12 Ekim 1939 Tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 12

12 Ekim 1939 tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 12
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SERVETİHÜNUN RANDEVU YAZAN: Maksim Gorki ri 16 Maksim Gorki, yasınıkık hayatına başladığı #ralarda yandığı ve muk- görünüt, B dir küsga alimi; oydinlk ce hür bir & s4 görünür. râ e 1899 isrikli 45 55 wumaral sayısında ük defa olarak aga saman yeswlubip giden bu hikâyeyi Buelar, Görkümin öl #öürü tlrar hğgritmişlerdir. Dilimize ÂR genç kır bir rmağın ke- Kanammda söğüd ağaçlarının dl sitina oturmaş #ndaki haya. Piza bülmyordu. Birelındaki ber gey, #ökitini kuma, dallardan çessizc? ağröşm ve belaşları, enlarini üre Juğunu Mp avucunun içindeydi, kız onu papuklaı şznmsda yavaş yavaş vö kuvvetli genç kız köylü Mine göre güzel elbiseler giy- İsli; İalrat, değirmi çehresi keder- iyii ve gösleri seri denebilecek » başlan düşünceli düğlüncei suya Behil boyunca, yünleri kırkılmış, çifkin vö asinacak bir halde bulu- yan koyanlar yaprakları yiyerek dolaşıyorlardı, Irmağın öbür tara- fında şon EE renklerine bürün- salkımları kanl ya- & eril MERAM rajar gibi göze garpıyodi, Hava, bip tabisin kederile düla, sakin, bibi ve güdeşliydi. Genç İns, arkamağını n siyrildığını duşdu ve aarı sakallı yenik yüylü, yırtık elbiseli, yalın. ayak iriyarı bir delikanlı gözüktü. Genç kıs, ona yarı döndü ve tatlı bir sesle; — Seni bekliyorum.. dedi. Delikanlı, bayramlık elbiseleri- ne, yollu entarisine, başındaki pem- be mendile ve oğlak derisinden 8- yakkablarına bakarak kızın yanına, kumların üzerine çöküverdi ve gü- lerek : — Meazet, bugün seni çok gü- sol görüyorum, dedi. Fakat parlak ve ateşli gözleri genç kızın iri mavi gözlerinin ke- derli bakışı İle karşılaştı; telâşlı bir halde başını sallâdı ve: — Neyin varf diye bağırdı. Onunla konuştun mu — Evet, konuştum. — Peki, ne dedi? Bağırdı mıf esi b RUS EDEBİYATINDAN — Ah ihtiyer iblişi. Peki, ne dedi. ve kız gözlerini gene saya dikerek — Benin iskir Gi e bildi. Delikanlı başını işi ve: , — Burasi doğru,'dedi. Koyunlardün'bifi' onlara yak: laştı ve melânkolik bir sürbtte gel viş götirerök zelil, ahmak götleri- ni dilara Ölkti. Frmukda bir balik sıçradı, ve' güneşin ışikları, sujüü faşkırmasını gümüş gibi agıdelttalek. Uzaktd bir akordeon sesi, bir öküzün böğtirmesi, bİr köpek tn. laması ve bum, bum diye akiiler yapan boğuk darbeler işitiliyordü. — Ben fakirim.. bundan dolüjh doğruyu söylemiş o... Nem var #i) senginim diyeyim 1 Sihhstimden başka hiç bit şeyim yok... Bütün ömrümüzü beralier yaşıyabilirdik!. > Doğru değil mi, Palâşka f Sual şorucu bir tavırla kızin omuzuna dokundu. Genç kıs bir- denbire canlanarak anlatmağa bağ- ladı : — O senden bahsederken de- di ki: «Onn iyi tanınm. Zengin bir köylü ondan daha heli vakti yerinde bir güvey istiyebilir» dedi. «Sefilin bir o.. dedi. O benim ya- nımda damad değil, uşağım olabir lir, dedi, Çocuk endişe ile sordu: — Peki gen, he yaptın? — Ben mi, malüm... Ağladım. — Hımmı.. Fakai ne cevab verdin ona f — Beni sevdiğimi ve senden başkasını istemediğimi şöyledint. : — Peki, o ne dedif — Kafama bir çömlek fırlattş ve saçlarımdan gürükledi beni... «Dilini kaparacağım, diyordu. On.

Bu sayıdan diğer sayfalar: