11 Mayıs 1939 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 6

11 Mayıs 1939 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Bir maçın hakemi, iki & akım kaptanları arasında Hakem Derdi daha mühim ve hayatidir. Yüksek Hakem Komitesinin işi, bugün dünden çok Hakem işi, futbolü ya ba- tıracak, ya kurtaracaktır. Bu işi halletmekle Türk Sporunun âkıbetini katiyetle tayin etmiş olacağız. Yazan: BURHAN FELEK Ge futbol maçı sey- retmek ezasından uzak kalıyordum. Bundan sekiz on sene evvel futbol maçlarının al- mış olduğu fena çeşniden o ka- dar bizar olmuştum ki, muzta - rip olmamak ve sinirlenmemek için”fatbol seyrinden-waz geç- miştim. . — İstişare heyetinin son defa kabul ettiği bir talimataâme yeniden kurulan futbol yüksek hakem kor tesi faaliyete başlarken, futbol ha - Eemlerinin, ve bu hakemler idaresin de futbol maçlarının bugünkü du - Tumunu görüp bir fikir edinmek is - tedim ve üstüste bir kaç | futbol maçı seyrettim. Seyrettiğim müsabakalar tesadü? «seri olarak milli kümenin en mü - him oyunları, yani Türk futbolünün kaymağını teşkil eden ve yüksek ka- İiteli olması beklenen müsabakalardı Tabil bu müsabakaların hakemle ride o nisbette iyi intihap edilmiş muvaffak ve ciddi zatlar olmalıydı Nasıl senelerdenberi görmediği - miz bir adamım bu müddet zarfında uğradığı değişiklik ilk nazarda gözü müze çarparsa bizim futbolün bu ye- di sekiz senelik müddet (o zarfındaki inhitatı derhal gözüme battı. Gazetelerdeki futbol maçı hikâ - Yelerinin müsabakaları taşvirden şok uzak oldukların: bildiğim için pek nadir olarak okurdum. Okudukla - rımda da son müşahedelerimin biri yazılı olmadığını derhatır ede - rek bu fikrimdeki isabete bir kere daha inandım. Futbolün ferdi kalitesi Evvelâ bizim futbolün ferdi ka tesi düşmüş. Doğrü dürüst topu tu - tan, tutunca da İstediği yere atan ve topa vereceği falsoyu, ayağına vere- ceği zaviyeyi ve darbeye vereceği kuvvet mıktarını ölçen pek az oyun- cu gördüm. Üst tarafı topa vurmu - yor, çarpıyor. Ve top kendinden ka- çınca onu kovalıyor. Bir de bizim futbolcüler topun ardından çok ko- ile şuyorlar. Onunla çok temas ediyor.| Futbolün ideali şudur. Futboleü top-| la oynar ve topu gönderir. Bizde ise top futbolcüyü sürüklüyor ve kendi- me çekiyor. Roller değişmiş. Ondan sonra takımlarda gol yap- ma hırsı kalmamış. Enerji yok Top kaleye geliyor da hücum e - denler ardından bakıyorlar, Kaza» ra bunların içinden birisi tezcan- blık yapıp koşarsa topu içeri so - kuyor ve artık hörkesin ağzı ku - Taklarına varıyor, Dünyanın hiç bir yerinde top biz- deki kadar az ve ender kalöye atıl - maz. Şut atamıyoruz. Hele nefes ve tahammülümüz bizim ve bizden son Jraki neslin kudretine nazaran yüzde 50-60 eksik, Benim oynadığım zamanlar, sa - yılı orta muavinler vardı kii üstüste iki maç çıkerırlardı, Bir büyük kusur da oyuncuları - mızın çabuk koşamamalarıdır. İ: ri mi tez değil, yoksa süratleri mi az bim Bütün buplüfd nazaran bizim bolü orta halli bir Avruma — Satbenki seviyesine getirmek İçin evvelâ oyun cuların ferdi kal fut lerini takım oyununu ıslaha) çalışmalıyız. Bu halimizle bir Avrn- İpa dutbolü oynayamayız. Belki Avrupalı takımı yeneriz. Lâkin bu İ- yi futbol oynadığımıza değil karsı - muzdakilerin herhangi bir £ sebeple fens bir oyun oynamış (olmalarına delâlet ede: Oyuncular bahsini burada kes - tikten sonra hakemlere geçiy: Bizde hakem derdi Hakemin iyi görür, futbolü ve 0- unu bilir, kaidelerini kavramış, çe- vik, çabuk karar verir, otoriter ve bi- taraf olması ve kimseden çekinme- mesi esastır. Lâkin bu vasıfların hepsi hir adamda bulunamazsa bita- i | İ İ Tan Şildi Dömifinali Bugün Haydarpaşa ve İstanbul Liseleri Karşılaşıyor Tan şildi mektepliler şampiyonası dömi final müsabakarı bugün Tak- sim stadında oynanacaktır. Haydarpaşa lisesi, Istanbul Hisesi ile oynayacak ve bu müsabakanın ibi finalde bekliyen İşık ile kar- şacektır, Bu suretle Tun şildi mek tepliler şampiyonu meydana çıkmış olacaktir. Haydarpaşa geçen hafta çok sıkı bir karşılaşma yaparak Boğaziçihi mağlüp etti. Bu netice Haydarpaşa- lıların kuvvetini ortaya koymuş ol- di İstanbul erkek Msesi de yaptığı o- yunlar, aldığı neticeler, bilhassa G: latasaray: yenerek tasfiyeye uğra- makla kuvvetini isbat etmi larında Istanbulsporun birinci kım oyuncuları bulunmaktadır. iki güzide takımın bugünkü ka, ması bize zevkli bir oyun seyroti cektir, Dünkü Voleybol Maçları Erkek liseleri arasında tertip edi- İlen voleybol şümpiyonasma dün Ka- bataş lisesi sahasında devam edilmiş tir. Dünkü karşılaşmayı Haydarpaşa - İşık liseleri yapmışlar, Haydarpaşalılar daha neticede üstün bir o- . | yunla rakiplerini 15 » 8. 15 - 2 yene- rek tasfiyeye uğratmışlardır. Pazar Günkü Güreşler Beden Terbiyesi Istanbul Bölgesi My an 145.939 pazar günü Süleyma klübü salonunda yapılacak olan Gre- ko Romen güreş birinciliklerinde Ah- met Gürkan, Refik Hatipoğlu, Yusuf Yener, Reşat hakem olarak 5» lerdir. Mezkür gün ve sastte müsabaka yerinde hazır bulunmaları rica olu- nur. Galatasaray Vefa Ile Kaırşılaşıyor Ankara ve İzmirde raf ve kimseden çekinmez az vukuf- lu bir hakemi daima çok vukuflu fa-| kat kararlarında hâdiselerden ziyade! maksatlı düşünceler müessir olen bir hakeme tercih ederim. Çünkü bir ha- kemin vukufu arttırılabilir, Görgü -| sü çoğaltılır. Ve leti (giderilir. Lâkin çatlamış olan adalet billürü - İnu hiç bir kuvvet tamir edemez. Bu makalemde kimse hakkında kati bir hüküm vermek niyetinde değilim Zaten bu satırlarım tamamen şahsi intiba ve düşüncelerimi ihtiva edi - yor. Gördüm ki; hakemlerimiz de futbolümüz gibi bir hayli kaybet - miş. İçlerinde belki iyileri var; Lâ - kin benim gördüklerimde ötorite &k- sikliği, tereddüt ve karar vuzuhsuz- luğu göze çarptyordu. Bu zevatı sik sık toplayip hakem- liğin ehemmiyeti, hattâ Oo kudsiyeti hakkında görüşmek lâzem, İ Bence hakemleri iki bakımdan yetiştirmemiz. gerek, Birisi mane-| vi sahada, diğeri ameli sahada, Manevi sahadaki tekâmülü daha yakından daha ciddi takip etmez -| sek, ameli sahada mükemmel ye- tişmiş bir hakem futbolde bir te - rakki ve tekamül âmili olamaz. Bunun için de hakemlerimizi ev- velâ seçerken, sonra da hakemlik ha- yatlarının tezahürlerinde sıkı bir karakter müşahedesine tâbi tutmak gerektir. Hulâsa edeyim. Gördüm ki; yük- sek hâkem komitesinin işi bugün den çök daha mühim ve hayati - İdir, de Maçlar Var Bu hafta da her üç bölgede birden milli küme maçlarına devam edile cektir. Fenerbahçeliler yarın sabah Ban- dırma tarikile İzmire gidecekler, A- teş ve Doğansporla oynsyacaklardır. Ankarada da Demirspor - Ankara- gücü ikinci mahalli maçlarını yapa- caklardır. Istanbulda pazar günü Şeref sta- dında saat 16.30 da Beşiktaş - Vefa karşılaşacaklardır. Bu müsabakayı Suphi Batur idare edecektir. Bu hafta Istanbulda yapılacak di- ğer karşılaşmalar şunlardır: Taksim stadında Pera, İstanbulspor - Kasımpaşa, Galataspor saat 12.30. Hakem Şazi Tezcan. Hilâl, Kurtuluş - Beykoz, Kurtuluş, saat 14.30. Hakem Refik Osman. Şeref stadında Bozkurt - Kadıköyspor, saat 12.30. | Hakem Fikret Kayrol Galâta gençler - Demirspor, sant 14.30. Hakem Sami Açıköney. İşi tutbolü,ya batıracak, ya kurtara- caktır, Futbol de bizim memlekette di- ğer sporları arkasmdan sürüklediği ne göre futbol hakem işini — hallet - mekle Türk sporunun âkibetini ta - Mübalâğaya saymayınız. Hakem yin etmiş olacağız. TAN GAZETELERLE YUN Sual - Cevap Yazan: Naci SADULLAH B u satırları üstat Hüseyin Cahit Yalçın yazıyor: “— İtalyanlar, Arnavutlara ve Arnavutluğa karşı dostluklarından bahsedip duruyorlardı. Fakat, iptida dostlarımın ovücudünü ortadan kal yaptıktan sonra da, Arnavutluğa | karşı dostluklarını lâfla teminden geri kalmadılar, Südetlerin ilhakin- dan sonra Almanlar da Çeklere kar- İst dostluk besliyorlardı. Fakat bu dostluk, Çek istiklâlini, bir gece için- de mahvetmelerine mâni olamadı. Romanya ile Almanya arasında dost- luk münasebetlerinin bozulduğunu il Fakat o dost Almanya, Romanyayu öyle bir iktesadi muahe- dename imzalattı ki, gayri ihtiyari: “— Acaba, Almanya destken bu- nu yaparsa, düşman oldu; ne yapacak?, diye kendimizi alamıyoruz!,, | * | Şimdi, üstat bu sw faraza Göbels'e sorsa, alacağı cevap şudur: | iz, Çeklerle, Avusturyalılar. la, o kadar dosttuk ki, onlardan « “İrr yaşamıya dayanamadık, ve kalkıp ayaklarını kadar gittik! Yoksa, e- ğer onlar düşmanımız olsalardı, bu tevazu gösterir miydik? G musunuz? Kalkıp ta İngiltereye, Rusyaya, Fransaya, veya Amerikaya rmüyor dırmakta tereddüt etmediler. Bunu | -5.939 — EK-O NO M'| Letonya Ihraç Malları Sergisi Dün Tophane Yolcu Salonunda Açıldı Sergide Vali Muavinine buket veriliyor Dün Tophanedeki yolcu salonunda | münasebetlerimizin kuvyetleneceğini Letonyahların ihraç - malları sergisi | ümit ederim. Gelecek seneden itiba açılmıştır. Sergi gayet güzel tanzim 'ren Türkiyede açılacak bütün sergi edilmiş ve muhtelif Letonya mahsu-| ve panayırlara İştirak edeceğiz, de- iât ve mamulâtı teşhir edilmiştir. Ser | miştir. gi Letonya ticaret nezareti dış ticaret n müdürlerinden Arnolds Elpers'in k| daresi ultındadır. Sergiye vali muz-| ( 2 vini Hüdai Karataban, merkez ku-| | BORSA mandan vekili ile şehrimiz iktisadi İ İsi ei İ ve mali daireler erkân gelmişlerdi. Dostumuz olan memleketlere mi-| Letonya konsolosu sergiyi açmış ve safir kalmıya giderken, bazan müna- | kız: da vali muavinine bir buket ver- sebetsiz saatleri seçişimiz de, sadece sürpriz yapmayı sevişimizdendir: Hem bunda şaşılacak ne var? Mes lâ siz, bir sabah evinizde gözlerinizi açsanız, ve karşınızda çok sevdi bir dostunuzu görseniz, bu sürpriz. den hoşlanmaz, ve sevinmez misl- niz?, Üstat Hüseyin Cahide gelince, o da Göbels'in bu sölerine şu cevabı (sağ İsterse İfsiniz maynheri,. n- sn üstünde yeriniz var: Fakat har, gece yatısına gelmeyin: Zira, maalesef, sizi ağırlıyacak kadar ye- rimiz yok. Sonra, maalesef sire, Bal. kanlı dostlarınızı da uykuda bastır rip “sürpriz, yapmak zevkini de tat- tıramıyacağız: o Çünkü meşru maze- retlerini teessüfle bildirmek mec- buriyetindeyim sayın nazır: “ — Balkanlılar hiç uyumuyor. lari, * Dilenciler çoğalıyormuş! Gazetelerde okuduğuma göre, İs- tanbul sokaklarında, dilehellör heri gün biraz daha çoğalıyormuş. Bu haber, bana bir Fransız gazetesinde dün akşam okuduğum bir fıkrayı hatırlattı: : On yaşlarında hir çocuk, sokakta, şık, zengin bir kadının yolunu kes- miş, ve ağlıya ağlıya: | “— Bana merhamet edin... demiş.. Ne yapacağımı şaşırmış bir halde- yim. Sokak ortasında o yapyalarz | kaldım. Anacığıma, babacığıma kar- deşlerime kavuşmak istiyorum: Fa- kat maalesef, yanlarına gidehilecek kadar param yok... Beni kurtarın! Merhametli bayan, çocuğa on beş Frank verdikten sonra sormuş: İ — Anan, baban, kardeşlerin ne- redeler? Kurnaz küçük, şımarık © şımarık İhoynunu bükmüş, ve önüne bakarak cevap vermiş: İ “— Hepsi de sinemadalar!,, | w İ Bunu kalırsa, bizim dilencilerimiz, bu zeki çocuktan çok daha kurnaz dırlar, Bu fıkrayı, bizim dilencile- rimizden birisine anlatsanız, merha- metle dudak bükerler, ve “— Zavallı dilenciler. derler... Daha apartımanları değil, sinema paralur! bile yok! Demek ki, biçare-! İler, değil bizden, bize sadaka veren- İlerden bile fıkarı Çanakkalede Mahsul Çanakkale (TAN) — Buraya az| İmiktarda yağmur yağmış, maamafih İgiftçinin yüzü gülmüştür. o Bu yıl İmahsulün bereketli olacağı söylenil. | İmektedir. İ niz, Balkanlara da buyurun. Başımı. | miştir. Konsolos serginin tesisinde| | Nema, İ hükümetimizin gösterdiği kolaylıkla-| İ Paris i ra teşekkürle başlayan bir nutuk söy. | | Milâno ! lemiş ve bü mütka vali muavinimiz| | Cetevre İ Amsterdam cevap vermiştir. Sergi bu akşama! | £ 3083 kadar halka açık bulunacaktır. İ Brükesi Ri : Sergide teşhir edilen nümuneler -| | Atina 10915 | rasında bilhassa 13 fabrikanın mas| | 156 mulâtından kontrplâk ve ağaş ma-| | 14005 t İS 200480 mulüt, ziraat mahsulâtı, maden ve| | Budapeğta 4.5425 çimento nümunelezile porselenden İ Bükreş 0.0680 yapitmiş fincan ve tabak takımları, Belernd 2mm ve Mamuiali, güz Maması ae : elerile balık konseryalarını *| İmei yi yaretçiler çok takdir etmişlerdir. Le- : tonya ile ticari münasebetlerimizin ESHAM VE TAHVİLAY inkişafa başladığı memnuniyetle kay-| | oy. ., ; “emye Te dedilmektedir. İİ Sivas - Brrurum 1 1653 Kendisile görüşen bir muharriri- Sivas - Erturum IE 1087 mize Arnolda, Türkiyedeki teraxki| | 1934 © 5 Hazine hamlelerini, tieari inkişafları Gmudi.| | tehvi: #— | Bet 1125 mizin fevkinde buldum. Sergiden sonra Türkiye ile daha sıkı ticari Ik sayısı Türkiyenin her tarafmda büyük bir alâka büyük bir takdir ve sevgi kazanan Nd MECMUA ikinci sayısını daha nefis ve daha zengin bir mündericatla hazırlamıştır. : aa a En geniş bir okuyucu kütlesini etrafına toplamak gayesiyle çikan YENİ MECMUA Türkiyenin en salâhiyetli kalemlerini yazı ailesi ârasma almış bulunmaktadır. YENİ MECMUA 'nın daimi muharrirleri Fikir ve San'at Bahisleri: Peyami Safa — Hakkı Süha — X cip Fazil — Refik Ahmet — Nu- rullah Ataç — Ömer Rıza — Se lâmi İzzet. Turhan 'Tan — Fevzi Kurtoğlu Kadircan — Niyazi Ahmet. Hikmet Feridun — Naci lah — Hikmet Münir — f uyandıran Tarih Bahisleri: Ropörtaj: Sadul- Sulâhad- din Güngör — Aslan Tufan. (â > Nü) Sabahaddin Ali — Ke Hikâye ve Roman: Sıdkı — Hamdi Varoğlu — Osman Cemal — Meziyet Çürüksulu. Nizâmâddin Nazif — Mahmüd Ye sari — Necdet | Rüştü — Sermed Muhtar — Eşref Şefik — Midhat Tuncel, Yuhtelif mevzular; Yarın çıkacak olan YENİ MECMUA'nın ikinci sayısı nefis bir şaheserdir. Mutlaka okuyunuz. 36 sahife 10 kuruş

Bu sayıdan diğer sayfalar: