2 Eylül 1931 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 2

2 Eylül 1931 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

EV a mn — 2? — VAKİT 2 Eylül 195) - gelenlerin iki sporcu arkadaş İsma-Kâzım, Etem Akif beylerle Aliya E- il ve Orhan beyler olduğu anlaşılmıştı. sat hanım idi. Yalnız Etem Akif bey Çünkü biraz sonra elindeki fancanları biraz sonradan geldiği için birinci mev yıkamak için kompartımandan dışarı kle oturmuş “heyet âzasından,, olduğu-! çıkan Orhan beyin beyaz gecelik enta- gunu ispat edemediği için öne geçeme-| risini, İsmail beyin de pijamasmı giy- misti. Tangolar söylendi, miş oldukları görüldü. Yastık, batta.'ve zeybek oynandı. Fakat heyet âza-! niyeden başka yedek ikişer palto da sinin önüne sonradan gelip sandalya getirmişlerdi. Bavulları tıklım, © tik- rm yiyecekleri dolu idi. Bir müddet etrafı seyretmek, sohpet etmekte yakit men şantöz inat etti, orada nam veren geçirildi. e Eskişehire geldik. Akşamı ((Sonya) yı ne söyledi, ne de olmuştu. çekildi. araştırma gayretlerine rağmen necek bir şey bulamadılar. Fakat Ha. Mit Fahri bey Imdada yetişti: — Arkadaşlar, dedi. Ceketlerinizi çıkarın, yatınca üzerinize (Örtünün, yorgan gibi olur! Öyle yapıldı, uykuya dalındı. Sabah olmuş, Afyona (o gelmiştik. Herkese tavsiyelerde (bulunan Helit Fahri bey, herkese öğrettiği (o tedbire'du, oyuna başladılar. Suflörün bu rağmen sabaha kadar uyuyamamış, İs-İlanacağı yer bir aralık bazı seyircilerin tasYona atlıyarak kaymak aramağu baş! canını sıktı. Sesler işitildi: lamıştı. o Biraz onra herkes istasyonu| O. Kaldırın o künbeti oradan! indi. tedariksiz gelenler çehrelerin| (Kimse cevap vermedi. — Bağrışma- den belli oluyordu. lar, gülüşmeler oldu. Kontun kâtibi) Istasyonda sekiz buçuğa kadar bek-| kızdı. Halka hita petti; Jedik. Sonra Dumlupımara Oçgittk.) || Oyun mu oynuyoruz, yoksa bü- Otobüslerle abideye giderek merasime) ada eğlence mi var? iştirak oitik. Akşam beşte © Afyona Nargile tokurtuları, gülüşmeler a- GEMİ trende Afyon dönerken rasında (Paris memleketinde) Sen neh — Sizi Afyon İstasyonunda araba), kenarında kont öldürüldü, masılsu EE Ml gerii oalavs, bilerek, kAlörü tekrar hayata avdet etti, Bu cinay.ti bahçesine gidiniz.., Diye tenbihlerde bu) yözetliyen ve evelce kâtibin zorile ev- Junuldu. İstasyona gelince herkes a. 3d kömnldk ak İekrar, eve gelâie- rabalara hücum etti. Tabii (birçok yun bitti. Trene döndük. . Yime wy- kimseler açıkta kaldı, bazılarımız TÜ-İ Kuyu daldık. Yalniz tiyatroda zümeği seven Sadettin Ferit bey baş. Akif bey bir ahpabına tesadüf etmiş, ta olarak yürümeğe başladık. Yolda) yı, daryaşa istasyonundan geri gön- bizimle yürüyen Ümer bey bir. mraba) geyimek üzere bir battaniye tedarik etmişti. Rahatça uyudu. Sahıhle yin trenimiz hareket etti, Eskişehir- de diğer heyetler ayrıldı ,Bileciğe gel miştik. o Sadettin Ferit beyin kompar tımanında toplananlar aşka dair gö rüşüyorlardı. Herkes fikrini söylü- yordu. Kalemi, kâğıdı çıkardım. lenenleri tesbit ettim. İşte aşk haklkın- da heyet Âzasının fikirleri: Sadettin Ferit bey — Aşk zaf ile| zevkten mürekkep bir (hastalıktır. Rüknettin bey — Ekseriyetle genç ruh Cinnete kadar müncer çarliston atan ve birer de nargile getirten zat) ile arkadaşının teklif ve ısrarlarına rağ| oynudı, Biraz sonra herkes uykuya bütün örtü- bir aralık (Müsaade edin, soyunayım, de geleyim!) dedi. Ve alkışçıları kan:| dırdı, ısrar etti: Tedariksiz gelenler Birzat davulcu ile çalgıcılıra | — Sonyayı çalın! Aldığı cevap şu oldu: — Rejisora söyleyin! y Rejisör olmadığı için muhatap bu-! lunamadı. o (Katil kâtip) dramı ladı. Davulcu bir bıyık takarak kont, kemancı kâtip. boru çalan da uşak ol; baş» Eteni çevirdi: -- Bizi bahçeye götür! Dedi ve arabacı ile arasında muhaver geçi —'Götüremem, İstasyonda heyet â- zası var, onları götüreceğim! — Biz de heyet âzasındanız! — Siz heyetten değilsiniz, heyetten olsanız istasyonda beklerdiniz. Bu muhavereden sonra tekrar yola koyulduk. Parka geldik. İstirahat ettik, biraz sonra da belediyenin ziya fetine gittik. Her taraf o elektrikler içinde idi. Bir aralık Rüknettin beyia|!2r1 dehasıdır. Mia sesi işitildi: | eaiiği — 'Tyatro oynıyormuş. Şehir meclisinden Şerafettin bey — olur, değil mi? Aşka inanma, seviyor sanma, sakın ak Etem Akif bey bu fırsatı kaçırma.) dama, hepsi yalandır! mak için henüz ısmaladığı Aliye Halit Fahri Hanım — Aşksız hu bile feda etti. (Biraz İlerdeki yazlık Y9© ölümdür. tiyatroya gittik. o Kapıda birer, birer; o Rana Sani Yaver hanım — Aşk cim! koyun sayar gibi bizi saydılar para ı1.'lei asabiyenin favkalâde O teheyyücün- dılar, fakat heyet Azasından oldığu- den usule gelen marazi bir haleti ruhi-i muz İçin bizi öne dovulcunun yanına o.İyedir. turttular. o Tiyatroya gidenler Sadet.) (Aliye Esat Hanım — Aşk tiin Ferit, Rükrettin, Esat, Sıddık bir heyecandır. Sami, Ömer, Mustafa, Mehmet Alil bir Böy Gitsek iyi kahvesini SONSUZ Şükrüye hanım (Kâzım beyin refi- korktuğumuz başımıza geldi, di- ye inledi. Sokak kapısı kapanınca taslık büsbütün kararmıştı. Feridun Bey sahnenin fecaatini' VAKITın Tefrikası ! 77 —————— Kızılcık bu anlı. Te balları "mü... ve duruyorsunuz? diye bağırmağa baş YAZAN UR REŞAT NURi Gülsüm çocukların o birini birl Onlar “yüreğini oynatma an- eline, biri diğer eline almış kapı ne.. yüreğini oynatma.,, diye mer-|nın yanında duruyor, hiç sesi çık! divene koştular. (o Yarım dakika | mryordu. o Nihayet mutfak tarafın sonra Muradın aşağı taşlıkta hınç) dan bir lâmba geldiği zaman onun kırıklarla ağladığı işitildi. İs arı sokmuş gibi — ağlamaktan Nadide hanım nihayet kendi! YüZü $işmiş olduğu görüldü. Küme anbean! Feridun Bey Muradı kolundan | iği vakit feci bir | sahne tutarak yukarı çıkarırken © küçük! Misk sokaktan hanımlar o miyavlar gibi ince mer- V > i YENİ) hamet sesleri cıkararak çocuklara! gelmiş ve çamurlu çizmelerinden bi yaklaştılar. Fakat onlar vahşi birl | o henüz sıkarmağa vakit bur) korku ile Gülsümün arkasına sak- amamış olan Feridun Beyin omu- Bu, “onlar için tabif bir zuna başını dayamış ağlıyor, zabit Fakat Gülsüme ne olu- onun sırtını okşıyarak: “Metin o- yordu? Jun birader. metin olun. allah te-| Kız konağa ilk defa ayak bası sellisini ihsan eder,, diyordu. Mu! yormuş gibi yabancı bir tavırla dur tasarrıf o büyük hanımı farkedince ruyor, kimseye bakmıyor, elinde» kollarını kaldırarak: ki mendili arasıra yüzüne götüre- — Ah teyzeciğim... rek gözlerini, burnunu siliyordu.) ilandılar. hareketti, Nihayet İbu masala hacet kalmadı. Gizli Kuvvetler içinde! Cihan harbının bir köşesi- nin hakiki tarihidir. Hinden- Makenze ! yapan Alman birinci mülâzimi Mak Vild tarafından yazılmıştır. Harikulöde maceraları bütün çıplaklığile anlatan bu 6seri yakında Vakıt sütunlerında okuyacaksınız. Yakında Vakıt Sütunlarıuda Hindistanda karışıklıklar Şiptatlagong, #i (A.A) — © Müs lüman ahali şehrin orta kısmında bir mecusiye ait büyük bir dükkânı öldürülmüş olan bir müslüman hendisin intikamını almak maksadile mü yakmıştır. Mecüsiler büyük bir telâş ve korku: ya tutularak dükkânlarını ve idareha- nelerini kapamışlardır. o Müslümanla- rın İleri gelenleri sükünu iadeye çalış- maktadır. o Bugünkü posta asker ur haf, altında dağıtılmıştır. kası) — aşka dair derin bilgimiz yok- ur. Fen fakültesi relsi Mustafa bey — Aşk bir İlmi simyadır, ni Sinadan sorun! Etem Akif bey — Aşk bir feyzi rehii gibidir, genç olanlarda tabii gibir! Doktor Esat bey — O tarakta be- zim yoktur. Avukat Siddik Sami bey — Gençli- #in bir hulya ve şerabidir. Halit Fahri bey — Aşk — hayat Eski adalar kaymakamı Mehmet Ali hey — Adalardan bir yar gelir bizlere. Sporcu Orhan bey — İnsanların za- afıdır. Kasaplar cemiyeti umumi kâtibi Ö- mer böy — Sevmek ve sevilmek bir nimettir, Kâzım bey — Aşıkım, söyliyentem. M. K. bey — Heygidi günler hey! Bunlardan başka üç kişi müstenkiz kalmıştır. Bunlardan biri İş banke'n Hakkı dan Süleyman Sadi diğeri sporcu tsma! fil beydi. Üçüncüsü o isminin Aşk anketi bitmişti. Pendiğe geldik. Bahis güzelliğe intikal etti. Fakat! çok sürmeden heyet âzasının elma e betlörini toplamağa başlaması Üzerine! bahis yarıda kaldı. Yekta Ragıp Hasta gece sabaha (karşı öl- müş, gündüz ikindiden sonra Ya- kacık mezarlığına gömülmüştü. Konakta adetti. Ölüm haber- leri çocuklardan saklanır, - ölen a- naları ise Bursaya, babaları ise Mekkede hacı olmağa gittiği söy - lenirdi. Muradm çocukları için Çünkü o kargaşalıkta o kimse onlarla meş gul olmadığı için her şeyi görmüş- ler, o bahçede tabut yapılırken et-i rafında dolaşmışlar, kaynıyan ka- zana çalı o çirpi taşımışlar, belki hatta bir yere saklanarak anneleri- nin yıkandığını seyretmişlerdi. Yine konağın eski âdetlerin- den olarak büyük hanım O acele bir pirinç çorbası pişirtti. o Fakat çocuklar çok yorgun oldukları için yemeği beklemiyerek Gülsümün di zinde uyudular. Geceler | hayli uzamıştı. Ba usus böyle zamanlarda erken de yatılamazdı. Erkekler selâimlık Oo odasında Murat Beyi — sünnet çocuğu avu- tur gibi turlarken © hanım- Tar da Gülsümün etrafına toplandı” dün| eeeramesrarasasyssasrane sase semaya | onu İh.) ole, yazılmasını istemedi, : Biriken evrakı nakdiye İ Nakit işleri müdürü Sırrı Bey | yakında izmirden şehrimize geliyor Ankara, 1 (Vakıt) — izmirde | bu'unan Maliye vekâleti nakıt | işleri umum müdürü Sırrı Bey, bankalar (O konsorsiyomu — ta rafından döviz stokunun satıl İ masından biriken evrakı nakdi- İ yenin Ankaraya nakli işine ne- | zaret etmek Üzere yakında İs- tanbula ç decaktir. 150 bin lira Afyon köy yardım sandığında bu miktar para toplandı Afyorkarahisar, 1 (A.A) — iki sene evvel tesis edilen Köy İ yardım sandığının sermayesi 150 bin lirayı bulmuştur. Sandığın sermayesi ber köyün muayyen bir araziyi ortaklık suretile işleterek istihsal ettiği hububatla meydana | gelmiştir. Sandık ihtiyacı olanlara yüzde dokuz üzerinden ikrazatta bulunmaktadır. ileride bu miktar yüzde beşe indirilecektir. Köylüye teminatsız para ikraz eden sandık, teessüsünden beri ! çok faydalı işler görmüş bilhas- sa köylüyü mürabahacılara düş- İ mekten kurtarmıştır. | Kağnı kalkıyor... ———<— SON HABERLER | Cümburiyet Merke: bankası Gelecök ayın iptidasında fa8 liyete geçecektir” Ankara, 1 (Vakıt) — Cümbu riyet Merkez bankası esas Bi zamnamesi 30 Eylölden itibare mer'ivet mevkiine girecek, ban ka bir teşrinievelde faaliyet başlıy caktır. Maarif müsteşarlığı Ankara, 1 (Vakıt'— Müfettiş umumilerden Salih Zeki Beyh asaleten Maarif müsteşarlığını tayini tasdiki âliye iktiran eyle miştir. Orta tedrisat şube mü dürlerinden Necmettin Bey Ga latasaray lisesi tarih muallimli ğine tayin olundu Maliye vekili Ankarada Ankara, 1 ( Vakıt) — Maliyı vekili Mustafa o Aptülhalik Bej buraya geldi. Burada onbeş gür istirahatten sonra vazifesine baş lıyacaktır. Tapu kanunu hazırlanıyor Ankara, İ (Vakıt) — Tap umum müdürlüğü (tarafından Tapu idareleri *teşkilâtına ait kanun lâyihasının hazırlanmasına başlanılmıştır. Beyneimile tababeti asabiye ongresi Berne, 31 (A.A.) — 40 hükümet * rafından gönderilen 200 müurahhasi iştirakile açılan beynelmilel tebabe asabiye kongresi M. Motte tarafında küşat olunmuştur. Celse dimaği tüm relerin teşhis ve tedavisi hakkın 'al usullerin mwilzkeresine hasredilmiştir —— —— Afyon halkı arlık araba lara rağbet başladı Afyonkarahisar, 1 (A.A) — Vilâyet tarafından tesis edi araba imalâthanesi köylüye ara- ba dağıtmıya devam etmektedir. Kağnıdan usanmış ve mazatra- tını takdir. etmiş olan köylü arabalara çok rağbet göster- mektedir. imalâthanenin faaliyeti | neticesi olarak bir kısım halk kağnıdan tamsmile kurtulmuştur. 9382 bütçesi limana İhzar olunduğuna dair çıkan rivayetler asılsızdır. Ankara, 1 (Vakit) — 932 se- ' resi bütçesinin ibzarına başlanıl- dığı şeklinde bir gazetede çıkan haber doğru değildir. Maliye vekiline vekâlet eden sıhhiye vekili Refik Beye sordum, "931 mali senesinin ilik aylarında bu- lunuyoruz. Böyle bir şey mevzuu bahis değilei-.. Dedi. lar. Hasta öldüğü zaman yanında! bulunduğu için kızda hayli serma ye olacaktı. Bir gün içinde bir ki tarih vak'ası oluveren bu ölü- mün kim bilir ne acıklı ve heyecan k bir hikâyesi vardı. & Fakat on- lar sıkıştırdıkça (Okız adeta bir düşman çehresile somurtuyor, | 80! rulan suallere bir iki kuru kelime İile cevap veriyor, soğuk bir kinle! İdudakları kısılıyordu. Hanımlar fena halde o bozul- muşlardı. Fakat bir şey belli et- mediler: “Sen yorgunsun. Haydi 2 dediler. O çıktığı zaman hanım: — Kuzum Allah aşkına buna ne oluyor böyle? dedi.. Surat bir Ikarış.. Naciye istihfaf ile omuzlarını silkti: | — Anlıyamadn mı? o yalnız iv hanımlığına alıştı. o Orada iste diği gibi esip savuruyordu.. Fakat İhanımlık kısa sürdü.. Devlet düş- ikünlüğü kolay ( değil.. ben de ol- 'sam somurturum. Dürdane de aşağı yukarı bu Eczacı:ar ———— Cuma ünü senelik oplanlıların ya» pıyorlar Cuma günü Türk farmako- loğlar birliği eski Türkocağı binasında senelik kongresini ya- pacaktır. | Anadoluda (o mevcut bütün eczacılar reye iştirak e deceklerdir. Azası çok olan yer- lerden birer mürabhas gelecek” tir. Ankara, Erzurum, Bursa, Niğde mürahhasları dün gel mişlerdir. Kongrede çok heye- canlı münakaşalar olacak, bil- hassa baremin eczacılara ait olan kısmı, eczacı barosu teşkili, eczacı mektebinin yeni şekli et- rafında birçok âzalar söz söy- liyeceklerdir. Neşrettiğimi mec- mua ile ve bütün meslektaşları bir araya toplıyan farmakoloğlar birliğinin bu kongresinin neticesi alâkadarlarca alâka ile beklen- mektedir. —— Murat bey çok o nazik dam.. Annemin o ahretliği olduğ için bu dilenciye yüz verdi; bir! kere “kızım, evlâdım, çocuğun diye çenesini okşadı.. Bu da kend ni adam oldu sandı... Böylel, yüz götürür mü? Karamusallı süt nine onlar gibi düşünmüyordu: — Aklıma bir şey geli ma inanmazsınız. “Sen kötü yü: li bir kadınsın,, dersiniz... Hayci söylemeyim, dedi. Hanımlar: — Söyle sütnine ziyanı © ye diye ısrar ettiler. İhtiyar kadın sözlerinin işit mesinden çekiniyormuş gibi sesii alçaltarak: — Ben böylelerinin ciğerini içini bilirim, dedi, bu kız “hanı ölürse Murat Bey belki beni al diye ümitlendi... Kişi kendini bil ne güzel olur.. Büyük hanım dalgın (o dalgi düşünerek: — İnanırım süt nine, diyo böylelerinden her şey beklenir. fikirdevdi: (RİK

Bu sayıdan diğer sayfalar: