14 Haziran 1937 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 2

14 Haziran 1937 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

2” Süyfa SÖON POSTA Resimli Makale: W Esaslı mağlübiyet yoktur $8 Hergün Atatürkün Millete hediyesi Yazan: Muhittin Birgen Ankara, 13 (Telefonla) — İç Anado - lunun çorak toprakları üzerinde modern bir tabiat nümunesi vücuda getirmek fikri, perişar. bir memleketten modern bir milif varlık çıkarmak üzere, tek ba- şına Samsuna ayak basmak kadar cür'et ve azim isteyen bir teşebbüstü. Fakat, o- nun müşkül karşısında şevke gelen azmi, bu tehlikeli iktısadi oyuna atılmakta da tereddüd etmedi; «Tabiatin göğsünde iş- Jenecek toprak ve insamın göğsünde de yaratmak aşkı olunca, muvaffak olmama- pın imkânı yoktur!» prensibi onun da - yandığı anâ fikir oldu ve işe başladı. Önceleri bu teşebbüsün neticesine kar- Şı, uzaktan şüphe ile bakıldı: Bu çorak, çıplak ve susuz tabiat içinde muzâffe - riyetle çıkmak nasıl mümkün olur? diye Napolyon Avusturyalılara karşı giriştiği bir savaşta çok — üzerinde ısrar etmeyiniz; bazı işler bataklığa benzer, içine kendi kendilerine soranlar çoktu. Tabi -| nâzik bir mevkie düşmüştü. Ordusu her tarafta ric'at halin- — güşen adam Çırpındıkça daha ziyade batar, yapılacak şey atle mücadele, düşmanla mücadeleden da | deydi, tereddüt etmeden: Geühei ü bie eli birines içi eeti zlizindön üüt ha güçtür. Düşmanı yenmekte hariku - — Barbi kaybettik, fakat akşama kadar ikinci bir harb! b bilüümt hııırlımn,yı * İi kirltela kariğ lâde kuvvetler göstermiş olan insanlık, | Kazanmıya vakit vardır, dedi. Ona göre tedbiraldı, bü ted- tabiatle karşı karşıya kalıp da onun yal- | Pirlerin neticesinde de savaştan galip olarak çıktı. vazifeniz yılmamak, her muvaffakiyetsizlikten yeni bir hız mız kendi kanunlarına itaat eden kuv «| — Siriştiğiniz işte partiyi kaybettiğinizi gördüğünüz zaman ' alârk çıkmaktır, vetlerile pençeleşmeğe mecbur olduğu Ka ( SOZ ARASINDA ) olması ihtimali yok mu idi? Fakat, o böy- le dhşur;ı:ı:ın .ııaı “yn.rmuı:ıv e îılı::rnı: Rombalarım z . Güğük viş, ati K ER Dekke Yt 1eŞE a | Vücude getirdikleri Iİ HEHGum FIKRA gelil ıap:ğ değiştiren evlet adamı € asrın âlet ve vasıtaları, yirminci asrın teşkilât kuvveti el ele verdikleri zaman, insanın en çetin tablat inadına karşı bile muzaffer olması mümkün bulunduğunu isbat etmek, bu memlekete, bir yirminci asır Mmilleti olmanın muvaffakiyet misa- lini vermek için, çök ehemmiyetli ve lü- zumlu idi | , a yran Avukat Bay Racinin bir arkadaşı evlenmek istiyordu. Evlenmek iste - diği beyanın edresini avukata verdi. — Git, dedi, benim yerime kendi - sile konuş ve izdivaç hakkında dü - şündüklerini öğren. Avukat Raci verilen adrese gitti. Bayanı buldu, sordu: — Affedersiniz bayan, vize bir şey soracaktım, Boşanmak hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyim? — Bunu niye soruyorsunuz? — Arkadaşlarımdan biri sizinle ev- lenmek istiyor da... ğ ——— | < SA K Koşucu Owens İngilterenin tanınmış şahsiyetlerin« den Mister Winston Churchili muhte- Şimdi de av köpeği — İtt biçimde şapkalar giymeğe merak - hıdır. Her yerde, her vesilede ayrı şap- I!e garışacak ka giyen bu meşhur devlet adamı, bazı Atla, şimendiferle yarışan ve Berlin 6-İkereler günde beş altı defa şapka de - limpiyatlarında üç rekor kırarak, dünya- |ğiştirir. İşte geçenlerde de bir gemiyi yı kendisine hayran eden Jesse Owens 'gezerken, resimde gördüğünüz kasketi şimdi de bir av köpeği ile yarışacaktır. | giymiştir. Yirminci asırda bir insanın tabiatle na- sıl mücadele edeceğini göstermek ve bu mücadelenin muhakkak surette muzaf - feriyetle neticeleneceğini isbat etmek, düşmanla yapılacak bir mücadelenin mu- waffakiyet sırlarını herkese öğretmek -| ten daha mühimdi. Tabiata karşı müca - Şu A - MAT NG n gördüğünüz muntazam delikler dele etmesini bilmiyen insan, _d"*"“n' binanın güzelliğine ayrı bir güzellik karşı da mb'—'.ldf"d* kuvvetli “ı_’m“ versin diye yapılmamıştır. İspanyada Her iki kuvveti birden yenmesini bilmek Almierada San Sebastiyen kilısesine Jâzımdır. Birini yapıp, ötekini ihmal et-|isabet eden bombaların vücude getir - mek eksik iş görmektir. diği bir mimari tubaflıktır. O, bütün bunları biliyordu. Bunun $ « * çin mücadeleye atılmak ve mutlaka mı-| — Çalınan -milyon iki yıl zaffer olmak lâzımdı. Mücadele kolay ol- madı. İlk zamanlarda yeni ordusunun sonra bulundu kadroları seleli ukandanları tecrübe | . " *kriben 2 yıl kadar olüyor: — Bir| Mösafe yüz yardadır. Koşucu; bunu- ö Fi : Siz, erkânharbiyesi Rakart tak Bununla |80? Paris posti şabelerinden.. birinin | kazanacağını söylemektedir. Yeni bir metodla kristaller beraber, ricata mecbur olduğu aoktada iğer bir şubeye kamyonla yolladığı pa L P imal ediliyor dünüdar burakarak başka taraftan hücu -| a SUYAlARA İi Dos çıkmıstı. Kaybo| Pamuk ve yün sandovici | Rusyada Karpov Fiziko - Şimik Ens: ma geçmesini bilerek, icabında cephe de- lan para bir buçuk milyon (rangı ge- - ki titüsü, küçük küçük kristaller halinde f Ü, çiyordu. Polis işi ehemmiyetle ele al - yiyen genç Kız Kürbür dö bor elde etmek üzere oriji- Biş .EE kadar giden sevkülceyş ha -İdı. Kamyon yolda hiç durmamıştı. Pa-| — İngiltere kralı âltıncı Cotrcun taç giy- nal bir metod vücuda getirmi: th'“gı;. reketleri yaparak, senelerce uğraştı. ra Çuvallarına da yabancı hiç bir el| me merasiminde bulunan bir genç kiz,/metodla mâl olunan hlm'ım'“" Sörüllke İşte, bugün, çorak bir tahiat üzerine değmemişti. Binaenaleyh ipucu buluna- | önünde bulunan kalabalık arasından OlUP | ( :barile, almastan kat'i ıen ö klbasi kurulmuş olan yeşil mamüre, Orman |Madı, ve sadece ihtimal üzerine kam -| bitenleri daha iyi görebilnek için ayak-| maktadır. B bir F’* nf“' ğ Çıftliği, 'böğle 'Bir cidalin ötetidir, Tür -| yonun *":;:“ Henri Mişon tevkif edi -J larının ucuna basıp yükselmeğe çalışır- | 4 tecrübe qı,'u'sş_" :simdiye - kadar lü törlü mahsullerile sade Ankârayı de- .grck_nu kemeye verildi. “Yalnız elde | ken, yakasında bulunan rozeti, önündeki | Amas kullandlan bir 'çok yerlcrd'e a e L iRERal ” lrğlarmü da tallüı ah hiç'Bir delil yoktuş âdamberaer ettir | madamın sırtına takılmış, kancası açıl * vatfakiyetle istiral olunmuştur.' * 5 ? mış, Kız dâ ijfmesi düşmesin diye, bir a| — ko tit Taboratuvarı, hâleh bu “ 5) kris: Yirminci asrın zekâsı ve bilgisi, yirmin- munlazam de’ih'er bu çiftlik, yirminci asır insanının tabiata * Ka ağale n e Üa Sti bileceğ ei ö İ l ğ oymüş, Tüm bu *)taller üzeri : z hwruı ni l:f:: muzafleriyetlerin Söylediğimiz gibi bu mesele 2 yıl |sıracağı tutmuş. Ve tabiatile rozeti yutu- | hu-nf—mm a;râfg !::üf"gli::: en gü: KRUDELÇIR, önce cereyan etmiştir. Fakat bir müd- / vermiş. Zavallıyı hastaneye kaldırmışlar. | 100 Ti kiklrdk pırc;iar di edil—' Atatürk, bugün, bu nümuneyi göster- İdet evvel Paris sayfiyelerinden birin-| Röntgen ile muayene ettikten sonra, bİr| miç v ğ 5 n A — PN ştir. Bu eler esnasın- dikten ve ona ötekilerini de ilâve ettik -|de bir otömobi| kazası oldu. Bir kam -| müddet sadece pamuk ve yün yedirmiş- | 4a bazan epl:ı:::ıî ;:ır:şbı.::n elm:; ten sonra hepsini millete veriyor; al se -|yon yaya yürüyen bir adama Çarpmiş-|ler. İğnenin yüne takıldığı anlaşılınca, | tan daha sört tecelli btmi.şlir 5 nin olsun, sen de böyle çalış! diyor. Bili- tı; S:'ıfnrü tutup polis merkezine gö -| küçük bir ameliyatla kızı büyük bir teh- ç ——— 3 DBi Mi Jizmg dağİE, veli e türdüler, ceplerini aradıkları zaman da | likeden kurtarmışlar. Vindsor Dükünün evlenme ÖL ü bir Belçika bankasının yarım milyon z 5 bi e « büyük: seryet hazinesi milletin, ; kendi franklık bir makbuzumu buldular. Şo - İşin garibi, şimdi kız arada sırada, hiç merasımını Lond'a kalbile beraber çarpan kalbidir. O, bu ser İförün adı Henti Mişondu, yani 2 yıl| lüzumu yokken pamuk ve yün sandoviçi| sinemaları göslermiyor 'veti millet için toplamıştı! Atatürk'ün bu (öne& postanın parasını — çaldığı için| Yemekte: «Ne yapayım, alıştım, yemesem | — Yo n G L Gaki film kumpanyaları hü - son eseri ve bu son hareketi kadar inkı- | mahkemeye verilmiş olan adamdı. duramıyorum) demekte imiş. kümet tarafından hiç bir müdahaleye Mbın manasını tamamlıyan bir hâdise| — Bu parayı nereden buldun? diye marüz kalmaksızın sırf kendi arzulari" daha bulunabileceğini zannetmiyorum. | sordular. Adam cevap veremedi. enaleyh bu adam aleyhinde şimdilik|le Vindsor Dükü ile Düşesin evlenme 'Tam manasile bir yirminci asır milleti| — Hırsızlık meselesinden vaktile be -|bir eçalınmış malı saklama» davası a-|lerini gösteren filmi, sinemalarda göz- Olmak için, Türkün toprağa karşı da bu |TS€t etmişti, şimdi adii teşebbüsat ya- |çılacak, o vakte kadar adli teşebbüsat |termemeğe karar vermişlerdir. Buna ömillâ Muzatler ol Hndirn d pilmadan önce ayni mesele için bir de- | bitirilecek, tekrar eski meseleye dönü-|da sebep bazı tezahürat — tehlikesinin fa daha mahkemeye verilemez. Bina »'lccv:kıir. melhuz olduğunun söylenmesidir. SEemzz| — İSTER İNAN İSTER İNANMA! Üdikten sonra işin üst tarafı hükümete ve millete kalmıştır; İnönü de hükümetin uhdesine düşen bu vazifeyi yapacağını 'Türk Spor Kurumu ağustos sonunda Kopenhag'da yapı- | kımından bu teması faydalı görmüş olabilir. Fakat evvelce temin ediyor. Onun her manasile güzel || lacak olan bisiklet yarışlarına Türk bisikletcilerinin de işti- | yaptığımız müsabakalarda aldığımız notlar meydanda oldu- olan bu son hareketini şükranla karşı - râk etmelerine karar vermiş ve bisikletcilerimizin idman | ğuna göre bu zonuncu temasta da iİyi bir derece yapmaları için bu ay sonunda bir kamp açmak üzere lâzım | alabileceğimize biz inanmıyoruz, fakat ey okuyucu gelen tedbirleri almıştır. Spor Kurtumumuz propaganda ba- | sen: larken temenni edelim ki memleketin her tarafı Orman Çiftliği gibi bir mamüre ğ İSTER İNAN İSTER İNANMA! olsun! - RAr Muhittin Bircen V Sözün Kısası — Suyun Başında İs. Hulüsi v Köyden çıkalı on beş dakika oldu Mmadı. Bana yol gösteren köy dekikatlıt birdenbire durdu: — Geldik! Burası köyün en güzel yeri. Köy ::: ayak altında. ve yüksek bir tepe 3877 baş üstünde.. Bir ses.. Su sesi: Biraz ötede yerden kaynıyan su bilür bir çizgil halinde uzanıyor ve gonraâ Genbire Minimini bir şelâle husüle riyor. Avucumun çukurunda doya bu sudan içiyorum. — Bu suyun eşi bir yerde yokmüf- Hakkt var. Hakikaten gözel. Hit ma bakıyorum.. Mezar taşları.. SSM rum: Ön tane, Bunlar gövdeleri dahi henüz kaldırılmış iri ağaçların kökleril — Bunlar ne? — Burada en tane büyük kestane FE di — Eh sonra.. — Kesildi. f | — Neye kestiniz? " Öyle sert söylemişim ki muhatabıli adım geri sıçtıyor: — Biz keser miydik hiç... l — Ya kim kesti? v — Bu tepe yok mü? Deha o den!'” dar. İstanbulda bir beyin malı imiŞ: pa ölmüş amma çoluk çocuğu varmış- *0 ağaçlar da para ediyormuş. Geldilefi ,Kestirttiler. — Siz eli bağlı mı oturdunuz? KJ — Hükümata söyledik amma-. malı imiş, tapusu varmış. Tapu kurbanlarmın mezar taşlari 'f ki soruyorlardı: — Elinizdeki tapu bir köye sü yereli | kaynağın başındaki on kestane ağecili kestirecek kadar kuvvetli midir? Yanımdaki köy delikanlışından ı";:: dım. Çünkü ben de onun köyüne Ki el uzatan ağacımı kesen şehirlinin isİ, . , #PSLM İsmet Hudüsi | B a. e el Daima su yüzünde duran kadın mw 2A yaşında madam Paker - İ$! bir tenis şampiyonu son ıikıl:"df 'ş; neyin insan balığı» unvanını IA"”'.. Esrarengiz bir kuvvet bu kadıni yar cudünü deniz sathında tutmakta VE V, dın en ufak bir harekete muhtaç BU lunmadan suyun yüzünde gazete “g yup sigara içmekte ve hattâ yemtk mektedir; Üç doktor ile iki myüâ şampiyonu geçen gün madam öş 'kollarmı göğsü üstüne WW"“W metre yüksekten denize atmış "’ı. kaç dakika sonra madamın suyun * , züne çıkarak rahat rahat ot duğunu hayretle görmüşlerdir. Bir tek mısraına 15 !W lirası verilen şiir A Elizabet Baret, meşhur İngiliz H : vinden- Brâvning'in MW% yazrı Tle d& ifade eden Elizabet” dt mektupları, son günlerde müza! 950 der Batılığa çıkarılmış. 111 mektubu gent giliz lirasına satılmıştır. Bu gö meşhur İngüiz şarrlerinden XH*'::,,. mısralık bir kaleksiyonu da MÜZAYİY u konmuş. O kadar çok âlıcı zubul Fi ki, sonunda, parasına güvenen bir yer yöoner, her mısrama 15 İngiliz Hras rerek bu hazineyi elde etmiş — y Biliyor musunuz F ş 1 — Haliç hangi yılda dopmuştür” | çe 2 — Amer'kadaki Misisipi nebriPi zunluğu ne kadardır? olab 3 — Bugün Alman havâ -';’v;- General Herman Goeril:l kaç dır? Nerede doğmuştur? arın) (Cevapları * Diı&sıınerücww evvel 1912 de açılmıştır. ..d'  kişinin lâfa ——’—ıî ;.A-x. ,...ı.'ı'ı"zıv. Paşanın &ğ]

Bu sayıdan diğer sayfalar: