30 Nisan 1939 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 4

30 Nisan 1939 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

«—VAKİT 30 NİSAN 1939 Paris transatlanti- vya ği yangını Paris transatlantiği yangmı yeni bir safhaya girmiştir. Maznun Cesar, gibi gece bek- gisi olan Antuvan adliyeye mü - racat ederek şu ifşaatta bulun- müuştur: — Yangm günü Cesar Franuş kendisile birlikte gelmemi ve mutfakta santini arayacağını söy ledi. Ben de kol saatini kastedi - yor zannettim. Birlikte gittik. Fakat Franuş orada kol saatini değil gece devriyesi saatini bul du. Antuvan maznunun bu hare - ketini izah edememektedir. Fa - kat yapılan tahkikat bugün Ce- garın devriye saatinin ortada ol- madığını meydana koymuştur. Bir bheyet, batan vapura gide- rek mahallinde tetkikat yapmış, maznun da getirilmiş, dalgıçlar gemiye inerek gece saatlerini a - ramışlar ve 1 ve 3 numaralı sa - atler bulunmuş. fakat Frauşun 2 numaralı saati ele geçmemiştir. Bundan sonra mütehassıslar ilk tahkikat sırasında mevzubahe olan elektrik kablosunun alelâde bir pens ile tamir edilip edilmi - yeceğini tetkik etmişler ve bu - nun İmkânsız olduğunu görmüş- lerdir. Bu vaziyete göre, Frnuşun yağcı Martenden aradığı pensi başka bir işe vasıta etmek iste - diği meydana çıkmaktadır. Tah- kikata devam olunmaktadır. öre V sin Meşhur Hamerik transatlanti- ği “Paris yolcuları,, nt Amerika- ya getireli bir sene olmuştu. Şerif bu bir sene zarfında mü- essesenin birçok çetin işlerile ge- eeli gündüzlü meşgul olmak mec buriyetile çok yorucu bir iş ha - yatı yaşamış, olimpiyat tenezzü- hünün acısı fitil fitil burnundan gelmişti. Meşhur mali panik, A » merika borsalarını henüz sarama mıştı ama, Şerif gibi işinin ehli bazı açıkgözler yakın bir iktısa> di buhranı sezmişler ve ona göre tedbirler almakla meşgüldü!er, Şerif, avdetinde koca gampiyon Dempseyle bir iki kere görüş - müştü. Lâkin öyle eskisi gibi sı- kı fıkı ahbaplığa bütün arzusuna rağmen vakıt veya imkân hula - mıyordu. Haftanın yedi gününü de, evet tatil bile yapmayarak her saat kâh Nevyork, kâh Dit- toit, kâh San Fransisko, kâh Mişigan, oradan oraya mekik do- kuyordu. Şimdi Şerifin yeni bir ahbabı türemişti. Meşhur boksör “Bat- ling Siki,, bu zenci Senegalli müs lüman, Fransız tebaası olarak Amerika diyarlarında dolarlar “* % D ARKADAŞLIĞIM / HARPUTLU ŞERİFİN AMERİKA HATIRALAR I — Muvakkar Ekrem Talü| peşiâde koşmıya gelirken yolda Hamerikin salonlarında Şerifle tanışmış ve din kardeşliğinin ver diği bir samimiyetle kânları bi - ribirlerine çabuk kaynamıştı, Si- ki neşeli, çirkinliğine rağmen pek ziyade sevimli ve asıl garibi dini bütün tam bir müslümandı. Ne namaz, ne de oruçta kusur etliği vaki değildi. Yalnız sonraları o - nu da baştan çıkarmadılar değil. Amerikada eski dostlarile bile eskisi gibi ahbaplıkta bulunmaya vesile arayamıyan Şerif bu müs- lüman arapla sık #ık buluşuyor - Jardı. Hem Şerif pek o kadar yüz vermese bile Siki, tanrının günün de Şerifi telefonla veya bizzat a- rar bulurdu. Dünyanm sayılı yüksek kıy - mette boksörleri meyanında bir şöhret yapan müslüman boksör hakkında biraz tafsilât verelim. Fransanın olduğu kadar dünya nin da gelmiş geçmiş en fenni boksörü diye tanılân meşhür Kar pantiyeyi Dermpseyden sonra, bir daha kımıldamamak Üzere acı bir mağiübiyete seren Batling Siki, nin asıl adı Falihdir. Mükemmel, Allah vergisi bir vücuda, fevkalâde şiddetli sağlı sollu yumruklara ve boksun bü- tün inceliklerine vakıf olmakla beraber kafasının içi çocuk kal - maş ve prestişkârları tarafından biraz fazla şimartılmıştı. Kübada çenubi Amerika ağır siklet şam - piyonunu birinci ravundda bayılt tıktan sonra Amerikaya, Nev - yorka gelmiş ve bir sefahat âle- minin gecesinde intikam maksa - dile 41 nci sokakta bıçaklanarak öldürülmüştür. ÂAz zamanda kazanmış olduğu milyonlarca dolarları cahil düşün eelerle orada burada har vurup barman etmiş ve yaşadığı, sev - diği, aradığı sefih muhitlerde ni- hayet can vermiştir. Bu feci âki bet kendisini yakından tanıyan" ları müteessir etmiş, olmakla be- raber hiç de hayret uyandırma- mıştır. Ne kadar şayanı dikkattir ki binlrce doları pencerelerden 80 kağa veya denize fırlatıp atacak kadar sarhoş olüp kendini kay - beden bu adam İki gün süren kı- sa bir sözüm ona idmandan son- diye yumruk sallamış, biraz pa- Posta rTa dünyaya meydan okuyabilmiş- tir, Meşhur merakmdan biri de Pariste halk arasında bir aslan yavrusile köpekle dolaşır gibl gezmesidir. Yatak odasında may mun besler, barlarda tavana &i- lâh sıkar, kahvelerde, tiyatro - larda sokak dövüşleri yapar. Si- zin anlıyacağınız kafası kızdı mı her haltı işleyecek deli bir yara salırı Tuhaf bir de hikâyesl vardır: Bir gün İrlândada şampiyon Mek Tig ile bir maçı varmış. Son da- kikada dövüşmekten cayarak git- mek istememiş. Kontratı imzala- mış ve bir mikdar para da almış olan menecerleri aman demiş - ler, zaman demişler, faydasız. Nihayet gu çareyi bulmuşlar.. Klorformla bayıltıp sedye ile İr- lândaya nakil!: Hakikaten de öyle yapılmış. Dehşetli kuvvetli olan Siki boksa 1913 de Tuluzda başlamıştır. Boksu, kendi anlattı ğma göre, severek veya bir spor olarak ele almamıştır, Lâf olıuııı dır. ra da kazanınca bu işi kendisine meslek edinmiştir. Parise gelme den önce muhtelif vilâyetlerde || kara linde dünyayı kırıp geçirmiştir. VAKIİT içinde — dışında Ayhk 95 155 Kr. 3 aylık 280 (8 » 6 aylık 475 820 4 1 yallık 900 1800 , Tarifedea —Balkan — Birliği için ayda otuz kuruş ayda yetimiş beşer kuruş — zem-| medilir. Aböne kayılını bildiren mek-| lup ve telgraf Ücretini, “abon| pâarasının posta veya banka İle| yollama Ücretini idare kendi ©| zerine alır. Türkiyenin her posta merkezinde| VAKIT'a aböne yazılır. Adres değiştirme ücreti İLAN — ÜCRETLERİ Ticaret ilânlarının santim <| falarında 40; iç sayfalarda S0 kuruş; ikinci ve üçüncüde 2; 4: başlık yanı kesmece 5 lire- Büyük, çok devamlı, — klişelir genkli ilân verenlere ayrı ayfil indirmeler yapılır. Resmi ilânla- rın santim « satırı 30 kuruştur. TİCARİ MAHİYETTE OLMIYAN Bir defa 30, iki defası $0, üC defası 65, dört delası 75 ve olt defası 100 kurüştür. ilân verenlerin bir defası beda- vadır. fazla salırları beş kuruştan — her sap edilir. Hizmet küçük ilân terifest yüzde 395 İndirilir. Yakıt hem doğrudan doğrü- ya kendi idare yeriüde, hem AM altında Tlân Bürosu eliyle ABONE TARİFESİ Memleket Memlekel düşülür birliğine kirmeyen yerlere| 25 kuruştur. sondan İtibaren ilân say”| dördüncü — sayfada KÜÇCÜK İLANLAR Üç aytık| Dört satırı geçen ilânların kaponu — gelirenleri caddesinde — Vakılt Yurd! KEMALEDDİN İREN ilân — kabül ge mammm Buzün SAK AR Y A, Sinemasmda aat Hollywood'un bütün yıldızları Mevsimin en büyük Aşk Filmi GOETHE'nin en hissi eseri VERTER'in AŞKI PİERRE . RİCHARD WILLM ve ANNIE VERNAY tarafından Bugün saat 11 ve 1 de tenzilâtlı matineler Bugün İPEK ve SARAY zz Hayatınızda hiçbir zaman gülmediğiniz kadar güleceksiniz. | TÜRKÇE SÖZLÜ 3 Ahbap Çavuşlar harbe gidiyor! Meşhur Arşak Palabıyıkyanın en nefis komedisi ı Ayrıca: Programa ilâve olarak; ELMAS HIRSIZLARI Fransızca sözlü, çok beyecanlı macera filmi Büğün saat M ve 1 de tenzilâtir matineler . saat 8,30 da iki film birden 3 Ahpab çavuşlar Ankarâda Halk ve Sus sinemalarında da gösterilmektedir. Harbe gidiyor Bunlara bakarken, zavallı genç, altın saçlı güneşi düşündü. fik ışıklarına bağladığı korkunç — kararını hatırladı. Böyle bir sabah, bu iş için ne de elve. rişli idil.. Acı acı gülümsiyerek celât- Tarına döndü: — Efendiler, dedi; mahvolmuş bir vaziyette olduğumu görüyorum. Fakat o Giçare kadın da benimle beraber mi bu mahkümiyet çilesini çekecek? Size yemin ederim, ki onun zerte kadar suçu yokztur. Dün akşam bütün bu işlere ken disinin sebep olduğunu söylerken ken. dinde değildi. Iztırap ve aşk ona bun. larf söyletiyordu. Bu korkunç gecede çektiğim âzap hürmetine olsun, bu hu- susta beni temin edemez misiniz? Müddelumumi âdeta atılarak karşı- ladı: — Dimitri Fiyodoroviç, onun için hiç #cülmeyiniz. Şimdilik üstüne titrediği. C #ür © küdenr affkadar edecek bir şey görmlyotus, Hattâ muhakemeden son. ra da bu vaziyetin değişmiyeceğini u. nuyorum. Biz, elimizden geldiği kadar Karamazof Kardeşler Yazan: Dostoyevski “Futbol ŞAHANE ÇILGINLIKLAR Tamamen renkli,, en çılgın; en fazla dansir ve şarkalı l YI diyeler, Çevireni Hakkı Süba Gezgiu ©ü (. “Agrafena,, nın lehine çalışacaşız. — Teşekkür ederim, elendiler... Al- lah sizden razı olsun!... Bütün şu olup bitenlere rağmen sizlerin âdil ve namus lu insanlar olduğunuzu biliyorum... Bu sözlerinizle vicdanımın üstüne çöl ğırlığı kaldırdınız... Ne isterseniz iste. yiniz, yapmağa hazırım. Müddeiumumi: — Şimdi artık sıra şahitleri dinleme. Be geldi. Onlarla sizin huzurunuzda ko. nuşacağız. Dedi, Hikim Nikola ise; — Bir çay içsek bari... Bu kadar yor gunluktan sonra, hak ettik bunu. Diye söylendi. Kahvaltıyı daha sonraya birekarak, şimdilik yalnız bizer bardak çay içme- ğe karar verdiler, Bir yandan da sorgu edecekti. Mitya, önce hökimi ne sunduğu çayı reddetmek İste- kuvvetli vücuduna rağmen, uyku. suz ve en büyük heyecanlarla geçen bu müthiş gece onu da yıpratmıştı. Sandal seçiyoruz . BIRİNCiYE — Yi Bir Bisiklet ** “Fufbolo Nuri Ikinciye; — Şık ve krymetli bir saat; üçüncüye: — bir çiftf | iskarpin; dördüncüye: — Bir şapka; beşinciye: — Bir senelik| | Resimli Hafta abonesi; altıncıdan otuncuya kadar; Birer bo-| yunbağı; * kişiye birer çift ipekli çorap; 10 kişiye birer adetf . Tayyare piyango bileti, onbeş okuyucumuza birer şişe bü- yükkolonya; 15 okuyucumuza birer şişe küçük kolonyao 25 ki.| | şiye birer tuvalet sabunu; ayrıca 150 kişiye muhtelif cins he. B GA İ e a Sr e ee “VAKİT SPOR MÜSABAKASI | , Güreş, Yüzme HİA ve Atletizm Amatörleri Arasında SPOR. Idızını önündeki eşyanınm değirmenmiş gibi döndüğü oluyordu. Nihayet biraz ken. dime gelirim ümidiyle çayı aklı. Çünkü nerede işe, kendinden geçecek ve sayık. lamağa başlıyacaktı. H, ŞAHİTLERİN İFADELERİ Şahitler dinlenmeğe başlandı. Fakat biz burada şimdiye kadar — yaptığımız gibi en küçük teferruatına — varıncaya kadar her birinin ifadelerini kaytlede- cek değiliz. Müdelumumi bunlara hak ve hakikatten ayrılmamaları lüzumunu söylüyor ve bu şahitliğin daha sonra yaminle tekrar ettirileceğini bildiriyor- du. 'Yalnız şunu belirtelim, ki gerek hâ. kim ve gerek müleiumuminin üstünde ısrarla durdukları nokta, Mityanın ge. gçen defa harcadığı paranım miktarı me- selesi idi. Üç bin ruble mi sarfetmişti, yoksa bin beş yüz ruble mi?.. Bir ay evvelki “Makroi,, eğlencesi neye mal olmuştu Ne yazık ki, şahitlerin hepsi, hiç bi- ri müstema olmamak Üzere delikanlı. nn iddiasına uymaz ifadeler verdiler, Hattâ bir kaçı, zavallıyı ümitsizliğe sü. rükliyecek şeyler söylediler. Tik sığaya çekilen ötel sahibi “Tri. fon,, oldu, Telâşsız ve % ceval ea İit BUGÜN SİNERMASINDA Jakah e Baş rollerde; PRE İ UÇAN veriyordu. Halinde Mityaya karşı bir azamet bile vardı. Sual sorulmasını bek liyor. Kendiliğinden — konuşmuyordu. Ama söylediklerini de kati ve emin bir tavırla söylüyordu. Harcanan para için: — Dimitri Karamazof, bir ay evvel buradaki eğlencelerinde en aşağı üç bia ruble harcadı. Yalaız çalgıcılarla, oyuncu kızlara attığı para, bin rubleyi aşmıştır. Köylülerin bir çoğu, zaten suçlunun ağzından üç bin rubleyi göz- den çıkardığını işitmişlerdir. Dedi. Mitya itiraz etti: — Yanlış tahmin ediyorlar; çalgıcı- Jara verdiğim para, beş yüz rubleyi geçmez, Fakat sarhoştum, sayarak ver miyordum. Bu da başka benim talihsiz. liğim! Şahitleri, küskün ve donuk bir tavır. la dinliyor ve içinden: — Şimdi art k ne haltederseniz edin, vız gelir bana!... Madem ki ucu ona da. kunmryacak!,. Sözlerini geçiriyordu. — Çalgılar size o akşam bin ruhle- ye oturmuştu, Dimitri Fiyodoroviç... Saymadan paranızı savurdunuz, Onlar, adamın gözünden sürmeyi çalan edep- sizlerdir. Bereket verstin ki hükümet sürdü mendeburları... Ben de kendi göz Jerimle gördüm. Gerçi elime alrp say. mamıştım, ÂAmt ne de olsa, bizim de e. adeta “Ali kıran baş kesen,, hııl (Devamı var) Nefis şarkı ve hafif musiki ile süs lü, MELEK zevkli - ince ve eğlenceli bir film, 1 Dansing SİMONE ROBERT YOUNG.DON AMECHE Ayrıca: Paramunt dünya haberleri ve MIKİ! MAVS. Bugün saat 11 ve I de tenzilâtl; matine, Fred Astair ile Ginger Rogers'in Dudaklarda takdiri... Gözlerde hayali... Gönüllerde neşeyi... ya. ratacak en son filmleri: Bugün LA LE sinemasında 11 ve 1 de ucüz halk matineleri eder. (Düronun telefonu: 203351| (Fransızca — sözlü). Meleği SiIMON VALSLER ra tomarını karşıdan da tahmin 'e'ağ liriz... Elinizdeki para bin beş yüz rvf” leden aşağı değikli, Dün akşamki miktara gelince,.. sir kendiniz üç bin ruble demiştiniz. — Böyle dediğimi iyi biliyor Trifon,.. Üç bin ruble ile geldiğimi mi söyledim? — Evet efendim, siz söylediniz. Hefi arabacı Andrenin yanında... Anldre İW radadır. Çağırıp sorun isterseniz, D* hası var. Salonda çalgıcılarla hesap İt rürken geçen defaki parayı da işe k# rıştırarak burada altı bin ruble br! tığımızı söylemiştiniz. Bunu İstepan Semiyon da işitti. Kalganov da - si: yanmızda idi. Belki düşünürlerse, bf tırlarlar. Altı bin rüble lâkird:sı, hâkimleri çö alâkalandırmıştı. Trifonun çok katt İ nuşuşu, onların şüphelerini giderdiği ”| çin boşlarına bile gitmişti. “Üç bin & ce üç bin de şimdi altı bin!, Diyorlardı. Müjiklere ve arabacı Andreye de dular, Onlar da “Trifon,, un sözleri tekrarlıyorlardı. Arabacı, yolda gelirken delikanlın? kendisine sorduğu tuhal şeylerden bahsetti. — Bâna, tehenneme mi, cennete gideceğini soruyordu. sof e| "

Bu sayıdan diğer sayfalar: