ailenin ye olup aynı şehirde > mış ve tahsil hayatında cok mu. vaffak olarak, göze çarpmıştır. Deniz mektebine girdiği sıra. larda hafifmeşrep bir kadınla İanışmış ve münasebete giriş, miştir, Bu kadn Alman milli. yetinde olup (Con Brice) yi az Zaten ber $€y. beşlangıcta böyledir, Her şeyin ker hamlenin zamanda bir kumarbaz bir sar. hoş sersöri Yapmıştır. Ailesine hürmeten mektebinde çok alice. map davranılmış koyulmaması temin edilmistir, Bu suretle güç belâ diplomasını alarak mezun olmuştur., Halbuki giriş imtiha. nımda 105 kişi içinde üçüncü ol- muştu, 4 Nihayet * Kanadadaki filolar. dan birine mülâzım olarak gir miştir, Aynı kadın kendisini Ka, nadaya kadar takip etmiştir. Nİ- hayet bir gece gemiye sarhos dönmüş, kumandanına rastlamış ve onu tokatlamıştır. Bu hâdise üzerine derhal bahriyeden ihrac edilmiştir. İstikbal bu suretle mahvolun. €a isyankâr bir adam olmuş A- merika hududunda kaçakçılaria çalışmıştır. Biraz para toplayın ca bir mevki elde etmek üzere (Nevyork) a, gitmiştir. fakat hiç bir $€Y yapamadan varasmı bi- tirmiştir. Bir zaman şehrin batakhane. lerinde sürtmüş nihayet Alman casus teşkilâtı adamlarınm eline düşmüştür. Bu adamlar kendisi. ni bir müddet hazırladıktan son, Ta İngiltereye yollamışlardır. Fakat gayet yakından takip e üilerek müteaddit defalar yakâ- lanmıştır, Nihayet ölüme mah- küm olunca (Bulvay Castle) da oturan karısını bırakarak Al, manyaya kaçmıştır. Orada tek- rar casus teşkilâtında çalışmıya başlamıştır, Orada çok ige yârı. miş, Yunanistan ve Rusyaya gönderilmiş muvaffak olmuş ve “Kayzerin gönüllüleri” kısmına alınmıştır, pöğsündeki düğme bundan dolayıdır, (Devamı var) Diş tabibi Hayrı Ragıp Candemir hastaları başlangıcı karşılanır. dıkça, insafı en kit olarler bile. başarılan işleri tasdik mecbur'- yetinde kalırlar, Bir hakikati i- fade etmiş olmak için diyeceğini ki, şimdi, gu anda, büyük bir kalb ferahlığı ile salonlarını £ diğim Devlet Limanları Hest nesi, Cümhuriyet o hükümetin direktilleri sayesinde hareket eden Çövdet Kerim . Rafi Mu yas eserinden başka bir şey d ildir, are e Devlet Limanları Hastanet' Galatada, eski yolcu selonune tadil eğilen bir kısmında Kurul muştur, Kapıdan girip de mer - divenleri çıklığınız vakıt, karşis iniği gelir. beraber poliklini- ğe girdiğimiz vakıt diş doktoru Hayri Ragıp Candemiri, bir has tanın dişlerini muayene ederken bulduk, Polikliniğin hemen bitişiğinde camdan bir bölme içinde çalışan müracaat memuru var, Devlet Umanları Umum Müdürlüğüne mensup amele ve m ar, ide reden aldıkları fişlerle evvelâ bu memura müracaat ediyorlar. Bundan ötesi kolay,. tedavi, â. deta, kendiliğinden baslıyor, Her şey parasiz, Yalnız maaşi 170 liradan yukarı olanlardan, yalnız malzeme parası alınıyor, at zannetmeyin ki bu para, ri hastadan almıyor, Bilâ « hasta tedavi ediliyor, kendi. sine harcanan malzemenin mal'- İ vet fiyatı eczanoce Limanlar U- mum Müdürlüğüre bildiriliyor bütün bu işi olduktan sonra maaş günü bekleniyor, işte an » cak o zaman, yani ay başında hastadan kendisi için harcanan malzemenin tutarı isteniyor. Ne kolaylık, değil mi? uhatabıma: — Peki, diyorum, ya işçinir memurun ailesinden biri hasta lanırsa? — Onlar da meccanen tedav ediliyor. İdareden si fişini p tirmesi, tedaviye başlamamız gin kâfidir, — Evde tedavi yok mu? — Var efendim. Her gün sa bah dokuzdan üçe kadar hasta - nede kabul edilir, Ücten sönrü da doktorlarımız, semt semt dr laşarak evlerdeki O hastalarımızı ziyaret ederler, — Doktorların isimlerini ri . ca edecektim, — Ziya Işık, Nazif Yiğiter. Hanif Denker, Hayri Ragıp Cân demir, Emin Akbaş, — Baş hekim, eczacı, idare âmiri kimlerdir Kaç hemşire vardır? — Baş hekim Beyoğlu Zükür da operatör Sadrettin Onaran » dir, Eczacı Remzi, idare merm» 4 v ru Muammer Kentmen. Biri baş © hemşire olmak Üzere üç hemşi » Temiz var REŞAT MAHMUT (Devamı 6 nadas)

Bu sayıdan diğer sayfalar: