3 Ekim 1942 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 4

3 Ekim 1942 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

3/2 Suyla «Son Posta» nn tarihi tefrikası: PATRONA W gelmez kapıcılar kethüdası İbra him ağayı arattı. İbrahim ağa, Halil pehlivan ve arkadaşları a- rasmda kahve çubuk içiyor, bir gün evvelki meşveret meclisine yedi sekiz yüz pürsilâh. yeniçeri; ile gelen Patrona Halilin yerva. sızlığından derd yarıyordu: İ — Sadrazam paşa efendimiz tereddüdünden «imbalı © eyledi diyeceksiz. Yok ağa karındaşla-! rım. Zinbar böyle düşünmen ve| yanık yüreğinizi yok yere tüket- men. Eğer işaret verilse idi bir içim su gibi sizi ve bizi içerler) idi! Dedi, Halil pehlivanın geniş 0-! muzunu okşadı. Halil pehlivan çok öfkeli görünüyordu. Cevab vermesine meydan kalmadan ©- da kapısı açıldı, Mehmed Paşanın kethüdası Mustafa Bey başını u- zatarak İbrahim ağaya: sAğa karındaşım çabık teşrif| eylen» diye seslendi İbrahim ağa telâşla koştu: — Bir şey mi var idi? — İsteni eylen, paşa efendi- miz sarayı hümayundan döndü- ler. — Bizi mi isterler idi? — Cenahınızı istediler. İbrahim ağa odadan çıkarken Helil ve Deli Hasan ağalara bir) şey söylemedi, kapıyı üzerlerine| kapayıp koştu. 3adrazamın ken- disini sabahleyin bu kadar er ken sebebini neye| yoracağını kestiremiyordu | Mehmed Paşanm huzuruna| çekine çekine girdi. Veziriaza- mın kaşları çatık, dudakları t rek ve yüzü öfkeli görünüyord — Gel kethüda ağa, az diye, ceklerimiz vardır. | Diyerek sedire oturdu. İbra- im ağa ayakta bekliyordu, elle-| rini önüne kavuşturarak (başını) eğd — Buyurun sultanım. — Şevketlü efendimi: şin kalmasından mem a Veziriazam kendi sarayına gelir) l | emesinin n bu i- yet ge-| 2 72 — Bu sabah Beşir ağa hazret- lerini görmemiş idük. — Ya, Kırım Hanı hazretleri- ni görmediniz mi? — Anı dahi göremedik benim | efendim. — Durman Han hazretleri ka- rındaşıma gidüp selim söylen, saadetlü padişahımızın dedükle- ri vardır, vakit fevt etmedin ken- dülerini görmek ister idük. — Hemen teşrif eylesünler mi efendim? . Paşa ayağa kalkıp gözlerini açtı: — Dahi iki eli kanda olsa.. İbrahim ağa koştu, Kırım Ha. nına gitmek üzere sokağa uğ radı. Kırim Hanı Kaplan Giray Han Ayasofya yanında kendisine tah- sis edilen konağındaydı. İbrahim ağanın saray ile sadrazam ve kendisi arasında vamta olarak kullanıldığını bildiği için ağayı bemen kabul etti. İbrahim ağa bu sabah telâşli görünüyordu. Kırımda vhanlık» dedikodu ve entrikaları içinde pişen Kaplan Giray ortada «can ukacak» gibi bir şeyler döneşti- ğini hemen kavradı, Kapicıler kethüdası öyle oturup lâf stacal vakti olmadığını anlatmak için Kaplan Giray Hanın eteğini ö per Mehmed Paşanın vezir sarayında ( bekle» mekte olduğunu söyledi. öpmez sadrazamı Han getirilen hsberden hoş. lanmamıştı, fakat renk © verme mek için hafifçe gülümseyerek sordu: — Sahibi devlet efendimiz bu sabah sarayı hümayuna gitmiş- ler mi idi? Pir sultanım, şevketlü pa- dişahımız huzuru şeriflerinden şimdi geldiler. Han daha tatlı gi — Başka ne dedile — Saadetlü efendimizin dükleri üzerine cenabı şerifi ile görüşmek istedüklerini bu vurdular. ülmsedi: ? de AY m SON POSTA Ya, başka bir şey demedi. ler mi idi? (Arkası vur) Galalasaray Ankaraya gitti, Ankarada iki maç yapacak o- İnn Galatasaray takımı, dün ak | şam hareket etmiştir. Bugün ilk maçını Demirsporia, yarın İkinci maçını Gençler ile 19 Mayıs Stadında yapacaktır. senmi İzmit kürek yarışı İzmit bölgesi tarafmdan ter - İtib edilen kürek yarışlarına işti- İrak edecek Galatasaray, Fener- bahçe ekipleri buzün İzmite ha- reket edeceklerdir. Kürek yarış. iları tek, iki çifte ve dört tek ola- rak Pazar günü İzmit koyunda nlacak' Nusret Safa Coşkunun bu akşamki konferansı Eminönü Halkevinden: 3/10/1942 Cumartesi günü © akşamı sak (20,30) da salenamurda müuherir Nuaret Safa Coşkun tarafından beled'ye Simi mevzuunda bir kobuşmu yapı . we müfettiben Evimiz gençleri fa. rafından üçüncü caz konseri verilmek. Si. Arım edenler davetiyelerini büromur. İdam alabilirler İstanbul Borsası 2/10/1942 aç Açış ve « Slerlin Dolar İsrişe M Frçota İse &. udra ' “York 190 19 140 v. l 41.16 3810 ayarlık bir grüm külçe in 4 | ikramiye © 5 838 mens — Eremrum 2.7 © 7 BAL Demiryolu IE 1990 20 — m0 EZE Şehir İni t Yazan : Nusret Safa Coş | EY ee vi, Birincitesrinin ille ge-/te bu âdet olmuştur. Ben de bir kaç Şehir Dram Tiyatrosu.) çizgide uKiş masalı» nin por. İnam kırmızı kadife perdesi bize tresini çizmeğe çalışacağım. İ Shekespeare'i göstermek için açilir.! Sicilya kralı dostu ve misafirleri Bo Yegâne san'at müessesemizin, kap!- bamya kralı Polikenes'ten karısinı| jseni ve perdesini her zene, bir tiyak. Kıskanıyor. İçine zallım bir şüphe gir ro dâhisinin bir eserile | açiş!, ma a nali ve güzel bir an'ane.. bu sefer, mitür. Bu şüphe onu, dostunu Ze. karşımıza, büyük müellifin olgun |hirlemek kararı verecek, karisini! İlule devresi eserlerinden olduğu hal, en ağir ithamlara mahkeme buzu. de tarihi, coğrafi, vessir hataların runa çikarlacak kadar, kafası içinde gayyasında boğulduğundan ötürü; büyük bir ihtilâl çıkartmıştır. Bohem İkülliyatı arasından kap! dışarı edil. ya kralı, bu aigin intikam birsindan! mek tehlikesi geçirilmiş «Kiş masalı» | yakasını siyirtrsa da, Kraliçe, zin- çikti, danı, mahkemeyi boylar ve çile İ Bi üküm- ölümde nihayet bulur, o Çocukları| Birkaç büküm; İ Prens Mamilâs intihar e bir piç | i olduğundan şüphe edilen yeni do. ön kızları, bir dağ başina terkedi. ir. Birinci safhada o Sehakespear;| »Kig iiamanbe' Sönlmepele'le en pata zalimliğile, sahneyi mezba- yit eserlerinden biri., tercüme, mü. haya çevirir. İkinci safhada, Bohem. İtercimin iddiasına göre, kelimeye| ya Kralının oğlu İle, dağ başımda! değil ruha sadık kalınarak yapıldı- bir çoban tarafından buluna ve bü- İl için, «kötü» olmaktan kurtularak yütülen kizin seviştiğini görüyoruz. İvasata çıkmış. bir kusuru da kelime Burada, müellif, hiçbir eserinde gö bonmarşesi halinde oluşu.. «Saygi. rölmiyen bir iyi kalbi'ikle, bütün) larimi sünarim!..», «Sağlamak» ke şahısları bir araya toplar, Adavet Emelerini bugünkü cereyanlara Uya- dostluğa, şiddet müsamahaya çevri. rak kullanan Bayan Mefharet Ersin, hir. Krallar barişır, gençler evlesir, bazı yerler; araliça | ve İMEESA EN gamede iztirab havasi yerine ilik ağır kelimeleri yerleştirmekte bit Fir"M ye meltemi e makuer görmeniz, : bu rüzgünn olşayişından Sehakes- min map ME penr da, fevkalâde mahsuz olur, mesinin ie aciz gönterecei > ” bir enavaffakıyılle konamayı, İLâkle| 7700 diye maine 0l pon a çeyi, sevinç çığlıkları arasında di iin içindekiler.. Bunu sowra Çi Piyesin, karakteri, bir kiskanç onuşalım. İlik tohumunun üreyerek, tipki »O ' Pivesi ” te'lo» da olduğu gibi büyük bhi- Piyesin Mev diselere dal budak salmasıdır. Ve.. İ Bence, hir tiyatro münekkidinin,!piyesin kayde değer vasıfları, mü. temsile daha geniş yer vermek va. elifin, bu eserinde, diğerlerinin ak.| zİfesi iken, uzuh uzun mevzuu an-'slne pek zalim ve haşin olnayışı, latması riyaziye hocasının, Talesin sabneyi tablodan tabloya halle için- davasını birakip, talebeye bayatmı! den baile çıkarmıyarak, kahraman. İ anlatması kadar garib bir şey.. lâ.llarma bu defalık O kiyamayışıdır. kin gelin görün ki. bizim memleket! »Bir kış masalın n- *”, Sehakes, Yazımın eşiğinden birkaç hüküm le atlamak istiyorum: Birçoklarının iddia ettikleri gibi, iyatrosunda “Bir kış masalı,, kun peör, klâsik Yunan trajedisinin tesi- ri altında görünüyor. Sahneye konuş; Yazımın başında bu cephe hak. kında bükmümü verdim. Mulssin Ertuğrul, muhteşem £ dekorler kur. müş, zengin mizansenler köymuş- tu, Geçen sene, «Hamlet» için yaz. dığım tenkidde o «Hamleti Muhsin oynadı. boru oldu öttü, dekor oldu kuruldu, işik oldu yandı, sahnede yalniz Muhsin vardi.» o demiştim. Bu defa da ayni şeyleri söyliyece. fim. Sahne, içine kabak çekirdeği doldurulmuş çok şik bir şeker ku- tusuna benziyordu, Derin bir hayranlıkla seyrettiğim İ, Galip müstema, sahnede tek ak. tör yoktu. yalnız vazifelerini yapan robotolar” görüygrduk. Hâdi Hün, Sicilya Kralı gibi asli, vakur, bir kral kadar muhteşemdi, Fakat ne kötü konuştu. ses o tahavvüllerinde tonlar arasındaki irtibatsizlik kula. ğa pek batiyordu, Hüseyin Kemal pek sllik.. hele birinci tabloda, ko, huşurken yalnız kafası ileri geri sal lanıyor, ellerini hiç kullanmıyordu. Oğlunun, çoban kizi sandığı pren. sesle, seviştiğini tesbite çalıştıktan sonra gösterdiği infial birbir'le çok ilişlesizdi. Avni, Mümtaz, Necmi, Küni, Celâl Balkır," Necdet Mahfi, mümkün olduğu kadar zayıftılar. Hele Necmi Oy'un Karaközdeki su. samci araba benzeyen hali . Nocde- tin, ne olduğu belirsiz konuş Cahide İle Sami, zaman za! ranlığımızı çekecek kadar yükseli, yorlar, sonra bu irtiladan (başları dönerek yuvarlaniveriyorlardı, Zih. ni şövha yok ki muvaffak olanlar. dan biri. İyi konuştu, Şuurlu oyna. dı. Şaziye, hiç de bu role yakışmış değildi. Hele Krala betelirken, üs (Devamı sayfa 4/1 de)

Bu sayıdan diğer sayfalar: