4 Şubat 1939 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 4

4 Şubat 1939 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

g -â—VAKIT 4 ŞUBAT 1939 ye o Şimdiye kadar çıkan Kısmın hülâsası: Üşüncü Murat devrinde İstanbulda esir kız bulunamı yor. Halbuki padişah, günle- rini zevk ve sefa İçinde, kö- dinlar arasında geçirmeğe başlamıştır. Esir ticareti yapanlar, in şan: Karun kadır zengin «- debilecek genç kızlar tedarik etmek için Osmani; devleti- nin bir harp ilân etmesini ve | ordunun sefere çıkmasmı te- yi | min için sarayda nüfuzlu İ | VAKIT! 05 000 Delkam Biri toz kuruş düşü rmeyen yerli G aylık io yıllık Tarifelen için ayda Posta birli, ayla yetmiş beşer kuruş, BİS medlilir. i Abone kıydın: bildiren M9 ral teretini, SİNE a veya banks — i — i —— EİT, kimselerle temasa geçiyor. Yüzü Yeniçeri, dört yüzl topçu de korkak olmadığımı göreceksi. © Köylüler, etrafı kasıp kavuran o — Haydi git, köyün muhtar|j 'v9 “e 'e Jar. O sene bir kuyruklu yıl- olmak üzere iki bin muhafız bi. niz. bir kasırgan'ın önünden kaçıyor. kim ise bul, buraya gel diz görünüyor ve bu yıldızın rakılması da kararlaştırıldı. İlk uğradıkları küçük, şirin bir Muş gidi evlerine kapanıyorlardı. la konuşacağım. yeni bir sefer müjdelediği (o Karahalil, gözü kürermış gibi, köydü. Yüz süvari, yıldırım gibi O Kara Halil, köyün avlusunda © Bicüz sonra köy iaşe edilerek İran ve Gürcis. ordunun içinde dolaşıyordu. Tif. dört tarafından saldırdı atından inerek ilerledi. İlikoya; (o Halinin önündeidi. : tan seferi başlıyor. İse bir görlük yol kalmıştı, Yar; Arkadaş, dedi, yarın bura Orduda Başkumandan Mux dımcı askerlerini ayırdı. eyer ai > u geçecek. Onl tafa Paşanın yanmda meş. Ti bepsi süvari idiler. Atların! anız. Hiçbir hare hür esir tüccarlarından Kara terkilerine ayrica birer erkek el-İğ Halil bulunmaktadır. Bir kal visesi almışlardı. yon da Gürcistanda toplana- Karanlık bir gece ordudan ay. cak esirleri Istanbu'n getir rıdan kuvvet, yol gürergühini keş mek üzere Çerkesiztan n Po- fedecek, Gürcü © kuvvetlerinin İ ti limanına hareket etmiştir. mikdarı hakkında malümat' ala. Kara Halil, Gürcistan Keş <akt. Kara Halilden gelecek ce. ik: Daviâ'in Mustafa Paşaya vap Üzerine Osmanlı ordusu hare elçi gönderdiği İliko adında <<t edecekti. bir haydudu elde ediyor. E- Iliko ile esir tüccarı, silvarile, sir kız toplamak için onun rin en önünde gidiyorlar ve ko. da yardımını temin ediyor. (o mMuşuyorlardı. — Miko dedi, bütün kızlara m, | Kara Hali; olarak erkek elbisesi giydire. | — İliko diyordu, ilk partiyi bu 'ceğiz. İcap ederse bu kızları üç, '8dan Sohüma © sevkedebiliriz. dört yüz asker muhafaza edecek, Yalnız gayret edelim, yüz süva Bundan korkumuz yok.. İstediği. riyiz, yüz kız ele geçirelim. “miz kadar da at buluruz. — Yüz kı? bulmak çok güç. — Demek sizin gizli bir ordu. Ger$i (o Gürcistan son senelerde Büz var?. çok harp gördü. Bütün gençler, | — Çok doğru keşfettin.. Şim . delikanlılar kudutlarda çan ver. | “dilik gizli değil. Serdarın ordu, düler. Fakat bir köyden arcak on! sunun içinde.. Fakat icap ettiği kır alabiliriz, Hem kolay kolay vakit bu askerler bizim emrimiz. da elde edilemez. dedir, Hem köyde bir iki gün kalmak, TİFLİS GÜZELLERİ kızların bulundukları evleri, ora- — Tifliste beylerbeyi olarak kal. daki erkeklerin miktarını helapla- | na müsaade edilmesini is. mak lâzım. Gürcüler, kız kaçıran | n İmerti prens Yorgiye ce- ların arkasından canlarinı verme- vabı verilmişti. Kârtli prens A. den ayrılmazlar. Tehlikeli bir iş hdr Levana da; yapmıyalım, — Müslüman olursan istediği. o Kara Halil hiç düşünmeden çe ni yaparır.. " >. —— Cevabı verildi. “Aleksandr, ODavidin o başına geleni bildiği için dinini değiştir kabul etmezdi. Başkuman - bafsının. pe , Onun i | | uhtarı Kara | j yollana Üeretini idare kendi ren alir, Türkiyenin her pasta merhesiiiij sir taciri VAKİT a abune gaziler. Ğİ s Aires değiştirme Gere 20 kuruşlar. AN RETLER | ra sarin sal tan itibaren ilâm folarındn 40; iç sayfalar 8 küruy; dördüncü vayfadi ikinci ve âçüncüde 3; büruni 4: başlık yanı kesmece © Mİ ZEZE .". "dan Tür rı selâmlıyaca! kette bulunm Sağlık bilgileri: Kış için öğütler (Mangal başı kışın lâlezartdır) derler. Her yıl yaşanı. #| lan dört mevsimin de kendine gi ilik veya kötülüğü var. dır. Kış denince ilk önve akla gelen kar ve soğukla bunlarm yaptıkları kötülükler.dir. Hele avı ve yaklcı soğuklar kışın faydalarmı düşündürcemez. Sıcak ve konforlu bir odada otu. rulduğu zaman soğuğun ş'ddeti ve onun yapabileceği iyilik veya kötülükleri hatırdan bile geçmez, Fakat kapıdan soka. ğa atılan ilk adım soğukla karşılaştırınca tişümenin ne de. mek olduğu anlaşıldığı zaman bemen kötülükleri göz önüne : / veder. İzepinizi kılıçla doğratırım. gelir, buna karşı tedbir almak ihtiyacı duyulur. İşte böyle İK! Anladın mr). kışın ısırıcı soğuklarla karşılaşmakla berrber kış mevsimini pi istiyenler ve sevenler de az değildir. (Kar yağdığı zaman bütün hastalıklar ortadan kalkar, yağmazsa hastalık çok olur) derlerdi. İnsanlar kışa karşı sağlık tedbirlerini aldıktan sonra bu gözü çok doğru bulma. lıdır. Çünkü yağmurlu havalarm çok ratıp ve kar yağdıktan #onra da kuru olduğunu düşünmek kâfidir, Ratıp havalarda bir çok mikroplar, üremeleri için istedikleri zemini bulur ve her türlü fenalığı yapabilirler, Fakat kar yağdığı zaman ha. raret derecesinin mev&'e göre sıfıra ve hatlâ daha aşağı düş. mesi bir kısım mikropların üremesine meydan vermez. Böylece soğuktan derhal müteessir olan mikropların ör. tadan kalkmasile bazı hastalıklar azalır ve bazan da tamâ- men ortadan kalkar, Şu hnlde herkesin bildiği ve istediği bir gey varsa o da kiş mevsiminin intizamlı ve faydalı gecme, sidir, Kışın kendisine göre bir çok güzellik ve eğlencelerile Miko, hayre:is esir yüzüne bakıyordu. Kara Halil, pos Bıyıklarını kavırmakta devam edi. | zordu. Sözünü bitirer bitirmez: — Haydi, çabuk olun. Dedi. Sonra ilâve etti: — En küçük bir itiraz, sözleri. İ me itaat etmemek. Hepinizi mah- dir. Büyük, çok devamlı, renkli ilân #erenlere 3 indirmeler yap rin santim - sal TİCARİ MAHİYETTE KÜÇÜK ILANLAR Bir defa 40, iki defesı HÜ defası 63, dört defası 15 dlefası 100 kuruştur. Üç İlân verenlerin bir defası © vadır, Dört satırı geçen ilmi farla satırları beş kursuyla sap edilir. Hizmet kap gelire ük ilân torifesi yüzde ir, N Muhtar evleri birer birer dola- yor, bir şeyler söylüyor, başını İ uzaklara doğru işaret ediyordu. | Yarım saat nonra meydan aci) muştu. Her evden çoluk çocuk, üstleri, başları perişan korku ve| ürperti ile yaklaşıyordu. Kara Hai 1), yüzleri işlemeli tüllerle örtülü! kadın ve kızlara bakıyor, güzel! dir yüz gördü mü, bir defa yerin; den hopluyordu. Yanında, en çok güvendiği adamlardan Yağız Ali vardı, > — AK, diyordu. Bu köyden"iyi : | parçalar çıkaracağır galiba. ;! — Bak şuna, Allah ne endam Vakıl hem doğr ya kendi idare yerinde, het kara caddesinde Vakit W altında KEMALEDDİN. İlân Bürosu eliyie “ilan Bİ eder. (Büronun telefonu: ME vap verdi: — Bizim öyle uzun yok. Tehlikeyi göze almalıyız. Süvarilerim, kimseye göz açtır. mazlar.. Bu kadar ince düşünür- sek bir şey yapamayız İliko... KaraHalil böyle söyledikten sor Diyordu, râ atını kalabalığa Köy mühtarı di köylülerin &n Aliye de: başına gelip durmuştu. Kara Ha- (O — Haydi Al, sen de İş Hil sordu: Emrini verdi. © — Hepsi geldi mi? (Devami emif halkın, her yerin anane ve y şına göre ailevi top. luluklar, salon hayatı. Isketins ve dans gibi eğlenceli toplu. luklar, kış sporları bu mevsimin yasayış tarzlarını göste, rir, Bunları da tabiat kanunlarına uydurmak azrureti var- dır. vaktimiz Kış yiyecekleri ile yaz yiyecek'eri arasında da çok fark a yal 4 vardır, Yazın seve seve yenilen meyva ve sebzeler kışm zevk. va Je yeremez, İşte en bariz misali: Yazım sıcakların verdiği Mp» 1 I ŞINen l ,. susuzlukla önüne geçilmez islek ve istiha ile yenilen söoğük v Ni z *, | bir karpuz, kışm konforu haiz bir odada bile güç yenir, yen. Mz ni vi si 5 İçi ME ONE e e bile o zâmanki lezzeti haiz olamaz. Çünkü o karpuz ya m ; 7 , yazdan konserve edilmiş, yahut halen yetişmesine iklimi uy, M A N Uy E N L Aa gun bir memleketten ti üddet tü — Ba öpöi ri Değe. Fransızca sözlü mükemmelve rawhteşer filim. > rünmüş, soğuklara maruz kalmtş, lezzetini kaybetmletir. Kı. £| iç gm çok büyük zevkle içilen bozanm da yazın yanma bile v5. ŞEK âveleni Mi e (SIKMA GECELER ranmadığı düşünülerek mukayese edilebilir, © — Hristiyan Odinini taşıyan li Tiflis beylerbeyi olamaz.. fa gülerek: İ Cövabini verdi. — Sen, dedi. Eşkiyalığı böyle| Bu gürcistanm merkezine bir Mi yapıyordun. | ız tayin edilmek icap edi. | Bu söz, İlikonun gururuna de.| yordu. kunmuştu : — Karahalil: — Yoksa korktuğumu mu san — Serdarım, dedi, çolak Fer. dın. Söylemiştim size.. Benim böy Paşa zade Mehmet Bey mu- Je şeylerden korkum yok.. Görü. tayin edilse olmaz mı? yorsun ki kendim Gürcü olduğum . Mustafa Paşa: 5 Ben de onu düşünüyordum. halde milletime biyanet ediyör, o- nun kızlar'nı kaçırmaya cesaret cvatını verdi, Ve Tiflise üç e Karamazof Kardeşler Yazan: Dostoyevski Çeviren: Hakkı Sâhs Gezgin © &; —kibana kalırsa, aslâ gelmiyecek- tir, — yarın da: “Ne vakit gelecek? Niçin gelmedi?, Neden gelmiyor?..,. di- ye tutturacak, benim bunda ne suçum © var? Öte yanda, gece başlar başlamaz ağabeyiniz Dimitri gelerek tahancasını © çekiyor vet o — Ulan mendebur, eğer burayı onu sokarsan, seni tepelerim! © Diyor. Sabahleyin de babanızın iş kencesi başlıyacak. Kadın gelirse suç- lu benim, gelmezâe, yine ben, Yalnız hâkimlerim değişiyor. O kadar fena bir © haldeyim, ki zaman zaman kendimi ö- O dürmeği bile düşünüyorum. — Neden sen bu işlere karıştın? Ni- çin Dimitrinin casusu öldün! — Başka ne yapabilirdim?.. İkisi de © bana hükmetmek hakkına sahip. Can- pazarı bu?.. Dimitriyi bilirsiniz... Ya- par mi yapar. Yarın müthiş bir buh. ram geçirmezsem İyi. — Nawl buhran? Sonra, Dimitriyi o kadar görmek is- tediği halde nasıl olup da unuttuğunu düşündü. —ö— KARANLIK DAHA NERELERDE HÜKÜM SURUYORDU? Aliyoşadan ayrıldıktan sonra İvan, babasının yanma gitti, Fakat şaşılacak şey... Baba odağma yaklaştıkça, büyi- yen, inazılmaz bir iç sıkıntısı duyuyor» du, Onu şaşırtan bu sıkıntının varlığı değil, sebebini tayin edememekti. İsan sıkıntının se olduğunu bilirdi. Kendi- sini buraya bağlayan bütün bağları Xo- pardığı bir sırada, böyle bir rstırabın içinde belirişini tabil görmek de lâzım- dı, Meçhullerle dolu, yeni bir hayata atılırken, yürekte bir âzap doğabilirdi. Fukat şimdi duyduğu can sıkıntımom bütün bu şeylerle hiçbir alâkası yok gibiydi, Onun için İavn, kendi kendi. ne: — Sakın baba ocağına karşı nefretin Dr. Necaettin Atasagun işi olmasm?.. Son defa atlayacağımı bildiğim halde bu evin eşiği beni iğren diriyor. Hayır,bu olmasa gerek... Belki Aliyoşa ile veda saknemizin tesirilir.. st sustuktan sonra, aklıma zelen bi mühasebetsizlikleri çocu- sayıp döktüm. Bunu onun gibi sağ- 'am İmani; ve temiz rujlu bir delikan- hya karşı yapmamalıydım. İvan, düşünmeğe ve kendi içiyle ko- nuşmağa karar verdiği halde, bunu ya- pamıyordu. Onu kızdıran suy, dısarda muayyen bir sebebe bağiayamadığı şu can #İkmtesini kuvvetle duymasıydı. Yerinde” olmıyan bir şey, meselâ düş- müş bir mendil, sıradan ayr.lmış bir kitap adamı çok kere farkına varmadan sinirlendirir. Birisiyle konuşur, yahut düşünürken, farkında olmadan o inti- zamsız'ık bizi bırçınlastırır ve tâ onu sezip de gözönünden kaldırmadan çek- tiğimiz'âzartın kurtulamayız. İvan işte bu berbağ vaziyette eve vardı. Kap'ya onbeş adım kala, gözle- rini kaldırdı ve içini tırmalayan sikin- tanın s:bebini buldu. Arabalığın yanın- daki bir sıra üstünle uşak Smerdira- kov oturmuş havalanıyordu. Daha ilk bakısta İvan anladı ki, bu Smerdiyako- vun vücudu ona ağır geliyor, maniz- rasna tahammili edemiyor/u, Ansızın kalasın'n Icinde bir sk rarlamm ribi oldu. Aliyoşnnin anlattıklarını dirler- ken de ruhunu kareriması, yine sözün İ Molivuden en büyür yıldızları tarafından temsil edil tamamsn renkli ve eğisnesli | film. Bugün msünelor ssat gi, > icn itibaren başlar g “andı, Söz arasmda ş6- bebini tayin edememişti. Fakat yalnız kahır kalmaz can gekintse şuurlaşmıştı. Genç adam yine kendi kendine sordu: — Bu ssrse'n herifin beni bu kadar endişelendirmesi mümkün mü acaba? Doğrusu şu, ki bir zamandan, hsle sonrâ birkaç gündenbesi, İvan vu Serer diyakovdan nefret ediyordu. Uşak Za gittikçe büyüyen bir istikrahın farkına varmıştı. İşin ehemmiyetini artran hâ. dise de, İvan'n ilk geldiği günüde bua damdan âdeta hoşlanması idi. Evvelâ onu orijinal bir tip bulmuştu. Onurla uzun uzadıya konuşur, basitliğinden yüksünmezdi. Smerdiyakovda sezdiği daimi bir âzap vardı. Bunun sebebini bir törlü kestiremiyordu. Bazan felse- #i münakaşalara girişirler, hattâ eski bir meseleye temas ederek güneş gök. lerde parladığı halle öteki yıldızların neden dördüneü günü yaratıldığını dü- şünürler ve buna bir cevap bulmağa şalışırlardı. Fakat İvan, Smerdiyaks- vun yıldızlardan ziyade başka şeylerle meşgul olduğunu sezmşti. İvanın hcş- Janmadığı şey, ondaki mânas'z gurur- du. İkile bir haysiyeti incinmiş gibi bir bal takımır ve gan srkarir. Dava sonraları, şu Greşinika davası, babasiyle Dimitrinin ayni kadın üstün- deki rekahetleri meydana çıkınca, işin rongi değ'emişti, Srmerdiyakov, kendi fikrini söylemez, konuşurken, tam açı- İacağı, içindekini ortaya dükeseii İy. imân birdenbire susardı. Bunları we ise ama, İvanı asıl bizsf $öy, uyağın gittikçe ona kargı MÜZE ği arttırmasıydı. Bu iübâlilikte Eğ çik kabekk ve terbiyesizliği an0” bir hal yoktu. Ama Smerdiyatö” ki'İvanla kendi arasında hususi vi laşma, gizli bir sır varmış gibi — Sar'a buhranı.., Hem uzuf cek galiba... Bir kere de ambardi” töğlüm vakit böyle bir nöbete 1” tum. Günlerce sürmüş. Başıma ! muşlâr. Doktor çağırmışlar. A# ölüyordum. di — Fakat hekimler saranın € k geleceğini kestiremezler... O yaly bu nöbetin yarın geleceğini #8” yorsun?. ğ İvan bunları içine biraz bi rışan bir tavırla söylemişti. — Evet doğrudur. — Hem geçen defa ambar 4 müştün, O yüzden nöbet geni gi — Geçen defa ambardan düş bu kere de mahzenden düyü”” gün oraya girip ç kıyorum. İvan ona uzun uzadiye fakat tehdirli bir sesle; — Dilinin altında a si şeyler var senin! Yoksa nö din mi icadediyorsun? Dedi, ys petleri e pa BESİ SE EEİ SEE

Bu sayıdan diğer sayfalar: