3 Mart 1935 Tarihli Ulus Gazetesi Sayfa 1

3 Mart 1935 tarihli Ulus Gazetesi Sayfa 1
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

3, MART 1935 PAZAR Londra, 2 (A.A.) — Sir Con Saymen, martın yedisinde Berlin'e gidecek ve o « nunda Londraya dönecekiüir. Bangkoka gelen resmi malümata güre Siam kralı, bugün tahtından vazgeçecektir, ÖON ALTINCI YIL. No: 4888 Her yerde 5 kuruş — ei İ Yunanistanda bir ihtilal (" Papen Avustur. Gündelik Habeşistan hizmetine KAMUTAY AÇILIRKEN.. Tfırk ulusunun yükselme yolun- daki gidiş ve isteğine düzen ve hız Veren Kamutay'ın beşinci çalışma Şağı da başladı. Bu başlangıcın 8österdiği ulusal birlik ve güven tablosu Türkiye'nin iç ve dış sıya- ta bakımından ne kadar yüksek ir durumda bulunduğunu yeni- en bütün acuna bildirmiş oldu. der bucakta ulusların türlü güç- lükler ile uğraşmakta olduğu bir sırada Türkiye'nin şaşmaz ve sar- sılmaz bir birlik ve inan ile büyük evriminin ışıklı yolunda durma- 'an ilerlemesi yurdun sevinc ve ivancını son kertesine çıkardı. Beşinci Kamutay'ın da türk tari- inde parlak izler bırakacağına l“'ıığ(u yoktur. Türk ulusu ulu Önderinin ışıklı Ve erdemli çevresinde tek bir var« hk gibi toplanmış ve ona olan son- Suz güvenini bir daha içinden ko- Pup gelen büyük saygı ve özenle acunum gözleri önünde meydana k“)'mııştur. Yeniden Cumurluk taşkanlığına seçilen Atatürk, bu- güven karşısında duygularını Ka« Mmutay üyelerine söyledikleri şu Sözler ile gösterdiler: “... Bu içti ğim and ile üzerime aldığım onur- ödevin kutsal olduğu kadar a- ğır da bulunduğunu pek eyi anlı- Yorum, Buna benim özel gücüm ancak sizin, seçkin arkadaşlarımın ayrılmaz birliği ve arasız yardımı ile yetebilir. Bu değerli güvencin benden esirgenmiyeceğine inanım büyüktür...,, Gücümüzün, enerjimiziu en bü- Yük kaynağı ulus ile önderinin bu karşılıklı sevgi ve güvenindedir. Bunu büyük devrimimizin ilk gü- nündenberi düşünen ve anlayan her yurddaş eyice öğrenmiştir. Şimdiye kadar başardığımız Yük işler bu kaynaktan çıktığı gi- bi bundan sonrakiler de gene on- fîan hız ve güc alacaklardır. Onun içni ulusal birlik bugünkü türk u- İuş'unun en büyük temelidir. Soy- sal ve sıyasal durumu ne olursa ol- sun, her yurddaş bu birlik üzerin- de kendi varlığı için olduğu gibi titreyecek ve onu korumağa çalı- şacaktır. Kamutay, türk ulusunun özünü ve sözünü içinde yaşatan yüksek bir kurumdur. Başka ülkelerde ol- duğu gibi, o türlü sıyasal veya ö- konomik partiler için kavga alanı değildir. Vakit vakit terazinin a- ğır basan gözündeki isteklere bağ- lanan bir kurum sürekli ve verim- li işler göremez. Başka ülkelerde n türlü örneklerini görmekte- yiz. Demokraside kriz denilen şey de bundan ileri gelmektedir. Yok- sa demokrasinin özü her vakit ol- duğu gibi bugün de değerini tut- maktadır. Ondaki kriz daha çok Özün eyi anlaşılmamasından ve realite alanına eyi uydurulmamış olmasından doğuyor.. Demakrasi- de de işin başı ulus içinde ülkü birliğini gerçekleştirmek - olduğu na kuşku yoktur. Tüek ylusu iç ve dış engeller- dec kurtulupta kendi kendine bu- yurukluk ettiği çağlarda hep bu birliği göstermiş ve acun tarihin- deki büyük rolünü oynamaktan geri kalmamıştır. Türk devrimi ürk cumurluğu onu yeniden bu üne kavuşturmuş, ve zencir- i kırdığı ayakları önüne Ata: türk'ün ışıklı yolunu açmıştır. U- husca, uluşca, yurddaşca bütün is- teğimiz hep bu yol üzerinde dur- madan yürümektir. Kamutay bu genel isteği en yüksek kertesinde gerçekleştirmek için yeni düzen- lör kurmak, yeni yasalar yapmak alanındaki çalışmasına — bundan ila ânderinin Bümse Ar yama clne teşebbüsü oldu Ordu içinde çıkan ve akim kalan bu harekette B. Venizeles'un da parmağı olduğu söyleniyor Atina, 2 (A.A.) — Atina ajan- sı bildiriyor: Dün akşam tersane- unanistan Başbakanı B .Çaldaris de Plastiras taraftarı zabitler bir fesad hareketine teşebbüs etmiş. lerse de bu teşebbüs bastırılmıştır. Hükümet duruma hâkimdir. Bü- tün memlekette tam bir sükün hü- küm sürmektedir. İsyan teşebbüsü nasıl oldu? Atina, 2 (A-A.) — Hükümete karşı ısyan eden zabitler, gafletten İstifade ederek Salayn tersanesiyle savaş gemi « lerinden 4 tanesini cle geçirmeğe mu- vaffak olmuşlardır. Çoktanberidir, hazırlandığı anlaşılan bu teşebbüs, Atina ve sair şehirlerdeki askeri garnizonların da ısyaniyle bir arada vukubulacaktı. Atina'da zabitler, askeri isyan ettir- meğe muvaffak olamamışlar ve fesad adamları, gece geç vakta kadar süren bir tülek ateşinden sonra teslim olmuşlar- dır, Hükümete sadık kalan kuvvetler, şeh. rin hâkim noktalarını, bakanlıkları mu- hafaza altında bulunduruyorlar. -Fesad orduda tamamiyle bastırılmıştır. Bahriy' gemilerden iki distroyer teslim olmuş - tur. Tersane ile öteki iki geminin de pek yakında teslim olmaları beklenmektedir, Selânik'te bir isyan çıktığıma dair olan duyuklar resmen tekzib olunmak- tadır, âsilerin elinde bulunan Başbakanın bildirimi Atina, 2 (A.A.) — Atina Ajansı, ba- za kimselerin tersanede, iki efzun bölü. #ünde bir askeri mektebde moşru hü - kümet aleyhine isyan etmiş olduklarını bildirmektedir. Başbakan B. Çaldaris, ulusa hitaben neşrettiği bir beyannamedo çöyle de » İsyan hareketinde parmağı olduğu söylenen B, Venizelos mekte olan silâhlı kuvvetler sayesinde yurd aleyhindeki bu hareketleri tenkile (Sonu 2 inci sayıfada) İngiltere ve Amerika bir Çin - Japon birliğinden korkuyorlar Vaşıngton, 2 (A.A.) — B. Filips İngiltere ile Amreika arasında müşterek bir menfaat arzeden muhtelif sorumlar hakkında bir görüşme yaptıktn sonra demiştir ki: “— Amerika, Çin ile Japonya arasınad sıyasal, ökonomik ve ma- Ni bakımlardan düşünülen ittifak müzakerelerini pek büyük bir dik- katle takib etmektedir. Bura mahfillerine göre, İngilte- re ile Amerika'yı beraberce alâ- kadar eden menlaatler arasında birçok ulusların Çin'e müştereken bir ödüne yapmaları vardır. Bu ödünc sayesinde hem bu memle- ketin içinde bulunduğu mali güç- ——— kçılık gel Almanya'da tahsilde bulunduğu sırada kayakçılığı çok iyi tetkik et - miş olan Mühendis Bay Lâtif Osman bu güzel sporu resimlerle pratik ola- vak iyzah eden bir seri yazı hazırla. mıştri. Bugünden itibaren bu yazıla- vı gazetemizde takib ediniz. KaT Di Daamaman a ae eee karşılıklı inan ve güvenine daya- narak yeni bir hız verecektir. Zeki Mesud ALSAN lükler ortadan kaldırılacak KHem de Nankin hükümetinin Japonya ile ökonomik bir ittifak yapması- nın önüne geçilecektir. Aksi tak- dirde böyle bir şeyin uluslararası büyük yankıları olacaktır. Londra, 2 (A-A.) — İngiltere hükü- metinin Çine mali yardımda bulunul « ması için Paris, Vaşington ve Tokye hükümetleri nezdinde teşebbüslerde bu. hunacağına dair olan duyuk Üzerine st yasal mahfeller, yapılması muhtemel olan bu teşobbüslerin hiç bir zaman Çin- in Japonya ile sıyasal ve ökonomik bir ittifak yapmasına mani olmayı istihdaf etmediğini bildirmektedir , Londra, 2 (A-A.) — Burada bildiril. diğine göre, Çin hükümeti kendisine yaprlacak mali yardım hakkında İn . giltere ve diğer hükümetlerle istişara. de bulunmuştur. Çin bankerleri, yabancı — istikrazları yapmak imkânları hakkında ileri sürü- len teklifleri tetkik etmişlerdir. Çin'e mali yardımda bulunmak üze - ve, uluslararası bir plân tanzim edildi . ği takdirde, bu plâna her şöyden önce Japonya'nın katılacağı tahmin edilmek- tedir. Japonya ile Çin arasında doğrudan doğruya müzakercler yapıldığı hakkın- da burada hiç malümat yoktur. ya elçiliğinden çekiliyor Viyana, 2 (A.LA.) — Fon Pa- pen'in istifasından bahseden ve düşüncesini söyliyen “Der Tag,, gazetesi şunları yazıyor: Fon Papen'in geri alınması du- yuğu doğru çıkmaktadır. Bu, Al- manyanın ÂAvusturya'nın fransız B. Von Papen barış politikasına katılmasından memnun olmadığını ifade edebilir we Almanya'nın Viyana elçisini, Avusturya bakanlarının Paris ve Londra seyahatlerinden mesul tut- tuğunu gösterir. Berlin'de müfrid te- mayüllerin tekrar başladığını da fafde edebilir. Bu takdirde Alman- ya'nın Avusturya'ya karşı tazyik | politikasına tekrar başlanmasını beklemek gerektir. Sir Saymenin seya- hati etrafında Lomdra, 2 (A.A.) — Resmi mahfel. ler, Sir Con Saymen'in Berlin'e yapa - cağı ziyaretten sonra Londra: dön « mesinin Moskovayı ziyaretten vazgeç- miş olduğu maansına alımmamasını ehemmiyetle kaydetmektedir. Ondan sonra tutulacak yol Sir Con Saymenin Berlinden dönmesinden sonra — vereceği rapor üzerine kararlaştırılacaktır. giren 16 zenci tayyaredi yolda Londra, 2 (A.A.) — Habeşis tan imparatoruna hizmet teklifim de bulunmuş olan tayyare mirala- yı zenci Hobart Juvayan, bizzat yetiştirmiş olduğu ve maaşlarını kesesinden verdiği 15 tane zenci pilotla beraber buraya gelmiştir, Bu duyuğu veren Deyli Ekspraes gazetesine beyanatta bulunan mi- ralay Amerika zencilerinin son zenci imparatorluğunu korumak Habeşistan'a ü ve yal- için açılan savaşta yardım etmek istedikleri nız habeş imparatorluğundan bir işaret beklediklerini söylemiştir. Miralay Juvayan, tayyareleri Amerika'dan gelir gelmez adam- larile birlikte Adisababa'ya hare- ket edecektir. e— Sabık Avusturya bakanı Rintelen'in muhakemesi Viyana, 2 (A.A.) — 1934 temmu « zunda naziler tarafından yapılan ihtilâl teşebbüsüne karışmakla yurd karası su. çu ile itham edilen sabık bakanlardan Rinteleri bu sabah divanıbarb hu- zuruna çıkacaktrı. Rintelen, Dolfus kas binesinde maarif bakanlığı etmiş ve baş- bakan Dolfus katledildiği zaman Roma- da sefir bulunmakta idi, İddia makamları, Rintelen'i 1934 yılt zarfında ve bilhassa temmuz İçerisinde Roma ve Viyana'da nazilerle temas ede, rek hükümet darbesini kolaylaştırmakla ve bir ihtilâl hükümeti teşkili için fe « sadcılarla işbirliğinde bulunmakla it - ham etmektedir. Mahkeme aleni olacak ve 50 kadar şahid dinlenecektir. Rintelen'in, birkaç yıl hapse mahküm olması ve bu suretle #ıyasal hayatına son vermesi muhtemel. dir. Esasen Rintelenin başbakan Dolfus tarafından Roma elçiliğine tayini bir sı- yasal sürgün sayılmıştı. Bu meraklı mahkemeyi takib için Viyanaya yabancı gazeteler, 250 bildir. men göndermişlerdir. ULUSTA GAZETECİLER TOPLANTISI Kamutayın beşinci devre top « lantılarına başlamasından dolayı Ankaraya gelmiş olan türk ve ya- bancı gaezteci arkadaşlara Ulus, dün akşam üstü, yazı işleri daire- sinde bir çay vermiş ve bu toplan- tıda kadın ve erkek, bazı saylav- larımız da bulunönuştur. Geç vakte kadar süren toplan- tıda, yabancı gazeteciler, kadın saylavlarımızla, büyük türk dev - riminin türlü konuları üzerinde uzun derin konuşmuşlardır. Türk kadınlığı için bir anket yapmak üzere Ankaraya gelmiş o- lan ve “mülâkatlar kraliçesi,, adı. nı taşıyan Mis Betti Roz'un bu ko- nuşmalar hakkındaki duygularını sorduk: “Hepsinin hayranıyım,, cevabını aldık. Kadın saylavlarımızın, her ba- kımdan eksiksir. olan değerleri hakkında ancak Mis Betti Roz'un düşüncelerini paylaşmaktan baş - ka denecek bir söz yoktur.

Bu sayıdan diğer sayfalar: