10 Kasım 1932 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 8

10 Kasım 1932 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

—— Sayıfa 8 i Mütercimi : ese mebusu Büyük ana ve bize karş İnsanlara basit bir insaniyet duygusu vermekle — kendilerini muhabbet, hayırhahlık ve sada - kat gibi vazifeleri alıştıramaâyız. Bu türlü vazifeler, ancak iyi hazmedilmiş bir akra - balık duygusunun mahsulü ola - bilirler. En umumi duyguya tâbi | liğe kapılırlar. Vatanperverliği, cemaat ve karabet (duygusunu mahvetmekle insanlık (davasına daha sadık insanlar yetiştirebi - leceğini zannetmiyelim; bu türlü olmakla, insanlar, ancak hodbin- | insanlar ancak öz nefislerine sa - | dık olabilirler. Şu esas unutulma- malıdır: Sevgilerimizde daima ka demelere muhtacız. Üç türlü akrabalık © tasavvur etmek mümkündür: 1 — Amudi | akrabalık; 2 — Fer'i veya muvazı akrabalık, 3 — Sıhri akrabalık. Aileye en yakın olanı birinci nevi akrabalıktır. Dal ve kütük ara - sında doğrudan doğruya müna - sebet olmamakla beraber, ikisi de ayni istikamettedir. Bu akrabalık, aradaki mütavassıt dereceler yü- zünden zayıflarsa da takip etti - ği istikameti terketmez. Halbuki müvazi akrabalıkta, aradaki mü- nasebet, doğrudan doğruya olma- | dığı gibi ayni istikamet üzerinde değildir. Bu yüzden bu akraba - liğın kuvveti, hem ara yerdeki mutavassıt dereceler o yüzünden, hem de ana kütüğe nispetle dal - ların biribirlerinden uzaklaşma - ları sebebinden zayıflar. Sıhriyet akrabalığı ise hakiki olmaktan zi- yade itibaridir ve tabiatile ilk i- ki akrabalığın dunundadır. Bazı kere kah akrabalığı, sıhriyet ak - rabalığı ile birleşir ve bu suretle biri diğerini kuvvetlendirir. Akrabalık vazifelerinin mu » ayyen ve mecburi (olmasındaki nispet, bu akrabalığın asıl aileye olan yakmlığnın ve ya uzaklığı” nın derecesile mütenasip olarak çoğalır veya azalır. Bunların en mühim ve ciddi olanları şüphe - siz, büyük baba ve büyük anaya karşı torunlarım borçlu bulunduk- ları vazifelerdir. Büyük ana ve büyük babaları- mız bize karşı bir nevi ana baba duygusile mütehassis olurlar. On- lar bazı iyilikleri ana ve baba - larımız vasıtasile bize , geçmiştir. Hayatımızı, sıhhatimizi ve bilgi * mizi doğrudan doğruya ( değilse bile dolayısile onlara borçluyuz. Ekseriya, şahsen de minnet ve şükran borcumuz vardır. Büyük baba ve büyük anaların torunla - rma karşı hissettikleri (o sevginin şiddeti, muahhar olmasının de - recesile mütenasiptir. Yani, bu | duygu, yeni bir torunları doğduk- ça, daha çok alevlenir; çünkü bu İ hâdise, onlar için yeniden kazanı- | lan ve ümit veren yeni ve taze bir hayattır. Yaşamaktan bikmış, ü - | mitlerden bezmiş, beşeri duygula- rm kuvvetlisini zayif o olanından ayırmayı öğrenmiş oldukları için — kendilerine karşı hudutsuz bir sevgi (o gösterenleri (o sevmekten başka hiçbir şey aramıyan — bu narin varlıklara kalplerinin bü - tün hararetile bağlanırlar. Büyük yükletmeğe | büyük Li l ı duygusu etmek toruna ait değildir; o, an- cak kendisine yapılan (iyiliğin İ derecesine ehemmiyet verir. Maa- mafih torunların o unutmamakla ve daima göz önünde bulundur - | makla mükellef oldukları bir nok İta vardır: Büyük baba ve büyük i anaların hürmet ve tazimi icap ettiren yaşları.. O yaş ki bizi gün- den güne ölüme yaklaştırır ve bu ulu mechulün muazzam esrarile daha şimdiden temas ettirir; o yaş ki mazide bunca mihnet ve meşekkatlere ve tamiri mümkün olmıyan büsranlara uğramış ol- masına mukabil, istikbal ile hiç- bir alâkası kalmıyan uzun sene - ler silsilesinden ibarettir. # » » İhtiyarlığın en büyük hassası akıl ve hikmet iken bazı yaşlı kimselerin, beşeri iptilâlara ve ah lâki gevşekliklere kapılmakta iğ- renç bir ısrar ve temerrüt göster * «diklerini hatırlamak, insana elem ve ıstırap verir. Haysiyet, vakar ve muhakeme aranan bir şahısta, bilâkis boş heyecanlara, utandırı- cı hafifliklere tesadüf edilir ve bilhassa, görüşlerinde ve duyuş - larmda adilikler sezilirse iğren » mek ve ıstırap duymak pek tabii- dir. İhtiyarlara vaız ve nasihat fay dasızdır; çünkü bunlar, ahlâkla - rını düzeltmenin zamanını aşır - mış bulunuyorlar. Maamafih ih - tiyarlardan ahlâki bir tahavvül istenemezse . gençlere - ve olgun. yaşta bulunanlara temiz ve hür « mete lâyık bir ihtiyarlığa hazır - l alarını tavsiye etmek müm * kündür ya.. Yaşının çok ilerlemiş olmasına rağmen henüz kalbi ku- rumamış, duyguları çürümemiş o- lan sevimli bir ihtiyarın, bir şe - ref ve sevgi kaynağı gibi, büyük bir aile tarafından ihata edildiği- ni.. incitmiyen bir sertlik ve acıt- mıyan bir doğrulukla söz söyliye- rek evlâtlarından ve torunların - dan gördüğü hürmet ve tazimi — bulüs ve muhabbetten kuvvet a - lan — Yüksek nasihatlerle öde » diğini.. torunlarına nasıl muvaf - fak olunacağına değil, fakat sa - lâha nasıl gidileceğine, insanla - rın nasıl aldatılacağına değil, fa- kat onlardan nasıl istifade edilip onlarla ne yolda rekabet edilece - ğine velhasıl âlicenaplık, tevazu ve iyi kalplilik gibi bir çok kim - selerin mühimsemediği güzel ve nadir faziletlere dair dersler ver- diğini görmek ne büyük ve ne yüksek bir manzaradır. 3 4 4 Akrabalık, ayni ailenin ayni nesilden olan azaları arasında bir İ rabıta tesis etmekle kalmaz, bi - lâkis biribirini tanmaksızın biri - birinin ardı sıra gelen nesilleri de yekdiğerine bağlar. Bu rabıtalar ! ekseriya hayali olmakla beraber kuvvetlidir. Hayalin, temayülâtı - mızda pek müessir bir hissesi ol- duğundan ahlâki bahislerde göz önünde bulundurmıya mecburuz. Babalara ve atalara karşı hürmet- kârlık, asilzadeliğe mahsus imti - yazlı bir duygu değildir. Babası- nın, gerek atasından ve gerekse âtasının atasından naklederek an analarla büyük babalarda gördü - ğümüz bitmez tükenmez zaaf ve şefkatin sebebi işte budur. Bu za- af ve şefkat bazan akıl ve man - tık hududunu geçebilir; fakat bu lattığı şeylerle her insan alâka - dardır ve bilhassa bu © alâkayı duymakla o mükelleftir. Çünkü bizzat kendisi de torunları tara - fından unutu istiyemez. , VAKIT Rusya da mera sim Kızıl ordu Harp etmez Ama harbe hazır ve nazır ! 7 Teşrini sani Oktiyabr inkı- lâbının 15 inci seneyi devriyesi münasebetile Moskovanın Kızıl meydanında büyük resmi geçit yapılmıştır. Resmi geçitte Voro- şilov Yoldaş bundan 15 sene evvel komünist fırkasının reh- berliği altında başla Lenin ol- mak üzere kanlı mücadelelerde kazandıkları zaferi ve Sovyet Sosyalist cümburiyetleri ittiha- dında sosyalistlik kuruluşu saha- sında kazandıkları muvaffakıyeti, dünyanın altı kısmından birinde sosyalizm kurmak hakkını ka- zandıklarını ve imperiyalist mem- leketlerinde (o buhranın (inkişaf eltiğini ve yeni harplerden bah- sedildiğini söyledikten sonra şun- larıda kaydetmiştir: Bizler kendi inkılâbımızla im- peryalist odünyasının ahengini bozduk. Onun için onlar bizim hakkımızdan gelmek istiyorlar? Bizler harp etmiye bhazırlanma- dık ve bazırlanmıyoruz. Bizler şimdiye kadar sulhu muhafaza etmekteyiz. İşçi köylülerden mü- rekkep olan Kızılordumuz daimi surette hudutlarımızı muhafaza etmededirler. Onlar işçi ve köylülerden mü- rekkep olan Kızılorduyu muha- rebeye mecbur etmesinler. Bizler barp yapmak istemiyoruz, lâkin hiçbir vakit ve hiçbir kimseye hudutlarımızı parçalattırmayız. ,, Almanyada yeni intihaptan sonra Berlin, 9 (A.A) — Von Pa- pen kabinesi, bugün mükim bir içtima aktedecektir. Bu içtimada intihabattan mütevellit (siyasi vaziyet tetkik olunacaktır. Ayni zamanda kanunu esasinin ıslahı meselesi de görüşülecektir. Da- hiliye nazırı, bu mesele hakkın- da tetkikat yapmıştır. e Zirai mahsullerin kontenjantmana ta- bi tutulması meselesi de mevzu bahsedilecektir. Bu son meselenin harici siya- set noktai nazarından ehemmi- yeti dolayisile bu mesele kak- kındaki müzakerelerin oldukça uzaması muhtemeldir. Yeni Rayiştag'da 36 kadın âza Berlin, 9 (A.A) — Yeni Ra- yiştag'da eskisine nazaran bir noksavile 36 kadın âza buluna- caktır. Kadın âzası fazla olan fırka- lar, şunlardır : Sosyal demokratlar 13, ko- münistler, onlar da 13 tör. Çatalcadaki balo Çatalcada tes's edilen mektep ile yurdun açılma merasimi mü- nasebetile evvelki gece verilen balo Sırasında balk sokaklarda fener alayları yaparak geç vakte kadar eğlenmiştir. Baloda çalmak üzere kalan şehir bandosu ve sabık Çatalca ıymakam vekili Kemal bey tr. o Karşılaşacak takımlar Bul garların en kuvvetli takımların- dan birisi olan Levski ile Galata- saraydır. Evvelce Bulgarlarla ilk haber verilmişti. Halbuki son da- kikada Fenerbahçenin Levski ile pazar günü oynaması, ilk maçın da Galatasarayla yapılması karar laştırılmıştır. Levski takımının bir kısım © yuncuları Bulgar milli takımile birlikte geçen hafta şehrimize gel diği için şimdi İstanbulda bulun- İ maktadırlar , Şehrimizde bulunan bu oyun cular kaleci, sol haf, santrhaf, sol Pazar a karşı» günü Bulgarlarl, laşacak olan Fenerbahçe oyun-| kımının bir kısım oyunc cularından bazıları iç, sol açık, santrfor ve sağ açık- tır ki Bulgar milli takımında ayrı ayrı dikkati celbetmişlerdi. Ta- kımın diğer uzuvlarile ihtiyatları da bugün şehrimize gelecekler - dir. Levski takımının milli Bul- gar takımına yedi oyuncu yerme- si onun kuvvetini göstermiye kâ- maçın Fenerbahçe ile” yapılacağı | “Yarınki M Mühim Mİ Levski takımı ilk maçını Galatasarayla yapıyor Yarın Taksim stadında gene | fidir. Bu itibarla fazla " mühim bir futbol maçı yapılacak- | lüzum yoktur. Bu maçların bizi alâkadar cek daha başka mi ' vardır. Meselâ çoktanberi sai rımızda lâyıkı © veçhile yi kadrolarile göremediğimiz tasaray ve Fenerbahçe takım ni ayrı ayrı görmemize İl ” i receği gibi ayni takrma karti nıyacaklarından dolayı m neticelerden de Galatasara nerbahçenin ( biribirlerine $ı nispetlerini mümkün ie tesbit edebilmek kabil olacak, Aylardan beri bu iki klübün kadroları ve kuvvetleri münakaşalarla meşgul olan meraklılarına gün doğdu tir. y Yarınki maçta pazar topuğundan sakatlanan dın oynaması ihtimali sa dir. Eğer Nihat oynıyamazsa hatın da oynamaması vi bali” Galatasarayın müdafaa nacaktır. Bu takdirde oi mahsus şekilde zayıflamış ri takım halinde maç ya Galatasaraylıların yarınki kazanmaları hayli güç olacak” Sporcuları davet İSTANBUL, 9 (A. A.) —& viski maçları tertip Bulgar şampiyonu Levi: ikinci teşrin 932 tarihine dif perşembe günü saat 10 şehrimize geleceklerdir. Dost ve komşu millete rilmesi lâzım gelen şekilde bal merasimi (yapıl klüp mensuplarının Sirkeci yonunda hazır bulunmaları! ca ederiz. ALG A A DAS ETA EGM EO BE EB Hem borçlu Hem de suçlu Kasımpaşada Kulaksızda otu- ran Naciye Hanım Beyoğlunda İstiklâl caddesinden geçerken alacaklı olduğu sütçü Ahmede tesadüf etmiş, hemen yanına yaklaşarak alacağını istemiştir. Hemşerilerile birlikte gezmekte olan sütçü bu alacak talebinden kızmış, elindeki şemsiye ile Na- ciye hanımı fena halde döğmüş- tür. Naciye hanımın şikâyeti üzerine sütçü yakalanmıştır. e Darülaczede çalışma Darülaczede büyük inşaat fa- aliyetleri vardır. Bir müddet evel bazırlanan 19 maddelik faaliyet programının İi dü yapılmıştır. İrzahaneye boks bölmeleri yapıl» mış, çamaşırhane genişletilmiş, mecralar düzeltilmiş, hastahane- ye laboratuvar yapılmış bulşık. bareye fenni bir makine getiril- miş, yeni bir etü alınmıştır. Şim- di yatakkaneler tamir edilmek- tedir. Müessesede bulunan göz hastalıklı ve trahoml 22 çocuk dün trahbomlulara mabsus olan Hakimiyeti Milliye yatı Efgan kralının deşi geliyor! Efgan kralı Nadir Han yo” kardeşinin bu ay sonunda de leketimize gelerek Ankaraf” Kef deceği haber verilmektedir. p hn kardeşi Ankarada dört e kalacak, şerefine ziyafetlef çe rilecektir. Bu ziyaret eri Efgan hükümetleri ar: ör” dostluğun yeni bir teza teşkil edecektir. ii Kaçak tütün satarkt” gerer bar Kasımpaşalı boşta kımından Nesim dün gara ve tütün satarken mışlır. Di Ereğlide köm bayramı EREĞLİ, 9 (A.A) Ta bayramı tekmil halkı9 ve büyük tepeli a ka mıştır. Bu münasebe ve ahmet” ilk kömür kâşifi Üzüm wi ait batıralar ve hitabeler miştir. Sipahi em ila hafta tehir oi

Bu sayıdan diğer sayfalar: