12 Kasım 1943 Tarihli Büyük Doğu Dergisi Sayfa 5

12 Kasım 1943 tarihli Büyük Doğu Dergisi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Şimdi sıra, dünya harbine ge. linceye kadar, sı Türk sanat ve fikir adamına geliyor Dünya harbine gelinceye ka. dar, Tanzimat sonrası sanat ve fikir adamı, Tanzimat seciyesi- ni değişik şartlar ve mikyaslar altında devani ettirmek ve büs. bütün zaafa düşürmekten gayri bir şey getirmez. mat - ilerlere Ip gi lemek ve in büsbütün hafif kalm Batı yas a tef. tişsiz, iç've dış vülmadan İM tasdiki ve iksiramla baş köşeye oturtuk -mesi, gittikçe daha parlak. bir (emrivâki) olur. Teslim olduğu tesir mörköni- nin'en korkunç cahili ve en şah. e ame züpre tipi de- gil m anam hareketinin züppe. vim bu Sir alarda YAS YCRNR çi- “Ziipbe , yalnız mensup olduğu tesirin dahil ve şahsiyetsizi de. Bil, başlangıçta o tesiri idrâkte- ki aczin ve sonda çabucak te- reddiyi ihtar eden hazin bir ne- ticenin de habercisidir. z şu Netekim Tanzimat sanat ve- fikir adamında, az çok Giddiliğe, keden gözleri, öbürlerinde, gar- bm “ikisi ortası örneklerine ta- kılır. Tanzimat efendisinin, he- nüz Türk Arap ve Aöem tefek. kür e büsbütün kop- memiş kült r bağları, onu ta- kip olr büsbütün ge Buna mukabil garp dünyasma yakmlaşma derecesi, gatbın an- cak âdi sokak malları ve işpor- , ikinci ei daha keskin ys ki kavuşur Ortaya Gdebiyt cedide) is, mile. bir: ede mektebi, ve . ön Türk). mi bir münev-. verler. sk çıkmı N metlerine Be ne. Tanzimat sonra- adalet) düsturlarından :yle: (Sully şir. ektebin. talebesi « bir © (Rena BEŞİNCİ de, ferd ve keyfiyet kıymetle. rinden da a araş sıyrılmış, da- a çok harekete giriştiği halde” biler tdrâkte daha safdil kalm; ii cedide) yle sanatı ve (Meşrutiyet) aş inkılâbı kur. duğuna inanmıştır Meşrutiyeti kuran siyaset *a- damı, nasıl (Hürriyet, müsavat, başka hiç bir dünya ve inkılâp görü. taşımaz, hiç bir insan ve ce- miyet telâkkisi (o yüklenmezse; , (Edebiyatı cedide) yi bina eden Ne yeni, ne de eski san. at ve fikir, onlar içindir. Şiir de seviyeleri (Alfred de Musset) Prudhome) u ve ro- manda, (Goncourt) kardeşleri aşmaz. (Tevfik Fikret ve Halid “Ziyadan başlıyarak bütün Ede. biyatı cedide şair ve romaner ları). ık onlara, bildikleri Yan bancı — en en eskideri (Ro; im (Racine) gelmiş - Gülan enilerden (o (Baude- laire) öleli vi kadar, (Rimbaud) gideli bu kadar yıl geçtiğini. ha. -g temek neden A 57 sağa” t sonrası - sanat V tiki adamı, kimle taki “ değeri olduğunu bile anlamaz mıştır. En çetrefil ketimeleri Arap v mak, çen Da sanat. ender MEKTUP Necip Fazıl KISAKÜREK arasındadır. Cenap Şahabettin- de öyle m İni ki, Divan edebiyatı şairinde bulamiyacağınız şöyle dursun, ıstılâh meraklısı bir A. çıl la (Kırık saz) yerine (Rübabı Şi- keste) ve (Yeni edebiyat) ye. ai (Edebiyatı cedide) diyecek kadar öz Türkçe bir m ila delâlet cevherine itimat duymazlar. oBöyleyken e. dıkları an açılmamış Arap- "ça ve Farsça kelimelerin dün- «yasile dö hiç bir. münasebet. leri yoktur. 4 Acem- ei “bile: Frans ye andırır. Rübab) kelimesi sanki oOAcem deği de, (Loti) vari sti ziyarete gelmiş ve bu münase. betle vey kılığına girmiş bir frenktir. ve asıl ismi (Lyre) dir. “e indir ki Divan şairinin hav cak kadar ma sığmıyac: ören dili idare eden i şarklılık değil de renkli yretidir. O de ik mânasile baş- lamış ve ee olan roman, € rk, ne de frenk hayatma uyan Ve beşeri “hiğ bir uk- desi olmıyan bir takım kukla- rın o; oyun sahnesi, Bu kuklalar tahta kaşık yerine gümüş ka: şıkla “yemek yerler, (Dede E te ndi) yerine (Puccini) yi din. Bak . aerler. .Sevgililerini bir ll e) “saffetile ağ öpe- - ceklerine, frenk züppesi tavrile enselerinden büarlir Kendi cins. lerinden kadınlar seveceklerine “ İstanbul" çalgılr ' kahvelerindeki Avrupalı şantözlere bayılırlar, © Aşka dair herhangi bir ıstırap ve el eren lük, azlık ve lie lükleri vi “İsviçre dağlarm- - da macera. notları “tutmağa ve, “malik oldukları kadınları adet — ölçüsüyle ifadeye bayılırlar. Bu d “ Toman, hacimsiz, “Buz, a agi ae ruh- ii . cesiz, hailesiz, faciasız kâğıttan , bütün mana ve cevheri üstünde N eya ifadeden .mütesavyıf mı, hatip mi, ye m a apma şahısların gündelik ve miskin hayatlarını geveler du- rur, (Leylâ ile Mecnun) un to- runları ne > gelmiştir? rl romanın doğurduğu adi ve e Şiş i muhitleri, İstanbul ahit hediye ettiği gülünç ve iğrenç insan isimleri, onun en yanılmaz kistastir. Fikir, felsefe ve tenkit cep- helerine gelince, üç beş garp la Tügat kitabı ağzıyla rçaların ördüğü, ei (Sentez) den, . ahrum ya- ir bir bohça, (Ahmet be “Abdulla Cevdet, Baha 'Te Şahabettin Süleyman.) Hele, . arada bir zat var ki (Rıza Tevfik), gününü çok iyi. üzerinde desek ona, filozof mu, şair mi, . si mi, pehlivan mı, nüktebaz mı Bunlardan her birine bir parça benzediği halde hiç biri değil. (Mikel - Anj) gibi, bir çok mi R beleri erkekçe yy halarım hakkımı ögesi beraber, (Rulet) çile e numarasına para koyarcasma, bu kadar ümitsiz 'yayılmaları, tindeh e başka neye medi (Ti i Baçon) diye imza birbirine ztd bin tesirin çektiği her istika- mete sarkan ve hiç birine vara- mıyan istidatlı şark efendisine ne canlı örnek! O devrin Belini. henüz ter. liyen genç ve zeki edebiyatçısı Hüseyin Cahit, taşıdığı hende. pi si ve müspet mizaç “yitaitciden, 2 - Doğuşları'o devre içinde olsa da, tekevvünleri ilerilere diğeni sızan, Mehmet Aki i alıyor ve (Portre) sini çizdiğim silsile: den s saymıyorum.

Bu sayıdan diğer sayfalar: