16 Ağustos 1932 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 7

16 Ağustos 1932 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

—E Aantoz 1932 e) Terakkiden Cahit B. Diyor ki: va, ha birşey bir eğlenceden baş- bet ilime ildir. Bana müs- Şişi den bahsediniz.,, Vk vay kam; saat yedi.. Bü- lay “eden insan akıyor.. Bun- ekserisi Ben de Ma Rk li Te, a Çağların > Bak “tini k Viz, — “lap — G Ben sordum, ği €sleğinizi seçtiniz mi yok- e in düşünüyormusunuz?.. Tr, <etim.. Askeri Tıbbiyeye Di arzulıyorum., By »mesleği seçerken han- NX Merle hareket ediyorsunuz? My ük Yaşımdanberi askeri ği ğa karşi beslediğim ye- iy isler.. İşte benim hare- tam,., Cahit B. » Ha run, hemen: Cahit, bizim anketçi Onuşmak istiyor, dedi. , Yüzünde bir tebessüm ye ciddileşti: olur kardeşim, nasıl kA Miş, Vrupaya gitmek istermi- ti “a oradan bize neler ge- | <., Stersiniz ? Ma İbiyeyi bitirdikten sonra | Aya gitmeyi çok islerim.. b e Fransaya, Çünkü gar- | memleketinin | lisanını di . | dim.. tüy , » San'atımn temellerini tay trdikten sonra, dönüp va- bir unsur olmak eme- ph VA ye Sülfümyna girmeden ev- e ezanları Anadoluda bir m lik yapsınlar dese- Ne Yünürsünüz ?.. a, ka Vaziyette tabsilden bir i ki nek Vak.» iş, B © kültürü de zayıflaya- tüy, ee bı i Roy, * PU, şimdilik, im- he oamafih, istikbal için bi “ip, “ey, zh ta Y oğ bili, My abi ta, n Mı üri Aynı za“ nl bir edebiyat ?. Salon edebi- 0 Sene alırsınız, yoksa ie Yüz eti “€ciyesinin tamamen a2. * eserlerden mi hoş- arun 7. “e bitaben; İ ğa vakıt bulamadım.. İ mak üzere büyük inkilâplar ya- il ilimlerden, hoşlan- hususta bir Yanaz,, m mal de $ bir va- VAKIT -GENÇLİK—Ç— Gençlerin 15 günde üç lira ile ettikleri kamp idare Pendiğe gel- diğimizin ikinci günü idi. Çadı- “© rımızın etrafında ! bir takım izler va gördük, bu izle- ri merak ederek cıvardaki köşk“ lere sorduk. Bi- ze bazı geceler, buralardâ (Yılan) dolaştığını söy“ lediler. Haylı hes yecan geçirdik doğrusunu ister seniz biz değil ben (ben).. Ar“ kadaşlar be- nim bu korkak» lığım ile alay &- diyorlardı. Ama ne yapayım elimde değil tabi! ..z Gece rüzgâr çıkıyor. Hiç dur- madan çadırımızı sallıyor. Geçen sene “Yuşada kamp kurduğumuz arkadaşlar geldiler, Fakat çadırlarını kuruncıya ka- dar bir hayli müşkilât çektiler. , ; » Kamp müdürü (Münir Bey) bir sabah bizi topliyarak işlerin fazlalığından şikâyet etti ve bazı işlerin başka arkadaşlar tarafın- dân görülmesini söyledi. Haki- kâten biz farkında olmadan ya- vaş yavaş bütün işler kamp mü- Kaiipta deniz eğlermelerinden bir intiba dürü beyin sırtına yüklenmişti. Meselâ yemek yapmak, çarşıdan şunu bunu almak gibi şevler hep kamp âmirinin hissesine dü- şüyordu. Nihayet ittifakı ârâ İ ile işler taksim edildi. Bana yak nız Salı günü çadırı beklemek ve o gönkü dahili işleri tanzim etmek vazifesi düştü. Yani bula- şık yıkamak da o gün imiş be- nim vazifem oldu. G4 İşlör yo'una girdikten sonra artık çadırda şikâyetler işidil- miyordü. Akşam safası Akşam eğlencel ..NNENENAEKEEANAEANEESANEEEAANERAEENERANEEBEREEEEANAEEENA! sıta.. Büyük âlim Edi rulduğum “Yo- Şekspirin eserlerini okurum!..,, Dermiş.. Milli edebiyat, ber halde, sa- lon edebiyatı denilen acubeye bin kerre mürecahtır.. zamanlar — En çok sevdiğiniz romancı ve şairler kimlerdir ?.. — Size doğru bir söz; Riya- ziye meselesi yapmaktan okuma- Mamafih bir kaç isim sayabili- rim: Ömer Seyfettin, Halide E- dip, Reşat Nuri, Nazım Hikmet... — Gerek vatani, gerek fikri ve gerekse başka sahalarda ol- ratan en değerli başlardan kim- leri seversiniz ?.. — Vatan ve istiklâl uğrunda mücadele edenleri soruyorsanız büyük Gazimiz bunların en ba- şındadır.. Büyük kâşifleri isterseniz : Pas- tor, Klod bernar, Edison.. —Bu günkü spor salgınını nasıl bulayorsunuz?.. oAdalenin fikri yendiği doğru mu?., — Spor, insanın dünyaya göz- lerini açtığı andan itibaren muh- taç olduğu bir gıdadır.. Küçük bir çocuk sevinince ellerini ve kollarını sallar.. Sabahleyin ya- | taktan kalklığımız zaman gerin- memiz spora olan ihtiyacımızın bariz bir delili değil midir?.. Spor gençlik içn elzemdir. Bence adale fikri yenmiyor, bilakis fikrin inkişafını temine | medar o'uyor.. oibzabir> şevket Dördüncü yerli Mallar sergisinde Cümhuriyet Gençler mahlelinin müsamereleri Geçen pazartesi günü akşamı Galatasaray yerli mallar sergi- sinde Cümhuri- yet gençler mah- feli oamatörleri tarafından ikinci temsil verilmiş- tir. Gençler Ali Zühtü Beyin “O- lağan şeyler,, na- mındaki 2 per- delik bir vodvi- lini oynamışlar- dır. Bu vodril bilhassa doktor rolündeMücteba, Bestekâr Ya- Kemal rolünde vuz B. Nurullah Kâzım, Macit rolünde Zühtü, Tahir Mabir Kabir rolün- de Enver, mitralyöz Hakkı ro- lünde Vahdi, dava vekili rolünde Baha Beyler çok iyi idiler. Eser baştan aşağı büyük bir alâka ile seyredildi, Müsamere gece 2de bitti. Geçen perşembe akşami yerli mallar sergisinde (o Cümbhuriyet genç'er omabfeli San'atkârları üçüncü ve son müsamerelerini verdiler, Müsamerede Mücteba Salâhattin Beyin “Dalavere,, nam musikili komedi ojşnandı, Bu eserde bilhassa Mısırlı Hacı Fiş- fiş rolünde Ali Zühtü, tüccar Şadan rolünde Nutullah Kâzım, tüccar Nuri Ef.nin kızı rolünde Güzin H, ümidin fevkinde mu- vaffak oldular. Her üc gencin de sesleri musikili komediye çok müsaittir. Gözin H. bilhassa genç kız rollerinde çok muvaf- fak oluyor. Ali Zübtü B. her zaman olduğu gibi bu musikili v A e e MMA oluyor. Bütün ar- kadaşlar iskele- ye inerek bir hay- li eğleniyoruz. Askeri kamp- üz lardan işlerini bi- © tiren gençler hep- si akşamları do- laşıyorlar, Iskele ve tren istasyo- nu kalabalıktan görünmez bir hal alıyor. Çadırımıza her > gün misafir ge- liyor. Meselâ bir < gün bir arkada- şın babası yahut annesi, Hele Cu- ma günü bütün arkadaşların akrabası gelmiye başladı. Tam bir aile ocağı.. Günlerin nasıl geçtiğine insan hayret ediyor. » e $ | — Kampın emektar ve vefa- kâr müdürü bizim günlerin ça- buk geçişine hayretimizle alay ediyor. — Düşünüyorum da hâlâ ken- i di kendime hayret ediyorum. Biz on beş gün içinde “üç,, lira gibi bir para ile nasıl yaşadık? Hem karnımız mükemmel doy- I Amatör sahneleri i Arasında faaliyet Başladı Eu sene amalör sahneleri ara- sında bir hayli rekabet olacaği anlaşılıyor. Istanbul tarafında Gençler Te- maşa grupu, Aksaray gençler mabfeli, Topkapı gerçler mah- feli, Inkılâp ogenç'er mahfeli, Beyoğlunda ise Cümburiyet genç- ler mahfeli gibi.bir çok sahne- ler bu ay içinde faaliyete baş- lamış'ardir. Bu mahfellerden en eskisi olan “Topkapı gençler mahfeli, dir. Bu sene tekrir temsillere başla» mak üzeredir. Bundan başka Istanbul tarafında üç seneden beri muntazam bir surette çalı- şan gençler temaşa grupu aza- bu sene temsil edecekleri piyes- leri intihap etmişlerdir. Bu per- şembe praoalara başlıyacaklar- dır. “Temaşa grupu,, Bu sene beş telif eserle ikisi Fransızca- dan nakledilmiş şarkılı komedi temsil o edecektir. ilk temsilini Eylül on beşinde © verecektir. Aksaray gençler mabfeli bu se- ne oynayacak eserleri ayırmak- tadır. Necmettin Sabri komedide muvaffak olmuşlur. Nurullah Kâzım B. çok muvaffak oldu. Diğer rol sahiplerinden Yu- suf, Enver, Baha Hulüsi Beyler de rollerini iyi kavramışlardı. Eserin sahibi Mücteba Salâ- hattin B. bize aynieserde mo- dern ve klâsik sahneler yaşattı. Musikileri besteliyen Yavuz Be- yinde bu busustaki gayreti ba- riz bir surette gözükmekte idi. sı dün Sultan Ahmet merkezinde | m an Genç nesille başbaşa Istanbuilsporlu Salâhattin Bey Istanbulsporun nasıl kuruldu- ğunu ve çalışma tarzlarını anlatıyor müsabakalarındapız, Genç İstanbul yoruz. Yalnız yan- İş ılmasın 1s- tanbulspor . kulü - SE” bünde iki tane Ss- âhartin vardır. Biri Küçük Salâhattin di- Beri genç Salihartin ben genç Si tin ile konuşuyü ram. po Spora ne zaman başladı- nız? — Bundan 10 sene kadar ev- vel Istanbul sultanisine müdavim arkadaşlar aramızda bir kuüp açmış ismini de (C.K.G.) demiş- tik. İşte benim, benim gibi sarı siyah formalı birçok İstanbulspor lulana meşin top peşinden koş- mıya başlamaları bu tarihten başlar. Hemen her hafta bir maç alır ve bir sonraki maçta biraz daha futbolcu olduğumuzu biraz daha birbirimize bağlandığımızı görürdük. Bu birbirini takip eden maçlardan birini ve belki en mühimini de Süleymaniye ikinci takımile yaptığımız oyun teşkil eder. Kazandığımız bu oyundan son-. Salâhâttin Bey dara Süleymaniyeli Kemal Halim. beyin nazarı dikkatını celp etmiş olacaktık ki onun tavassulu ve ısrarlarile kulübümüz siyah beyaz forma altında oynamağa başladı. işte © Süleymaniyenin o bundan 7 sene evvelki İzmir seyahatı muvaffakiyetini temin eden bu takımdı. Seyahaltan avdette bir ibtilâf üzerine bu küçüklerin kıy» metini takdir etmesini pek â'â bilen Kemal Halim bey ve bazı arkadaşları 1926 senesinde Is- tanbulspor kulübü namile bu günkü lik ve şilt şampiyonunun temelini kurarak bu çocukları da oraya aldı. Artık biz kendi- mizi sarı siyah formaya daha ! yakın buluyor muntazaman çalı- şıyorduk, Bu gayretlerin semere- sini görmemiz tabii idi, Ilk sene üçüncü bunu takip eden iki se- İ ne arka arkaya ikinci küme de şampiyon çıkmıştık. İ“ “Minğtiei sporun teşekkülünün dördüncü senesinde hiç bir yer- de hiç bir kulübe nasip olmıyan bir muvaffakıyetle birinci küme takımları arasında (o oynamaya başladı. Ve çok geçmeden orada da şampiyon oldu. Şimdi sarı sıyahlıların bir ar- zusu bir gayesi var bu sene ya- pılacak vatan birinciliklerinde de aynı muvaffalıy ti göstermek bundan evvelki senelerde yapı- lan ( birinciliklerde birinci sınıf takımlarımızdan diye tanmnan bazı şampiyonlarımızın istanbula kazandırmadığı bu şerefli birin- ciliği ıstanbu'a hediye etmek, Başka hanği sporla meşgul oluyorsunuz ? — Aziz'm spor bir azda saha meselesidir. Güzel bir darbı me- sel vardır. At var meydan yok. Meydan var at yok derler, Bi- zim memleket sporcularını maal- | (Lütfen sayılayı çeviriniz) Sİ ğe > İLİ ai kn £ mzik

Bu sayıdan diğer sayfalar: