12 Aralık 1932 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4

12 Aralık 1932 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

© dünyanın kabul ettiği beynel- — le tartarak , harekâtımızı dün- . diye sarılıp öptü; vazifesini hakkiyle yapıyor. Yani, Milliyet Asrın umdesi «MİLLİYET» tr. Telgraf adresi: Tet, Milliyet Telefon Numaraları: Başmuharrir ve Müdür: 24318 Yazı işleri Müdürlüğü 24319 İdare ve Matbaa 24310 ABONE ÜCRETLERİ: Türkiye için - Hariç içir LK LK 3 aylığı 4— 8— DALAR u— ,.w— 3— Gelen evrak geri verilmez — Müddeti geçen nüshalar 10 ku- ruştur. Gazete ve matbasya ait edilir. Gazetemiz ilânların me #uliyetini kabul etmez. BUGUNKU HAVA Yeşilköy askeri rasat merke. İzinden verilen malümata göre bu gün hava bulutlu ve kısmen yağ. nurlu olacaktır. 11-12-932 tarihinde hava tazyi-| İki 786 milimetre ençok sıcaklık 12 e az 9 santigrat kaydedilmiş. : .. Yeni ölçüler!.. Yılbaşından itibaren artık Türkiyede yeni ölçüler başla- | yacaktır... Halepte beş adım atladım diyenlere: Halep orada ise arşın bura- da... Diyemiyeceğiz... Çünkü elimizde arşın yerine endaze bulunacak... — Okka her yerde dört yüz dirhem... demeğe de imkân kalmayacak. Zira okka yerine 1000 gramlık kilo ile iş görece- ğiz.. Dikkat etmiyenler yeni se nede birden bire hayatım ucuz- ladığını zannedecekler... Dün | bakkal dükkânmda fasulyanm yaftası 25 iken bugün yirmiye, zeytinyağın fiatı 65 iken bu- gün elli beşe indiğini görünce ucuzluk var sanacağız amma iş tartıya vurulunca mesele meydana çıkacak ve bu fiatla- re eksilmeyip bilâkis fırsattan istifade, arttırıldığının farkına varacağız. Maahaza, ben ölçülerimizin Avrupa ölçüsü olmasma, yani milel ölçülere tahviline mem- nun oldum. Bundan sonra ar- tk sözlerimizi dünya tartılari- ya ölçülerile ölçerek yaparız... Yarım okkalık Mem r — Ne a! ış, fasulya! — Mendil, Sali sikolata Beş on sene haber almadığı- nız, yözünü görmediğiniz pes- günün birinde mü ötomabilde, şık, zen- gin ve kibirli gördüğünüz za- man şaştığınız gibi bugünde yretle beni dinleyin. “Milliyet, in romanı: 4 | Londraya gitmişlerdir. Londradan binenler | MİLLİYE Mısırda inecekler Feribot tesisatı yapacak şirket 'mümessilleri Londraya gittiler Sirkeci ile Haydarpaşa arasın- da feribot tesisatı vücude | getir- mek üzere hükümetimiz nezdinde teşebbüsatta bulunan © Kolonel Barry, refakatindeki M. Keçel'le birlikte dün akşamki O ekspresle Kolonel, temsil ettiği grupla temas ederek yakında Ankaraya avdet edecek- tir. , Bu teşebbüs etrafında mütem- heyetle birlikte Ankaraya gidip dönmüş bulunan Şefik Esat B. bi- 28 şu izahatı verdi: “Haydarpaşa - Sirkeci ara- sında yapılacak feribot tesisatına ait mukavele | Kolonel Barry ile Heye- şebbiz grup faaliyete geçecek ve iki sene zarfında İâzmgelen tesi- sat ikmal edilmiş, Sirkeci - Hay darpaşa arasmda trenleri naklede | cek tertibatı mahsusayı havi iki vapur getirilerek işletilmiye baş- lanmış olacaktır. Mukavele, Heyeti Vekilece tas tik ve bazı teferruat hal ve tesbit edildikten sonra, Londradan tek- rar avdet edecek olan o Kolonel Barry ile Nafın Vekâleti arasında imzalanacaktır. Mukavele mucibince, müteşeb bis grup, Kadıköyünün köşe teş- kil ettiği noktadan başlamak üze- re Haydarpaşa limanı cesametin- de bir de mahfuz liman getirecektir. Sirkeciden vapura girecek tren ler ise Haydarpaşada karaya çı- karılacaktır. Şimdi İngiltere ile Fransa sında böyle bir feribot tesisatı cude getirilmesine teşebbüz. miştir. Her iki tesisat İkmal edi Hani şu kendini nimetten saya | İ saydıra artık belli başlı gıdala- | rımız arasına giren ufak tefek fasulye yok mu, işte a fasulye Meksikada büyümüş, büyüccüş, tanesi yarım okka çeker hale vücude | ince, Londradan eksprese bime- - cek bir yoleunün, meden Fransaya geçmesi, oradan İstanbula kadar ayni trenle gelip ayni trenle Haydarpaşaya geçme- si ve Misiru kadar söyaat etmesi İ mümkün olacaktır. Son gelen Lon | dra gazeteleri de bu teşebbüsat letçe belediye ve gümrüğe tebli- gat yapılmıştır. Mukavelenin — imzasına © kadar bütün bunların da intaç edilmiş Türk gençliğinin mes'u'iyeti Darülfünun Hukuk fakültesi profesörlerinden o Muslihittin Adil Bey dün saat 145 ta Hu- kuk fakültesi konferans salo- nunda “Türk gençliğinin mes- yliyeti” mevzulu mühim bir konferans vermiştir, Konferans te Darülfünun hocaları, talebe ler, deha bir çok münevver ze- vat hazır bulunmuştur, Musli- hittin Adil Beyin konferansı bir santter fazla sürmüş ve cü derris şiddetle alkışlarmıştır. Hatip inkılâp ve demokrasi karşısında Türk gençliğinin va zifelerine temas ederek onları tahlil etmiş ve bu vazifelerden "uliyetlere doğru gi dilebileceğini izah etmiştir. Muslihittin Adil Bey konferan sırda Gazinin Türk geneliğine, hitabesini okuyarak, bu büyük sözün şümul ve mânasını izah etmiştir. Halkevi için balo Halkevi muaveneti içtimaiye İ şubesi, şubatta kimsesizler meni | faatine bir balo verecektir. Ba- lonun hazırlıklarını yapacak komite carşarba günü Tokat- lıyanda bir içtima yaparak bü I Mumsöndü | Âlemi! 25 kişi Alsın yapar ken yakalandı İZMİR, 11 — Bergama zabi- tası Bergamada bazı zevk va safa > düşkünü kimselerin ecele evde toplanarak müsöndü yaptıklarını haber ine hemen ta başlanılmıştır. geçen akşam Borgamanın Koca- yaka köyünde bir evde mumsön- i yapılmakta olduğu anla- nun tetki dü ayin sılmıştar. Zabıta hemen vak'a mahalline gelerek evi aramıştır. Neticede ka dınlı erkekli 25 kişi bir odada sar ak yakalanmıştır. Odada işe de rakı bulunmuştur. Kadeklirm bekaleMenclir. Maznunlar tahtacıdırlar. Ver. dikleri ifadede evvelâ: — Şeyh intihap demişlerdir. Fakat hoş oli dokuz dilmiştir. de olmuştur. : dir. İ gelmiş... Şimdi Meksikadan bu raya gelmek istiyormuş... Tica ret odasına müracaat eti Ben bu vak'ayı öğrendikten ve fasulyanın bu kadar ağırlaş- viye mamaya karar verdim. Fasulye ler yarım okka geldikten son- Fake hususu görüşecektir. Şehitlikleri İmar Cemiyeti lında 933 senesine mahsus cep muhtıra defterleri ta- Bu muhtıra kabrmda cemiyetin firması ve iç sayfasında da cemiyetin mübrü ile Tasarruf haftasında İstanbu ln gökten hediye yğacakmiş. Arkadaşlarımdan vesveseli bir falan... Gökten hediye yağacakmış! Ben o gün sokağa çık-| den: | saire imal SEN ve BEN © Bir'de evde tanıdığım Nejat var, — Annesine karşı, ne iyi ne de fena bir oğul... Ona, ne içinde kay- mayan bir şefekatle: “Anneciğim!” “elinde bir paketle: “Anneciğim, sa na şu hediyeyi getirdim!” dediğini görmedim. Fakat ona karşı olan inin hususi işleri" le uğraşmadığı gibi hizmetçilere “ve kimseye de karışmaz. Yalnız istirahatinin tamamile te- n ister.. Bunun için ti- tizdir. Muayyen saatte yatar, mrü- “ğuk, ne de sıcak bir ağabey oldu. mektepte leyli iken her hafta görmeğe gelirdi. Her hafta sa günleri saat beşte, Ve her defa- Muazzez Tahsin bir paket çikolata ge- ik tatillerin başlangı- cında beni alıp Adaya getirdi. Bu- nu kaç senedir ihmal etmedi. Ancak, bunu memnuniyetle mi, zorla mı yaptı? Bilmiyorum, Gali- ba anlamak ihtiyacını da duyma- zn, Bir gün annerden bir mektup aldım, Nejadın benle evlenmek is- tediğini ve babamın ve kendisinin bundan memnun olacaklarını söy- lüyordu, O akşam, Ayse teyzem de bana bundan bahsetti ve.,.. Nejat- la nişanlandık. O vakte kadar ve o günden son ra bir defa Nejatla yalnız kalıp bir nişanlı gibi konuşmadık. Bir defa olsun Nejat beni sevdiğini bana ne söyledi, ne de belli etti. Yalnız,ona ait bir şey olduğumu her halile an latıyor.. Evleneceğimizden ve müs takbel hayatımızda, tabii ve mad- di bir şey söyler gibi konuşuyor. e Yürüyerek mi geldin Le- a2 — Ay.. korktam Nejat.. Birden bire karşıma çıkıverdin., riyaset imzası cemiyetle bir alâkası bulunmadı. &r Şehitlerimize hürmetkir olan zevata ilân eyleriz. Yerli malı oyuncak imal edenlerin nazarı dikkatine İstanbul Matbuat Cemiyetin. 28 Kânunusani 1933 Cumarte- İ si günü verilecek olan 54 | Balosu içim oyuncak sipariş edile- in yerli malı edenlerin Cemiyet Mer- 'kezine müracaatları, defterlerinin üst | Seyit bulunmıyanların ber alınmıştır. Matbuat oyuncak ve — Küçük sinirli kız senil. Öy- le bipikecik De var? — Sen bir yere mi gidiyorsun? — Hayır, akşam (serinliğinde biraz yürüdüm... Misafirleri se- İâmetledin mi? yavaş yürüyerek geldim. — Saat ta dokuz oldu.. Biraz ve edelim.. Yemeğe geç kala. cağız. ... Eve geldikleri zaman Ayşe Hanımı sofranın yanındaki ge- niş koltukta, elinde bir mektup- la gördüler. — Çocuklar, size şaşacağmız bir şey söyleyim., Bu mektup kim: den biliyor musunuz? Kabil de. gil bulamazsınız... Bedi Muam- merden... — Bedi Muamerden mi?.. “Bü- yük teyzemin oğlu Bedi Muam- mer mi? — Evet, ta kendisi. — Ne yazmış? — Kai bir kaç sahi- fe yazı, Yemekten sonra Leylâ o- kur, biz dinleriz. Yalnız. ânlaya- bildiğim bir şey “on maz orada olacağım” dediğidir. — İtsanbula mr geliyormuş? Bürci senelik Avrupa hayatın dan sonra burada mı yaşayacak miş? giltiler.. Ben de yavaş: öne kal IT PAZARTESİ ei Memlekette — Nişan marasimimiz vardı. Cevabını vermişlerdir. Maznunlar adliyeye teslim ©- l Bir soygun! ÇANAKKALE zasınn Turşun köyün bir soygunculuk vukua gelmiştir. Tahkikatrma göre vak'a şu şekil- Mezkür köyde oturan bakkal | Tatar Ahmet Ağanm evine, uyku- dayken, pencereden dört silâhlı salın girmiş ve uyumakta olan ka rı kocayı hemen bağlamışlardır. Şakiler Ahmet Ağa; tehdit ederek paralarını meydana çıkarması için sıkıştır mışlardır. Bunun üzerine Ahmet | Ağa üzerinde bulunan 200 lirayı | bunlara vermiştir. Bukadar para- yı az gören şakiler bu sefer kadı nı da korkutmıya başlayınca üst katta bulunan ve beş yüz lira kıy metindeki alın ve mücevheratmı ve iki kat elbise ile bir çifte tüte- ğini soygunculara teslime mecbur kalmış ve soyguncular da bunları alıp kaçmışlardır. Ecenbat jandarma kumandan: Emin ve vilâyet merkezi jandar- ma kumandan-vekili Recep Bey- ler vak'a mahalline giderek tah- | Ibrahi kikata başlamışlarder. İ — Soyguncularınıyakın zamanda İ yakalanacakları ümit edilmekte Kudutğn manda EREĞLİ —.IMezbaha önüne ge götüren küçük bir çocuğu yerek bayıltmış, bir demi: kânma hücumla bir adamı ya: İ lamış ve caddeys doğru kaçarken a isminde bir hademeyi boynuzlarile yere çarpmış ve ağır surette yaralamıştır. Azgm manda ufak bir çocuğu 'da boynuzladıktan sonru köy yo- luna doğru kaçmıya başlamıştır. Harp malâlleri MERSİN — Harp malülleri cemiyetinin şehrimizde de şube aç mak için teşebbüste ve yakmda vilâyet makamına res mi müracaat” vuku bülacağı ha- Our baba değil! Adapazarınm Yahyalar mahak lesince oturan Çi çerkes Hakki is i almıştır. Bu- tahkikat ve ticede | l zl iyorduk!. . 'eni seslen. diye soru. | sopayla a başla. | lerce inledikten da şikâ SINDIRGI — ağırlığında bulunan kısmını kilit le bağlamış ve bu yavrucak gün- sonra bir fırsat bularak karakola gelmiye muvaf- fak olmuş, babası Hakkı hakkın- âyette bulunmuştur. Bu ev- Kaçakçılar Kinik Bir facia: 18 yarali 15 Kanunüevvel Perşembe akşam MAJİK SİNEMASI büyük gala olarak RİCHARD TAUBER in temsili muhteşemi BİR AŞK NAĞMESİ filmi: Richard Tauber'in hiç bir filmi malik olmadığı milyonlar değer hakiki ve büyük bir muvaffakıyettir. En muazzam eser, sinemanın esası, filmin sereirazı, dünya barikalarının barikam BEN.HUR Baş rollerde: RAMON NOVARRO ve MAY MC AVOY miş kopyesi - Metro-Goldwiyn-Mayer mamulât Önümüzdeki perşembe akşamr: GLORYA SİNEMASINDA Harikulâde figürasyon - Sihri füsun nümunesi - Cazip ve mükemmel bir şaheser. Bir Millet Uyanıyor Rejisör: ERTUĞRUL MUHSİN Elhamra ve Melek | sinemalarında her seansta alkışlanmaktadır. lamaktadır. den fazla ERZİN, — Süleymaniye Başmüszzini Hafız Kemal dün şehrimize geldi ve şehrimizde börkçe ezanı okudu. — Bu vesile ile balik sevinçli tezahürat yaptı. Hafız lât haini adam tevkif edilmiştir. ! Kemal B. ayni zamanda ezanı bura. İt. olmaktadır. camii Efendi daki müezzinlere talim etti, Nahiye irü ve Belediye Reisi B. lerin köyünde | deliletile okunan ezan ve mevlât bu- İ rada çok derin bir intiba birakımış- Kıymetli eserler AFYON — Emirdağ kazası İ nin Hisar köyünde, kadim Amer- V4 Könunuevvel Çarşamba gününden itibaren ALKAZAR SİNEMASI Bu senenin en büyük ve en heyecanlı filmi Fahişenin Belâlısı Hem aşk, hem sergüzeşt ve heyecan hemde AHLÂKİ bir DERS ve İBRFT filmidir Yeni eserler eserler İ Sabahtan Bir Saat Evvel rana alir el İğ azl son Ni şiirlerini bu güzel ve manidar i- sim altnda topladı. Edebiyatmız. da biç kullanılmamış bekâr mev- zuları pek ince ve hassas bir li- tün edebiyat seven oku mıza tavsiye ederiz. 25 İuruş fi- atle İkbal ve muallim Ahmet Ha- it kitaphamelerinde. satılmakta lr, Yaşasın Hakikat Genç muharrirlerimizden Mus lih Ferit Beyin | “Yaşasın Haki- kat” isimli içtimai bir eseri intişar etmiştir. Karilerimize tavsiye ede- riz. — e — Tavuklar hasta Feridun” ” | sanla terennüm eden bu eseri bü-” ıyucuları- MALATYA — Kiğulılar ve Palab lar eskidenberi Malatyaya i- | rak Elizize hareket © etmişlerdir. Kamyon Malatya ile Elâziz arasın- da elli kilometrelik yol aldıktan s0n- ra (Musapalas) namı verilen bir handa biraz tevakkuf etmişi Kamyon handan tekrar hareekt ede yom harabelerinde Bizans devrine ait çok kıymetli altı başlık bulun- de tavuk kolerâsı hül koyun, | k e tirilen bir manda kankokusunu a-| keçi getirerek satarlar. Bu koyun | müs ve ösartatika deposunu mak- Belediye Baytar Mü: Cep defteri hır almaz birdenbire *kudururak | töccarlarından Malatyaya getirdikle | edilmiştir. » | ağ über edenler savuklarına. att hitlikleri İmor Cemiyeti birkaç kişiyi yaralamıştır. vi Bayvanları sattıktan sonra 5 kâ- Bundan başka hangi devre git | ve serom tatbikine yadığı için SAMİ er Hüner Celi yili Azgın manda, evvelâ k İmane geceni bir kamyon tuta, | olduğu anlaşılamıyan © bir son samanlarda hastalık biraz hafif ile Roma ve Bizanslılara ait mes- kükât bulunmustur. İzmirde altın madeni emiştir Baytar Müdürlüğünün kanaat ne göre hastalık şimdiye kadar çok- tan geçmiş olacaktı. Fakat tavuk sa i ölen tavukları sokaklara at- mak ve hasta tavukları tecrit etme- CEJZE SANLI EN UYE EA ani YY.» mek suretile hastalığın devamma se bep olmaktadırlar. Ölü tavuklar ya- kılmalı veya görülmelidir. Bazı kim selerin de hasta tavaklarını beledi- rek daha yüz metre gitmeden şoför | | İZMİR — Karşıyaka arkasm- direksiyonu şaşırmış ve gecenin zifi | da Yamanlardağı mıntakaan si karanlığında "müthiş bir | Aremsözü denilen mevkideki al- takla atarak çayı içerisine yuvar. | tn madeni kuyularının isi muhal Arapgözü | ** baytarlarına tedavi ettirmedikleri ae beraber çaya seti ye Seti anlaşılmıştır. nan yolenların ları ve fer. | den açılmış olan ocakların derin: yatları bir saat devam etmiştir. Ne- iğinden eski ve harap su havuz- | Konf. le bulunduğu yaralanmış, ki, | arı vardır. onferan: Şoför kaçmıştır. Eh-| Bundan birkaç ay evvel bir | Verilecek Üyetnameyi haiz olmayan ş0för şid. | fen heyeti burada tetkikat yap detle takip edilmektedir. > Yaralılar İ suş ve büyük kaya parçalarından Erir” hananesine göndermişler | ve ocakların iç kunmlarından mü: İ mneler. alemişter. İ © Bugün aldığımız bir habereine © Türkçe e daran bu mümuneler, Iktısat Ve- GAZİANTEP —Dört gündenberi | kâletince lâboratuvarlarda tetkik bütün camilerde ezanlar ve kamet | ve tahlil edilerek müsbet metice- ler türkçe olarak okunu. Bununla Kadınlar Birliği bu ayın on beşinden itibaren her hafta u- muma mahsus konferanslar vermeğe başlayacaktır. — Evet, artık bak baba ocağında yerleşmeğe gelecekmiş... Anne ile oğul arasmdaki bu mükâlemeyi, Leylâ soğuk bir lâ kaydilikle takip ediyordu. Onun çin Bedi Muammer, masallarda anlatılan kahramanlar gibi bir a- damdı.. Çocukluğunun ilk günle | rine karışmış ve sonra tamamile aşmış ve unutulmuş bir si- lik hayal. Bunun için, yemekten sonra, teyzesi ve Nejat geniş. koltuk- İsra Şi üp sigara dumanlarına daldıkları vakit, teyzesine gelen bu mektubu, dalgın ve isteksiz bir sesle okudu: “Vahşi oğlunu unuttun mu koşup boynuna atılmakta , ba- şımı dizine (koyup. çocukken yaptığım gibi başka çare yok. İşte bunun için geleceğim.. Ve., artık gitmiyece- ğim teyze. Buna sevindin. değil sırf seni görmek ve seni zere tâ... Paristen alak mai yal yirmi dört saat içim gilmiş- tim,. Beni seni sana koşmaktan meneden acip bir vak'a yı sana anlatsam, muhakkak ki, rüya pen yahut * deli ol- yım teyze... Beni görsen tanıya- cak mısın? Ben seni rh unutmadım tey- zeciğim, Binlerle kişinin orta- sında Aşye teyzemi yüzürden gö- zünden öperek: “İşte benim tey: budur?” diyebilirim, Bak Nejat için ayni şeyi söy- lemeğe cesretim yok. Memleket- ten ayrıldığım vakit o koskoca , | bir çocuktu amma o vakitten be- ri büyümüş ve değişmiştir elbette. Bende kalan çocukluk ve ilk genç- lik o resimlerinden bugünkü ni- şanlı. belki de evli barklı “evlen- diler mi?” Nejadı çekip çıkara mıyorum.. Lelâ... Benim küçük. mini mi- yal e teyze? Benim" tatlı gözlü, şeker | duğuma hükmedeceksin.. Bunun | ni Lelâm?. Bilirsin ya teyze, yüzlü teyzeciğim. için sana bu garip hikâyeyi yaz. | zavallı Rabia in doğacak Bilirim, kabahatin hepsi bende. | mayacağım, görüştüğümüz zaman | kız çocuğuna. dünyaya gö- Bunca senedir size yazmadım. sizi aramadım değil mi? am ki teyze, anneciğimden, zavallı arineciğimden başka kim- se ile mektuplaşmadım.. Haber- leşmedim.. Ve.. o ikten sonra, işle üç senedir seye yazma- dım. Niçin yazmadın? Ben, seni bir anne gibi seven, senin üze- rinde bu kadar analık etmek hak- | vim ve dadım, her (o zaman için | benim masallarımı yutar gibi din kı olan teyzen herkesle bir mi- | beni bekliyorlar. Or seneden be- | leyen Leylâ bugün büyümüş yim? diyeceksin... Yerden göğe | ri. Ne diyorum?. Oniki sene.. | Nejatla nişanlanmış ve belkide ey in İstanbuldan 22 yaşımda ayrıldım. Belki Tall hakım var teyze, Kabahatim cek büyük; Bun. anlatırım vesen debuna şaşa- rak gülersin teyze. eyzeciğim, on beş gün son ra kolların arasmda olacağım, be- ni bekle!.. Sana, Emsal dadıma haber ver, evimi Hazırlaşm di- ye rica etmeği boş bir söz bu- lurum. Bilirim ki, senin ana göz- lerinin mezareti altında olan e- zünü açmadan evvel, Leylâ ismi- ni veren bendim.. lan, yü" rüyüp koşan, gözüm önünde bir filiz gibi büyümeğe başlıyan Ley- lâya “Lela” diyen benim.. Hesa- bıma onun “isim babası” ben 0- luyorum demektir.. İşte onu hiç tanımıyorum. Ve o Leylâ. o be- nim dizlerimin dibinde büyüye

Bu sayıdan diğer sayfalar: