15 Ocak 1938 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 9

15 Ocak 1938 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

eee Şile önünüs müsad:menin uyarcırdığı bir deniz hatırası SİS Bizim tonluk 'ltınd.., İÇİNDE 28 MiL! gemilerimiz açık denizde çarpışırlarken 50,000 Kraliçe Mary Transattantiği New - York limanına girerken h:gle"] açıklarında iki Türk vapuru, bir-|ancak Toros Ekspresi yapar. Bu sür'at dar * çarpıştılar. Sanki — İstanbulun | bu küçük şehri dalgalar üzerinde _ıekdl- b,b_“'îk"d-nndı bir köşeyi —dönerken | re sekdire sürüp götürürken ben önce - bi, hor çe Sarpan iki şoför imişler gi - Jeri korkuya ve endişeye düşer ve «bu hi gö Diri kabahatin ötekinde olduğu - | medeniyet devi bu sür'atle - bir gemiye Tayı dyor. Bu hâdise, bende bir hatı - İ çarpacak olsa bizim halimiz ne olur?> tim, Yördırdı; Onu hikâye etmek Bte- |diye düşünürdüm. Şile Bi * üğ tkaç sene evvel, galiba 931 ikbaha- | — Galiba üçüncü gündü. Gemideki va- BeçiyoTünda, ilk defa olarak Atlantıği | zifelerinden biri de her yolcu — ile birer deri ça . O zamanın en büyük ve en | birer konuşmak, hallerini ve hatırların Ti Vapuru olan Bremen'in eşi *Furapa» | sormak, kuş sütünden başka her şey bu- » yemeklerden memnün olup olma- h Tanmm yedisinde Bremen lima -|! Ce Binmiş, erteri gün akşam — üstü |dık Cürg'dan kalkarak arkamızı Av .;r. eri anlatmak ol: illerine çevirmiştik. O zamanki |la yemekten sonra, tekrar bir sis taba- kasile bürünmüş geminin salonunda be- raber kahve içerken sordum: n anlamak ve ke! h ya n gaN en büyük ve en seri vapurun- ine DN en büyük ve işlek bir de- :.;:lııx defa ç.ı...“w yolcu nasıl bir| — Bu kesif sis tabakası içinde önünü S 7 Ve dikkat içinde bulunursa ben görmiyerek giden geminin bu müdhiş idim. Bu vapur fennin bir ha- | sür'atinde tehlike yok mudur? g denizde tabiatın — büyük ve Hayır, yoktur; evvelâ — iletleri: 9K D Parçası idi. den ve hesablarımızdan eminiz. Gemi - tonluk dev cüssesile bu | nin su üstünde her dakika nerede oldu- Yonga algaları üzerinde — küçük bir | ğunu ancak bir iki metre hata - ile her h'*'ütı* le Olamıyan Europa, binlerce | zaman biliriz. Ondan sonra da, şu daki- YAt n ik turbinlerin uyandırdığı bir kada Avrupa ile Amerika arasında ha - *bazlnı içinde, titreye titreye, mü-İraket halinde bulunan - bütün gemiler, ;:* bir-uğultu çıkararak gidiyor. — | birbirlerinin nerede olduklarım — bilir - ün :;miyi Ve-anun hayatırı anlatmak (ler. Biz de yolumuzu ona göre tayin e- bi h ç B K Elderiz. Ş umi...,,'k,f_’;f';vî';mm?:ğ“ ,_îî:l"fı Bu cevab bana emniyet vermiş olmak- İstiyorum, h la beraber, kendimi bir türlü bu gemiye süvari yapmağa cesaret edemedim! İki bin insanın hayat mes'uliyeti, vonlar nların muhafazası endişesi gö - | önüne geldikçe, küçük bir Kral. dık demek olan süvariliği kabul etmek Yüzere en küçük bir cesaret bile duya - M mıyordum. Ön metre İlerisini görmiye - Bde, B gehreli kek Ö6 Te süğ'atla” Kü orlürmda lrakı ""G-'m. SD EDi, Şühüd. sk a e e revketmek beöte'0 Kadar ağır bir Yöktüye Eiz gemilerden başka bir şey | b 4) ünin çıkardığ YS * Gal çıkardığı uğultu için « S yi Etları yararak giderken başını - füş ““ndeki haziran güneşi bile soluk- A * & î“"“*_— hiç de güzel bir deniz değil- :Gr İzin o güzel lâciver Yoktur; soluk, sisli, boş, İşte ha, a Uuk N Uzak, nihayetsiz ve soğuk bir bu kadar. şdi ki kendimi bu dikre bir türlü alıştı- ramazdım. Halbuki denizden korkmam, bayatta umumiyetle cesaret ve cür'etten mahrum adam da değilim! Za ll la y E - N Bu fikrimj ikinci kaptana söylediğim îıı.ı,":ın’îmın Ufukta büyük £ S iaiim, a S par- üldü: d a KŞ zaman, gül MazÜzen siş Hallmlar Atlantik üzerin - | — — gğer, dedi, biz'sisden ve tipiden do a sdklarıdır. Gemi, zaman ae De . yolumuzu doğiştirecek, duracak ve &2 veya alardan birinin içine dâlar ve h *Y! Y E b k BR D çok k ? ğ yya sürdümizi azaltacak olsaydık, Avru- m'“tılp,& * 'esİf bir sis tabakası içine padan kalktıktan — sonra Amerikaya ne irla Bider, veya çok zaman bü sis i - t Sis b ge vi | Vakit varacağımızı Allah bilirdi. Görü - q::k' Olur ki _nun : h__d'" k"“ff bir yorsunuz zaman zaman hep sis içine p',_d ile, ";Pî::ıî" n güneğli bir *A- |giriyoruz. Eekiden, gemiler sisde yürü - d e BEYeCtErE. dolar | yeköellür; Tatha ” DK yaraş " öiğerlebi SA birbirii İSİN birkaç metre mesafa. ünde ı;"m Rörmek kabil olmaz. :jxıı,ı K'imülııhî defa, güh bir sis taba - İ$ ve a *rek, gâh sincabi ulku ge - İtvam Büneşi tamam görerek yola Şimdi böyle bir şey yoktur; gemi sisde de gider. İnsanların da vakitleri çok kıy- metlendi. Bundan başka, bir de hesab. Düşününüz bir kere: Gemide iki bin yol- ha lersini ı €ü var; bu yolcuların program haricinde ben © Kesir bı'r'- Bazan bütün gecc fev- |'bir yemek daha emeleri kaça mal olur! üy, PüN bu şişi e Sarılmış olarak gi -| — Hakikaten öyle idi. Firatla yi e SS hiç aldırmaz. — Ayni Ü Yazatg Ç Oluna dev, j t 'am eder. Bu glir" Nihayet, Amerikaya yaklaşıyoruz. saatte 276 mildir. ki bi . Gen sinin gazetesi, ertesi gün, Nevyorka trenlerinde bu Yasatiyi (Devamı 13 üncü savfada) j Ceceleri rahat transatlantikler dünyanın en kalabalık liman-| F* &vce gözüme bir damla bile uyku biri olan New - Yorka nasıl girip çıkıyorlar? Yazan: Muhittin Birgen ; Hethe . & © ON POSTA —— — —— ACEMİLER 9- Acemi gazeteci Yazan: İsmet Hulüsi uyuyamıyanlar, neler yanmalı? girmedi mi, diyorsunuz?, Herhalde bunun bir sebebi olacak. O halde şu resimlere bakınız ve yazılarını dikketle okuyunuz! SA ” | — Öksürük ve 2 — Midevizde ya bir gicikuyü » — bir ağırlık, hazım: manıza mani olu- — sızlık mı hissedi - yorsa bir yastık a- hmız ve yarı kal- kık vaziyette olan bu yastığa başı - nızi — dayayınız, Öksürüğünüz ke « silir, 5 * 3 — Işıkta yata. Mazsanız, ve lâüm- ğ bayı da söndür- '« yorsunuz; yüzü - koyun yatınız ve ellerinizi altınıza alınız. — Şimdiye kadar teşerrül edemediği « mize doğrusu çok Mmüteessirim. Ne isa şimdi iş vakti.. bir gün bizzat rahatsız e« derim.. uzun uzadıya görüşürüz. Gazete sahibi sordu: — Görüştünüz mü? — Ne siniz? Dedikleri zaman: — Gazeteciyim! Derdi. Her hariğgi bir mesele mevzuu bahsolsa atılırdı: — Biz gazeteciler bunu daha başka mekten korkuyor. sanız gözünüze bir band koyarak ya- tınız. türlü muhakeme ederiz. — Görüştük! — Hangi gazetedesiniz? — Yazsanıza.. Diye sorarlarsa, cevab verirdi: Neyi yazayım? — Hangi gazetede değilim ki... — Görüştüğünüzü Bu kaçamaklı cevab işine gelirdi. Çünkü hiç bir gazetede çalışmıyordu ve çalışmamıştı. Nihayet günün birinde bir gazeteye baş vurdu: — Ben gazetenizde çalışmak istiyo - 4 — Uyku yuzünden boynunuzda kırı- | rum! Acemi gazeteci, yazdı: «Dün gazclemiz muharrirleri: rasadhane müdürü Bay Fatinle tele görüşmüştür.» İ Yazıyı gazelenin sahibine uzattı: — Yazdım. klıl lmasın! d, mız bü Dedi. Gazetenin sahibi sordu: Si A NŞ ee Pa Gazetede ne İş yaparsınız? Bu mu? kilde yatınız. —ii — Ne iş yapmam ki.. Gazetenin tahrir müdürü çekilmişti — Tahrir müdürlüğü yapabilir misi - niz? — Tabif yaparım. Benim en iyi bildi- Bim bir iştir. — Öyleyse bugünden işe başlayın! Acemi gazeteci, işe başladı. Muharrir- ler yazılar veriyorlar, ressamlar resim - ler getiriyorlar. Fotoğrafçılar, günün ak- tüalitesine aid fotografları masasının ü- zerine bırakıyorlardı. O, masasında otu- rTuyor, matbaada hiç durmadan çalışan - $ — Bu şekilde kıvrılıp yatmak, iyi ve |#Ta bakıyordu. — sıhhi değildir. Ayaklarmızı bir parça | Gözetenin sahibi: — Çalışmıyorsunuz? büzerek yatmak daha sıhhi ve rahat o- Dedîı Ş Gazete sahibi düşündü, bu işi de bee İ verememişti, Acaba nasıl iş vermeliydi? — Limanda fırtına varmış, şunu ta kik edin de gelin! Dedi, acemi gazeteci dosdoğru liman şirketine gitti. Şeflerden birini gördü: — Limanda fırtına varmış bayım? — Var ya! Neye var? Bu fırtınayı kim yapı « yor, niçin yapıyor, ne vakte kadar de , vam ettirecek, bana çabuk cevab verin ben bunun tahkikine memur bi teciyim.. Böyle bir sual karşısında kalan edam şaş ışti; karşısındakinden de deli Raze 'e çekiniyordu. Başından atlata « lur. — Çalışacağım ama vakit bırakmıyor: | 0 bir çare aradı: çe stx.ıı üŞ lar ki.. — Affedersiniz, geç kaldınız, biraz ev. — Ne oldu, kim ne yaptı? — Masamın haline bakın, bir çok kişi bir alay kâğıdlar bıraktılar.. burası kâ - ğid sepeti mi; doğrusu buna tahammül edemem.. — Onlar gazeteye yazılar.. — Mademki gazeteye girecek, bana ne diye veriyorlar?.. — Okuyup tedkik etmiyecek misiniz, sıraya koymıyacak mısınız? — Tedkik edeyim ama, ne diye sıraya koyayım, buranın dosya memuru yok mu, o sıraya koysun, numara atsın, Bana nel. İş anlaşılmıştı. Tahrir müdürlüğünün «Ta> sını bile yapamıyacaktı. Gazete sa- hibi düşündü: — Bu iş olmıyacak! Günlük gazeteleri karıştırdı: — Bugün bir hayadis var.. bir yıldız dünyaya çarpacakmış ama çarpmamış. 7 — Yatarken ayaklarınız TrüyoDiK. Rasadhâne müdürü Bay Fatinle Börüşse- vel hepsini gazetenize bildirdim. Dedi. Ace zetesine dündü tündeki odada ya- tıp ta, gürültüden uyuyamıyorsanız , kulağınıza pamuk veya hususi suret. ——" te yapılmış macun — koyunuz. gazeteci oradan çı — Bu da olmadı deği maka le filân yazmıya hevesiniz var mıdır? — Olmaz olür mu? ; — Meselâ nasıl makaleler, mizahi ya- zabilir misiniz? — Tabil yazarım.. — Öyleyse bize mizahi bir yazı ya ama çok gülünçlü olsun. Acemi gazeteci, oturdu, düşündü. Ev- velâ kendi güldü; sonradan yazdı: «Dün sokakta bir adam yürüyordu, Yü- rTürken birdenbire ayağı kaydı, düştü. Aman ne güldüm, ne güldüm, ne gül « düm, karilerim de gülsünler diye ya - zıyorum.» Gazete sahibine gösterdi. — Olmadı. Acemi gazeteci artık kızmıştı, girecek resimler, niz.. karyolanızın ayak ucunu bir parça yük-| — Görüşeyim.. 6 nerededir? seltiniz! — Kandillide. Fakat vakit Beç oldu. Bu saatte oraya gidemezsiniz. Telefonla görüşün.. — Rlica ederim, dedi, ben bunlara ta: hammül edemem.. saatlerdenberi buradi muhtelif işler yaptım, hepsinde de mu « vaffak oldum, Fakat siz, ben ne yupsam, olmadi, di - A_comx Bgazeteci telefonu açtı. Bay Fa- uz.. anlaşıldı. benim uvvet. tini buldu: bir gazeteciyi ga aü — Bay Fatin siz misiniz? ak istemiyorsu diyorum. uz.. İşte ben de gi- Acemi gazeteci, şapkasını giydi, bag « tonunu eline aldı — Ben, dedi, kehdim bİr gaze yım da görürsünüz. top attırırım. Hızla dişarı çıktı. — Nasılsınız bayım, iyisiniz imşallah... —N — Ne v ne yok.. hiç sizinle söyle bir görüşmek istemistim de.. — 9191? * Çıkara. 8 — Kalbiniz Ççarpıyorsa asla sol tara- BÖK a fınıza, ve horluyorsanız da sırtüstü yat- mayınız! İsnct Hulüsi

Bu sayıdan diğer sayfalar: