19 Ocak 1930 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4

19 Ocak 1930 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

“iha? Halbuki Milliyet Asrın Umdesi “Milliyet” tir 19 Kânunusani 1930 DAREHANE İn. 100 Telgraf adresi anbul Ankara caddesi Milliyet, Te Telefon numaraları İstanbul 3911, 3912, 3913 ÜCRETLERİ Hariç için 800 kuruş 1400 2700 400 kuruş mez alar 10 kuruştur. a ait işl ZÜNKÜ HAVA nçok4 enaz 3 BENDEN PAS Hakkı Tarık Beyi silâhta ya yayan muallim eBdi Beyi epey zmandanberi — tanırım. Pek ki bu iki dost arasında ehem- İyetsiz bir meseleden bi > vak'a çıkması beni hayret ve düşürmü bu dineyi kendi kendime izah e- "miyordum e ziyare asabiye : k meşk ecrvh arkadaşı nur bir zate tesadüf ta. “Doktor Bey vak” izah etti: — Bedi Bey, e siz bi uu mü «s ani bir kapıldı, hadi Işi bu sinnet te Yaptı, yani ıtemün asıl sebebi deliliktir. 1, Ya!.. Gözümün önüne eski sa işin halile Bedi Bey geldi. İnDemek 4 ayı şu suret akaşa. bu zat muvazemesiz te böyle gö akıllı hiç iyo unu zannetti “» karışır, si iin kanaatini cerhetmeye w ardı, bizim fikirlerimiz ona x basit, pek alelâde görünü- Ydu. Biz köhne fikirli idik o fikirli, biz akılsızdık, o akıl öyler, bağırır, her la la $ır meydana çıkıyor, neden rdi, niçin kim | enmezdi; keşfediyorum iabete meyli, İüzümsuz heye nanasız hücumu , zekâsı- dehasına, harılu Urcadı. anlaşılıyor. etin, edebiyatta ve erde böyle olanlar mi şakağıma koyup düşün ye başladım. Kimlerin hatı -| N ie yok. “Yalnız şukadar söyle ,( ki, her ihtimale karşı, bun “sonra; pot kıranlar, put kı-| İar, pala sallayanlar, mübdi-| dahiler, sürrealisler, kübis-| ” dadaisler, bolşevikler, mol- #klerle münakaşa etmeye ben * paso! Orhan Seyfi “Milliyet, in tefrikası - Berbere ne. yaptığını sor- Jorum; sana ne yaptı, ne ledi? - Hiç. Esasen bana bir şey “mağa hakkı yoktu, hiç bir söyliyemezdi, çünkü onu »ere ben göndermedim . Ya? » Orası kendi berberidir, da- "oraya gider. in #dun? İ Evet . Bunu bildiğim için ıda randevu aldım, seni de en muvaze| ç gideceğini biliyor- | MİLLİYET PAZAR KANUNUSANI 1980 Mizah, aa lam FELEK İ HANIYA MÜSAVİDİK? Ga slx bir meseli İnakaşa etmek isterim: Malüm. ya biz yani erkekler yol diye bir verği veririz. Bu İ galiba 20 yaşında 60 yaşma dar olan erkeklerden almır. Dik kat buyuruluyorya yalnız erkek Sorabilir miyim? Acaba ol yürümezler yapıldı türkiyede erkekten verği ktan fazla kadm v dınlar yür geli iskarpi lar.. Buna diy keki ağırdı erk Belki böyledir kadın son üsa ün bu hesaplardar rın bize m i de ilâve edilir| ade bize yaptırmak SU MESELESİ zında bulunmuş bir arka anla Şöyle bir mı avere igitmiş: Birisi su sıkmı- Terkos boruların- akar sular ALİÇ kraliçesinin ARASINDA Geçen in 1930 bir özleri intişar etti. Varâ eri ti amma ld. dedikodusu eBreekt versin k kralçesidirler. nak ihti mdi ilânı harp bi mi alıçe LEK tro hayatı FRANSIZ TİYATROSUNDA KOMEDİ FRANSEZ TURNESİ Fransız tiyatrosu bir kaç se neden beri ecnebi takımlarını azaltr. Dünyanın her tarafında | tiyatroya şiddetli bir rakabet yapan si bu müesseseyi Bügün mevsim n etini gör htiyacını dü ısa müddetteHa lep Çarşısına koşmağa mecbur oluyor ve doyamadan ayrılı İyor. | Bu mevsimin İr di iştiyak v yan sınıf bu ilkinden beri ansız tiyatrosuna el gelmemişti. Lâkin Persembeden ( beri o Komedi | Fransez'in iki mühim unsurunu ihtiva eden Yransız temaşasından ü İller gösteriyor. Paris'te birinci artistlerin en başlıların- İdan sayılan M:. Rene Alexan- dre ile ref Robinne bize lük bir san'at ziyafeti yapıyorlar. Yeni trupun oyunu Mr, | Henri Duvernois "nın La fugue yani Pirar atlı eseri idi, Bu e- İser, yenil bir sf k ihtiyacının gittikçe 45 — İyi halbettin!, — Kızıyor musun? — Biraz. Bana evvelden söy- lemediğine kızıyorum . — Söyliyemezdim . — Gitmem diye mi korktun. | — Hayır. Hatırımı İmak için gideceğine emindim. | — Şu halde? İ — Görüşmeniz tabii olmazdı. Gelip yanma oturan o kadınm karım olduğunu bilseydin, bel- ki de hiç konuşmaz, sözü kısa keserdin . Halbuki bilmediğin yi mü pParası| ka Ave güzel i? sonra| tfiaiyeye! ihabı er şeyde olduğu gibi haylı de günü bunu)” kası ne Gabrielle karma- ! romantizme doğru vücude ge- İtirdiği yaklaşma cereyanının İbir yılabil - İzuun ruhu, birbirini p İde seven bir çiftten birinin ölü me mahküm olduğunu bilerek İbunun öteki üz tevlit e- İdeceği korkunç öldürücü meyusiyete çare asıdır. Kendi ölümünü mu bi- İlen veb nde ve arar haki ntihar e daha ha- yal e is e aile de İya k a bir ha emi et ederv 1 çare atronun ve ğından kaçar.E asrımızda t ına rağ yrılan koca | n mi? İşte piyes da en ince ve derin bir ruh vr selesi önünde bulunuyor. Ka- dın,aldığı ağ net darbe- vündi imd ir de iy sonra ölse ark damın İçağırmış, yanında dan can verec netinden sonra o derin salsiz sevgiyi içinden erkes gibi bir insan endini zorlamıştır. İ e ni ve em silerek olmağa İyileştiğ si-| filân bir | a, bu yeni kadının önünde kalıyor İşte oyunun en ince tehlili ktadadır. Dosdoğrusunu öylemek lâzımsa ne vak'anın , me de netice hay kurtulmuş Alexandre ile Robir ıdretli san'atkâr Oy verdiler ki ta sa ma n bir ifâde edilemez. La tugue'd a Sams Mon ami Teddy ve Sorbler piyesleri vardır epertuarını İ bazılarını dâha evel de rimizde oynar bü kıymet mune ola imar san'at Heli tleri kça gömeği pek Çünkü teessürle görüyoruz ki bu nümunelere mühtaç, hem de şiddetle muhtaç olduğumuzu İ gösteren deliller hergün acı acı endini göstermektedir. 1. Necmi böyle arri ederdi | Kektepliler müsabakası Iktısadi program o | 36 inci haftanın birinciliğini İ Galatasaray lisesinden İsken- rr Nafiz B. kâzanmiştir Yazısı şudur: Hükümetimiz, paramızı yük- İseltmek ve ithalât ile ihracat | İarasında müvazene temin et- İmek için giriştiği iktasat ve ta-| sarruf mücadelesine, hazırla-| adi program şekil vermektedir. mizi çoğalt mune- İzi program a ğı en mühim noktalar, mem- leketimize çok para getiren ih- maddelerini çoğaltmak| ket sanayini inkişaf İve tekemmül ettirmektir. | Memleketimizi baştan başa demir ağlarla örmek ve vatanı. İmızı mamur edecek olan irva ve İska gibi muazzam işleri o-! nuz. i |, — Ben değil, benden ziyade | karın konuştu. | — Her ne ise. Sustuk . Meraktan çatlıyordum. Bir jmülddet; bahsi Şefiğin açmasını | İbekledim. Kurnaz! Karşımda | susup durdu . Nihayet ben sordum: | — Şefikçiğim, benim için'ne dedi? Anlamamazlıktan geldi — Kim? - — Karın “— Hiç — Hiç bir şey mi? — Hayır . Saçlarını gösterdi, beğendim. — Sonra? İ — Sonrası bu . Yemek yedik. O odasma gitti . Ben de şapka- mı alıp sana gelmek için oda- ma girdim. Masamın üstünde | telefon rehberi açık duruyordu. söylemedi İyok de muzlarma yüklenen hükümeti mizin, istihsalâtımızı mak ve sanayiimizi mek hususunda dahi edakârlıktan çekinmediğini ve mühim kararlarla işe başladığ nı görmekle bütün gençlik ve bütün millet memnun ve mün-| nettard İstihs. ğımı nzın tezyidi mücadelede en bü. e köylüye düşü dünyanın en k kö. kö. açt renmek ardım et yapabilir, yaratır. Bunu et hükü- bidürlen beri küy- dımdân, © için çal | İyordu. haftı, k tertik bile geri kalma nde en anı köylü yeni ik rol 3 ai bilgi yardım eti usulleri mek için ço kiç aühim verdi. D. km bi a dün denece zamanda için yapt güç olan ondan daha mühim tısat mücadelesindi #fer ola: ebedi bir hay hakkak ü bi bir istiklâl verecek olan bu ın bir ordu ç ecek ka ka; afe, an ayni £ 1 mü hazıflayan ve are ede nir zaf dare edenlerdir. Kulak misafiri | u misafiri o parlak v Hap avak G kımı.. çen gece bizim Cuma ya- 715ına sermaye âramâk için Ba- | ra gitmiştim. Vakıa sermaye İdi ama içlerinde ka- leme gelenleri pek azdı. Neyse. bir köşeye çekildik, ortada pinenleri yorduk, sonra veryete numaralardan ladı. Bu canlı numaralardan ir tanesi, dakikalarca alk; ndı. Anadan doj te bir kızdı bu.. Bizim arkadaş alkışlayanları bir müddet süz dükten sonra bana dedi ki: im, buraya gelenler hep te- » gözlerin is-| metini — Baksa! na itibar belden en var mı? Kulak misafiri Yeni neşriyat Artist Yarmdan itibaren bunam altından haftalık bir san'at me- nuası intişar edecektir. Yeni çikacak olan refikimize şimdi- den muvaffekiyet — temenni &- deriz. minin ve adresinin bulunduğu sahifeidi. İşte işler bu merkezde Seni: hacığım . Bu yaz Şişlide “kapanıp kals dım. Meseleyi tâmamile hal: letmeden bir yere" gidemiyece- ğim. Şefik: — Otur! diyor, oturuyorum. Yaptığını bilen, kuvvetli ve salim düşünceli bir erkeğe ita-| at ötmek çok zevkli birşey- miş. Kıvırçık saçlarımla, kıvirçik | kuzu yavrusuna benziyorum . Sana iştiyakimi *melerim ca- nım!, Nimettön Galibe Aziz kardeşim, Şefik nihayet karar verdi, sayfiyeye gidiyoruz. Yazm ge- i kalan beş on gününü Yaka- cıkta geçireceğiz. Komşu sayılırız, sana yak- İlaştık. Biraz | ma vaziyet | yukarı- | nasal 5 sal öy üilmekte! apı vurul nek derler! İktı, kapıyı açtı bir zarf uzan- arfı aldı, yatağ dı: rlarm buz ol. iç ay oldu. Bera- adılar imden | abamdan , a haykırdı sonr a | nuşur Bu sırada kapr vu- era — Buna haltetmek derler! dedi. , Hikâyeyi zanne an yazıyo Hayır um eceksin » devam otoş, Sıtkı rdi ise, ve gülerlerken kapı “ Rızanın am ko- urul koynuna g du ise “İm yayi akşam Parise| İbası gelince Jodasında bulmamalı idi. derim, dedi Otel parası dünyayı tutar, İ veremem . | Peki ne yapacağım? Cevdet bir müddet düşündü, İsönr Kız: Rıza'nın evinde ka lırsın, dedi, onun iki odası va çök namuslu bir çocuktur — Peki İ Sıtlu Rıza, Cevdetin Galata sarayden arkadaşı idi. İbir çocuktu. Sit Jedebilirdi Hemen meseleyi anlattı. İlim etti. arkadaşma Totoşu tes. » » Sıtkı Rıza, Totoşa masal söy lüyordu | p | yaptırınız. kten ka- arık, kaza v Galatada Ünyon hammla kin Jolduğunu söylüyordum. İgelirsen, Şi İma, Pendikte in, | Buson günlerde İolmadığına çok müteessifim, var, Öyle havadislerim var ki düysan hayret edersin. Duydu | ğun şeylere kulaklarının inan- mıyacağı gelir. Yazmak çok uzun. Müstesna günler yaşiyorum | Galip. Üşenme de trene atla- dönersin. Şu İstambulda, sayfiye diye gidilecek bir Yakacık kaldı. Şampanyasız ve cazbantsız yerler bana cennet görünüyor. Adalardan ve plajlardan nef- ret ettiğim için, Yakacığa Sı- ğınacağım, Bu güzel köyde da- İha henüz herkes Türkçe konu- şuyor. Köşklerinin ismi villa il, kahvelerine bar denmi- — Kimden. dan ai Babam oğ yulmamı apacağ n otur, “ben gidip Ce İdetle görüşeyim Totoşu oğlunun! nar Dürüst rine sar Hiç çapkın değil-| Bunlardan biri T di. Cevdet Totoşu ona emanet Sıtkın Eğer ik e kadar boylan- | başka bir leh | İdüm! e C ıslu bir her hakikati söyl Cevdet: rüst ve dam olduğu di: artık se- De İstersen o- nu yap — Oy günl Gitt Kapıdan biribirle şi çıkıyordu. toş, öteki . sabası Rıza beydi.. canına !., Bana ihan ş iki k koştu, gg kaldı .. Totoşu ki ihtiya kasından Söylediği masal öyle afal ba M.M Türkiyede bilafasıla icrayı muamele etmekte olan Kumıpanyasına bir kere uğramadan sigorta yaptırmayınız. Her ağızdan duyuluyör ve anlara herkes Türkçe “kon: yanımda | hayretle bakıyor. Bu bahsi kapayayım, yazsam | Suna söyliyecek pek çok şeyim | sahifeler dolar: Şefik “gözlerinden ; öpüyor. Sana mektup yazacak vakti yokmuş. Hamiş: Şadiye hatımı gör- Tam iki saat, başbaşa konuştuk. Çok sevimli, çok kibâr bir yıverjişlerin varsa bir gün kalıp | hanimefendi. O kadar sevimli, o kadar ki- bar ki korkuyorum. Neden 'mi korkuyorum? Merak ediyorsan gel, anla- | tayım, Galipten Şefiğe Oğlum, Bir vait bir borç demektir. Ben seni sözünde duran bir adam zannederdim. Sende vait tümen tümen, vaitleri tutmağa İki| saçsaça, | Gazi ve inkılâp Şİ ed sah'feden im ağ ols İ söz söylemek haksızlık İ (Bursalılar için İleriki | Benim nazarımda | Vali ve umandan da )millettter böyle yakın bir zamanda gele İ ğini hatırma bile geti ai Onun için edindikleri müdafi kuvvetlerini bir ephesine, bir ta; İmürsel İzmit 1yacağını İnin mutlaka kı uzadıya izah eden Celi ze devam etti | — “Efendiler! zannettiği gibi Bur Baz ağuşul Oni feleri İ düşmana açmış değildir. İber an için vatani va Jifaya çalışmışlardır. Onlar el'afi zamanın geçmediğine kanidifğ İler. Düşman Mudanyaya çıkt M dıman ettiği vakit yüz elli lik küçük bir kuvvet, İiçerisinde sinesini germiş, | de silâhile müteve beldit yordu. Bu bomb; göredi ler, Çanakkale muharebesi ksf İ dar şiddetli olduğunu, bütün gö x, toplarile Mudanyayı bombsll şi lerin e kü ediyorlar kişilik düşr ttırmadı, fake İkilmel edildiği gib İrinde < da ıvvet istirarm kumandan! lardı, eklemiyorlardı. Bilh, kumandanı Bey mandanı Nazmi p$i bul i harbeder kaf ileri rmuyo; İni gelen fıri | (Kolordu k fırk başın: n saflara kada ndiler! M in her kuvvetin bir ta | derecesi, bir vüsati var vemeti İnu takdir etmek ve nazarı insafi | Düşmanı# nda çe ımdır. siddetli harekâti karşı kildiler, âti içi ekrar vazifel& İ sine avdet çekildiler. Bu |“ m bir mecburietti:. ad Efendiler * Oradaki #atr milliyeyi düşman eline tmek feci bir şeydi. Bun* dolayı ne kadar teessüf et- yeridir. Fakat zaruretleri ve da olduğu gibi görmek ie Efendiler! Öyle bir zehap gö- siperlefi r elini « rüyorum ki, İngilizleri, Yunan 5 |lları Bursalılar davet e dir. Bu, kat'iyyen yanlıştır.Bun İ sada bir idarei mahalliye teskil | dilmişti. Fi zamanında do" İ ğan bu mahalli idare Ankaranm İmalümatı tahtında apılmıştı. Su ehbümü mucip olan nokt olsa gerektir. Yalnız itiraf et i ki, o heyetin içinde eşraf” bazı uygunsuz adamlarda bulunmuştu. Bu gibi adamların nazarımda kendi malleri, kendi arr, bizim gibi faikr olanlar» dan daha kıymetli idi. Onlar, müdafaa imkânı görmedikleri zaman, herhalde mal ve canlar! nın da heder olmasını istemiyot lar ve buna meydan vermiyor” lardı. Mahalli heyetin o azasın tecrim etmek çok muhik olur. (Bitmedi) Hani mektuplar yazacaktın?. Hani vodvilinin © perdelerini İsahne sahne bildirecektin. | Lafı, Yoksa birinci perdeden son“ ra ilhamın kurudu zu? Yakacığa gideceğinizi Ni- metten öğrendim. Bereket ver- sin karın arada Sırada hatırla” İyıp yazıyor. Mühim havadisi de aldım. Şadiye ile görüşmüş! Ha, haberin var mı?.. Karın saçsaça, başbaşa konuştuk di- yor. Ben de burada saçımı başi mı yoluyorum. Allah rizası için mektup yaz, mufassal malümat ve tafsilât ver, meraktan çatlı” yorum. Teşrinievvelin dört kişilik iyafeti ne oklu?.. Ne dalave çeviriyorsun?.. Fena adamsın. Bn çok fena x damemt nişler- İ

Bu sayıdan diğer sayfalar: