14 Ocak 1938 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 2

14 Ocak 1938 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Hergün Roma protokolü Yeni bir adım attı — Yazan: Muhittin Birgen eticelerini bütün — Avrupanın büyük bir alâka ile takib et- tiği Budapeşte içtimaı, evvelki gün ni- hayet buldu ve içtima neticesinde tan- zim edilen mufassal protokol de dün neş- rolundu. Şimdiye kadar, Roma protoko- lünü imza eden devletler, bu gibi içti- malardan sonra, aralarında tam bir gö- rüş birliği bulunduğunu ilân ile iktifa ederlerken, bu defaki protokol, bir takama | Avrupa meseleleri hakkında ayrı ayrı fikirler izhar etmiştir. Bu içtimam neticesini, bütlün Avrupa gergin bir sinir dikkat! içinde bekliyor- | du. Sebeb de şu idi: İtalyanın Komin- tern aleyhindeki pakta iltihakından ve Milletler Cemiyetinden çekilmesinden sonra, İtalya siyasetinin peyklerinden ©- lan Avusturya ile Macaristan devletle- | rinin de ayni kararları vermelerinden ve demokrasi memleketlerince takib e- dilen siyasete karşı vaziyet almaların- dan şübhe ediliyordu. İngiliz ve Fransız siyaset merkezleri, sırf bu sebeblerden dolayı, Budapeşte içtimamı büyük bir alâka ile takib ve içtimam nihayet bu- lunduğu gün, Londra ve Paris, Ciano'nun bu içtimada muvaffakiyetsizliğe uğradı- ni ilân ettiler. * Ciano bir muvaffakiyetsizliğe uğradı mı? Biz bu fikirde değiliz. Bu defakı Bu. dapeşte protokolü, Berlin - Roma mihve- Tinin takib ettiği siyaset yolunda yeni bir adımdır. Macaristan ve Avusturya devletleri, bu mihverin cazibesi içinde döndüklerini ve onlarla birlikte yürü. düklerini açıkça ilân ler. Vakıâğ, bu ilânın tarzı, umumiyetle ve mübalâğalı tahminlerin derecesine ka- dar yükselmiş değildir; vakıâ, Macari: tan ve Avusturya Komintern'e karşı ( zalanan pakta iştiraklerini ilân e ler, yahud Milletler Cemi: meğe karar vermişler değild bütün bu meselelerde Berlin - Roma mihveri ile beraber hareket ettiklerini açıkça söylemişlerdir. Her iki memleket te Milletler Cemiyetinden — çekilmiyor- lar; ancak bu gidişle çekilme meselesini de ayrıca tedkik edeceklerini söylüyor- lar, Fazla olarak, Macaristanın da bütün memleketler gibi, tam bir lâhlanma hürriyetine sahib olmasının zaruri oldu- ğunu ve bu meselenin yakın bir zaman- da halledilmesi icab eylediğini de teyid ediyorlar. Şimdiye kadar bunların hiçbiri bu ka- dar açık ifade edilmiyordu. Bu defa, bü- tün bu meselelerin ortaya atılışı vaziye- tin daha olgun bir hale gelmiş olduğuna si ileri geldiği * lamatik mücadelede, Berlin - verinin taarruz hamlelerini t a | ileri götürmeğe karar vermiş bulundu ğunu gösterir. | * Esasen İtalyanın politika usulü, Al- manyada tatbik edilen ün aksine -| larak, her şeyi bir hamlede ortaya at- i Soğuk kanlılıkla mak, baomba patlayışı tarzında sürpriz- ler yapmaya taraftar değildir. İtalya et- rafı kollıyarak ve şartları yok yürür. Bunun gibi, cirimleri ve kuv- vetleri küçük olan Avusturya ile M ristan da, büyük ve kuvv bir hamlede meydana atm C5. demezler, Şimdiki halde, Berlin - Roma mihverinin kullandığı taktiği kabul et. miş görünmekle iktifa eylemeği tercih ediyorlar ve öteki taraftakilere haber ve- riyorlar; bunu mütcakip, hep birden et- rafa bakacaklar, akisleri dinliyecekler, şu veya bu ihtimale karşı lar ve nihayet, dünya i mayüllerine, yeniden k Macaristan büsbütün gizli gizli o z silâl mine göre, bir hayti kuvvet sahibi oldu, y lanma yapmış değil- dir; bunu yapmış olmadığı için-de, orta- | ya bomba gibi atılacak kararlara imza koyamazdı. Şimdi görüyoruz ki yakında Macaristan evvelâ silâhlanma kararını verecek, ondan sonra silâhlanacak ve tahkimat yapacaktış Daha büyük karar- lara geçmek işi ancak ondan sonra gele- bilir. Bu mülühazalara göre, Ciano'ya mu. vaffakiyetsizlik atfetmek doğru — değil- dir, Clano'nun Peşteye' bu kararlardan |daha sürprizli ve top gil rak ti kararları | ret e- mühim aa K gibi ada Resimli Makale: Yel değirmenime benziyen insanlar vardır, rüzgâr hangi taraftan esörse e tarafa dönerler. Dost, arkadaş, tanıdık nö söylerse onu yaparlar, iyi veya fena istikamete teveccüh et- meleri dost, arkadaş ve tanıdıklarının iyi, yahud fena ol - malarına bakar. Bu gibi adamlara iradesiz adam defiz. SON ” POSTA W İnzanda irüde kuvveti... € irade sahibi yapma yaştan itibaren iyi rar etmelerini öğr Bir insan irade sahibi olup olmamaya çocukluğunda alışır. Sonra da alışlığı gibi devam eder, büyüdükten sonra onu ik, yahud da tradesiz hale getirmek müm- kün değildir. Bunun içindir ki çocuklarımıza daha küçük şeyi istemelerini ve istedikleri şeyde - etmeliyiz. —— ——— — — ( SOZ nnn aameemer ARASI N NDA ÖÜ R eai yemeae e TGR se eee ç aai el nni sE e R a Ölüme giden adamlar Yukarıda resimlerini gördüğünüz adam nereye gidiyorlar biliyor musu - nuz? Ölüme... Kaliforniyada haydudluk ve cinayetlen dolayı idama mahküm edi- len bu beş adam, an, ön beş metre ileride bulunan elektrik sandalyesine ne kadar sükünetle gidiyorlar değil mi? Sakın bir kadın lokanta garsonunu öpmeyiniz! Amerika âlimleri bir kaç gün & rib bir tecrübe yapımışlardır. larda hizmet eden ğarson kızları hatli ve en güzellerinden on iki kız mışlar, kızların her birinin ellerine kat çuktan eldiven giydirdikten sonra ceden lâboratuvar fırmında deze ettikleri birer tabağı öptürmüşlerdir Bu tabaklar kızlara öptürülür öptürül mez hemen muayene için lâbor gönderilmiştir. — Yapılan beş | ra |N& şehrindi muayenede her bnseni: 650 mikrob yuvası teş ların da iki gün içinde her yirm da, yeni bir nesil yetiştirmek sur ğaldıkları tesbit edilmiştir. Bu netice üzerine Amerikalı mütefen- | ninler, bir erkeğin sıhhati için en tehli - | Ükeli şeyin güzel bir lokanta garsonunun | lardır. busesi olduğu kanaatine varmı, patlar kararlar vermek üzere ş ol- duğunu farzetmek hata olurdu. Ciano -| mâatik mücadelede yen: bir ak, karşı tarafı çevirmek i tertibat almak üzere gitm Bizce Ciano, Roma protokolüne bu adı- mı attırmış, karşıdaki zümreyi diplomasi sahasında sıkıştırmak için yapılan terti- bat silsilesine bir halka daha ilâve et- miştir. Şimdi nöbet Almanyaya geliyor; Ital- ya, Avusturya, Macaristan, hep bir ellerindeki topu Hitlere geçireceklerdir. Muhittin Birgen D İSTER İNANMA! ı İ müddet beklemiş. Bir ikinci Topkapı ile ço-; STER İNAN, Topkapıya gidecek olan bir arkadaşımız evvelki gün saat 21,10 da Belediye durağından bir tramvay arabasına bin- mek 'stemiş, fakat araba hareket etmiş, arabası «İhtiyari tevakkuf mahallerinden birinden binerim. diye düşünerek Sultanahmede doğru yürümüş, bir müddet Aya- solya durağında beklemiş, beklediği tramvay gene gelme- miş, bu sefer gene yavaş yavaş Belediye durağına doğru p Tei HERGÜN BİR FIKRA Onu da bendeniz dinledim de bir işi varmış. 4 gelmiyormuş. Adam rüşvet vermeyi üşü bir keseye yüz altın koy müş, mübaşire vermiş: — Bunu, demiş, benim tarafımıdan kadı efendiye götür. Mübaşir keseyi kadıya götürürken açmış, içinden bir altımı almış ve ce- bine atmış. Kadı kendine gönderilen altınları saymış: — Herhalde, demiş, yüz altın koy- müş oli Bir tarfesi ne oldu? smede adamın İşi- ne bakılıyormuş. Kadı: — Bu mezele hakkında doksan do- kuz şahidi âdil dinledik, acaba yü- züncüsü ne ola ki? Der demez mübaşir atılmış: — Onu da gıyabınızda dinledim efendim. Demiş. berdeniz .|t İki milyonluk Serveti reddeden Bir dilenci İtalyanın şimalindi 60 yaş adam vardır. İsmi niyi bu hale sokan oğlu Ab Kumara dehşetli bir surette olan Antonio babasının nesi varsa hep- sini satmış, adamc sonra da ÂAmı Antonio Amerikay manasile başka bir a€ muş, çakalamış, mühim bir para ka: mış. Fakat ö etmemi! şında olduğu halde kânunuevvelin be - şinci günü kısa bir hastalıktan sonra ve- fat etmiştir. Babasıma bırakmış - olduğu 2,000,000 dolara çok yakındır. Giovanni Borelloya bildirilmi adam oğlundan kalan parayı dilenciliğini tercih etmiş. Sebebini sor - muşlar, Demiş k — Namerd bir evlâdın lütfüne uğra - mak bir saadet değil bir zillettir. Çünki beni bu hale sökan odur. z bu hale ikaya yollanımı: varır varı m olmuş. Çi yürümüş. Belediye Gene beklediği tra binememiş. — Bir V (59) numaralı bir Relmeyince İde K tiyan'ın ve İn, Açık göz bIrNeıryork!uı Fotografcının işi | axa uraa vmz Açık göz bir Nevyorklu fotoğrafcı, re- simde de gördüğünüz gibi mukavvadan yapma bir mayolu kadın resmi bulmuş ve bunu istiyen erkeklerin kucaklarına ve- rerek resimlerini çekmeğe başlamış. Bu şekilde çekilen resimlerde kadının mu - kavvadan olduğu kat'iyyen anlaşılma - maktadır. Fotografcı bu sayede çok pa- Ta kazanmış. İhtiyarlıktan şikâyet etmiyen ihtiyar öldü Son gününe kadar şürayi devlet âza - |hğile bir çok büyük kumpanyaların w halli idare riyasetinde bulunan Danimar- kanın en maruf ricalinden N, Andersan bir kaç gün evvel 86 yaşında olduğu hal- mhagda ölmüştür. Bu çok ihtiyar, D rkalı ci Ge unuyordu. 191€ de ile müttefikler arasındaki mu- eye son verilmek için yapılan mü- erolerde büyük roller oynamıştı. Mü- effanın hayat için husust? bir nazari - rdı. Ölümünden bir kaç Yün evvel nı hayret derecede faaliyetini mu - za ederek bü kadar uyun yaşaması fomn 1 cevabı vermişti: — İnsanları en çok ihtiyarlatan şey va- kitsiz olarak artık gençliğini kaybettiği di idir. Hayatımızın her dakikasın- di Ş düşünmeden ve bilhassa hiç bir vakit biz de vâaktile genç idik deme - den vazife ve işlerimizi görmeliyiz. Her vakit genç olduğumuz kanaatini taşırsak bütün gençlik kuvvetlerimizi muhafaza ederiz> demişti. Filhakika 86 yaşındaki ar son gününe kadar tıpkı bir genç gibi faaliyetle işlerini, vazifelerini görür ç bir vakit ihtiyarlıktan şikâyet et. mezmiş. durağında tekrar bir müddet beklemiş, mvay gelmemiş, fakat Sirkeciye doğru Topkapı arabasının — geçti Di görmüş. Arkadaş beklemekte devam etmiş ve beklemiye başlayışı- nın, yani ilk tramvayı kaçırışının tam 43 üncü dakikasında 'Topkapı tramvayı gelmiş. Arkadaş da binmiş ve Topkapıya gitmiş. Bu tramvayın numarası da (58) imiş. İSTER İNAN, İSTER İNANMA! kral Kris- | « |sada, «Ceel> diye bir gö ırrı ne olduğu kendisine soruldukta | İkincikânun Sözün Kısası | Ondanda — Var!. E. Talu nın çocukluğunda bulda büyük bir koleri muş.. rahmetli, anlatırdı: Büyük baPt Hocapaşadaki konağında, oturduğU "4 penceresinden, bir günde yirmi © nin ardarda sokaktan geçtiğini S0f O vakitler hekimlik şimdiki kadaf Ü lemiş değil. Mikrob nazariyesini V koyan Pastör henüz doğmamış. B? nın sebebleri, âmili, nasıl b türlü tedavi edileceği meçhal. İstanbulda, hekimbaşının Ti bir eMeclisi âlii sıhhi> var. Var, bir mahalle ihtiyar heyeti belki ? yanında Fransg tıb akademisi lim. «Meclist âlit tıbbi» nin mulaire ve Pathologle deksten ziyade, Hez kımmdan Koleranın intişarına sebeb olaraki la bula ne bulmuşlar? Patlıcan, biyif mısırı! j Hele patlıcan! Bütün kabahat bi © feraceli, nefis, leziz sebzede, y Zaptiye nezaretine emir verdirmi Yik patlıcanın satışı da, istihlâki de YÜŞ yaz. Mübarek patlıcafi nmedikten sonra, yaz meV 5) adı çıkar mı? Dolması, -, kurnı yarığı, oturtması, kızartma&i; İ kâr beğendisi, pilâvı, herzesi (patliffğ | salatasına böyle denir) ile, sebzelerif E) hakkın şahi sayılan bu bostanlar * tini sofrasında sabah, akşam gö itemiyen İstanbullu olur mu? Sebzevatçılar bunu bildiklerindeti Öğ| 'den gizliye birkaç patlıcan tedarik ©ğ| â bir küfe dolusu fasulyanın W iğ| Wbmc saklarlar, ve dalmi mücerreP terilerinin * kulaklarına usulcacık larmış: Ondan dâ var!, * On bir buçukluğu terk ile, kendimt f7 la alıştırdığım mahud Tiryaki sif' inde, bütün Ankara tütüne” ni, kaç gündür melül melül dolaşıy f ğ) Mübareği bulabilirsen, bul! Hat Yüp nerede ise ağlamalı olacağım; yıı)"’l V isyan edip, ömrümün bu son ı!V“d wq terkedeceğim. İ Ne yapayım ki, bu otüz beş yıllık ı orlağından ayrılmak benim için ' değil Kalbimle onun arasında kati frhi çimsizlik olduğu halde, gene de kâ” çekecek kadar kendisine merbutull İyi amma, otuz beş y kadar nevi sigara değiştirdim. * ) «Bafra» nın, dimağımda N€ vardır. En son bu Tir: rın - tedbirej: | SI ğ / | | | ündü, kaş dün, gene bizim o vefaki” luktan bir paket almak Ü” tütüncü, usulcacık — kulağ ğğ | — Nihayı |bir bu Bi eğildi: | — Ondan da var? demez mi? g ) Meğer, tütüncülere, İnhisar Ydıîj İ — İdare edin., # î r, üçer kilo veriyof', Bi ari, babamın, seksen B evveline aid kolera ve patlıcan l**”f | sini hatırladım. | Demek oluyor ki, modern bir m,—;ğ' de husule gelen en ufak aksaklık İ | Mmanevi benliğini birdenbire bu & (l gerilere atıveriyor! | a TAKViM İKİNCİKÂNUN yez MKT 14 İMır_â | Pı-ıı;xaığı: İ CUMA Zilkade 2 © Küsua 1i Kavarnl 68 GÜNEŞ

Bu sayıdan diğer sayfalar: