16 Ocak 1935 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 9

16 Ocak 1935 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

16 Kânunusani 1935 ———— Sahife 9 Tefrika No. 98 BAR Yazan: ROS İskender Fahreddin Akdoğan, o gece, istemiyerek iki kişi öldürmüştü. Divan kâtibi, idam fermanını bu masum delikanlının üzüne okumak fırsatını bekliyordu. Bir idam fermanı..! Akdoğan loş bir sokağa dal- mıştır. Buradan Sirkeciye nee. bir sini bekliyeceğini düşündükce se- a Büyük Akdeniz seferine gidib döndükten sonra, Altındal i sıl olsa evlenecekti. Veziriazamın kızının Niyazi efendi ile uzun müd- det bir arada yaşamayacağını bi- liyordu. Akdoğan yolda giderken, pa- şanın cariyesi Kızıltana da kızı- yordu. © — Kâfir kız.. Altındal ile ara- mıza kara kedi gibi girmiş de ha- berim yok! Diye söylenirken, birden arka- &ında yürüyen bir ayak sesi işitti, © Akdoğan ie çevirdiği za- man arkasında palasına sarılmış bir efenin etmen gördü. e na- — Sen kimsin arkadaş.. Beni tanıyor musun? Efe palasını savurdu: — Tanıyorum.., Baldırı çıplak- Tardan ie ze Diye bagırd. yg Akdağanız vuruculuk- ta ve döğüşte maharetini bilmi- dn tek kolile çarçabuk yere vurub kaçabileceklerini sa- nıyorlardı. doğan: — Kıymayınız bana... dedi, ki- yarım canınıza..! Efelerden biri atıldı: — Ben boğazlamasını çok se- ME ilan palası yere düş Almağa vakit bulamadan, bir Li mede yere düştü. Akdoğan yerde- ki büyük yatağanı kaptı.. Tek elile yerde yatan efenin karnına sal- lad 1. Bu sırada, önünde döğüştükleri vin penceresinden bir erkek sesi işitilmişti: — Aferin, koca arsla gayret... Ha cesaret... lanın da kafasını ez bakayım! Pencereden sarkan sakallı bir erkeğin başı, bu kanlı döğüşü sey- yordu. Birdenbire kapının önünde bi- Paye zerek baş; çevirmiş ve derhal Lkügi tutuş- muşlardı. Kimin evi önünde bulundukla- rını bilmiyorlardı. Penc Mey sarkan baş müte- madiy: — a arslanım.. gayret.. Diye bağiiyoğ du. Akdoğan elindeki palayı salla- yürürke: Biraz daha nı bu tehlikeden de kurtarmıştı. önünde Flame ka- ne yapsa haklıydı. deil i pının kenarına saplı de heyecanından boynunun da lı akal adam az kaldı ları şişen 5 sokağa düşüyordu. — Yaşa arslanım... Yaşa yiği- tim... © Benleri BE arttıkca artiyor, sokar ğın iki tarafındaki kalabalik git- tkee el yi dol Hasan Ttrıyatı Hasan Kremi İhtiyarları gençleşti- rir. ve gençleri güzel- i leştirir. Hasan Kolonyası nyanın en is limon çiçekleri kolon- yasıdır. 90 derecedir. Hasan Losyon ve Levantaları Yasemina, Lilâ, viyolet milflör çiçekleri bahçesidir. Nesrin kolonya ve losyonları Hasan kolonyasının yavrusudur. Çok güzel ve çok ucuzdur. le su üstünde li başı bire yere yuvarlanan kanlı bir baş gördüler.. Ve efenin gövdesi başsız olarak — Ne mi diyeceğim?! - Tek kollu bir adam, yolunda gi- derken, üzerine çullanan iki hay- dudla dö; eme? Ve onlara haddini bildirdi, deri Akdoğan kal kalabalığı yarıp kaçtı. Yolunu kimse kesmedi.. Herkes, arkasından: — Yaşa yiğitim... Diye haykırıyordu. s“# Vakit gecikmişti. Akdoğan evdeki eşyasını Gala- tadan gemisine getirdiği zaman gece yarısı olmuştu, — Kara tali, beni Altındal ile | zaman yüzü gülüyol , denizde em daima em: rüyet altında görür ve endişesiz yaşardı. O gece taarruzun kimin tarafın- dan yaptırıldığını anlıyamamıştı, Fakat, içinde divan kâtibi Niyazi efendiye karşı gittikçe derinleşen bir kin vardı kader güzel bir kızın kendisile yaşayamıyacağını bu mendebur herif neden anlamı- ordu? - #s# Akdoğan o gece gemide uyu- muştu. Sabahleyin gözlerini açtığı za- man, ETE gelen bir haber Akdoğanın canını sıkmıştı. — Seni kaptan paşa istiyor..! Tersaneden gelen gemici çok sela şa çok hiddetlidir., Divan ili Niyaz efendi ad kaptan paşanın yanında bekli ii Akdoğan, ON isin- den efelerin hesabı sorulacağını mıştı. Kayığa bindi. içinde bir korku vardı. eşke sokaki kaçıp gitsey- di.. Keşke o heriflerle kavgaya tu- tuşmasaydı... Fakat, Akdoğenin bu kanlı kav- Mr ap 'nanlar, efeler değilmiy a Karanlıkta böyle bir hücuma uğ- rayan adam, kendini müdafaa icin Akdoğan bu Hasan Briyantini Gençlerin hayat ar- kadaşıdır. Likid, arjan- ina yağlı ve yağsız nevileri çok ucuzdur. Hasan Sabunları Cildi tazeleştirir ve gençleş- tirir. Veçhe güzellik ve tara- vet bahşeder. Hasan Saç Sabunu Şampoan ve Suyu Saçların dökülmesini meneder, kepekleri tamamile izale eder ve saçları kat'iyyen uzatır. “Posta ittihadına dahil olmayan ecnebi memleketler: Seneliği ayl l 3600, altı aylığı 1900, aylığı 1 2 dres tebdili için baş «kuruşluk pul li disinda . meni ak Güneş Öğün İkindi Akşam 28 718 946 12 a Va. 5,38 7,23 12,4 14,50 17,06 18,47 İdarehane; Babâli civarı ii sluk Sk >. Her yen yarın vi bir ayırırsan hayatında ağ” ve sıkıntı çel Ulusal ekonomi ve artırım kurumu döğüşte kendisini suçlu görmüyo: or du, Kimin karşısına çıkarsa çıksın yirde; sini kısan m haksızdır.» de- memiş m Kayık rab iskelesine yanaş- 2 zaman, Barbaros, a boyan- bir dubanın üstünde dolaşı- b karkkalüğ gibi dikilmiş. Padişe, ın idam fermarını Akdoğanın yü- züne okumak için sabırsızlanıyor- mim MR yek Her akşam | bir hikâye | Güzel Kaşeli. a çalıştı- nün yanına gitmeğe Srlilin z9j sebebi anlamak ri 1 > e sıra beklerken elindeki ndili 3i- hirli ellerile âdeta baliiikiş gi- bi Nihayet, sırası geldi, güzel Ra- şel müdürün e) çıktı, İlk defa DEK iyordu. Za- döki e bir adam e hiç aklına getirmemiş- ye Raşel, rahat bir koltuğa yerleştikten eri içini çekerek derdini anlatmağa başladı: — dün; yim en talihsiz — e Aseo beni aldatı- mu söyler söylemez gayet hop ve cazibeli bir surette ağla- mağa başladı. Bu çocukça ıztırab karşısında müdür biraz şaşırdı. Güzel bir ka- dının böyle tatlı tatlı ağlaması hoş bir manzara teşkil ederdi. annederim ki, madam, Aseo sizin kocanız oinckl r? Raşel bir baş işareti ile tasdik etti. Mendilini yüzüne kapadı. Mü- ür devam etti: — Kabahatin Aseoda olduğu e k! k adam m tasdik etti: — Evet, alçak adam! Sonra sordu: F am, neden âile işlerinizi ge elib bana anlatmak ih- tiyacını ir Sizin bu mü- nasebetsiz kocanıza ahlâk dersi yermekliimi mi ekizermayz? Aseo burada en iyi urları- mızdandır. Ör un dede yanı na karışmayı doğrusu pek mana- sız bulurum. bei imi yaşlı gözlerile ce- ve ır, istediğim bu değildir. Evrak kısmında çalışıyor. orada bana hiyanet ediyor. Bunu bilerek e Çünkü a ka yerde bi Bir intikam j , Güzel Raşel bu i ismi söyliyece- irdeni kadar havaya ayakları havalandı, dişle- ld, üzerine âdeta bir isteri geldi. ie sıkılmış bir vaziy. mutat usul dairesind. rek: meyi münasib gördü. Güzel Raşe- lin küçük ellerini besi Hiç bir faydası olmıyan bir takım lâkır- dılar fısıldadı, Bam güzel Ra- şele daha rahat nefes aldırmak ça göğsü kapamak istedi. Bunu ya- parken parm; nın altında güzel Raşelin ildini hissetti, Kendisini şaşır aka o kadar ani ve şedid ol- du ki bir yaz fırtınasına benzedi. Güzel Raşel hafif bir sesle ne ol- duğunu sorarken artık bu KAZA; hacet kalmamıştı. İkisi de ler içinde biribirine ra uhranı geç da geçmişti. Müdür tatlı bir sesle vadedi. ordu: — Peki, in kapıdışari : edeceğiz. Adı nedir — Es ki Raş el, müdürün nun ve mütelezziz bir halde eve döndü. üstü Aseo o kadar bozuk haberi yokmuş gibi kocasına sor- du: n var? Canın sıkılmış gi- bi İNİN? Aseo cevab verdi: — Ne olacak? Müdür beni ka- pıdışarı etti bugün! Hikâyeci şam gelir ar dışarıda kez 4 lerim, lüdürün canı İdi. — Yanılıyorsunuz, madam, de- i, Benim memurlarım, Deride çalıştıkları bir idarehane içinde iç bir zaman böyle münasebetsiz hareket — bulunamazlar. Güzel Raşel, Hsilsinden emin bir tavırla lâkırdıyı kesti, aatteessüf, siz yanılıyor- sunuz, efendim, dedi, Aseo böyle bir şeye cüret ediyor. Kendisinin ceketinin üstünde iki k bi itiraf Sini sa oldu. Müdü şey söyleme- ğe mecali kalmadığını anlayınca: asında- — Hayır, hayır! a ve kaldırtmak yetişmez. kibem olan o alçak ai di LE pıdışarı etmeli. Bu rakibe z kim? — Sizin DR renin biri, mi? izMiRDE Acele Satılık Ev İzmirde e İskeli yokuşunda aralı ev ucuz fiatle kr Ml iki kat üzerire 7 oda'ı ve kâgir- dir. İçinde her Girin istirahat esbabını gre ai bahçesi vardır. Göri içindekilere, fiat Bi gis bi Akşam gazetesi yazı şim Enis Tahsine işleri mür edilmelidir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: