10 Ekim 1929 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 6

10 Ekim 1929 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Sahife 6 Akşam İ0 Teğrinlevel TO2Ü Havza mektubu Havza panayiri bu sene pek parlak oldu Alışveriş bir parça azdı, fakat güreşler ve yarışlar çok parlaktı Havzada hükümet konağı ve kasabanın kuş bakışı manzarası Havza 2 (Hususi) — Her yıl, eylül içinde kurulan ve 5 gün devam eden Havza panayiri, bu senede ayni günlerde yapıldı” Gerçi kalabalık az değil isede, alım satım işlerinde büyük bir faaliyet olmadı. Bunu havaların birdenbire soğumasına ve köylünün | henüz harmanını kaldıramamasına | yüklemek lâzım. Üç gönü alım satımla geçen panayirin 4 üncü günü güreş başladı. Orta ve baş pehlivanların güreşi beşinci gün öyleden evel oldu ve bir. çok pehlivanlar içinde — başı, Ovalı | Hüseyin pehlivan aldı. Güreşten sonra at koşuları baş- ladı. Koşular için her taraftan Jandarma hayvanlarına mahsustu. 1500 met- relik mesafe bir defa devredi cekti. Buna, binicilerinin bütün askeri elbise ve silâhları üzerle- rinde 5 hayvan girdi . 1 inci Amasyalı Hâlis efinin kırı 2 inci Vehbi ef. inin (yağı) geldi... İkinci tertip: 3- 4 yaşlarındaki Maylara mahsustu.. 1500 metrelik mesafeyi bir defa- devredenin birincisine 30, ikincisine 20 lira verilecekti. Bu koşuya giren hay- wanlardan Kögrülü Nuri ağanının (Doru) su birinci, Havzalı Mehmet ağanın Kar kırı ikinci geldi. Üçüncü tertip: — 5 yaşındaki taylara mahsustur. 1500 metrelik mesafeyi 3 dafa devredenin birin- cisine 100, ikincisine 50 lira veril.cekti. Buna giren 7 attan Hüseyin Bin (al kısrağ )1 birinci, ver efin Çabraçlı ikinci gel Dördüncü “tertip: 5 yaşından yakarı yerli hayvanlar mahsustu: 1500 metrelik mesafe 4 defa devredilecekti. 7 at girdi. Lâdikli Mecit beyin kırı Tinci Kavaklı Nuh efendinin (doru) su iki, geldi. Birinciye 170, ikinciye 80 lira verildi. Beşinci tertip: Karışık ve halis kanlı hayvanlara mahsus son ve büyük koşu idi. 1500 metrelik mesafeyi $ dafa dönen atın bi- rincisine 300, ikincisine 100 lira verilecekti. Bu koşuya girecek atlar daha ilk bakışta kendilerini belli eden bu havalinin adı sanı yerinde yarış atları idi. Bunlar sarasında, bir kaç koşuda baş alan ( Abraş ) sabırsızlığiyle ken- dini gösteriyordu. Atlar üzerine müşterek bahisler daima menfi rey alıyordu. Nihayet yarış başladı. İlkin atlar bütün biz. ve küvetleri ile dönerken üçüncü devreye —doğru - sayıları azalıyordu. — Akşamdan — yağan yağmurun — çamurlattığı - toprak, hayvanlara müzaaf kuvvet sarfet- tiriyordu. Yarışa başlanmadan evel dev- rin kısaltılması hakkındaki tek- lifler ne yazık ki kabul edilmedi. Nitekim bunun cezasını, birkaç defa baş alan ( Göbeç) oğlunun kır ati çekti. Hayvan çatlamıştı. Beşinci devreye doğru ancak 4 at görünüyordu. (Abraş) ilkin na- sil çıkmışsa gene öyle geliyordu. Son dakikada (Abraş) kızarmış 've büyümüş gözlerile etrafa hey- bet vererek birinci geldi. Mah- isiklet yarışları At yarışından sonra - bisiklet yarışı başlıyordu. Geçenlerde Türk ocağının açtığı müsabaka Üzerine hevese gelen bir çok gençler, ya- nşa / giriyorlardı. 5 kilometrelik Havanın — müsadesizliğine rağ- men yarışlar güzel olmuş sayıla- bilir. Fakat intizam yoktu. Herkes bir hava çalıyor, her kafadan bir ses geliyordu. Gelecek seneler bu intizamsızlık izale edilmelidir. Darılmışlar! İspiritizme ile çağırılan ruhlar artık lerde İzmirde bazı tanınmış kim- selerin ispirtizma ile canla başla meşgül oldukların ve geceleri toplanarak eski ruhları davet, onlarla mülâkat ettiklerini yaz- mıştim. Bu işle meşgul bulunan hanıma tesadüf ettim ve ispirtiz- macılık hakkında bir parça ko- nuştuk, bana şunları söyledi. — Âh.. Ah.. neredende bu işi gazetecilere söyledik. Birkaç gün- dür ruhları davet ediyoruz gelmi- yorlar dün akşam çok yalvardık yakardık Barbaros Hayrettin paşa çıka geldi, fakat bir şeye kızdığı Çünki ruh gelir gel- bir kere' masanmn “üreritide Güüğümm. diye bir gürültü kopar- dı. Sorduğumuz bir çok suallere — Bizi burada uyuyor zannet- meyiniz. Şimdilik siz mayınız gelemeyiz. Dali #7 Yekal kaşbolda Je şallah şu cesamız bitsinde yerli Malları için Süleyman Naziften riş olan şiirin bestesini isteye- izmirde yeni bir bulvar İzmir, 8 (Hususi) — Basmaha- neden gümrük önür olan şirket bulvarı şenmesi İçin karar verilmiş ve taşlar da bandırmadan getirilmeye Bulvarın / yakında nmesi bir mü- teahide verilmiş ve konturatosu 3üncü noter'likçe tastik edilmiştir. Yakında inşaata başlanacaktır. Posta ve Elnra“l levazımıiıda sui istimal rivayeli Posta ve telgraf levazım daire- sinde bir sui al olmuştur. Sui istimal tahkikatı bir ihbar üzerine başlanmıştır. Mesele şu- dür: Levazım. dairesi 400 ton kömür almış bu miktarın pek azı tesellüm edilmiştir. Tahkikatı müfettişi Fahri B. idare etmektedir. Başmüdür Hüsnü B. hu mesele hakkında diyor ki — Tahkikat bit söylemek doğru de Fakat bu 400 ton kömi bir. bikâyeden ibarettir. bir şey zannetmiyorum. Gemlık mektul*u “Niyet ettim marta kadar hasta olmayacağım!,, Gemlik bu' sene zeytin mahsulünden yana pek Bursd - Gemlik yolundan Gel Bursa 5 Hususi) — Dün Gem- likte idim. Bursa vilâyetinin bu 'en şirin kaza merkezinde geçir- im — şu bir kaç saat zarfında, sağdan soldan düşen malümat kırıntılarını toplayıp gazeteye bir * Gemlik mektubu , çıkarmağa çalışıyordum.. Kısa bir muhabir mektubu için kâfi miktarda mab- zeme var, Meselâ zeytin.. Gemlik bu sene bu mahsulden yana pek keyiflidir. Kışın şiddetli olmasına ve bazı noktalarda zeytin fidanlarımı | yakıp kavurmasına karşılık, Gem- likte mahsul gayet temiz ve sağ- lamdır. Sonra, bu yılın mahsulü, geçen seneye nazaran yü sen raddesinde ziyadedir. (kaplık) zeytinin bir milyon okka- dan fazla olduğunu söyliyorlar. Eğer zeytin ihracı keyfiyeti de yolunda giderse Gemliklilerin ke- yifleri dübalâ olacaktır. Mahsulden yağ çıkarmak üç fabrika ile iki büyük yağbane mevcut. Bu fabrikalardan bir ta- 'nesi enfes bir iş yapmış. Bu en- fes iş: elektrik istihsalidir. Yakına kadar, koskoca kasabada, min- haysülmecmu dört adet hava gazi lambası vardı. Şimdi, bir çok sokaklarda elektrik görmel pek zevkine gidiyor. Tabii tesisat, öyle muntazam ve rabıtalı tesisat değil,, adeta, tecrübe ma- | hiyetinde bir şey.. Fakat bu ka- Bu sene kabıle mektebınden çıkanlar başladı fakat, nedense ( Abraş ) keyiflidir danı bile Gemlikleri methetmek için, kâfi bir sebep teşkil eder Şimdi, asıl mühim bir mesleye geçiyorum. — Gemlikte bugünler, birhavadis çalkanıyor. Mesele şu: Bir kaç gön evel liman çavuşu Sıtkı Ef. hastalanınış. Çavuşun ateşler içinde uzandığım görenler, akşam üstü, sağa koşmuşlar, sola baş vurmuşlar, kasabanın dört doktorundan kimini tezke- yle, kimini şifahen, çağırmışlar isebebin minelesbap - bu. dört doktordan hiç biri hastaya gek memiş. Bunun üzerine eşraftan mübadil Nuri bey, derakap tek grafaneye koşarak, sıhhiye ve- letine bir telgraf çekmiş; - Hastamız vahim bir tehliko 5 x bi- liyorlar,, doktor gönderilmesini temin buyurunuz.) Vekâlet meseleyi burada der- hal sormuş ve ehemmiyetle tahki” kat başlamıştır. Etrafında pek ziyade dedikodu yapılan bu mes- sleyi bizzat Nuri beyden sordum. Doğruluğunu tastik etti. Dedi | — Peki amma, doktorlar size darılmazlar mi? Ya — maazallah bir gün onlara muhtaç olursanız? Nuri B. gülerek teminat verdi: — Merak etmeyin, onun kola- yım buldum : Niyet ettim, Marta kadar — hkasta — almıyacağım , odktor beyler beni zorla hasta yapamazlar ya ?! lütfen Ankara,dan bir 'Ticaret odasının mecmuası Ticaret odası ayda bir, Ticaret ve sanayi namile bir mecmua çıkarır. 500 sayfadan ibaret olan ve 59 kuraşa satılan bu mecı da mahalli piyasalarına ve memi leket sanayüne dair tetkiklere güclükle tesadüf olunur. Mecmu- ada Amerikanın Fransa mallarına karşı tatbik ettiği gümrük tarifesi mühim bir yer işgal ediyor. Amsterdam ticaret mümessili- nin iki ay evel yazılmiş ticaret raporları da olmasa bu mecmuanın Hirkiyede çıktığını anlamak müm kün olmiyı Mecmuada tüccara- faydalı f kirler diye bir sayfa aynılmışt Burada yazılan şeyler. müşt 'nasıl muamele edilir, satılan eşya için iyi paket yapmalı, fatura okunaklı yazılmalı gibi nasihat- Şeh bir türlü ııılıyımııâl

Bu sayıdan diğer sayfalar: