3 Haziran 1929 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4

3 Haziran 1929 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

ili AMY ASRIN UMDEŞİ *MİLLİVET,TİR 3 Haziran 1699 BUGÜNKÜ HAVA Dün en fazla biraret 19 enaz Mk ogün rüzgür poyraz. €se cektir. Hava açıktır. FELEK YAVAŞ YAVAŞI Türkiyede eskiden bir düstur vardı: Yavdş yavaş! Hatta sİrişir menzili maksuduna aheste- giden» diye bir de mısra vardı ki dillerde dolaşırdı. Biz bu yavaş lığı söktük, attık. Artık işleri- mizde «kağnı» revişi istemez ol duk, lâkin: imdi dinleyin! İsküdarda, ziyan eder diye senelerce işletilmiyip geçen s€- ne harekete gelen bir tramvay, var ya! Ben bu tramvayın tam bir muhibbiyin, ona toz konma- sına de râzı değilim. Lâkin her yerde olduğu gibi bu müessese- de de bazen elemle şahit oldu- gum bir ruh varki bunu tepele- mek lâzum geldiğini zannediyo- rum. Bu tramvay, ilk teessüsü anında aldığı isimle ve işledikçe memurların gösterdiği hüsnü müamele ile bir «Halk dostu» müessese olduğu görülüyordu, lâkin bu sene ragbet artıkça gö- züme çarpan şeyler | iptidada görülen o iyi şekle halki düşün- mek kaygusuna halel geldiği xannını tevlit ediyor. Geçenlerde bir akşam Bağlar başma 35 dakıkade çıktık, bura- ya yayan olarak yarım saatte gidilir. Bu teehürun sebebi yok. Bir memur iskelede dolo duran arabaları göndermedi. Bunu ©- nun iz'ansızlığına verdik, Lâkin dün akşam önümde geçen bir ha diseden bu teehhurun sebebini sezer gibi oldum. Kalabalık bir arabayı tam yolla çikartığı için, vatmanı müaheze €den bir kon- trol memurile görüştüm. Diyor- du ki: — Ahmet efendi, yahu acelen ne? arabayı yavaş çıkarsana! Ben dayanamadım: — Efendi, bunu bari bizim ö- nümüzde söylemeyin! Demek siz bilet keseceksiniz diye, biz evimize geç gidelim, ve bizimle «kruazman» yapmak için bek- leyen arabalarda ki yolcular da beklesin, vapuru kacırsm! sit ve son derece ipti- vaym nizamatından bahsetti ve ben arabadan inerek bu manasız! mülâkattan kurtulabildim.Tram Vaya rağbet edildiğini görerek şimdiden yolcuları istihfafa baş larlarsa ziyan o zâman mühak- kaktır, çünkü hiç bir şey bekle- meden 10 kuruşa giden otobüs ile tramvay arasmdaki fark 50 paradır. Hayırlı memur (halki ağır ağır değil çabucak evine ye| tiştirmek isteyendir. FAKIR FUKARA Dün şoför grevinin ikinci gü- nü idi. Bütün fakir fukara: — “Müliyet, ivedebi tefrikası 60 Köy hekimi Arkadan gelen bu sese Tosun dizginleri çekerek başını çevir di. Bu bucak jandarma kuman- danı Hasan çavuş un sesi idi. Tosun dizgini kastı. Atm ba- şımı çevirdi, bekledi. Güneşten bronz rengi almış tatlı tatlı gü- lümsedi. — Ne haber Hasan çavuş: ne- reye böyle? At başı gelmişlerdi: Hasan ça! yuş, belinde fişenklikleri, mata- tasr, kasaturası, tabancasıyle a- ğırlaşan vücudunu atın üstünde doğrultarak cevap verdi: — Elmalı ya gidiyorum. Se- nin bu tarafta işin ne ya? — Bu tahtalılarla başım belâ- ya girdi. Bu yıl yine bütarafla- ra geçmişler, bizim fundalıkları doğrayıp duruyorlarmış. Dün nahiye müdürü söyledi. Şöyle bir habersizce bakayım dedim. Tere ir şeylerdir haniya, güzellikle işi yaparsak banamı uamamasanl iz UArA. Yeni buğday mahsulü Türk milletinin sevinçlerini madinız mi? şir hat mir gibi bir jandarma idi, zora kalırsa evel Allah haklarız| topunu. . . beraber bulundukları için sevişiyorlardı. Arasıra darlaşan otlatır dururlar. Daha iki ay &- vel Elmalı yolunda Hacı oğlu Ö- imer in mısır tarlasına davarları — Ah bir taksi olsada bin- MİLLİYET P. AZARTESİ - $ HAZİRAN 1929 sok! diye sızlandılarsa da naçar | &7 tramvaya bindiler. Tramvay şirketi erkânindan biri diyordu ki — Sirayla! Bizim amele gre- vinde onlar kazandilardı, şimdi de sıra biz del FELEK Mektepliler müsabakası İkinciliği kazanan yazı. Gazetemiz & mektepliler musabakasında ikinciliği Darüsşafaka lisesi 9 uncu sınıf talebesinden 298 Zıya Hasip bey kazanmıştır. Zıya Hasip beyin yazısı şudur: Gazetenizin “son haberler, sütununa sıkışmış İkt satırlık bir telgrafı Yeni buğday maheuti bugün merasimle borsaya getirilmiştir. Ekseriya kısa susllerin ce- vabı uzun olduğu gibi bu küçük haberi de bu sene memleketi- mizde pek büyük bir saadet doğuracak bir mübeşşir olarak kabul edebiliriz. Kanaetkâr Türk çıtçisi, ci huriyetinin ve onun relsi olan büyük Gazinin himayesile, mut- lakiyet devrindeki kendisini iki büklüm yapan vergilerden ve bilhassa Aşar belasından kı tulduktam sonra | faaliyetine germi vermiş ve mütevazi | tarlasını ekip biçmekte bulun- muştu; ancak Iki senedir fkli- min vaziyeti dolayisile ekdiğin! telafi edecek kadar bile mahsul alamayan ve bilhassa bu vazi- yetin temerküz ettiği Konya bavalisindeki Türk çifçisi, şimdi bardaktan boşanırcasına yağan ve mahsule fevkalade faideli olan yağmurlardan dolayi neks- dar sevinse azdır. Hususile bı seneki mahsullin diğer sene! rindeki ile dlepet kabul etmiye- cek derecede olduğunu öğren- dikten sonru gayyur ve fedak: Türk çiltçihle beraber büti mak İçin onları yalnız yukarda yazdığımız iki satırlık haberi okurken görmek kâfidir, ve Türk çilçisi cumhuriyet hükü- metinin emir ve arzusuyle gör- | düğü her türlü teshilât ve hi- mayeden dolayı Büyük Millet Meclisi ve büyük Gazisine fev- | kalâde minnettar katmıştır... Avrupa karikatürü — Uyudunuz mu? — Hayır doktor — Nigin? Size yolladığım tozu a- —Aldım amma, bu kadarcık tozun pahalı olduğunu düşünmekten göz-|y lerime uyku girmedi Bürhan Cahit Hasan çavuş yağız, mert, de- — Beraber gideriz, dedi. İş İki arkadaş asker ocağında gok yolda bazen biri, bazen öteki ge- ri kalıp tekrar at başı gelerek konuşa konuşa gidiyorlardı. Ha- san çavuş anlatıyordu: — Bu tahtalılar her yıl bir iki vak'a çıkarmadan yayladan inmezler. Ta İzmir den tut ta, Adana ya kadar £ beğendikleri yerde konaklar, sürülerni salar, ne çayır derler, ne tarla derler İNe muntazam bacakları vardır. İzin de kabahatr olmadığı — İmaya gidemez misi I yarat, genç, güzel, hoppa, hafif salmışlar. Herifin bir yıllık za- hiresini kemirmişler, gittim, var dım, onların kara, yağız bir reis leri var Yedim ana - sizde hic! Böylesi Genç, güzel, piliç gibi bir ka-| dınla yaşayan şişman erkeklere pek kizarım. Piliç gibi, güzel, genç bir kadınla yaşadıkları için değil, arkadaşlarının gözlerine soktukları için. Geçen gün Salihe ras, sldim. Yanmda nefis bir kadın vardı. Salih dediğim, mendebur, i- ğrenç bir erkek değildir; değil- dir ama, 45 yaşımdadır: büyük bir göbeği, sekiz katmerli bir ensesi, üç tane gerdanı, bir de küçücük, yuvarlak burnu vardır. Nükte namma ağzmdan çıkan geyler, mizah gazetelerinde oku- yup ezberlediği sözlerdir. .. Hiz- Mi bir adım attı mı, ateşçi körü- gü gibi solur. — Sana Ferihayı takdim ede- rim; benim Fericiğimdir. . . Gözünün ucuyle yüzüme bak-| tı, Ferihayı beğenip beğenmedi- imi anlamak istedi. ... Çayı beraber içtik. Bir ara- lık lavaboya gittim. Arkamdan geldi: — Nasıl buldun? — Güzel! — Bukadarcık mı? — Ne diyeyim istiyorsun?, . . Güzel kadm... —Göğsüne dikkat ettin mi? Yaş da yirmi. .. Tam piliç! Bunlarm hiç biri gözümden kaçmamıştı. Hatta kadının için için Salihle alay ettiğini de sez- miştim. Salih konuştukça, san- ki kadın içinden: —Eh!... traş kâfi! diyordu. Bazen önüne geçilmesi im kânsız hadiseler vardır. İkimi- Genç kadinla beni m— masanın altmda evela ayak ayağa, sonra da dız dize geldik. 'Tam bu esnada Salih, başını avuçlarının içine aldı: — Eyvah! dedi, az kaldı unu- dacaktım, benim mühim bir ran- devum var. Sen Ferihayla sine- Ondan sonra gene buluşuruz. Sözü uzatmıyacağım; fazla tafsilat ( vermezeceğim. Neye meşrep, bir kadınla,sinema loca sında başbaşa kalmanın ne oldu- ğunu, siz benden iyi bilirsiniz. Benden iyi de olmasa herhalde benim kadar bilirsiniz, . Sinemadan sonra Feriha içini çekti: — Şimdi gidip benim serse- mi bulmalı! Salihi bulduğumuz zaman, dostum göbeğini oynatarak yü- zilme alay eder gibi baktı... Ve yalnız bakmakla iktifa etmedi. Beni gene bir köşeye çekti ve gözleri krvrletmlar saçarak söy- lendi; — Zavallı sen!... Ama valla- hi darılmadım!... Beşeriyet!... Sen de öbürlerinin yaptığını » Şöyle bir denedin. i de denediler... Bütün insaf, merhamet yok mu be, elfi âlemin ocağına incir “dikmeğe mi geldiniz. Varın Hacı oğlu er in parasını verin yoksa çadırınızı, davarınızı kata önü- me, eşek sudan gelinceye kadar siirerim sizi, Bunu dedim ama arkamda on iki jandarma da silâh elde duru yordu ha. Yoksa herifler bir et- rafımı aldılar mı kurtuluş yok- tur. Kırk elli çadır vardılar. Re- is baktı ki iş kötü... . Hoşça kal çavuş biz Hacı oğlu Ömer in za rarmı öderiz. Sen bak keyfine! dedi. Onlar beni eyi tanırlar €- ğer beylik ormana balta salıyor-| larsa ödeşiriz? Sen hiç kasavet| Dik aşağı yoldan iniyorlardı. “Tosun sordu: — Bucak ta ne var, ne yok çavuş? — Ne olsun, şimdi bağ bo-! zumu vakti, koca nahiye merke-| zi boş. Herkes bağlarda. Vak'a| mak'a yok, sade geçen gün Hak- kı E. nin kızı Cemile kendini! kuyuya attı. — Neden be yahu! — Kara sevdaya mı tutul- ne olmus. Bereket ölmedi. İnal de vari arkadaşlarım boylarmın ölçüle- rini aldılar. . . Ferihayi genç, ço- cuk görüyorlar, kandırırız zan- nediyorlar. .. Haydi, haydi, 2- lıklaşma, ... Keyfinden kabına sığamıyor- du: — Anlat bakayim. .. Sinema- da denemeğe kalktın değil mi?.. Evela dizini dizine dayamışsın- dır, sonra elin uzanmıştır... Ha- lini tasavvur €diyorum.., Fe rihanin ses çÇıkarmadığını gö- rünce cesaretin artmıştır, .. Fa- kat tam zamanında suratına bir tokat inmiştir!... kat yiyen sen belki ellinci erkek sin!... Haydidariima,.. mekte hep beraberiz... ol ki, Feri gücenmiş değildir... O kadar alıştı ki... — Mazur gör, başka işlerim var, söz verdim. . Daveti kabul etmemem kah- ramanlıktı, Ferihadan ayrılma mak için can atıyordum, Fakat Salih bu ka'ıramanliğımı da ta- bii anlamadı: Çok miskin şeysin, dedi, acmacak adamsın sen!... Nakleden SELÂMİ İZZET LAN ecnebi memleketlere giden tüccar ve ahlara Barka a İmera Italyana Sermayesi 700,000,000 (ihtiyat akçesi; 540,000.000 İl iret) Travellers(Seyyahin çekleri) satar Lir, frank, İngiliz Jirası veya doları, İraık olarak satılan hu çökler. sayesnde nereye gitseniz paranızı ke- mali emniyetle taşır ve her ezaman isterseniz dünyanın her #arafında, şehirde, otell- erde, vapurlarda, trenlerde bu çekleri en küçük tediyat için nakit makamında kola- ylıkla istimal edebilirsiniz. ravellere çekleri | hakiki bibinden başka - kimsenin kulnanmayacağı bir şekilde tertip ve ihtas edilmiştir. 7 Dariilaceze müdürlüğünden : Darülacezeye bir sene zarfında muklazi ve yüzde on noksan veya fuzla almaktır İdare muhay- yer olmak üzere ( 4000 > kilo sade. tereyağı. ile nisfr: Mihaliç veya Afyön karahisar ve nsfı da Rümeli beyaz mali olmak üzre 300 kaye yapağının kapal zari usuliyle münakasaları 26 Haziran 024 tarihine müsadif Perşembe günü saat on dörtte icra edilecektir. Biz gelinceye kadar koşmuşlar yetişip çıkarmışlar. Kızıistintak ettik. Ağzndan lâf alamadık. Bu karı kısmı da amma kof yü- rekli oliyor. İnsan sevda yüzün- den canma kıyar mı? Kazaya, hükümet doktoruna haber yol- ladık. Mademki kurtuldu, bak- mağa lüzum yok dedi. Bu Suat Naci B. de olur adam değil. Ba- zen başağrısına koşar gelir de, kız kendini kuyuya atmış, yüzü gözü yara içinde çıkarmışlar, o- na gelmez. Ama yavuz delikan- ıdır ha. Doğrusu usta hekim. Verdiği ilâç piçak gibi, adamm nesi varsa kesip atıyor. Geçen gün peklik olmuştum, yolum da kaza merkezine düşmüştü, var- dım ona, ., Kâğıdın içinde ağzı- ma bir Beyaz toz akıttı, üstüne .de bir bardak su dayadı. Ne der- sin akşama varmadı, tertemiz... Hani Lokman hekim desem y: lan değil! Güneş yükseldikçe sıcak ar- tıyordu. Hayvanlar sık sık fun- dalıklara bazen papatya taneler- ne basıp çığnedikçe vahşi, bu- ruk bir koku yükseliyor, sel dizer larnın açtığı dar yollar kuvvetli nal darbeleriyle yıkıldıkça Talip olanların | teminat akçe ve tekliinameleriyle | Bu günkü yeni bilmecemiz | Sold. 2 — Kadın peşinde koşmak (6) 4 — Obur (4) Dinleyen (4) 6 — Arkadaş (9) Sert (4 8 — Dececenlin içindeki (4) Pa- ANADOLU SIGORTA Türkiye İş Bankası tarafından teşkil edilmiştir. Yangın - Hayat - Nakliye - EE emaliye Sigortaların kabul edi Adres: 4 öncü Vakıf han Istanbul Telefon: Istaabul 531 — Telgraf: İmtiyaz Beyoğlu orman muamelât memurluğundan: Kilosu Fi Cinsi 800 Çeki 0 3 3 3 25 Meşe çalısı 50 Meşe odunu 220 Mahur odun Balâda cinsi muharrer mazbut emv. dığından taliplerin ihale günü Beyoğl misyonuna müracaatları Vilâyetdaimi encümeninden: Istanbul 99 inci mekep Pendik kız mektebi Beyoğlu 8 iel mehtep Topaneda topçu başı 19-6-999 Çarşamba gü muştur. Taliplerin encümene müra Balâda muharrer mekitip tamira on bire kadar müzayedeye müracaatir. saat on 2 Mangal kömürü! konulmuştur. Dünkü bilmecemizin halledilmiş şekli Yukardan aşa: 2 — Coşkunlük (9) 4 Fikir (4) Vakt gösteren(#” Kiz (4) Baş (4 neti olmıyan (9) ŞIRKETİ Kaza - Ötomebil - mes'uliye- er. Ma bulunduğu mahal © “Tarihi ihalesi İz Burgazda | 1216/929 | Fındıklıda al hazine asona İn Kaymakamlığındı zayedeye çıkarı! müzeyede ko- bedeli keşti 769,80 256,30 733,70 Mehmet ağa mekebi icara verilmek üzre bire kadar müzayedeye konul caatları. 1 19-6-929 Çarşamba günü saat "Taliplerin encümene Kendilerine İstanbu! emvalinden verilmek üzre maaş tahsis edilip adresi malum olmadığından tebliğar yapılamayarilar Nufus Çarkçı Ameliyat mektebinde Binbaşı Nuri E. zevcesi Emine H. 1 Nizamiye slayı 16 T. 2 K. H Kolağası Hasan A, zevcesi Hayriye H 1 Bahriye Kal 3 ası Eyip Vasfi E Rebin Hanımlar zevcesi Firdevs H. Bahriye Kolağası M.E zevcesi Farma Kerimeleri Fatma Sadet, Güverte K. Yüzbaşı Hüseyin D. zevcesi Ayşe H. Çarkçı K. Yüzbaşı Aksiraylı Mi Teşvikiye A, şubesinden piyade usa Kâzım E. K. Yüzbaşı Nüzhet E Güvene K. Yözbaşi Istanbullu Afimet E K. 9 Fırka 12 Topçu alı Güverte K. Yüz" Bakırköy nüfusundan M. Hamdi rem banımlar Polis komser musvinlerinden A Nafus hesabat şubesi muavini E 43 Babı Âli evrak odası hülefasından Hakkı B. zevcesi Falka V İşkodra hapisane ketebesinden müteksit Osman E. zevcesi Emine FL tanbul tleareti dahiliye gümrüğü muayene memuri Hakkı BK ci Rüsumat kolcularından Mahmut E. Si Mülga Rüsumst hukuk müşavir! İrmir paket gümrüğü müdürü M. Eşref B. Sirkedi Düyunu umümiye koleui Bulâda İsimleri muharrer Mütekeidiz kılınan maaşatı almak üzre İstanbul Zat DT. Rasim Âli Dahili hastalıklar mütahassıs Tıp fakültesi muallim Kadıköy moda caddesi X 88 bir toz bulutu havalaniyor, ke-| narlarda, çalı diplerinde irili u- faklı kertenkeleler yeşil kuyru- klarnı sallaya sallaya kaçışıyor- lardı. Hasan çavuş pek sevdiği dok- torun bahsini bırakamiyordu. —Senin kaşık düşmanı yine hasta mı be Tosun. Geçen gün bizim doktoru senin orda gör- düm. Tosun irkildi: —Ne zaman be çavış? — Ne gündü o, ben Burdura! ne gün gittim. Geçen Pazardı galiba, posta götürmüştüm, dö-| nüşte geç olmüştü. Yol kısa ol| İsun diye orman içinden geçey- im dedim. Baktım doktorun ha- yvanı orda bağlı... Sonra se- nin, orada kendini de gördüm. |beyri bu ince hareketle İıvra-| hissi bi çeteyi Uzaktan bir merhabalaştık. Tosun ciğerine ateş düşmüş gibi için için yandı. Keskin bir! İürperme belkemiğinden umuz! başlama doğru yayıldı. Yüreği-| ni acı bir şüphe kapladı. Arka- daşınm yanmda içine düşen bu şüpheyi belli etmemek için tabii görünmeğe çalıştı, Titreyen du- gağeini Mira vermeğe caba- aşı Balat Alımet Münir /E. bin Mehmet Sahra topçu K. Yüzbaşı Bekir Sami E. E. zevcesi Şadiye, kerimesi Mühte- Ji Riza E, kerimesi Ferdane H. lafız Hasan E. zevcesi Nafia H. lik. kalemi mümeyizi Karnik'iE. larından Mahmut £. bin Mehmet in. Eytam, Eramile müceddeden tabis maaşları muhssebeciliğine mürucantları KİRALIK — KÖŞK 45 odu Ortaköy Taşmerdiven büyük buhçe, manzara, vapur, ursmvaya üç dakika “Telefon Beyoğlu 1566 — Ha; dedi. O gün bize mi- İ safir gelmişti. Yolu uğramış ta! Sesi okadar zaifti ki Hasan çavuş onun yüzüne baktı; — Ne o be çavuş, diye sordü. Hasta msm? Tosun sapsarı olmuştu. Hay- vanın üstünde zor tutuniyordu. O dakıkada bir bahane bulup geri dönmek dört nala çam or- manma varıp Emine yi istintak etmek istiyordu. Fakat bu hare- ket Hasan çavuş un yanımda o- ia bütün gururunu kırâcaktı. O, bu havadisi bir şey bildiği için vermiş değildi. Sırf karısının hasta olup ol-| madığı anlamak için doktoru orada “gördüğünü söylemişti. Kafasını ndar çerçevesi içinde) np dururken (Hasan çavuş) a| cevap verdi: —Bir şey yok; çavuş. Güneş| vi fazla bastı da, Ve sükünetle ilâve eti: — Sıcakta yolculuk şey. Hasan çavuş hiç bir şeyin far- kmda olmiyarak lâkırdıyı değiş tirmiş, geçenlerde Antalya pos- tasını vuran eki gri ai rip yakaladığı uyordu..— İdan ağaç kesi” Kendilerine istimali Öğ” retilmek üzre gazi6i tertip makinesinde çalış” mağı arzu eden hani rin her gün öğleye Kadar Idare müdiriyetine ma caat eylemeleri. Haziran geldi Arnk yalnız yeni yazı kurllanılsöi Orüm için bir an evvel ADLER Yazı makinelerini tedarik ediniz. ADLER - makinesi yer. Avrupada İlk. inal edilen yağ kinesidir. Tarihi imali 1898dİ6 tün dünyada şimdiye kadaf ADLER makinesi satılrişor.. Harflerin mmuvsai Tuşu bu markaya mahsus ve hasırdır. Anadolu için seyyer. mur anıyoruz “Türkiye içi umumi RIŞAR VOLE Gala Ve i | t ge ar voda hari 7-10 Galata pos Su 47 Bilâmum yazı ve hessp palan . atelyesi o mütebassi$ Alman makinistnin sahi sindedir. e ANN Mutbak ve sofra İGİ” Margarinya9. MARGARİNİ fl. sg MARGAR sıihiye vekiletiyle Şehrema9” tahlil olunarak nefaseti | ve imaline müsaade © ARGARİN”İ yağlardan kurtarır. kafidir. Her lie markasına dikkat TİRE ili ağları limitet Istanbul, Taksiei Ay Telefon: Beyoğlu yağ sizi Ni ww Kendi keendin traş mk e Hdir. Fakat tör ve “ için meşhur çal ile traş olmalıdır. Ti sakınınız. 10 adedi sim? var, müm Tahta kalide 10 10 mama AK DEKALO VE ee, ela darlığı, prostat, sey Wği dir ve frengiyi ağrs ime * Karaköyde Börekçi br! Tosun uzun zaman izsiz, ışıksız giden ine bir krwilenm görmesi çevir kıttenberi etrafm manm ucunu bir a ğini zannediyordu. un söylediği gün niD€ ke taidi. Veo akşam Eri lin gibi süslü idi. torun o tal sürmek, mavzerini, mak, bütün fi: kan akıtmak ist yonlu b anlatan tahtalı sl a bada le karşıladı, san çavuş Tosun re Sgk j eleyi açtı, aŞİr€! krali wi NE ETME EE pr ölene el “b

Bu sayıdan diğer sayfalar: