2 Ağustos 1935 Tarihli Ulus Gazetesi Sayfa 4

2 Ağustos 1935 tarihli Ulus Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SAYIFA 4 Dünya mescleleri Habeş sınırında mektublar Burada mız gibi çarp yaraşan bi dövüşeceğiz. İtalyadak tıpkı devrim 4 aşacağız. Bir Romalıya ulaşıncaya çin çat utkuya kadar g dolu havatı öz kemiyor rmısun Üzerine bit tanesi yüzüme asolininin sörlerini tekrat Bu sor Baktr ve B hdi — Günler vatdır ki biribirin yard edilemezler ve hiç bir iz brrakma- Kül rengi bir gök len e- dan geçip giderler. altında geçirilmiş olan bu günler, kül rengi ve bayağı günlerdir. Fakat bir de fırtımalı günler vardır. Çetin savaşı yaratma ve yok etme gün- leni. Böy la değer... Fazist dostiarımdan bir tanesi beni #etomobilimden indirdi. Yolun bundan ötetini ancak yaya yapabilirdik. Artık etomobil yürümesine imkân yoktu. Nı- bayet, dağın doruğuna ulaştık, — siyah gömlekliler iki yana dizilip bizim geç memiz için bir yol yaptılar. 'Ta ileride Habeşistan dağları gök yüzünü deler gibi duruyordu. Burada yüzlerce genç le günlerin bir tanesi bir yı oraya doğru bir yürüyüş yapmak için buyruk bekli- yordu Gece indi. Hava seşinledi. Bütün bu gençler, seslerini çıkarmaksızım bura - da taşlı ve akreblerin a satında yatıp uyuyacaklardı. Geri döndük. Subaylardan birisi ce bime bir şişe içki ile birkaç şeker yer- leştirdi. “böyle yollarda bunun fay - dası dokunur sanırım,, dedi. Birdenbire yağmur çiselemeğe ve şimşek çakmağa başladı. Derken yağ - mur sağanak oldu. On dakika içinde seller akmağa başladı. Şeföre d olmayacağını sordum. sonra çamur fazlal, ın Üzerinde ha doğru olup “Birkaç dakika , biz de batarız. meliyiz., Sel büyüdü. Etraftan kayaları fa - lan yuvarlamağa basladı. Bir başka yer- de şoför dedi ki: Burada gerçek bir tehlike — var. Eğer su birkaç santim daha yükselirse yolu sürükleyip götürecektir. nın di Ne olursa olsun, yüri Habire çalışıyor, elinden geleni ya- Payordu. — Fakat tekerlekler yürümü - yordu. Her tarafta seller çağlıyanlar büyük bir hızla şiddetlerini artırıyorlardı Bu ne kadar sürdü, bilmiyorum. Bir zamnan sonra gök yüzü açıldı. Şoför: — — Gene tahijmiz varmış, dedi, — dü « şününk ki bütün seferberlik bu yollar üzerinde yapılıyor. Bu yoldan geçtikten sonra, allahın gorla yaptırdığı maynanın ne —demek olduğunu daha iyi anlamış bulunuyo - dum. ESKİ SÖMÜRGECİLERLE BİR ARADA Addi Ugri'de Eritreye eskiden gelip yerleşmiş olan sömürgecilerle yediğim yemekten sonra habeş smırının Öte ta- rafına geçmek husustundaki — dilek ve kararım büsbütün kuvvetlendi. Beni ağırlıyanlar buranın aristok ratları idi ve oturdukları yerleri bir Avrupa parçası haline — getirmislerdi. Beni gayet iyi karşıladılar. Masanın üzerindeki çiçekler mavi, kırmızı, beyas renkte idi; ulusal fran- sır renkleri idi. Keten masa örtüsün- de ve öteki sofra takımlarında ev sa - hibinin arması vardı. Çağırılanların hepsi büyük italyan aylelerindendiler. Şölen gayet yolunda hazırlanmıştı. Burada harbtan başka her şeyden kolay kolay konuşabilirdik. Bana de- diler ki: “Bundan bir yıl önce sofra - mızda her şeyi kolayca bulundı dik. O zaman bur beyaz vardı. O geçmiş günler günlermiş Ye zonra yapılması âdet o - Tan gezintiyi Önce Adovada Slenler için dikilmiş olan anıtı gezdim. Bu, gök yüzüne doğru yükselen koca - man bir haçtı Burada en barışçıl aptım. italyanlar bile bir öç ateşiyle tutuşuyorlar. Adeva ke- Yazan: Marsel Prat l Timesi onların kulak tesiriyle çınlıyor. Kılavuzum sord — Otomaobilden inip anıtı yakından görmek iste Bu anıtı bekliyen bir Eritreli ora- ya doğru giderken ayak kabılarımızı çıkarmamız için ayak diredi Anıta dar ve loş bir merdivenle çı- kılıyordu. Burada birkaç iskelet gömü- bir iki bayrak vardı. Çiçokler ve korde bulunuyordu. Dediler ki: Ölülerimizi mamıza habeşler tara- fından izin verilmediği için bulabildi - gimiz beş on kemiği kayduk.., “Fakat bizim istediğimiz ölüleri miz değil, fakat bir utkudur.., Önüme büyük bir defter açtıları buraya — getirip * Buraya bir imza atar mısınız?, Defterdeki son imza “Maşiş,, adlı kitâbi yazan fransız yazarı Hanri dö Monfrid'indi. İmzasının ©: ğ dan italyan kahraman- İtalyanların texz elden rerine kibrit çalınmı bokliyen bir edir, Etiyopiya kapıların- ün bir halk kımıldantış gösteriyor. Tepeye tırmandım. de tel örgülerinden ve Tigre dağlarına doğru kurulmuş bir çok toplardan baş- ka bir şey görülmüyordu. Biraz ötede 'Tepenin üzerin yırtıcı kuşlar gibi, günün birinde kı - rallar kıralı ülkesine saldırmağa hazir uçaklar konaklamışlardı. Dağı göstererek sordum — Orada neler olup bitiyo — Orada sıtmalı bir çalışma var ve 1 — Neye beni geçip görmeye bırak- mıiyorlar? Yol arkadaşı mgülümsedi : — Sınır, Oraya varabilmek için otomabille beş saat yol- culuk yapmanız lazım. Bu bir şey de- ğil. Fakat bu vadi sıtmalı bir yerdir ve Habeşistanda yol denilen şey yoktur. Mareb ırmağıdır. Tigrenin merkezi olan Adova ise dağlık, sarp bir yerdedir. Oraya ancak katır sırtında gidilebilir. Şüpbesiz, şimdi sizin Adovaya gi - dip oraya hüküm süren prens Ras Ve- yom'u görmeniz ilgen bir şey olur Fakat herkese olduğu gibi size de bu izin verilmiyecektir kanağatındayım Daha yumurtadan çıkmadan civciv - lerimi say, lacaktı. Onun için bu işi başarabile - ceğimi söylemeyi faydasır sayarak lz- kırdının, konusunu değiştirdim. ağa kalkışmam faydasır o- — Bu Ras Seyom hakkında ne bi Hyorsunuz? — Hiç bir şey. O, büyük esrar içine sarılmış bir adamdır. — Sarayı maz bir yerde gibidir. Adis Ababadan oraya varmak için katır sırtında bir ay yolculuk yapmak Tazım gelir. Sınırın bizim tarafta olan kışmı da kapalıdır. Onun için kendisini görete — gidenler pek sık olmaz. Bununla beraber onun askerleri Ha- teşistanın yenilmesi, yahut kazanma - sında bir etke olabilir. Aldığım haberlere göre bu Ras Se- yom esrarengiz mahiyette yaşıyan bir adamdır. Bu prens, İngiltereden yardım ve cebhane alarak bütün rakiblerini yenen Negus Negust (kırallar kırabı) impara- ter Con'un torunudur. Bu adam, kutsal bir şehir olan Ak- sumda 1879 da taç giymiş, Con adını almıştır. Bunun toprakları bir çok iç harblarına sahne olmuştur. Çoa kıralı Menelik, Conun en büyük rakibi idi. O zaman bu Menelike Habe- şistanda kargaşalık çıkmasını asığma uygun bulan İtalya yardım ediyordu. Con, dervişlerle yaptığı bir çatışmada ölmüş, bunun üzetine Menelik egemen- liği ele geçirmişti (Arkası var) varıl- İtalyanın savaşı ve ekonomisi Berliner Tagblatt Habeşistan hemen hemen nya kadar büyük su köre her barna 125 27.7.35 iki tane ve en milyon ometre Beş n ve kilamet- mura düşmekted buçük Te mürabb 13 kişi düşen iki tan Fas kadar y ğ Hi milyon nüf heşistan, $ nurab na 7 kişi dü nin tuttuğu yerin üçte ikisi kadar bü- yüktür. Bu rakamlar göz önünde tu ine göre, ilyon as tulunca, İtalyanın, söylendi T yarım n doğruya-askerlikle il- çti Eritre bulundurmak Fakat, çok kimsel Somalisinde azımdır. ürge türlü yiyecek k yere ihti- ı sö sonunda ı meydi » Ekonomik ana i 8:0 veya batı Trabi betidir Htalya sebeblerden dolayı gerek iklim, gerekse — finansal daha şimdiden bu hya ve Felemenk Hin , Mısırdan — işç g Son ikisinden. yolculuk Br a kuvvet- leri — bulm irişti. ve Felemenk Hindistanından bulunamadı. Eğer İtalya ağıstos çinde doğu Afrikasında E 5 x« i hareke- yani Mısır bu işe he te hazır bir halde bulundurmak istiyor n taşınma işi, İtalyanım her: hangi bir Avrupa savaş boylarına 4 mil- yon asker taşıması demektir Bu arad ın hiç kımıldamıyan para kar- masını da kaldırdı. i gaye harbın, memle- ket içinden finanse edilmesini kolay - kaştırmak değildir. Bu işin özü, her şey- den önce, doğrudan doğruya veya do - layısiyle harb gereçi olarak memlekete karşılık olmak liret ve döviz için lazım olan altını sertlest bulundur- maktır. Yapılmak — istenilen şey bel- H olmakla beraber bu metod gelişi gü zel yapılan bir sey değildir. Cünkü, İtat- da İtalya hükümeti, devlet kas şıilığı para yaparken gütt Bumu sokulacak olan şeylere üzere birkaç milyarlık yanın tecim bilânçostu memlekete yapılar| giritler buclandırıldığı halde 1935 yılı- nn ilk altı ayında 1,4 milyar liret - çıkla kapanmıştır. İtalyanların satın almakta oldukları malzeme her yanda kendini hissettiri- yor, Macaristandan beygir, Türkiye - denv kömür, Çekoslovakyadan da birs ve mağden suyu şişesi (haber alındığı- na göre bugüne kadar bir milyon şişe) Yugoslavya ve Ramanyadan zahire, ge- ne Yugoslavyadan kereste satın almak- tadır. Toptan ve yığın halinde yapı - Jan bu alış verişler müşterinin istediği gibi uygun bir biçimde olmadığı gihi. italyanlar adıma yapılan bu işler hak - kında söylenmekte olan her şey de doğ ra diye kabul edilmemelidir. Bu gibi lafların çoğu dünyayı velveleye ver - mek hevesinden bir kısmı da spekülaş- yon gaygusiyle ortaya atılıyor. Habe - şistanın Ozaka tecim odasına büyü bir tutarda olmak üzere kılıç ismarla - miış olduğu söylenince bir parça tuhaf kaçıryor. Bakat buna karşı italyanların Japonyaya 100.000 çift ayakkabı 1smar- ladıkları haberi daha çok akla yatıyor; Ancak, Japonyanın da bu işe yanaş- madığı baberinin berkitilmesine lüzum yoktur Eritre'ye çıkat yapılması yasak edil- mek suretiyle, İtalyanın yapacağı bü- yök yolculuk için Mısırdan deve satın alması güçleştirilmiştir. Yugoslavyadan buğday satın alınması, oradaki fiyatla rı yükseltmiştir; ancak, son gelen ra- porlar, fiatlarda bir durgunluk baştddır. ğanı kaydediyorlar. İtalyanlar — Yugös: Almanya ve sıyasal katoliklik Fölkişer Beobahter, Berlin d al katolikliğin ede i üsnomal bir ölçüde çoğalmış- zıların büyük bir kısmı, ulu- istliğin dünyayı — görüş tarzı alınan din hareketi ve ulusal sosyalist devletin kurumları katolikliğin bunlar hakkında çıkan ya- ilarında ulusal sosyalizmin — başardığı bütün işler küçültülmekte, değersiz gös- terilmektedir. Netekim doğu Prusyasında çıkan bir katolik kilise gazetesinde “köylü başlığı altında neşredilmektedir. için seri halinde yazılar Kato- anın büyük bir kısmı apaçık vaş karakterini almış, yığın y köylüden alın; Jer dağıtılmıştır Katolik papaslarının ne kadar geniş bir alanda savaşa giriştiklerini, Osna- brük'ten verilen şa haberden anlamak mümkündür. Hastalığı yüzünden Konsantrasiyon kaldırılarak arduna birini kuvvetlendirmek için dolaşmağa kötl niyet Kampından hastay olan maneviyatını den yatırılmış bir p bu öde de kullan man hükümetinin nış ve uzun süre iş başında kalmıyaca yürümek için sırasını beklediğini, ğını, Fransanın Almanya üze- rine ekete böyle bir h İngiltere'nin engel olduğunu söylemiştir. Papas, Almanya- nın, bugünkü kadar hiç bir zaman dar- madağın bir hale girmemiş olduğunu, kalmadığını 3 de katıştırarak kamplara doldurulmuş olan halkın rejimden memnun ve yakında bükümetin devrileceği ların sabırlı olmalarını, çok geçmeden başka bir devrin geleceğini kaydetme ği de unutmamıştır, Hükümet katolik kilisesini eziyor- muş; katoliklere karşı yapılan işkence, ağdaki İspanyol engiz durumun ya- i lâzım imiş. syonunu geçmiş imiş; bu felaketli bancı ülkelere bildirilme Sıyasal katolikliğin marksizm ile el- ele vererek birlikte çalıştıklarına — şÜp- he yoktur. Ulusal sosyalist rejimine karşı pa- pasların ne kadar sistematik olarak ça- lıştıkları da Aygefeld katolik kilisesin- deki papasın kilisede halka verdiği şu öğüdünden laşılmaktadır. “— Eski zamanlarda kadın, şer ve bir köle gibi kullanılır, geriye atı- lırdı. Bugün de geriye atılarak şerefsiz bir hale sokuluyor. Kız oğlan kızlık şe- refine de artık önem verilmiyor. Her ne kadar benim de sevindiğim bir ana- lar gününün yapılması ise de, adamın biri yazdığı bir kitabta (bununla Hit- lerin adındaki kitabı söyle- mek istemiştir), çocuk yetiştiremiyecek olurlarsa, ister kadın, isterse kız olsun, şetcfsizdirler, diyor ve: “— Ey katolik kızları, siz namussuz- sunuz, bugün artık, evlenmeden çocuk yapmanın zararı yokmuş, anladınız mı? “gavaşım,, diye bağırmıştır. ——— ——— lavyadan o kadar çok odun satın almış- lar ki, Yugoslavya kıyılarında bir dir- hem yakacak odun kalmamış. Satın alınan buğdaylar için Romanya nın döviz istemesi de birçok zorluklar ortaya çıkarmıştır. Bu gibi zorluklar, İtaiyanm İngilteer İle yaptığı kömür alış verişinde daha çetin bir biçime gir- mektedir. Spekülasyon yapan bazı kurumlar, İtalyada kömür kıtlığı olduğu haberini aldıkları için hiç bir ısmarlama olma- dan güney Velsden vapurlarını kömür- le yükliyerek İtalyaya hareket etmek- tedirler. Ancak, büyük toptancılar pe- şin para ile iş yaptıklarından,İngiltereden İtalyaya büyük partiler halinde yapıl- makta olan kömür işleri Hattâ, İtalya satılmış olan kömürlerin parası doğru dürüst ödenmediğinden, kömürle yüklenmiş olan vapurların İn- gilterede alıkonulduğu haber veriliyor İtalya, doğrudan doğruya veya do- dayısile olan harb malzemesini, bulabi! Jiği yerden almak zorundadır. Bundan da üç şey meydana geliyor: döviz ihti- yacının çoğalması, fiatların yükselmesi durmüştür 2 AĞUSTOS 1931 CU Habeşistanın son durumu Noye Fraye Prese gazetesil 25 temmuz tarihiyle Adisabali dan yazılıyor: Büyük Britanyanın şimdilik ned Habeşistana silah gönderilmesine en olduğunu Habeşistan iyi biliyx Bu harteketin, çinde düzt mek yolunu tutmakta olan diplomasi! gayelerine uygun olduğul ve hükümet, gördüj için, Cenevre'd nun faydası o Habeş hükümet; pek işleri barış gelmekte haklı görüşmelerde de b ağını düşünmektedi Cenevredeki durum davasını nun çok kuüvvetli olacağını sanıyor. ğer uluslar sosyetesi harba b güvenlik gösteremezse silah almak İçi yeniden İngiltere'ye baş vurulması ( göz önünde tutulmaktadır. Habeş © bakımından çok yoksuldu Son-sekiz ay içinde fransızlar, silah ti znini sür bırakıyorla! Habeşistanın getirttiği ahların aay sını bilmi kalmamıştır. Çünkü, H recek olan silahlar mesele düsü &i şıma ncemede beşistana sini düzelten 1930 andla bu rakamları, bir fransız sosy ola Cibuti - Adisabah dan herkes €i kânunda la yüktü gelmiştir. Bu vapurlar 600 makinalı tüfek. 5,500,000 fişek getirm sikliği kendini hissett dek fişekler, esasl u kurumu 1 ikii aid silah vapur. C 16000 — tüfek iki ucak Habesistar iki veya ibuti'yt topu vi mekt bir atıç bile yetn r azdır. beş askerini A üstün kılamıya! mestelelerden biri de budur 1934 ün son günlerinde Habesistan S0 makinalı tü 3000 tüfek ve 18.000 fişek gelmiştir. Habesistâ- rilmiş askerinc ka Bu rakam, nın İtalyan topraklarına saldırmak ha- aiyetinde olduğu iddiasın: si- lecek bir kanrttır. Bu iddia ise Ualval zarlık ve hadisesinden se dan ortaya atılmıştı. pu topu on beş milyon m geği ve 304000 tane de modern tüfek ve italyanlar tarafın: Habeşistanın to- odern silah fi- makinalı t Habeş askerle- rinin atış disipl bu cephanenin ne kadar sürece tirebilirler ği vardır. ni yakınd ni kese Habesistanın elinde bulu: narı on bir uçağın büyük bir kıamı kızıl haç işlerinde kullanılacaktır. Bir kre my da bombardıman 1 kulmuştur. Habeş tonçumun Tan tarafı, bosa atış yapman önünde İmpar Bütün bunlar göz varılan sonuc şudür: muhafızları ve güney ordusunun mür der- siftahları yoktur; #talyanların en büyük kuvvetleriyle karsrlaşacak olat ve kısm? seferberlik yapılınca — 160,000 kişiyi bulacak olan kuzay — ordusunun ise alman - fransız harbı zamanındat kalma silabları vardır; bu $ilahların fi- şek mermileri kurşundur. Hükümetit neden çete harbı ve gece kilcumları ta- Himlerine önem verdiği de bundan pek Ayi anlaşılır. Burada kamoy kendine çak güveni yor. Hattâ denebilir ki, ordu, hu güve- nişinde çok ileri varıyor, Son günler de habeş kadınları da harba hazırlar- mağa başlamışlardır. Bugün — Adisabar cıba'da bir toplantı yaparak hasta bakı- cr grupları kurdular ———HM————- girit yapılan memleketlerin değiştirilme si. Buna bir örnek diye itelyanların dö* Ku ve güney Afrikasından doğrudan doğruya Eritre ve Somalı'ya getirilmek üzere büyük tutarda marmelad ve «t konservesi taşımakta olmaları gösterile- bilir. Bu yolu tutmalarının sebebi, yak niz Süveyş kanalından geçmek masra * fından (vapur başına ortalama - olarak 30.000 altın frank) kurtulmak değildiri Asıl sebebi, belki günün birinde babef barbı dolayısiyle Süveyş kanalının ka” panması ihtimalidir. İtalya'nın güney Al t ile yaptığı tecimin 1933 yılır ÜĞ aylık hesablarında, 98 000 1934 de 95.00' 1935 in ilk üç ayında 133,000 ingiliz İirt- sı açık verdiği görülmektedir. Bu durüm göz önünde tutulunrö güney Afrikasından yapılmakta olan G” katın tutarı da çoğaldığına göre atf döviz vermek roru vardır .

Bu sayıdan diğer sayfalar: