18 Haziran 1938 Tarihli Anadolu Gazetesi Sayfa 6

18 Haziran 1938 tarihli Anadolu Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

j — Öçin, İsviçreden memi î»ah olma — 1889 senesi başlangıcında İmza atmak için bizz — bir timanlidir. — lilman devletlerin iktısadi İranVeliahdinin nişanlısına hediyeleri: Şahinşahda Mısıra gide- cektir ve bundan iyi ne- ticeler bekleniyor. Heriki genç ski yarışlarını seviyorlar. Veliahd, otomobil yarışlarına da çok alâkalıdır. Misir krahi Faruküun — hemşiresi Prenses — Fevziyenin İraân veliahdi Prens Mohammet Riza Pehlevi ile ni- şanlandığını ve İran Başvekili Mah- mut Cemin bir heyetle beraber Mısıra giderek hediyeler götürdüğünü — yaz- miştik. Bu hediyeler çok n lerdir. Bir Fransız gazetesine göre: Bn Şşayanı dikkat nikâh hediyesi, İrah körfezinde bir balıkçının buldu- ğu çok büyük bir incidir. Bundan baş- ka Şahinşah hazretleri kral — Faruka zümrütler ve incilerle işlenmiş tarihi bir kılıç göndermiştir. Genç Prenses önümüzdeki — ikinci Teşrinde 17 yaşına basmış olacaktır, Nisanlısı ize birako güne kadar — on ğ İki genç, benüz daha tanımamak. tadirlar. Onlar br vi İsviçrenin karlı tepelerinde sevdikleri kış sporu ND eğlencesinde kargılaşmış olacaklardı. bir siyasi hattı hareket takip etmesi- Tahta çıkmazdan evel kral Fa- pi kolaylaştıracağı şüphesizdir. üK Kt kar birlikte İsviçre-| Şahinşah Avrupada — tanınmış bir zaman, İran tah- Sahsiyettir. O, ekseriya Atatürke ben- ini ikmal ettiği etine dönmek ğu Üzero idi. Fakat buna rağmen karşıla- *” ©? oli ni ha şatmamıslardır. 8ı, Bultanlardan müteşekkil eski hü- Prenses Fevziye ile Prens Mehmet Kümdar sülülesinin kaldırılması — bu bir tek kişi tarafından başarılmıştır. Fi bir oyun vardır. Bu oyunun adı ski- " Yevi T dir. Fakat Prons, fazia olarak, otomo- Riza Pehlevi de, orduyu âmil bir un- Bil yarışlarını da aevmektedir. le şey- ye otürmağa giti tının varisi de tahsi zetilen bir adamdır, Türkiyenin oldu- İranın da yenli n kalkımma- Rizâ Fehlevinin müştereken sevdikle- iyenin şefi Atatürk gibi sür olarak t den askerlerden- Genç Misir Prensesinin Tahrana ©ü he vakıt gideceğihenüz bilinmiyor. lmakla boraber, Prensesin Henderson Avam ka.marasm-_ da münakaşa ka- Tahrana liçe Nazlı- Kideceği ve anası v: nin 1940 yılında #i tahmin olun ç mukavelesinin Ka- anacağı hinşahm t Kahireye gi-! deceği de bilinmektedir. — Mısır kral| plsı açtı allesi Birinciteşrinde, nikâh merasi-| H Yi için Tahrana gidecektir. Londra, 17 ıaxd,ı_'uı (Artur Henderson); Başvekil -Cemberlay- Şakinşahın bir fikri İskenderiyede, Şahingahın misafir olarak ikamet edeceği — Antoniyadis& sarayının tezyinatına hummalı bir şe- kilde girişilmiştir. Bu saray bol çi- gek ve ağaclarla, bulunduğu mevkiin gazip manzarasiyle oldukça zarif ve güzeldir ve eski Helen zenginliğinin | nın Avam kamarasındaki bevanatı münasebetile, uzun bir münakaşa kapısı - açmış ve İspanyada bombar- dıman edilen silâhsız — sehizler için, İngilterenin bugünkü hareketni ten- kid eylemiştir. Başvekil Çemberlayn, bu müna-| kaşalar üzerine kürsüye çıkmıs ve İngilterenin, Hindistanda bu şekilde birliğini hareket etmediğini, bombardıman edilmesi zarurt olan kasabalar hal- Onun böyle bir gaye takip ettiği 1d.!kımı yirmi dört sat evel haberdar et- dMa olunmaktadır. Böyle bir birliğin,'tiğini söylemiştir. “aymnı zamanda, islâmların — müşterek — Münakaşalar, uzun sürmüştür. VAT e A | “Ah, bu gönül,, & u nu Beüm L İran hükümdarı, bu sarayda, müs- kurmağa çalışacaktır. Yazan: Ğı;m; ddi — 760 — Kadehler, biribiri ardımca işle-| tahakkı — meğe başladı. | Ne —— Doktor Sedad, İzmirde bir sağlık mi? Oyurdu açacağını anlatıyor. Arkadaş- | — Parra, derken doktora bir hal o. lar temin etmiş, epeyce sermaye lüyor. aA Ç koymuş vesaire vesaire.. Hayatı bu kadar basit ölçüde " Fakat bütün konuşmalarında, bu| mütalea etmek de, kendi kendileri- mesleğin ondaki telâkkisini seziyo-|ne, bir saadet olsa gerek! Hayat bu rüm: mudur, para mıdir, bol bol kazanıp Tam bir tüccâr kafası.. her kaygının, her insani şeyin tepe- Yurd açılacak, Çarçabuk firmas-|sine sırtüstü yatarak geviş getirmek mı İşittirecek ve ondan sonra.. midir? Doktor sözün burasına gelince, Bunun haricinde başka bir hayat dilini damağında şaklatarak şöyle|yok mudür? dedi: Birdenbire doktora döndüm : — — Anlarsın ya Hüsnü — Ne kadar da çok hayulpercet- Parra monşer parra!.. BİNİZ veya, parayı ne kadar da çok Sonra Fransızca ilâve © seviyorsunuz? —Ne yapartsın; h ü - — Ellerini yeleğinin koltuk altına yon bile bütün 3 erin para ile |iliştirdi: Üİ eLLİTMİ Yüyüem acı ve ne hazin telâkki değil akabey,, ANADOLU rında gözü yokmuş! Hariciye Nazırı G. Ogaki; Japonyanın, Çini harici tesirler- den kurtarmak için harp ettiğini söylüyor H 18 Japonyanın, Çin toprakla- Amerika | Doları aüşürmi- yecek Vaşingtan, 17 (Radyo) — Doların — fiattan — düşürüle ceğ. hakkındaki — şayialar, hür kümetçe kat'i surette Tokyo, 17 (Radyo) — Japonya Hariciye Nazırı General (Ozaki) ; bugün ecnebi matbuat rini kabul etmiş ve bazı devletlerin, Çine yardım etmekle, uzak şarkta hüküm süren bugünkü vazi; madisine sebebiyet verdiklerini &; lemiş, İngiltere - Japonya mümessille- tin te- münası batının, daha dostane bir şekil ala- cağını ilâve eylemiştir. General (Ogaki); 9 lar muahede- sinin, artık mevcud olmadığını ve bu muahede) devlet- , Yeni müzakeroler zalamış olan lerle Japo: açacağını beyan eylemiştir Japonya Hariciye Nazırı, sözüne devamla demiştir ki: — Japonyanın, emeli yoktur. (!) Bi: Çinde — hiçbir Çinin, harici tesirlerden kurtulması için çalışıyo- ruz. Çin toprakları, Çinlilerindir.» General (Ogaki); — Almanyanın Çindeki tekniziyenlerini geri çek- mekle Japonyayı memnun ettiğini beyan etmiş, (Şan-Kay-Şek) i mağ- lâp edinciye kadar Japonyanın har- be devam edeceğini ilâve eylemiştir. Tokyo, 17 (Radyo) — Japon kâ- binesi, bugün toplanmıştır. Bu top- lantı, uzun sürmüştür. Hariciye Nazırı (Ogaki), cihan vaziyeti hakkında uzun beyanatta bulunmuştur. Harbiye Nazırı da, Çinde cereyan kte olan askeri harekât hakkın- da izahat vermiştir. * Paris, 17 (Kadyo) — Çinde — buş- Kösteren koleranmn, gittikçe aairesini | kevsi eti Ve S0i Künlerde ön aört vin vAS MUSAP KüyüedünKi bildüril- meöktedir Harb vukuunda Fransızm İl-tinin otomat.kman ha- vekete getirilmes. meselesi Paris, 17(R dyo) — Fransa ayân meclisinin; dünkü toplan- Cusında harb vukusunda Fransız milletinn, o'omatıkman h ve- <ete gelebilmes nitemin edecek | Ticaret nazırı B.Stanley söz alarak Tn teşkilât hakkında uzun (evvesi Avuslurya istikrazları mesele- müzakere er o muştur. sine temas etmiş ve demiştir ki: Azalan Zıke, umumi bir | —Biz hâlâ bu müzakerelerin muvaf arzu eylemektedir. ST ; Cİ a PRGÜEUZ ıın;ıı'ndık B h.h'j .î_q ruz. Fakat müzakereyi yapmakta ©o- öondüstrinin muhtelif şubeleri arasın- kıaneıIgı bo::u Tu“:"y.. ü e birçok aza, bu fikre işirac L a bugünkü şe- da dünya piyasalarında bütün İngiliz| ©' Fazla izahat almak istiyeti €y emiştir. rait altında tediyat elde edilmesinin rekabet sahasında temsil edebilmek| lesin dairemizin 1938 seneti Par.amento, buna dair h'ç>ir |bazı güçlüklerle karşılanacağını ka- için daha sıkı İşbirliği yapılması da| 72 sayılı — dosyasına müri karar vermemiş'ir. indedirler. Ve etmeleri olunı TACE NON TYRMENE DTERNZ — Azizem -dedi- hayal değil, ra- kam bunlar, hesap İşi bunlaz!, Hele bir hastahık furyası olunca, palamut balıklarının İstanbul limanını — dol- durması gibi, kasaları çatlatır valla- |hk. Parayı sevmek aklın, mantığın, saadetin işidir. Paradan ötede, ya sefliler durur, ya abdallar.. Londra, (A.A.) — Royter ajansı bildiriyor Avam kamarası enternasyonal ti- caret meselelerini müzakereye — baş- mıştır, Hatiplerin bir çoğu orta Av- rupa İle garki Avrupa - memleketleri- nin ekonomik istiklâllerinin idamesi, bunların Alman hegemonyası altma düşmelerine mani olunması lüzumunu tebartiz ettirmişler ve bu memleket- lere krediler veyahut istikrazlar rilmesini talep eylemişlerdir. Bazı atipler do alçak tarifeli mem- leketlerle anlaşmalar yapılmasını İs- temislerdir. ve- e neticeleneceğini Ümit ediyo- bul eylemek mecbu! çok şayanı arzudü ğ —M birşey takılıyor Ve mütemaı İnoktayı çokiyor, açmak istiyor: Güzidede benimle eğlenmek, beni İncitmek, bana karşı istiskalde bulunmak temayülü, yavaş yavaş 'gene kendini gösteriyor. Sebep? | — Fakat biraz sonra, yarı sendeli- ek yanıma geldi Yanaklarımı ok- _- Hatipler, cenubi şarki Avrupası Alman hegemonyasına düşmemeli, dediler İngiltere - Türkiye Bize açılan kredi, bir siyasetin ifadesidir İngilterede ticari münasebetler üze- “inde bugünkü cereyanlar nelerdir? Londradan bi görnüş ba sebopten” Almanyadaki — borçlarıni yani 30 Temmuz 1938 Cumaf” fazlalaşmasından şimdilik gayet ketum buknmaktadır. şarki Av söylemiştir kındaki kanun Avam kamarasında müzakere edilece- ettiği hakkında bir mecburiyet hit etmedikçe ve diğer devletlerin vaziyeti icap ettirmedikçe, kem” di başına böyle bir şey yapmır yacaktır. ğ Si y Memunuğun" dan: Dosya No: 72-1938 Babadağ kasap — mahallesim den şeh Al/ kızı Hayatiye Bar badağın — dere mahallesinden Abdu.lah oğu Mehmet — kızi Habibe zimmetinde tapunut Mayıs 934 tarıh ve 13 sayısıtr da kaytl hanenia ipotek serer D dile alac ğ olan 300 Uranıt temini istifası için Babadağır | Eskici mahaillesinde sağı kâtif Mehmet hanes solu - tarik ar" kası Arif Ahmet ve hacı bodur oğlu hıfz Osnman vereseleri haaesi örü yol ile mahdat 128 metce $ oda bir ahır bir sakal a'tından olup bo'çlu Habibeyt ait bir hi meti mahimasa: salılığa çıkacılmış'ır. 1 — Satış tarıhi ilâidan itir — baren 30 gün nihayetinda yani — 18 Temmuz 198 Cuma günü — saat 11 de iera dairesinde ar — tırması ica kılin: c ktir. . 2 — Şartnamesi 5 Temmuz 938 Salı güaündea — itibaret — herkese açık bulundurulacaktır. — — Tayin edilen ıı-ııdğ. 4 artırma — bedeli gayrimeakulüt — muhammea kıymetinin 100 Ü,: 75 ni bulmadğ. takdirde et çok artıranın iaahhüdü ğ “ P Ralilak Şalüle, 15 gü temdit edileceği 15 inci günü £ a H erı de doğabilecek — her türlü yeni taahhüdü kabul bahsinde e » eaidi tesi günü ayı artı olacaktır. 4 — İşbu gayrimenkulün üzü” rindeki harlarını hususile fsif ve masrafa dair olan iddislâ” rını evrakı müsbitelerile birliktt 20 gün içinde dairemize bildir" — meleri ve aksi takdirde haklari B.Stanley bundan sonra — cenubu upası hakkında da şanları lar verilecek krediler hak yakında —Türkiyeş projesinin #i keyfiyeti İngiliz hükümetinin ce- ” y 4 t nübu garki Avrupasındaki İngiliz ti-| PU Sicille sabit olmadıkçi careti ile nlâkadar olmaktan feragat| Mtş bedelinin paylaşmasında i şayiaların — ve dü-| hariç kalıcaklardır. en doğru olmadığın |— $ — Talipler kıymetin 100 ispat etmektedir. Hükümet bu mınta-| de 7 buçuğu nisbetinde ptf kuda ticareti mümkün ve kabil oldu-| akçesi ita edecekleri gibi rüsü” y #a y şüncelerin kat' Zu kadar inkişaf ettirmeyi “pek çok| mu dellâliyesi ve tapu masri Diğer taraftan İngiltenede husust | V© işbu. gayrimenkulün müter ne kadar yakın bir ses.. — Peki, sen nereden biliyordun Hüsnü ağabey bana bakt: bunu? — Bize daima uzak ve _vıblg İşte yalan söylemek zaruret ve|kaldınız Aferide hanım.. Bunlari mecburiyetinin gırtlağımı sıkan pen-|simdi öğreniyorum. Bir gün size çesi.. rılırsam, mazur ve haklı olarak (© Ben sadece eniştem olduğu için|rılacağım. Haydi bakalım sizi p ve «enişte» kelimesi bana bir nevillemek istiyoruz. S KA SFT FF az x iyel - Acı acı güldüm: şadı: v resmi ve yabancı etiket halinde gel-| — Hiç cevap vermedim: YA — Bahtiyarsınız, doktor, dedim,| — Benim temiz yaseminim, abla-| diği için «Hüsnü ağabey» — demiş- Piyano, daha yeni akord edik herşeyi gayet net, gayet kısa tara- nn dili biraz lâubalidir. kusuru bak|lim. İsabet etmişim öyle ise.. miş. bi fından görüyorsunuz. Benim bu ağır sitemim, ona ciddi ve hoş geldi: — Süphesiz -dedi- ben, realist bir damım.. Hüsnü ağabey mükâlemeye hiç karışmıyor. Ara sıra, ben konüşür- ken yüzüme bakıyor.. Güzidenin yanakları gittikçe kı- zarıyor. İçki, gözlerinin içinde pem- be bir buhar dalgası halinda süzü- lüyor. Ara sıra, doktoru tasdik edi. yor: Mükemmel, Doğrusu da bu.. İ & Diyor. Doktor aözünü bitirince, he | İni işaret etti: , — Siz ona bukmayın, diyor, o, bu- 'yük bir çocuktur. j İ mazsın değil mi? Ne çabuk değişmişti. Aman Al- lahim, içlerile yaşamıyanların bu renk ve gömlek değiştirmeleri ne kadar çabuk oluyordu. — Niçin darılayım Güzide -de- dim- fena birşey söüylemiyoraun ki.. Doktor bu aralık Hüsnü azabeyle konuşmağa başladı. Güzide onlara kulak verdi: A -dedi- doktor!. Buyurun hanimefendi. — Siz de Hüsnüye «Hüsnü ağa- bey>» dediniz. — Evet, onun isini her yerde öyle- İdir, Ona herkes «Hüsnü ağabey» İder, * Hüaznü ağabey ve ben, hafifçe Ses çıkarmıyoruüm, Fakât zihnime sarardık. VT Dlisin ğr ni SÖİ eee ei eviK Kİ dakana adai e edürikid birden| Hüanü ağabeyin gözlerinde uzak| — Başımın içinde, rengârenk bülü” bir tebessüm titredi. Yalanı mükem-|lar parçalanıyor ve sanki, gözleri mel bulmuştum. Her insan mütlaka, |doğru bir şehap yağmuru başli'ür zarüret hasıl olunca yalan — söyler-| Pençereden karanlık duvarlar ı“# mş.. Güzide hiç şüphelenmedi: |küyor.. Az bile olsa alkol, hiç Lv — Evet, mükemmel bir isabet..|kullanmiyan bir insanı derhâl Fakat bu kadarla kalmıyacak. b Ne İstiyorsun abla!. — Piyanoda birşeyler çal ve söy-|gümleri birer birı le.. Şu senin çok sevdiğin parçalar-|yor. Sonu gelmiyecek dan.. şün: Babam da ilâve etti: Ni — Evet, öyle ya, biraz da müzik|gibi b K lâzım.. ; Benim nescimde, bütül Hüsnü ağabay Güzideye baktı: |timde, — Demek Aferide hanım, teganni|Meli eder ve çalar.. — Hem de gayet iyi.. ne kadar , . n yalnızlık ı:—ılınmlfl içimde çözü bir İnziva n —LAE v lerdç yatnız kalıif A n hüvif? anlamıyan neslo aşina değili en şairin kasdettiği ruh Vö Göreceksi- | yör. zel sesi var. Ruha — ARKASI VAR < ğ

Bu sayıdan diğer sayfalar: