13 Ekim 1932 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4

13 Ekim 1932 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

MİLLİYE EEE İpi asan MAJİK te Büyük GALA e ARL ( İktısadi bahisler ) mma ihilliyet srrl umdeşi «MİLLİYET» tr 13 T.EVVEL1932 İdarehane: Heyeti em eğ ” GABY MORLAY ve VICTOR 8 — Telefon: 40690 ANE“: Ve Rus Dr. IHSAN SAMI <a KSURÜK ŞURUBU boz ri Bu akşam GLORYA'da PARİS ,K 1 ZI minin ilk büyük irsesi, Dünyanın b Ankara caddesi, i sütunu 100 No. Telgraf söresi: İst Milliyet Evlerde kalan Öksürük ve nefes darlığı Telefon Numaral: Başmuharrir ve Müdü: © Yazı işleri Müdürlüğü 24319 © dare ve Matbam 24310 esi HALİNE ÜCRETLERİ: Hariç için LK ie v-— » — Türkiye için LK 3 aylığı 4 — 6 .» 7 n , 4— Gelen evrak geri verilmez — Müddeti geçen nüshalar 10 ku- ruştur. Gazete ve matbaaya ait işler için müdiriyete müracaat edilir. Gazetemiz ilânların me- #'uliyetini kabul etmez. BUGUNKU HAVA Rasathameden aldığımız. malü mala göre dün hararet en çok 30, on az 19 du, Bugün rüzeir loder. tan mütedil esecek, hava açık 0- lacaktır. l i | lin mektep Susuz oldu mu hiç bir şeyin sevki kalmaz. Yemişin, ta iehrin susuzu makbul değildir. Amma mektebin susuzu feci 0- uyor... Burada isim zikretme- len yazacağım. Dün bir mektep “me Er yüzlerce talebesinin hele ibi öğleden evvel susuz Sn acıklı oluyor.. Lâkin #İmüş”adama tehdit kâreder mi?. Bu yılbaşı gecesi ruhunu belediyeye teslim edecek olan Terkos şirketine ne söylesek boştur... Denize düşenin yağ- murdan pervası olur mu?. Be- nim maksadım acıklı bir şey hikâye etmek.. Şikâyet etmek gil, Cemiyet ve cemaat İsim tasrihine gene lüzum yok!, Erbabı anlar, Ben bir ce- miyette azayım.. Bu cemiyet bir cami cemaatine benzer... *la $ıl o camiin kayyum ve müezzi ni de camle çok cemaat gelsin e yanlensin isterse bizde de o “cemiyetin erkânı bizim GN gitmemizi bu zihniyetle i “Halbuki biz, tıpkı teravih na- mazındaki cemaat gibiyiz. Ev- de de kılsak o sevap. camide de kılsak o sevap... Bu gibi cemi" yetlerin azı cemiyetin hik- meti vücudü kalmayınca cema Cat haline giriyor. - Bir dakika süküt Allah gani gani rahmet et- in! Ahmet Rasim merhumun — bürmetine geçende Matbuat ce iyeti kongresinde bir dakika edilmiş.. Arkadaşlarım- birisi bana bu hareketin ne iymeti olduğunu sordu.. Va- a bir başkası için bir dakika ak işten dei ir kısım adamlar vardır ki; sus kıymet peyda ederle doğrusu sustukları EE EEE ELER İ için öbek, nan | :e Terkos suyu kesilmişti. Mek | Hatti | | da şüphe yok. Fakat Maden ve sanayi politikamız | Hükümetin devamlı yardım ve koruması Türk sanayi ha- yatında açık bir ilerleyi teriyor. San'atın her sahası öbek —hem çoğu ürk olmak üzere— paralar döküldü; ocaklar tüttü. Salta- nat yıllarının çıkırıkları maki- ne, tezgâhları fabrika oldu. Bi- ribiri ardı sıra dizilen sergiler her Türkün göğsünü —gurur- la denemezse de— sevinçle şişirecek kadardır, Garp şehir- lerindeki sergilerde bile yüzü- müzü ak eden yer kazandık. E- | ile bu ölçünce Türk işçiliği- tini. müteşebbisleri- ni takdir etmemek yabancıla- rm bile elinden gelmiyor. Bun- bununla beraber. Türk sanayiinin ga- yeye eriştiğine, battâ yolunu tuttuğuna inanmak doğru değil dir, Garbın demirleri su gibi a- kıtan cehennem kadar kızgın: kocaman ocaklarını, fırtına br- zile işleyen dev gibi makinele rini, nihayet çok eskiyen mele- kelerini ve uzun yılların besle- diği, büyütüğü teşkilâtmı dü- şünerek; onlara yetişmek için yorulmadan koşacağız. önü- müzde uzun ve çetin bir yolu- muz var. Bu yolda sağa. sola sapma- mak için plânla yürümek lâzem dır, En canlı nokta budur. A- caba plânımızı yaparken nele- ri göz önünde tutmalıyız? Ku- maş, ipek. karyola. şeker gibi. ilh.. işlenmiş san ne dereceye kadar rakip olabi- liyoruz?, Memleketimiz bu ma- mul san'atlarının is! klerin de metre, adet, kilo yekünlarm- kıymetli zannedilirler... Bakkal dükkânlarının mostraya konu- lan boş konserve tenekeleri, bisküvi kutuları gibi... Amma gazeteci için susmamak asıl dır.. Ve onun içindir ki; mer huma hürmeten bir dakika sus- muşlardır. Zaten iki şey sustu- ruyor.. Brisi Ahmet Rasim B: merhum gibi âhu babalarımı- zın hâtrrası, diğeri Matbuat ka mununun hâtırası.. 60 lira ile evleneyim mi? İki gün evvel gazetelerden birinde bir kari mektubu oku- dum.. Bir zat, o gazetenin mu- harririne soruyor: “60 lira aylığım var... leneyim mi?..” O gazete, bu zata evlenme tavsiye ediyor, Ben aksini tavsi ye edecek değilim.. Yalnız ev kirası, rop. manto, tuvalet para sı, gezme tozma masrafı, gibi şeylere para sarfetmeyi hatır dan o çıkarmalı... Evlenip şöyle hücra bir köye çekilip ra- hat etmeli, o zaman saadet mümkündür ve illâ!... FELEK Ev “Milliyet, in edebi romanı: 13 ebustan vekile kadar biraz vüfuzlu kim Haydarpaşaya a- 'yak basarsa, karşısında onu bu- ip Hoş geldiniz, beyefendi. Eğer tanımayorsa: — Avukat Şakir bendeniz. © Ve yazıhanesine | geldiği , kendini bekleyenlere: - Affedersiniz. der... Nal Bugün ve Kendini oteline bıraktı- için geç kaldım. ik ikna dehası korkunçtur. | 'alnız orman. taşocağı, yazi- uhuvvetsizliği, enli ağam ye mesini bilir. Ankaraya gideme. Me uğrar, fakat ROMAN Yazan: Falih Rıfkı dır. Mehmet Aliye tam zaniâ- nında para verir, Raşidi tam nı harcayıp bitirinceye kadar, vü emeğini hazmedinceye — Canım gene Şakir. gibi yoktur, derler. | Muallim Kadri saf bir idea- listtir. Mehmet Alinin nüktesi ni gözü Yyaşararak, Raşidin hmmemr gözü dolarak, avukat Şal ya ve bütün bunları, bu va- han ipi hürriyeti hürriyet- | tan niçin kıymetlendirmez. bu : watı müsavatsızlı- | millet niçin şuurlu şuurlu an- lamaz. hep buna hicranlana- rak dinler ve sevâr. Aç kalır, larda garba | rin borsa oyunlarını ağla- | da göze çarpacak bir kabartı var, böyle giderse gümrük kapı larımızı çok çabuk kapayacak. Türkün ihtiyacını Türk işçisin den alacağız. Buraya kadarı çok güzel ve erişmek istediği- | ; amma işte o halde bu gi- bi mamul sanayide kendi ihti yacımızdan fazlasını düşün- | mek, ihracat yoluna sapmak ha talı olur, Binaenaleyh: Sana- yün bu kısmını başı boş bırak- | mayıp bilâkis sıkı ve kıskanç | bir kontrole (| tabi tutmalıyız. | Çünkü memleket dahilinde — hükümetin koruması neticesi kâra kapılarak— ihtiyaçtan faz la irili, ufaklı fabrikalar yan, yana dizilir, fakat. yarın bnm lar satıştan tam gıdasını mayınca arada amansız sa çar pışma başlar ve kavi zayıftan hıncını alır, bunun zararını da | Türk ve Türkiye gi Avrupada bizdeki minare ade- | dinden belki daha fı bol fabrika bacalı manlar var, Fakat onların o ka dar da çok ve geniş müstemle- ke meraları var ki, Bugün Mar silyada sabun fabrikalarının ih raç defterlerini tırırsak Fransız kolonilerinin isimlerile | dolu buluruz. Fazla istihsalle- rimizle oralarda mı rekabet e deceğiz? Diğer taraftan düşünelim ki: “Kendi ihtiyacımız ici zım olan mamul makinelerini, parçalarını bazı kısımda mühi i maddelerini hariçten getirmek mecburiyetindeyiz. Bunun için | de bir karşılık ister. Buda | garp piyasalarında kolaylıkla rakip olabileceğimiz © iptidai maddeler sanayiidir. Bu karşılı- ğa denk gelecek; belki artacak kadar yurdumuzun toprakları bu sahada gömülü hazinelerle doludur. Tabiatın > bize bağış" ladığı bu büyük zenginlikler- den şmidiye kadar lâyıkı veç- hile istifade edemediğimiz mu hakkak. Hattâ bu istifadeleri- miz gün geçtikçe azalmıştır. Bunu bize istatistiklerimiz ga- yet açık olarak gösterir. İşte “Antimuan, Arsenik. Borasit, Bakır Civa, Çinko. Simlikur- sun, Krom, Zımpara. Manga- Bez” Cevhetlerimizin istihsalâtı: (1907-1323) (1928) 123627 Ton İken 52782 Tona düşmüştür. o Halbuki bu müd- det zarfında dünya ihtiyacı ve sarfiyatı bizim ii MZ aksine olarak çoğalmıştır. Ne acıklı bir vaziyet... Dikkat edi- lirse gerek harpten evvel, ze- rek harpten sonrası için aldr ğsmız mukayese" seneleri hem bizim, hem dünya için normal addolunabilir. Vaziyeti mazur görebilmek için “buhran” keli mesinin a in bir hakikati söyleyeyim: insanlar hodbindirler,: Zayıf görünmeğe ; gelmez. zayıf zannettiler mi nını tok gibi, cebini » dölu gibi göster. Avukat Şakir: — Dün Sirkeci istasyonunu göreliydiniz. dedi; Ece'miz gel- di. Ne kalabalık; ne kalabalık Yanında bir fotoğrafımı çekti rinceye kadar esvabım paçav- raya döndü. (Bana dönerek) Falih Rıfkı Bey, muşunuz. Vali Beye söylese niz, böyle milli * günlerde baş- ka türlü inzibat ister. meb'us- | Mehmet Ali: “Milli. Milli?” diye mırıldandı ve çebinden ke- narı karalanmış bir gazete kararak — Bakınız, dedi; sabahleyin | üşenmeden bir hesap yaptım. İ ce kraliçeresimlerinin bü. 40X68 santimdir. O yün 31 ağustos bayramı idi. çe | Zafer resimlerinin büyüklüğü ise 20X25 santimdir. Daham var: İzmiri çöpler Belediyemizin elinde memle- ketin tanzifatını toplayacak kadar vesaiti nakliye olduğu söylenmektedir. Fakat tanzi- fat işlerini iyi idare ederek ver diği emirlerin tatbik edilip edil ğini üşenmeden teftiş ve takip edecek memurların nok- san olduğu anlaşılmaktadır. | Kıztaşından itibaren veni yap lan apartımanların önleri ve ci- varı ber gün sulandırılmakta olduğu halde Ortaçeşme cad- desinde beygir o müzehrafatın- dan geçilmiyor. Şu yaz günlerinde süprüntü- lerin evlerde toplanıp kalıyor. Apartıman sakinlerinin hatı Fı için sulatılmasına bir şey de- meğe ne hakkımız olabilir. Hiç olmazsa Ortaceşme caddesinin temizlenmesi o ve evlerden her gün çöplerin aldırılmasını rica ederiz, Daimi okuyucularınızdan i İrtihal Edirne Posta Telgraf müdü- vefat © etmiştir. Eski rü Ahmet Fethi B. İ Cenazesi busün anat 10 da Tıp F. kültesinden kaldırılarak saat 10 bu- çukte Haydarpaşadan hareket ede- cek ve Sirkeci iskelesine de uğraya- cak olan Binnaz motörü ile Eyüpsul tan'a nakil ve orada defnedilecektir. Ailesine taziyet beyan eder ve kendi sine sahmetdileriz, Yeni Türk mecmuası Yeni Türk mecmuası İstan- bulun kültür mecmuasıdır, İlk nüshasında Ahmet Şükrü. Fa- lih Rıfkı, Faruk Nafiz. Hasan Ali. Nurullâh Ata, Bürhan Ü- mit, Reşat Nuri. Ahmet Cevat, Nusret Kemal, Mustafa Şekip. Salih Murat Beylerin makalele rini din ve ahlâkın kaynağına dair Bergsonun meşhur eseri- nin tercümesini behemahal oku İ yunuz. neme menem ra pe susturucu (cevap. değil mi? Buhranın tesiri inkâr edi- lemez; fakat bizde buhrandan evvel kökünden kaldırılması 1â zim başka tesirler de olduğu meniydandadır. Bu tesirler ka Duni, idari, sebeplerle kökleş- miş ihmallerden doğmaktadır. Şüphesiz bütün memleket ti- caret ve sanayiini candan tet- kik eden her sahadan salâhiyet ve cesaretli İktisat vekilimiz Celâl Bey Türk nin iktısat rejimini ma bağlayacaktır. Bu cetlerimizden kalan bu ihmal perdesini koparıp (atacaktır. Çünkü: Memleketimiz dahi- lindeki mamul sanayii de yaşa- tacak, yükseltecek, Yurdümu- İzu Türklüğü bugün ve yarın refaha eriştirecek ihraç ma- tarmız iptidai maddeler sanayi- Sadreddin Enver havadisi olmuştur. biliyor mu- sunuz? Dokuz gün;. Ya cüm- huriyet? Üç dört gün.. Oda daha ertesi sabah erken mi ol- du, geçmi, dedikoduları ile ta- dı bozularak! Kraliçenizin bi- rinci - sayfalığı iki ay dokuz gün sürdü. Mualim Kadri — Fakat Av- rupalılar arasında bizi zenci gibi kara zan ler var, Ke- riman Hanım beyazlar arasın- | da birinciliği kazandı. Raşit : — Bir kazino . eğlencesin- dava“ çıkardık. “milli” nizin değeri... Milli Kaolünüz, milli Nesteleniz, milli Koti'niz bi- le var. Avukat Şakir: — Efendileri. yoo... Milli sanayie dokunup milli serma- yeyi ürkütmeyiniz. Bu bahis başka.. Biz gene kraliçemize gelelim.. Ne kazandık; biliyor musunuz? Mehmet Ali : — Bir terasüp hesabı kazex mışız. Cenap Şahabettinin bir okudum. - Boj maca ve kızamık öksürükleri için pek tesirli iliçtir. Her İğde ve ecza depolarında eczane bulunur. Istanbul beşinci icra memurluğun İ dan: Dr. Hüseyin Avni Beyin Kuru İ seşmede Cemal Ef. korusunda otu ran Sami Beyden alacağı olan 4900 lira ile *nir ve masarifi ieraiyenin temini için birinci derecede ala | caklıya ipotek edilmiş bulunan ve pa raya çevrilecek olan Galatada Sul tan Beyazıt o mahallesinde İğrikapı | Sirkeci sokağında ceki 5 ve 7, ve 127 ve yeni 15,179, 181, 183 ve 185-1 185 numaraları muhlevi arsa ve kâğir mağaza ve dükkânları müş temil bir bap hanın 18 hisse itibarile üçer hisseleri olup sağ tarafı damla | bk mahalli ile kısmen emlâki milli. ye emlâki sol tarafı karakol hane ve İ kasmen Sitte Fransız çıkmazı arka sı emlâki milliye | ve Sitte Fransız, hanı cephesi Karamustafa paşa cad desi ile budutlu mezkür numaralar altındaki gayri menkulün onsekiz hisse itibarile üçer | hissesinin açık | i Müz. | irinci - art) Lurması Teşrinievvelin 3 üncü pazar tesi günü yapılmış ve 2000 lira be- | | delle alacaklısı Hüğeyin Avni Beyin üzerinde kalmıştır. İlcinci arttırması 8-11.832 tarihine müsadif çarşamba | günü sant ten 17 ye kadar İstan bul beşinci icra dairesinde icra edi İ lecektir. Şartnamesi şimdiden talik | edilmiştir. Arttırmaya iştirak içi yüzde yedi buçuk teminat akçesi a- Imar, Müterakim vergi ile Vakıf ve Belediye resimleri vesair rüsum iha le tarihine kadar borçluya ait olup ihale tarihinden sonra işleyecek mez | kâr bilcümle rüsum © müşteriye ait- tir. Ve satış peşin para iledir. Hak ları tapu sicillerile sabit olmayan | ipotekliler alacaklılar ile diğer alâka darlarm ve irtifak hakkı sahiplerile bu haklarını faiz ve masarife ait © lan iddenlarını tarihi ilindan itiba İ arttırma ile paraya çev muna karar verilmiş ve halde hakları tapu sicillerile sabit! olmayan satış bedelinin paylaşma. sından hariç kalırlar. Alâkadarann evvelki iera ve iflâs kanununun 119 | uncu madedsi hükmüne göre tevfiki hareket etmeleri ve fazla malümat | almak isteyenlerin — 93283 No.lu dosyaya ve daireye müracaat etmele- ın olumur. İstanbul Belediyesi Sehir Tiyatrosu Darülbe: dayi Temsilleri 30 Pazartesi * Per| tembe, Yazan :| Musahipzade Celâl Bey Darülbedayi - müdürlüğün- den: Balet dersleri için talebe ka bulü yakında kapanacaktır. Vü cutleri dansa mü: genç ha- nımların şimdiden her gün Da- rülbedayi'de rejisöre müracaat leri lâzımdır. ler varmış; Keriman Hanımda bu nisbetler tamammış. Yahu. biraz Beyoğlu caddesine Fa- tih yollarına çıkınız. Tenasüp davasını sok kazanalım. E- ciş bücüş bir sürü kadın erkek, bohça gibi karmlar; yağdan- lık gibi gerdanlar, paytak ba- caklar, soluk yüzler... Birde Moskova sokağını, Berlin bul- / varını, İstokhölm caddesini göz önüne getiriniz. Selim Sırrı yirmi senedir cüce uzanmağa, kambur yassılamağa çalışıyor. Muallim Kadri : — Ruha bakınız, ruha... Ça | nakkaledeki o düşmanlarımızın | hepsi bizden daha uzun boylu idi. Anadolu. fakıyetler kazanmış olan me" dızları: Dilber GRAZIA DE bir cazibeye melile olan t lihazır dünya kavadisleri ögle ceki bu parlı meddah MARCI lec GALAS, Hususi X VALin en son ha- tir, Şerefit GLORYA GAZI Bu akşam ARTİSTİK sinemasında Saadet Şarkısı Süperfilminin ilk iraesi GITTA ALPAR ve GUSTAV FROHLICH tarafından. Lâyık olduğu parlak muvaffakiyetler kazanscak ve bütn İstanbul halkı gidip görecektir. Rejisör: Carl Fröhlel- Must! i: Hanson Milde Meissner - Ozestra: DAJOS BEL Yüksek Baytar Mektebi Rektörlüğünden Selimiyede Yüksek Baytar Mektebi küçük hayvan hata- hanesinden beyaz üzerine kahverengi benekli bir köpeği kç- mıştır. Bulanların mektep idaresine teslim etmesi rica olunu, (545) Tıp Fakültesi Reisliğinden: Hambourg Darülfünunu profesörlerinden Dr. neffüs güçlükleri hakkında Tıp konferansın kendili 11 de verileceği ilân olunur. in rahatsızlıkları Braverin &- Fakültesinde verecekleri dünkü dolayısile bugün sat (S410) Gedikpaşada Jandarma Satınalma Komisyonundan: Nümunesi veçhile 260 adet pa: tr. Taliplerin nümune ve şartnameyi ve pazarlığa iştirak için mezkür günün muayyen komisyonumuza müracaatları. hayvan timar fırçası 16307932 r günü saat ondan on bire kadar pazarlıkla satın alınacak- görmek üzere her gün saatlerinde (s412) Gedikpaşada Jandarma Satınalma Komisyonundan: Nümuneleri veçhile 15000 metre kaneviçe ve 50 kilo kın- nap ve 100 kilo sandık çivisi ve 100 kilo balya ipi ve 40 kutu ambalâj boyası 16/10/932 pazar günü saat on beşten on altıya kadar pazarlıkla satın almacaktır. Taliplerin mezkür günün mu ayyen saatlerinde komisyonumuza müracaatları, (S4) İstanbul İthalât Gümrüğü Müdürlüğünden: Sarayburnu 12,3, No. ambarın çatı saç ve çinko dereleri- Bin olbaptaki keşifname ve şartnamesi mucibince tam n mü- zayede ve münakasa ve ihale kanununun 18 inci maddesinin A. fıkrasına tevfikan pazarlıkla münakasası i velin 22 inci cumartesi g ra kılınacaktır. Talip ü saat 14 te İs- mrüğündeki komisyona müracaatları, (3413) İstanbul Sıhhi Müesseseler Mübayaa Komisyonu Riyase- tinden: Bakırköyde kâin Akliye hastahanesinde yaptırılacak 8009 lira bedeli keşi lamirat olbaptaki keşifname ve şartnamesi veç- hile ve 25-10-932 salı günü saat 14 te kapalı zarf usulile ihale edilmek üzere münakasaya konulmuştur. Bu baptaki keşifname | ve şartnameyi görmek isteyenlerin komisyona müracaalları, — (Güler) “Horoz mu dövüş türüyorsun. azizim, (Gözü dala | rak) Hele bir dünkü halk kala- balığını görebilseydiniz.. Raşit : — Siz . “stanbul kala balığı nedir, anlamak için, ko- wik Şarloyu getirmelisiniz. İlk sayfa rekorunu kıran havadis Mehmet Alininn zanettiği gibi Keriman Hanım değildir. (Ba- na dönerek) Sizin Yavuz-ha- vuz hikâyesidir. Kalabalık ise bir Defi'dir. Mehmet Ali; — Anadolu mu? Ogü lünç (o değildir. & Anadoluda yedi O yaşında çocuk, yet- yaşımda. İstanbullu gibi | işkin. tutumlu ve olgundur. | Biz ise şehirlerde çocuklar mil- leti oluyoruz. Gittikçe hafifle- yoruz, fakat kafamızdan! Mur | alim Beyefendi. biz boybos muayenesi ile e pro- yunla | fesör Piccard ki laboratuva: Min Arlaaden |“ Marine b. di) a mn — Ne Defi'si? — Dünkü kalabalığınızı ben bir Sultan Hamit öldüğü za- man. bir de Refet Paşa İstan- bula girdiği vakit görmüştüm. İstanbı at için Hamidin ün peşine düş- tü. Refet Paşanın arabasına takılanların yüreğinde ise, İn- giliz ve Fransız bayraklarına karşı hınç çikarmak zevki var- dı. Herkes, bunlar gitse amma, e ie etlekes a (S152) Mehmet Ali: — Yok canım, deği: o kadar | Akifi hatırlarcaz mr#n? An dolu geliyor, diye Ru” mal nı yok pahasına devir almağa başlamıştı. Tam Mudnya mü- tarekesi olunca, Rurlar biraz rahatlandılar. Akif Enim ya- kama sarılmış, çılığır ““* Al çaklar, diyordu; yürüüler, yü. rüdüler, tam benim ;âzanaca- ğım zaman duruverder!” "yu biç 'urmadan gimek ii — İstanbul, yalız Keri- man Hanıma deği Rin Tin Tin dirilip gelseydi du seyret- meğe de ayni kalabağı gönde. rebilir. Lâf lâfr aça; Gazete- lerimiz Ahmet Rasiin cena- zesi arkasından il vah vah cekti ma köp RinTin Tin'in. mersiyesi sü'nlari kap- ladı. Kraliçe o kabalığından bahsediyorduk. Bulu demek- tir ki (Bana daha kkatle ba- karak) Ankaralılarlaydarpa- şa istasyonunda yiz iki sr- ra polis. bir tabur nktep çocu- ğu, bir düzine de len şapka | buldukları. > İsi

Bu sayıdan diğer sayfalar: