11 Nisan 1934 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 9

11 Nisan 1934 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

11'Nisan 1934 va AKŞAM 11 Nisan 934 ( - . B E Radyo 5 e ta er akşam Si ti —) bir hikâye İ ir ınmtRam j 11 Nisan çarşamba AKDENİZDE bul. 18,15 . 16,85 Plakmeşe ç işlide tramvay istasyonunda — İstediğin bu mu? dedi. 315 11030 Ma Mi emin. Şimdi, hiç bir şey Erkek bir şey. söylemeden tas- | dan monoloğ, 19,30 - 21,20 Türk çe meşriyati, o (Ekr, RIHI Yazan: » TARIMI ROMAN İSKENDER FAHREDDİN Muradin. arkadaşı, eri DERA satılık kızı göstererek: “Gördün içim su buna derini gürcü ni? İşte, bir ga pi siri esircinin yanına ” sokulmuşlardı. © Murat bey, kızlar ağasının: — Efendimiz geliyor... Sesini işitince amcasının yanın- dan ayrılmıştı. Sultan Mehmet kubbe gidiyordu. — Galiba sefirlerle mülâkat altına € söylenen Murat b apısından içeriye daldı.. - Pramit İriniye haber | Sönderi i İrini geldiği zaman Muradın rengi sapsarıydı.. Hiddetinden göğsünü şişire şişire soluyordu.. , Murat bey, rum prensesini gö- rünce: — Onu bugün de göremiyecek miyim, İrini? Diye söze başlad. İrini Türk sara d rolleri ta . amile bi bin e mazdı.. a bir gün evvel Yem dik ni kendisine verdiği ye ni vazifeler 2 Bu vazifeler. den en mühimmi Murat beyin Ki- veli ile temas e enin te- min eylemekti, İrini cali bir teessürle; . Padişah bugünlerde si hid- detlidir. Taş odalara hiç sokulamıyor. Dedi.. Ve sonra birden yüzün- deki teessür geçici bir neşe ile ka- rıştı.. Delikanlıyı büsbütün ümit- sizlik ri bırakmamak içi evvel Kiveliyi bün- Başka bir şey söylemeden yürüdü. Murat bey hayretle İriniye sor- du: ki amma, ben, yarın padi- sah Dn ai a Ka hâlâ taş od. ai ii v i evvelâ şaşaladı.. Fakat bu tezadın ifade ettiği manasizliği derhal mı ini toplıyarak, Şu suretle izah etti: — Padişah, Kivelinin, prens Romosun kızı olduğunu anlayın- ca evvelâ kendisinden şüphelen- O gün Esir ere yali mi bir e era yi Zenginler görmeğe geliyordu. | mişti, Taş sdeleri attırmakta hak- ydı.. Fakat, Kiveli, ile başbaşa 2) sie ondan hoşlandı.. Kendi- ine fazla iltifat gösterdi, Midilli Ekdlkeci olmasaydı, Kiveli şimdi- ye kadar aş ea odalardan hareme geçmi ns Romosun İstanbula gelişi ibi reddü- de düşürdü. Kiveliye fazla itimat edemiyor. | Murat bey düşünceye dalmıştı: — Fatih Kiveliden bir fenalık mı umuyor? — Babasına yardım etmesi en- dişesi var.. N Murat güldü: — Kelin tırnağı olsa kendi bö şını kaşır. Kiveli kendini kurtar- sın da ondan sonra babasına yar- dım etsin. — O, kendini kurtarmış dilebilir, Murat bey! Fatihten ik tifat gören bir kimse kellesini kur- tarmış demektir, Murat bey, Kivelinin sözlerini hatırlıyarak: — Ne e , Mukadderat böyle imi Diye ni Ve yürüdü. Murat bey o gün nereye ve ki- me baş vurduysa daima menfi ce- vap alarak, Kiveliyi görmeğe mu- vaffak GEREN 1, ### Murat beyin dimağında, ihti- ve e O, bu nen ne Geli- oluya, le babası m ye a heel hibin Li re dan İstanbuldan ayrılmasına im- ân yoktu. Murat, İrini ile son defa görüş- tükten 2 Kiveliden ümidini kesmişti. O gün bir arkadaşı Murada ma- kul bir teklifte bulunmuştu. Mu- rat bey biraz fazlaca badi düş- künü bir gençti. Arkadaşı, Mura- dın mizaç ve temayüllerini ve bil- hassa son günlerde fazla muztarip olduğunu biliyordu. pi ri eği ei bir daki- ka h br kız buldum! Diyerek koluna girdi. Ayvansa- raya doğru yürümeğe başladılar. Murat beyin arkadaşı Hüseyin çok zeki çocuktu. Murada — Seni esir pazarına götürüyo- rum - demişti - Orada satılık kız- lar arasında o kadar mutena bir neden bu lirayı vendin, deli? Lüfen söyler misin? Vakıa, mektubundan bazı şey- ler anlar gibi oldum amma doğ- rudan doğruya ağzından işitmek isterim Eri kek e tereddütten sonra cevap v. — kai an, dedi, lâkırdıyı hiç evirip çevirmeden maksada ge- leceğim, Böyle açıkça konuşmak her şeyden iyidir. İki dost ara- sında. —öÖyle mi zannediyors! — Evet, ben o ka işin mk biribirimize fenalık etmek fik- rinde değiliz. Biliyorsun, “benim sebebini lmuş zan- adamy Mami mektupla» rın aksini riyor, : Mektupla- rın deki bir ie teilikedir. Çünkü eee eline geçecek diye tit- riyorum. Bu hal böyi m, ba; aşı eğilmiş, yanındak drkağin sözlerini dinliyordu. Bir. denbire cevap vermedi. Bir müd- det sessizce yürüdüler, Sonra, ka- dın ellerini tayyörünün cebine sokarak durdu. Azimli bir sesl parç i. Eğer param ol- sa, bir dakika iii ken- dim alırdım. Fakat, bu den ziyade sana lâyıktıı Eğer bu kızı ye Salan bütün le un at bu nl . vermi- yordu. Konuşa konuşa Ayvansaraya varmışlardı. O gün esir pazarının satış gü- nüydü. Bütün esir alıcıları Hüseyinin bayıla bayıla anlattığı o güzel kı- zın önünde toplanmışarldı. Hüseyin, Muradın kolunu dür- terek: — Gördün mü Gürcü dilberi- ni...? İşte, bir içim su buna der- ile Dedi.. üyesi yardılar.. Esircinin yanma » Mu- rat bey genç kıza Se bir göz at- seyre Jiyordu. Murat yavaşça Hüseyi- nin vi a eğildi: Sor bakalım şu yosmanin bedelini..! Hüseyin esirciye le sulardayız, b Esirci sakalını ii es- nedi: — İki yüz elli altın. a Zaten bu rakkamı duyanlar, kizi sü; geri çekiliyorlardı. Murat dudağını bele ve Hüseyinin ku- lağına haiz — Bu para benim baba- min asri bile yok be..! (Arkası İm Mİ elin ağ dik işareti yaptı, Dikkat p< soracağıma sü- m surette cevap ver, Bana başka bir söyliyeceğin yok mu? Yalnız bininin için mi beni çağır- dın? e söylemek istediğini an- alenen Handan, ekâlâ anlıyorsun. Din- le. Bana evleneceğini haber ver- pl zaman, bir takım sebepler gösterdin. Hepsi değilse de her halde bazıları pek — Beni şündüm. Hayatı: bütün çel kilmeğu razı oldum. Çün- kü bana istinâtgâh hizmetini gö- ren bir şey vardı. Bunu yapmak için bana kuv- vet veren bir şey vardı. Beni hâ- lâ sevdiğine emindim. Beni dai- ma erp inanıyordum. İşte vaz geçmek vvetini bana bu emni; yazdımsa, seni rahatsız ettim- se... — Böyle bir lâkırdı söyleme, Handan — Evet, rahatsız ettim. Çün- ü seni seviyorum. Elimde de- ğil, Evvelce çok azap çekmiştim. Fakat şimdi ee çok çekiyo- rum. Karşında meyus, ümitsiz bir kadın var. Evvelde en başka idi, şimdi başka. — Neden? 'ünkü artık beni sevmediği- ni ire Şimdi karına âşık- sın, Bu benim için bir işkence teş- kil ediyor. Beni çıldırtıyor. Buna nasıl tah miyi yor. Hakkım oldu söyle. Be- ni EL için nizi söyle, ol. k müteessir, Kadının sesi âdeta biydi. Büyük, bir acıya de lâlet (ediyordu. OErkek bu ıztıraba acıdı. Bir vicdan azabı duydu. Vaktile pek çok sevmiş a sonra bıraktığı bu kadı- acıdı. Asıl ikabahatlinin ha- Sa Şii insanların daha bü- yük kuvvetler elinde. birer oyun- cak teşkil ettiklerini hissetti, Fakat bu merhamet sevkile tekrar o kadına doğru gitmenin kabil a görüyordu. Bir cerrahın bıçağı gibi hissiz bir darbe her al dn de daha fay- dalı olacaktı, vaş, fakat azimli bir sesle? Handan, dedi. Kai ma âşıkım. ybedersem öleceğimini anlıyorum. Samim Erkel dinliyordu. tutuşmuş gi bi yoli vam etti, gözlerini padı. Yanında, lik tırabını duydu. Yaşlar içinde bir kadın simasi gördü. Sonra bir mere ka- dının e sarstı. o Tekrar, azim bir merhamet hissile, belin- den tutmak, kendisine çekmek, acısını teskin tedi. Fa- kat kadın onu yle itti, geri çekildi. a, bana, diye hay- nefret edi; — Dokunm kırdı. Senden Seni biri ei Sana mektup | te. haberleri, 21,30 22,30 Necip p bey orke: trası . tarafından muhtelif eserler. Bükre; Sa 18 orkestra, radyo jü: İpiyano, Se 22,45 ire Kanli 23 kafekon- Budapeşte (550,5 0 çi- an orkestrası, 20, 10 2 — 18 kökübe: sai bii adisi; 23 orkestra, 12,30 çi orkesi sirasi. 2 m.) — 18,35 gramofon, 20,55 rad 22 opera. 1.) — 18,20 dans il 20 balik misk, 20005 geder man, 22,05 kons | sani 23 ha dit ii 12,05 'dans max (| im (506,8 m.) — 18,40 kon ser, 21,301, ve TL 21,45 könmeti 23,10 dans musikisi y 2 Nisan in perşembe bel ALADA lâk neşri- "| y 5-19,30 siye bel pl i telif siya, 19,30-21 a mal “Niyazi e Heri ii rm, Müz zeyyen hanım, Mahir ai 21-21,30- Selim Sırrı bey tarafından ko: ki keler 2 e 22,30 radyo orkes- e Fakat > Beni iç tanımamışsın, demek! Hiya- | et görmüş, seven bir tmm n&« | ye yapabileceğinden haberin yok | mu? Beni artik sevmiyorsun. Kal; parçalamakta tereddüt et- İ medin, yaptığın fenalığı düşün- j den yüzüme karşı bunu söy. | Ben intikamımı almasını bili- Erkek hiç li bu dar- be altında titredi, sıçradı. Kadı nı kollarındam elk İlmi ba j ardı: , — Handan, lâflarına dikkat et! — Ben ne ğe 1 eli 7 rum, Karın seni sevmi aldatıyor. i Erkek “bir çılgın gibi kadım sarsarak: a — Hani delil? Hani deli? diye bağırıyordu. di 4 Kadın yere erkeğin 'elle- ğ rinden k antasını açtı, İ — İşte! diye iki mektup uzat- tı. Hıçkırığa benzer bir kahkaha | ile güldü. i — Oku. Bak burada elektrik” li feneri var, Aydınlık. gi Erkek fenerin dibine yaklaş- tı. Dehşetten açılmış gözlerile kas, rısının pek iyi tanıdığı okumağa başladı. Yüreği âdeta | çarpmaz gibi olmuştu. İki eli ya ? nına uzandı. * Erkekle kadının beri uzu bir süküt hüküm sürdü. Sanki ikisinin - seir sahi bir ha- e gi Artık kendi bancı hibeli lı 1 etmekte idi. Bu bir ölüm süz” a kütu di. Üzerlerinden müthiş bir Dele Hi

Bu sayıdan diğer sayfalar: