12 Eylül 1931 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 2

12 Eylül 1931 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Siyasi tefrika: 20 ' KARA BİR GÜN Istanbul nasıl işgal edildi? Aziz Hüdayi Köşeme sindim.. “Yine kapı.. Yine odamı bir çok kara hayaletler doluyor.. “Şubat 1919 da tevkif edil- dim ve bu odaya az sandığının içinde duruyor. Yine gece başlıyor. Fakat şim di dinlenebiliyorum. o Nöbetçi © muşambasma sarılıyor, sandı- ğin üstünde dizlerimi ovarak kemiklerimi mı dağıtıyo- tum. Gecenin rengi ve karlar. dan gelen güzel rengi aydınlı- ğın soğukluğu hiç değişmiyor. Köşelerden yere doğru sim si- yah bir etek açılıyor; zihnim- de hep ayni düşünceler ve ayni taaccüpler bostan dolabı gil dönüp duruy: Hürriyet! Saadet! Sizin var lığımızı duymak için böyle çok dar ve çok mahrum bir hayata mı girmeliyiz? Bir edibimiz “saadet ruhu (o rüküdetinden başka bir şey mi?,, diyor. Ben © aksini düşünüyorum . Saadet beklenilen bir heyecanım rukü- dete kadar devamıdır. Ruküde te ermiş saadetleri biz duyamı yoruz ve bazan bunlar hayatı- mızda bir yük oluyor. Ansik- lopedide o manzum bir misal var : Chacun a son bonheur, on doit s'en contenter On le perd guelguefois guand on veut İ'augmenter “Herkesin kendine mahsus bir saadeti vardır. ona kanaat etmelidir , Bazan onu arttırayım der- ken kaybedildiği vakidir,, Saadeti vaziyetlerin muka- yesesi diye de tarif edebilece- ğiz. Ben şu ande mes'ut değil miyim? Şurada iki demir hal- ka var. Beni ayaklarımdan bu raya bağlamaları U ve gezmek hürriyetinden mahrum etmele- ri mümkündü; şu pencereden ay, kar ve güneş | ziyası geli- yor, burasını kapıyabilirlerdi; işte bir gaz sandığı ve bir mu- şamba ve sonra Liyonlu Ber- tran ve kırmızı yüzlü asker. Bunlar © olmıy; karanlıklar boğabilirdi. Gündüz penceremin önünde yem arıyan kuşlar, uzaktan bağrıştıklarını duyduğum kedi ler ve Silviyonun © karıncaları da benden çok mes'ut değiller mi? Bütün ağırlığını yaşta ta im şu tavan penceremi ören şu demir ağlar ve şu kalın kapılar. Bu katran karanlık, bu kar ve bu süküt. Bunların hangisinden kurtul. sam daha mes'ut olmazdım! Köşeme sindim. Biraz uyu- sam, biraz © düşüncelerimden kurtulsam. Yine kapı.. Yine odamı yah heyulâlar doluyor. Zihnim de birkaç ihtimal, birkaç kılıç gibi çarpıştı. Odam mı değişi- yor, yoksa beklediğim hükmün icrasma mı geliyorlar? Cama sarıldım; oturduğum yerde hiç kımıldamadım, Elektrik lâmba sının birden © bire gözlerime püskürdüğü ziya altında kimse yi göremiyorum . — Yüzbaşı efendi değiştireceğiz . kal, yüzlü askerin sesi idi. alkıtım, Bertranın çıkıp i merdivenden birinci ka- ta çıktık. Sağda bir odaya gir dik. Arkadan bir elinde yanar bir mum, (diğerinde bir tepsi ,yemek ile fesli biri geldi. Oda yı biraz görebiliyorum. Aşağı- kinin ayni; yalnız bu biraz da- ha küçük. Kapmın karşısında alçak bir pencere, yanda kaba tahtalardan yapılmış bir kere. vet; bir ayağı (o kırık bir masa ve yine kırık bir iskemle fesli. © min daima elinde tuttuğu mum odanızı kırmızı keskin bir ampul ziyasile göz- | lerimi kamaştırıyor. Bana be- yaz koyun postundan yapılmış kolsuz bir gocuk daha verdi. ler. Neferler nezaketle selâm- layıp dışarı oçıktılar, Feslinin bir Türk ve nihayet bir müs- lüman olacağını (o düşünerek Türkçe dedim ki: — Hastayım, belki gece dı- şarı çıkmak icap eder; şü mu- mu bana bırakır mısınız? Arna vut şivesini (andıran kaba bir Türkçe ile: — Sen o mahpussun, dedi, mahpuslara mum verilmez. Ve bu tatlı cevabı Fransız- lara duyurmak, aramızda giz- li bir şey dığını an- latmak için Türkçesinden daha bozuk bir Fransızca ile sesini yükseltti ; —Lumiere döfendue,Mösyö! —- Sonra eğri masanm üs- tünde kayıcak gibi duran tep- siyi göstererek : — Manganez, moi a la porte. Feslinin şu birkaç kelimesi yüreğime vurulan o kızgın bir çekiç gibi ruhumu dağladı. Keş ke bu herif Türkçe bilmese, söylediğimi © anlamasa idi ve keşke ben aylarca karanlıkta kalaydım da ondan şu yarım mum parçası istemese idim! Sefarethanenin en pis işlerin - de kullanıldığı odaya yaydığı kokulardan anlaşılan bu fesi herifle beni selâmlayıp çıkan Fransız neferleri arasında in- sanlık farkı ne kadar büyük! İnsanlığın milliyeti © yoktur. Bu fesli civan her halde Türk değil, (fakat hiç şüphe yok ki Türk toprağının nimet lerile büyümüştür. o Diğerleri ise yalnız terbiyeleri ve insan lıkları dolayısile beni selâmla. mışlardı. Tepsiyi aldım, fesliye uza- tarak: — Yiyemiyeceğim, dedim, kapıda beklemenize (o lüzum yok; mumunuz da sizin olsun, buyurun! Kapıyı kapadı. Çivili kun- duraların taş basamaklarda çı kardığı — gürültü boş binanm dehlizlerinde büyüyerek dalga- landı ve söndü. Pencereye geldim. Ne gök, ne kar, ne ağaç, | hiç bir şey göremiyorum... Pencere açık olduğu halde sanki karanlıklar dan örülmüş bir dıvar önümü kapıyor. (Devamı var) Bursada Hayvan | Sergisi iDün vali B.. tarafındaa küşat edildi BURSA, 11 (Hususi) — Islahı hayvanat encümenince burada Atıcılar o meydanında bir hayvan sergisi açıldı. Sergi yi bizzat Vali B. küşat etmiş- tir. Sergide bir çok besli hay- vanlar teşhir edilecektir . Kamyon kazası Tophanede — Salıpazarında şoför Zeki EF, nin idaresindeki 3355 numaralı kamyon Ahmet namında birisine çarparak muh telif yerlerinden mecruhiyetine böbebiyet vermiş © ve Almst Gümüşsuyu hastanesine kaldı- rılmış, şoför Zeki de yakalan- miştir, Evvelâ baygınlık, sonra ölüm Evvelki gün saat 6 raddele. rinde Galatada ( Doğruyolda 123 numaralı kahvehanede o- turan 70 yaşlarında Şerif Ef. birdenbire bayılmış ve Beyoğ lu hastanesine (o kanledilmişse de, dün rakledildiği hastanede vefat etmiştir . . Amerikalı meb'us gitti Geçenlerde şehrimize gelen Amerikalı meb'us M, Mantagu dün Avrupaya elek, etmiş- tir, HARICI HA ERLER Berlin Seyahati Fransız nazırları bu ayın 26, 27, 28 inde Berlinde bulunacaklar CENEVRE 10 (A.A) — Fon Bü low Fransız Başvekili M. Laval ile Hariciye Nazırı M. Briand'ın Berli- ne yapacakları seyahte ait hazırlık. lar hakkında M. Curtius ile anlaştık ten sonra Berline dönmüştür. Bu seyahatin teferrüntı artık doğ rudan doğruya Paris ile Berlin ara- sında kararlaştırılacaktır. Fransız nazırlarının Berlin'i eylül ün 26, 27, 28 inci günleri ziyaret etmeleri için resmi davet iki üç gü- ne kadar yapılacaktır. M. Stimson, M. Laval için ne düşünüyor? VAŞİNTON, 10 (A.A.) — Alâ kadar mahafil M, Stimson'un avde- tini dikkatle mevzuu bahsetmekte ve şahsi müşavirlerinin mühim neti- celer vereceğini tahmin eylemekte- dirler. Bu yeni şekli mucibi memnu niyet telâkki eylemeleri Amerikan hissiyatının değiştiğini göstermek itibarile kayda şayandır. Aynı maha | “e nazaran M. Stimson, mühim ve mütehassıs bir şahsiyet telâkki eyle diği M. Laval'i çok beğenmekte ve mumsileyhin Avrupa meselelerini nüfuzile tanzime muktedir olduğu- nu söylemektedir. Her yerde tasarruf Cemiyeti Akvamda da tasarraf yapılacık CENEVRE, 10 (A.A.) — Lord Cöcil Cemiyeti Akvam büyük mecli- sinde Cemiyeti Akvam faaliyeti hak | kındaki müzakere esnasında söyledi ği bir nutukta Cemiyeti Akvama ait masrafların yüzde on ile yirmi nis- betinde azaltılmasını teklif etmiş ve | demiştir kiz “Şimdiye kadar bu hususta sarfe dilen bütün emeklere rağmen Cemi | yeti Akvam hâlâ beş milyon esir ile ilâ yüz elli bin mülteciyi iaşe etmek tedir.,, Lord Cöcil beyanatına şu suretle devam etmiştir: “Bugünkü buhran devam edecek olursa borçlu memleketlerin hepsi moratoryom istemek mecburiyetin- de kalacaklardır. İşte bundan dolayı dar ki dünyanın siyasi istikrarına em | niyet duygusunun yeniden canlandı rılması ve kapitalistlerin ödünç pa- ra vermeğe tekrar başlamaları lâzım gelmektedir. Ödünç © para verecek | memleketlerin lüzum görecekleri her türlü ibtiyat tedbirlerini almaları i- | cap edeceği tabiidir. Buzün hiç bir| harp tehlikes ve tehdd mevcut de- #ldir. Fakat © bir cok memleketleri dahili bir geleyr ı havası sarsmakta | der, Bu memleketlerde şiddetli nu- tuklar şöslendiği, müfrit nümayişler yapıldığı, muahedelerin yeniden tet kikinden ve tadilinden bahsedildiği | görülüp işidilmektedir. Bu bir hal sureti ise sulh ve süküna yol açmaz. | Bu sözlerden sonra Lord Cici ba | yakınlarda muhtelif bie yapılmış olan ve sivil ahalinin hira | yesine imkân olmadığmı gösteren | hava manevralarına karşı protesto | da bulunmuştur. Lord Cöcil hükümetin, bilhassa | İngilterenin tahdidi teslihat konfe- ransının geri bırakılmasını caiz gö” remiyeceğini temin etmiş, M. Gran- dinin teslihata fasıla verilmesi hak- kındaki teklifini tamamile tasvip ey- lemiş ve İngilterenin Fransa ile Al- manya arasında siyasi bir mukare- net husule gelmesini müsait bir na- zarla göreceğini beyan etmiştir. Lord Cöcilden sonra M. Mat ta bası beyanatta bulunarak harp borç ları ve tamirat meselesinin Cenevre mubhitine ve havasma girip karışmış olmadığını hatırlatmıştır. M. Briand cuma ve M. Curtiue cumartesi günü beyanatta buluna- caklardır, — e. Ankarada bir kaza ANKARA, 10 — Bir şirke- tin bura. ptırdığı hafriyat | yerinde bir inhidam oldu. Ça- lışan ameleden biri ankaz al- tından vakinde çıkarılmadı ve zavallı amele öldü. Diğer bir amele de ağır yaralı olarak çı- | karıldı ve hastaneye kaldırıl. | | Bulgaristan mektubu “ Bulgaristan mektabu | Bulgaristandaki Türk emlâki SOFYA 6 (Hususi muhabirimiz. den) — Bulgar Beşvekili M. Mali | noff, yeni kabinenin see az sonra, ecnebi gazete muhabirleri ne, ilk işlerinden biri olarak komçu devletlerle mevcut muallik meselele ri halle çalışacağını söylemişti. Bulgaristanın diğer komşu devlet | lerle maziden miras kalmış bir çok muallâk meseleleri olmakla beraber, Türkiye cümhuriyeti ile de uzun za manlardan biri halli beklenene ba- 4 meseleleri vardır. Göz önünde, 1925 teşrinievvelin- deaktedilerek, 1926 evasıtında mev- kül mer'iyete giren Türk - Bulgar dostluk muahedesine müzeyyel bir protokol var. O vakitten beri altı se neden fazla züman geçtiği halde, bu protokol muhteviyatı henüz tatbik | İ sahasma girmemiştir. Halbuki mese | le, binlerce ailenin menfi ile yakın | dan alikadardır. 1925 protokolu | Türkiye ve Bulgaristandaki emlâk meselelerinin kat'i surette balli gibi müşterek bir arzudan mülhem ol.| muştu. Her iki hükümet uzun müza kerelerden sonra, bu meselenin he- yeti umumiyesinin tasfiyesi prensibi | üzerinde bir itilâf neticesine vasıl ol şmuşlardı. Bu protokolun (C) paragrafma nazaran, Balkan harbinin ilânından | protakolun imzasma kadar, Istanbul | müstesna olarak Avrupayı Türkiye. | den Bulgaristana hicret etmiş olan Lübeck'te Bir hadise Alman hukukçuları a Haye kararını nasıl karşıladılar? BERLİN 10 (A.A.) — Dün Lü- beck'de küşat resmi icra edilmiş o- lan Alman bukukşinasları kongresi: | in ilk celsesinde bir hâdise olmuş- tur, Kongre reisi olan İmperatorluk | mahkemesi müddei umumisi doktor Wildhagen, Alman ve Avusturya| bukukşinaslarının hoşümedi beyanı temennilerine cevaben irat etmiş ol dukları bir hitabede kendisini siya» si mülâhazalara kaptırmış ve ihtimal gazetelerin serdetmiş oldukları mü- talealarm tesiri altmda kalark La Haye divanı ile Fransa aleyhinde tcessüfe şayan sözler sarfetmiştir. M. Wildhagen, ezcümle demiştir ki; “Düşmanlarımızın hotbinliği, bir gün gelecek nihayet bulacaktır. Fransanm La Haye adalet divanı müvacehesindeki | zaafları, Pyrrbus vari (Pyrrhus, İpir kralı olup Roma lılara karşı âdeta bütün ordusu baha sina bir zafer kazanmıştı) bir mu- zafferiyettir. Bir gün gelecek intika mımızı alacağız. Reyleri sayısamalı, j onları tartmalıdır. Bize bak veren İ yedi rey, diğer sekiz reyden fazla- dır.,, Bu mütecavizane sözler, Fransa» ya karşı savrulan bu tehditler ve Al manyanın en yüksek mahkemesinde Bursanın kurtuluşu Dün muazzam merasim vi tezahüratla tes'it edildi BURSA, 11 (Hususi) — Şehrimizin kurtuluşu emsal zahüratla tes'it edilmiştir. İ Merasim Gazi caddesinde yapı kurtuluşu kutlulamıştır. Merasi miyetleri, sporcular bulundular, tirdi... dakika u TRABZON, 11 (A, A.) — Bulgarların emlâki Türkiyeye ve | bir maakm işgal eden bir ağızdan çı | lacaktır. Balkan harbi üzerine de Türkiyeden | ayrılmış erazideki mülümanlardan etmiş olanların em | lâki de Bulgar hüküm. kalacak: | ti, İki hükümet eşbası hususiye için, | ne kadar acıklı olan da, bu tarzı hal» | rf harplerden kalma bir mesele. optan halletmek fikrile ihtiyar et | mişlerdi. Teferrüatn girişerek sene- lerce sürecek, üzün 've masraflı bir teşkili ihdas lümimn görülmemiş | ti. Böyle bir (eş in uğraşacağı meselelerden 'tahaddüs edecek müş | küllerin, her #* “emleket dostluğu mun inkişafına engeller çıkarması da çok mümkündü, Maamafih hüdisatın son manzara | 46, protokolu danzim edenlerin, bu- Dun yapacağı | tesirlere ehemmiyet vermediğini gösteriyor. Sadece ma- zinin ıztıraplarının bir en evvel unu- tulması istenmişti, Halbuki bir çok Türkler harpler bittikten sonra Bulgaristana giderek mülklerinin başlarına geçtiler veya- hut geçmek istediler. Halbuki 1921 de Yunanistan ve Sırbistandan Bul- garistana bir Bulgar muhacır kaf! si hücum etti, Bunların iskân mese | lesi Bulgar bülcümetini bir kanun İ ssdârma mecbur etti ve bu yüzden pek çak Türkler mallarına tesahüp mahkemelerinde emlâkin kendilerine ait olduğuna dair ilam alabildiler. Bulgar muhacirlerine verilen malla- rma tesahüp edecekleri işin değil, | fakat tazminat almek için ellerinde böyle birer vesika bulundurmak is- | teyorlardı. | Halbuki 1926 Türk - Bulgar pro | (okolu meri'yete girince, Bülgar hü | kümeti bu. Türklerin mahvı demek olan bir hattı hareket ittihaz etti, Bulgar hükümeti (C) paragrafının | sayıf bir noktasma istinat ederek, | 1921 kanununu İaymetten düşürme mek için, tefsire kalktı Ve avdet © 'den Türklere emlâkinin inde edilme mesini, hattâ avdet edip te, meselâ on sene evvel bile mülkünün geçmiş olanlardan, bu emlâki liye ettirilmesini iskân idarelerine tebliğ etti. Bulgar hükümetinin müsaadesile Türk ailelerine vurulan bu darbenin ehemmiyeti kendiliğinden anlaşılır. Bunun üzerine Türk hükmeti müda | . hale ederek, iki hükümet arasında başlayan diplomasi müzakeratın ne» ticesine kadar protokol tatbikatınm tehiri kararlaştı. O zamandan beri üç sene geçti. Binlerce aile bu meselenin ballini bekliyorlar. Asıl ihtilâf şu noktada. dır: Türk hükümeği protokolun im- zası tarihinden itibaren OBulga- ristana avdet edip te, malının başı: na geçen Türkün muhacir telâkki e- | dilmeyeceği kanaatindedir. Bulgar | hükümeti ise, bilâkis, 1912 ile 1925 arasında Balkan barbini mütealap hattâ muvakkaten dahi olsa, Osman kı imperatoruğlundan ayrımış srazi- yi terkedenlerin, Bulgar hükümeti- | ne devredilen emlâk sahipleri zümre | kan bu bedhahane tafsilât, heyecan uyandırmış ve bir çek kongreciler de infial tevlit etmiştir. Bunlar, salo- nu nünayişler arasında terketmişler dir, Bu sırada ise imperatorluk mü- messili hemen meseleye müdahale e- derek riyaset maltamının vâki beyâ- natınm harici siyaset sahasmda hu- sule getireceği vahim neticelere na- zarı dikkati celbetmiştir. Nezaret müdürlerinden M. Sekme- fer, sabahleyin Berlin'e telefone ede rek hükümet mehafiline mesele hak kında melâmat vermiştir. Nihayet, reis bir beyanname neş rederek kullanmış olduğu tabirlerin düşüncesinin hududunu geçmiş bu- Tonduğunu, La Haye divanma veya herhangi bir ecnebi devlete tecavüz etmek niyetini beslememiş olduğu nu, hüdiseden dolayı tecssüf ve tees sür duymakta olduğunu bildirmiştir. Kongreciler, Wildhagen'in reis İ istifasını talep etmektedirler. İl ,Edison “Ağır hasta i j Gittikçe kuvvetini kaybe- den büyük muhteri Edison VAŞINGTON, 10 (A.A.) — M. Edison ağır surette hasta bulunmak tadır. NEVYORK, 10 (A.A.) — Edi. son yeniden hastalanmıştır. Büyük kişifin hususi tabibi hastasının pey» derpey kuvvetten düşmekte olduğu» nu söylemiştir. sine dahil bulundukları iddiasında. dar, Bu esaslı ihtilâf ile protokola ait diğer noktaların balli için, her iki hülcümet hususi bir tarzı tesviye ara maktadırlar, Bulgar hükümeti ibtilâ fin halli için mabtelit bir komisyon teşlikini tavsiye ediyor. Türkiye cümburiyet ise, her iki nokta naza- rı gayri kabili telif gördüğü için meselenin La Haye'deki beynelmi- lel adalet divanının takdirine terke dilmesini istiyor. Uzaması bir çok namuslu ve ça- hşkan sileleri muztarip eden bu me- selenin, kısa bir zamanda müsait bir neticeye bağlanroası ne kadar şaya- mı temennidir?. (Başı 1 inci sahifede) doğru Galatasaray bir az sıkıştırdı ise de bir gey yapamadı. Netice 0 - 0 va bitti, Mili takım - Vefa Bundan sonra saat 17,5 de Milli ve Vefa takımları sahaya çıktılar., Milli takım Malik Hüsnü Burhan Nuri Nibat Cevat Niyazi Fikret Hakkı Muzaffer Şeref Vefa takımı Hüsam Saim Emin Gazi Hikmet İsmail Hakkı Maç Milli takımın akını ile başlar dı ve iFkretin ayagı ile ilk gol oldu. Oyun tamamile değilse bile oldukça Milli takımın hâkimiyeti altımda ge- çiyordu. Antrönör hem hakemlik ya pıyor ve bem de çocuklara hatalı va- | ziyetlerini ibtar ediyordu. Oyun böyle devam ederken 12 im- ci dakikada Eşref ortaladı, Hakkı kafa ile Niyaziye pas verdi, Niyazi de Hüsamın atlamasına rağmen go lü attı, Vaziyet bu suretle 2 - 0 oldu. Maç gayet güzel oluyordu. Bilhassa Mil- li takımın genç elemanları çok iyi oynuyorlardı. Maçın bitmesine 5 « 10 dakika ka- In Milli takım bir gol daha kaydedo- rek neticeyi 3 - O bitirdi. i Birlik şampiyonase Dün birliğin şampiyona maçları. na Samatyadaki sahalarında devam Muhteşem Osman * | edilmiştir. Tik maç Küçükpazar - Fa th kulüpleri arasmda olmuştur. Maç başladığı zaman Fatihliler hâkimiyeti ele alarak arka arkaya dört gel atmışlardır. İkinci haftaymda Fatihliler biraz. gevşediler, bundan istifade eden Kü- r 2 gol attılar, Buna Fa tih idmancıları İ golle mukabele et- tiler ve maç 2 - 5 bitti, Şark S. - Rami 1. Ikinci maç Şark şimendiferleri ile Rami idman arasında olmuştur. Bu maç (A) kategorisine sit olduğu i- çin çok heyecanlı ve sert olmuştur. Birinci haftaymda Şarf Ş. hâkim oy- nayrak ili gol attı, İkinci haftaymın »İ son 30 dakikasında Şark şimendifer lileri kesildiler. Bundan istifade e. MR ma la. Tenis: Dün Taksimdeki Tavn Tenis ku- Tübü sahalarında Chalenge kupası maçları yapılmıştır. Maçlara yalnız birinci smıf oyuncular iştirak ettiği için çok heyecanlı olmuştur. Netice- leri yazıyorum: Suat. - Pavrof 6-1 63 Cirinyan - Trebugoff 6-160 Suat - Baldini 6-1 6-0 Sedat - Post 6-2 6-0 Suat - Sodat 6-4 6-3 6», Si ılmış ve 220,000den fazlı imde Cemil Cahit Paşa ile, vali, meb'uslar, esn Bir kıt'a asker geçit resm kış tufanı arasında yaptı. Askerin arkasından cephane 4 | kağni arabaları, onun arkasından da siyah (o tüllere bürü bayrağımız geliyordu. Siyah tül parçalanarak bayrağımız dana çıkarıldı ve hükümet meydanma dikildi. Bu sırada | atılıyor fabrikalar düdük çalıyorlardı. Muhtelif hatipler nm kurtuluşu etrafında beyecanlı hitabeler ye reisi Muhiddin B. halkın şükranını beyan etti. Bunda! ra şüheda abidesine giderek şehitlerin ruhuna (| fatihalar olundu. Gece de muazzam bir fener alayı halkı cüşu huruj iradettiler. Bı Tevfik Rüştü B Suriye fe kalâde komiserile görüşti CENEVRE. 11 (A.A.) Fransanm Suriye fevkalâde | seri M. Ponrot, Türkiye Hariciye Vekili o Tevfik Rüştü ziyaret ederek bir müddet görüşmüştür. Vecihi Bey Trabzonda 14 çuş yaptı Tayyareci Vecihi Bey dün :| üzerinde on dakika süren bir uçuş yaparak mağaza ve cemi rin reklâmlarını yaymıştır. Vecihi Bey, hava yağmurlu vi palı olduğundan bugün için mukarrer olan o Sürmene —( Rize seyahatine çıkamamıştır. Yağış dininceye kadar burat Dünkü Spor hareketleri Deniz: kemler bile gelmemişti. Müsal rı konma hakemler idare etti. Fenerbahçe ve Beylerbeyi di rak etmiyorlardı. Mütemadi h lıklar karşısında yavaş yavaş kulüpler müsabakalardan çekil lar, Dün Galatasarayın karş ancak Beykoz kalmıştı. Bugü! i da kaybettiler. Çok feci bir ha yazık sporumuza... Ademi iştirakleri hakkında ne müracat ettiğimiz Fene murahhası Kemal Bey bize istinat etmeden profesyonellik rı vermiş, Bunu bize bir em. karşısında bırakmak için anca rada tebliğ ettiler. Halbuki nizl me mucibince bir İdmancının p yonel olması için evrak ve müsbite, cürmü meşhat lâ: Seyfi hakkında tahkikat yapıld İ bir kayda tesadüf edildi. Ne Iâil bulundu. Heyet reisi İ daniye ile hareket edildiğini yor, Nizamnamede (Kanaati niye) diye bir madde yoktı mek oluyor ki üç imza oldu idir ki yarışlara giremedik. dar makamata müracaat ede Yakikat tezahür edecektir. Bütün yarışlar neticesi itirazları ile karşılandı. Bir merç içinde yarış icra edildi. leri yazıyoruz: Müptedi bir çifte, birinci Müptedi iki çifte, Birinci saray, 2 — Haliç idman. Müptedi iki çifte dirsekli, B Beykoz, ikinci Galatasaray Müptedi üç çifte * Netln ziülfih: Galatasaray Beykoza riz verdi Hanımlar bir çifte: Beykoz siz birinci. Perşembe günü akşamı şa kulübünde uzun mesafe rekl ni Kasımn şerefine bir mü: yaptı Kulüp namına kendisin tebrik ederek bu muvafi

Bu sayıdan diğer sayfalar: