30 Ekim 1934 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 3

30 Ekim 1934 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

İLER Bad ıp 19da teşkilâtı Ye tadilâtı i — , günlerde am in Yazi Pek yakı; adeta u- İlm, 05 tenberi teşki- Att meselesi ördeği sürdi iv m Silecei, ekilinin dedi- ay ai bir başvekil Pamak hakkını a- mi mebusanı dağıt- R Yapılmasını âste- ki ile görüştük. İleri ine verilmiştir. üğü esaslara Mena, Siz meşgul ola- e ak, “Pey dedikodu- | Mühalefetle kar- i b tvândan gelmesi kn miller çi / in muvafakatini a- iğ a, kile verilmek is- | ia Arasında böyle bir * Şu halde e “alihi yetlerinden bir e demektir. Mağ Mey muhteli frkn. İl a eri, fırka! da e telâkici aki bir Kseriya bir fırka. v My eetidi. Bir tm İZ mümkün - > Msümceni yen a m İK bir cemiyet işinde ? la, Fakat hadiselerin la YE Sağ “oğmu olarda dünkü sü. ma hareketi a İ münasebeti olan bir pâzargâh idi diyen, ye doküz Tansanın, Kada bulun. o & Korfo a Ons) * edilen, — hükümaşi aa Si Dp omla N nda, önü- | vekillerin icrai | sürdüğü teklif,teş de gene getirebi- ş | kiye'nin şimendifer hattı ile dahi- is | manıdır... Bundan maada Samsun 4 | Himmet pehlivanın istediği tazminat Haliç İdman klübü gürescile - irinden Himmet Pehlivan gecen | sene bir güreş idmanı esnasından kırılan kolunu tedavi eden Doktor Orhan Apti Bey aleyhine tam bir milyon liralık bir tazminat davası açmıştı. Himmet Pehlivan Alman has - tahanesinde tedavisiz bırakılmış olduğunu ve fenne uymıyan teda- viler neticesinde alil kaldiğını id - ! dia etmektedir. İ— Deliilin tespiti için mahkemece tayin edilen opetator doktor Akif Şakir Beyle güreş antrenörü Her | Peter rapor vermişlerdir. Bu raporlardan anlaşıldığına göre, tedavi geciktirilmiş ve fenne uygun olarak yapılmamıştır. | Mahkeme, Himmet Pehlivanın | yeniden muayene edilmesini, ko - lundaki kuvvetinin kaçta kaçınm | zayi olduğunu, eskiden çalıştığı vazifesine devam edip edemiye * ceğinin tespitine karar vermiştir. Mİ Büyük bir seyyâh kafilesi “geliyor İkinci Teşrinin birinci perşem: | be günü limanımıza gelecek olan “Volkanya,, transatlantiği şimdi - ye kadar şehrimize gelen İtalyan seyyah kafilesinin en büyüğünü | getirecektir. Gelecek syyahların sayısı, 1750 dir. o Muvaffakiyetle gezdirilmeleri için, muhtelif acen- talar tertibat almışlardır. Gelecek İtalyan seyyahların bü: yük bir kısmı memurdur. Arala - rmda bazt yüksek şahsiyetlerin, | faşist mebusların da bulunduğu söylenmektedir. İtalyan seyyah - | ları İstanbuldan daha “başka bir | yere gitmiyecekler, buradan tek - rar İtalyaya döneceklerdir. Geldikleri vapur, dünyanın en büyük vapurlardan biridir. 1925 senesinde M. Vadala'ya; bi- rinci sımıf bir konsolosluk tesis et- İ mek üzere Samsun'a göndermiş- | tir. Bu tedbire tevessül bir . zaru- ret idi. Çünkü Samsun, Türkiye - inin Karadeniz limanlarının &n mühimmi halini almakta idi. Yu - nanir'ların Amisos adını verdikles ri Samsun'un yirmi beş asırdan 2i- yade devam etmiş olan bir tarihi | vardır, Samsun Avrupa ve hattâ | ! Amerika ile doğrudan * doğruya ve bugün de öyledir. Samsun, Tür- le bağlı olan yegâne Karadeniz li- | İ yeni Türkiye'nin vücut bulmasını ve kendisinin riyasetine gelmesi- ne yarayan harekete başlamak ü- zere, 19 mayıs 1919 tarihinde Samasn'n gelemre idi: Bu kitap gerek oryantalistlere ve gerek ticaret erbabma faydali olacak bir eserdir ve gayet güzel bir lisanla yazılmıştır. MP Resimlerimizden' biri İsmet Paşa Hazretlerinin Ankarada açılan sergi evini ziyaretlerine ait bir inti- bat tesbit etmektedir. Diğer resimde Başvekilimizi Romanya Hariciye Nazıriyle birlikte görüyorsunuz. yy yp gg yy Polis haberleri m EV TA Aİ Bir evin yarısı yandı Dün sabah Sultanahmet, Emir- sinan mahallesinde Akarçeşme 80- kağında Lem'i efendinin evinin üst katında öturan Aliye Hanımın odasmda mangaldan sıçrıyan kı - i vılecrmlardan yerdeki parçalar tu- tuşmüuş ve ev yarı yanmış bir halde söndürülmüştür, Bu da mangal bırakmaktan... Fenerde, Cafer (o mahallesinde Doğancı sokağında Hayri Beyin 14 numaralı evinde oturan amele Hulüsi efendinin refikasr Bedriye hanımın odada bıraktığı mangal - dan sıçrıyan kıvılcimlardan yan - İ gın çıkmış ise de komşular tara - fından söndürülmüştür. Üzerinde bıçak bulundu Demirhon mahelesinde bir ku- lübede oturan 62 yaşlarında Tahir üzerinde bir bıçak bulunduğun - dan yakalanmıştır. Kirkor isminde birisi Pangal - tıda Bilezikçi sokağında 133 nu - maralı evde oturan Madam Despi- nanın evine gitmiş, ve zlacağını a“ lamadığı için evin camlarını kır - mak istediğinden yakalanmıştır. ema dak. nda Moda tramvayı bugün açılıyor Kadıköy, Moda, Fenerbahçe tramvay hattının açılma merasimi bugün saat on altıda yapılacaktır. Merasime birçok kimseler davet edilmiştir. M. Greveniç Almanyanın İstanbul Konsolos Muavini olup birkaç senedenberi şehrimizde bulunan, Türkleri çok seven ve Türkçeyi merak ederek öğrenen doktor Fon Greveniç Al manyanın Barselona Baş Konso - | losluğuna tayin edilmiştir. M. Fon Greveniç obundan üç hafta evvel İzmir ve havalisinde eski eserler tetkikatı yapmak üze - re mezunen oraya ve oradan Yu- nanistâna geçerek Almanyaya git- mişti, M. Fon Greveniç önümüzdeki ayın on beşinde yeni memuriyeti - ne gidecektir. vim Fransanın Kudüs könsolosu şehrimizde Fransanın Kudüs (o Konsolosu M. Donal dün ekispresle şehrimize gelmiş ve Perapalas oteline in - miştir. M. Donal yarından sonra Toros ekispresile Haydarpaşadan hareket edecektir. Almanyanin Kahire Elçisi M. Storer de dün şehrimize ( gelerek Toros ekispresle hareket etmiştir. ermeni Muammer Bey şehrimizde İş Bankasmın İskenderiye şu - besini teftiş etmek üzere Mısıra giden İş Bankası o Umum Müdür Vekili Muammer Bey dün sabah Avrupa ekispresile (Avrupadan İ şehrimize gelmiştir. ş » İhtisas mahkemesinde mahküm olanlar Dokuzuncu ihtisas mahkeme - sinde heroin sattıkları tespit edi - len Ali ve Süleyman isminde iki | kişi birer sene hapse ve 1060 lira para cezasına mahküm olmuşlar» dır. Heroin satmak © ve içmekten suçlu Kasımpaşalı Zeki de bir se- ne hapse mahküm edilmiştir. An cak bu yüzden hastalandığı için hastahanede mevkuf (o kalcaktır. AArkadaşlarmdan Cavit, Nuri, Di- mitri de birer sene hapse mahküm olmuşlardır. emaye İndirilen ceza İki buçuk sene evvel Şehremi - ninde Lâlezat bostanında bir ala - cak yüzünden çıkan kavga netice- sinde Kenan isminde bir Arnavut, l İ ile öldürmüş, ağır cezada on beş İ sene hapse mahküm olmuştu. Bu karar, (Kenanın itirazı üzerine Temyiz mahkemesince bozulmuş, ağır cezada mahkemesine yeni - den bakılarak Kenanm cezası dört buçuk seneye indirilmiştir. öallamemkelme | Balkan konseyi müza- kerelerini takip için Bükreş gazetelerinden “Uni - versul,, gazetesi sahibi ve başmu - harriri eski Nazılradan M. Stelia Popesko gene aynı gazeteden mu « harir M. Ferman ve “Dimineatza,, gazetesi sekreteri M. Liva Nasta “Reçelkarol,, vapuru ile Roman - yadan şehrimize gelmiş ve Anka - raya gitmişlerdir. Ankarada bugün toplanacak o - lan Balkan konseyi müzakeratını takip edeceklerdir. inn ommaii Buğday ve tiftik satışları hararetlidir Arpa ve buğday piyasalarında görülen canlılık bararetini muha- | faza etmektedir. Arpa ve buğda: ya karşı bir çok ithalâtçı piyasalar da istek olmayışına rağmen, mal- larımızın büyük bir rağbetle sa- tılması tüccarı ve zurraı çok mem- nun etmektedir. Mevcut buğday ve arpa stoku bütün talepleri kar- şılıyacak vaziyettedir. Diğer taraftan tiftik ve yapağı piyasasının canlılığı da devam et | mektedir. Alman mensucat fsbrikaları « nın ham madde ihtiyaçlarını Tür- kiyeden temin etmesi bu canlılı - | gm birinci âmillerindendir. Şim - | diye kadar yapılan satış yekünu da on iki b'n balyeyi bulmuştur. , İ i alel Caddeleri işgâl eden seyyar esnafla mücadele Caddeleri ve meydanları işgal eden seyyar esnafm kamyonlarla | toplanmasına devam edilmekte - | alacakir Muradı tabanca kurşunu | — VAKİT 30 'Teştinlervel 1934 esme Jnkılâp Andaçları Şapka kanunu daha çıkmamış- tı. Yüce başbuğ Kastamonudan sonra Bursayı ( kıvandırmışlardı. O gün gazetelerin bile duyamadığı anpsızm bir gönül taşkınlığı Bursa sokaklarını coşkun L# gönül tufa- nına çevirmişti, Gönlümün o gün- kü yükselişini uranlıyamam. Be - nim içimde varlığımda o gün va « rılmaz erişilmez bir güvenç ko - parmıştı. Saat on sularında bele- diye önü yeniliğe susamış, eskili- ğin bir bayrağı olan (o fese karı köpürmüş çalkanan bir deniz gibi idi, Bu coşkun varlığa yüksek bir seki üzerinden Bursa müze müdü- rü Hasan Fehmi Bey şunları söy - lüyordu: Avrupanın köşesinde bütün kal kınma yükselme kabiliyetleri çinde Bursa her zaman bir kabris- tan görünüşünde kalamaz, Bursa- lar, bu güzel yurt köşesinin ço- cukları bütün ömürlerini (o türbe- darlıkla geçiremez. Yeni bir yola yükselme, incelme yoluna girdi- ğimizi müjdeliyen şapka bize bir medeniyet tacı gibi (o büyük işler vadediyor. Bu değişme Tanzimat değişmeleri gibi dekor (değişimi değildir. Onu bizim başımıza ko- yân yüce el onun bütün gerekleri- nide, yakışanlarını da vadediyor demektir. Bursa artık müm ya- kılır türbe mahalleleri (değildir, i Vişilere, Karlspatlara boy ölç « mek için uzanan bir varlıktır de - miş. Haydi onun yüce buyruğun - dan dışarı çıkmıyacağımızı yük- sek katında Opeketmek O üzere köşklerine gidelim deyince ara sı- ra görülen feslerin parçalarından yağan bir yağmur altında Keşişin eteklerine sığınan Gazi köşküne gidildi.. Orada doktor Nazif Şerif Bey çok ateşli bir hitabe söyledi. Bü - yük başbuğ bu böğüncümüzden pek çok mütehassis oldular, o za- manki gazetelerin (O malirum kal- i dıkları bu çok gönül alan veciz İ hitabeyi lütfettiler. Bu hitabenin gönüllerde yaptığı büyük koygu hiç bir tesirle ölçülemez. En bü- yük bir varlık küçük (gönüllerin seviyesine inerek lâhuti bir ko - vaklıkla vicdanları sarıyor, eriti « yordu. Bir gönül suresi gibi in- sanı gaşy eden o hitabe aynen böy- İ le zaptedilmiştir: Muhterem arkadaşlar; Sizi yekpare bir vicdan halin- de bir kalp halinde karşımda gö- rüyörum. Bu kalbe bütün vicda- nrmla temas ediyorum. Bu temas bana çok yüksek saadetler bahşe- diyor. Arkadaşlar; Ben ötedenberi muhterem Bur- salıların bu yüksek kabiliyette ol - duğuna çok kani idim, Fakat maa- “teessüf üç beş ahmak bu kütlenin üstüne çıkmak bu zekâ ve kabili- yeti örtmek istediler( Kahrolsun- lar sesleri.) Halbuki hakikatin örtülmek imkânı olmadığı bugünkü tezahü » ratınızla mütecellidir. Cümlenize tercüman olarak beyefendi bira- demizin söylediği sözlerden çok mütehassis ve minnettarım. Bu samimiyete takdimi teşekkürat e derim. Coşkun hissiyata hali gale- yanda bulunan tezahürata lâyık olduğu veçhile mukabelede bulun- mama görüyorsunuz ki fartı heye- canım manidir. dir. Bu suretle zaman, zaman sey - yar esnafın toplanması çok iyi ne- ce verdiğinden belediye zabıtası memurları bu şekilde mücadeleye İ devam edeceklerdir. Arkadaşlar; bir zamanlar bu milletin başma fes giydirebilmek için birçok fetvalar çıkarıldı. Bir M.N. e (Devamı 4 üneli sayıfanın $ Üncü sütununda

Bu sayıdan diğer sayfalar: