17 Şubat 1941 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 3

17 Şubat 1941 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Pamuk İpliği Satışını İngilizler 5 Milyon Kilo Zeytinyağı Alacaklar Pomek ipliği tevatatının bir €den idare edileceği hek - kındaki karar, piyasada büyük bir alâka uyandırmıştır. Harplen sonra mühim bir mesele haline | giren, pamuk ipliği tevzlatı hak- kında bir çok şikâyetler vardı Bu şikâyetlere sebep te şu idi; Bol pamuk yetiştirdiğimiz hal- de, dokuma sanayiinin. ihtiyacı- na.kifâyet edecek derecede pa - mule ipliği sanayii inkişaf etme » mişti, Harpten evvel bunun, büyük hir ehemmiyeti yoktu. Çürikü bir kısım ihtiyacımızı da dışarıdan tedarik etmek imkün mevcuttu. Fakat bügünkü şart- lar altında bu imkânlar azalmış” tr. Diğer taraftan, devlet taahhüt. Jeri dolayisiyle pamuklu dokuma |" sanayiin daha fazla istihsal yap- ması İcap etmektedir. Bu yüzder pamuk ipliğine karşı olan talep- ler artmış, pamuk ipliğinin kıy» meti yükselmiştir. Bu suretle fab- rikâlarla, dokumacılar arasında pamuk #pliği satmak için ortaya | mutavassnt bir zümre çıkımıştır. Bu zümre fabrikulardan pamuk ipliklerini toplıyarak daha pahali fiyatlarla asıl ihtiyacı olanlara vermek süretiyle £ kendilerine yüksek kârlar temin etmişlerdir. Hükümet, bu fuzuli mutavas - sitların iplik spekülâsyonuna mey dan vermemek iiçin, zaman ze- men pamuk ipliği tevzlatını kort- fol etmeğe mecbur kalmıştır. Mu vakkat bir müddet için pamuk ipliği bevziatı Istanbul Milli sana. Yi birliği ile Sümerbanka veril - mişti, Bunlardan Sanayi birliği ihtiyacları tesbit etmekle, Barka da vhalı alâkadar fabrikalara tev- zi etmekte idi. Fakat bu mesele bununla bitmiyordu, diğer vilâ- yetlerde de pamuk ipliği tevzistı. nı bu şekilde organize etmeğe ih- tiyaç vardı, Iktisat Vekâleti, pa- mük ipliği tevziatın daha esaslı bir surette halletmek için, işi yerli mallar pazarlarına tevdi etmiştir. Karanameye göre, Sü- merbank, hususi fabrikaların ©. ndeki pamuk ipliklerini satın alacak, yerli mallar pazarlarına, bu pazarların bulunmadığı yer- lerde Ziraat Bankalarına verecek- | Yerli mallar pazarları ve Zirast Bankası şubeleri, alâka - darlara iplik satacaklardır. Acaba, bu son tevzi şekli, iplik tevziati hakkındaki şikâyetlerin önüne geçilebilecek midir? Yuka. nda da yazdığımız csas mesele şudur: İpliğe karşı talep çoktur, diğer taraftan iplik istihsalâtı, bu talebi ' kâfi derecede karşılıyama- maktadır. İstihsal âle istihlâk ar rasında bir tevazün olmadıkça tev zi usullerinin şekilerini değiş- tirmek, bu meseleyi cezri bir Gülsüm dışarı bu! Hükümet Eline Aldı Yazan: Hüseyin Avni |surette halledebilecek mi? IHALAT. HAREKETLERİ gr balim ithalat itibariyle zengin bir hafta değildi, kat bu mevzu etrafında kayde- dilecek mesele şim kadar g İlen malların tevzi ö memleketlerden otomobi ği, teneke, ham kauçuk dvi maddeler gelmişti. Mntaka Ti- caret Müdürlüğü bu malların şu- nun bunun elinde kal külâsyona vasıta olümmnasını tı min için tovzlat işlerine si atmış, gelen malları âdilâne bir surette adar tecirlere tovzi etmi Tevzi Msteleri “Ti tarafından henüz tasdık elilme- mişir. Bu mesele hakkında, bir irin pek haklı olarak, şusöz. rini, buraya nakletmek icap &- diyor: “Şimdiye kadar teneke, lastik, ham kauçuk gelecek diye bekliyorduk, çok şükür bu mak lar geldi, Ticsret Müdürlügü tev- | ziatına delâlet etti, Buna da İmemhunüz, fakat tevzi Jisteleri bir ürlü Ticaret Veköletinden gelemiyor, Bir zaman mal bek- lerdik, şimdi de liste bekliyoruz., Bunu söyliyen tacir, bazı fabrika ve ticarethanelerin tenekesizlik İyüzünüen. müşkül mevkide kal dıklarını ilâve etmektesir, Haftanın itbalât hereketleri | bahsine, ilâve edilecek hâdiseler yok değildir. Basra yolundan ge- İlen çay vö kahve, Yünanisundan gelen kimyevi maddeler de piya. sanın ihtiyaçlarını kismen temin IHRACAT HAREKETLERİ ğstanbul Ticaret Odasının ka- yıtlarma görü, bu haftanın ihracatı I-milyon 676 bin lira i- di. Halbuki diğer haftalarda ikra. cat 2 milyon liradan aşağı düş - memişti. Dünkü ihracat ise an- cak 100 bin liraya yakındı. Ihracat işlerinin geçen haftaya nisbetle durgun gitmesindeki se- bepler arasında, siyasi havadisle. rin tesirlerini aramak Son hafta içinde Avrup len telgraf haberlerinde Balkar lerda Yeni bir harp sahasının açı- | lacağındlan © bahsedilmişti. Pek tabii olarak bu havadisler, bazı Jitracatçıları tereddüde sevk ta İçinde Almanyaya yarım mil - yon liraya yakin tütün sevkedil- miştir. İsviçreye yapılan tütün fındık, üftik saışları da İhracat listesinde ehemmiyetli bir yekün utmakadır. Bundan baska mün- ferit olarak Macaristana gönderi» len efyon ile, Romenyaya satılan | pamukları da bu bahse ilâve et- mek lâzım. Ihracat piyasasındı, satış ha - zrlıkları daha ehemmiyeii ve canlı bir mevzu teşkil eder. Bu- | çıkınca genç kadın yerinden Kalktı, fincanları doldurarak kocasının çayıu ver- di. Neajt sesini çıkarmadan bardağı almıştı. lâzımdır. |“ miş oldüflir. Maamafih bu haf. (A İAlmanyadan taahhüt edi İmoifler dık almak için, bulunmaktadırlar, TAN LİG MAÇLARI BİTTİ ,. Beşiktaş Takımı Hiç Yenilmeden Lig Şampiyonluğunu Aldı Gr) olanlarına dün Şeref sahasında ve Fenerbahçe stadyomunda de- vam edilmiştir. Günün en heyo- canli ve eu mühim maçları Sı rel sahasında olduğundan öğle- ye doğru başlıyan seyirci akını Beşiktaş stadını kâmilen doldur- muşta. Vela 2 — Süleymaniye 2 | Şeref stadında ilk maçı Vefa!| ile Süleymaniye yapmışlardır. Her iki takımın da bu maçtan beklediği bir menfaat yoktu. Maç iki #arafın da müsavi o- yunu ile cereyan etmiş ve ikişer gol yapan takımlar yenişeme- mişlerdir, İ. Spor 3 — G. Saray 0 İkinci maçı İstanbulspor ile Galatasaray yapmışlardır. İstan- bulspor bu maçta bir muvaffakı yet göstermek için en iyi oyunu- mu çıkarmayı ve böylece mil kümeye muhakkak girmeyi dü- şünüyordu. Galatasaray sakat bulunan beki Faruktafı, Salim den ve Saraflimden mahrumdu. Buna mukabil bir müddettir oy- namıyan Adnan takımda yerini almıştı. İstanbulsporlular, maçın bids- yetinden sonuna kadar çok gay» retli oynamışlardır. Eski kulübü mıyan Süleyma- uğuma rağmen insicamiı bir öyun tutturan o İstenbulspor devrenin yarısı * olmadan 'Tarık vasıtasile ilk gölünü yapmıştır. Bunu Cihadın yaptığı ikinci sâ yı takip edince Galatasaraylılar ddi bir endise almış ve bu hendikapı kapatmak için bütün gayretlerile oynamaya koyulmuş lardır, Fakat İstenbulsporun tut-| turduğu sıkı ve tazyikli tempo biraz sonra Cihadı tekrar kale|” K önüne düşürmüş ve a alt bir keç misal gösterebili. Ticaret birliği, Izmir- den 5 milyon kilo zeytinyağı al mak için pazarlıklara başl İlardır, “Tiftik ihracat birliği d ak tiftik" yermeği kabul etmi loko- gekiikçe, o Almanyaya tiftik satışları da devam edecek- tir, Bundan başka Almanla, yeni tekliflerde Haftanın ihracat listesinde, Yu naniştana serbest dövizle sallan arpalardan da bahscmek lâzım dır, Arpa ihtiyaçtan fazla olduğu | için geçenlerde Yugoslavyaya da serbest dövizle satılmıştı. — Bir sigara vereyim mi Nejat? — 'Teşekkür ederim. Sigaram var. Şermin bu cevspfaki sertliği ve öfkeyi görme- miş gibi sede ve teklifsiz bir tavırla masanın üze- rindeki kibrb kutusunu alıp bir kibrit yaktı, ko- canına uzstt, — Piraz sonra yakacağım, mersi — Aksilik yapmayınız işte, mademki elinizde sigara var, he:nen yakıverin. Bir saniye sonre'lan xe çıkar? Heydı Nejat, elim yanacak. — Söndürünüz. — Hayır, inat ettim, #onüna kadar yakaca. m, — Nejat somurtkan bir tavırla sigarasını yaktı. Şerminin dudaklarında zayıf ve zavallı bir tebes- süm vardı; kahraman rolünü sonuna kadar ypa- mağa azmetmişti. — Buna ne dersiniz Nejat? — Neden bahsediyorsunuz? — Sakin bir yuva. Müşfik bir karı. ve... — Ben kendi evimde değil bir otel odasında- yım.. Siz de... — Ben mi? — Benim karım değilsiniz, sadece benli mimi taştyan bir kadınsınız, Tasvir etmek tedi. ğiniz levhada eksik kalan bir şey var mı? — Evet. Aşk ve süküm.. Hayatın en büyük maksadı. — Bunların benim nasibim olmadığımı Biz? söylemiştim. Şermin elini uzatarak bu öfkeli çocuğun si- yah saçlarını bir anne şefkatiyle arkaya doğru İt tikten sonra eyni müşük sesle: -- İstirap ve acının sizi vaktinden evvel ihti yarlattığını zannediyorsun Nejat dedi. Yarılıyor- Sunuz Sız sadece müthiş bir felâket geçirmiş bir Evet kalbi intikâm hırsiyle dolu bir Güzlerini kin bürümüş bir lise talebesi! Nejat şiddetle yerinden kalktı, kudurmuş bir | üzerine çökmüştü, Ger sesle: — Susunuz! Diye bağırdı. Yumruklarını sıkarak karısına hücüm edecekmiş gibi bir vaziyet almıştı; İ Nakloden: Munzzez Tahsin Berkan& fakat Sermin korkmadan sükünetle bekledi. Bir sa- niye geçmeden onun yumrukları çözülmüş, kolla- rı iki yanına düşmüştü. — Şimdi yine sizden af dilemiye mecbur olduğu- mu söyliyeceksiniz değil mi? Genç kadın başın; sallıyarak ayni sakin 68sl6 cevap verdi: — Bağırmanız ve biddetiniz bana hakikati kes- fettiğimi tekit ediyor. Artık ne söylerseniz söyle- yiniz Nejat, ben sizin hakiki hislerinizi bir aynada gibi gördüm. Nejat yaralı bir hayvan gibi odada bir aşağı bir yukarı dolaşıyordu. — Ah, ne ettim de buraya geldim. Bu deliliği niçin yaptım? Bunu anlamıyorum. ilâkis buraya niçin geldiğinizi pekâ- lâ hildiğinize kaniim; isterseniz size söyliyeyim... Nejat iki elini uzatarak karısına yaklaştı, yak varan, dilenen bir sesi — Hayır, bir sey söylemeyin, rica ederim... Ben her şeyi, her şeyi İtiraf ödiyorum. Siz bir şey söy- lemeyin, ne olur. Bir şey söylemeyin! Dedikien sonra etrafına çılgın gözlerle bakıp yolunu tayin Gtmek istiyormuş gibi kapıyı aradı ve birdenbire aralık kapıyı açarak dışarıya fırladı, Şörsünirriki, dakika yerinde hareketsiz “dur- 'dükten sonra pencereye yaklaşıp açtı, başını dışarıya uzatta, Rahat bir nefes almıya ihti- yacı vardı; fakat maalesef hiç rüzgâr yoktu. Gök kalın bulutlarla örtülmüs, ağır bir sıcaklık şöhrin kadın elini alnma götüre- rek derin bir ah çekti... Subahtanberi vereyan eden hâdiseler, insanın bir gününü değil, bütün bir öm- rü dolduracak kadar çok ve muhtelifti, Öyle iken. İ Süleymaniye Topkapı aldığı pasla üçüncü sayıyı da! yapmıştır, İkinci devrede Galatasaray her ne bahasına olursa olsun 0- yumu kazanmak, hiç olmazsa be- rabere kalmak azmile oynamış- sa da, İstanbulsporlular daha çok İwrsat yakalamışlar, fakat çıkma» muştar. Galatasaray dün meden- se Musayı sol hafa, Halil de sağ hafa almıştı. Böylece İstanbul- sporun en kuvvetli tarafı olen sol cenahı daha serbest oynamış ve akınların çoğu bu taraftan in- kişaf etmiştir. Dünkü şerefli ge- Hibiyetten sonra İstanbulspor ar- tık lig dördümcüsüdür. İstanbulspor: Picret, Hayri, Seter, Muzaffer, Rüştü, Faruk, Fahri, Tarık, Cihat, Kadir, İs- met, Galatasaray: o Osman, Talât, Adnan, Halil, Enver, Musa, Bar- baros, Mustafa, Eşfak, Salâhad- din, Mehmet Beşiktaş 7 — F. Bahçe 0 Günün en mühim maçı bu se- ne hiç mağlüp olmamış Beşiktaş ile Lig İkincisi Fenerbahce wra| i. Hakem Adnan Akının resinde takımlar şu kadrolar- K. Yavuz, İBüsnü, Rifat, Halil Fe i, Şakir, Hakkı, Sabri, Seref, Şükrü. Fenerbahce: Cihat, Cemal, Le- bip, Ömer, Esat, Fikret, K. Fik-| ret, Nal, Yaşar, Niyazi, Rebil. Gerek Beşiktaş ve gerek Fe nerbahçe puan üzerinde tesiri ol- e İmamasına rağmen, bu maça az1-| , İm ehemmiyeti vermişlerdi. Be- siktaşta şimdilik hakemlik yapan Hüsnü ve askerlikle aliikası kal- mamış olan Seref de yer almıs. lardı. Fenerbahçede santrfor Naim sakat olduğu için oynaya- mıyordu, Oyunun ilk on dakikasında Fenerbahçe bariz surette hâkim oynamıştır. Mütemadiyen sağ: dan akan Fener akınlarında Na- İci iki mühim fırsatı yok yere kaçırmış, on sekizinci dakikada yavaşlamaya Yüz tutan ayun Hakkının Esada vurduğu tekme e sesressrr? 8 M. 3 4 5 7 8 12 2 12 13 ile tekrar canlanmış, kalesi önünde biraz sonra husu- le gelen bir karışıklıkia Sabri beklenmedik bir gol yapmıştır. Yavaş yavaş düzelen Beşiktaş santrflorunun 20 inci dakikada attığı güzel kafa şütü avuta çık- tıktan sonra oyun kiraz yavaşlı- miş fakat son dakikalarda tekrar açılan Fenerbahçenin sağ içi ve sanirloru üç gol daha kaçırmış- lardır. Ikinci devreye Fenerlilerin hızlı başlıyscakları ümit edilir ken işin aksi oldu. Oyun gayet yavaş cereyan ediyor, Beşiktaş ta vakit kazanıyordu. İlk on beş dakika geçtikten sonra Fenerbah Şir kaç müessir akın yaptı. İki açk ne kadar iyi çalışıyorsa üç orla o nisbette beceriksiz o! miyordu. 20 inci dakikada K, relin kale önüne kadar akarak ortaladığı topu Yaşar mütereddit bir kafa vuruşu ile havaya dikti 22 inci dakikadan sonra oyun birdenbire | hızlanmıştır. Fener- bahçe sen dakikaları mütemadi- | kat netice alamamıştır. Kale © nünde müteaddit kuarısıklıklar olmuş K, Fikretin ve Niyazinin | çektikleri iki sıkı şüt direğe İsiyirarak dışarıya çıkmıştır. Fe- * İner sol içinin çok kuvvetli bir dis |18' ğer şütünü da Mehmet Ali tut-Jdir. | muştur. Oyunun bitmesine 6 da-| kika kala halk heyecandan saha kenarına kadar gelmiş ve hskem Zildıktan sonra tekrar başlatımaı- ya mecbur kalmıştır. Adnan A- İ kalmadan i£ şampiyona Olan Beşiktaşın bu sene tuttuğu form her türlü takdire şayandır, Tek- rik ederiz. B. Spor 5 — Topkapı 0 Fenerbahçe stadyomunda İlk maç Beyoğluspor ile Topkapı a- rasında idi. Kendilerinden çok daha kuvvetsiz olan rakipleri kar sısında Beyoğlusporlular rahat ve hâkim bir oyun oynamışlar ve birinci devrede iki, ikinci dev. | | kapadı, yavaş yavaş, hülyalı hareketlerle soyuna- Tak yatağına girdi, ve Fener den sağdan akarak geçirmiş f-| YENİ NEŞRİYAT; ARKADAŞ — Türkiyenin bu «ri güzel çocuk mecmuasinın 6 ncı sayı. İsa renkli resim ve özlü yağlarla çık- şar. * GÖRÜŞLER — Adana Halkevi mec müuasıdır. 31 inci İkincikinun sayın Beşredilmiştir. Ticari ve Sınai Mukukum Tekâmölü | ve İstikbal — Hukuk ilmini yayma kurumu tazafındun 63 üncü konleranş «larak neşredilmiştir. | * İ AYIN TARİMİ — Bagvekdlet Mist» | buat Umum müdürlüğü neşriyalın. dandır. 80 inel says çıkmıştır, G.H.P, KONFERANSLAR SERİSİ — Bu unvan altında Ankara C, E, E. merkezi tarafından kıymetli müted kirlerimizin konferanslarnı havi o mak üzere şimdiye kadar 24 kitap Reşredilmiştir HUKUK GAZETESİ — Yedi sene- lakkı Özbey taratın. nuzea meşredil azetesinin dörd busü Ord. Profesir Satm Ali Dilem- te'nin, eski Adliye Vekili Profesör Mahmut Esat Hazkurtun, Profesör Mustafa Beşi Balgesay' w. Gültekin'in etüdleri vardır. rede de üç gol atarak macı ka- zanmışlardır. Beykoz 2 — Altuntuğ 0 İkinci maçı Beykoz #le Altın-| tuğ yapmışlardır. Birinci devre golsüz bitmiş, ikinci devrede Şahap ve Sabahadlin vasıtastle arka arkaya iki gol atan Beykoz oyunu 2-0 kazanmıştır. Fener B Takımı Şampiyon Fener B. takımı dün sabah kendi sahasında Altıntuğu 5 - 0 mağlüp ederek B. takımları şam- piyonu olmuştur. Basketbol Müsabakaları Dün Bevoğlu Halkevi salonun- da Halkevleri arasındaki basket- bol müsabakalarına devam edil miş ve Eminönü Halkevi Beyoğ- hu Halkevini mağlâp etmiştir. BÜGUzü UKOGKAM 8,00 Program lâ,na Orkesira , 8,04 Haberler o İ18.46 Şarkilar 8,18 Müzik (PL) İsis Arjamtino 8,45 Yemek 1820 Haberler İ ğe 1045 İnce mez * 20,15 Radyo 12,00 Protem 19,05 İnen az 13,20 Müzik (PL) 18,00 Program 22,46 Dans müziği günü seni 18 de ; Evimizde 'grafes Sadrettin Celâl trafından (Halk Terbiye mevzuunda bir konferans rilecektir, Giriş serbesttir. DRAM KISMINDA Bu akşam oyun yoktur. * KOMEDİ KISMINDA Akşam saat 20.30 da KİRALIK ODALAR Mektepliler Arasındaki | Futbol Maçları İ Dün Şeref stadında mektepler İ arasındaki futbol maçlarına de vam edilmiştir. Neticede Dariiş- şefaka - Vefayı 2 » 0, Haydarpaşa - Galatasarayı 1 - 0, Haş Istanbulu 2 - 0 mağlüp etmişler. Voleybol Müsabakaları Dür öğleden sonra Galatasaray İoyunu durdutmaya ve halk ga, |kübü salonunda yapılan klüp. maçları işu neticelerle bitmiştir: | Fenerbahçe (2) Beşiktaş (B) yi 115 .4 ve 16 . 14 yenmiş ve Kur tuluş - Feneryılmaza hükmen gâs | ! lip gelmiştir. Aşkın Canlı Senbolü, Sevimli Parisli Kızdır; NANETTE Kahramanı: JENNY JUGO Hayatımıza Mes'ut Bir İki Saat Katacaktır. Pek > Yakında ŞARK (Eski Ekler) Sinemasında Türkçe Sözlü, Sazlı ve Şarkih DOKTOR UN AŞKI SÜLEYMAN NECİB - EMİNE RIZIK Xvı 'TEFRIKA No, 59 bu anda ne Mithatı ve onunla konuştuklarını, ne korkunç meczubu hatırlamak istemiyordu. Onun kalbini dolduran his büsbütün başka idi, Nejadın Jaleyi sevmediğini öğrenmiş, onun Mithatı kıs- kandığını anlamıştı. Bu büyük müjde karsisinda artık varlığında başka bir duygu için yer kalmı- yordu. Artık ne Jalenin yalanlarını düşünebiliyor, ne de dünyada herhangi bir yeyle alâkadar olabi- Jiyordu, İçini birdenbire büyük bir sevinç ve ümit kaplamıştı. Jalenin yalanlarınm onları ayıracak yerde bilâkis yaklaştırmıya vesile olduğunu anla- mak o kadar büyük bir sevinçti ki!.. O yüzden Ne- jat aieiücele vapura atlayıp karısının arkasından Giresuna gelmişti; yine o yüzden Mithatı kıskan- dığmı gizliyememişti. Bunun neticesi ne olursa ol- sun, Nejadın kendisini sevmesi Şerminin kalbinde derin bir saadet uyandırmcıya kâdi idi, Genç kadın başını pencereye dayıyarak düşün- celerine daldı. Artık ne Nejadı, ne Mithatı ne de birkaç saat evvel geçirdiği kâbuslu anları vazıhan göremiyordu, sade büyük bir sevincin, aci verecek derecede büyük bir saadetin kalbine dolduğunu duyarak kendisini hülyanın tatlı kanatlarına ter- ketmişti. O kadar ki, karanlık bulutların her sani- ye biraz daha korkunç bir büründükleri- ni, havanın müthiş surette elektlil liğini bile farkedemedi. Şermin mes'uttu... Sadece kocasının kendisini sevdiğini anladığından dolayı mes'utta. Artık onun haşin maskesinin arkasında tüten alevi keş- fetmiş, bu alevin bir gün onü yakarak, elindeki sildhları düşüreceğini ve onu nihayet karısına yak- Jaştıracağımı ümit etmiye başlamıştı. Bu ümide tebessüm ederek pencereyi, perdeleri Nejat ve Nuri Karşılaşıyorlar Şermin yatağına girdikten sonra uzun bir zaman gözleri açık kalarak düşüncelerine devam etti. Ne- jadın birkaç saattenberi söylediği sözleri, takın- dığı tavırları, bakışlarındaki öfkeye, kıskançlığa ve uşka çok benziyen karma karışık ışıkları tabii etmiye çalışıyor, buna muvaffak olamıyordu. Bü- vün günün maddi ve mânevi yorgunluğu onu 6 de- Tte8 sarsmış ve hırpalamıştı ki, başının içi ve ku- lakları bir arı kovanı gibi uğulduyor, düşünceleri bir noktada kalmadan akip gidiyordu. Nihayet yavaş yavaş gözleri kapandı, başı yaslığına daha çok gömüldü, gergin sinirleri 1 ve derin bir uykuya daldı, Ancak, korkunç ve müheyyiç saatlerin sonunda gelen uyku ona hakiki bir istirahat veremedi. Yine karşısında meczup Ahmedin cetallişmış elleri, anadan fırlamış gözleri dolaşıyordu. Gitgide bu kâbus büsbütün canlandı: Meczup sinsi adımlarla yaklaşarak otelin duvarının dibine bir kundak koydu ve birdenbire ortalık alevler içinde kaldı, Artık bütün yolcular dehşetle haykırarak koşu - yorlar, camlar gümbürtiyle patlıyor, yıkılan ta- varın patırdısı ortalığı dolduruyordu. Şermin de kaçmak istiyor, fakat alevlerin arasında kendisine biir yol bulamıyordü. Birdenbire bağırarak gözlerini açtı, yatağınm üzerinde doğrularak lâmbayı yaktı. Korkune rü- yasından uyanmıya çalışıyor ve dışarıda yağmurla karışık şimseklerin, gök gürültülerinin ortalığı vel veleye verdiğini hissediyordu. Gözlerini uğuşturdu, ikinci bir kâbus icine gö“ mülmekte olduğunu zannederek uyanmak istedi; fakat ayni dakikada odanın icini bir iralev gibi sarah simşek ve gök gürültüsü ile aklı başına geldi Bü tün günün sıcağından sonra müthiş bir fırtına kop- muştu. Hemen yerinden fırlıyarak ayağına terliklerini, arkasına sabahlığını giydi, pencereye yaklaşarak kalın yerdeleri örttü; lâkin e şimşeklere karşı bu perdelerin tesiri ne kadardı! Giri Yar) v— yanları İterkettiğeri üs 2 — Birurk « bi ay 3 — Bir uzvumuz - hniç â— Bir nebat - imzalı guzete yazı? 5 — Bir ransız inkılâpçısı 6 — Bir nofa - sarmaktan emir - bi nota 7 — Ters okunursa: esi değil . iktisadi bir tâbir -8 — Bİ İgece kuşu - ters okunursa: e? İmekten emir 9 — Bir zamir -& tikbal. Yukarıdan aşağı 1 — Bir talyan martşuli 2 — Geliz - vali de 3 — Bir uehir . erimeztem $ mir 4 — Bir vilâyet merkezi — —Bir devlet merkezi - şart & datı & — Ters ökunrsa; nişan, € ser - Orta Avrupada dağ 7- Düşürmek. cenazede verilen par 8 — Ailesi olmıyan 9 — Babş de gil - yardımcı bir mastar. Evvelki bulmüca - Soldan sağı 1 — Sardinya 2 — Bvajl -er aşarak |3 — Ar - hem . Ba 4 — Dubar -ar5 - epir - rni 6 — Tar zebun 7 — Işit 8 — Dalga Um - eleme,

Bu sayıdan diğer sayfalar: