24 Eylül 1935 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 8

24 Eylül 1935 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Sahife 8 Yazan: SULEYMAN KÂNI Tefrika No. 56 SARAY ve BABİÂLİNİN İÇ nizi IRTEM © Tercüme; iktibas hakkı mahfuzdur 8 Abdülhamidin ihsanları, emlâk çiflik hediyeleri ve Kömür getiren mavunaların kö- amıyordu:.. Bir menfiyi götürmek için. İs- tanbuldan Ciddeye ve iki, üç sür- lar Hasan paşanın mu: tasarrıf “olduğu bir. han içinde: tedvir olunurdu. çı Hâsan paşanın vefatından son-. | ra“ ise- İdarei malisusanın işleri büsbütün çığrığından rem Her hangi bir gemide bir-ârız tı mikdarı — sekize baliğ ol pauştur. İamln ni son sene- lerinde Ter: haline getirilmişti! Meşrutiyetin ilânında . İdarei mahsusanın: işliyen: ancak"on 'bir çürük, beş yeni gemisi bulunuyor- du!) - Hasan paşadan sonra Celâl bey - paşa'- üç, (H. 132 21 - 1324) reti makamını işgal eylediler. Bu'senelerde'de Tersane ve do- nanma eski hamam, eski tas kaldı! Deniz askerleri okutturulmağa kalkişılsa derhe!- (Olma: Diye bir irade çikiyordu. Ge- miler tamir. ettirilmek. istenilse: (Hiç biri yerlerinden; kımıld. masın!) Yolunda kati bir irade geliyor. du. Aylık'için para istenilse çok defa (idare ediniz!) Cevabından başka bir şey alı- "namıyord — İşte meşrutiyet bahriyeyi, de- nanmayı bu halde-buldu! Kıymetli iltifatlar. dülhamid 'paranın sihirli ve mim bir madde olduğunu pek iyi bilirdi! E m ömür ve devletine dua edecek, etrafta kendi lehine aganda propag, araştırır, bulur, hatırlarını birer suretle alı Abdülhamidin hüsust e 'nişan ve rütbeden ara (0) Abdalahad. Nuri: İmdi sofalm briçesi. ve: hediyelerle» tezahür ederdi. end. Asıl b ânıma ise tatlı bir sö- zü her şeyden kiymetli görünür- dü. ülhamid imtiyaz vermek şe ilti etmesini ler sazayıkdı ve hariçte az değildi! yasim Sike linde mahkük al ra Bir defa bazı sefaretlerle kapi- tülâsyonlara. dair şiddetli bir ih- tilâf çıkmış, Abdülhamid bundan © bulile mütalâalarından memnun kaldığı Hasan'Fehmi paşaya: üs“ tünde Ayasofya camiinin minya- tür -resmi-hâkkedilmiş bir mühür- le mühürlenmiş » binlik bir kese altin ihsan etmişti. Abdülhamid. bütün. sultanların izdivaçlarında - pek ziyade sema- hatle davranırdı. a.refah. ve tantana ile yaşamaları içim sas ray ve köşkler tahsis ederdi. Büyük ricalin para, atiye ve ih- san, hattâ imtiyaz talebile kendi: sine müracaat eylemelerini ister- di. (Meşrutiyetten sonra gazete- lerin yazdıklarına göre şeybülislâm Cemaleddin : efendi uhdesindeki maden imtiyazlarmı ei ar yin Nişantaşımdaki konağı Efgan- lı şeyh Cemaleddin efendiye; İs- ede İran elçisi | nın yalısı Şerif Hüseyin ânda Ağa Hüseyin paşa ya- cemi imkinkikkirüçisizelel den verilerek padişah namına kaydedilen Kuruçeşmede. Ethem paşa yalısı, 25000 liralık: Gazi Osman 5000) ierik km, ingiliz Ceres 66000 lira kıyme- lüce çifliği (sonta-şeh- zadelere - ferağ: ediliniştir)i Bey» kozda (54000) liralık. Abraham paşa çifliği hep» elde: bulunsun. maksadile. hazinei hassaca alınan. ilklerdendi Sadrazam Said paşa 1889'da Boğaziçinde Fuad paşa sele ok erazisini 7500 lira bedel ik seden satın almağa talip ol im (Hidiv İsmail paşaya de- en kurbiyeti olacak!) yolün- hum sebepler ile bu yal nın iştirasından fariğ olması ken- ihtar edilmiş, buna mu- kabil Beylerbeyinde kadın efen- dilerden münhal bir yalı ile bu- nun Çamlıc: dar erazisi tem- lik edileceği bildirilmişti, Fakat Said b k gös- retine e ved Abdülhamidin yüksek er mensup bazı kadınların kuyumcu dükkânmda beğendikleri kendisi- haber” verilen'elmasların bile bedellerini ödeyip elmasları he- diye ettiği vaki olmuştur. bdülhamid tatyip etmek iste- diği büyüklere, bendelerine be- delini hazinei hassadan vermek suretile emlâk ve akar.dâ ihsan si utiyetten'sonra gazeteler. de, risalelerde bu ihsanlardan pek bahsedilmiştir. Bazan da ve çiflikler uygun-bedellerle ha- zinei ına satin nır, hut ihtiyacını arzeylemiş sine ra temlik olun! Meselâ: Ortaköyde Lorando ailesinin yalısı sultanlardan birine, Nişan- 6000 altın. kiymetli Sü- reyya paşa konağı İzzet Hola pa- şaya, Çubukluda (11000) lira kıy- met vetinde Münif paşa, İstanbullu ullah bey yalı- e 22000 liralık Âli paşa yalısı ai Hidivine, Ka- hirede (7000) liralık bir köşk Mı- sır “fevkalâde komiseri Muhtar Bak Lâlelide evkaf na- . G5 naki- zırı a paşa konağı | üm Tevik beye, Cemil termemesile istediği yerleri satın almaktan şiddetle menolunmuş, Fuad paşa yalısile erazisi kısmen Hidiv İsmail paşa oğlu Hasan pa- mesile: hazine hassa Fuad ve Hâ- san paşalar: veresesine hisseleri- nin lerini vermiş, yalı ile bütün erazisi padişah: tarafından Said paşaya: batapu temlik edil- mişti, (Çavuşbaşı gifliğinde Göz- mece Said a lehine hallolun- muştur, Gree var) Japon sularında mağruk Osm ak mador MER anin anla rilen bir haber ü- nın kızı bayan kia Elamni bü Kazikte yl mali ei (Osma: n kardeşi değil- dir. Olma ea idin adı da Mehmed isede bu zat Büyükadada ran Aziz paşanın damadı bahriye liva- larından ve zırhlı kaptanlarından: Meh- med Raşid paşadır. met şid pas sa haluk, diri ahlaklı doğru sözlü bir zat ie bir La beyin Kr idi; bei alak vari kalan Elem bar e 24 Eylâl 1935 Tefrika No. 39 Arkadaş Karısı Yazan; Selâmi Kayacan Ikinci kısım Ikisi — Burada muztarip oluyorsun, Bu hayat intihardan başka bir şey değil. — Ne çıkar? Fârzet ki intihar- dır... sun Mehmed Ali cevap: vermedi. Salih tekrar > Kimim iliki Mülkesd Ali, Gene sert ve kuru bir cevap: aldı: | zak bir mazeret mi- a vü değil, gidemem... Haksızdı, kötü adamdı. Karşı sındakine sayim yapıyordu... Ancak gece, Salihle buluşunca elini sıktı: — Kusuruma bakma, dedi. Ve cevap verile- cek cevabı duymak istemeden uz: tr, Ertesi gün Mehmed Ali tekrar tecrübe etti, fakat bu sefer açık- 5 görmeğe ta» hammül alim Bunu ba- na her güni tıyorsun;.. Ma- belki ben gidersem; beni görmez» semiztırabın-azalır: Konuşurlarken. gözlerini Meh- med Alinin yü ayırmıyor». du. Sözlerinin tesirini anlamak i is- ordu. & E << Devam. etti: iribirimize karşı olan mu- inbbekimizden teselli ummuştuk. Aldanmışız: Ben seni mek İatedilişe sen asabileşiyorsun. Beni tasavvurundan çok daha faz- la muztarip ediyorsun, bunun ça- resi de yok... Yok mu? teselli et- örüyorsun ya; benim git- | mem lâzım, ayrılmamız lâzım. Gi- deyim, Seni uzaktan severim. Se- | ni düşünerek yaşarım; — Salih... Salih haykırdı: — Beni harap ediyorsun Meh- med Ali.Seni bu halde birkmamı istiyorsun: Ben-seni tedavi ede- ceğim, Bir kadın için ölmeğe de- ger mi? Bütün kadınlar senin kalbinin bir parçasına değmez- ler, Ben seni bu düştüğün cehen- nemde bırakıp gidebilir miyim?.. Seni seven yer yüzünde bir ben kaldım. Mehmed. Ali arkadaşının yüzü- ne endişe ile bakiyordu. Salih yalvarıyordu: — Kovma artık beni Mehmed Ali, ilaknin söz“ lerine:ram: olmasından korkarak uzaklaşıyor; “eli Kalbi ona .meyl ordu amma, o 80- kulmak 901 ği Sessiz li Mehmed Ali avuçlarının arasına aldı; başını — Benim cezamı böyle veriyor« demek?... cet yenil başka erkek il yoktu. ) * Rusyanın: eniz küm sy Karad. vetini arttırması üzerine Meh. sederken bu vo dört ede Rus donanmasına: muadil bir kuvvetvelde e- dilebileceği gösterildiğini yazmıştım, Mehmed nın tetkiklerinde yalnız Ka radenizdeki Rus donanma İmei | sünüldüğü yolunda yanlış bira 2nhan ie sıl sim için bu ei tasril zum —5S.K.İ, j — Beni teselli e dedi... Bitşey bul, beni teselli e — Burada gi elimden birşey gelmez... Kalk buradan kaçalım. — Ya; — Lâzım, Eğer kendine ve ba- na acıyorsan, buradan gitmemiz lâzım. — Ne zaman? —Hemen bugün, — Yarın En olmaz mı? — al tmeliyiz Boynuna Ml Mehmed Ali de Salihe sarıldı. Öpüştüler, kok- laştılar. Göz göze bakıştılar. — Zavallı kardeşim... Göre ceksin seni iyi edeceği — Gene beraber oötacaği değil mi? İnsan birkerre birbirin- den ayrılırsa, birdaha buluşama- mak tehlikesi vardır. İnsan, güzel güzel, muztarip olduğu yerden kolay ko- lay ayrılamaz. yola çıktılar ve geç vakıt Floransaya vardılar, Salih yeni ye: diyarda, bambaş ka bir hayat sürmeğe karar ver- mişti, pri ie da artık yalnız bırakmıyor; bir. adım bile peşin tatlı tatlı den ayrılmıyordu, Sessiz oduru- yorlardı lan ma e Ke- uzaklaşıyorlar- nuştukça dı... Birgün dolaşırken, bir çifte, Pa PEN sevişen bir eğe rastladılar, Salih: — Mesud insanlar, dedi.. Mehmed Ali başını salladı: — Biçareler!.. — Neden söliyüisüni Aşk herkesin sanatıdır. lehmed Mir bir likle attı. Sonra yp söyl lendi: üyorsun. Herşeye sliorum a iztırap Sakin . Haydi, indir maskeni orsun?... Sa- ares m rol oynuyor lihi mi kandrımağa çalışıyor- sun?...» Salih sordu: — Neye güldün Mehmed Ali? — Hiç... Eğleniyorum. Bir çeyrek sessiz durdular, Mehmed Ali ilâ i — Canım sıkılıyor!... —— Floransada üç hafta kaldılar. İki hafta Siyende oturdular. Mehmed Alinin hissiyatı deği- şiyordu. İztırabını sakliyabiliyor. Fakat için için aşkını tahlil edi- yordu. «Neden onu bu kadar Benim için yaradılmış bir kadın miydi?... Beni seviyor muydu?..» Tahlil edilen aşk, bitmek üze- re olan aşktır. Bunu: Mehme “Ali de biliyordu. «Ya aldanıyorsam? Ya onu ars tık sevmiyorsam. kı, çoğaltmak. isterlerken,. ellerile boğarlar...» Bir yandam da: Fatmayı unut- mağa başladığına seviniyor; bir taraftan da mütessir oluyordu: «Onu sevmemeğe iztrap ta çekmiyeceğim; Amma o zaman.neolacağın?... Canım tütün. bütün sıkılacak...» O gece Salihe: — Buradan gidelim, dedi. ordu: sevdim?

Bu sayıdan diğer sayfalar: