16 Kasım 1940 Tarihli Vatan Gazetesi Sayfa 3

16 Kasım 1940 tarihli Vatan Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

M S0 W B er - Çe H . TCT N P LKY M f ö Ep ae & YÇ U e AU " SE &A, SAA — S SAA e Ka A KA aa A, 58e Yaza b Bün Şeyh Babaya bi ha li Baş düşmanı Ebu Fa- İR Dukina bir vazile ile gönder GU Yanında muhafız olmadan ediyormuş. haber geldiği sırada Şeyh ü bilmiyecek kadar dtatu. O akşam içki meclisin- K Hindistanın cn korkunç, en Çisi eşkıya reislerinden Bir Deo Bandila — oturuyordu. maceracı taraftarı Arasına o da karışmıştı. Hay- aralık bir sunl — sordu. öye Buba yarı sızmış halde evet Başını salladı. Sorulan su: Ebu Fazılı Dekan yolunda p işini bitireyim mi? Be ç iki gün sonra Ebu Fazılın Ki Söç tarafından öldürüldüğü he İ gelince Şeyh Baba hayret. a Sinde kaldı ve üzüldü, çünkü beş'aiyede ayıktı. Anlattılar: Ak- y sevgili nedimi bir &*& düşürülmüş — ve işi biti » Ökber Şah bir gün güvercinle- YEŞA verip eğlenirken, baştatar M Ferid Bahşi kara haberi ge- aa Sahin acı bir feryat kopar- düşüp bayılması bir oldu. cek, KÇAY tarihçisi hâdiseyi şöyle Baştyor: «Şah saatlerce kendine Meçbedi. Aklı başına geldikten AAA gözlerinin yaşı dinmiyor- ı“_"-yun karşılaştığı hiçbir fe- Kapayat bu kadar sanmamıştı. Şakelarca ah edip durdu. Oğlu Ma? Babaya — karşı olan gazabı Herecelere çıktı.> ğ ,__* Buradan savuşup gitmeli- O Eter sen kalmak istersen kal. n ben yalnız giderim, ba- BN Çaresine bakarım. Baba, Ebu Fazılın öldü- ine —nza gösterdiği zaman olduğunu anlamıştı. Fakat llti her gün biraz daha düş- bir hale gelirken seyirci kal- Ve ona el uzatıp kurtara- ::_" artık tahammülü kalma- Baba, sevgili dostu Ali meRün ayrılacağını haber ahın- ler duydi & Yarabbi, dedi, bu dünya- İaBeni cidden seven, bana bağ- Şin bir tek insan yok mu? Böskarzdı. B SEPNI -_’ b KU AN.?—*';Leğ Tarikhin En Büyük Aşk Romanı NİLLÂ KUR Şeyh Baba, Sarhoş İken Bir Emir eriyor, Ebu Fazılı Öldürüyorlar. —4 — Vevdetini emrediyorum. İ ünnisa hâdiseyi haber al- geldi. Şeyh Babayı yakaladığını dlğıaman çok üzüldü. Kocamna Kendisini scvenler | surette geçti. Si Mihrünnisa senelerdenbe- | ( TİYATROBUNDA RAM KISMI BU AKŞAM Saat 20,30 da Ayük Takimı Arasında ANN SHİRLEY ve NAN GREY RALPH BELLAMY ve Holtwud'un yarınki 50 Yüdrz'ın kKiZ TALEBE Yurdu Fransızca sözlü filmini bu Salı akşamı SUMER Sinemasında görmiye hazırlanınıı. ŞEHİR TİYATROSU TEMSİLLERİ BÜTÜN ŞEHİR HALKI BUGÜN TAKSİM Binamasında gösterilmekte olan BARBAROS Devrinde VENEDİK Filmini GÖRMELİDİR _î_l_?îı(çg SÖZLÜ ve ŞARK MUSİKİLİ taritd fılm. Mehter muskisi, Cenk - türküleri - Gülbarkdlar... Müveten: İki kasımlık Komedi. ri bu aşkı sürüklüyordu. Babası- nın haremindeki bütün üvey an- neleri kendi annesi kadar sevgi duyuyorlardı. Babası bile o ka- | dar seviyordu ki hatırasını bir türlü kalbinden atamıyordu. Salime bu işi düzeltmeyi üze- rine aldı. Şeyh Babanın büyük anası Meryem Mekân, şehzadeyi ele geçirememişti. Fakat Salime atıra atlayıp yollara düzülünce onu mutlaka yakalardı. Meryemm Mekân, Akber Şahın halası Gülbedeni beraberine ala- rak Akber Şahın huzuruna çık! — Oğlum, dedi. Salime Şey Etki Zamanlarda Tmücerrep bir-i- sulmüş: Akılir valilerimiz bir tarafta eşkıya belâsile uğraşmak istedikleri zaman eşkiyanım en belâlinini geçer, Kır serdari yaparlarmış. — Bu belkli İşaki, eşkayanın üsüllerini, sığınacak yerlerini ve salreyi bildiği için uz Ba- manda köküne kibrit okarmiş. Linkoln Stfene adında bir. Ameri- kalı gazetecinin, Senelerce Amerika» da fenalıklara karşı mücadele ettik- mizlik mücadelelerine girişmek... İsetk VATAN Eski Eşkıyadan Kır 20 Sene Fenalıklara Karşı Mücadele Eden Bir Amerikalı Gazeteciye Göre Temiz ve Hareketli Mekanizmalar Kurmanın Çaresi Budur dir. Başlıca bele- diye kanun ve ni zamlarından imti. yaz satımaktır. Mo meyhaneleri kanunen filân saat menedilecek, lokanta ve bakkal dük- kânlarında temizliğe göyle şöyle dik: Kat edilecek, gıdalar teftiş olunacak. Kumar — oynatılmıyacak., — Bu - siki |tan sonra en tesirli çare diye Lavsiye | nizamlar halkın menfaati için yapı- ettiği usul budur, yani eski günahlı- | lır, değil mi? Halbuki hakikatte bun- lardan Vövbe edenler vasıtasile te - |ların hepsi halkın aleyhine çıkar. Çünkü buzlar hem tatbik edilmi- | Stefora, Amerikada — şehirlerden | yerek her türlü eğlence yerlerini, lo- Babayı ele geçirip buraya getirir- | başlıyarak ve derece derece işi geniş- | kanıtala dükkânlar ve salre çeteci- «0 sen de bütün suçlarını affet- 'lelerek federal hükümete kadar da-| ler ve polis hesabma haraca bağlanır, İmiye razı tamın? Eğer biraz da / yattığı mücadeleler hakkında bin say hem de rüşvet fiyatlara zam olduğu baline bırakınsak büsbütün mah- falrk bir Kitap yazmıştır. Ömrümde volup gidecek. bundan zevkli kitap okumadım. Vak- Akber Şah tereddüd içinde tim olsa oturup tercüme ederdim idi. Fakat Rukiye de araya girin- | — Zavalit domekrasiye türlü türlü ce üç kadınım elinden kurtulama- / iftiralar ederler, İnsan bu kitabı oku- ö |duktan sonra anlıyor ki, kubahat de- — Peki, dedi; Şeyh Babanın Mokraside deği, bir takım menfaat sahiplerinin o perde altında — hususl dalavareler çevirmelerinde.. Bu yüz- den Fransa malıvoldu. Amerikanın takta durabilmesinin sebebi, Tfikir hayatımm husuet sahalarda — inkişaf Bunu Salimeye müjdelediler, O da kocasına dedi ki: —— Aranızda olup bitenlerden sonra Şeyh Baba şüpheye düşe- Aflında samimi — olduğunu “Ütesi ve siyasi bataklıklardan ha- göstermek için çok sevdiğin bir "& kalmamdır. Bu sayede Ydsal nâ- şeyi bana ver. mına tösirti bir çırpınma devam edi- yor, sık sik siyas? huraızların foyası meydana çikıyor, çıkan da rütbeni, içtimaf mevkli ne olursa olsun, ki- min yâranı, aIf arkadaşı olursa ol Bun, gik demeden hapishaneyi boylu- yor.. İş yakayı ele vermemekte. Hi nasıl lür ? Akber Şah, — Fethileşger adlı bir fil için deli oluyordu. Bu fili, €n sevdiği atını ve bir de Şeyh Babaya bir hil'at verdi. Salime bunları alarak yola çıktı. Bir müddet sonra Salimeden Akber Şaha manzum bir meklup yumuşattığını, kabbindeki kin ve Tzi şüyle tarif eülyer: vahşilik lekelerini temizlediğini, babasma sevgi ve düşkünlük his- lerini tazelediğini, yakında bera- R Tünmeden ve üzerine mesuliyet al- berce saraya varacaklarını anla- madan - fırıldak Çeriren adamdır. Kd . Kanditinden emir alan ikinci dersca. Salime — son 1ıımıniırda_ 'ııır pagyerem arase İyerre ada brentır l yazmıya — koyulmuştu. — Şiirleri M dürü, hâkim, belediye relsi filân yap- tırır. Kendisi gizli durur, hiçbir. va- zifa almaz, perde arkasından onlara emirler verir. 'Toplanan ganimetten de arılan payınt alır, geri kalanını çele tevzi eder. (Mahfi) imzası altında elden ele dolaşıyordu. Bu şürlerde, dünya- da iyi şeylerin gittikçe azaldı Ba, iyi adamların uyanması ve kö- tülüklerin iiıı'ıiııuı..k ıoeıııııt-ıbl;zıl;ı olduğunu yumu . Zari > sanla ın!ufyuıdu. Dönüş seyaha. tinde de şürle meşgul oldu. Baba. ile oğul arasında geçen macera- ları bir destan şeklinde — yazdı. Şeyh Baba buna bayıldı. Böyle- çe avdet seyahaileri pek tatlı bir (Arkası var) (Eeki şer'iye mahkemeleri micille- TİNİ tetkik etmeyi pek severim. Gazi- Antep şer'iye mahkemesinin sicilinde VAS tarihile kayıtlr bir lâm gördüm Ki, dikkatimi pek celbetti. Aşağıdak! olmuş hikâyenin mevsuu o İlâmdır) $ E FRANSIZ TİYATROSUNDA KOMEDİ KISMI Tügün Saat 16 te Çocuk Oyunu Bu akşam anat 200 da DA DA bedeli olan parayı kabzeyledim deyu taktiri kelâm ey- Temeğin ma vakaâ bittalop Işbu ma- halle tescil edildi.x Örümcekli pencerelerden giren ak- | şam m...nâf sski tozlu halılarımı yer yer iğı Şer'iye mahke- Mesinin dasık ve tavanı çubuk du- manlsrından islenmiş kasvetli Bında, mürekkep lekeli yırtık sedirde Kadı Efendi oturuyor. Sicaktan ter- karşıki — gübreliği - aşeliyen tavuklara, bunların aralarında kor- kak ve firarf konup kalkarak yiye- nek taşmda oturup. Kocaman — eğvi yıklarile bir kat daha heybetli görü. hen Sekbanız, büyük bir ihtimamla endiği yatağanın ikindi ae ile şimşeklenen :ı,n.n beyaz sakalını — Sivaslıyarak İşte nhayet Süleyman ağa da iki genedir süren çiftlik davasını kazan. manın yolunu bulmuştu: Kendisine Buriye benzer iki gariyesini şer'i hir İSTANBULDA EŞSİZ BİR MUVAFFAKIYET KAZANAN BİR FİLMİN S$UN 2 GÜN BUGÜN ve YARIN PEK SİNEMASINDA EYLÂ:'MECNUN DİKKAT: Pazartesi matinelerden itibaren: SEVEN KADIN Baş rollerder FEDDY- LAMARR — ROBERT TAYLOR | " | küstan bir istikzanın ahgngt dalı kavuğunun altında. yastıklı uzun bi- | 4 için bunu da yine halk öder. Garibi şudur ki, kanun ne kadar sıkı ve mü- naSIz alursa dalavere imkânı © kı dar fazladır. Bunun için çete, umuml Bir Tarihte Bir Nevyork Polis Müdürüne Akşam Yemeğinde Oğlu Soruyor: “ — Baba Gazeteler Senin İçin Hırsız Diyorlar Doğru mu ? , Cevap Şu Oluyor: “ Yarından İtibaren Doğru Değil, Oğlum! ,, halk bizar olmrya başlar. <Nedir bu sakı kanunlar? Te gebbüs yok, sanat yök, iş yak. Öteki para mukabilinde bile olaa hize nefes aldırıyorlardır. diyerek gelecek defa yine parti makinelerini iş başına ge- girirter. Çare: Eşkıyadan kır serdarı Datmi bir devir halinde devam ©- Gip duran bu gidişten kurtuluş yok mu? Linkoln Stefans Amerikanın her Kköşesinde yirmi sene süren tetkikler- Vden sonra bunu bulmüştür: Eski eş- kiyadan kır serdarı yapmak, onlar. dan kürnat; fukat ruhan — nâmuslu ve cidden tövbekâr olanları seçmek kendilerine doğrudan doğruya me suliyetler. vermiye cesaret — etmek. Yalnız böyle hallerde Amerika hem menfast maskesile ortalığı kızıştıra- | becerikli, hem de temiz bir idare yü- rak gayet SIkı ve sert kanıumlar yap- | zünü görmüştür. tırmıya ve bunlara tahammtll edil- Bir tarihte Nevyork polis müdü- mez derecede ağır cezalar İâve et- | rünün hırsızlığı bakkında gozeteler miye uğraşır. Çünkü kanın ne u sayfa dolusu yazılar. retimlerle dolu dür sıkı, ceza ne kadar sert olursa imiş. Bir akşam #ofrada mlkdürün oğ Bol rüşvet alınak 3mküânı geniştir. bikinca Halk günün birinde bakar ki, de- mokrat firkası çalıp çırpiyor. «Mü- Malif fıricayı tecrtibe edeyim, belki de daha insaflı çıkarlar> diye düşünür. Bu defa Öteki parli şehrin bele- diyesini ee alır. Dört senedenberi masıl dehşet saçılabileceğini © Xadar|lu sormuş: Baba, senin için kırsız diyorlar. Doğru mu* Adam yutkunmuş. yutkurmuş, ni- hayet Şu Cevabi. vermişi Yarından itibaren doğru değil- dir, oğtum... Nevyork temizlik nâmıma ortalığa ondan açtır. Derhal cski toklardan ziyade | sonra görmüş Müdür bütün usulle- çalrp çırpımıya başlar. . Mitün fena adamları bildiği için Halk bu Saçim devresinin sonunda | hepsine duman aftırmış. — Halkı da Btefens, Amerikadaki parti sie- |der ki: <Parti filân istemem, parti fazla #arkmamış. Bütün dünya .ı.ıı.l harlcinde idare almüns İki parti der- | diye ferahlanmış. Her partiye ait teşkilât yer yer hal uzlaşırlar, «Parti istemiyen Va | geteler teşkil eder. Bunlar arsamda tandaşlar birliği» diye müşterek bir yor ve gemilerini yürütemiyor. Ge- elebaşılar aivrilir. Klebaşı, göze gö- |cete kurarlar, berabence çalarlar. Evet amma, çeteciler ferahlanma- lecek Beçimde bir taşla iki kuş vur- Günün dirinde halk aratından eki- muşlar. Nümuslu polis müdürünü den temiz, nâmuslu adamlar sivrilir, | uzaklaştırıp Kumarhanelere, fuhuş <Bu ne rezslet, hakiki demokrami ie- | yerlerine, hileli fabrikacılara, pis 10- teriz. Belediye ve hükümet, bunun menfaati için değil, şunün | kantalara, kötü meyhanelene nefes Hmümi | aldırmak menfant için idare edilmelidir» Der- | toplaraıslar, sonra polis hepsinder bol bol para müdürünü ler. Halk seve seve kendilerine rey| terfi ettirmek #uretlle halkım hisleri- verir. Bunlar, kanunları sım ertü tat- | ni okşamışlar; daha sonra da zavallı- bike kalkışırlar, yalsutlukları — bilen yr bir düziye korkuluk diye kullan- ve tanıyan eski günahlrlardan bir te- | mışlar. <Rizin tarafların başına nâ- arkadaşlarına KHırsızlağın türlü türlü sahaları var kinl yanlarına sokmazlar. Neticede | muslu adamı Kadı'nın Cariyeleri Keçiriri hat diye Muvazaa şeklinde güva satmışçasıma ralart açık olan dedikoducu Subaşı hediye etmi leyman ağazın lehine bitirmek lâzım- dE. Çünkü; uzadıkça dedikodu uyan- dırtyordü. Velinimeti fetva emininin ve yalut Aradolu Kazaskerinin ku- | | lağma varması ve pişmiş aşa soğuk #a katılması tehlikesi vardır. Vükâ het iki cariyeyi de hentiz görmemişti. fakat medihlerini işit » miştk Bunları mahkemeye - getirtip gürmiyo cevarel edememişti. Çünki Kâtip Seyit Ahmet Çelehinin ” n tehzi bakışlarından Çok çekiniyordu. İyta şimdi, eltâsı bözulmuş tahta çekmecesinin basında, Zayıf, — soluk Çehrestle hasta bir ördek gibi uyul kyarak, yüzüne konan stnekleri bur numun bir hareketile kaçırmıya çalı- şan bu Seyit Ahmet Çelebi ne ya> man, ne hilekâr bir adamdı. O sabah yerine oturur OLUrMAZ, elini uzun Ve dar meşin kaplı Sicil - defterinin Üzerine Vurarak mânalı ve müstehzi oda> | bir tebeastim ile «Bügün U olarak teberrüken cariye mÜbayaamızı tes- Ci edeceğim> demesinde ne kadar v uvazSayA daha - evveldan v&kıf olduğunu bu sözlerle bildirmek istiyordu. Bu çıztlik meselekinde o da birçok hud'alar yapmıştı ya! Artık bunun hakkında birm: * (mahah davranmak uydurduğu — şer'i leleri hoş görmek, Malyetini gözet- mesi lâzımgelen bir Amirin — şânın- landı. Zavallmım kalabalik allesi de var dı. Bunların maişetlerini temin etmek te, kolay bür yey değildi. Burnüna bir «inmek kaçan — Bayit Ahmet Delebinin, gürÜltülü bir akı rığı Kadı Etendişi daldığı dürünc. den uyandırdı. Esniyerek kuşağı Tasındaki kecaman piryol saati karıp baktı. Saat henüz ona gelmi mişti, Vâkıl çalışması Zamanla mü- kayyet değildi amma, Cariyeler eve Fider gitmez kendisinin de mutadı fâfma kalkıp gitmesine, hiç kimse olmasa bile, Seyit Ahmet Çelebi le, kahve ocağında dalgin gözlerle çu- buğunu fosurdatan Mühzir başı türlü türlü mânalar vereceklerdi. Kuları götüren Muhzir Kasım ağa da henlie avdet etmemişti. Acaba ev- de Acuze kazır bir. halt karıştırıp ta kızları mu kovmuştu? Bunu hiç zannetmiyordu. Çünkü: her ne kudar kırk genelik ehli olat koca kart çı harçın, ahlâkerz ve krakanç ise di şer'in cevaz ve müsaadesile istifraş edilecek olan bu cariyelere karşı bir münasebetsizlikte bulunmaması icap ederdi. Fakat, gel de bunu koca ka- Tıya anlat! Eiter bir remalet çıkacak olursa, birçok fena tesirler yapacak- ü 'Bir arpalık meselesinden dolayı a- Artık bu davayı Sü-| Davnt oğa bunu bir vesile yapacak, Jlarda birkaç günler artık bütün odalı bu meseleden bahisle alay edilecek- İhtimal ki, din nâmına müduhale- inden muğber olan Sancak Beyi de erek İztanbula arzedocekti. yapmıştı da kızları erkenden e- ve göndermişti! Akşam üzeri kendisi evde iken gönderitmelerini tenbih et- seydi ne iyi olurduu. Kendi kendine teselli “verdi: Bve gittiği vakit boşamak tehtidle acu- zeyi yola getirir. böyle tahlikelere meydan vermezdi. Zaten axlı ve ted- biri fle şöbret kazanımış bir kadı için böyle şeyler Bdi meselelerdendi. Süleyman ağanın teminatına göre Gürcü cariye pek şirin bir şı lrydi. Acaba bu gece hangisine ragrp olsaydı? Akei gibi bu gece de eaki müfcü Hüsameddin — Efendinin mevlüduna davetli bulunuyordu. Cümertliği İle şöhret kazanan bu zat ta bu cömert- llğini ne kadar sıkscı bir şekilde göz- termiye kalkışırdı. Mevtüttar. sonra yemek yedirmedikçe misafirlerini bu- rakmasdı. Gece yarısına kadar bek- lemek, bu azaba katlarımak lâzımge- Hiyordu, Özür diliyerek erken — kalk- mak ta dedikoduyu Mucip olaçaktı. Çünkü, herhülde ci cariyenin eve git TÜği işitilmiş olmalr YdL. Kadı Efendi. talir hülyalarını to- katiryan bu düşüncelerile içini çeke- rek Piryel snatine bir daha baktı On buçuk! Kurnaz Seyit Ahmat Çelebi Kadı- nn sadırsızlığını ve bunun sebepleri-. ni billyordu. Kadı Efendinin tevec « çühürü Xxasanmanın tam fırsatı Hdi. Gecinevek ayağa kalkıp «bana bugün biraz erken m buyrulur mu? Çünkü mevlüda hazırlanmak lâsım- dirk dedi. Kadı efendi bu bahanenin üzerine hemen atıldı. <Ha! Sahih! Dedi. Ben de icabet edecek idim. A- çap vakit geldi mi, evlat?> Kadı e fendi bu suali, kaj Muh- F aZD eee SAĞ a lar okumuyu çalışarak Çelebiye sormuştu. Muhzir Kasım ağazım yüzünde kor ku ve öendişe izleri görünmüyordu. Oht Demek işler yolunda idi. Lapçmmmm tekini giydi. Sahte bir sükünetin vakarile terbihini, enfiye kutusunu kuşaşının arasına yerleştir. dikter sanru kavuğunu düzeltip, aza- metli, ağır adımlarla kapıdan çıktı. Bıyık altından mâzalı ve müstahzi gülüşlerle kendisini takip eden Seyit ÂAkmet Çelebinin ve muhairlerin Ön- lerinden geçerek mahkemeden çıktı.. Fuhü kanatlakdı. truzi gibi mıımu ruhu kanatlandı. gibi ci bir &a evvel kavuşmak inden başka ber şeyi unuttu. S Şeref EROĞLU ler çalıyorlar, ain | te kapanacak, fuhuş şöyle ve şöyle|ma çalmak için iş te görüyorlardı. fırıldak çevirmiye çalışıyardu. Halk Serdarı Semt semt kötüleri korkutarak para ızdırmışlar. Stefent kitabında şu hikâyeyi de Janlatıyor: «Nevyork — hüktmetinin Parti elebaşısı, gehre ait olan su te- alsatının hususi bir şirkete devri için bu projenin aleyhinde kdi. Nevyork valisi, elebaşının adamı olduğu halde kafa tutuyor, projeyi imzalamıyordu. | | Gelecek intihapta bu elebaşı biz- İzst vali oldu. Ziyaretine gittim ve | dedim Ki | Eh, şimdi elbette su projesini| İimza odersiniz. Kat'iyyen etmem. — Haniya geçen & miya uğraşıyordi Başka biriki kazlık edip imza ederse diyeceğim yoktu. Ben komis- yönümü alırım. Fakat doğrudan doğ- | ruya kendi imzam ve mesuliyetim | (altında halkın menfsatine ve hissiya- |tana bu kadar aykırı bir iş yapayım, İüüzerimde şatıst leke kalsın. Ben böy-| İle iye gelemem. | Stefena diyor ki: «Bu cevap bana pek çok geyler | öğretti. Kötülüğe müni' olmak için |konular ve mesultyetleri Angıtan kortrol usullari doğrudan doğruya kötülüğün membasdır. Becerikli ve teşebbüs sahibi adamlar üzerinde Şahai mesuliyet toplayın, işlerin ne kadar temiz ve düngün bir şekli a- lacağını ve ne kadar hareket ve be- Teket uyanacağını hayretle görecek- siniz.> e bunü çıkar- SPOR Bü Hafta Yapılacak Lig Maçları Atatürkün ölüm yrit dolayınile te- hire uğriyan lig maçlarına - bu hafta Fenerbabçe , Şeref slatlarında devam edilecektir. İkinci küme müsahaka- ları da Karagüimrük ve Anadoluhisar sahalarında oynanacaktır. Haftanın en mühim müçını Fener- bahçe stadında Fenerbahçe - Pera yapacaktır. Şimdiki halde şampiyo- nada fkinci vasiyette giden Peranın Fenerbahçe Xkarşısında nasıl bir ne-| tice SlRCaft merakia beklenmektedir Peralılar bu hafta cezali ölması do- layısda en mühim oyurcuları Hiristo- dan mahrum bulunmaktadır. Bu mah Tümiyet Pera tçin bityük bir nokaan- Dk olacaktır. Müsabakanın Penerhah çe Jehine neticeleneceği tabil olarak görülmekte ike de, sarı Mcivertile- Fin müsabakadan galip çıkmaları için çok çalışmak Mmecburiyetinde olduk- arını kabul etmek lazımdır. Fener stadının ikinci karşıluşma- sıda Galatasaray - Vefa arasında o- lacaktır. Vefalıların bugüne — kadar oynadıkları ayunları gözönünde tu- | h, tarsak Galatasarayın galibiyetini mu addetmek icap eder. Şeref — stadındaki — Kasımpaşa - Süleymaniye karşılaşmasında neti - ce daha ziyade Kasımpaşa Jehinedir. Beykoz - Topkapı erasındaki mü- sabaka müsavi kuvvetler " arasında olacaktır. Bu sene oynadığı oyur larda iyi dereceler alan Topkaj galbiyeti uzak bir ihtimal değildir. Beşiktaş - İstanbulspor — maçının' galibi de bir olmazar e Şiktaş olucaktır. Kemal ONAN Fabrika ve Nüessese- | lerde Mükellefiyet |/ İki yüzden fazla Bulunan fabetkalardaki mükellefiyet çağın - düki kadın ve erkökler bu ayın go- nündan itibaren mükellefiyete — tâbi tutulacaklar haftada Gört sasf bo- Gen terbiyesi çalışmasına Mmecbur &- dileceklerdir. Kazalardaki — gençlik — klüplerine mensup gençler de kış - programına göre çalışmıya başlıyacaklardır. Şimdiye kadar olan haftada — IKi ııı=k galışma dört seste çıkarıla- çaktır. 'aki Yeni Bir Saha Yapılıyor Çukurbostan Pproje mu- vafık görülmemiştir. Eunun için ye- niden bir proje yapılmakladır. Ve yakında yeni projeye güre sahadaki Çalışmaya başlanacaktır. el l ÇÜNKİ: JAN BLONDEL - MALVİN DUGLAS Her hayata bir sandet katan.. Heryuvaya bir istirap aştılıyan... Har gö- nüle bir aşk çengeli takan, Fransızca KADIN PARMAĞI Filmini neşeden örülmüş bir fartazi.. Heyecandan yaratılmış bir eser.. Kahıkaha ile süslenmiş bir. sanat harikası yaptılar. Cülmek ve mesut almak için (LALE) ye koşunuz. DİKKAT: Dünya harbinin en son ve heyecan: vakaları Bugün saat 1 ve 2,90 da tenzilâtlı Ti Kalp Liralar Yazan: ÜÇ YILDIZ akımda piyasaya çıkarıl- maş olan kalp Hiralardan birini bana da gösterdiler. Bunu yapan arkadaş yalancı p:krıyı sahicisile yanyana koya- zak: — Hayli acemi bir iş, dedi, fark derhâl göze batıyor değil mi? — Dermhal, dedim, sahicinin baakısı pürüzsüz, rengi parlak olduğu halde kalpınki bir tu- haf... İnsan ne kadar dalgin veya ahmak olsa.. Arkadaş gülerek sözümü kes. tt — Dikkat et.., Paraları ka- rıştırdın... O elindeki sahicisi- dir. Kalp âteki... Kendi ağrımla — söylediğim sıfatlardan birini kabullenmek kolay olmuyor. Fakat dalgınlı- #ama kendim de bir parça gü lümsedim ve arkadaşın verdiği izahatı dikkatle dinledim. Şim- di artık bana söhte bir lira so- kuşturmak mümkün olamıyaca- #ina eminim. Buna — rağmen itiraf “etmeli yüm ki kalp İiranın da sahici gibi duran bir çehtesi vardır. Aradaki ufak tefek farkları hoş görmek lâzımdır. Kimbilir han- gi karanlık izbede Nuh Ne- bi zamanmdan kalma aletlerle ve polis baskını — korkusundan titreyen ellerle çıkarılan bir işte modern bir devlet Darphanesi işindeki vemizliği ve tamamlığı aramak haksız olur. Bir gün bel- kide hbaklı cezasını çekmek üzere kanunun — pençesine düş- müş olan kalpazan artisti hüzün- le düşündüm — Zavallı rate — sanatkdı Fransız büyük inkılâbında idam edilmiş bir büyük şairin giyoli- na giderken kendi kafasını par- mağile göstererek dediği gibis «Yazık., muhakkak ki sende bir geyler vardıs. Seni acaba bu Pola mayandaki bozukluk mü, yoksa Fena terbiye, fena göre- nek mi sevketti? Yahut da bir kazazede misin? Çünkü cemi- yette lâyık olduğu şeref, servet veya şöhret mertebesine meş- ru merdivenden çıkmak için bütün gayret ve hüsnü niyetle- rini sarfeden fakat kendisile bahse tutuşmuşa — benziyce bir talihin tekmelerile gün günden aşağı düşerek nihayet senin bu- handuğun izbeye yuvarlananlar da vardır. Madem ki asimdan bin güçlükle ayırd edilebilecek bir kalp pi 1 başaracak kâ- dar hüner, zekâ ve teşebbüs sas hibisin kalpazanlıktan milyon kere #igortalı bayka işlere teşeb büs edemez miydin? Meselâ kalp para basmıya kalkacağına paranın kanunları- na dair makaleler, kitaplar ya- zardın. Öteden beriden toplan- mış nazariyeleri birbirile kariğ: tırarak orijinal kornpozisyonlar, karışiklık ve anlaşılmazlığı art- tkça derinliği ve ilmiliği çoğal- yor gibi görünen muhteşem arabeskler meydana getirecek kadar hünerli ve açıkgöz insan için çocuk oyuncağı demekti. Yahut da ne bileyim, meselâ bir felsefe veya edebiyat kitabı mey dana getirerek çok sayın bir fel- sele ve edebiyat üstadı olmak, bunların yalancılarını sahic den ayınd etmek için henüz usul icad edilmemiş bulunduğu için en uyanıkları bile nihayet tereddüde sevkederdin ve tut- tuğun yol seni İmralıdan çok daha başka türlü yerlere götü- rürdü. En Büyük Neş'e Haftasını yaşıyor. matineler,

Bu sayıdan diğer sayfalar: