20 Ağustos 1949 Tarihli Yeni Sabah Gazetesi Sayfa 2

20 Ağustos 1949 tarihli Yeni Sabah Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Tevkif edilen İBİR ÜRGÜNÜ &£ Çeviren: Nazım Kemal Guepeu şefi hapsedilmeden intihar etti Telrika No: — 8 — Kocamın bir kostum ve — bir, kaç parça çamaşırdam ibaret eş yasını teslim etmek mecburiye finde kaldım. Bu arada ajanlar, odanın bir köşesinde duran ya- z makinesini görmüşlerdi. Bü- tün israrıma rağmen, yegüne ge çim vüsıtam olan bu makineyi Alıp götürdüler. Bununla beraber kocamı bul- mak ümidile hapishanelerin ö - nünde sıra bekleyip düruyor - dum, Ben, onun Lubianka ceza #vinde olduğunu bildiğim müd- Getçe, kalbimi burkan üzüntüye Tağmen, yine de rahat sayılır - dim. Fakat ya şimdi? Artaık ha- pisbane kapılarında kuyruk ya- Pan kadınlardan medet umuyor, onlardan bazılarına soruyor- düm: — Kuzum, bir. mahkümun duzumu haklında üereden ma - lümat edinmek kabil? Fakat bu kadınların hepisi de, benim ka- dar şaşkın ve ümitsizdi. Etraftan duyduğum sözler sa yesinde, ceza evlerinde geçiri- len hayata dair bir fikne sahip olmak istiyordum. Bir 'Rus ka- dını bana şöyle diyordu: — Ceza evlerindeki mahküm- lar, tahta üzerinde yatarlar, Sa bah akşam yedikleri şey, sade- ce bir çorbadan ibarettir. 1987 yılının nihayetine doğru, Moskovada, bütün Rus halkını —heyecana düşüren bir hâdise ol- du: Ansızın tevkif edilen Gue- peu şefi Jekof, tam hapise atı- İacağı sırada intihar etmişti. Waktile binlerce kişiyi inim i- mim inleten; Stalin'in emri üze- rine binlerce mâsumu asıp ke- ven Jekof, şimdi artık ölmüş bu Tunuyordu. Acaba omun tevkifi- ne sebep meydi? O ne gibi bir hatâ işlemiş olabilirdi? Biz o tarihte bu vak'ayı şöyle tefsir etmiştik: Stalin, Jekof'u tevikıf ettirmekle, Rus halkına Guepe'n gefinin ölçüyü kaybedip caniya- ne hareketlere giriştiğini anlat- mak istiyordu. Bu suretle Je - kof'un ölümü; bir yandan mem munsuzlar arasında baş göster mesi muhtemel isyanı bastırma- ğa, öbür yandan bazı siyasi çev Telerde, daha hür bir politika pise de H. J. yoldaş da ayni âkibe- 'te uğrayacakta. * Ben daha mayıs 1937 de, ko- camm ortadan- kayboluşundan pek az sonra; Pariste — oturan kızkardeşime, bir mektupla, ba- gıma gelen bu felâketi bildirmiş | tim.. Bunun üzerine onunla tev- | kif edildiğim âna kadar, devarı h bir gekilde mektuplaştık; dert lerimizi, gizli cümlelerle birbi- Timize anlattık.. — Kızkardeşim, Ümitsiz durumumu öğrendi ve bana yardım etmek istedi. gün beni gümrük müdürlüğün- Gen ansızın çağınverdiler ve bana, bir paket içinde, iki ipek H rop verdiler. Bittabi ben bu ropları, — bitpazarında — sattım. Bir başka gün, postacı bana ikt| Yüz rublelik bir makbuz getir- di. Ocak 1988 de ise, üstünde gu cümlenin yazılı bulunduğu bir kapt postal elime geçti: «Bi- Yaz daha sabret, yakında yar - dım göreceksin!> Bir hafta son- 'Ta da Moskovadaki Fransız kon solosluğundan, muayyen bir güm için, bir davetname aldım. Yola çıkınâdan önce bütün ar- kadaşlarıma veda ettim. Zira yabanciların konsoloshane bina- İarından çıkarken, çoğu zaman, tevkif edildiklerini biliyordum.. Dar ve karanlık sokaklardan ge gerek Fransız konsoloshanesine vardım. Binanın önünde, şüp- heyi çeken bir takım siviller var d Ben bu ânda, birbirini ka - kan mütenakıs hislerin pençe - sinde kıvranıyor, kendi — keadi> me düşünüyordum: Tiye girsem mi? Yoksa buradan kaçıp gitsem mi? Bu gekilde hareket etmekle tevkif edilmek ten veya Sibiryaya gilrülmekten kuztulabilir miyim ? Konsolos, Paristen — namıma bir telgraf gönderildiğini ve Fransız hükümetinin bu şehir- G6 üç ay kalmama müsnaade etti- ğini bildirdi. Bunun üzerine o- | 'na telâşla sordum: — Rus makamlarından çıkış vizesi almak hususunda yardı - mınızı rica edebilir miyim? Pram | maolosu, ciddi bir tavır ta-| cevap verdi | Tansız tabiiyetinde olma» | dığınız. için, yardım etme-| mize maddeten — irakâin yoktur madam! Teessürümden gözlerim dol - muştu. Konsolosa hiç haber alamadığımı, müşkül bir duramda bulunduğumu, bel- ki de yakında tevkif edileceği - mi yana yakıla anlattım. O, sa- de başım saflamakta beni büyük bir nezaketle yolcu etti. Konsolosluk binasından, tev- kif edilmeden, sağ ve sâlim çı - kabildim. Bir kaç gün — sonra, elimde Fransız müsaade kâğıdı, çıkış vizemi temin etmek üzere pasaport dairesine müracaat ct Fransız hükümetile temas- ta bldüğumu anlayan Rus me- murları, ilk önce homurdandı - lar. Fakat bir müddet — sonra, bir mucize kabilinden, vizemi yaptılar ve bana 12 günlük bir müsaade verdiler. Bu ândan itibaren bütün gün lerimi korku ve endişe içinde ge çirdim. Acaba bu lütüften sonra beni yakalamaları ihtimali var mıydı? Yoksa Parise gitmeme, gergekten müsaade — edecekler miydi? Aradan çok geçmeden vaziyet anlaşıldı. Günün birinde, Gue- peu ajanları beni aramağa gel- diler. Vaktile Mihailina'nın de - diği gibi, insan her türlü felâke- 'te alışıyor. İşte bu yüzdendir ki beni tevkif ettikleri zaman ne telâşa düştüm, ne de korktum! Kubianka cezaevinde Sabah karanlığında, ayakları- mın ucunda valizim, iki Guepen ajanı ortasında, Lubianka ceza evine gitmek üzere, Kamyonla Moskova sokaklarından geçer - ken, içimde, hürriyetini ebedi- yen kaybetmiş kiraselerin - kıv - Tandırıcı azabı Vardı. Lubianka 'ceza evinin avlusu- 'a girince, ajanlar, beni karan- lhık bir odaya soktular. Birkaç dakika sonra önüme bir yaprak kâğıt ve bir mürekkep hokkası sürdüler. Artık kayıt merasimi başlamıştı. - Kâğıt doldurulun- ca, bir gardiyan beni <Köpek kulübesi», <Sobatehnik> adı ve- rilen penceresiz bir hücreye gö- türdü. Burası o kadar dardı k. Bıraya oturunca - dizleriniz ka- pıya çarpabilirdi. Tavanda açı- İan ince bir delikten içeziye bir. damlacık hava sızıyordu. Beu, buna, rağmen fazlasiyle yor. gun olduğum için, sıranın üstün de büzülüp uyudum. Bir aralık. kapı bızla açılınca, deli gibi u- | yandım. Gardiyazlardan biri beni 6- nüne katıp, dehlizlere benziyen geniş koridorlardan geçirdi. 'Yerler baştan başa tuğla döz: li olduğu için, adım seslerimiz, duvarlarda uğultulu akisler ya- pıyordu. Bir hayli yürüdükt- Bonra bir salona girdik. İçe de bizi beyaz önlüklü bir kadın, bekliyordu. Bu siyah saçlı ve kızıl suratlı kadında, cinayet iğ- lemeğe hazırlanımış mücriml rin Ürkek hali vardı. İşte b: rada, ilk defa olarak, — benim üstüm başım arandı. — Kadın, bana bir fahişeye edilen mua-, meleyi yapıyordu. (Devamı Var) 'Acaba içe- | İngil Elli milyon Türk liralık döviz verildi tereden temin edi- lecek dövize karşılık sterlin sahasına ihra- cat yapılacak Yeni ihraç mewsim'ne ay ba- şından sonra girilecektii 'at başlayıp yemi döviz sağlann geniş ölçüde ithalâta geçilem anlaşılmaktadır. Bu sebep İthalât için uzun zaman geçecek demektir. Piyasada bu yüzden endişe' belitmiştir. Bu — Busus Marshall plâni mümessillerine de anlatılmış — ve nildiğine göre Amerika tarafından İ den tertibat alınmıştır. Marshall plâmı gereğince ahınan karara İa giltereye, Amerikadan tahsis © dilen dolarlardan bir kasmı Tür- kiyeye, İngiltere tarafından, İ göre yine Marshall plânını giliz lirası elarak — verilecektir. lül ayında bu yoldan, yâni İn- ereden İngiliz lirası olarak tahsis edilen dövizin tutarı 50 milyon Türk lirasını bulacaktır. Bu tahsisin bir kısmı devlet it- halâtına ayrılacak, mütebaki kıs mi muhtelif ticaret zümrelerine dağıtılacaktır. Alınacak bu dövize mukabil sterlin sahasına dahil memleket- lere mal satışı yapılacaktır. İn- giltere mallarımızın - satışından evvel bu parayı avans olarak ve- recektir. Emniyet Genel Müdürü şehrimizde Emniyet Genel Müdürü Gafac Soylu, Ankaradan İstanbula gel- miştir. Genel Müdür Şehrimizde birkaç gün kalacak, tetkiklerd> bulunacaktır. Şehir Meclisi toplantıdan vazgeçti Şebir meelisi üyelerinden çoğu say- fiyede seyahatte olduklarından Mec- lisin fevkâlade toplantısından vazge- çilmiştir. Esasen bu toplunta,- ilgili - lerce düzamsun addedilmek Tevfik Fikretin ölüm yıldönümü Ölümünün 34 üncü yıldönümü mü 'nasebetile şair Tevfik Fikret'in hâ- tırası dün akşam saat 21 do Beşik- taş Halkevinde yapılan bir toplan- tıda anılmıştır. Toplantı, Fikretin Millet Mat ile: saşlamış, müteskıben İhsao' Sonuç, eFikrefin memarindüs adlı bir gür okumuştur. Muzaffer German Fik- Tetin yaşadığı devri ve bayatım 0- Zün porvasis amüradelelerini; Aşiyen müdürü Baim Kiron eFikretten bâtı- çalar> anlatmnıştır. Nejad Tahsin Al- per de Fiksetin edebi pahsiyetini be- lirten bir konuşma yapmıştır. Toplantıya gençler tarafından kanan Fikretin çiirlerile son. veril - miştir. Yangın zannedilen filıt dumanları Dün Nişantepında Yeniyolda Boncukyan apartmanının birinci katında Gülser'in kiracı bulunda Pu dairede yangın var zannedile- rek itfaiye celbedilmiş, odalar a- çıldığı zaman yeni sistem fikt makineleriyle dezenfekte edilmiş olduğu ve yangin zehabını uyı dıran dumanların da filit olduğu anlaşılmıstır Birkaç gün evvel 4 üncü Vakıf han altındaki Akm mağazasında da ayni şekilde filit, yangın sam-| harak itfaiye celbedilmişti. Ucuz gıda maddeleri Belediye iktisat işleri müdürlüğü, halka ucuz fiyatla kıda —madd satmak için hususl müteşebbisler ve belediyenin iştirâkile bir girket ku rulması yolunda bir teklif hazırla- mıştır. Fakat bu teklif, belediyeco zeddedilmiştir. Belediye, halk men- faatile ilgili işleri organize etmek va hu maksatla para barcamalıtan ka- çınmaktadır. BUYUK AŞK ROMANI Yazan : SERVER BEDİ — Anlıyorum! dedi. Ve oturduğu koltuğa biraz da ha yerleşerek devam etti: — Selmin istemiyorsa, yaban cı memlekeflere gitmesi doğru değil tahii. Annesi de onu zorla Bönderemez ya. Çocuk değil o, Neriman atıldı: — Pasaportu der — Hazırlansın. Selmin gitmi- yecek olduktan sonra, annesi hu zorla kolundan tutup tayy: reye mi bindirecek? — Fakat efendim, biliyorsu . nuz, o annesile mücadele edi mez. Boyun eğmeğe mecbur ka- hır. Kadın Nerimana da, Nejada da bakarak — Peki, dedi, ben ne yapa - yım? Vildanla ben mi konuşa- yım? Daha fena olur. Büsbütün İnat eder. Nejat cevap verdi: — Biz düşündük ki, siz Sel- mini almağa gidersiniz, ona da hazırlanıyor, Ü- kuvvet gelir, annesinin tesirin - den kurtulur. Sizi çok seviyor. den büyük bir cesaret alacak Selmin'in hâlâsı bir müddet hareketsiz durdu ve düşündü.. Her türlü ihtimali gözününe ge tiren ve birbirile mukayese eden akıllı bir kadın olduğu besbelliy di. Onu tanımak, Vildana k: Nejada bile kuvvet ve cesaret veriyordu. Neriman bi iyecekti.. Nejad kaşlarını kaldırarak, Sel- minin hâlâsını bu derin düşgünce ve karar ünında serbest bırak - mak lâzım geldiğini ona vezdir. Bedriye hanım gülümseyerek dedi ki: — Evet, bunu da anlıyorum. Selmini o evden acele kurtarmak lâzım, Kız hâsta, Kendisi kalkıp bana gelemez, Gelse ben onu burada alıkoyarım. Gelemez, Ben gidip onu oradan almalı - yım, Fakat ben de yalan dolan No. 75 sevmem, Vildanı görürsem ona açıkı ma alacağ lemeliyim. Kızı yanı- mı söylemeliyim, Ar- tık ne olur, bilmem. Kadın deli- dir, Bana da silâh mı çeker, ne yapar bilmem. ülüştüler, Neriman safiyetle mırıldandı: O kadından herşey umu « lür Nejad Bedriye hanımın tini kırmamak İçin dedi ki: - Hayır, hiç zannetmiyorum. Vildan sizl görürse münakağayı uzatmıyacaktır. Nejad'ın «Vil an> ismini ha- nımsız söylemesine dikkat etmiş gibi mânâlı bir yan bakışla ona bakan Bedriye hanım sordu — Siz Vildam tanıdınız m? — Evet, — İyi tanıdınız mı? Nejad önüne bakarak hafif bir sesle cevap verdi: — Biraz, Bedriye hanım başını sallaya- rak dedi kiz Birini Mehmot Bey almıştı. nihan Biri anın dop dolü Idi frenk İşleri bütün gün lalâm İle cenk | İzmir'in tariht çok usun ve çak | dir. İlk çağlarda Lidya | 'nin hükümdarı Kremus'un bazinolo unduğa İzmir, bütün kı oldağu gibi Pera hü ti Kros'un çekinckte gecikmemiş ve çok geşmeden bu.gü- 1 gehir Peralerin eline geçmiştir.. Bu, ve bundan evvelki devirlerde İz- | Doğu medeniyet, mahsül —ve aüllerinin Avrupa'ya geçişte bir bir mahreç noktasını teşkil | Bugün Avrupalıların h: eeki Yunan şuların odar | a ihtirasınt | öprü, etmiştir. İzanlıkla bahsettikleri Memurların tekaütlüğü meselesi 60 yaşını dolduran memurlarla 30 #oneyi ve 55 yaşını ikmal ede'mmemur Aarın tekmüdo sevki etrafında yapılan çalışmaların Bakanlıktan Vilâyete ge den bir emirle durdurulduğu hakkın- bir gazetenin verdiği haber, dün Vilâyetçe yalanlanmıştır. Bu husus- ta yetkili bir zat, şunları söylemiş « tür «— Hiçbir bakan, kanunun emnet> tiği işlere mani olamaz. Kanunu, an cak B. M. Meclisi tüdil edebilir. Ve bugünlerde Meclis tatil - devresinde olduğu için kanun hükümlerinin tat bik edilmesi lâzım gelir. böyle bir emir gelmiş değildir.» Diğer taraftan öğrendiğimize göre yeni emeklilik k: hükümlerine ayularak memuriyet hayatında 30 yı lmı ve 65 yağını dolduranlar, teka- üde sevk olunacaktır. İstanbul Sergisi hazırlıkları İstanbul sergininin kuruluşundaki gaksat, Türk mümulüt ve mesnuü- tile ilim, fen teknik ve Güzel Sanat- Jara 'ait bilamram Türk eserlerini, Türk inkilâp ve medeniyetini, eyva, Tesim, yazı, fotoğraf ve grafiklerile Türk tevk ve uslübünu gökterm' ta- Tağmaktır. Başlıca büyük #anayi mücksosule- yi sergi sahası dahilinde aymı pavyon lar inşa ettirimektedirler. * Sergiyo iştirük edecek mülesnose - ler sergi amblemi taşıyan mamulât ve “madnüatlarile sergi “ziyaretçileri« ne kiymetli hâtıralar da bazırlamak | tadırlar. İstanbal sergisile Taksimdeki İnö-| 'nü- geninini birbirine bağlıyacak olan | beton köprünün inşasına başlanmaş- | tır. Köprünün altından otomobiller | geyecek, üstü yayalara tahsis edile- cektir. TRABZON Batı Akdeniz seferine çıktı | «Trabzon> gemisi, <Ankara» gemisinin bavuzlanması müna- sebetiyle, dün gecikerek Baat 1 10.45 de 356 yolcu ve 60 ton yül le birlkte Batı Akdeniz hattın- | da bir aralık seferine çıkmıştı Yolcular arasında, Tokat mil- letvekili Nazım Poroy, Prof. Hil- mi Ziya Ülken, Prof. Ans Bluck, İsviçrede ormancılık mevzuu hak kında tetkiklerde bulunacak olan Prof. Gafur Acatay ve Prof. Paıx Tavşancıoğlu, Prof. Nusret Kürk çüoğlu, İnsburg ve Mançester'de- ki matematikçiler toplantısında bulunacak olan Prof. Orhan A- lisbah, Paris sinir ve asabiye kongresine iştirâk edecek — olan Prof, Mazhar Osman Uzman ve Prof. İhsan Şükrü bulunmakta idi, İtalyaya giden 42 kişilik biz — Eğer onunla konuşmağa devam ederseniz, daha da ta- Dırsınız. Fakat... Ne kadar Ko- nuşsanız iyice tanıyamazsınız.. Bambaşka bir mahlüktur o. Bir Bak: çok akıllıdır, bir ba- Gün olur çok mer gün olur hain, Hiç belli olmaz. Fakat bir şeyi ak- lına koyarsa mutlâka yapar, yapmak ister. Deli midir, bil- Mmem; fakat insanı deli eder, A- gabeyimi çılgına — döndüren 0- dur. Öyle acaip huyları vardır. ki, anlatmaktan sıkılırım. Bazan boğacağım gelir onu, Bazan da - tuhaftır söylemesi - onu çok severim. Daha doğrusu, sever - dim. Ağabeyime silâh çektiği günden sonra, nefret ettim on - dan. Son dakikasına kadar ağa- beyim deli gibi sevdi onu. Ne vardır bu kadında bilmem ki. Hakikaten insanı çeker, bağlar. Bir tuhaf işte. Tılsımlı bir kadın dır Vildan, Bedriye hanım durdu ve Nejadın yüzüne baktı. Ondan bir tasdik bekliyor gibiydi. Ne- jad bu ihtiyatsızlığı yapmadı.. Yeni birşey öğreniyormuş gibi kadının yüzüne hayretle bakı - yordu. Bu bakıştan şüphelenen Bed- riye hanım, gözlerini onun yü - zünden ayırmayarak dedi ki — Beyefendi, ben sizin! da- ha açık konuşmak İsterim. Nejad doğruldu ve Bakin bir Vilâyete |2 İmedon Selçuk sür Tarihten bir TAANAÜRANNRARAAARENARDANAP AAA NNN yap B > e LAT hamlarım buradan almışlardır. Bu devirde gehri sünleyen en gi el binalar arasında Jüpiter, Apol- lon ve Kibel mübedleri bulunuyor - d Yunan trajedi ve komodilerinin en üzelleri İzmir'in Açık Hava Tiyat- ro'larında temsil edilirdi. İzmir Romaliların geçtiği- zaman orada İmparator Adrien — ile Klod adına iki güzel mübed daha inga edilmiştir. Yine o zamanlar İz- mirdeki Odean donilen müzik mek - tebinde Yunan musikisinin ve Yu- nan gürinin en güzelleri okunur ve söylenirdi. İzmir'in şimalindeki kalenin garbe bakan kapım üstünde mermer üne- rine kazınmış olan büst #u melike- si Smyraa'yındır. Zaten şehir de is mini bu su melikesinden — almıştır. Kalenin duvarları muhtolif üç devre nittiş. Cenuptaki surlar — Kikloplar, bir kısmı İskender'le Lysimak za - manından, diğer kuumlar da, orta çağlardan ve Bizans devrinden kal madır. Hattâ kalenin şimal kısmına Bizan& İmparatoru Yonmis Komno 'nos'un da bir kapı yaptırmış olduğu ve bu kapının tüzerinde İmparatorun nâmını tebcil eden yasılar bulundu. u söylenir. Roma topraklarına te - varüs eden Bizans, bata Roma'nın yıkılmasile İzmire de sahip olmuştu. Fakat birbirini takip eden asırlar, Anadolunun #ahibini de değiştirmiş, Ağustor. 10T1 Mulüzgirt eaferin- den sonra Anadolu tamamen Solçuk Türklerinin eline geçmişti. Çok geç rileri-Ege kıyala- Tına Yarmışlardı. Selçükiler fedoral bir devlet kurduklarından bu civara Aydın oğulları yerleşmiş, Anadolu Selçuk devletinin yıkılması üzerine İzmir Aydın oğulları tarafmdan fet- hedilmişti. İnmir, Aydın oğulları za- manında yeni bir tarih devri yaşamış- tır. Rodos gövalyele- eline Bizanshlar'a, Mensucat işçilerinin mitingi,kaldı SH söleaer Eyüp Mensucat sanay'i işçileri Sen 'dikasmın pazar günü yapacağı pro - testo mitingine Viliğetço — müsaade edilmemiştir. Yeni Dispanserler Vocemle Mücadeler Derneği tayafin dan inşa ettirilen Balat ve Kadıkö, verem dispanserleri bir aya “kadar 'a- çılarak fanliyete-geçecektir. Dörnek ayrıca Erenköyde bir hem gire okulu inşa ettirmeğe karar ver miştir. İnzaat 2 senede caktır. Suriyeli ikinci Öğretmen kafilesi 28 Buriyeli öğretmen, dün Ankara dan şehrimize gelmiştir. Öğretmen- ler saat 15.80 da vali muavini Fuat Alper'i zi etmişler, 16 da T sim Gbidesine çelcak koymuşlardır. Suriydli öğretmenler, — Suriyedeki hâdiseler hakkında kanuşmaktan çe- kinmişlerdir. Borçlu memurlar Vilâyete verilen mal beyansame- derinden anlaşıldığına göre, memur ların çoğu borçlu bulunmaktadır. An cak boreu, imaaşımın iki abisli- olan memurlar hakkında memurin muba- kemat kanunu hükümlerine duyaha- rak kanuni takibat yapılacağı söylen mektedir. talebe kafilesi ile Ordulararası spor müsabakalarına katılacak Ordu atletleri de vapurla seya- hat etmekte idi. sesle: — Buyurunuz! dedi iz demin Selmin için bazı — Ne gibi düşünceler? Nejad önüne baktı. İşte şim- di Selmine karşı resmi ve ailevi bir taahhüde girecekti. Bundan kaçamazdı. Bedriye hanım gibi her şeyi anlayan bir kadın kar- şısında daha açık olmağa mec- bur olduğunu hissediyordu. De- di ki — Ben Selmini çok beğendi - ğiml saklayacak değilim. Hattâ ona güzel hislerle bağlandığımı da söyliyebilirim. Tabli, tahmin buyurduğunuz gibi, onunla ha - yatımı birleştirmeği de düşünü- yorum, Bunu kendistle konuştunuz mu? Açıkca değil. Fakat birbi- rimize kargı beslediğimiz iyi his leri ve niyetleri ikimiz de biliyo- ruz. Nejad Nerimanı — göstererek devam etti: — Selmin hastalandıktan son ra, neriman hanım, aslâ unutul- yacak bir dostlukla bizim a- mızdaki bağları kuvvetlendir- di. Onun vâsıtasile Selmine ba- zı vaadlerde bulundum. Sözüm- do duracağım. Fakat.. Bu «fakata Nejadın ağzından kaçmıştı. ilan baynolmilel İzmir Vu- Y he e a v ni $ Yazan: Cemal Yener İzmir'in güzellirini bir kat dahamrt- medeniyeti, Asya Türk medeniyeti -Jrine, Japauyol ve Venadiklilere het tırmaktadır. T min hemen — hiç'nin İzmir vamtasile Ege denizino ye- | rastladığı yerde uğır darbeler indi. bir gehri tarihi üccer bakımından İz- İ yılmamı meticeninde meydana gelmiş- İren Aydın beyi Umur bey douanmar lo boy ölçüşemen, Baki İsmir'i 'tir. Zaten bu medeniyatin en tanın- |sımı İzmir limanından yolkun açarak şair Enveri şöyle tasvir ediy mış simaları olan Bokrat, Eflâtun | Akdeniz'e gönderip Aydın — oğlanıs İkI kalo Idi İzmir ol zamaı İlzmir ve hawalisinde değrımış ve il-|akınları, Papayı, Venediklileri, Kub- Tıs kıralını, hattü Rüodos övnlyele - get içinde burakırdı. Ehristi. İyan müttefikler İzmiri Türklerin e İlinden almak için gehire fırsat bul- |dükça taarrus edi; Hattâ İzödü to aşağı İzmir'i zupta da mu - vaffak oldular. Fakat Aydın oğullar Ti onları bir türlü rahat bırakmadı - lar, bu arada şiddetli savaşlar oldu. Bu savaşlardan birinin ez kargın za- manında Ümür beyin okla vurulması bu parlak aaferi durdurdu. Yerina geçenler hiç bir iş beceremediler. Bu aıralarda Anadolunun siyasi veçhe vi dağişmiş Söğüdden, Edirneye doğ- ru yayılmış olan Osman oğulları bey- lükleri ortadan kaldırarak Anadolu - irlardı. Beyamd'ın ordularile İzmir kapıla - rına dayanması üzerine Aydın oğul- ları şehri Osmanlilar'a teslim etmek mecburiyetinde kuldılar (1880). Yıldırım Beyazıd'ın 1402 de Anka- ra muharebesinde Timur'e yenilip e- düşmesi üzerine İzmir, Osman oğullarının elinden çıktı. Aydın oğul- ları İzmir'e tekrar hâkim olmak iste- dilerse de muvaffak olamadılar. Bu defa İzmir, Karasubaşı Hamanoğlu Cüneyt beyin eline geçti. Cüneyt bay, Osmanlılar'ın şehande mücadelelerin- 'den istifade ederok İzmirdeki vazi - yetini kuvvetlendirmeğe ve dolayısile Osmazlı hükümetini yıkmağa çok ça- hştı. Kurdos mücadelesinde Osmam- h gehzadelerini birbirine kattı. Çe- tebi Mehmed'den sonra hükümdaer 0- lan İkinci Murad, İzmir'i tekrar al- mağa nzmedenek bir ordu gönderdi hisarları önünde görünce şebri ten- Tim etmek mebburiyetinde —kaldılar. (1424). O tarihten iGYaren Sulh ve kükü- net içinde yaşayan İzmir, iktisaden gelişmede devam etti. On yedinci a- #sırda en zengip Türk — ülkelerinden biri Masır, diğeri de Tzmir'di. * Millet Partisi Fefer bucağı heyeti vmğpitami Miüllet * Partisi , Fatih ilçesi, Fenor bucağı müteşebbis heyeli tegekkül et miştir. Heşette, Celül Yücel, Muzal lah Gültekin, İbrahim Tezcan bulun maktadır. Sağlık Bakanı I Yardım Bukanı dan şehrimize gel- Bağlık ve Şos: dün sabah Anl Bakan, hastahanesi yanında tâmir edilmek- te ulan verein pavyanlarını gezmiş, tamiratın sür'atle yapılmasından do- layı memnun — kaldığını Faik Yargıcıya bildirmiştir. Bakan, müteakıben, il sağlık mü- dürlüğüne gelmiş ve ilgililerle ve- remli hastalara yatak temimi husu- sunda bir toplantı yapmıştır. Dr. Ayazağadakı otomobil kazası Şoför Kümil Versan'in idare- sindeki 2957 plâka numaralı tak- si dün sabah Büyükdereden ge- lirken Ayazağada bir ağaca çarp mıştır. Sadme şiddetli olmuş takside bulunanlardan iki kişi hafif, şoför de ağır surette ya- ralanmışlar, hastahaneye — kaldı- rılmışlardır. Tahkikata başlan- | maştır. Köylüyü kalkındırma Köylüyü kalkındırma maksa- diyle Diyarbakıra giden Üniver- site Talebe Birliğinden 60 kişilik kafile br sabah şehrimize dön- müş olacaktır. aa —— ——— ——— — —— Bedriye hanım tekrarladı: — Fokat ?. Nejad yarı itiraf etmek zorun dâ kaldı: — Vildan var, Vildan hanım var. Onuün garip huyları beni dü şündürüyor. Nejadın ağzından bu sözler, biraz evvelki <fakat>» ın peşine takılarak gayri ihtiyari çıkmış - 'ta. Ne söyliy li bilmiyordu.. Vildanla münasebetini itiraf et- mesine imkân yoktu. Selminin hâlâsı önüne bakı- yor ve düşünüyordu. Mes'eleyi anlamış gibiydi. Bir müddet sus tular. Bedriye hanım birşey söyliye- cekti. Nerimana doğru gözlerini kaydırdı ve vaz geçti. Bunu his- seden genç kız ayağa kalkarak: — Pardon, dedi, eve bir tele- fon etmeme müsaade eder misi- niz? Telefon dışarıki sofada ga- liba, Bedriye hanım da ay &ı ğa kalk — Buyurunuz! Dedi ve elile sofanın bir köşe- Bini işaret etti. Kız dışarı çıktığı zaman, Sel- minin hâlâsı, alçak sesle Neja- da sordu: — Affedersiniz yavrum, dedi, nazik bir mes'ele Üzerindeyiz. Ben her şeyi bilmeli göre düşüneyim, hareket ede- yim, (Devamı Var) mun birliğini kurmaşlardı. Yıdırım | İzmirliler, Cüneyt beyin maiyetini | Jeden sonra, Balıklı Rum | im ki, ona | rak çÇT Dinmi Ayni asırda yaşamış ve İzmir'i «i- yaret etmiş olan Evliya Çelebi seya. batnamesinde İzmir'i gözle tesvir ot- mektedir. . «Âdem gürdükte ziruh — zannedip hayran balur ve ne canibe gitsen ol Canibe nazar edor görünür. Tebessüm stsen öyle nümayandır. Bükü vder gekli alsan ol dahi Bükü alüd müşa- bede olunur, garip temaşadırı. İzmir'in mes'ut Künleri — birinci dlnya bezkinin manma kadar üevemi etmiş, Osmanlı devletinin mağllibi- yeti bu güzel şehir için de bir felk. ket olmuştur. 16 Mayıs 1919 dan 9 Eylâl 1922 ye kadar İzmir'in tari- bi kapkura, külbap ve facislerin ü ladur. Bununla beraber İzmir, düşmana aai Kağyun eğmik n döznmn tr. İsmir'in yağa elekri, İenüri perefine yakışır bir şekilde müdafna etmişlerdir. 96 Ağustas 1922 de bü- iyük tanrrazdan — sonra — kahraman Türk ordusunun 9 Eylülde İzmir' düşman elinden kurtarmazile bu gi İi Türk şekri için Şwi ve zet't tür ömür bağinaışlar Müstahsile yardım U Tarım Bakanı, bu hususta yapılacak yardımları izah etti Arikara 18 (Hususf) — Tarım Bakanı Cavit Oral, verdiği bir de. meçte, kuraklık yüzündem zarar gö ren müstahsile bu yıl verilecek to- Bumluk miktarının 120 bin ton ol duğunu, bu miktarın şimdiye ka- dar kuraklık yıllarında dağıtılan tohumluk — miktarının Üç mislini teşkil — ettiğini, tevzi listelerinin hazırlanarak Ziraat Bankasına ve Toprak mahsulleri Ofisine bildi: diğini, bu süretle — tohumlukların, 'en geç Eylülün 15 ine kadar müs- tahsilin elne geçmesinin sağlandı- gını, kuzaklıktan zarar gören çil İsinin borçlarının Ziraat Bankasın- |a 'tecitine başlandığım söylemiştir Traktör teuzlatı Bakan, devamnla, Marshal! yardı T gereğince, Amerikaya şimdiye kadar 1916 traktör smarlandığını, bu güne kadar 1354 traktör getirii miş olduğunu, bunlardan 1000 ta, nesinin , 15 Ağuslasa kadan ijlerde, curulan komlsyonlar elile traktör ve ziraat âletleri tev- Zil usulünden vaz geçildiğini söyl yenek demiştir kiz — Toaktör ve hef türlü zir: t fer Akkoyun, Ontama Akabin, Emral| yt ve makinasını almak isteyecek| çiftçileri mahalli ziraat teşkilâtın- dan idare Amirlerinin tasdikile yal Tz bir çifçi vesikası almasının , fi olduğunu, bu belge ile de isledik leri makineyi, istedikleri firmadan ve istedikleri zaman alabilecekleri ni tamim ettim,> Kuduz vak'aları yeniden arllı Sıcakların artması sebebiyle kuduz vakaları da sıklaşmıştır. Caddebostanda Saffet adında bi- risinin küçük bir av köpeği ku- durmuş, çocuk doktoru Ali Şük- Tü Şavh ve eşi Tasvire Şavlı, damadı avukat Hazım Dağlı, Ha- zımın oğlu Yavuz Dağlı ile tçlâl Tuncer, Nevin Gürsel Aysu, Rai- fe Tunçay, Can 'Tunçay ve Zaol Fayascl, R. Mosailla adlarında kimseleri 1sırmıştır. Diğer taraftan Sarıyerde Yeni- gazino sokağında Hilmi Zorlu, Eyüpte Feride Karance, İbrahim Sarıca, Balatta Huriye ve İlya adlarındaki şahıslar da yine ku- duz köpekler tarafından ısırılmış. lardır. Öldürülen köpeklerin müsbet kuduz oldukları görülmüş ve - sırılanların hepsi de kuduz teda> visi altına alınmıştır. Orgeneral Asim Tınaztepenin arznesinin cenazesi dün kaldırıldı Birinci ordu müfettişi Asım Tınaz- tepe, mühendis M. Ali Tınaztepe ve kayan Fakiye Tırcalı'nın annsleri ba- yan Vüsfiye Tınaztepenin cengzesi Jdün merasimle kaldırılmış, cum mazımı müteakip Beyasıt camiinde aamazı kılındıktan sonra Merkez E- fendiye götürülmüş ve oradaki sile kabristanına defnolunmuştur. Cena- zedo bir çok generaller, vilüyet ve ba lediyo erküm, şehrin ileri gelen si- maları ve kalabahk bir cemaat bu- kanmuştur. — Merhümeye — Allahtan mağfiret, kederli ailesine ve sayın ergenerale baş sağlıkları dileriz. Izmir fuarı bugün | açıhyor İzmir, 19 (Hususi) — Beynek milel İzmir Fuarı, yarın öğleden sonra açılacaktır. Fuarı, Ticaret ve Ekonomi Bakanı Vedat Dicle li bir nutukla açacaktır. Yalovada bir orman yangını Yalova, 19 (Telefonla) — Bu- gün Çınar bucağına bağlı Teşvi- kiye köyünde bir orman yangımı olmuş, yangın bir saat devam et- tikten sonra söndürülmüştür. * Sehremini Halkevinden Evimizin temsil kolu öğretmenle- rinden merhum Sadi Mete'nin hütı- TüsnI aama münasebetile 21.8.1049 pazar günü aat 10.30 da Evimin sa- donunda bir toplanlı yapılacaktır. Dilenci edebiyatı... Medonl bir memlekette dilonci ol 'maz) çünkü Gmeksiz — verllen para, atanın göretini tekeler ; Şeref ise bir Insan için sağlıktan caha mühimdir. Çalışamıyacak Guürümda olantır . yapsınlar? Aç ve çıplak E-ümlec mit Hayır — Medeni mertlenctir-se — c İyal yardım Yeşkildi vardır; sağlam- darın verdiklerile sakatlar ve (hti . İyarlar beslenirler. Bizdoki Dörutace- İze, üşevleri u maksatla kurulmuz tur ; faküt bura rağmen Zitencilik a. zalmaz, çoğalır. Hükümet vakıt va- Kat Buntarı toptar ; kararetli bir yar sak bir müddet sürer, sonra uzun Zaman umutulur. — Cami kapılarında köşe haşlarında dilencilor, hastahanelerın önterinde — ünencilor, hattâ Tuzta içmelerin giden yotda ÇEŞTLN Gilenciker Börülür. Buntar a- rasında övlerin kaptarım Çalantar, dükkân dükkân gezerek adetâ haraş alanlar, vapurlarda veya tirenlerde İnsanın neş'esini kaçıramtar çoktur.. Gazıları uslu, bazıları sınmaşık, ba- zıları da zorbadırlar. Gazetelerin bi- rinde bir muharrir, dilenci kıyateti- 'ne Bgirerek onların nasrl <ierasyi sa- nat> ettiklerin uzun uzun amtatıyor ; Şebeke halinde çalışanları, günde se> Kiz ©n Wira kazananları (1) varmış. Evvelki sene yakalanan bazı dilenci. lerin üzerlerinde bir kaç yüz, hattü bir kaç bin fira Butumanlarına tesa. düt editmişti. Eskiden vezirlere veya zenginlere kasideler sunarak Umsanlar alan çair- deri de Gitenci telâkki edeniere te sadül mümkündür; fakat ben in - saflı olarak onların aldıkları altınla- İ etelif hakkır saşıyorunuz şu çart İle ki, kasideleri gerçekten bir san'at eseri olsun. Bazan hiç bir edebi değe- rİ olmayan manzümeler karşılığında bol bol ihsanlara nâli olanlar da var- Rivayoto Böre pek Gerda kalan bi İrisi İkinol Sultan Hamid'e şu man- zumeyi sunmak İmkânını bulmuş: <Aman ey şevkethi Şi Asumana çıkar âhun Ziyade borca duş oldum İnayet kıl padişahım. Haklı hakkın ister bend Gelirim yök hiç bir şerder Ümidim merhametlimden Lütuf senden padişahım. Edasmia çök ça Masraf durmaz ben de yaştim, Hane Kira, dükkân açtım, Sermaye yok padlişalım Bir oğlanı var ön yaşinda. Ortancası 'beş yaşındı 'En küçüğü bir yaşında Süte mulitaç, padişakım.r imza. Arzettim nazm e tülim Btyemez'de camcı Sâtim Kalın sesil Suftan Hai kahkan halarla güldükten sonra bol ihsan - 'da bulunmuş, hattâ rivayote göre on beş yirmi altın dira maaş tahsis et miş. <İltimas ve himaye devri> kas panmamışsa da «ihsan devris çoktan İsona ermiş gibidir. Voksa böyle ddi bir manzume yazıp bugünkü para - mizla yüzlerce tira maaş Sahibi Ol - İmağa kalkışanlar yüz binleri butur - dul Kadircan KAFLI Denizlerde yük naktiyatında yemi usul Çorum vapuru yangın faciasın- dan sonra Devlet Denizyolları idaresi tarafından gemi hamule- leri bususunda önleyici mahiyet- te olmak üzere bazı tedbirler a- Janmıştır. Bu cümleden olmak üzere bundan sonra gemilere yükletilecek bamulelerin ordi- hoları altına içindekilerden, gön derenlerin mesuliyeti kabul et- tikleri kayıt ve işaret edilmek- tedir. Bu usul Nakliyeciler / Birliği tarafından uygun — bulunmamış- tır. Nakliyecilerle Denizyolları a- yasında bu yüzden çıkan ihtilâfı halletmek üzere temaslara geçil- miştir. | KISA HABERLERî a . a& D.P. Fatih ilçesinin Patih. te tramvay durağındaki Demir talbant sokağı 30 numaraya nak- l münasebetiyle yarın saat 15 de siyasi bir toplantı tertiplen- miştir. a Gümrük muhafaza Başmü- dürü Thsan Hamit Tigrel bir de- rece terfi etmiştir. Bu suret:e Başmüdürün asli maaşı da (90), liradan (100) Hiraya çıkartılmı tır. Kendisini tebrik ederiz. » Devlet Denizyolları İdare: kendi teşkilâtına mensup mal ne personelleri için ihrakiye pri- mi ihdas etmiştir. Bu primin ve- rilmesine yakında başlanacaktır. İhrakiye primi ihdası idare men supları arasında — memnuniye mucip olmuştur. | —4 Devlet Denizyolları İdaresı 1947 yılı bilânçosunu tamamla- mış ve Bakanlığa göndermiştir. Idare 1948 yılı bilânçosunu ha- zırlamıya da başlamıştır. Bu bi lânço da kısa zamanda bitirilip Bakanlığa sunulacaktır. * Kızılayın yıllık balosu, ?" Ağustos Cumartesi akşamı B' yükada Anadolu Klübünde veri- lecektir. r Dün Belediyece 251 esnat kontrol edilmiş 12 esnaf hakkın- da ceza zabbı tanzim olunmu tur. a& Arifiye köy enatitüsündo kurs gören 75 talebe dün gehri- mize gelmişler ve Milli Eğitim Müdürü Murat Uraz'ı ziyaret el- mişlerdir. B S * Süleymaniye Doğumevinde dünyaya gelen üçüzlere, Çocuk Esirgeme Kurumu, çocuk takımı hediye etmiştir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: