2 Mart 1937 Tarihli Kurun Gazetesi Sayfa 2

2 Mart 1937 tarihli Kurun Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

2 — KURUN 2 MART 1937 KE pan bir mevzuu bugün için ki de alma telâkki Mi en tanbulda baharın nerede ie nerede bit- hangimiz tayin edebilmi dattâ ayrı, ayrı semtlei vizıldayan arılar, çok kereler, bizim kendi bah- çemizin kapısından geriye dönmek lüzumunu duymuşlardır. Acaba, bi- bahçelerimizin ciçeklerinde, on- hezi büyütüp! besliyecek ve a leri ucu| r saat sa- niyesi gibi damlatacak saf ve usare- ler mi yok?.. Yoksa arılar, bizim bahçemize uğramamak için, Vayldın bir hikâyesini mi okumuşlar dır?. Belki hiçbiri! Sadece, sırtları komşumuzla birbirinin arkasma ver- miş bahçelerimizi birbirrinden haber siz yala; iki ayrr rüzgârm ılık ve Merıllohğıır ki, bize, yaz or. gelecek olan mevsimi geç- miş bir bahara karşı, komşumuzu kıştan yaza ayıracak çiçekli bir dal getirmiştir. Onun Kk ki baharı. bahceleri- raları boşalmış hafızamıza, bunu bir su gibi damlatmak i için çalışırlar.. ısınmaya başladığını ziyade a kurbağaların hissetmiş olmamaların-| rma başladılar. * da şüphe yok sıcak bir müjde kulaklarımızı kurbağalarm sesleri doldurur. Nitekim iki üç haftadanberi onla- Fakat dinliyecek olursanız toprak yüzünde yeni ve sıcak m kımıldama gözük- meğe ba: şlamışi Hakikaten ML baharm ne- daha konuşmaya akit kalmadan, harareti fayrap edilmiş demir bir so- ba sıcaklığı denbire alnımızın üzerinde ile, yazm temasını bir- hissede- Baharı getirmekte acele edenle-| rimiz haklıdır. giz.. Sayfiylerde oturanlar toprakların ii yavaş yavaş artık gerinmeğe başla- dığını söyliyorlar.. Adeta bir “el ve gibi ilk hisseden de yine Bahar ve kurbağalar — Yazan: Gi eğ Kenan #iğiilei akil Ağ toprakların ısınmaya açıldıkça uzayan ğı halinde ta ağustos böceklerinin kulaklarma kadar yu- varlana yuvarla; m edip gide- cektir. Onların sesinden sayfiyeleri- mizde kurtulmaya imkân var mıdıf? Ve onları işitmemek için pencereleri- mizi kapar mıyız?.. Kim demiş? Odamızda kulaklarımızın alıştığı ve ruhumuzun yalnızlığını giderecel bir saat sesini elimizle ince bir deri gibi kesmeğe ve onü bir dölabın içi- e eğe imkân var mıdır?.. Hattâ kurbağaları en lüzumsuz bir tabiat sesi gibi iddia edenletimiz bi- le, perdelerin beri tarafında hafif bir gün aydınlığı odalarını baştan başa doldurduğu dakika, nihayet, pence- relerini açmak lüzumunu hissedecek: lerdir. Çünkü kurbağalar, müz'iç kurba- galar, hissimize hulül etmesini”bilir- ler.. Ve artık toprak, su ve çam tani içerisinde biten bir kurbağa şari etrafındaki sandal ve hafif insan ses lerini geçerek, odalarımızı yatakları- lar istilâ edecek ve onlardan hiçbir vakit kurtulamayacağız.. Cece içerisinde lüzumsuz gördüğümüz ses bizi bir ağ meharetile yakalaya- caktır. iardan erken bahsettiğimi id- dia edenler yanılıyorlar.. Kurbağa- lar, sayfiyelerimizde, çoktan şarktla- Günlerin peşinden: Tesadüfl Vaktile Fatihin İstanbulun a kullandığı büyük e an topunu döken Tağhen arz dahae' i, ğ 1 imei car fen adamının teklifindeki ğmmeri takdir edebilmiş ony Date surlarını döven büyük tersi > rin surlarmı tahkim eyliyecekti. Hatta. belkide... Sultan Mehmet. İstanb fethetmek elğkbtline hiç girişmiyecekti. O zaman cihan tarihinin cere- yanları da tamamen başka istikametler ala Görülüyor ki bütün dünyanın taikalıiı üzerine büyük tesirler tesadüfler ile a meziyetlerine ve telâkkilerine ( bağlıdır. enem göre bir kibrit çöpününucunda beliren küçük bir alev bütün dünyayı mahvedecek bir yangın çıkarabildiği gibi in âlemi nurlândıra- cak bir aydınlık da yaratabilir. Hasan Kumçayı el Bizanslılara müracaat etmiş ! er: A Cek öğlavığğğği Ankaraya yeni bi il “İsofirmi gönderetö getirilecektir . Ancak şurası var ki, Çekosi yanin halen Ankara elçisi ola la'nın değişmesi mevzuubahis Akisler : Yolcu İstanbul liman sali yeni yolcu onu etrafında gi erde bir müsabaka salonu ve güzel w san'atlar kontrolundan kaçma: ğa $ eden taraflarına bakınız: Bi rinde dünyayı bize Ew ni hayret ettiren 2. Şu itibarla ki oraya yalnız bi -| yüksek seviye, ötekinde bizi bile ken - içimizden ve bizden olanlar değil, dimizden utandıran sakatlıklar, ayni zamanda bize yabancı olarilar KÜLTÜRLÜ ADAM KİME uğrayarak ve bizim hakkımızda ilk in - DİYECEĞİZ? tibaları orada edinmiş olacaklardır. Fa- Kültürlü allam kime diyeceğiz? Kül- lih Rıfkı “Ulus” bu meseleyi| tür hayatımızda halledilmemiş olan mese tahlil etmişti Jelerden birinin de bü olduğunda şüp - Şark, B vrupa veya| he yok! Hasan Âli Yücel dünkü Ak - Şimal bi Di takin pan şamda bunu araştırıyor: nz, sizi , Anlaşılması ve anlatılması güç olan m in doğru kide Li tasavvur ediniz: etmek için Mn tarafları m ken parlar. manzara; iat ve ya- pılar vücude getirir. Bir milletin kül a halde hakikatte e vasfr al - tür seviyesininin a Rİ bu) mağa lâ umumi manzaranın luğu ile öl- ini Şarkta ve rk öyle bir çersiniz. Ve MS tip insan vardır ki bunlarm bariz vasıf- yetine mensup bir teknik ie *İ ları çok bilişleridir. Bizde ayaklı kütüp- alini eGarpte ansiklopedik adam dedikle- hem e e m e husus-| ri bu zümre mensupları teri ind ta milli sözünde fazla israr inleşmeden ve bil ini iç ve s hal iyice tartınız. Garp “ miödeniyeti katmadan dimaği « âlemi içinde, hele i manzara) tel srüşterisi w saklarlar. eta ii an benzeyişler, benzemeyişler- den pek çöktur.Milli diye ne çirkin, ne kö an. tü, ne çürük lamaz. Milli, aksi| renmişlerdir; gelişi yaşarlar, vasıfta olanların bize has karakteri de-| telden çalan bu adamları sakın kültür. mek iz evvelâ yüksek bir adam mimari san'atı kuran mimarlar yetiştir. Bunlardan başka bir de sözüm yaba- meğe çalışıyoruz. Mülli orada doğacak -| na ihtisas sahibi i Kiyma - tır. Bununla milli sözünün ticareti ara *| yen bir sahada mal - sında ne büyük fark var! sayılac-k tipler vardir. me) üratle kendimizi de bulacağız. Fa-| selâ bir kimyagerdir. Canlı cansız kat inşada yalnız bü kabiliyetleri| delerin terkibini, | istihsal ini, Vit 'anesinden a; ini, mi ütün girdi çık- Ya bü; mimar, ya ciddi bir mü *| tılarını bilir. Fakat bâ bilgi mevzuunun şmda her ne varsa duy, onlara| sadakat rönteker Gi ile plândan ESERİ, ei i ii a : N — Şu kuşu yakala, yoksa burada kaldığımızın resmidir. Toprak içinde yaşamaya alışmış kur)yedek aksammı yuttu. gibi değişmeler yapacağını bilmesin, e Yolstur 0, iki müvazi duvar ara- bir esir gibi nereden Mr me habersizdir. De > di istifade AŞI har zekâsmın iğnesini, gel aa SİĞE, arılar gibi bi tırabil İretini kazanmış a nel yordu. Versay mahlümunun artık yalmız bir adanın yalbiri dir. a tayin edil: leceği diplomatı B. Za Rus — Romen alâkadar eden bir kitap N Orta Avrupa siyaset âleminde heyecan uyan i Çekoslovak ? lâmentosunda mühim m i icip olmuş, neticede Bükre ginden istifa Ankara; geköslörak ımanlarda ilin: sa da, şu dakikaya ki dair malümatları ye söylemişlerdir. 4 Belediye zabıtası tal namesini hazırlaya Bele: Kai Zabıtası talima! tadil etmek yeri ire çalışmalar bir müddet e dar Belediye yea. tarafından li rin yerlerine yenileri seçilerek * gi azaları nacak, # enin meclisin nisan devr mesine gesi işacaktır. Acaba hangisini biliyor sunuz? Geçmiş Kurunle” ed SAKALIMI GÜZEL TRAŞ iŞ Meşhur kadın dana getirecekti; Reisicimhi cim * nunla beraber bir çok gaz ralarda Landru'nun tıra$ ed gül ve neş'eli göründüğünü *” ler. Mahküm perükârü "ai — Sakalımı güzel tans y $ een uncu olarak mada, | zükmek is ; m esi Kep ma ii shy j lat ü şir” cile Ml durur. d Kültürlü adam, Aİ di FI a > La pr 7 rai > EE e a RİYA am ni, EE EĞE m Bİ. dığını anlamak için çırpman özüni. -

Bu sayıdan diğer sayfalar: