23 Aralık 1934 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 9

23 Aralık 1934 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

23 Könunuevvel 1934 Tetfrika No. 76 BAR Yazan: BA IR Kontes Culyayı o ge ece âşıkının kolları arasında baygın bir halde görmüşlerdi. Akdoğan iin larile eli , boş olara olarak sahile dönmüştü! — (GCulyano) nun n köşkünde.. Akdoğan o gece villânın etra- fını sarmıştı. Kontesin Mi erim sönük bir ışık ld Koni aile) o gece şehre dört saat Lp a bir düğüne davetliydi. eg Sakin be ka kimse yoktu. Kontun sadık hiz- metçileri ve e yağ İğ tesi her zaman muhafazi tedir insani li Kontun hiç kimseden korkusu oktu. eğe ee v Pire iy musikişina; desi eda İr şey yazamaz ve söyliyemezlerdi. Kontes hakkında methiyeler yazan şairler ilkönce ziyaret ederlerdi. Akdoğan o az kontun evde opel anlam: u fırsatı ekili rek adamlarına köşkün pi pısını ek idari emretti. girmek için kapıyı kırmaktan iye varı gibi yüksek cephesini tırman- mak kabi ildi. re kapıyı çaldılar.. Köşk bekçisine benziyen bir adam kapıyı araladı: — Kimi arıyorsun — Kont hazretlerini.. Köşk bekçisi, bu yabancı ada- mın yüzünü iyice göremiyordu. — Kont bu gece gelmiyecek... Diye mırıldandı 1 ari tek- rar kapamak istedi. Fekat, gemi- ciler bu fırsattan llade ederek kapıya çullanmışlardı. Eva şkün etrafında bise saattenbe- beyhude yere dolaşai doğa- nın arkadaşları kapıyı ME içe- riye daldılar. Kapı bekçileri birdenbire ço- Zalmıştı.. Bekçilerin bellerinde iki Köşkün giriş yerinde müthiş bir nmış ve ken- ei kaçırlacığım anlamıştı, gün Fondi asilzadeleri ali tese: ncak Türkler kaçıra- bi Ban milletlerden kork- Mi rdi, Kontes Culya dışarıdaki gürül tüyü işitince yatağından fırladı. Oda kapısı zaten hem çok sağlam, h de 2d, Medi Culya kapı deliğinden sofadaki geçen kanlı dövüşü görünce tüy- leri ürperdi. — Eyvah, şimdi inandım ki be- ni kaçıracaklar! Diyerek ağlamağa başladı. Si Culyağın. ilk ağlayışı idi. m gülen ve ağla- demdir Hükmünü vermişlerdi. Akdoğan ve arkadaşlari sofa- cak aksaçlı bir ihtiyar v: rd siri — Uykusu çok hafiftir. Uyanık olsa gerek.. SE kapıyı kurcaladı. k Akdoğanın yanına 80- Dn — O kapı kolay kolay açılmaz, aslanım! bir kaç defa vurunuz... Belki tatlılıkla açar. tatlı PE Kapıyı A e baş- ladı, Odadan hiç bir ses e Akdoğanın arkadaşları kapı; balalrla kırarak içeriye yirdiler, korsanlardan kork- MN sevincinden aba ile gülecekti, Kontes Culya odasında yoktu! Akdoğan ihtiyarın yakasından çekerek: — Kontes nerede? Diye bağırdı. Fakat, Akdoğan birden uşağın yakasını bırakmıştı. Culyanın na- ıl ve nereden e Bi ü kontesin buradan kaçtı- ğını gösteriyi ordu. Akdoğan Mae bir kis- mını aşağıya bir kısmını da köş- kün etrafına ke ise de ka- ranlıkta izini bulmak kabil ola- madı, Culyayı kaçırmışlardı. Akdoğan villânm bahçesine çıktığı zaman, yerlilerden biri de- likanlının kulağına şu sözleri fı sıldadı: — Fondi asilzadelerinden genc, Culyanın âşıkı idi. e gaybubetinden istifade edere| gece köşke gelmişti. Kontes onun kolları arasında ve baygın bir hak de önümüzden geçip gitti. Akdoğan bu bi alınca dö- vünmeğe başlad — Eyvah, e önünde kaçtı ha..7! Ve karanlıkt. bi bir a takib etmenin ka- il olmadığını anlıyarak arkadaş- sahile indi. Akdoğan, o gece, atıldığı işten ilk defa eli boş olarak dönmüştü! (Arkası var) me YA ILK MEKTEP KITAPLARINI AKŞAM Kitaphanesinde Bulabilirsiniz 191, Ankara caddesi Şekerli olanlara ek- mek, francala ve nişas- talı maddelerle şeker ve şeker mamulâtı ze- hirdir. Zayıflamak ve şişmanlıktan kur- tulmak için mutlaka: Mamulâtını yemelidir. Hasan Gluten ekmeklerini ve Hasan Gluten bisküilerini ve uten makarna, Hasan Gluten un ve me riye- lerini ve Hasan Diyabet şekeri ile Ee Diyabetik yele sını korkmadan yiyi: niz. Bütün dünya san'at VW Pis i Hasa; Rociğ ” piyasasında mütbiş rol oyna- maktadır. Hasan deposu: istanbul ve Beyoğlu, büyük bakkaliye ve eczanlerde bulunur. Radyo - miri Pazar ekâleti namına konferans, 1,40 Ege caz, 21,25 Anadolu ajansı, b 2130 5 Sk 2 radyo, o orkestr: Bile Getz yi 30 fi neşriyat, ruhi 12,30 hafif me e 4 vini, 21 30 pepiler tam 2 . he konseri, haberler. Bud. e pürisi e: ee konseri, sözler, 21 haberler, 22 şen 23 reklâmli konser, İstanbul : ime ders, 1,30 plâk, e 19.30 di a baberleri, 19440 plâk, dans musikisi, 20 üniversi te namina e 20.30 madam Vo: bi Salim Sirri, 271,20 Az tali 21,30 türkçe önü — müs e ie Ün, zay, ve tan: go Bre “6 5 m.) — 13,15 plâk, 18 orkestra vel 19 haberler, B, — tenin. kilise çanları, 23,30 pâk konse- 5 Palos manastırından nakil, 1 > rm 1345 m.) — 17,50 trio konser, 18.05 zler, org konseri, sözler, 19,15 karısık koro konseri, 20,10 aske. ri neşriyat ,20, in konser, 21,20 lı konser, 5 hall Tirmi w va ee e 22,25 ni e 1 şar el GATEM Ayda her aile in sir ) üzüm, dık, | yemişleri pazarsızlıktan kur- “Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti Sahife 9 Her akşam bir hikâye L Afife odasına girdiği nun yal da saate bakmağa başlardı. Hele bar gibi ei eğlence yerlerine hiç gittikleri İşte ei olduğu halde, ğe bugün sabahın saat üçünde evi dönüyordu! Buna ai la ğa yanında kocası çık- mış olduğuna a işemek ellerinde çok old ğu ğu halde kendisini sedirin üzeri- ne . Ellerindeki şeyler ve ven, piş bir küçük demek çi iğri bakışlı bir palyaço idi. Sonra, Afife esvaplarını çıkar- d tamamile serbes kalmış zannolunabilirdi. Halbuki Oüze- rinde daha bir çok yük vardı: Kendisi için o kadar yeni olan bu gecenin hatıraları! Bunlar hem pek çok ler hem hi: sayılekilirdi. Hiç bir şe değildiler: kimiz. smile yarak ibaretti. Eğer düny: da yapılan bütün fenalıklar bu kadar olsaydı her halde yeryüzü- nün manzarası çok değişirdi. Maamafih, Afifenin. e yaptığı pek fazla sayılabilirdi. Çünkü ya- ı. Bu çı- Odasında yalnız olduğu halde ses- ler duyuyordu. Kendisi ii bir kadındı, ği da pek iyi bir adamdı, Şimdi gözüne ie Siir girmiyordu. Yüzü mer e idi. Bir tarafına (o yatamıyord Müttasıl dönüyor, ii) yüzü- nü koyacak soğuk bir taraf arı- rdu. d 9 Uğradıkları barın (gürültüsü doldurmuştu. ediyordu. Ni- hayet, Afife dudaklarında bir te- . Delikanlının pek itimad ver- rici b bir hali vi mage lünnfandi; ti, şimdi eski zamanlar e anl ap gibi çıkarız, ne olur? Y. anınız sıkılıyor. Güzel bir leri seyrederiz, Bunda çe- kinecek ne var? Afife bu davetin altında dari arzular gizli olduğunu pekâlâ bi. kesi Kendisi de —- daveti na yordu. Giydiği gece ken- disine pek yakışmıştı, Delikanlı api ini İ zarif smokini çok ca- zibeli idi. Ne gariptir, bir kadının giydiği esvab, — öre, aki erkeğe — Şimdi bir tarafta biraz bir şey yesek...? ok İM a, Mİ e İE Ek *T — O! Kabil değil, Saat on ikk > ife ise bu gecenin bitmesini is- ? temiyordu! İçinde yaşadığı bu ha- vanın bir baş döndürücü tesiri vardı, Bu hayal hayatı devam etmişti, a lehlerden, ii dici lâ- kırdılar taşıyor ve bu âkırdılar j kulakta uğultular yapıyordu. v- Afifeye bir bebek vermişlerdi. 3 iğri bakışlı bir palyaço. Onu kol : göğ; deki bozukluğu belli etmeme! palyaçoyu okşuyordu. Yanın: delikanlıya vereceği cevabı o pak yaçoya söylüyord — Duyuyor musun, bak bu dür- yada insan ne kadar yalanlar din- liyor! Otomobille dönerken yalnız bir use, hem de âdeta çalınmış bir iyordu: ni akat. ER sizi görecek miyim? Badem ; ai Bu, kadınların «p& (| an tai kullandıkları bir keli- Sabahleyin e keke öcü ği zaman ince bi ses hay — Bonjur — Aman bei korkuttun Ayten? Bu e e yaşındaki minimis, ni kızı — e yapıyorsun, burada, Ays ten? — Oynuyorum anne. Sen ve& o meden ben aldım i — Neyi? — Bana bebek getirmedin mi? | Ayten şimdi sedirin üzerine uzanfnış olan iğri bakışlı palyaço- yu göster'vordu. Sevincinden elle» rini çırparak: le güzel! Ne güzel! diyordu, Palya kollarının arasına ak dı, göğsüne ei sıktı, yanağını yanağına dayadı. Afife, ii titredi, palyas çoyu aldı. — di Ayten. Dokunma bun” ş na, bu pis bebek! Afife, çocuğunun masum kolla rı arasındaki bu bebeğin pis bir şey old i kak, Çocuk ağlamağa başladı: Tij — ay değil mi? Bana almâ» dın m: on Afife e gece evel kollarmila sıktığı bebeğin yerine şimdi çocu» ğunu göğsüne bastırdı. — Hayır yavrum, hayır canım... O bebek vi değil, ali oynıyaca- ğın şey değil... O senin mi e ği olduğunu unutmuş b fena bir oyuncağı sima 1 onun gözü Dn başka bir şey gör. | > mek istem Hikâyeci | AKBA MİN e ve modellerini temin ii izi: Maarif. vekâleti karşısın. | da GE 837 Şubesi: Samanpazarında

Bu sayıdan diğer sayfalar: