17 Mayıs 1932 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 5

17 Mayıs 1932 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

mii R N ii kam Altın Peşinde! ! Binlerce h dolaşıyor, Yada gazetelerinin verdiği ma - Mihee göre, hali hazırda binlerce ta is, dünyanın her tarafda al - Tm meşguldüler. Lond - adan büyük maden kumpanyala - bel biri, her sene, bazı sahalarda) Saya altını çıkarmak için bin - du çapa karşında Okalmakta, Maki, çed üzerinde tetkikat yapıl - akat ekserisinin yanlış oldu - h Mlaşılmaktadır İk Kumpanya, yüzde bir ihtimal bi - kür,» binlerce lira sarfederek tah - yapıyor. W enlerde Hindistanın ortaların - rai * yerde altın bulunduğuna dair tra £ alınmış, mühendisler derha) Ya Könderilmişse de bunlar ancak külçe bularak dönmüşlerdir. hazan, cenubi Afrikada “bir tar - Salışan bir köylü,bir külçe görür De: 57 tır A “Üst tarafı £ inat sayfamızda — İğ cla olmuştur. o Yap- ağ tahkikata göre badise | Cereyan etmiştir: Taksimde iki kışlanın aralık ağında, kışla binasının geniş mı işgal eden bir afyon l ası vardır. “Mamulâtı şar- a afyon fabrikası, ünvaniyle ye Japonlar tarafından işle- İk bu imalâthane bir aralık a geçmiş ve nibayet kap imete devrolunmuştur. Hü- İ,, vet burasını kapatmış, temhir İŞ, içerisine de Abbas Ef. is- ine birini bekçi bırakmıştır. as EF. ailesiyle birlikte fab- , Mu yazıhane kısmında otur- , “tadır. Yangın buradan çık» İ$tar, Ateş, öğleden sonra saat on 3 geçe görülmüştür. Yazı- de oturmakta olan Abbas karısı, ve 8 yaşındaki kızı 4 başlarında birdenbire yük- ag alev sütünuun görünce fer- 1a başlamışlar ve kendilerini iğ bilmek (için methallere Ymuşlardır. Binanın alt katında m otomobilciler ve benzinci- ykırışı duyarak kazazedelerin iy dima koşmuşlar ve zavallı- Ni, ri diri yanmaktan kurtar- | i ir, İma rağmen Abbas, kanım küçük kızı ve onları kurtar- Kak Ming uğraşanlardan Kâzım biri ağır surette yara- heyeti Abbas ve Kâzımı / ur. Vak'a mahalline i yetişen sıhhi i Di © bastanesine, Abbasın 1 ve kızmi Fransız hasta- kaldırmıştır, yaraları pek kadıncağız çok geç- vefat etmiştir. Azn yerine gelen itfaiye, kimyevi maddeleri ibtiva afyon imalâlhadesinin, bo- dumanları ve yakıcı alev- da bir müddet ya- ya yaklaşamamıştır. Ni- her tedbire baş vurulmuş, Böze alınmış ve fedekâ- bir çalışma neticesinde başlangıcından üç saat tam saat 16 da söndür- İ olabilmiştir. Yanan thanenin bir kısmını #tmektedir, diğine göre, yangın Meyip ateş fabrikanın larına sirayet etmiş Taksim civan için hasarat yapacak Eli pe #5 474 EZ E$İ Mir 7 mühendis seferberdir, dağ dağ arıyurlâar.. görmez arazisinde altın bulunduğuna zahip olarak hemen Londra ve Nev - yorka koşuyor ve bu kumpanyanm mühendisini alarak geri dönüyor. Ne - tice boş çıkınca, bunlar yaptıkları! masraflarla kalıyorlar. Hali hazırda maden mühendisleri J nin en çok altm çıkmasını ümit ettik - leri saha Kanadadır. "Yeni altın keşfi için o vuku bulan hareket Yukov'da muvaffakiyet kazan mış ve mütahassıslar, buzların altın - da altın bulmıya muvaffak olmuşlar - dır. (İsveç) te de yeni bir altm sahası bulunmuştur. Bu saha kibrit kra- lr Krugerin son güvendiği işlerden bi - bi riydi Orta Avrupa dağlarmda da altın keşfi çok muhtemeldir. Onun için bu - rada da taharriyat yapılmaktadır. teş Faciası Daha! ciddi bir tehlike olacaktı, yan- gının ne suretle çıktığı henüz anlaşılmış, değildir, zabıta ve Müddeiumumilik tahkikatı henüz bitirmemişlerdir. Bina Istanbul Emlâk şirketinin malıdır, Yan gın, uzun bir zaman İramvay Seyrüseferini sekteye uğratmıştır. Son dakika Son dakikada zabıtadan öğ- rendiğimize göre yangında bir kast eseri yoktur. Yangın, gaz ocağından ve gaz ocağına yakın bulunan cterlerin parlamasından ileri gelmiştir. Büyük Elçilerimiz arasında Değişiklikler Ankaradan gelen haberlere göre büyük elçilerimiz arasında bazı değişiklikler yapılmasına ka- rar verilmiştir. Bu cümleden ola- rak Londra sefiri Ferit bey Var- şovaya, Paris sefiri Eünür bey Londraya, Varşova sefiri Cevat bey Romaya nakledileceklerdir. Sabık Roma sefiri Suat bey de Paris sefirliğine- toyin edilecek- tir. Mookova sefiri Hüseyin Ra- gıp bey eski vazifesinde kala- caktır. Merkez bankası Amerika'dan Altın aldı.. Cümhuriyet Merkez Bankası Amerika'dan yeniden yarım mil- yon lira kıymetinde altın satın almıştır. Altınlar o Nevyork'tan vapurla Avrupa'ya gönderilmiş- tir. Oradan kara yoluyla şeh- rimize getirilecektir. Vapurcular heyeti Vapurcular beyeti dün Anka- raya hareket etmiştir. Heyetten bir xat bu seyahat hakkında şun- ları söylemiştir: — Hükümet tarafından teşkili düşünülen (o vapurcular anonim şirketi hakkındaki nokti nazar- larımızı bundan evvel Ankaraya giden beyetimiz gerek vekâlete ve gerek diğer makamlara izah etmişti. Bu defa da gene aynı mesele etrafındaki düşündükleri- mizi tekrar edeceğiz. Yugoslavya maslahatgüzarının teşekkürü Yugoslav maslahatgüzarı M. Yuvanoviç vilâyete giderek vali Muhittin beye, Yugoslavya kra- liçesi Mari hazretlerine burada bulunduğu müddet zarfında gös- terilen misafirperverlikten dolayı teşekkür etmiştir. Yunanistanın Borçları Ingilizler, taksitleri Altın olarak Istiyorlar Yunanistan, bu talebi reddedecektir Atina, 16 ( Hususi muhabiri- mizden) — İngiliz sefiri, Yunan hariciye nazırını Ziyaret ederek bir nota tevdi etmiştir. Inyiliz sefiri bu motasında İngiliz da- yinlerine borç taksitlerinin altın olarak tediyesine devam edilme- sini talep etmiştir, Yunan hari- ciye nazırı bu talebi tetkik ey- ledikten sonra cevap vereceğini söylemiştir. Maamafih Yunan hükümetinin talebe menfi cevap vereceği muhakkak görülmektedir. Zira Ingiliz dayinlerine taksitler altın olarak tediye edildiği takdirde, bu, diğer ecnebi dayinlerinde ay- ni talepte bulunmaları için bir misal teşkil edecektir. Tamirat konferansına davet Atina, 16 (Hususi muhabiri- mizden) — İngiltere hükümeti, Haziranda Lozanda toplanacak olan tamirat konferansına Yuna- nistanı resmen davet etmiştir. Başvekil, Lozan konferansına gidecek Yunan heyetine bizzat riyaset etmiye karar vermiştir. Diktatörlük meselesi Atina 16 ( Hususi muhabiri- mizden) Başvekil M. Venizelosun tekziplerine Otağmen, muhalefet gazeteleri yakında diktatörlük ilân edeceğini yazmakta israr ediyorlar, muvafık gazeteler, bir diktatörlük şayıalarile | istihza ediyorlar. Yunanistan tasarruf yapıyor Atina, 16( A.A | — Gazete- ler, hükümetin bütün mesarifi tahdit etmek kararına tevfikan harbiye nezaretinin levazime ait kredilerin ekserisini ilgaya karar vermiş olduğunu yazmaktadır. Ecnebi heyetlere ait krediler de ilga olunmuştur. Bahriye nezareti bütçesi, 268 milyon drahmiye indirilmiştir. Bu bütçe 1931 de 355 milyondu. S POR Dev adam Gene galip Milano, 16 (A.A) — Dün saat 18 de yedi bin seyirci muvacehesinde San- Siro stadında kalyan boksör Primo Car. nerayla Alman boksör Sehocnrath ars- sında bir boks maçı yapılmıştır. Maç Garneraaın bariz tefevyukunu gören ha kemin müdahelesi üzerine tatil edilmiştir Carnera şiddetle alkışlanııştır. Sehocn- rah 93 ve Carnera 118 kilo ağırlığında dırlar. Tek başına 339 kişiye karşı oynadı Havana, 16 (A.A) — Aym zamanda 330 kişiye karşı 60 dari Şşatanç öy yan Capablanca, 45 parti kazanmış, # kaybetmiş ve 16 parti de berabere İştar. Aris tâkımı Panathinaikos *a- kımını yendi Selânik, 16 (A.A) — Aris takımıyle Panathinaikos takımı arasında yapılan bir futbol maçında Aris takımı sfirs karşi yedi süyıyle Panathinaikos takımını yen“ miş ve parlak bir muzafleriyeç kazan- mıştır. Darülfünun kulübünde Darülfünun spor kulübü umumi he- yeti fevkalide bir toplanma yapmış, eski idsre heyetinin isufasını kabul etmiş ve yeni bir idare hejeti seçmiştir. Yeni he- yet reis: Avni, ikinci reis: Tarık, umu- mi kâtip: Kadir, umumi kaptan; Suphi, muhasip : Şeref, aza: Feridun Beylerden mürekkepür. ve Bh “Eailiesler ti, devrimizin leh ve aleyhinde — 5 — VAKTT 17 MAYIS 1937 — VE Fikirler Akvam Cemiyeti Nedir? Bir Alman muharriri cevap veriyor: devrin en büyük yalanını temsil eden abide! Cenevredeki milletler cemiye- | en çok söz söylenen bir mües- sesedir. Onun istinat ettiği fi- kirler ve onur yaptığı işler; hem müsait, bem gayri müsait bir noktai nazardan tetkik ve ten- kit olunmaktadır. Bütün dünya milletlerini bir araya getirip bir- leştirmesi, ihtilâfa düşen millet- ler arasında kendisinden, sulh ve müsalemet havasını teneffüs eden müzakereler açarak ihti- lâfları adalet ve insaf dairesinde tesviye etmesi beklenen bu mücs- sese, bugün iki parçaya bölün- müştür. Zaten onun tesis olun duğu günden bu ayrılık vardı. Bir tarafta umumi harpte galip gelen devletler, diğer tarafta mağlup olan devletler bulunu- yordu. Gerçi mağlupların tevazu ve teslimiyet içinde şikâyetlerini söylemiye hakları vardı, fakat bunları dinleyip dinlememek ga- liplerin keyfine bağlıydı. Bu müt- biş ayrılık her şeye rağmen de- vam ediyorsa da Akvam cemi- yeti hâlâ yaşıyor ve fikirleri meş- gul ediyor. Akvam cemiyetinin ne oldu. ğunu, ne yaptığımı, izah için sa- Sıhhiye müsteşarı Hüsamettin Bey Paristen geldi, Ankaraya itti g Pariste toplanan beynelmilel hıfzıssıhha ofisi oiçtimalarında memleketimizi temsil eden sıh- hiye müsteşarı Hüsamettin Bey Paristen şehrimize dönmüş ve Ankaraya gitmiştir. Hüsamettin Bey hıfsızsıhha ofisinin içtimala- rı neticesi (Ohakkında şunları söylemiştir : — Hılzıssıhha ofisi içtimalarında memleketimizi çok yakından alâkadar eden bir çok meseleler görüşülmüştür. Bilbassa asrın terakkiyatının doğurduğu bir ihtiyaç olan beynelmilel hava bifzıs- sıhbası otrafında uzun müzakerat cereyan etmiş ve müsbet neticeler alınmıştır. Memleketler ürasında ölü pakliyaı me- selesi için de beynelmilel esasst kon- muştur. Içtimada itlâfı far ameliyesi et- ında da şamil bazı kararlar verilmiştir. ————————mm Dollar öldü San Francisco (Kaliforunya) 16 (A.A)—Dollar Stansbip kumpanya sınm ve bir kaç başka gemi kumpanyalarının Oo müessisi ve reisi ayni zamanda Amerikan enternational Cprporation'un mü- dürü Robert Dolların öldüğü haber verilmiştir. Robert Dollar iyilik yapmayı çok sever bir adam olmakla tanınmıştır. Sovyet ricalinin Ankarayı ziyaretleri tarihi Sovyet icra komitesi reisi M Molotof'la hariciye komiseri M. Litvinof'un Cümburiyetimizin o- nupcu yıl dönümüne tesadüf e- 933 senesi teşrinevvelinde Anp- karayı ziyaret etmeleri takarrür etmiştir. amm Gelenler, gidenler Berlin darülfünunu tıp fakül tesi müderrislerinden o profesör Sorens poktor, Behçet Sabit be- yin validesine ameliyat yapmak üzre şehrimize gelmiştir. $ Evvelki gün Vice Royol In- dia vapuruyla şehrimize gelen 550 Ingiliz seyyabı dün ayni va- purla gitmişlerdir. | ancak batmıya mahkümdur.' lâhiyettar bir Alman muharriri, Max Beer tarafından kaleme alınan eser, bu cemiyetin mâna ve mahiyeti ve onun tarihini ye- niden tetkike vesile teşkil etti, Alman muharriri, Akvam ce- miyetinin teessüsünden bahse- derken onu ortaya çıkaran Vil- sonla Klemanso arasında ko- pan müthiş mücadeleyi anlatıyor. Birinin idealizmi, ötekinin kin- darlığıyla döğüşüyordu. o Ninha- yet Klemanson'un kindarlığı ga- lebe çalmış ve Akvam cemiyeti onun dilediği gibi vücut bul- muştu. o Ortaya çıkan müessese, galiplerin mağlüplara karşı hiss | settikleri kin ve adavetin bir | icra vasıtasından başka birşey değildi. Hatta Akvam cemiye- | tinin merkezi olarak seçilen bi- taraf şehir bile Brükselden bel- ki de Paristen daha fazla Fran sızdı. Ve bu sureta bitaraf, hakikatte, Fransız olan muhit içinde Fransız taassubu herşeye hâkimdi. Akvam ezmiyetini senelerce yâkından tetkik eden hatta se- nelerce onun mesaisine iştirak eden Alman muhdtriri akvam ce- miyetinde nasl çalıştığını, ne işler gördüğünü çok iyi bilen bilhassa her işin, her meselenin nasıl bir ruhla tetkik olunduğunu iyi kavrayan bir mubarrirdir. Kendisi bunları izah ederken akvam cemiyeti ağının en hâkim siması olan cemiyet kâtibi umu- misi Sir Evik Drummudu şöyle ediyor: si Sir Drummoad Akvam»cemiyetini bütün şebekeleriyle idare eden, onun bütün mesaisini tanzim eden, sekiz sene o onun bütün messlsiyle alâkadar olan şahsiyettir. Aceba bu kadar selâbiyet ve nüfu sahibi olan bu adam, bütün milletleri b araya getirerek yer yüzüne sulh ve salemeti, uhuvvet vo adaleti yayaca müessesenin hedef ve gayesini duyi yaşıyamk çalışmış mıdır ? Alman mubarriri bu mühim suale cevap veriyor ve — Hayır! Diyor. Sebep basit, çünkü Sir Drum- mond İngilizdir, ve daima galip- lerin davasını gütmüştür. Galip- lerin gözü önündeyse daima çe- likten bir perde gerilmişti. Bu çelik perde galiplerle mağlupları daima ayırıyordu, Ve aynı çelik perde galiplerin hedefleriyle Ak- vam cemiyetinin hedefleri arasi- na dikilmişti, | Onun için Akvam cemiyeti arhlı yamruklarla silâhsız millet- İ i leri hep tehdit etti. Bu zırhlı yumruk sahiplerinin dilinde “Kim- senin kanını dökmiyeceksiniz! ,, sözü “Siz hiçbir vakit bize do- kanamazsınız!,, şeklini alıyordu, Neticede bütün beşeriyet için müzhhep, müşaşa bir rüya gibi doğan Akvam cemiyeti, devri mizin en büyük yalanı oldu. Ces nevredeki omuhleşem bina, bu | büyük balâlın abidesidir. i Alman myharriri Max Beer bunları söylemekle iktifa ediyor ve Akvam cemiyetinin ilerde tekâmül edip, insanlık için sulb ve müsalimet kaynağı olup olmı- yacağımı 'mevzubahs bile etmiyor, | Çünkü onun fikrince, yalan ve riya üzerina kurulan bir mi2ss239

Bu sayıdan diğer sayfalar: