26 Mart 1931 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 5

26 Mart 1931 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Kari Gözile Gördüklerimiz Emniyet Sandığında Bir Hasap Ve Neticesi Emniyet sandığından ayni şe- Tit altında para alan İki kişinin he abı arasında birkaç yüz liralık İr faiz farkının göze çarpması, Sandık idaresinden bizi bir sual Pormuya sevketmişti. Verilen ma- mattan anlaşılıyor ki aradaki 4 hesap farkı bir defa resülmal İçin yapılan tediyeden, "'gorta kandan ve bir hesap için (453) Tünlük faix hesap edilmesine mu- bil diğeri için uncak (443) gün- hesap — çıkarılmasından — ve hünüz faiz kaydedimemesinden İeri gelmiştir. Kaydediyoruz. Balıkesirde Bir Mesela! Birkaç gün evvel Balıkesire ttim. Orada kasapların arala- Tinda bir şirket yaparak havayici Zaruriyeden olan eti inhisar altı- Ha aldıklarını gördüm. Bu şirke- te, variyeti kontrol edebilecek Mevkide bulunan bazı belediye Mensuplarının da dahil olduğu *Öyleniyor, Harice kuzu sevkedil- Mediği halde okkası ( 50 - 60 ) şa satılacak kuzua etini (80) kuruşa satıyorlar. Bu, ne demektir? Nafiz Cevaplarımız Tarlabaşında, Çukur sokakta 'an apartımanında Ali Beye: Bu iş için Darülbedayi rejisörü Suğrul Muhsin Beye de bir kere Üracaat ediniz. * Süleymaniye Uzunçarşı başı lzlıkçı sokak No 11 de İlhami a Elinizdeki eski paraların kıy- 'ttini öğrenmek İçin maarif mü- B işlerinden mütehasma Tevhit *Ye veyahut İaciciler kapısında kacı Agop, İmameli hanında drekesti Efendilere müracaat İlkbahar ve yaz geliyor. Herkes sayfiyelere çekil- Mmek Üüzeredir. Fakat ev #rayıp bulmak için gün- e dolaşmak, vakit kay- tmek İâzımdır. Biz hem kiralık evi olan- ları, hem ev kiralamak is- tiyenleri bu külfetten kur- mak İstiyoruz. Kiralık eviniz mi vardır? (6 kelimeye kadar küçük ir ilân halinde gazetemi- Ze bildiriniz. Biz bunu kuruş mukabilinde ©- maklı bir şekilde gaze- temizde ilân edeceğiz. İlâ- Tinız |G kelimeden fazla bilârsa her kelime için t kuruş ilâve ediniz. Sayfiyede ev mi kirala- Mak istiyorsunuz? Bu arzu- 1 bize bildiriniz. Ayni ar-_ıı dahilinde gazetemiz- ilân edeceğiz. 'Unun için idarehanemi- yopçadar gelmiye de ihtiyaç ve tur. İlânınızı mektupla gö ücretini a pulu ile derebilirsiniz. ir telefon da kâfidir. elefon: 20203 —i Tefrikamız KANTERVİL MÜELLİFİ: Oskar Vaylt ü'.'î"_ıürdu Biran durdu b l;_.""“ daha tesirli olması ai T Tdenbire — kapıya. yük- h"'in he felâket! V, önde - tepesinden aşağı Üye bir kova su indi ve SON POSTA Dünyada Neler Oluyor? Hindistanda Hadiseler'- Almanya Ve Avusturya İtilâfının Avrupada Uyandırdığı Heyecan Büyüyor... Hindistanın mukaddes adamı Gandinin hayatından muhtelif sahneler Hindistanda Yeni Bir Hadise Hindistanda, Hint istiklâli için çalışan millicilerden iki kişinin idamına karar verdiler. Bu kararın sebebi, nümayiş esnasında İngiliz komiserinin yaptığı mütearrıız — harekete karşı, bu iki gencin mukave- mette bulunması ve bu esnada İngiliz komiserinin ölmüş olma- sıdır. Bu iki genç katil olarak idama mahküm edilmişlerdir. Bu hüküm infaz edilmiştir. Hint millicileri bu hadiseyi protesto etmiye karar vermiş- lerdir. Fakat, son - itilâftan sonra İngilterenin propagan- dacısı vaziyetine düşen Gandi, bu vesile ile Hindistanda yeni nümayişler yapılmasına mani olmıya 'çalışmaktadır. Dün gelen — telgraflar bu hususta şu malümatı vermek- tedir: Yeni Delhi, 24 (A.A.)— Milli- yetçiler fırkası azası, polis komi- seri Saundı öldüren Lahor No. 15 | “ŞATOSU HORTLAĞI MÜTERCİMİ: Mes'ut Cemil iliklerine kadar geçti. Neye uğradığını bilmiyordu. O sıra- da yatağın içinden tutulmuş küçük — kahkahalar, ku- - kıs gülüşmeler işitti. Cümlei asabiyesini mahve- den su darbesi okadar kuvvet- meclisin içtima zalonundan bu sabah çıkıp gitmişlerdir. Celsenin tehirine lüzum hasıl olmuştur. M. Gandi, Hintliler ittihadı kongresinin müzakerelerine İştis rak etmek için Karaşiye hareket etmeden evvel bu Idamlar hakkın-| da şu şözleri söylemiştiri “Fena bir müşavir olan hidde- te kendimizi kaptırmaktan — va- kınalım. » M. Gandi, Idam mahkümların- dan takdirkör bir Ksanla bahset- miş, beraber gençliğe şu tavsiyede bulunmuştur: “Hint gençliği bu mahkümları kendilo- bununla rine örnen İttihaz etmemeli, on- ların göstermiş oldukları misali taklit — eylememelidir. Çünkü, memleketin — kurtarılması İşinin katille, cinayetlerle başarılmaması icap eder. Hint hükümeti, taah- hütlerini yerine getirmemiş ol- makla itham edilemez. Fakat, bu idam hükümlerini nihayete kadar tehir etmek bü- kümetin vazifesi İcabından idi. Hint hükümetinin düştüğü bu ağır hata üç vatandaşımızın, uğ- runda verdikleri hürriyeti kazanmak ve elde etmek husu- ki kuvvet ve kudretimi can li idi ki hiçbir şey yapamadı ve son kuvvetini toplıyarak odasına kaçtı. Ertesi günü müthiş bir nez- leden yatıyordu. Bu patırdıda şükrettiği birşey varsa o da başsız olması idi. Yoksa buka- dar ucuz — kurtulamıyacaktı. Artık bu aşağılık Amerikalıları korkutabilmekten ümidi kes- mişti, Yalnız muayyen zamanlarda ayağında terlik, boynunda kır- mızı yünden bir atkı ile ko- artırmaktan başka bir metice ve tesir hasıl etmemiştir. ş Milliyetçi liderlerden Jawaa- harlal Nebru'da şu beyanatta bu- * Künmuştur : * İngiltere bize, mevcut ihti- Mâfların halli bahsini açtığı vakit kendisile aramızda (Bhagat-Singbh)- in cesedinin ayaklandığını göre- cektir. , Almanya - Avusturya İtilâfı Almanya - Avusturya itilâfı Fransız matbuatını kızdırmakta devam ediyor. Gazeteler bu itilâfin mer- kezi Avrupadaki Küçük - itilâf grupuna karşı yeni bir grup tesisi maksadile — yapıldığını söylemektedirler. Fransa hükümetine, Alman- yaya — karşı yapılmakta olan kredinin kesilmesini- tevsiye etmektedirler. Avusturya ve Almanya hü- hümetlerinin — Londra, Paris, Prag ve Belgrat — sefirleri bu itilâf hakkında izahat vermiye mecbur olmuşlardır. Fidorda — dolaşmakla — kanaat ediyor. ikizlerin üstüne hücum etmeleri ihtimalinde kurtulup kaçmak ko'luklar takıyordu Fakat zavallı hortlağın bü- tün kuvvetlerini sıfıra indiren en büyük darbeyi Amerikalılar 19 eylülde vurdular O akşam hole inmiş, alaca karanlıkta, eski Kantervil ce- dadının kıiymetli portreleri ye- rine asılmış olan sefirle zev- cesinin tabil büyüklükteki fo- için uzun Sayfa 5 Kadın Ve Kalp İşleri Gençlerin Dertlerini Anlamak İster Misiniz Gençlerin dertlerini öğren- mek ister misiniz? Öyle ise, bir ” gün- - içinde” - aldığım mektupları — geliniz - beraber okuyalım. Birinci mektup: Beşiktaştan Muallâ Şadan H. yazıyor : “17 yaşında bir kızım. $ se- nedir. nişanlıyım. Nişanlım — bir kaza neticesi sakat kaldı. O, beni günden güne artan bir muhabbetle seviyor. Ben de onu ayni derece- de seviyorum, Fakat o, beni bed- baht etmek istemediğini söyliye- rek benimle evlenmek İstemiyor. Ben bu bedbahtiye rarıyım, di- yorum, kabul etmiyor. Bir çık- maz içindeyim. Biz mes'ut ola- maz mıyız?,, Bu genç kız aşkın bütün saadeti ile sarhoş bir halde, Riya olmasına imkân olmıyan derin bir aşkla seviyor ve seviliyor. Yalnız bütün haya- tını kemiren bu muammanın düğümünü masıl çözmeli? Kı- zım, müsaade eder misin, biraz açık konuşalım. Sen de, sev- gilin de sarhoşsunuz. İlersini düşünemezsiniz . Sevgilinin fedakârlığı da aşkımın kuvve- tine bir delildir. Bukadar sevi- şen bir çiftin evlenip mes'ut olmamalarına imkân yoktur. Bu eti ilerde ancak sen bozabilirsin. — Kurabileceğiniz mesu't yuvayı ancak sen yıka- bilirsin. Binaenaleyh bütün ih- timalleri düşünerek — kararını ver, 1 — Yarın sevgilinin maddi kusurunu görmemezlik — ede- bilecek misin? 2 — Sevgilin çalışmıyacak halde ise, onun — yardımına güvenmeksizin — hayatınızı - te- min edebilecek misin? 3 — Çalışıp kazanmıya, ve müşterek hayatınızı temine razı ve muktedir. misin; vicdanını yokla; bu suallere “evet,, cevabı verebiliyorsan, derhal evlene- bilirsiniz. Fakat tereddüt edi- yorsan, acele etme, o vakit sevgilini daha ziyade muztarip etmiş olursun. * İkinci mektup, A. Raif B. yazıyor: “26 yaşındayım. 50 lira ma- aşlı bir hükümet memuruyum. Nasıl bir kızla evleneyim?,, 50 lira maaşla bir yuva kurulacağına kani değilim. Hanımteyze —— TAKVİM — Gün 3126 - Mart - 931 Kasımis8 Ruml 13 - Mart Arabi 6 - Zilkade - 1309 - 1M7 Vakıt-Erani- t B 19. $7 415 Vakit: - Va Güneşi Hi 31/ $ .56 Öğle |S 54 1220 Tkindil K 28/ 15049 Akşam| L2— Yatsı | 132 İasak İos. s0| toğraflarile alay ediyordu. l Sade, fakat iyi giyinmişti. Uzun — mantosunun — üstünde koyu renk — mezarlık çamur- ları vardı. Çenesinin altından sarı bir bağ bağlanmış ve eline bir fener, omzuna da bir mezarcı kazması almıştı. Bu, mezarsız Yunas yahut ölü hırsızı isimli — meşhur — rollerinden biri idi. Saat sabahın üçü idi görü- nürde fevkalâde hiçbir şey yoktu. Kan lekesini tetkik için kütü- Aşk Mektupla Karilerimizden aldığımız aşk mek- tuplarımı sirasile — neşrediyarım. Bu sü- tunda / bergüa bir meklep seşredilecek ve haftada — bir defa Gençlik ve Has mimteyze sayfasında beş ön maektup birden neşrolunacaktır. sahipleri — di mükâfatlarım al * İsmini bilmediğim sevgiliyel, Onu bu akşam mecnun bir tahassürle aradım. Aradan gün- ler geçmişti. O, beni unuttu bile.. Günler ondan, o, günlerder vefasız çıktı. Aradan haftalar geçti.. Her geçen hafta kalbim- deki yarayı birar dâha deşti. O, kalbimin sesini duymuyor- du bile. Fakat kalbim onun sesile yaşıyordu. Bilmem hic- ran mı beni, ben mi bicranı seviyorum.. Rubumda, sızlatan.. kıvratan., — inleten.. ağlatan.. bir acı var.. Âşıkım.. Ona âşıkım.. Onun hayaline âşıkım.. Benimle inli- yecek, hicranlarımın arkadaşı olacak, ruhumun — sırdaşı ola- cak ona âşıkım.. Saçlarımda hayat kışının üşütücü, dondu- rucu karları olduğu — halde ona — Aşıkım.. Yıllardanberi baharın günlerinin, hazanın içli dertli rüzgârlarının, kışın karlı, tipili fırtınalarının arkasından ilik ve ben mi hicranımı kovalıyorum, hicran mi beni?. Oh, bunu kaç defa, ruohuma sordum.. Akşa- min sessizlikleri içinde baygın kaval — seslerinin — nağmeleri arasında kaç defa onun geçe- ceği yolu bekledim. Uykusuz kaldığım geceler onun gide- bileceği yerleri kaç defa do- laştım.. Kaç defa akasyaların koyu, nefti gölgelerinde çağ- hyan — dereciklerden, — durgun sulardan, yüzen - Nilüferlerden onu sordum. Heyhat!. O, bender çok uzakta imiş onu mecnun bir tahassürle arıyorum. Rak- seden periler etrafımı sarıyor- lar bunlar da enun gibi, but- lar; da ona benziyorlar.. Ah, vefasız yarlar. Nihayet! onun ismini İşte ben ona âşıkım, beni öldüren, beni büyüliyen ona sordum, söylemediler. paneye doğru yürürken karan- hk bir köşeden elleri yukarda! iki beyaz bayal fırlıyarak ku- lağkna Tazla " BULT. diye bağ ğırdılar. Bu gibi ani hücumlara alışık olmad,ğı için yüreği ağ- zına geldi, merdivene kend'*'ni Fakat orada da elinde bah- çe tulumbasile Vaşington bek- liyordu. Düşmanları tarafından böyle iki taraftan çevrildiğini görünce yeisten dizlerinin ba- gı çözüldü ve bereket versin (Arkası var)

Bu sayıdan diğer sayfalar: