29 Aralık 1940 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 2

29 Aralık 1940 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Boş gönülleri Dolduracak akide Yazan; Muhittin Birgen ugünün göğüsleri bir akide- NR kr ene bi inan kaynağı yaratmak ihtiyacının ne ka- dar büyük olduğunu hissetmekte hepimiz müttefikiz. Mesele, bunun nâsl bir iman olması ve genç nesil- İere hangi yoldan telkin edilmesi lâ- geldiğini tayind de duracağım. Geçenlerde, Vedad Törün neş- rettiği «Dinimiz» ünvanlı bir eser den bahsetmiştim. Eserin, bize ha- yat ideali olarak Amerikayt şöster- mek istiyen mukaddemesi üzerinde müellifle hemfikir olmamama rağ- men, yeni Türk nesillerin: yeni bir ahlâk idenli arayan ve bu maksadla bazı teklifler yapan bu | teşebbüsü memnuniyet ve takdir ile yüdet- mekten kâli kalamam. İçinde birçok | güzel fikirler tasıyan bu eserin ben-| ve zayıf olan üç mektası vardır: 1 — Pragmatik Amerika hayatını bir takım rakamlarla bize ideal ha- yat olarak göstermek. 2 -— İfadede mevzuun derinliğine ve diyetine zıd görünen bir Amerikanizm tas- mak. 3 — İdeal olarak duyguyu de- #il, maddeyi göstrmeğe meyyal bu- İunmak. Bu üç ihtiyat kaydı haricin- de muhterem Törle müttefikiz ve Zannedersem bu kadar mühim bir bahiste bu kadar fikir birliği çok şeydir. O kadar çok seydir mandanberi benim de zihnimi ço ehemmiyetle işgal eden bu bahse! dair bugün ben de bir sey söylemek istediğim zaman evvelâ, Törün e serini hatırladım ve onun üzerine yeniden dikkati celbetmek istedim. Aşağıdaki fikirler de evvelâ Törün ortaya atmış olduğu bir bahsi biraz daha işleyip, biraz daha tekâmül etirmekten başka bir gaye sahibi değildir. * Gençliğe veraceğimiz ideni, tari- hin bütün idealleri gibi, matlaka bir| ir felsefeye, kısmen ok bir havaya bürünen bir hayat anlajınna istinad etmelidir. Fakat, bu duygu, bu felsefe, bu ba- yat anlayışı, dünkü gibi, dünyadaki relah yerine münhasıran ahiretteki sandeti düsünen bir esas istinad r decek değildir. Dünya için düsü- nen, dünyanın iyiliğini ve dünyada» ki iyiliği idenl haline koyan #duy- gulu bir felsefen yapacağız, Bir fel. sefenin bir idenl olması için esası rakam: değil, duygu olmam lâzm- dır. Bunun icin de onun kısmen ol sun mistik. bir ruha sahib olması ienb eder, Mektebe böyle bir felsefe | sok- mak, yeni nesillere yeni bir ideal yaratmak için, bence işlenilmesi en kolay ve en tabif görünen mefhum «Cemiyet» tir. Zamane züppeleri- nin Sösyete dedikleri şey! Halbuki, miyet» kelimesi bize Ziya Gökalpın bir yadigindir. Bu keli meyi, en doğru yerinde, en çok ve ki. bir za- İdir. SON Resimli Makale: GOD Lr MAİ Fransanın çok tanınmış muharrirlerinden biri geçenlerde: — Duvarlar saglam, adı altında bir kitab çıkardı, kitaba bu adı verişi. nin çok basit bir sebebi vardır: Topçu ateşi altında harab olmuş bir köyde dolaşıyordu. Yıkılmış bir evin enkam önünde bir köylü gördü. Adam yuvasınm enkasım dikkatle muayene ediyordu. Kendisine birisinin bakmakta olduğunu görünce döndü: — Duvarlar sağlâm, dedi. Tayyarecilik Âleminde: Fotoyrafın tayyarecilikte oynadığı hüyük rol ir şeş Bugün modern hava teşkilitna malik memleketlerde mevcud mm azzam bir takım salonlar düş memleketin arazisini gösteren kabartma harita ve resimlerle örtülüdür ve bombardıman pilotları salonlarda bu barita ve resimleri saatlerce tetkik etmektedirler. İ | e MR m Asrımız yalnız süra; asri olsrak bize Stratosferde seyahat imkânları veren bir asır değidir. Bu asir ayni zamanda Merih yıldızmda mevcud kanalları ve güneşin sathında hayal meyal görünen Jekeleri dahi opjek'if| İiserinde teksife imkân veren bir asır. Bundan (ötürüdür ki modern en yüksek bir aşkla en evvel o kül-İyartde tayyarenin yanında opjekti - landı ve bütün hayatında yalnız o- nunla meşgul oldu. Hiçbir mübalâ- ğa duygusuna kapılmaksızın, şuur- İs bir tarihe içtimsiyatçı olarak söylüyorum: Ziya Gökalp Türkler #çin, eski tarihi manasile, bir mür- şiddi. Gökteki Allahın d yet deki «Cemiyet» in gönderdiği bir mürsid. Bütün insanlar için değil, Türkler için gönderilmiş bir mürşid! Ziyayı. yaşadığı devir iyi anlamadı; tarihin bütün mürşidleri de zaten hayatlarında anlaşılmış değildirler, Ziyayı tanıyanlar, onun «duygu- İs» ilmini ve «düşünen» idealini ta- mımş ıve «duymuş» olanlar pek iyi bilirler ki onun mabudu «cemiyet» idi. Yanlış anlıyanlar olmasın, elt- tihad ve Terakki Cemiyetin değil, insan cemiyeti, Türk cemiyeti! «Ben yokum, biz varız!» diyen Ziya en temiz bir derviş kadar sofu, en za- hid bir müslüman kadar dindar, en çanfeda bir âşık gibi coşkun ve a- teşli idi. Faki zamanların temiz bir müslümanın kalbinde Allah korku sw (veya sevgisi ne idiyse Ziyanın kalbinde de cemiyet sevgisi (veya korkusu) o idi, Fsski zamanların za- hid bir müslümanının kafasında «sıfatı zatiyen ve «mfatı sübutiye» ne idiyse Ziyanın kafasında da ayni sıfatlar, cemiyet obakkım. Ğ kuvvetle ayni me derdi: Cemiyet ralim» idi, «basir idi. Ayni zamanda meselâ Celâlet tini Ruminin felesfesin! twkiben, Zi- ya için, ne «cemiyet bizden avr» ve ne de «biz ondan gayris idik! Zi: in arzusu (veya ira- * desi) hilâfına hiçbir sev yapamazdı; çünkü bu agünah» idi. İnsanı ahi- rette cehennem ateşine (götürecek | harbin birinci fn zannolunduğundan pek çok mü- him bir rol oynadığını görüp öğren - mekle hayretle düşmemeliyiz. Alman.) lar kadar İngilizler de, buğün, bu va-| atadan azami surette istifade ediyor.! lar, Şimdiye kadar inlişar etmâ hemen bütün yanlar, sa harbinin ha - zırlanmasında öpjektifin başlıca de » Hü, hattâ beli başlı zolü ifa ettiğini göstermektedir. Bu eserlere nazaran; kış devresinde Alman başkumandanlığı ile beraber İngüz bava kuvvetlerinin en önde gelen va. zifesi, karşılıklı olarak müstakbel he. deflerin resimlerini almak olmuştur. Bü suretle İngiliz tayyareleri Alman.|manyanın, Almanlar Ga İngilterenin yada bombalayacakları her hedef) hakiki bir kadastro haritasını vücude ayrı ayr: tesbit ettikleri gibi Almanlar! getirmişlerör. da, bümukabil ordularına hareket| Bunu yapmak için de harita vücude noktası olmak üzere tayin eyledikleri| getirilen saha santimelre murabba: mahallerin parsel parsel fotoğrafiyelesası üzerinden küçük murabbalara müstendi haritalarını çıkarmışlardır. taksim edimiş ve bu murabtaların Bugün de İngiliz ve Alman tayyarele- çinde bulunan bütün hedefler ayrı rinin durup dinlenmeksizin yaptıkları ayrı tesbit olunmuşlardır. Böylece, bu akınlar, tayyare dafi toplarının yeti. çi memlekette mevcud va harb işine şemedikleri mesafelerden yerdeki; he.'yarıyacak bütün müesseselerin kü - deflerin resimlerini alan seleobjektif. çüklü büyüklü topoğrafik bir plânı ler sayesinde mümkün olabâiyor. İd. meydana gelmiştir. dinlara göre, bu sayede, İngilizler Ai-| (Devamı 8 inci sayfada) İSTER INAN, i İstanbul şehrinin içinde 'ki çeşid yol vardır. Birinelsini, Belediye kendi yasıtalarile yapltırtmıştır, ikincisinin yapılmasını ise müteahbidlere bi - rakmıştır. Dikkat ediniz: İstanbul şehrinin içinde güzel olan, sağlam olar, dayanıklı olan yol be- lediyenin kendi vasıtalarile yaptırttığıdır. Buna mukabi müteahhidin yaptığı Yol eğer parke tse bir çok ahvalde kanburlaşmış, asfalt ise ilzeri tabaka tabaka açılmış, yapılışının üzerin - den sene geçmeden tame muhtaç bir hale gelmişir. O'halde Belediye şehir yollarının mümkün olduğu kadar fazlasını ne. den kendi vasıtalarile yaplırtmıyor? Bu öyle bir sualdir ki, hatıra gelmemesi mümkün olamaz, POSTA Duvarlar sağlam. S Lr Fransız muharrir her şeye rağmen istikbalden ümidi kesmemek Jâzm geldiğini müdafaa ederken isnad etliği başlıca sebeb milli temelin sağlam oluşu, yepyeni bir binayı çekmiye elin mütehammil bulunuşudur. Bu bakımdan milletler gibi ferdler de tamamen ayni vaziyettedirler, Temel sağlam oldu mu gelip geçen, ufak büyük herhangi bir fırtınaya güğüs gerebilirsina. Ağaç rüzgârın tesiri altında eğilebilir, fakat fırına geçince muhakkak doğrulacaktır, temeli çürük olanlardan korkmalı. İ DTETKİKLER J ilim ve harhb İngilteredeki gizli ilmi müşavere meclisinin eline her gün harb tekniğinin ıslah ve inki- şafına aid 300 den fazla mes'ele gelmektedir Bugün her şey barbin emrine gir tahsisat ayrıldı. Geniş mesi lâbo- diği gibi ilim de barbia emrine gir miş bulunuyor. Esasen daha göçen Dünya Harbinde, teknik itibarile ileri memleketlerde harb senayii bakımından, ilimden azami is de temin etmek İ birler ittihaz eril Amerikan, gilterenin, Almanyanın, o Avus - turya - Macaristanın, İtalyanm bü- tün ilmi enstitüleri, İâboratuvarla- ni seferber bir hale konmuştu. O zamanlar bu sahada en ileri giden memleket bilhasa Almanya olmuştu, 1914 - 1918 harbinde Ak manya, ancak bu ilmi enstitüler ve Iboratuvarlar #nyesinde uzun bir harbe dayanmak imkânlarını bula- bilmişti.. Meselâ | Almsnya, ancak fevkalâde ileri gitmiş bulunan kim- ya ilmi sayesinde patlayıcı madde- İer için gereken iptidai bütün ümidlerini bosa sa, Almanyanın iptidai madde va-| tır: riyetini, stoklarını çok iyi bildikleri) et için, Almanlârin çok kwa bir za - | kilde istifa manda mermisiz ve bombasız kala- | Simdiki İngiliz Başvekili ratuvarları, bir çok ilmi müessese - ler kuruldu. Bu işde çalışmak üzere muazzam bir ilim ordu seferber edildi. Bu müesseselerin idarecileri kara ve deniz istihbarat teşkilâtla - -rile sıkı bir iş birliği yaptı, Bu de Almanların harb esranna aid ik mi mahiyeti haiz bir çok keşiflerin mahiyeti ve içyüzleri öğrenildi. Amerika bu hüsurta daha ileri giderek maruf mucid Edison'un ri- yaseti altında koskocaman bir sare hey'eti teşkil esi. Bu istişare heyetine, Amerikanın en büyük & - limleri, kâşifleri, mucidler elektrik, ve kiraya tröstlerinin idarecileri it - hal edildi. Bu istişare hey'eti iki yıl zarfında 110 bin teklif ve icadı göz- den gecirdi. 1918 yılı baharında İtilâf Dev- maddeleri | letlerinin garb cephesindeki büvtük bulabilmiş ve İtilâf Devletlerinin taarrızları, bi x da bu fetisate hey. etinin mahsulü, Cünkü İtilâf or- duları, kendilerini nihmi zafere ulaş- vi tanrruzda, bu istişare hey- i mesaisinden etmiş bulunuyor: r Çör- caklarını tahmin etmislerdi. Halbu-| çil, hatıratında bu istişare heyetinin ki Almanların kimya İâborstuvarı, bütün ümidleri boşa çıkar. manya, abluka dolayısile Siliden pe- | tirtemediği gühercileyi dahilde sen- İtetik amonyak ve hâmizi azot el * An etmek suretile telâfi etmişti. İste Almanya terkibi surette amonyak ve hâmuzi azot elde etmesini bilme. #eydi, harbe devam etmesine mad- deten imkân yoktu. Bona karsılık 1914 yılında İn - giltere ve Fransada bilhassa kimya ilmi. Almanlara nazaran idi. Meselâ tatil etmis bir vaziyette idiler. Cünkli bu müesse - selerin mensubları veya bu se - kilde cepheye gitmin bukmuyorlar- dı. Bu memleketlerin hükümetleri, daha doğrumu umumi erkânıharbi - yeleri ancak 1915 yılında. ilmin, ilmi kesfiyatın harbe ne kadar fay- bir hayli | harbin ik yılında | messisinden de bahseder, Ver «Bü- Al -!tön bu projelerin hiç birim ne kay - bolrmiş ne de unutulmuştur. der. Orduların terhisini müteakib bütün bu plânlar, formüller, kesifler, be - sablar- dolaplardan o çıkarılmış ve tasnif edilerek tetkik edilmiştir.» 1914 - 1918 harbi bittikten son- ra da, harb dolaymile | teşkilâtları fevkalâde genislemiş olan bu lâbo- ratuvarlar, ilmi müesseseler kapatı madı. Başka sekiller altında, sene mesailerine devam ettiler. teknik inkişaf ettiği nisbette bu mü- emeselerin rolü de gittikçe büyüdü. Çünkü 1914 - 1918 Dünya Harbi- nin tecrübeleri, bundan sonra vu - kun gelecek harblerin, sadece cep - helere inhisar etmiyeceğini, memle- ketin ekonomik hayatı da dahil ok mak Üzere, her bransına kol ata ğını mükemmelen isbat etmisti. Bilhassa harb tekniğinin müte - madiyen tekâmül etmesi, tayyare - azami şe -| Hattâ! lerin, denizaltı gemilerinin hiç dur- madan inkisaf etmeleri, oorduların motörleştirilmesi, elektrik ve kim - yanın harb işinde geniş bir tatbik sahası bulması, silâh O tplerinin hiç durmadan değişmesi, ve yenileşme- si, değil yalnız harb snnayiinin, fa- İ kat harb sanayine bağlı diğer en - düstri branşlarının, bilhassa kimya dalı olabilecez ak ettikleri i -| çin ilmi tamamen harbin emrine &- made kıkmak hususunda (faaliyete girietiler, O zamanlar, İttifak ve İtilâf Dev- İetlerine nazaran daha geç harbe giren Birlesik Amerika, ilimden is- öfade etmek hususunda her iki ta- rafın tecrübelerinden azami mete| imifade etti, Bu iş için muazzam STER INANMA! Fükat cevabi gayet basittir: Belediye, nizamname icabı, ancak şu kadar kıymete olan yolu kendisi yaptırtabdir, (fazlasını müteahhide vermek zarurelindedir. Kanunu ye. anın bu kaydı korken çok mühim sebebleri gözönüne almış olacağı şüp- besladir. Bununla beraber kanunun yapıldığı tarihten bugüne kadar ge- çen saman zarfında bir çok kıymetler esaslı surede değişmiştir. O de. recode Ki o zaman $asbit edilen kıymete bugün hemen biç bir şey yapı « İamüz. İşin çoğunu müteahhide vermek zaruridir. Binaensleyh biz, bu. gün belediyenin kendi vasıtalarde daha geniş mikyasta çalışabilmesi için kaydın tashih ve tadil edilmesinin zaruri olduğuna inanıyoruz, fakat &y okuyucu sn; ve elektrik sanayinin o namütenahi Sözün kısası İstefanaki E. Ekrem Talu B üyük babam, merhum Beğ efendi, bazan çok zarif WÜRÜ teler yuvarlarmış. Meselâ, vezni BOZ sulmadan bilmem kaç türlü okuna len, meşhur: «Semen geldi Recaiye bu mahe oturmak'sni? tesi onundur. si elendi bir tarihte, herhaöğ bir ewlahat komisyonusna mem dilmiş. Ayni komayonda bir de ruh muleberanından İstefanaki vurü” Zavallı adamın büyük bir kusuru, © gibi kokmusı imiş, Dedem, onu bir beyitle hece etmiş: «0 kadar pis kokuyor mendebari üstü, fena Ne zaman meelism gelse kaç İstefar İşte bu beyit, geçen gün birdeniii akıma gekverdi. dikme doladım. S bebi, aşağı yukarı syni ismi taşi; mahı istihbarat ajansının karşi” * dığı yeni bir herzedir. (Mestü vefani) vezninde istersi adile anılan bu kumkuma, galiba mik Kemal haftasında olduğul” kale alarak (tahribi harabat)a rf olsun diye (tahrif; burafat) a kalk” muş ve en cezri bir başmuharririmi bir yazisnı gönlünce tefsir etmiş Böyle fevkalâde zamanlarda bi Wi bii oyunlar olağın işlerdendir. Bİ amma, kimi aldatacaklar? Mesele W” rada, Kendi kendilerini ise, buna b cet yok. İslefanaki dostumuzun YAĞ daşları, kendi dillerinden bir Kel olan palavraya doymuş, kanı! olsalar gerektir. Dünya ise, bir buçuk yıldır yeti hakikatler, eğriyi doğrudan gyd meyi gayet iyi öğrendi. İ O artık ne avama, ne de crtavsslğ De çehrei abuse, ne ( Rüj-Ter İİ CTas)a, ne tencereye, e de <D3© Dasl bitecek: cümlesindeki kelimsiğ rin ik hatflerle anılar havadi nağına inanmaz oldu. Hâdisatı takib ile hükmünü ona göre veriyi Bu sebeble İstefanaki cenabls" gayretleri boşunadır. Tutuştu çalıştığı fesad kandili > ar İ | bir inkişaf ve tekâülünü taleb © mektedir. “ Bu sahada geri kalınamak # tek çare, ilmi tetkik Ove araşti"”. enstitülerine, muhtelif cins lâbof? | tuvarlara geniş mikvasta yer VE mektir. Tabif bu enstitü ve Jâbö' tuvarların, yukanda da yazdı gibi, ordu erkâmharhiyesile, ist İbarat teskilâtlarile sikr bir iş PİT liği yapmaları da şarttır. p Bugün harbe girişmiş buluns? diki ufaklı bütün muharib devleti geçen Dünya Harbinin tecrübe! sinden istifade ederek ilmi, biha harb tekniğine yarayacak bir ts teşkilâtlandırmağı koyulomuşlar” Gerek Geçen Dünya Herbiri | gerekse bir buçuk yıldanberi de Jeden bugünkü harbin öğrettiği (4 ji başka dersler de vardır: E İden, dünmanın kullandığı yeni e bir harb silâbin sedeca taküd Si İ mek büyük hir muvaffakiyet SİZ İlirdi, Fakat, tekniğin yıldırım (tile inkişaf ettiği hu devirde, Ege mandaki yeni bir silâh tipinin #4 fayda yerine zarar, 1 0 v. Cünkü sizin takla derek yaptığınız bu silâh tipi. “ag sfedip yapıncaya kadar aye iz zaman zarfında a eskimin bulunacaktır. Binen cak iş eadece bunun tüziğa » bu tinin dahn iyi ve “4 yenisini yapmak mutlaka bir # rettir. Aksi takdirde düşman g#oyri müsavi silâhlarla | harbe! gibi fena bir vaziyete düşmek rarında kalacaksnızdır. yet Bu iş dönüp dolaşın gene .# ve ilmin teşkilâtlandırılmasına yanmaktadır. i Gm yeni buldan, eğ tecrübeler bize | gunu öi : Harb tkniğfinin inkişaf ve yekâniyi linü nazarı dikkate o almıys” (Devamı 4 öncü s7 vi fi EZ Liza wire ss e ELİF DESE razi z —.—.e mam

Bu sayıdan diğer sayfalar: